Örneklerle Konular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Örneklerle Konular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Aşağıdaki Duvar Yazılarını İnceleyiniz. Bunlarla İlgili Görüşerinizi Açıklayınız.


Aşağıdaki Duvar Yazılarını İnceleyiniz. Bunlarla  İlgili Görüşlerinizi Açıklayınız. 

1) Çocuklar Bugünün Yarını, Yarının Umududur:
Umut etmek  hayatın belki de en heyecanlı, en güzel duygularından birisidir. İyiliklerin olması için, başarıların gerçekleşmesi için umut edilir ve umut gittiği zaman  yaşama heyecanı da gider.  İşte bizim umudumuz da çocuklarımız olmalıdır.  Çünkü onlar bugünün yarını, yarının umududur. Onları küçük yaşta nasıl yetiştirirsek onlar da bize gelecekte o şekilde cevap verirler. Çocuklarımız nitelikli, bilgili, eğitimli yetiştirmeliyiz.  Her çocuk tek ve özeldir. Hepsi de iyi yaşamayı hak eder, mutlu yaşamayı hak eder. Onun için onların sağlıklı bir ailede büyümesi sağlanmalı ve geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza sahip çıkılmalıdır. Onlara bugün nasıl bir eğitim verirsek gelecekte de alacağımız verim o oranda olacaktır. Onlar bizim umudumuz, geleceğimiz, yarınlarımızdır.  Bundan dolayı çocuklarımız sevelim, onlara güzel ahlak öğretelim ve onların bilinçli , eğitimli, vatanını ve milletini seven insanlar olarak  ilerlemesini sağlayalım. İşte böyle olunca umutlar da güzel olur, hayallerde gerçekleşir. Yeter ki yarınlarımızın umudu olan canların kıymetini bilelim ve onlara  değer verelim.


2) Okumanın Zamanı Yoktur:
Okumak  insanı cahil kalmaktan kurtaran, bizlere yaşama sevinci veren, bizi olumlu yönde değiştiren ve geliştiren bir eylemdir. Yüce Allah Kuran-ı Kerim de bile İkra demiştir. İkra demek oku demektir. Okuyan insan geri kalmaz.  Dinimiz bile okumayı emrediyorken okumanın yaşı , zamanı diye bir düşünce son derece yanlıştır. Çünkü okumanın asla zamanı ve yaşı olmaz. Kişi  eğer isterse yüzü yaşında bile okuyabilir, kendini geliştirebilir.  Bunu  yapanlar da vardır. Yeter ki insanda okuma azmi ve kararlılığı olsun gerisi zaten çorap söküğü gibi kendiliğinden gelecektir.  Bizler , ülke olarak, millet olarak okuyarak gelişmeliyiz, okuyarak ülkemizi çağdaş uygarlıklar seviyesine çıkarmalıyız. Okumanın  yaşı  ve zamanı olmaz, okumanın  istekliliği ya da isteksizliği olur. Okumak isteyen her   yerde her şekilde okumayı öğrenir. Bu kişinin kararlı ve istekli oluşuna bağlıdır. Bunun için her zamanı ve yaşı yoktur olmayacaktır. İnsan bir otobüste  on dakikalığına bile bir yere giderken elinde küçük bir cep kitabından bile çok şeyler öğrenebilir. En basiti hastaneye bile gittiğimizde saatlerde orada sıra beklediğimiz oluyor.  Bir yere oturup elimizdeki kitabımızı açıp okuduğumuz zaman hem zaman geçmiş olur hem boş yere zamanımız  ölmemiş olur ve hem de yeni bilgiler öğrenmiş oluruz. Bu da bizi son derece mutlu eder. Bunun için okumanın zamanı yoktur, okumanın  gücü vardır, faydası vardır, kişi aydınlatıcı yolu , yolları vardır. Yeter ki  bir şeyde kararlı olalım ve okuma duygusundan, merak duygusundan asla vazgeçmeyelim.


3) Dünü Doğru Okursan Yarını Sen Yazarsın:
İnsanın geçmişte yapmış olduğu hatalar, yaşadığı pişmanlıklar,  başarılı olmak isteyip de başaramadığı birtakım şeyler olabilir. Önemli olan bunlara takılıp kalmamaktır. Geçmişteki hatalardan ders çıkarmalı, geleceğe emin adımlar ile yürünmelidir.  Geçmişte olmuş bitmiş şeyleri bir kenara bırakmalı , artık geleceğe yön vermenin zamanı geldi diyerek  bir an önce yola koyulmalıdır. Bunun  için de önce dünü doğru okumalıyız, dünün analizini ortaya  koymalıyız ve  yapılan  eksiklikleri görmeliyiz,  deneyimlerimizden yola çıkmalıyız ve geleceğe bakmalıyız ve durmadan çalışmaya, ilerlemeye devam etmeliyiz. Zararın  neresinden dönülürse kardır mantığını da aklımızdan çıkarmamalıyız.


4) Umut, Cesaretin Yarısıdır:
Umut  etmek insanı  yaşatır, insanı diriltir. Çünkü umutlardır gönlümüzdeki baharı getiren, gönlümüzdeki tohumları yeşerten . Umudun  olduğu yerde cesaret vardır. Cesaretli insan da  amacı için girişimlerde bulunmaktan korkmaz,  çalışır, didinir ve umutla yola koyularak hedeflerine doğru yol alır.  Bunun içinde umut cesaretin yarısıdır. Bir yerde umut varsa orada cesareti  de görürüz ve  hayat daha bir anam kazanır , yaşamın  belli amaçları olur  ve heyecanla  bu yola baş koyarız ve emellerimize doğru  umutla, cesaretle uzun bir yolculuğa çıkarız .

Aşağıdaki Unsurları Kullanarak Bir Hikaye Yazınız. Hikayenizde Öyküleyici Ve Betimleyici Anlatım Tekniklerinden Yararlanınız.


Aşağıdaki Unsurları Kullanarak  Bir Hikaye Yazınız. Hikayenizde Öyküleyici Ve Betimleyici Anlatım Tekniklerinden  Yararlanınız. 

Mekan: Bir sahil kasabası
Zaman: Sonbahar
Kişiler: Zeliha, İsmail, Ömer ve  Nermin
Olay:  Balık tutarken  fırtınaya yakalanma

Karadeniz’in  hırçın ve güneşsiz bir gününde , bir sonbahar mevsiminde arkadaşlarım Zeliha, İsmail, Ömer  ve Nermin ile birlikte bu hafta sonu balık  tutmak için  anlaşmıştık. Kasabımıza yakın bir yerde balık tutmak için, denizin o koyu mavi renkleri ile iç içe olmak için bir araya gelecektik bu defa.  Aslında hiç balık tutmamış değildik fakat  bugün   canımız daha da bir istemişti balık tutmayı. Dışarısı serin ve rüzgarlıydı.  Hava durumuna da bakmadığımız için  çıkmıştık artık bir kere yola. 

Arkadaşlarımla anlaştığımız yere geldik ve balık tutmak için ağlarımızı, oltalarımızı hazırladık ve bekledik  balıkların gelmesini.  Nermin:  Ne güzel bir hava öyle değil mi arkadaşlar. Bu fırtınalı havaları ben çok severim dedi.  İsmail ise ben  de bu havaları severim fakat hava sanki bugün biraz daha  sert geçecek dedi. Balıkları beklerken o arada martıların çığlıkları da eşlik ediyordu sanki bize. Martıların o muhteşem çığlıkları bize dalgaların hırçınlığını unutturuyordu. Yol kenarındaki arabalar ise gecenin yorgunluğunu atıyordu sanki sabahın bu saatlerinde. Günün ilk ışıkları ile  insanlar  sahilin kenarında temiz havanın kokusunu içlerine çekerek yürümeye koyulmuşlardı. Ah bir de  deniz kokusunun  o muhteşem  hissiyatı beni benden alıyordu. Bu kadar güzel duygulardan sonra Ömer tuttum diye bağırmaya başladı. Ömer’in oltasına balık gelmişti. Hemen elindeki kova dolu suyun içine balığını koydu. Daha sonra balıklar hepimizin oltasına gelmeye başlamıştı. Çok seviniyorduk.  Artık eve gitmeye karar vermiştik ki  Zeliha biraz daha  kalmamızı istedi. Biz ise hava kötü oluyor, rüzgar sert yüzünü göstermeye başladı, fırtınaya kapılmayalım dedik.  Zeliha kapılmayız hadi arkadaşlar lütfen deyince biz de onu kıramadık. Oradan geçen  balıkçıların teknesine  binip  denizde balık aramaya koyulduk. Biraz sonra şiddetli bir rüzgar öyle sert esti ki içinde olduğumuz tekne yerle bir olacak gibiydi. Hemen balıkçı amcalara bizi kıyıya  kadar götürmeleri için rica ettik. Onlar da biz de bu havada balık tutamayız  çocuklar, bu kadarı yeter bugünlük dedi.  O kadar çok korkmuştuk ki bir daha hava durumuna bakmadan balık tutma  planı yapmayacaktık. Neyse ki o   gün kimseye bir şey olmamıştı. Daha sonra hepimiz balıklar ile dolu olan kovalarımızı alıp eve doğru yürümeye başladık.  Herkes evine gitti. Ben de hemen eve gittim. Annem elimdeki kova dolu balığı görünce çok heyecanlandı ve o masum , alnında birkaç çizgisi olan yüzü gülümseye başladı.

Balıkları hemen temizledik ve akşama bir güzel ziyafet çektik. Balıkların tadında deniz yosunlarının o berrak kokusu vardı. Çok güzel bir gün geçirmiştik. Ne güzel bir şeydi Karadeniz’in kıyısında balıkların gelişini beklemek ve onları bir güzel afiyetle yemek.

Ağaç Kesmemek İle İlgili Atasözü Yazınız.


Ağaç Kesmemek İle İlgili Atasözü Yazınız.

Doğal yaşamın  dengesini korumak için biz insanlara   büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluklardan en önemlisi  de çevremizi kirletmemek, doğamızı korumak, yeşil alanları korumaktır. Ağaçlar bizim yaşam kaynağımız ve  oksijen kaynağımızdır.  Onlar doğanın dengede kalmasını sağlayan, hayatımızı güzelleştiren ve   tüm canlılara faydalı olan  değerlerimizdir. Bunun için  her zaman ağaç dikmeliyiz ve her yıl da ağaç dikme bayramı olmalıdır. 

Ağaçlarımızı kesmemeliyiz,  hele hele yaş ağaçlara  asla kıymamalıyız.  Her yok ettiğimiz ağaç  kendi sonumuzu hazırlar ve gelecek nesil kurak, çöl bir ülke bırakırız. Bunun için ağaçlarımızı yaşatalım, onlara gereken bakımı yapalım ve çok ağaç dikelim.
Ağaç kesmemek ile ilgili atasözleri de şunlardır:
‘’ Yaş kesen  baş keser.’’
* ‘’ Ağaç yaprağı ile gürler.’’
* ‘’Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde gelecek kuşaklar serinler.’’ (Çin atasözü)
* ‘’ Ağaçsız memleket duvaksız geline benzer. (Türk atasözü)
* ‘’ Ağaca beşikten mezara kadar   borçluyuz.’’  ( Türk atasözü)
* ‘’ Ormanımdan bir dalı kesenin başını keserim.(Fatih Sultan Mehmet)

* ‘’ Ağaç diken, kendinden başkasına da sevdiğini  gösterir. (Amerikan atasözü)
* ‘’ Sana gölge veren ağacı kesme!’’
* ‘’ Uygarlığın temelinde ağaç, çiçek ve yeşillik bulunmaktadır.’’

20 Tane İsim Cümlesi Yazınız.


20 Tane İsim Cümlesi Yazınız.

Yüklemi isim kökü olan ya da fiilden türeyip isim olan yüklemlerin olduğu cümlelere isim cümleleri denir.
İsim cümleleri ile ilgili örnekler şunlardır:
* Annemin  çarşıdan bana aldığı sürpriz kalemdi.
* Babamla geçirdiğim  en  güzel anı uzun bir yolculuktu.
* Akşama gideceğimiz yer babaannemin evidir.
* Burası harika  manzarası olan bir  kentti.
*  Dağlarının çok güzel olduğu bir kasabaydı burası.
* Ablamın bana aldığı şey en sevdiğim meyve olan nardı.
* Öğretmenin hepimize aldığı yiyecek kekti.

* En sevdiğim yemek  mantıdır.
* Gittiğimiz yer halamın dillere destan o muhteşem eviydi.
* Tüm canlılar için en değerli şey sudur.
* Ailemle birlikte daha gelişmiş bir yere göçtük.
* Limonun tadı çok ekşiydi.
* Dışarıda kötü  bir fırtına vardı.
* Hayatta sahip olunması gereken en önemli şey güzel ahlaktır.
* İnsanın  sahip olması gereken maddi güç paradır.
* Dünya çocuklarının mutlu olmasını sağlayan en güzel  şey  barıştır.
* Hayatta en zevk aldığım  şey  okuduğum kitaplardır.
* Annem bahçedeki  otları yoldu.
* Hastanedeki çocuğun korktuğu şey kandı.
* Ağaçlardaki meyvelerin  en lezzetlisi fındıktı.



20 Tane Fiil Cümlesi Yazınız.


20 Tane Fiil Cümlesi Yazınız.

Yükleminde çekimli bir fiil kullanılan cümlelere fiil cümleleri denir. Fiil cümlelerinde yüklem bir fiil köküdür ya da isimden türemiş bir fiildir.

 Fiil cümlesine örnekler şunlardır:
* Babam akşama eve gelirken birçok  yiyecek almıştı.
* Bu şehirde yaşamak bana hiç  haz vermiyordu.
* Annem  hemen bana bir kutu meyve suyu açtı.
* Okuldan eve doğru yürüyordum.
* Akşamdan kalan yemekleri dolaba koymadığım için  yemekler ekşimişti.
* Yolun üzerinden üzerime doğru koşarak bir köpek geliyordu.
* Ablam  beni bir türlü anlamıyordu.
* Sınava hazırlanmayı hiç sevmiyordum.
* Babam evi bir güzel boyadı.
* Vitrindeki en güzel kıyafeti seçmiştim.
* Annem   yemeğinizi  yiyip erken yatın dedi.

* Yoldan birçok atlı araba geçti.
* Öğretmenimizin evi mis gibi  parfüm kokuyordu.
* Bana bu zalimliği de yaparsa hiç  şaşırmam.
* Kardeşim okuma yarışında birinci olmuş.
* Annem akşama patates  kızartması yapacakmış.
* Sınıfta  sadece Ayşe tüm sorulara  doğru yanıt vermişti.
* Kemal sürekli Erdem’e gülerek bakarak Erdem’i sinirlendiriyordu.
* Abim bugün askerden  geliyor.
* Komşumuz Yeter teyzeyi çok seviyorum.
* Babam da bize gelecekmiş.
*Yaşamayı çok seviyorum.
* İnsanlarla kötü  geçinmeyi istemiyorum.
* Kimi kötü niyetli insanlara karşı dikkatli olmalıyız.




Cümle Çeşitleri İle İlgili Örnekler


Cümle  Çeşitleri İle İlgili Örnekler

1) Yüklemine Göre Göre Cümleler:
a. Kurallı ( Düz) Cümle:  Yüklemi sonda cümleye denir.
Örnekler:
- Çok sayıda kişi şehir meydanında  toplanmış.
- Annem eve gelirken iki kilo nar almış.
- Param bitince arkadaşımdan borç istedim.
- Yaşanan gelişmeler hepimizi endişelendirdi.
- Takımımız şampiyonluk yolunda önemli bir engeli atlattı.
- İki yıl aradan sonra yeni albüm hazırlıklarına başladı.
- Aliya İzzetbegoviç Bosna’nın bağımsızlık mücadelesinin simgesidir.

b) Devrik (Kuralsız) Cümle:
Yüklemi sonda olmayan cümlelerdir.
Örnekler:
 - Bir kitabını okuyorum  Yakup Kadri’nin.
- Oğum karşılamıştı bizi.
- Unutmadım bizim için söylediğin o sözleri
- Yarın gideceğiz hayallerimizi gerçekleştirmek için.
- Gözlerim doluyor aşkının şiddetinden.
- Çocuk kaçtı arkasından gelen grubu görünce.


2) Yüklemin  Türüne Göre Cümleler
a) Ad  ( İsim) Cümlesi:
Yüklemi  isim ya da isim  soylu sözcük olan cümlelerdir.
Örnekler:
- O ev babasınınmış.
- Evde iki kutu süt vardı.
- En sevdiğim yemek  mantıdır.
- Beni ürperten şey karanlıktır.
- İnsanın en yakın arkadaşı kitaplardır.
- Bizi hayata bağlayanlar ailemizdir.
- O benim en yakın arkadaşımdı.
- Yanımda gördüğün arkadaşımın babasıydı.
Not: İsim cümlelerinin  yüklemlerinde ek fiil vardır.

b) Fiil  ( Eylem) Cümlesi:
Yüklemi çekimli fiil olan  cümledir.
Örnekler:
- Eve  iki saatte vardı.
- Her gün otuz dakika yürüyorum.
- Ablam  yarın gelecek.
- Çocuklar anlattığı fıkraya çok gülmüş.
- Yarın bu bölgeye kar yağacakmış.
- Ders çalışmak için arkadaşları ile birlikte kütüphaneye gitti.
- Bina büyük bir gürültü ile çöktü.
Not: Fiil cümlelerinin  yüklemlerinde kip ve kişi ekleri vardır.


3) Yargı Sayısına Göre Cümleler:
a) Basit Cümle:
Tek yargı içeren cümlelerdir.
Örnekler:
- Hayvanlar içeri girdi.
- Erikleri dolaba yerleştirdim.
- Üzerindeki elbise benimdi.
- Bu kumaştan  güzel bir abiye çıkar.
- Arabalar hızla buradan geçti.
- Evde hiçbir şey kalmamış.
- Okul arkadaşlarımla uzun bir aradan sonra ilk kez buluştuk.
- Sorularıma açık bir şekilde cevap ver.
- Korku bizim buralara hiç uğramamıştır.

b) Birleşik Cümle:
Birden fazla yargısı olan cümlelerdir.
Örnekler:
- Dağdan esen rüzgardan  kendimize geldik.
- Kar yağarsa çiftçinin  yüzü gülmeyecek.
- Çocuklar koşarak dışarı çıkmış.
- Dolu bastırınca eve giren çocuklar, kurulanmanın telaşına kapıldılar.


4) Birbirlerinin  Bağlanışlarına Göre Cümleler:
a) Bağlı Cümle:
 Birden fazla cümlenin  bağlaç  ile bağlandığı cümlelerdir.
Örnekler:
- Çarşıya  gitmiş ve çarşıdan nar almış.
- Ne yemek yiyor ne uyuyor.
- Başarılı olmayı istiyor ama hiç çalışmıyor.
- İstanbul’dan geleli çok oldu ama buraya bir türlü alışamadı.
- Zamanını iyi değerlendirmek istiyor fakat bunu nasıl yapacağını bilmiyor.
- Hem sözümü dinlemiyor hem de bana karşı çıkıyor.
- Arkadaşının yanına gidebilirsin ancak çok geç kalma
- Uyumlu bir çocuk ama okulu pek sevmiyor.

b) Sıralı Cümle:
Birden fazla cümlenin  birbirine virgül ya da noktalı virgülle bağlanmasıyla  oluşan cümledir.
Örnekler:
 - Önce  okula  gitmiş,   arkadaşlarını görmüş.
- At ölür, meydan kalır;  yiğit ölür  şan kalır.
- Evde  kitabını okumuş, sonra okula gitmiş.
- Evden çıktım, uzun bir süre amaçsızca yürüdüm.
- Okuldan çıktım, doğruca kütüphaneye gittim.
- Sorularıma cevap veriyor, istediklerimi harfiyen yapıyor.
- Hiç kimseden korkmaz, herkese gerektiği yerde gerekli cevabı verir.
- Çalışmayı seviyorum, her işimi zamanında yapıyorum.


“İle” Edat Mı, Bağlaç Mı? Nasıl Ayırt Ederiz?


“İle” Edat Mı, Bağlaç Mı? Nasıl Ayırt Ederiz?

Türkçemizde "ile" hem edat hem de bağlaç olarak kullanılabilmektedir. “İle” nin edat mı yoksa bağlaç mı olduğunu anlamak için çok basit bir yöntem kullanabiliriz. Bu yönteme göre “ile” kelimesinin yerine “ve” getiririz. Cümle anlamlı olursa “ile” bağlaçtır, cümle anlamlı olmazsa “ile” edattır. Mesela “Akın ile Hayri çok iyi arkadaşlardır.” cümlesinde “ile” yerine “ve” getirdiğimizde “Akın ve Hayri iyi arkadaşlardır.” oluyor. Bu anlamlı bir cümle olduğu için “ile” bağlaçtır. “Bu yıl tatile uçak ile gideceğiz” cümlesinde ise “ile” yerine “ve” getirdiğimizde “Bu yıl tatile uçak ve gideceğiz oluyor.” Bu anlamlı bir cümle olmadığı için bu cümlede “ile” edattır.

Örnekler:
-          Çocuk üzüntü ile etrafına bakıyordu. (edat)
-          Annem ile babam çok iyi anlaşırlar. (bağlaç)
-          Korkulu gözlerle (gözler ile )etrafına bakıyordu.  (edat)
-          Kitabı ile fotoğraf makinasını yanından hiç ayırmazdı. (bağlaç)
-          Hırsız çelik kapıyı kredi kartı ile açmış. (edat)
-          Köydeki dedesi ile ninesini çok özlemişti. (bağlaç)
-          Haberin gelmesiyle arabaya binmemiz bir oldu. (edat)
-          Okul ile ev arasında bir hayatı var. (bağlaç)
-          Bu çocuk arkadaşları ile çok iyi anlaşıyor. (edat)
-          Şiir ile roman benim için vazgeçilmezlerdir. (bağlaç)
-          Başarı yalnızca çalışmakla kazanılabilir. (edat)
-          Kırmızı ile beyaz birbirine çok yakışıyor. (bağlaç)
-          Çocuk heyecanla annesinin anlattıklarını dinliyordu. (edat)
-          Futbol ile basketbol ülkemizdeki en çok tercih edilen sporlardır. (bağlaç)


20 Tane Bağlaç Cümleleri Yazınız


20  Tane Bağlaç Cümleleri Yazınız

En çok kullandığımız bağlaçlar  şunlardır:
-ve
-ya da
-lakin
-oysa
-çünkü
-ile (-la,-le)
- bu nedenle
-veyahut
-mesela
-zira
-ya… ya da
-hem.. hem de…
-veya

- fakat
- bu nedenle
- ki
- oysa
- ancak
- ya..ya
- fakat
- ama
- meğer ki vb gibi bağlaçlardır.

Bağlaç ile örnek cümlelerimiz şunlardır:
* Yazarın  hikaye ve  şiir alanında çeşitli ödülleri vardır.
*Sen ki bu kadar zorlukların üstesinden geldin , bundan  mı korkacaksın?
* Babam  son zamanlarda ne yemek yiyor ne de yatıyordu.
* Başarılı olmak istiyordu ama   hiç ders çalışmıyordu.
* Spor dalında futbolu veya basketbolu seçmeyi düşünüyorum.
* Ülkemiz de turizm yönünden  gözde ülkelerden biridir.
* Bir an önce eve varmalıyım çünkü bebeğim uyanacak.
* Matematik ile Türkçe dersini çok seviyorum.
* Seninle gelirim  ama yaptığın işe yardım etmem.
* Babamı çok seviyorum ancak onun daha kibar biri olmasını isterdim.
* Seninle uğraşamam ister gelirsin  ister gelmezsin.
* Yemeklerden  sarma ya da mantı  alacağım.
*  Ne beni dinliyor ne de  öğretmenini dinliyordu.
* Ablamı çok seviyorum çünkü o benim bu dünyadaki en değerli varlığım.
* Annem ve babam yıllar önce vefat etmiş.
* Onu çok seviyordum  fakat o beni  hayal kırıklığına uğrattı.
* Seninle  eve kadar yürürüm lakin babana ben hesap vermeyeceğim.
* Ben onu ders çalışıyor zannediyordum meğer ki o hep  boş boş  gezmiş.
* Annem de   benim hakkımda dedikodu yapmış.
* Ya bu yemeği yersin  ya da  aç kalırsın.
* Kardeşim ile  ablam  lokantada yemek yediklerini söyledi.

Ek Fiilin İkinci Görevi İle İlgili Örnekler


Ek Fiilin İkinci Görevi İle İlgili Örnekler

Ek fiil isim soylu sözcükleri yüklem yapmak ya da basit zamanlı fiilleri birleşik zamanlı fiil yapmak için kullanılan “-(i)di, -(i)miş, -(i)se, -dır” eklerine verilen addır. Ek fiilin ikinci görevi basit zamanlı fiillerden birleşik zamanlı fiil yapmaktır. Basit zamanlı fiil yalnızca tek bir kip eki ve kişi eki alan fiillere denir. Birleşik zamanlı fiil ise fiillere kip eki eklendikten sonra ek fiil ve kişi eki eklenerek meydana gelen fiillere denir. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili kelimelerde kullanılan ek fiiller ek fiilin ikinci görevinde kullanılmıştır.

A. Ek Fiilin Görülen Geçmiş Zamanı İle İlgili Örnekler (Hikaye Birleşik Zaman) :
- Her akşam yaklaşık olarak iki kilometre yürüyordu. (şimdiki zaman + ek fiilin görülen geçmiş zamanı)
- Bir aksilik olmasaydı dün onların bahçesine gidecekti. (gelecek zaman + ek fiilin görülen geçmiş zamanı)
- Bütün ödevlerimi zamanında yapmalıydım. (gereklilik kipi + ek fiilin görülen geçmiş zamanı)
- Keşke senin istediklerini alabilseydim. (şart kipi + ek fiilin görülen geçmiş zamanı)
- Oysaki onun için elimden gelen her şeyi  yapmıştım. (öğrenilen geçmiş zaman + ek fiilin görülen geçmiş zamanı)
- Her yıl buraya gelir ve bir hafta kadar kalırdım. ( geniş zaman + ek fiilin görülen geçmiş zamanı)
- Hocayı okulda görebilseydim dünkü ödevleri soracaktım. (şart kipi + ek fiilin görülen geçmiş zamanı, gelecek zaman + ek fiilin görülen geçmiş zamanı)
- Bir zamanlar onu ne kadar da çok seviyordum. (şimdiki zaman + ek fiilin görülen geçmiş zamanı)

B. Ek Fiilinin Öğrenilen Geçmiş Zamanı İle İlgili Örnekler (Rivayet Birleşik Zaman):
- Kendisine verilen tüm görevleri zamanında yapıyormuş. (şimdiki zaman + ek fiilin öğrenilen geçmiş zamanı)
- Gelecek yıl İstanbul’a taşınacakmış. (gelecek zaman + ek fiilin öğrenilen geçmiş zamanı)
- Her yıl Mekke ve Medine’deki müslümanlara sadaka gönderirmiş. (geniş zaman + ek fiilin öğrenilen geçmiş zamanı)
- Güya sözlerime çok kırılmışmış. (öğrenilen geçmiş zaman + ek fiilin öğrenilen geçmiş zamanı)
- Her gün bıkmadan usanmadan koşuyormuş. (şimdiki zaman + ek fiilin öğrenilen geçmiş zamanı)
- Hayatının bundan sonraki kısmını insanlara yardım etmekle geçirecekmiş. (gelecek zaman + ek fiilin öğrenilen geçmiş zamanı)
- Annesinin sözlerini mutlaka dinlemeliymiş. (gereklilik kipi + ek fiilin öğrenilen geçmiş zamanı)
- Keşke onu daha önce tanısaymış. (şart kipi + ek fiilin öğrenilen geçmiş zamanı)
- Öğleden sonra yürüyüş yapacakmış. (gelecek zaman + ek fiilin öğrenilen geçmiş zaman)
- Her hafta aynı saatte halı saha maçı yapıyorlrmış. (şimdiki zaman + ek fiilin öğrenilen geçmiş zamanı)

C. Ek Fiilin Şart Kipi İle İlgili Örnekler (Şartlı Birleşik Zaman)
- Beni dinlediyse bu işi başarmıştır. (görülen geçmiş zaman + ek fiilin şart kipi )
- Ne kadar çok ağlamışsa gözleri kızarmış. (öğrenilen geçmiş zaman + ek fiilin şart kipi)
- Bu kadar çok koşarsa elbette terler. (geniş zaman + ek fiilin şart kipi)
- Yarın gelecekse biraz hazırlık yapalım. (gelecek zaman + ek fiilin şart kipi)
- Bu kadar kısa sürede koşmalıysa çok çalışması gerekir. ( gereklilik kipi + ek fiiin şartı)
- Ne kadar çok konuşuyorsa insanları bıktırmış. (şimdiki zaman + ek fiilin şart kipi)
- İşi bırakacaksa önceden haber versin. ( gelecek zaman + ek fiilin şart kipi)
- Çok üşüdüyse üzerine bir şey örtsün. (görülen geçmiş zaman + ek fiilin şart kipi)
- Her gün bu sokaktan geçiyorsa bizi tanır. (şimdiki zaman + ek fiilin şart kipi)
- Hızlı koşarsan bize yetişirsin. (geniş zaman + ek fiilin şart kipi)

Ek Fiilin 1. Görevi İle İlgili Örnekler