Kompozisyon Örnekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kompozisyon Örnekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

“Geç Olsun Da, Güç Olmasın.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Geç Olsun Da, Güç Olmasın.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 

Hayat ile ilgili kendimize göre planlarımız vardır. Kimimizi sınavı kazanmak ister, kimimiz mesleğinde daha yüksek yerlere gelmek ister, kimimiz de hayallerinin peşinde koşarak çalışmaya ve üretmeye devam eder.  Elbette amaçlarımızın peşinde koşacağız ama bu amaçların sonuçlanması için sabırlı olmak gerekir. Geç olsun, güç olmasın atasözü ile anlatılmak istenen şudur: Elde etmek istediğimiz bir şeye geç kavuşmanın bir zararı yoktur.


 Önemli olan ona ulaşma  yolunda engeller çıkarıp onu daha zor hale getirmemektedir. İsteklerimiz, hayallerimiz olsun da biraz geç olsun önemli değil, önemli olan amacımıza ulaşmamız ve emeğimizin boşa gitmemesi, sabrımızın meyvesini alabilmemizdir. Hiçbir şeyde acele etmemeliyiz.  Bir işin sonuçlanması geç olabilir, sabrımız zorlanabilir ama yine hiç olmamasından daha iyidir. Örneğin; Sınava girecek bir genci ele alalım.

 Bu genç istediği bölümü kazanmak için ilk yıl üniversiteye gitmez ve ikinci yılında daha çok çalışıp istediği yeri kazandığı zaman hem mutlu olur hem de istemediği bir bölüme gitmeyeceği için pişmanlık yaşamaz. İstediği bölüm geç de olsa kazanılmıştır ama güç olmamıştır, sonuç hüsranla değil mutlulukla sonuçlanmıştır çünkü.

Yaşasın, Yaz Tatili! Konulu Bir Kompozisyon Yazınız.

 Yaşasın,  Yaz Tatili!  Konulu Bir Kompozisyon Yazınız.


 Uzun,  yorucu, verimli bir yılın ardından yaz tatiline girmek üzereyiz. Okula gitmek, arkadaşlarımla vakit geçirmek, öğretmenlerimin anlattığı derslere çalışmak, hayatı okulda öğrenmeye çalışmak her ne kadar güzel olsa da insan bir süre sonra bunlardan da bıkıyor ve vücudumuz artık tatil diye bağırıyor ve dinlen artık yeter diyor. Yaşasın tatil diyorum çünkü dinlenmeye ihtiyacım, güneşe doymaya ihtiyacım var, dışarıda akşama kadar özgürce top oynamaya, salıncakta sallanmaya, denizde istediğim kadar yüzmeye ihtiyacım var.

   Yeni döneme daha iyi motive olmak için, okula olan özlemimin daha çok artması için güzel bir tatil geçirmeyi planlıyorum. Her  ne kadar dinlenmeye, eğlenmeye çok vakit ayırsam da en büyük zevkim olan kitap okumaktan asla vazgeçmeyeceğim. Kitapsız geçen bir günüm olduğunu hayal bile edemiyorum. 

Tatilimde mutlaka kitap okumaya devam edeceğim ve dev yazarların dev eserlerini okuyarak  kendimi daha iyi ve daha mutlu hissedeceğim. Kitap okumak bana o kitabın yazarları ile konuşuyor gibi, yazdığı eserlerin içeriğini o büyük yazarlar ile tartışıyor gibi bir güzel duygu veriyor bana. Yaz tatilinde sabahları erken kalkmaya ve akşamları da zamanında yatmaya devam edeceğim ki  ruhum daha aydınlık olsun ve sabahın güneşini akşama kadar içime çekeyim. Temiz havada doya doya gezeceğim. Yakın akrabalarıma ziyarete gideceğim. Orada kuzenlerim ile çok güzel vakit geçirmeyi planlıyorum. 




Ailemle uzun uzun sabah kahvaltısı yapacağım ve annemin çabuk ol vakit geliyor okula geciktik sözünü kısa süreliğine de olsa bir zaman duymayacağım. Bu da beni acayip mutlu ediyor. Sabah erken kalkıp kahvaltımı yaptıktan sonra arkadaşlarımla bisiklet sürmeye çıkacağım, daha sonra dondurmacıya gidip onlarla dondurma yiyeceğim, acıktığımız zaman lokantaya gidip en sevdiğimiz yemeklerden yiyeceğiz ve yürümeye, koşmaya, eğlenmeye devam edeceğim.

 Dedemlere gidip köy havası alacağım ve köy yumurtası, köy tavuğu yiyeceğim. Ninemin ineğinden sağdığı taze sütlerden kana kana içeceğim. Orada da çok güzel bir vakit geçirmeyi planlıyorum. Anneme ve babama ev işlerinde yardım edeceğim ve odama da çeki düzen vereceğim. Daha bir çok planlarım var. Şimdiden herkese iyi bir tatil dilerim. Sağlıklı günler bizimle olsun.

 

 

“Düşündüğünü Söylemeye Korkmaya Başladı Mı Kişi Düşünmekten de Korkmaya Başlar.” Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Düşündüğünü Söylemeye  Korkmaya Başladı Mı Kişi  Düşünmekten de Korkmaya Başlar.” Sözü İle İlgili Kompozisyon  Yazınız.


Düşündüğünü söylemek, düşündüklerini dile getirmek, haksızlığa göz yummamak, adaletsizliğin önüne  geçmek, insan haklarından yana olmak ve insanı anlayabilmek, ona değer vermek  büyük bir değerdir. İnsan düşündüğünü söylemeye korkmaya başlarsa bu onun için hazin bir son olur. Çünkü düşündüklerimizi söyleyemediklerimiz zaman düşünmekten de , doğru şeyleri aklımızdan geçirmekten de korkmaya başlarız ve kendi içimize kapanırız.


Genellikle adaletsizliğin olduğu toplumlarda, insanın düşüncesinin hiçe sayıldığı ve suç teşkil ettiği toplumlarda kişiler düşüncelerini açıklayamaz ve kendilerini kapalı bir kutunun içine hapsedilmiş gibi hissederler. Özgür irademiz ile düşündüklerimizi dile getirmediğimiz zaman, düşünmek bile bize artık çok uzak kalır ve bunun sonunda da düşüncesi olmayan, düşündüklerini dile getiremeyen geri kalmış bir toplum ortaya çıkar. Her ne kadar her haksızlığın önüne geçemiyorsak, her türlü hileyi önleyemiyorsak bile yine de  duruşumuzu belli etmeliyiz ve yanlış olan bir şeye yanlıştır diyebilme cesaretini kendimizde bulmalıyız. 

Unutmayalım ki bugün siz düşündüklerinizi söylemeye cesaret etmezseniz yarın diğer insanlar da sizin gibi olmaya başlayacak ve o zamanda insan olmanın, özgür olmanın bir değeri kalmayacaktır. Onun için düşünmekten, düşündüklerimizi söylemekten korkmamalıyız ve cesur insanlar olmalıyız. Kimsenin düşüncelerimizi,  özgürlüğümüzü elimizden almasına izin vermemeliyiz.

“Hata Bir Daha Yapılmayacaksa Özür Dilenir. Sık Sık Tekrarlanan Özür Hakaretle Eş Değerdir.” (Alfred Adler) Sözü İle İlgili Kompozisyon Örneği

 “Hata Bir Daha Yapılmayacaksa Özür Dilenir. Sık Sık Tekrarlanan Özür Hakaretle Eş Değerdir.” (Alfred Adler) Sözü İle İlgili Kompozisyon Örneği

 

İnsan hataları ile, doğruları ile kusurları olan canlı bir varlıktır. Hata yapmak, yeri geldiği zaman istemediğimiz hatalara neden olmak, kalp kırmak, fikirsizce hareket etmek hemen hemen çoğumuzun yaptığı yanlışlardır. Her ne  kadar hata yapan canlılar olsak da bu hataları tekrar etmemektir olması gereken. İnsan bir hata yapar, iki hata yapar ve hatalar yapmaya da devam eder. Bir yanlışı defalarca yapıp daha sonra özür dilersek bunun karşıdaki kişi ya da kişiler tarafından hiçbir önemi olmayacaktır.

Hata bir daha yapılmayacaksa özür dilenir, sık sık tekrarlanan özür hakaretle eş değerdir der Alfred Adler. İnsan hatayı sık sık tekrar edip sürekli özür diliyorsa bunun adı da pişkinlik ve utanmazlık olur. Karşıdaki kişiyi adam yerine koymama olur. Seninle dalga geçiyorum, seni adam yerine koymuyorum, iyi niyetini kafama göre kullanıyorum olur. Onun için hata yapmamaya çalışmalıyız ve hatayı yaptığımız zaman özür dilemeliyiz ve bir daha da aynı hatayı yapmamak için daha dikkatli olmalıyız.


Özrü sık sık tekrarlamak yerine doğruyu her zaman yapmak daha mantıklı ve daha akıllıca olur. Hem kendimizi küçük duruma düşürmemiş oluruz hem de kişiliğimize zarar vermemiş oluruz. Böyle yaptığımız zaman yani hata yapmamaya çalıştığımız zaman sık sık özür dilemek zorunda da kalmayız ve kendimizi savunmaya gerek kalmaz. Kişi kendini seven ve kendine değer veren biriyse, onurlu bir kimseyse sık sık hata yapmaz ve sürekli birilerine mağdur edebiyatı yapmaz ve kalitesinden de ödün vermez.

 

“Adalet İle Zulüm Bir Yerde Barınmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Adalet İle Zulüm Bir Yerde Barınmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 

Adalet ile yönetilen toplumlarda kaos  olmaz. Böyle toplumlarda insan hakları,  ve eşitlik vardır. Adaletin olduğu yerde insana değer vardır. İnsan en değerli varlıktır ve onun hakları da yenilemez. Kimse kimseye zulmedemez. Adalet ile zulüm bir yerde barınmaz atasözü ile anlatılmak istenen ise şudur: Hak, hukuk ve doğruluğun bulunduğu yerde zulüm de olmaz, zalimlik de olmaz. Adaletin olmadığı yerde insanlık yoktur, insana değer verilmez.


Çıkarlar ön planda olur, zalim mazluma zulmeder, insanlar haklarını aramak istedikleri zaman onlara her türlü zorbalık ve şiddet gösterilir.  Onun için toplumları yöneten kişilerin adaletli kişiler olmasına dikkat edilmelidir. Çocuklarımızı henüz küçük yaşlardayken en iyi şekilde eğitmeliyiz. Onlara hakkını aramalarını, haksızlığa karşı tepki göstermelerini öğretmeliyiz. Başkalarının hakkını gasp etmemeyi, zalim olmamayı, merhametli ve dürüst, güvenilir insanlar olmayı öğretmeliyiz.

 Bizler de bu konuda çocuklarımıza adaleti , insan haklarını uygulamaya koyarak örnek bireyler olmalıyız. Böyle olduğumuz zaman hem bilinçli nesiller ortaya çıkar hem de adaletli toplumlar ortaya çıkar. Bunun sonucunda da zulüm diye bir şey kalmaz. Kimsenin kalbi kırılmaz, ahı alınmaz ve kimsenin tek bir göz damlası bile kana bulanmaz. Adaletin olduğu yerde zulüm olmaz, zulmün olduğu yerde ise adaletten  bahsedilemez. Adaletin önemi ile ilgili şu sözü de hatırlatmak isterim:

Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır. ( Sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa)

“Kork Allah’tan Korkmayandan.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Kork Allah’tan Korkmayandan.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 

İçinde Allah inancı olan insanlar bu dünyanın fani olduğunu bilirler. Onun için de ellerinden geldiği kadar daha iyi insan olmak için, daha imanlı ve daha yürekli insanlar olmak için kötülükten ve şeytanlıktan uzak durmaya çalışırlar. Güzel ahlaklı insan olmak,  kimsenin ahını almamak, kimseye acı çektirmemek, insan haklarına riayet etmek,  hırsızlıktan uzak durmak kişiyi daha iyi ve daha güzel insan yapar. Bir insanın yüreğinde Allah inancı yoksa o insanın içi merhametsizlik ve bencillik ile dolu ise o insanda korkmak gerekir.

Allah’tan korkmayan cani insanlardan her türlü fenalık gelebilir  ve  böyle kişiler iyi niyetli insanların  hayatını mahveder.  İşte bundan dolayı Allah’tan korkmayan insanlardan korkmalı ve onlarla  iş yapmamalıyız, onlarla zaman geçirmemeliyiz ve onlardan uzak durarak bir hayat geçirmeliyiz. Bunu yaptığımız zaman başımız beladan kurtulmuş olur ve daha huzurlu ve daha insani bir yaşam sürdürürüz.

Allah’tan korkmayan zalim kimseler ise yaşamları boyunca kötülüklerine devam ederler ve  mazlum insanların hayatını felç ederler. Allah herkesi kendisinden korkmayan kötü kullarından korusun ve onları ıslah etsin. Kötü insan olmamak için de mutlaka okumalıyız, kendimizi geliştirmeliyiz ve iyilikten , dürüstlükten yana olmalıyız.

 

“Çağrılan Yere Erinme, Çağrılmayan Yere Görünme.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Örneği Hazırlayınız.

 “Çağrılan Yere Erinme, Çağrılmayan Yere Görünme.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Örneği Hazırlayınız.

 

İnsanlar başkaları ile yaşamak ister, vakit geçirmek ister, eğlenmek ister, anılarının olmasını ister ve bunun için de çevresi ile iletişim halinde olur. İnsanlarla iç içe olmak kişinin ruh sağlığı açısından iyidir ama bizi seven insanlarla, bize değer veren insanlarla vakit geçirmek daha iyidir. Davet edilmediğimiz yere arsız misafir gibi gittiğimiz zaman orada bir değerimiz olmaz. Ev sahibi belki yalandan hoş geldin falan der ama arkamızdan da ne arsız bir şey çağrılmadığı yere gidiyor diyerek bir ton laf söyler. 


Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme atasözü ile anlatılmak istenen de şudur: Bizi evlerine davet eden, bizimle hoş vakit geçirmek isteyen ve bizi ağırlamak isteyen insanların çağrısına kulak vermeliyiz ve onlar bizi davet ettiği zaman oraya seve seve gitmeliyiz. Bize değer veren insana da bu ince davranışından dolayı bir hediye almalıyız ve böylece muhabbetimizin daha da anlamlı  geçmesini sağlamalıyız. Çağrılmadığımız yere ise görünmemeliyiz. Kendimize olan saygımız varsa, kendimize olan sevgimiz varsa çağrılmadığımız yere adımımızı dahi atmamalıyız.

 Eğer çağrılmadığımız yere gidersek bunun adı yüzsüzlük olur ve kendimize olan saygımızı da kaybetmiş oluruz. Hayat size değer verenlerle yaşamaya değer. Size değer vermek istemeyen, sizin gönlünüzde yer edinmek istemeyen kişiler ile zaman kaybetmeyin ve sarılın sevdiklerinize, bilin onların değerini ve gidin onların davet ettiği güzel yerlere.

“ Başak Büyüdükçe Boynunu Eğer.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “ Başak Büyüdükçe Boynunu Eğer.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 

İnsanlar belli bir yaştayken, belli dönemlerde  değişik ruh hallerinde olabilirler. Kimi zaman iyi kimi zaman olgunlaşmamış, kimi zaman da vurdumduymaz olabilirler. Bazen şımarıkça hareketler yapabilir, kalp kırabilir, çok bilmişlik yapabilirler.  Yani insan belli bir olgunluğa erişinceye kadar zorlu süreçlerden geçer. Kişi ancak olgunlaştığı zaman, kendini bildiği zaman, tevazu sahibi olduğu zaman insan olma erdemine erişir.


Olgunlaşan insan da alçakgönüllü olur. Bilgili insan, aydın insan okudukça, kendisini geliştirdikçe daha da  da iyi insan haline gelir ve toplum tarafından sevilir, insanlar tarafından da iyi insan, olgun insan olarak nitelendirilir. Çevremizde de vardır  böyle güzel insanlar. Bakarız okumuştur, iyi yerlere gelmiştir, maddi ve manevi olarak kendini geliştirmiştir, kimsenin kalbini kırmamaya çalışan, kimseye akıl vermemeye çalışan böyle insanlar tevazu sahibi kimselerdir. 

 Olgun insan olan bir insan hiçbir eğitim almamış da olabilir ama kendini  geliştirmiş,  güzel ahlak sahibi kişiler olgunlaştıkça da daha da güzel görünür gözümüze ve onlar  aranana insanlar olur her zaman. Kendilerine ve içinde yaşadığı toplumdaki insanlara saygılı olan böyle kişiler her zaman saygı duyulan, değer verilen kişiler olur.

 

“Adamın Kıymetini Adam Bilir.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Adamın Kıymetini Adam Bilir.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Kıymet vermek, kıymet bilmek, insan insana  iletişim kurabilmek, kaba olmamak, güzel kalpli olmak en çok da insana yakışır. Çünkü bu vasıflar sadece insana ait olan özelliklerdir ve insana yakışan tutumlardır. Kıymet de hak edene verilir, hak eden de o kıymetin değerini bilir. Burada karşılıklı anlayış, karşılıklı değer verme ve sevgi vardır.


Anlamlı bir iletişim kurma vardır ve değer verme her şeyin üstündedir. Nitelikli insanlar, kaliteli insanlar  kendileri gibi olan kişilerin kıymetini bilir.  Adam adamın kıymetini bilir atasözü ile anlatılmak istenen de şudur: Bir kimsenin ne kadar değerli olduğunu ancak onunla eşdeğerde olan kişi bilir. Kaliteli insanı da kendisi gibi kaliteli olanlar anlar. Kendisini bilmeyen cahil kimseler kaliteli insandan anlamazlar. Oysa  alçakgönüllü, becerikli, başarılı insanları anlayan yine kendisi gibi değerlere sahip olan kişilerdir. 

Bizleri seven, bizlere değer veren, bizim de sevdiğimiz insanların kıymetini bilmeliyiz ve adam olanlara da adam gibi davranmalıyız, biz de kaliteli insan olmalıyız ve iyi insan olmanın bilincinde olan kimselerden olmalıyız.

“Hazıra Dağlar Dayanmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Hazıra Dağlar Dayanmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 

İnsanlar çalışırlar ve çalıştıklarının karşılığı olarak ücret alırlar. Aldıkları ücret onların geçimini sağlar. Kazandığımız paranın hepsini bir anda harcamamalıyız. Ne de olsa çok param var, bu para bana yıllarca yeter deyip har vurup harman savurmamalıyız. Çünkü hazır olan para bir anda biter ve kişi bu durum karşısında neye uğradığını şaşırır.  


Hazırda paramız da olmalıdır ama kişi bir yandan da para kazanmaya devam etmeli, çalışmaya, üretmeye devam etmelidir ki sahip olduğu şeyler bir anda tükenmesin. Örneğin; Yıllarca çalışmış, ev sahibi olmuş, arsa sahibi olmuş bir insan sahip olduklarının değerini bilmelidir. Biriktirdiği paraları da bir anda harcamamalı,  çalışmaya, yine kazanmaya devam etmelidir. İşte böyle olduğu zaman kişi hem başkasına muhtaç olmamış olur, hem de  hazır yiyici olmamış olur. 

Hazırdaki parası da kişiye zor günlerde yetişir ve kişinin maddi sorunlar yaşamasını önler. İşte bunun için de atalarımız “Hazıra dağlar dayanmaz.” atasözünü söylemiş ve devamlı çalışmak, devamlı kazanmak gerektiğini belirtmiştir. Biz de bundan dolayı her zaman çalışkan olmalıyız, sahip olduğumuz paranın, malın, mülkün hepsini bir anda eritmemeliyiz ve var gücümüzle alın teri dökmeye  devam etmeliyiz.

“Hızlı Sağanak Tez Geçer.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Hızlı Sağanak Tez Geçer.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

Yağmur hızla yağdıktan sonra  biter . Yağmur yavaş yavaş yağdığı zaman ise toprak da suyu yavaş yavaş emer ve  bu doğa için de daha güzel olur. Hızlı sağanak tez geçer atasözü ile anlatılmak istenen; Bir işe çok aşırı hırs gösteren kimseler  daha sonra bu hızlarını kaybederler.  Önemli olan sakin ve devamlı aynı hızla gitmektir.  Bazen hayatımızla ilgili, geleceğimizle ilgili ani kararlar alırız. Aldığımız kararın  ne gibi sonuçlara yol açacağını düşünmeden büyük kararlar almak kişi için iyi olmaz. Çünkü aniden yapılan işler, aniden alınan kararlar beraberinde birçok olumsuzluğu da getirebilir. 




Bir işe gönül koyulduysa,  bir amacımız varsa bunu bir anlık hırsla değil de adım adım giderek yapmalıyız. Süreci takip etmeliyiz, karşımıza çıkan kolaylıklar neler olacaktır, zorluklar neler olacaktır gibi bir plan dahilinde işe başlamalıyız ki sonuç da güzel olsun. Mesela kilo vermeye karar veren genç bir insanı düşünelim. Çok kilosu vardır. Bir anda zayıflamaya karar verir ve hemen zayıflamak ister, hırs yapar ve birkaç hafta çok az şey yiyerek hemen kilo vereceğini zanneder ve o iki haftanın sonucunda bitkin ve yorgun vaziyette diyetten vazgeçer ve tekrar eski yeme düzenine döner. Bu yaptığı hırs da onun hem kilo vermemesine neden olur hem de boş yere emek edilmiş iki haftanın heba edilmesine  neden olur.

 Onun yerine önce kilo vermek için kendine bir zaman belirlese, hemen kilo vermek yerine bunu aylara hatta yıllara yaysa, iradeli bir şekilde sabır ile yoluna devam etse başarı ve sağlık o kişi ile olur. Kilosunu sağlıklı bir şekilde vermiş olur böylece beden ve ruh sağlığı da bundan olumlu etkilenerek hayatına güzelce devam eder. Hırsla değil, sabır ve irade ile, plan ve program ile hareket etmeliyiz.

“Altın Pas Tutmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Altın Pas Tutmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Hayatımıza  anlam yükleyen, onlarla vakit geçirdiğimiz zaman kendimizi iyi hissettiğimiz, bizi mutlu eden kişiler vardır. Bu kişiler dürüst olan, güvenilir ve saygıyı hak eden insanlardır. İnsan öyle kimselerin yanında olduğu zaman kendini daha çok sever ve kendine verdiği değer de artar. Altın pas tutmaz atasözü ile anlatılmak istenen ;  Şerefli olan insanlara, kul hakkı yemeyen, haram nedir bilmeyen haysiyetli insanlara kimse çamur atamaz. Onlara çamur atılmaya kalkışılsa bile atanın zalim olduğu, haysiyetsiz kişi olduğu mutlaka ortaya çıkar.

 Onurlu olan insanlar hayatları boyunca iyilikten yana olduğu için, insan haklarından ve adaletten yana olduğu için, milletin malını yemediği için öyle kimselere ne kadar leke sürmeye çalışılırsa çalışılsın o insanlara hiçbir şey olmaz. Çünkü onların adam gibi adam olduğu er geç ortaya çıkar. Çünkü onlar altın gibidir, ne  kadar kirletmeye çalışırsanız çalışın altın değerinden asla bir şey kaybetmeyecektir. Bu durumda zararı görecek olan kişi öyle insanlara iftira atan yalancı kişiler olur. Yalanları ortaya çıktığı zaman da kimsenin yüzüne bakamayacak hale gelir ve kendi  başlarına kalırlar. O insanlara bir daha hiç kimse güvenmez ve onunla  olmak istemez. İşte tüm bunlardan dolayı her zaman şerefimizle yaşamalıyız. 


Başımız dimdik, kimseye eğilip bükülmeyen, üç günlük dünya için onurunu kaybetmeyen insanlar olmalıyız. Onurlu insanlara çamur atanları ise affetmemeliyiz ve hadi bir kere yaptı oldu bitti deyip onurlu insanların hakkını yememeliyiz.

“Cahile Tevazu Gerekmez.” Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Cahile Tevazu Gerekmez.” Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Tevazu sahibi kimseler  alçakgönüllü olanlardır. Onlar hem bilgili, hem çalışkan hem de iyi niyetli kimselerdir. En ufak bir iltifatta havalara çıkmayan, kibirli olmayanlardır. Cahil insanlar ise kendilerini geliştirmemiş ve gelişmekte ve ilerlemekte direten , olumlu anlamda yeniliklere karşı gelen, yeni bir bilgiye, yeni bir buluşa karşı olan kimselerdir. Cahil insanlar her şeyin en iyisini bilir ve kendilerini dünyanın en akıllı, en zeki insanları zannederler ve dışarıdan bakıldığında acınacak halde olduğunu bir türlü anlamayan, bilgisiz, kendi karanlığına hapsolmuş zavallı kimselerdir. 

Cahil insanlara fazla tevazu göstermek ise iyi niyetin kötüye kullanılmasına neden olur. Çünkü cahil kişi hemen tepelere çıkar ve kendini tevazu sahibi insanla eş tutar ve o kimseye akıl vermeye çalışır, yalan yanlış öğrendiği bilgiler ile  insanlara yol göstermeye çalışır  ama kimse onu önemsemez. Tevazu sahibi olgun kimseler iyi niyetli olsalar bile böyle insanlara çok fazla sabırlı olmamalıdır. Çünkü cahil insanlara çok yüzü verilirse kendilerini kaybeder ve saçma sapan konuşmalarına, akıl vermelerine devam ederler. 

Fazla tevazu göstermenin iyi bir şey olmadığını şu sözle de açıklayabiliriz: “Fazla tevazunun sonu vasat insandan nasihat dinlemektir.” Der İbn-i Haldun. İşte tüm bunlardan dolayı fazla tevazu sahibi olmamalıyız. Karşımızdaki kişinin cahil olup olmadığına göre hareket etmeliyiz.

İleride Olmak İstediğiniz Meslek ve Sebepleri İle İlgili Bir Kompozisyon Yazınız.

 İleride Olmak İstediğiniz Meslek ve Sebepleri  İle İlgili Bir Kompozisyon Yazınız.


Her bireyin geleceğine dair hayalleri ve amaçları vardır. Her insan kendi sevdiği işi yaparsa bu hem toplumlar için hem de ülkeler için büyük fayda sağlar. Bir de herkes yatkın olduğu ve sevdiği işi yapınca o işin tadına doyum olmaz. Benim ileride olmak istediğim meslek kütüphanecidir. Kütüphanede çalışan bir memur olarak hayatıma devam isterim. Kütüphaneci olmak isteyişim sebepleri ise şunlardır: Her gün orada gelen öğrenciler ile vakit geçireceğim  için çok mutlu olurdum.

Genç ve öğrenmeye meraklı, zeki çocuklar için elimden gelen her türlü işi yapmaya çalışırdım. Onların araştırdığı, bulmak istediği kitaplar konusunda onlara yardımcı olmak isterim. Ben de oradaki kitapları okuyarak hem kendi genel kültürüme katkı sağlamış olurum, hem çevremi de öğrendiğim bilgiler ile aydınlatmaya çalışırdım. Bana bir kitap hakkında soru sorulduğu zaman o kitap hakkında öğrendiklerimizi çevreme en iyi şekilde anlatmaya çalışırım.

 

 


 Kütüphaneci olmayı çok seviyorum çünkü akşama kadar kitaplarla iç içe olacağım. Kütüphanemize yeni gelen kitapların kokusunu tıpkı fırından yeni çıkmış ekmekler gibi koklayacağım ve her bir sayfasını özenle açıp okuyacağım. Kitapları raflara yerleştirmeyi de çok seviyorum. Her konu hakkında bilgi sahibi olamam ama en azından ilgimi çeken baka kitaplarda okuyarak kendimi geliştirirdim. Bu sayede hem mutlu olur hem de bilgi sahibi olurdum. Hayata daha emin adımlarla yol almak için, daha çok merak eder ve daha çok kitap okurdum. Bunun için de mesleğim bana bu fırsatı en iyi şekilde sağlardı. İşte tüm bunlardan dolayı kütüphaneci olmak isterdim.

“Her Ağaca Dayanılmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Örneği Hazırlayınız.

 “Her Ağaca Dayanılmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Örneği Hazırlayınız.

 

İnsan  yeme içme, barınma ihtiyacı içinde olan bir canlıdır. Her ne kadar bunlar fiziksel ihtiyaçlar olsa da bir de sosyal gereksinimlerimiz vardır.  İşte bu ihtiyaçların karşılanması da ruh ile olur. İnsan ruhunu da başka şeylerle doldurmak ister. Sevme, sevilme, ait olmak, güven duyma, güven kazanabilme gibi. Zor iştir herkese güvenebilmek ve herkesin bize güvenebilmesini sağlamak.

 Güven duyulan bir insansanız elbette kendinizle guru duymalısınız  bu güzel bir şeydir ama herkese güvenmek ve herkesi kendiniz gibi zannetmek iyi bir şey değildir. Çünkü pişman olacağınız insanlara güven duymak hayatınızın hatası olabilir. Her ağaca dayanılmaz atasözü ile atalarımız şunu anlatmak istemiştir: Her ağaç insan yükünü taşıyacak bir güçte değildir. Onun için de her ağaca yaslanmamak gerekir. Buradan bize verilmek istenen mesaj ise herkese güvenmemiz gerektiğidir.

Herkese güvendiğimiz zaman ya hayal kırıklığı yaşarız ya da insanlardan hepsinden nefret etmeye başlarız. Bir insanı iyice tanımadan onunla her şeyimizi paylaşmamalıyız, her açıdan o kişiye çabucak kanmamalıyız. Onun için de akıllı olmalıyız ve güven veren ve güvenimizi kazanmış insanlara dayanmalıyız. Bunu yaptığımız zaman hem üzülmemiş oluruz hem de sağlam dostluklarımız hayat boyu devam eder.

 

“Akraba İle Ye, İç, Alışveriş Etme.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

“Akraba İle Ye, İç, Alışveriş Etme.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Yanımızda her zaman olmasını istediğimiz, zor günlerimizde de bizim arkamızda dağ gibi duran kişiler akrabalarımızdır. Kimi akrabalar vefasızdır, yabancı bir kimseden bile kötüdür ama iyi akrabalar ise gerçekten aile olmanın özel duygularını size hissettirir. Bu durum kişisine göre, insan olanına göre değişir.



 Her ne kadar akrabalarımız ile  güzel vakit geçirmek istesek de, onlarla iç içe olmak istesek de alışveriş konusunda, para konusunda onlarla iç içe olmamalıyız. Çünkü araya para girdiği zaman aramız bozulabilir ve iyi olan ilişkiler kötüye, düşmanlığa varacak düzeye gelebilir. Atalarımız akraba ile ye, iç, alışveriş etme sözü ile şunu anlatmak istemiştir: Akrabalar alışveriş sırasında herkes de kendi çıkarlarını  koruyacağından dolayı kimse hakkının yenmesini istemez. Bu durumda ara bozulabilir ve iyi olan dostluklar da kötüye dönüşür.

 Atasözümüz her ne kadar bunu ifade etse de bu atasözünden akrabalar ile hiç alışveriş edilmeyeceği anlamı çıkarılmamalıdır. Çünkü gerçek akrabalık, gerçek sevgi, gerçek samimiyet de zor günlerde ortaya çıkar. İyi olan akrabalarımız ile, sadece kendi çıkarını düşünmeyen, akrabalarımız ile alışveriş yapılabilir ama aradaki dostluk bozulmadan, sevgi ve saygı azalmadan bu iş gayet de güzel yapılabilir ve hatta aramızdaki bağların daha güçlü olmasını sağlayabilir.

 


“Düşmez Kalkmaz Bir Allah.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Düşmez Kalkmaz Bir Allah.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

Hayatımızda yaptığımız en büyük yanlışlardan biri de ne oldum delisi olmaktır. Azıcık bir paramız olsa, elimize azıcık bir kudret verilse hemen şımarmaya, kibirlenmeye başlarız. Bu hepimiz için geçerli olmayabilir ama insanların çoğu bunu yapar. İnsanoğlunun fıtratında vardır bir anda değişmeye başlamak ve şımarmaya başlamak.


Önemli olan aynı değerde kalabilmek, özünden uzaklaşmamaktır. İnsan olarak kalabilmek, tevazu göstermek çok az insanın gösterdiği erdemli davranışlardır. Düşmez kalkmaz bir Allah atasözü ile anlatılmak istenen de insanın başına her an her şey gelebileceği anlamına gelir. Çok zengin olup bir anda yoksul duruma düşebiliriz, ya da çok yoksul olup şans eseri bir anda yükselebilir ve zengin olabiliriz. Düşmez kalkmaz, değişmeyen hep şefkati ve merhameti ile kullarına büyüklük yapan ise Yüce Allah’tır. O her zaman  tektir, büyüktür, ondan başka büyük olan kimse yoktur. O dur alemlerin Rabbi olan, odur  insanı zengin ya da fakir yapan.

Tüm kudret onun elindedir. O dilerse her şey olur ya da hiçbir şey olmaz. Onun için üç günlük dünya malına tamah etmeden yaşamalıyız. Hepimizin iyi ve kötü günleri olabilir. Kötü duruma düştüğümüz zaman pes etmeden tekrar çalışmaya, başarmaya devam etmeliyiz. İnsan olduğumuzu unutmamalıyız, olağanüstü güçlere sahip değiliz, sadece insanız ve iyi de bizim için kötü de bizim içindir. Her zaman şefkatli olmalıyız, güzel ahlaklı olmalıyız maddi durumumuz ne kadar iyi olursa olsun şımarmadan mütevazi bir hayat  sürmeye çalışmalıyız.

“Başa Gelmeyince Bilinmez.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

“Başa Gelmeyince Bilinmez.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Herkesin kendine göre sorunları vardır. Kimimiz büyük ve  acı olaylar yaşarız ve o acıların etkisinden kolay kolay kurtulamayız.  Örneğin; Çok sevdiğimiz birini bir anda kaybetmek insana çok acı verir ve kişi sevdiği kişinin ölüm haberi sonrası yıkılır ve büyük bir psikolojik sorun  yaşayabilir. 

Ya da  çok basit sorun yaşarız ve bunu hemen atlatırız . Çünkü yaşadığımız basit bir sorun bizi çok kötü etkilemez. Bir insanın başına can yakan bir olay geldiği zaman onu çok iyi anlamayabiliriz. O kişinin başına gelen olaya üzülürüz, duygulanırız ama o kişi  kadar  etkilenmeyiz. Ancak kendimiz  de  o kişinin yaşadığı ağır ve acı bir olay yaşadığımız zaman o insanın duygularını, yaşadıklarını daha iyi anlarız. Çünkü bir şey başa gelince bilinmez.

 Başa gelince bilinmez atasözü ile anlatılmak istenen şudur: İnsan, başkalarının uğradığı olumsuzlukların acı taraflarını gerektiği kadar anlayamaz. Ancak bu acıyı tattığında anlar. Allah kimseye acı yaşatmasın ama olayın özü budur. Onun için insanların  ne yaşadıklarını, ne acılar çektiğini bilmeden onları yargılamamalıyız. Elimizden geldiği kadar kendimizi onların yerine koymalı ve onların bir şeye ihtiyacı olup olmadığını sorarak gönüllerini almalıyız.


Düşünsenize hiçbir suçu olmayan bir insanın bir iftira sonrası yıllarca hapiste yatması, eşinden, çocuklarından ayrı kalması, boşa giden ömrü, hayalleri. İşte o kişinin halini ancak onunla benzer ya da ona yakın bir olumsuz olay yaşayan kişi ya da kişiler anlayabilir. Tıpkı Nasreddin Hocanın eşekten düşenin halini eşek anlar dediği gibi. Durum gerçekten de onun dediğinden ibarettir.


Dün Zekiydim, Dünyayı Değiştirmek İsterdim. Ama Bugün Akıllıyım. Kendimi Değiştiriyorum. (Mevlana) Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 Dün Zekiydim, Dünyayı Değiştirmek İsterdim. Ama Bugün Akıllıyım. Kendimi Değiştiriyorum. (Mevlana) Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


 İnsan hamken dünyayı değiştirmek ister, dünyaya yön vermek ister. İnsan olgunlaşmadığı için kendini çok zeki zanneder ve zekası ile her şeye gücünün yetebileceğini zanneder. Zekilik tek başına bir anlam ifade etmez. Ne zamanki  aklı kullanmaya başladığımızda, dünyayı daha iyi tanımaya başladığımızda, kusurlarımız olduğunu, mükemmel olmayacağımızı bilmeye başladığımızda işte o zaman  değişiriz, ilerleriz ve kendimize katkı sağlarız. İnsanları değiştirmeye çalışmak, onların hayatına yön vermeye çalışmak kimsenin haddine değildir.


 Aklımızı kullanmaya başladığımız zaman dışarıdaki hiçbir şeye gücümüzün yetmeyeceğini anlarız. Ne zaman ki kendimizi değiştirmeye çalıştığımızda, yenilemeye çalıştığımızda işte o zaman hayatımıza, kendimize iyilik etmiş oluyoruz, dünyamız da değişmiş oluruz. Zeka ancak akıl ile birleştiği zaman, kişi kendini bildiği zaman  yani kendini değiştirdiği zaman dünyanın da değişebileceğini görür. Çünkü kendini değiştirmiştir bir kere, kendine çeki düzen vermiştir.

 Kendini olumlu yönde değiştirdiği için  daha olgun olur, daha mütevazi olur ve daha akıllı ve daha da zeki olmuş olur.  İnsanın kendini olumlu yönde değiştirmesi ve ilerletmesi kadar güzel bir şey yoktur. Hatalarının farkına varması, onlardan ders çıkarması, çok bilmişlik yapmaması insana yakışan tavırlardır. Kendimizi değiştirdiğimiz zaman diğer insanlarla olan ilişkilerimiz ve iletişim biçimlerimiz de olumlu yönde değişmeye başlar. Daha çok şey öğreniriz, daha alçakgönüllü insan oluruz ve sürekli araştırma ve bilgi öğrenme peşinde koşarız. Yeter ki aklımızla her herkesi her şeyi değiştireceğimizi zannetmeyelim.

 

Konusu Adalet Olan Bir Deneme Yazınız.

 Konusu Adalet Olan Bir Deneme Yazınız.


Dünyamızın, ülkelerin en büyük sorunu adalettir. Bir toplumda adalet yoksa ahlak da yoktur der bir düşünür. Gerçekten de adaletin olmadığı yerde ahlakın olmaması da doğaldır. Adalet olmadığı zaman, güçlü olan güçsüz ve masum olanın hakkına göz koyduğu zaman işte orada toplum parçalanma noktasına gelmiş demektir. Emeği ile, alın teri ile , bilek gücü ile  üç beş kuruş kazanıp çocuğuna, eşine ekmek parası götüren nice yiğitler vardır. Böyle insanlara gösterilen adaletsizliğin ahı bir gün öyle bir çıkar ki  zalimliği yapan insanlar zalimlik gösterdiği kişilerden daha beter durumlara düşer. Bir toplumda adalet yoksa insan hakları da yoktur,  eşitlik de yoktur.  Adalet sağlanmadığı zaman toplumda birçok problemler ortaya çıkar.

 Toplumda huzursuzluk ortaya çıkar, anarşi ortaya çıkar,  hırsızlık olayları, gasp olayları çıkar. İnsanlar kendi hakkını kendileri aramaya başladığı zaman çeşitli çete türleri ortaya çıkar. Devletin kanunları bir işe yaramadığı zaman, devlet adaleti  hakkı ile yürütmediği zaman devletliğini de kaybetmiş olur. Onun için bir devletin temel yapı taşı adalet ile sağlanır. Devlet adaleti sağladıktan sonra insanların  niyeti de adil olmalıdır. Adalet duygusu insanlarda bilinçli bir şekilde olmalıdır. Kimsenin canını yakmamak, ahını almamak, adaleti hakkı ile uygulamak insan olana yakışan tavırlardır.  Adalet duygusunu çocuklarımıza küçük yaşlardayken vermemiz gerekir. 

Haksızlık karşısında susmamak, hak ettiğini hak edene vermek, insana insan gibi davranmak adaletin olmazsa olmazlarındandır. Adalet yerinde ve zamanında olmalıdır. Bir adalet gecikiyorsa o adalet olmaktan çıkar.  Adaletin gecikmesi de bir adaletsizliktir aslında. Onun için her zaman haktan yana, hak edenden yana durmalıyız. Haksızlık karşısında eğilip bükülmemeliyiz, sonuna kadar hakkımızı aramalıyız. Adaletin önemi ile ilgili şu sözleri de bilmek insanı adalete karşı daha motive eder:

“Adalet güzeldir. Fakat devlet büyüklerinde olsa daha güzeldir.”  Hadis-i Şerif

“Mühendislik hesaplarına uyulmadan yapılan bir bina nasıl yıkılırsa, edebi bir kanun olan adaletten mahrum bulunan imparatorluklar da öylece çökerler.” (Lacordaire)