Başarı ve
Çalışmak
Çalışmak ve ardından gelecek olan başarı, birbirinden ayrılmaz iki kavramdır. İnsan doğuştan çok zeki olabilir, ortalama bir zekâya sahip olabilir ya da öğrenme konusunda bazı zorluklar yaşayabilir. Ancak insanın kendisini geliştirmesinde yalnızca zekâ değil, eğitim, emek, sabır ve çalışma da büyük önem taşır. Başarıya giden yol çoğu zaman yetenekten önce düzenli çalışmakla başlar.
Mevlânâ'nın “Kader, gayrete âşıktır.” sözü de bana göre bu düşünceyi çok güzel anlatmaktadır. İnsan bir hedefe ulaşmak için ne kadar gayret gösterir ve pes etmeden çalışırsa, başarıya ulaşma ihtimali de o kadar artar. Elbette sadece çalışmak her zaman başarıyı garanti etmez. Doğru yöntemle çalışmak, eksiklerimizi fark etmek ve gerektiğinde kendimizi geliştirmek de önemlidir. Başarılı olabilmek için kişinin öncelikle disiplinli olması gerekir. Disiplin, her zaman istediğimiz şeyi yapmak değil, bazen istemediğimiz hâlde yapmamız gereken şeyi yapabilmektir.
Örneğin akşam arkadaşlarımızla dışarı çıkıp gezmek, oyun oynamak veya telefonla vakit geçirmek yerine sınavımıza çalışmayı tercih ediyorsak burada disiplinli davranmış oluruz. Çünkü o anda eğlenmek yerine gelecekteki hedefimizi düşünmüş ve kısa süreli zevklerimizi ertelemiş oluruz. Örneğin bir öğrencinin matematikte zorlandığını düşünelim. Bu öğrenci “Ben matematik yapamıyorum.” diyerek çalışmayı bırakırsa kendisini geliştirmesi zorlaşır. Fakat her gün düzenli olarak soru çözer, anlamadığı konuları tekrar eder ve yanlışlarından ders çıkarırsa zaman içinde ilerleme kaydedebilir. Belki ilk başta istediği sonucu alamaz, ancak pes etmeden devam ettiği sürece eksiklerini azaltabilir. İşte başarı biraz da bu sabrın sonucudur.
Bence çalışmanın en önemli taraflarından biri de insana özgüven kazandırmasıdır. Bir insan emek verdiği bir konuda ilerleme kaydettiğini gördüğünde kendisine olan inancı artar. Daha önce yapamayacağını düşündüğü şeyleri zamanla yapabildiğini fark eder. Bu durum kişiyi başka hedefler belirlemeye ve kendisini daha fazla geliştirmeye teşvik eder. Başarı yalnızca yüksek not almak, çok para kazanmak veya herkes tarafından tanınmak değildir. Asıl başarı, insanın kendi kapasitesini geliştirmesi ve belirlediği hedeflere ulaşmak için elinden gelen çabayı göstermesidir. Bunun için sabırlı olmak, düzenli çalışmak, zamanı doğru kullanmak ve başarısız olduğumuzda yeniden denemek gerekir.
Sonuç olarak başarı, bir anda ortaya çıkan bir sonuç değil, zaman içinde biriken emeklerin karşılığıdır. İnsan bazen yorulabilir, başarısız olabilir veya istediği sonucu hemen alamayabilir. Önemli olan bu durumlarda pes etmemektir. Çünkü başarıya ulaşan insanların çoğunun arkasında görünmeyen büyük bir emek, sabır ve disiplin vardır. Bu yüzden hedeflerimize ulaşmak istiyorsak hayaller kurmakla yetinmemeli, o hayaller için bugün çalışmaya başlamalıyız.