Yunus Emre Ve Onun Türk Diline Katkılarını Araştırınız

 

Yunus Emre Ve Onun Türk Diline Katkılarını Araştırınız


Yunus Emre, Tabduk Emre’nin öğrencisi olarak yetişmiş bir mutasavvıf ve halk şairidir. Doğum yeri kesin olarak bilinmemekle birlikte Eskişehir civarında doğduğu ve öldüğü söylenir. Farsçanın ve Arapçanın yaygın olarak kullanıldığı bir dönemde, Yunus Emre sade ve anlaşılır Türkçe ile şiirler söylemiş ve halkın dilinden yazmıştır.


Şiirlerinde genellikle sevgi, hoşgörü, insanlık ve Allah sevgisi gibi evrensel temalar işlenir. İlahî nazım biçimini kullanmış, aynı zamanda divan edebiyatından da etkilenmiştir. Dünya görüşünde insan sevgisi ve hoşgörü ön plandadır; halkın anlayabileceği bir dille yazması sayesinde eserleri, hem döneminde hem de sonraki nesiller için örnek olmuştur.Eserlerinde karmaşık klasik edebiyat dili yerine, halkın konuştuğu sade ve ritmik Türkçeyi kullanması Yunus Emre’nin en önemli özelliklerindendir. Ayrıca, halk deyimlerini ve atasözlerini şiirlerine kazandırarak Türkçenin halk edebiyatında gelişmesine öncülük etmiştir. Bu yönüyle, Yunus Emre’nin şiirleri Türkçe tasavvuf şiirinin temeli olarak kabul edilir.


Yunus Emre, Türkçeye verdiği önemle dilimizin kültürel değerini artırmış, hem yazılı hem de sözlü kültürün gelişmesine katkıda bulunmuştur. Kısa cümleler, tekrarlar ve ritmik yapı ile halkın kolayca anlayabileceği bir dil kullanması, eserlerinin günümüze kadar ulaşmasını sağlamıştır. Yunus Emre’nin Türkçeye yaptığı katkılar sadece dilin zenginleşmesi ile sınırlı değildir. Onun sade ve halka yakın üslubu, insanların manevi dünyasına da dokunmuş, Türk edebiyatında halk diliyle yazılmış tasavvufi şiirin öncüsü olmasını sağlamıştır. Yunus Emre, Türkçeyi hem günlük yaşam hem de edebiyat için güçlü bir araç hâline getirmiştir ve bu etkisi sonraki yüzyıllarda da devam etmiştir.

Gün Olur Asra Bedel Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları

 

Gün Olur Asra Bedel Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları


1) Yedike hangi köyde yaşamaktadır?
A) Boranlı
B) Sarı-Özek
C) Ana-Beyit
D) Aral

 

2) Kazangap’ın ölüm haberini Yedike’ye kim verir?
A) Sabitcan
B) Ayzade
C) Ukubala
D) Zarife

 

3)Sarı-Özek köyü kaç hanelidir?
A) 5
B) 8
C) 12
D) 15

 

4) Kazangap’ın cenazesi nereye gömülmelidir?
A) Sarı-Özek köyüne
B) Boranlı’ya
C) Ana-Beyit mezarlığına
D) Aral gölü kenarına

 

5) Sabitcan’ın karakteri için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Okumuş, köyü seven bir kişi
B) Okumuş ama cahil ve bencil
C) Hiç okula gitmemiş, yardımsever
D) Yedike’nin en yakın dostu


 

6) Yedike savaşa katılmak zorunda kaldığında yanında kimi bırakmıştır?
A) Kazangap’ı
B) Zarife’yi ve çocuklarını
C) Karısı Ukubala ve 8 aylık çocuğunu
D) Sabitcan’ı

 

7) Yedike’nin savaştan döndüğünde yaşadığı en büyük kayıp nedir?
A) Devesi Karanar
B) Çocuğunun ölümü
C) Eşiyle kavga etmesi
D) Köyün yakılması

 

8) Kazangap Yedike’ye hangi hediyeyi verir?
A) Kendi evini
B) Bir deveyi
C) Bir tarlayı
D) Bir silah

 

 

9) Abutalip köyde ne yapmaktadır?
A) Balıkçılık yapmak
B) Çocuklara okuma dersleri vermek ve yazı yazmak
C) Demiryolu işçisi olmak
D) Köyü korumak

 

10) Zarife köyü neden terk eder?
A) Savaş yüzünden
B) Yedike’ye aşık olduğu için ve Abutalip’in ölüm haberi sonrası
C) Sabitcan’ın zorlamasıyla
D) Demiryolunun kapanmasıyla

 

11) Ana-Beyit mezarlığının kapanmasının nedeni nedir?
A) Savaş
B) Uzay üssü kurulması
C) Sel ve doğal afetler
D) Köy halkının itirazı


 

12) Yedike köyden ayrılırken ne yapmayı planlamaktadır?
A) Başka köye taşınmak
B) Demiryollarında çalışmak
C) Balıkçılık yapmak
D) Uzay üssüne gitmek

13) Yedike’nin Kazangap için vasiyeti nedir?
A) Ölürse Ana-Beyit mezarlığına gömülmesini ister
B) Ölürse Kazangap’ın yanına gömülmek ister
C) Vasiyeti yoktur
D) Mezarlığa gömülmek istemez

 

14) Savaş Yedike’nin hayatını nasıl etkiler?
A) Daha güçlü olmasını sağlar
B) Güç kaybı, aile kaybı ve geçim sıkıntısı getirir
C) Köyden uzaklaşmasına neden olur
D) B ve C doğru

 

15) Yedike ve Ukubala yolda günü birlik işler bulurken kim daha çok çalışmaktadır?
A) Yedike
B) Ukubala
C) Kazangap
D) Sabitcan

 

 Cevaplar: 

1.b 2.c 3.b 4.c 5.b 6.c 7.b 8.b 9.b 10.b 11.b 12.b 13.b 14.d 15.b

 

En Son Gezdiğiniz Yere Ait Gözlemlerinizi Anlatan Bir Gezi Yazısı Yazınız.

 

En Son Gezdiğiniz Yere Ait Gözlemlerinizi Anlatan Bir Gezi Yazısı Yazınız.


Karadeniz Yolculuğunda Yaşadığım Güzellikler

Geçtiğimiz günlerde Karadeniz Bölgesi’ne yaptığım gezi, unutamayacağım anılarla dolu bir yolculuk oldu. Trabzon, Rize, Samsun, Ordu, Karabük ve Bartın’ı kapsayan bu seyahatimde hem doğanın eşsiz güzelliklerini gördüm hem de farklı şehirlerin kültürünü yakından tanıma fırsatı buldum. Farklı şehirleri gezmek ve her birinin doğal ve tarihi zenginliklerini görmek beni çok mutlu etti.


Karadeniz yolculuğumun ilk durağı Trabzon oldu. Bu güzel şehir, yemyeşil doğası ve tarihi yapılarıyla beni çok etkiledi. Özellikle yüksek tepelerin arasına kurulmuş manzaralar insana huzur veriyordu. Sümela Manastırı ve Uzungöl, beni en çok etkileyen yerler arasındaydı.


Ardından Rize’ye geçtim. Rize’deki çay bahçeleri dikkatimi çekti; dağ yamaçlarına kurulmuş yemyeşil çay tarlaları adeta bir tablo gibiydi. Temiz hava ve hafif sisli dağ manzarası, Karadeniz’in kendine özgü güzelliğini yansıtıyordu. Rize tam bir yeşil cenneti gibiydi. Burada Kıble Camii’ni gezme fırsatım oldu. Caminin bulunduğu yere giderken yolların ne kadar tehlikeli olduğunu fark ettim; en ufak bir dikkatsizlik büyük kazalara yol açabilirdi. Kıble Camii ise tüm Rize’yi tepeden görebileceğiniz muhteşem bir yerdi.


Daha sonra Samsun’a geçtim. Samsun, hem tarihi hem de sahil şeridiyle oldukça güzel bir şehirdi. Sahilde yürüyüş yaparken denizin serin rüzgârı insanı ferahlatıyordu. Bandırma Vapuru’nu görmek ise harika duygular yaşamamı sağladı. Ordu’da Boztepe’ye çıkarak şehri izleme fırsatı buldum. Yukarıdan bakıldığında deniz ve yeşilin uyumu büyüleyiciydi. Karabük ve Bartın da gezimin önemli duraklarındandı. Karabük’te doğayla iç içe bir ortam dikkatimi çekerken, Bartın’da özellikle sahil kesimleri ve doğal güzellikler beni etkiledi. Sessiz ve sakin ortam insanı dinlendiren bir atmosfer sunuyordu.


Bu gezi boyunca Karadeniz insanının misafirperverliğini de yakından gözlemledim. Güler yüzlü ve samimi insanlarla karşılaşmak yolculuğumu daha da güzelleştirdi. Ayrıca yöresel lezzetleri tatma fırsatı buldum; özellikle Karadeniz pidesi ve taze çay oldukça lezzetliydi. Bir de Rize'de yediğim Lale Lokantası'ndaki kuru fasülye ve sütlacın tadı harika olmuştu. Fındığı, çayı, şekerli tatlıları harikaydı. Hele ki balıkları. Müthiş balıkları vardır. Her türlü balıktan doya doya yedim.


Sonuç olarak Karadeniz gezim hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim oldu. Doğanın her tonunu bir arada görmek, temiz havayı solumak ve farklı şehirleri tanımak bana büyük mutluluk verdi. Bu güzel yolculuğu uzun süre unutmayacağım. Çünkü yeşilin verdiği o güzel duygular asla unutulamaz. Havası, suyu ile her şeyi muhteşem olan Karadeniz çok güzeldi.

En Sevdiğim Mevsim İle İlgili Tanıtım Yazısı

 

En Sevdiğim Mevsim İle İlgili Tanıtım Yazısı

 

En sevdiğim mevsim yaz mevsimidir. Çünkü yaz geldiği zaman güneşli günlerin sayısı artar. Hava daha sıcak olur; üşümeyiz, hatta bazen sıcaktan serinleyecek bir yer ararız. Yine de kışın soğuk ve kasvetli günlerine rağmen en çok yazı severim. Yaz bana mutluluğu, özgürlüğü ve enerjiyi hatırlatır.

 

Yaz mevsimi yılın en sıcak mevsimidir. Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarını kapsar. Güneş ışınları yeryüzüne daha dik geldiği için hava sıcaklığı artar, günler uzar ve geceler kısalır. Sabah erken saatlerde doğan güneş, akşam geç vakitlere kadar gökyüzünde kalır. Bu uzun ve aydınlık günler insanın içini kıpır kıpır yapar. Hava genellikle sıcak ve güneşlidir. Deniz sezonu açılır, insanlar tatile gider. Kimi deniz kenarında serinler, kimi köyüne ya da memleketine giderek doğayla iç içe zaman geçirir. Meyve ve sebzeler bol olur; karpuz, kavun, kiraz ve çilek gibi yaz meyveleri sofralarımızı süsler. Okullar kapanır ve öğrenciler yaz tatiline girer. Tatil demek dinlenmek, eğlenmek ve bol bol oyun oynamak demektir.

 

Yaz mevsiminde dışarıda daha çok vakit geçirilir. Arkadaşlarımızla doya doya oynarız. Denize girilir, dondurma yenilir, pikniğe gidilir, seyahat edilir. Akşamları serin havada yürüyüş yapmak, gökyüzündeki yıldızları izlemek de yazın ayrı bir güzelliğidir. Yazın doğa en canlı hâlini alır. Ağaçlar yemyeşil olur, çiçekler rengârenk açar. Tarlalarda buğdaylar olgunlaşır, bahçelerde meyveler yetişir. Sıcak havalarda serinlemek için dondurma yemek ya da soğuk içecekler içmek ayrı bir keyif verir.

 

Sonuç olarak yaz mevsimi; sıcaklığı, canlılığı ve getirdiği mutlulukla insanların en çok sevdiği mevsimlerden biridir. Güneşin altında geçirilen her an güzel bir anıya dönüşür. İşte benim en sevdiğim yaz mevsiminin özellikleri bunlardır.