Küçük Prens Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları

 

Küçük Prens Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları


1) Yazarın savaş pilotu olması, eserin temasına nasıl yansımış olabilir?

Cevap: Yazarın pilot olması, hikâyenin çölde düşen bir pilotla başlamasına doğrudan yansımıştır. Savaşın ortasında yazılmış olması ise esere yalnızlık, sorgulama ve insanlığın anlam arayışı gibi temaları kazandırmıştır. Gökyüzü, yıldızlar ve uzak gezegenler, hem mesleki deneyimin hem de insanın dünyaya dışarıdan bakma isteğinin sembolüdür.

2) Pilot ile Küçük Prens’in karşılaşması sembolik olarak neyi ifade eder?

Cevap: Bu karşılaşma, yetişkin dünyası ile çocuk dünyasının buluşmasını simgeler. Pilot aklı ve mantığı; Küçük Prens ise hayal gücünü, saflığı ve kalbi temsil eder. İkisi arasındaki diyalog, insanın içindeki “çocuğu” yeniden keşfetmesini anlatır.

3) Küçük Prens’in ziyaret ettiği gezegenlerdeki karakterler hangi ortak özelliği taşır?

Cevap: Bu karakterlerin ortak özelliği, yetişkin dünyasının kusurlarını temsil etmeleridir. Her biri bir takıntıya sahiptir: güç, kibir, sahip olma hırsı, körü körüne görev anlayışı gibi. Bu durum, yetişkinlerin çoğu zaman anlamı unutup biçime odaklandığını gösterir.

 

4) B612 gezegenindeki gül neden diğer güllerden farklıdır?

Cevap: Gül, Küçük Prens için emek verdiği ve bağ kurduğu bir varlıktır. Onu özel yapan şey güzelliği değil, aralarındaki ilişkidir. Bu durum, sevginin sahip olmaktan değil sorumluluk almaktan doğduğunu gösterir.

5) Tilki’nin “evcilleştirmek” kavramıyla anlatmak istediği nedir?

Cevap: Evcilleştirmek, iki varlık arasında bağ kurmak anlamına gelir. Tilki, bağ kurmanın zaman ve emek istediğini; fakat bunun insana mutluluk ve anlam kattığını anlatır. Sevgi, sabır ve süreklilik gerektirir.

6) “Büyükler hiçbir şeyi kendi kendilerine anlayamazlar.” sözü hangi eleştiriyi içerir?

Cevap: Bu söz, yetişkinlerin hayal gücünü ve sezgisel anlayışını kaybetmiş olmasına yönelik bir eleştiridir. Büyükler genellikle sayılara ve somut verilere önem verirken, çocuklar özdeki anlamı görebilir.

 

7) Boa yılanının içindeki fili göremeyen yetişkinler neyi temsil eder?

Cevap: Bu durum, hayal gücü körelmiş bireyleri temsil eder. Yetişkinler resmi sadece bir şapka olarak görürken, çocuklar ayrıntıyı ve gizli anlamı fark eder. Bu da bakış açısının önemini vurgular.

8) Kitapta yıldızlar hangi anlamda kullanılmıştır?

Cevap: Yıldızlar umut, sevgi ve hatıraları temsil eder. Küçük Prens’in yıldızı, seven bir insan için gökyüzündeki tüm yıldızları anlamlı hâle getirir. Böylece yıldızlar kişisel anlam yüklenen sembollere dönüşür.

9) Eserde bilim insanı ve otorite figürleri üzerinden nasıl bir mesaj verilmektedir?

Cevap: Bilim insanı ve kral gibi figürler aracılığıyla, bilginin ve gücün amacından sapabileceği eleştirisi yapılır. Bilim, insanlık için yapılmadığında; otorite ise adalet yerine egoya dayandığında anlamını yitirir.

10) Küçük Prens’in gezegeninden ayrılması hangi gelişim sürecini simgeler?

Cevap: Bu ayrılık, büyüme ve öğrenme sürecini simgeler. İnsan, anlamı bulmak için bazen konfor alanından çıkmalı ve farklı deneyimler yaşamalıdır.

11) Kitabın farklı yaşlarda farklı anlamlar kazanmasının nedeni nedir?

Cevap: Eser çok katmanlıdır. Çocuklar hikâyeyi macera olarak okurken, yetişkinler alt metindeki felsefi ve toplumsal eleştirileri fark eder. Okuyucunun yaşam deneyimi arttıkça yorum derinleşir.

12) “Gerçeğin mayası gözle görünmez.” ifadesini açıklayınız.

Cevap: Bu ifade, asıl değerli olan şeylerin maddi değil manevi olduğunu anlatır. Sevgi, dostluk, sadakat gibi kavramlar gözle görülmez; ancak insan hayatının temelini oluşturur.

 13) Eserde savaş döneminde yazılmış olmasının izleri hangi temalarda görülür?

Cevap: Yalnızlık, insanlığın anlamsız çatışmaları, güç hırsı ve umutsuzluk gibi temalarda savaşın izleri görülür. Yazar, insanlığa daha sade ve sevgi dolu bir bakış açısı önermektedir.

 

14) Küçük Prens’in karakteri hangi insani değerleri temsil eder?

Cevap: Masumiyet, merak, dürüstlük, sevgi, sadakat ve sorgulama cesaretini temsil eder. O, insanın kaybetmemesi gereken çocuk yanıdır.

15) Eserin ana mesajını kendi cümlelerinizle ifade ediniz.

Cevap: İnsan hayatının anlamı sahip olmakta değil, bağ kurmakta ve sorumluluk almaktadır. Gerçek değerler gözle değil, kalple görülür.

16) Küçük Prens’in gezegeninden ayrılması bir kaçış mıdır yoksa bilinçli bir arayış mıdır? Gerekçelendiriniz.

Cevap:
Bu ayrılık bir kaçıştan çok bilinçli bir arayıştır. Küçük Prens, gülüyle yaşadığı duygusal karmaşayı anlamlandırmak için yola çıkar. Ayrılık, olgunlaşma sürecinin bir parçasıdır. Sevginin değerini uzaklaştığında fark eder.

 

17) Altı gezegendeki yetişkin tipleri tek tek mi eleştirilir, yoksa bütüncül bir sistem eleştirisi mi yapılır?

Cevap:
Eserde yalnızca bireyler değil, bir zihniyet eleştirilir. Kral, işadamı, sarhoş, kibirli adam gibi karakterler modern dünyanın güç, sahip olma, unutma ve gösteriş takıntısını temsil eder. Bu nedenle eleştiri bireysel değil, sistematiktir.

 18) Tilki ile karşılaşma, Küçük Prens’in düşünsel gelişiminde nasıl bir kırılma noktası oluşturur?

Cevap:
Tilki, “evcilleştirmek” kavramıyla Küçük Prens’e sorumluluk ve bağ kurmanın anlamını öğretir. Bu karşılaşma, onun gülünü yeniden değerlendirmesini sağlar. Böylece sevginin emekle anlam kazandığını öğrenir.

19) Yetişkinlerin boa yılanı çizimini “şapka” olarak görmesi hangi bilişsel farklılığı ortaya koyar?

Cevap:
Bu durum soyut düşünme ile kalıplaşmış düşünme arasındaki farkı gösterir. Çocuklar hayal gücüyle derin anlamları görebilirken, yetişkinler yalnızca görünen biçime odaklanır. Bu da zamanla kaybolan yaratıcılığa işaret eder.

 

20) Gül karakteri zayıf mıdır yoksa güçlü müdür? Metinden hareketle analiz ediniz.

Cevap:
Gül dışarıdan narin ve kaprisli görünür; ancak aslında sevme ve sevilme ihtiyacı olan bir varlıktır. Gücü, Küçük Prens üzerinde bıraktığı etkidedir. Onu özel kılan fiziksel özellikleri değil, aralarındaki bağdır.

21) Eserde çöl mekânının seçilmesi sizce tesadüf müdür? Sembolik anlamını açıklayınız.

Cevap:
Çöl yalnızlığı, arınmayı ve insanın özüyle yüzleşmesini simgeler. Hayatın karmaşasından uzak bir mekân olarak içsel keşfi mümkün kılar. Bu nedenle bilinçli bir sembolik tercihtir.

 

22) Küçük Prens’in Dünya’daki insan kalabalığı karşısındaki şaşkınlığı neyi gösterir?

Cevap:
İnsanların çok olmasına rağmen gerçek bağların az olduğunu gösterir. Fiziksel kalabalık, duygusal yalnızlığı gizleyemez.

 23) Yıldız metaforu bireysel mi yoksa evrensel mi bir anlam taşır?

Cevap:
Hem bireysel hem evrenseldir. Küçük Prens için yıldız, gülünü temsil eder; ancak okuyucu için sevdiği herhangi bir şeyi simgeleyebilir. Böylece metafor evrensel bir boyut kazanır.

 24) Kitapta “sahip olmak” ile “sorumluluk almak” arasındaki fark nasıl ortaya konur?

Cevap:
İşadamı yıldızlara sahip olduğunu iddia eder ama onlara dair hiçbir sorumluluğu yoktur. Küçük Prens ise yalnızca bir güle sahiptir; fakat onun bakımını üstlenmiştir. Eserde gerçek değer, sorumlulukla ölçülür.

 

25) Küçük Prens’in ölümü (ya da kayboluşu) bir son mu, dönüşüm mü olarak değerlendirilebilir?

Cevap:
Bu durum fiziksel bir son gibi görünse de sembolik bir dönüşümdür. Küçük Prens yıldızlara karışarak görünmez olur; fakat varlığı anlam düzeyinde devam eder. Bu, “özün” bedenden bağımsız olduğuna işaret eder.

 26) Eser neden hem çocuk kitabı hem de felsefi metin olarak değerlendirilebilir?

Cevap:
Anlatım dili sade ve masalsıdır; bu yönüyle çocuklara hitap eder. Ancak alt metninde varoluş, sevgi, sorumluluk, anlam arayışı gibi derin temalar bulunur. Bu çok katmanlı yapı eseri zamansız kılar.

Matilda Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları

 

Matilda Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları


1) Matilda kaç yaşında kendi kendine okumayı öğrenmiştir?

A) 3

B) 4

C) 5

D) 7

 

2)  Matilda’nın annesi kasabaya ne oynamaya gidiyordu?

A) Basketbol

B) Voleybol

C) Bingo

D) Satranç

 

3)  Matilda’nın anne ve babası ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğru değildir?

A) Ülkede tanınmış bilim insanlarıdır.

B) Evlat sevgisi içlerinde zerre kadar yoktur.

C) Sorumsuz ve duygusuz insanlardır.

D) Matilda’nın kitap okumasına karşı çıkan, cahil kimselerdir.

 

4) Matilda’nın babasının mesleği nedir?

A)Öğretmen

B) Doktor

C) Büyük otomobil komisyoncusu

D) Kuyumcu

 

5) Matilda babasına ilk dersini nasıl vermiştir?

A) Yemeğine şeker katmıştır.

B) Kıyafetine boya dökmüştür.

C) Cüzdanından kimliğini almıştır.

D) Şapkasına yapıştırıcı sürmüştür.


 

6) Hayalet planında Matilda aşağıdakilerden hangisini yapmıştır?

A) Evi karartmıştır.

B) Papağanı yemek odasına saklamıştır.

C) Eve gizlice bilgisayar koyup oradan tuhaf sesler çıkaran videolar açmıştır.

D) Balkonun ışıklarını kapatmıştır.

 

7)  Matilda’nın aile üyelerinden herhangi birine karşı kullandığı tek güç neydi?

A) Beyin gücü

B) Kas gücü

C) Azimli olma gücü

D) Sabırlı olma gücü

 

8) Matilda en çok hangi yazarın kitaplarını okumayı çok seviyormuş?

A)  Tolstoy

B) Mark Twain

C) Cengiz Aytmatov

D) Charles Dickens

 

9) Matilda hangi derste süper bir zekaya sahipti?

A) Yabancı dil

B) Matematik

C) Türkçe

D) Fen Bilgisi

 

10) Trunchbull’un hayatta tahammül edemediği şey nedir?

A) Karşısında ses çıkarak  yemek yenmesi

B) Örgülü saçlar

C) Sakız çiğnenmesi

D) Bağırarak gülmek

 

11)  Okulun başöğretmeni  nasıl biridir?

A) Sert ve acımasız

B) Bilgili ve araştırmacı

C) Empati kurabilen

D) Sorgulayıcı

 

12) Matilda nasıl bir özel güce sahiptir?

A) Zihinsel gücü ile gözleri ile bakarak eşyaları hareket ettirmek

B) Ağlayınca gözlerinden yaş yerine minik minik taşlar gelmesi

C) İstediği zaman görünmez olmak

D) İnsanların aklından geçenleri bilmek

 

13) Matilda özel gücünü daha iyi hale getirmek için ne yapmıştır?

A) Kitap okumamaya başlamıştır.

B) Voleybol oynamaya başlamıştır.

C) Özel gücü ile ilgili alıştırmalar yapmıştır.

D) Okula gitmemeye başlamıştır.

 

14)  Kocaman pastanın tamamını yemek zorunda kalan çocuk kimdir?

A) Matilda

B) Nigel

C) Wilfred

D) Bruce


 

15) Matilda’nın yapmadığı yaramazlığı (Sürahideki suyun içine kertenkele konulması)  Matilda yaptı diye çocuğa iftira atan kişi kimdir?

A) Öğretmen

B) Baş öğretmen

C) Annesi

D) Babası

 

16)  Bayan Honey’e en büyük kötülüğü yapan ve onun evinden ayrı yerde yaşanmasına neden olan kişi kimdir?

A) Halası

B) Babası

C) Annesi

D) Teyzesi

 

17) Başöğretmene en büyük cezayı vererek onun okuldan kaçmasına  neden olan ve tüm okulun rahat nefes almasını sağlayan kişi kimdir?

A) Bayan Honey

B) Matilda

C) Nigel

D) Bruce

 

18)  Matilda’nın ailesi nereye kaçmak için acele ediyormuş?

A) Almanya

B) Amerika

C) Yunanistan

D) İspanya

 

19)  Matilda kimin yanında kalmış ve ailesi ile birlikte gitmemiştir?

A) Öğretmeni

B) Arkadaşı

C) Komşusu

D) Okul hizmetlisi

 

20)  Matilda kitabının yazarı kimdir?

A) Charles Dickens

B) Jules Verne

C) Mark Twain

D) Roald Dahl


 

Cevaplar:

1.a  2.c  3.a  4.c  5.d   6.a  7.a  8.d  9.b  10.b  11.a  12.a  13.c  14.d  15.b  16.d  17.b  18.d  19.a  20.d

Bir Günlük Yaşantınızı Duygularınızı Da Katarak Anlatınız

 

Bir Günlük Yaşantınızı Duygularınızı Da Katarak Anlatınız


Her sabah yeni bir güne umutla uyanıyorum. Gözlerimi açtığım anda içimde tatlı bir heyecan oluyor çünkü beni bekleyen yeni bir gün var. Hazırlanıp okuluma gidiyorum. Okulda arkadaşlarımla vakit geçirmek beni çok mutlu ediyor. Onlarla gülmek, sohbet etmek ve birlikte eğlenmek günümü güzelleştiriyor.

 

Derslere girerken sorumluluk sahibi bir öğrenci olduğumu hissediyorum. Öğretmenim bir soru sorduğunda konuya dahil olup hemen cevap vermek beni hem mutlu ediyor hem de kendime olan güvenimi artırıyor. Ödevlerimi zamanında yapmaya özen gösteriyorum çünkü görevlerimi yerine getirmek bana huzur veriyor. Öğle arasında arkadaşlarımla paramızı birleştirip lahmacun, pide ya da dürüm alıyoruz. Birlikte yemek yemek ve o anları paylaşmak çok keyifli oluyor. O anlarda dostluğun değerini daha iyi anlıyorum.

 

Okul bitince eve dönüyorum. Üzerimi değiştirip biraz dinleniyorum. Günün yorgunluğunu atmak için kontrollü bir şekilde, yaklaşık bir saat bilgisayarda oyun oynuyorum. Bu, kafamı dağıtmama yardımcı oluyor. Sonra annem sofra kurarken ona yardım ediyorum. Aileme destek olmak beni mutlu ediyor. Babam memur olduğu için genellikle saat beş buçuk gibi eve geliyor. Akşam yemeğini hep birlikte yiyoruz. Ailece sofraya oturmak bana güven ve huzur veriyor. Yemekten sonra çay saatimiz oluyor. Daha sonra herkes kendi işine yöneliyor. Ben de ödevlerimi yapıyorum, kaynak kitaplarımdan sorular çözüyorum ve her gün mutlaka yaklaşık kırk beş dakika kitap okuyorum. Kitap okumak benim en büyük zevklerimden biridir; kendimi farklı dünyalarda hissederim.

 

Biraz televizyon izledikten sonra uyumaya gidiyorum. Günlerim genellikle okul ve ev arasında geçiyor. Bazen alışveriş merkezine gidiyor, bazen de piknik yapıyoruz. Günler böyle akıp giderken ben de büyüyor, gelişiyor ve olgunlaşıyorum. Her günüm sıradan gibi görünse de aslında küçük mutluluklarla dolu.

Bugünden İstiklal Savaşı Yıllarına Bakınca Neler Düşünüyorsun?

 

Bugünden İstiklal Savaşı Yıllarına Bakınca Neler Düşünüyorsun?


 Kurtuluş Savaşı yılları, Anadolu halkının yoksulluk, yokluk ve acılarla dolu büyük bir imtihan verdiği; fakat aynı zamanda millî birlik, beraberlik ve dayanışmanın en güçlü şekilde yaşandığı yıllardır. O dönem, vatanı, onuru ve bağımsızlığı için canını feda eden yiğitlerin; cepheye mermi taşıyan, evladını askere uğurlayan fedakâr kadınların kahramanlık destanıdır.


Bugünden o yıllara baktığımda içimde derin bir sızı hissediyorum. Çünkü geçmişte büyük bedeller ödeyerek kazanılan bu vatanın kıymetini bugün yeterince bilemediğimizi düşünüyorum. O günün insanı, açlıkla ve yoklukla mücadele ederken bile vatan sevgisinden vazgeçmemiştir. Yiyecek bulamayan, yarı aç yarı tok savaşan; ama yine de cepheden kaçmayı aklından geçirmeyen askerleri düşündükçe içim hüzünle doluyor.


O kahramanlar, biz özgür yaşayalım, bağımsız bir ülkede başımız dik yürüyelim diye canlarını feda ettiler. Fakat günümüzde bazen duyarsızlık, bencillik ve sorumsuzluk gibi davranışların arttığını görmek beni üzüyor. Değerlerimizden ve inançlarımızdan uzaklaştığımızı hissettiğimde, geçmişteki fedakârlıklarla bugünü kıyaslıyor ve derin bir muhasebe yapıyorum.


Bu vatan büyük bedellerle kazanıldı. Bu nedenle daha çalışkan, daha üretken ve daha bilinçli bireyler olmalıyız. Ülkemizi daha ileriye taşımak, onu gelişmiş ve güçlü bir devlet hâline getirmek bizim sorumluluğumuzdur. Geçmişi unutmadan, özümüzü ve değerlerimizi koruyarak geleceğe yürümeliyiz.


İstiklâl Savaşı sadece bir askerî zafer değildir; aynı zamanda bir milletin yeniden dirilişidir. O ruhu anlamak ve yaşatmak, geçmişe duyduğumuz saygının en güzel göstergesidir.