Bilginin Gücü

 

Bilginin Gücü


Bilgi, insanın öğrenme, araştırma, gözlem, deneyim ve düşünme yoluyla elde ettiği doğru ve anlamlı verilerin bütünüdür. İnsan, bu dünyada kendini geliştirmeli; merak ettiği konularda ve sorumluluğu olduğu alanlarda sürekli öğrenmeli, okumalı, araştırmalı, gözlem yapmalı ve fikir sahibi olmalıdır. Çünkü insan, bilgi sahibi olmadan gerçek anlamda fikir sahibi olamaz.


Kişi okudukça ve öğrendikçe zihni gelişir, olaylara bakış açısı genişler ve karşılaştığı durumları farklı yönleriyle değerlendirmeye başlar. Bilgi güçtür; çünkü insan, öğrendiği bilgileri yorumlayıp doğru şekilde kullandığında yalnızca kendisini geliştirmekle kalmaz, çevresine ve topluma da katkı sağlar. Okuyan, araştıran, sorgulayan ve öğrendiği bilgiyi doğru şekilde kullanabilen insanlar, yalnızca kendileri için değil, insanlık için de değer üretirler. Bilgi, paylaşıldıkça çoğalan ve insanları ileriye taşıyan en önemli güçlerden biridir.


Ancak bilginin gerçek bir güce dönüşmesi için yalnızca öğrenmek yeterli değildir. Öğrenilen bilgileri sorgulamak, yorumlamak ve gerektiğinde başkalarının yararına kullanmak da gerekir. Bilgisini paylaşan ve öğrendikleriyle çevresine fayda sağlayan insanlar, toplumun gelişmesine katkıda bulunurlar. İnsan, sahip olduğu bilgi ve yetenekler sayesinde dünyada önemli değişimlere öncülük edebilir.


Buna Aziz Sancar'ı örnek verebiliriz. Aziz Sancar, bilime olan ilgisi ve yıllarca yaptığı çalışmalar sayesinde DNA'nın onarılması konusunda önemli araştırmalar yapmış ve 2015 yılında Nobel Kimya Ödülü'ne layık görülmüştür. Onun başarısı, bilginin yalnızca öğrenmekten ibaret olmadığını; araştırmak, emek vermek ve elde edilen bilgiyi insanlığın yararına kullanmak olduğunu göstermektedir. Aziz Sancar'ın hayatı, “Bilgi güçtür.” sözünün somut bir örneğidir. Çünkü o, sahip olduğu bilgi ve birikimi bilimsel çalışmalarına aktararak hem bilime hem de insanlığa katkı sağlamıştır.


Bilginin gücü, ülkelerin gelişmesinde de önemli bir yere sahiptir. Gelişmiş ülkelerin bilim insanlarına, araştırmacılara ve yetenekli kişilere yatırım yapması bunun önemli örneklerinden biridir. Bu ülkeler, nitelikli insanların ülkelerinde kalması ve çalışmalarını sürdürebilmesi için eğitim, araştırma ve çalışma imkânları sunmaya çalışırlar. Böylece bilgili ve yetenekli insanların ortaya koyduğu yeni fikirler, bilimsel çalışmalar ve teknolojik gelişmeler ülkenin ilerlemesine katkı sağlar. Bu durum, bilgiye ve yetişmiş insan gücüne verilen değerin bir ülkenin geleceği açısından ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.


Sonuç olarak bilgi, insanı geliştiren ve güçlendiren en önemli değerlerden biridir. Bilgiye ulaşmak için okumalı, araştırmalı ve sorgulamalıyız. Aziz Sancar gibi başarılı insanların hayatı da bize, öğrenmenin ve bilgiyi doğru kullanmanın hem kendimize hem de insanlığa fayda sağlayacağını göstermektedir.

Umut

 

Umut


“Umut, fakirin ekmeğidir.” diye bir atasözü vardır. Çünkü insan umut ile hayata bağlanır, heyecanlanır, mutlu olur ve beklenti içine girer. Bunun için umut, yaşamın anlamıdır.


İnsan yaşamı boyunca çeşitli sıkıntılarla karşı karşıya kalır. Çok sevdiği bir yakınının kaybı, çok önem verdiği bir sınavın sonunda gelen başarısızlık, en güvendiği kişi tarafından güveninin zedelenmesi, sevdiklerinin arkasından işler çevirmesi vb. gibi istenmeyen olaylar yaşayabilir. Önemli olan, bu güçlüklerin üstesinden dirayetle gelebilmek ve yeniden umuda bağlanarak yaşamaya çalışmaktır. Çünkü hayata dair umudumuz yok olursa yaşam heyecanımız da kalmaz. Kişi kendi içine kapanır, insanlarla iletişimini azaltır ve yalnızlığının içinde psikolojik sorunlarla boğuşup gider. Buradaki yalnızlık, umutsuzluğun getirdiği yalnızlıktır. Yoksa insan zaman zaman yalnız kalmaya ihtiyaç duyar ve bu da kişi için gerekli bir şeydir.


Geleceğe dair bir sürü hayaller kurarız ve bunları umutla yaparız. Çünkü bir umuttur yaşamak. İyi bir meslek sahibi olmak için çalışır, yarınlara umutla bakabilmeyi ve kimseye muhtaç olmamayı dileriz. Kimi zaman aşılması güç yollar çıkar karşımıza, kimi zaman da birdenbire mucizeler gelir. İnsan olmak biraz da bu olsa gerek. İyi yanlarıyla, acı yanlarıyla dört elle umuda sarılabilmek ve her ne pahasına olursa olsun yaşamaktan vazgeçmemektir.

Çünkü insanın elinde her zaman bir umut vardır ve bazen küçücük bir umut bile yeniden ayağa kalkmak için yeterlidir.

Göğü Yere İndirelim Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları


Göğü Yere İndirelim Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları


1) Akrabaları Deniz’i ne diye çağırırlardı?

A) Yaramaz

B) Üstün zekalı

C) Sır küpü

D) Akıl küpü

 

2)  Deniz kaç yaşındadır?

A) 10

B) 8

C) 14

D) 12

 

3) Deniz zeki ama biraz da yaramaz çocuktur. Ailesi onun bugüne kadar bir dediğini iki etmediği için Deniz de bir zaman sonra şımarmaya başlamıştır ve okulda da  bunu göstermeye başlayınca ailesi deniz için nasıl bir yöntem bulmuşlardır?

A) Psikolojik danışmana götürmüşlerdir ve ondan destek almışlardır.

B) Deniz’e bir süre harçlık vermemişlerdir.

C) Deniz’i bir süre okula götürmemişlerdir.

D) Deniz, arkadaşları tarafından dışlanmaya başlamıştır.

 

4) Deniz kaç aylık bir eğitim süreci ile bir Afrika ülkesine gönderilmiştir?

A) 40 gün

B) 120 gün

C) 90 gün

D) 60 gün

 

5) Dil, insanların duygu, düşünce ve isteklerini birbirlerine aktarmalarını sağlayan önemli bir iletişim aracıdır. Dünyanın farklı bölgelerinde farklı diller konuşulsa da insanlar iletişim kurmak için dili kullanırlar.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi dilin evrenselliğini en iyi açıklamaktadır?

A) Her toplumun aynı dili konuşması

B) Dillerin zamanla değişmesi

C) Tüm insanların iletişim kurmak için bir dile ihtiyaç duyması

D) Bazı dillerin diğerlerinden daha kolay öğrenilmesi

 

6)  Kitapta anlatılanlara göre Afrika’daki en değerli et nedir?

A) Aslan eti

B) Koyun eti

C) Timsah eti

D) Yılan eti

 

7) Denizin gittiği Afrika ülkesinin adı nedir?

A) Kongo

B) Somali

C) Gana

D) Uganda

 

8)  Kitapta anlatılanlardan yola çıkılarak insanlara şaka yapmayı seven hayvan hangisidir?

A) Kedi

B) Köpek

C) Maymun

D) Papağan


 

9) Basalito Deniz’i  yaşadığı yere götürürken bir hayvan avlamıştır. Bu hayvanın adı nedir?

A) Antilop

B) Geyik

C) Boğa

D) Kaplan

 

10) Takas, insanların ihtiyaç duydukları mal veya hizmetleri, sahip oldukları başka mal veya hizmetlerle para kullanmadan değiştirmesidir.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi takasa örnektir?

A) Ayşe'nin marketten ekmek almak için para vermesi

B) Mehmet'in arkadaşına kitabını verip karşılığında kalem alması

C) Ali'nin internetten ayakkabı satın alması

 D) Zeynep'in kumbarasına para atması

 

11.Basalito kendi evlerini diğer ağaç evlerden ayırmak için hangi renk bir bayrak asmıştır?

A) Kırmızı

B) Beyaz

C) Mavi

D) Yeşil

 

12) Kabileyi tamamlayan en önemli sözcük nedir?

A) Paylaşma

B) Narsistlik

C) Egoistlik

D) Yalnızlık

 

13) Basitila’nın kabilesinin konuştuğu dil hangisidir?

A) Arapça

B) Hausa

C) Somalice

D) Bantuca

 

14)  Deniz, Türkiye'den Kongo'ya gitmiş ve bir kabilede iki ay kalmaya başlamıştır. Kabilenin öğretmeni, “Yeni gelen çocuk aramızda olma hakkını kendi kazanmalı ki biz kabile çocukları da ona saygı gösterelim.” demiştir. Deniz, kabilede kabul görmek için çeşitli zorluklarla karşılaşmış ve bu zorlukların üstesinden gelmeye çalışmıştır.

Buna göre Deniz'in kabilede saygı kazanabilmesi için aşağıdakilerden hangisini yapması beklenir?

A) Karşılaştığı zorluklardan kaçması

 B) Her konuda kabile çocuklarından yardım istemesi

C) Zorluklarla mücadele ederek çaba göstermesi ve kendini kanıtlaması

D) Kabile çocuklarıyla hiç iletişim kurmaması

 

15) Deniz’e kabiledekiler ne ismini vermiştir?

A) Yavrucak

B) Evlat

C) Ana kuzusu

D) Değişik



16) Deniz, Kongo'da geçirdiği süre boyunca kabile halkının doğaya büyük önem verdiğini, doğal kaynakları dikkatli kullandıklarını ve çevreyi korumaya çalıştıklarını gözlemlemiştir.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi kabile halkının doğaya verdiği önemi gösterir?

A) Doğal kaynakları bilinçsizce tüketmeleri

B) Çevreyi kirletmeleri

C) Doğal kaynakları koruyup doğayla uyum içinde yaşamaları

D) Hayvanlara ve bitkilere zarar vermeleri

 

17) “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; insan paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.” sözü, doğanın insanlar için ne kadar önemli olduğunu vurgulamaktadır.

Bu sözden çıkarılabilecek en doğru düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

A) İnsanlar sadece ekonomik kazançlarını düşünmelidir.

B) Doğal kaynaklar sınırsızdır ve istediğimiz gibi kullanılabilir.

 C) Doğa korunmalı ve doğal kaynaklar bilinçli kullanılmalıdır.

D) İnsanların doğaya ihtiyacı yoktur.

 

18) Kabilenin çocukları topunu neyden yaparmış?

A) Ağaç kabukları

B) Plastik

C) Bezlerden

D) Çamurdan


19) Deniz, Kongo'da kaldığı süre boyunca kabile halkının ormanlara büyük önem verdiğini ve ormanı yaşamlarının önemli bir parçası olarak gördüğünü gözlemlemiştir.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi kabile halkının ormanlara verdiği önemi en iyi açıklar?

A) Ormanları yalnızca gezmek için kullanmaları

B) Ormanları yaşamlarının bir parçası olarak görmeleri ve korumaları

C) Ormanların tamamen yok edilmesini istemeleri

D) Ormanlardan uzak durmaları


20) Kongo'da yaşayan kabile için ormanlar çok önemlidir. Ancak şehirde yaşayan bazı insanlar ağaçları keserek ormanları yok etmeye başlamış ve bu durum kabile halkının yaşamını olumsuz etkilemiştir. Yaşanan anlaşmazlıklar sonucunda kabile ile şehir halkı arasında savaş çıkmıştır.

Buna göre şehir halkının yaptığı aşağıdakilerden hangisine neden olmuştur?

A) Ormanların daha da zenginleşmesine

B) Kabile halkının yaşamının kolaylaşmasına

 C) Doğal çevrenin zarar görmesine ve kabile ile şehir halkı arasında çatışma çıkmasına

D) Kabile halkının şehir halkıyla daha iyi anlaşmasına

 

21) Deniz adlı çocuğun Kongo'da en sevdiği yemek ne olmuştur?

A) Saka saka

B) Libeka

C) Pondu

D) Makemba


22) Ormanları  yakıp yıkan kişilerin önemsediği  tek şey nedir?

A) Doğanın korunması

B) Çevre sevgisi

C) Para

D) Barış ve kardeşlik

 

23) Deniz, Kongo'da geçirdiği iki ay boyunca kabile halkından doğayla dost olmayı, ormanları evleri gibi görmeyi, paylaşmayı, yardımlaşmayı, dayanışmayı ve karşılaştığı güçlüklerle başa çıkmayı öğrenmiştir.

Buna göre Deniz'in Kongo'da kazandığı aşağıdaki değerlerden hangisi diğerlerinden farklıdır?

A) Yardımlaşma

 B) Paylaşma

 C) Dayanışma

D) Doğayı koruma

 

24) Deniz'in kaldığı kabilenin lideri Mobitu, şehir halkıyla yaşanan savaş sırasında hayatını kaybetmiştir. Deniz, kabile liderinin ölümüne çok üzülmüş ve “Acının dili olmaz.” sözünü düşünmüştür.

Buna göre “Acının dili olmaz.” sözüyle aşağıdakilerden hangisi anlatılmak istenmiştir?

A) İnsanların yalnızca kendi dillerini anlayabileceği

 B) Acı ve üzüntünün insanlar arasında ortak bir duygu olduğu

C) Farklı toplumların birbirleriyle iletişim kuramayacağı

D) Savaşların her zaman gerekli olduğu


25. Deniz, Kongo'da kaldığı süre boyunca farklı kültürlerden insanların sevgi, yardımlaşma ve dayanışma sayesinde birbirlerine yakınlaşabildiğini görmüştür.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi sevginin gücünü en iyi ifade eder?

A) İnsanların birbirlerinden uzaklaşmasını sağlaması

 B) İnsanlar arasındaki farklılıkları artırması

C) Farklı insanlar arasında dostluk, birlik ve dayanışma oluşturması

 D) İnsanların sorunlardan kaçmasına neden olması

 

26) Musa kimdir?

A) Deniz’in kabilede tanıştığı ve çok sevdiği arkadaşıdır.

B) Deniz’i kendisine rakip gören kişidir.

C) Kabilenin en yaramaz çocuğudur.

D) Kabilenin en zeki çocuğudur.


 

27) Mutluluk aşağıdakilerden hangisi olamaz?

A) Sevgi

B) Saygı

C) Paylaşma ve dayanışma

D) Ben merkezci düşünme

 

28) Basitilo, Deniz'e sürpriz yapmak için sopalardan ve ağaç kabuklarından büyük bir merdiven 28. yapmıştır. Deniz bu merdivene çıktığında gökyüzünü çok yakından görmüş ve çok mutlu olmuştur.

Buna göre Basitilo'nun yaptığı merdiven aşağıdakilerden hangisini göstermektedir?

A) Deniz'i korkutmak istediğini

 B) Deniz'i mutlu etmek ve ona güzel bir sürpriz yapmak istediğini

C) Ormanları yok etmek istediğini

D) Deniz'in kabileden ayrılmasını istediğini

 

29) Mariate Deniz’ e hediye olarak ne vermiştir?

A) Kolye

B) Saat

C) Bileklik

D) Top

 

30)  Mariate’nin Deniz’e hediye ettiği  eşyanın üzerinde ne yazıyordu?

A) Sevgi, gökyüzüdür.

B) Saygı, duyarlılıktır

C) Aşk, sonsuzdur.

D) Mutluluk, anı yakalamaktır.

 

31) Göğü Yere İndirelim kitabının yazarı kimdir?

A) Mavisel Yener

B) Gülten Dayıoğlu

C) Göknur Birincioğlu

D)  Özgür Balpınar


32) Kongo’da kullanılan para birimi nedir?

A) Kongo Lirası

B) Uganda Şilini

C) Cezayir Dinarı

D) Kongo Frangı

 

33) Gökkuşağı kabile için neyin simgesidir?

A) Yağmur sona ermesi

B) Savaşın

C) Kötü günlerin içinde umutla beklenen iyi günlerin

D) Yalanları ve samimiyetsizlikleri

 

34. Musa, Deniz'in ve kendisinin adını nereye yazmıştır?

A) Kardeşlik ağacına

B) Tahtana yapılmış bir oyuncağa

C) Bahçe duvarına

D) Okuduğu kitaba


35) Deniz'in değişim programından döndükten sonra, şenlik gününde herkesi şaşırtan davranışı nedir?

A) İnsanlara sevgi dolu ve nazik davranması.

B) Herkese hediyeler getirmesi.

C) Doğaya duyarsız olması

D) Daha bencil biri olmaya başlaması

 

36) Deniz’in kabilede kendini kanıtlamasını sağlayan olay aşağıdakilerden hangisidir?

A) Çocuklara okuduğu kitabı anlatması

B) Voleybolu çok güzel oynaması

C) Maçta başarılı bir oyun sergilemesi

D)  Aslan avlaması


37. Kabile insanlarının yıkanmak için kullandıkları ırmak aşağıdakilerden hangisidir?

A)Senegal Nehri

B) Volta Nehri

C) İturi Nehri

D) Benue Nehri


 

 Cevaplar:

1.d  2.d  3.a  4.d  5.c  6.c 7.a  8.c  9.a  10.b  11.b  12.a  13.d  14.c  15.b  16.c  17.c  18.a  19.b  20.c  21.a  22. c  23. d  24.b  25.c  26.a  27.d  28.b  29.a  30.a  31.d 32.d  33.c  34.a  35.a  36.c  37.c

Başarı ve Çalışmak

 

Başarı ve Çalışmak

 

Çalışmak ve ardından gelecek olan başarı, birbirinden ayrılmaz iki kavramdır. İnsan doğuştan çok zeki olabilir, ortalama bir zekâya sahip olabilir ya da öğrenme konusunda bazı zorluklar yaşayabilir. Ancak insanın kendisini geliştirmesinde yalnızca zekâ değil, eğitim, emek, sabır ve çalışma da büyük önem taşır. Başarıya giden yol çoğu zaman yetenekten önce düzenli çalışmakla başlar.

 

Mevlânâ'nın “Kader, gayrete âşıktır.” sözü de bana göre bu düşünceyi çok güzel anlatmaktadır. İnsan bir hedefe ulaşmak için ne kadar gayret gösterir ve pes etmeden çalışırsa, başarıya ulaşma ihtimali de o kadar artar. Elbette sadece çalışmak her zaman başarıyı garanti etmez. Doğru yöntemle çalışmak, eksiklerimizi fark etmek ve gerektiğinde kendimizi geliştirmek de önemlidir. Başarılı olabilmek için kişinin öncelikle disiplinli olması gerekir. Disiplin, her zaman istediğimiz şeyi yapmak değil, bazen istemediğimiz hâlde yapmamız gereken şeyi yapabilmektir. 


Örneğin akşam arkadaşlarımızla dışarı çıkıp gezmek, oyun oynamak veya telefonla vakit geçirmek yerine sınavımıza çalışmayı tercih ediyorsak burada disiplinli davranmış oluruz. Çünkü o anda eğlenmek yerine gelecekteki hedefimizi düşünmüş ve kısa süreli zevklerimizi ertelemiş oluruz. Örneğin bir öğrencinin matematikte zorlandığını düşünelim. Bu öğrenci “Ben matematik yapamıyorum.” diyerek çalışmayı bırakırsa kendisini geliştirmesi zorlaşır. Fakat her gün düzenli olarak soru çözer, anlamadığı konuları tekrar eder ve yanlışlarından ders çıkarırsa zaman içinde ilerleme kaydedebilir. Belki ilk başta istediği sonucu alamaz, ancak pes etmeden devam ettiği sürece eksiklerini azaltabilir. İşte başarı biraz da bu sabrın sonucudur.

 

Bence çalışmanın en önemli taraflarından biri de insana özgüven kazandırmasıdır. Bir insan emek verdiği bir konuda ilerleme kaydettiğini gördüğünde kendisine olan inancı artar. Daha önce yapamayacağını düşündüğü şeyleri zamanla yapabildiğini fark eder. Bu durum kişiyi başka hedefler belirlemeye ve kendisini daha fazla geliştirmeye teşvik eder. Başarı yalnızca yüksek not almak, çok para kazanmak veya herkes tarafından tanınmak değildir. Asıl başarı, insanın kendi kapasitesini geliştirmesi ve belirlediği hedeflere ulaşmak için elinden gelen çabayı göstermesidir. Bunun için sabırlı olmak, düzenli çalışmak, zamanı doğru kullanmak ve başarısız olduğumuzda yeniden denemek gerekir. 


Sonuç olarak başarı, bir anda ortaya çıkan bir sonuç değil, zaman içinde biriken emeklerin karşılığıdır. İnsan bazen yorulabilir, başarısız olabilir veya istediği sonucu hemen alamayabilir. Önemli olan bu durumlarda pes etmemektir. Çünkü başarıya ulaşan insanların çoğunun arkasında görünmeyen büyük bir emek, sabır ve disiplin vardır. Bu yüzden hedeflerimize ulaşmak istiyorsak hayaller kurmakla yetinmemeli, o hayaller için bugün çalışmaya başlamalıyız.