Bir Günlük Yaşantınızı Duygularınızı Da Katarak Anlatınız

 

Bir Günlük Yaşantınızı Duygularınızı Da Katarak Anlatınız


Her sabah yeni bir güne umutla uyanıyorum. Gözlerimi açtığım anda içimde tatlı bir heyecan oluyor çünkü beni bekleyen yeni bir gün var. Hazırlanıp okuluma gidiyorum. Okulda arkadaşlarımla vakit geçirmek beni çok mutlu ediyor. Onlarla gülmek, sohbet etmek ve birlikte eğlenmek günümü güzelleştiriyor.

 

Derslere girerken sorumluluk sahibi bir öğrenci olduğumu hissediyorum. Öğretmenim bir soru sorduğunda konuya dahil olup hemen cevap vermek beni hem mutlu ediyor hem de kendime olan güvenimi artırıyor. Ödevlerimi zamanında yapmaya özen gösteriyorum çünkü görevlerimi yerine getirmek bana huzur veriyor. Öğle arasında arkadaşlarımla paramızı birleştirip lahmacun, pide ya da dürüm alıyoruz. Birlikte yemek yemek ve o anları paylaşmak çok keyifli oluyor. O anlarda dostluğun değerini daha iyi anlıyorum.

 

Okul bitince eve dönüyorum. Üzerimi değiştirip biraz dinleniyorum. Günün yorgunluğunu atmak için kontrollü bir şekilde, yaklaşık bir saat bilgisayarda oyun oynuyorum. Bu, kafamı dağıtmama yardımcı oluyor. Sonra annem sofra kurarken ona yardım ediyorum. Aileme destek olmak beni mutlu ediyor. Babam memur olduğu için genellikle saat beş buçuk gibi eve geliyor. Akşam yemeğini hep birlikte yiyoruz. Ailece sofraya oturmak bana güven ve huzur veriyor. Yemekten sonra çay saatimiz oluyor. Daha sonra herkes kendi işine yöneliyor. Ben de ödevlerimi yapıyorum, kaynak kitaplarımdan sorular çözüyorum ve her gün mutlaka yaklaşık kırk beş dakika kitap okuyorum. Kitap okumak benim en büyük zevklerimden biridir; kendimi farklı dünyalarda hissederim.

 

Biraz televizyon izledikten sonra uyumaya gidiyorum. Günlerim genellikle okul ve ev arasında geçiyor. Bazen alışveriş merkezine gidiyor, bazen de piknik yapıyoruz. Günler böyle akıp giderken ben de büyüyor, gelişiyor ve olgunlaşıyorum. Her günüm sıradan gibi görünse de aslında küçük mutluluklarla dolu.

Bugünden İstiklal Savaşı Yıllarına Bakınca Neler Düşünüyorsun?

 

Bugünden İstiklal Savaşı Yıllarına Bakınca Neler Düşünüyorsun?


 Kurtuluş Savaşı yılları, Anadolu halkının yoksulluk, yokluk ve acılarla dolu büyük bir imtihan verdiği; fakat aynı zamanda millî birlik, beraberlik ve dayanışmanın en güçlü şekilde yaşandığı yıllardır. O dönem, vatanı, onuru ve bağımsızlığı için canını feda eden yiğitlerin; cepheye mermi taşıyan, evladını askere uğurlayan fedakâr kadınların kahramanlık destanıdır.


Bugünden o yıllara baktığımda içimde derin bir sızı hissediyorum. Çünkü geçmişte büyük bedeller ödeyerek kazanılan bu vatanın kıymetini bugün yeterince bilemediğimizi düşünüyorum. O günün insanı, açlıkla ve yoklukla mücadele ederken bile vatan sevgisinden vazgeçmemiştir. Yiyecek bulamayan, yarı aç yarı tok savaşan; ama yine de cepheden kaçmayı aklından geçirmeyen askerleri düşündükçe içim hüzünle doluyor.


O kahramanlar, biz özgür yaşayalım, bağımsız bir ülkede başımız dik yürüyelim diye canlarını feda ettiler. Fakat günümüzde bazen duyarsızlık, bencillik ve sorumsuzluk gibi davranışların arttığını görmek beni üzüyor. Değerlerimizden ve inançlarımızdan uzaklaştığımızı hissettiğimde, geçmişteki fedakârlıklarla bugünü kıyaslıyor ve derin bir muhasebe yapıyorum.


Bu vatan büyük bedellerle kazanıldı. Bu nedenle daha çalışkan, daha üretken ve daha bilinçli bireyler olmalıyız. Ülkemizi daha ileriye taşımak, onu gelişmiş ve güçlü bir devlet hâline getirmek bizim sorumluluğumuzdur. Geçmişi unutmadan, özümüzü ve değerlerimizi koruyarak geleceğe yürümeliyiz.


İstiklâl Savaşı sadece bir askerî zafer değildir; aynı zamanda bir milletin yeniden dirilişidir. O ruhu anlamak ve yaşatmak, geçmişe duyduğumuz saygının en güzel göstergesidir.

Nokta Kadar Menfaaat İçin Virgül Kadar Eğilme Atasözü İle İlgili Konuşma

 

Nokta Kadar Menfaaat İçin Virgül Kadar Eğilme  Atasözü İle İlgili Konuşma


İnsanlar küçük bir çıkar elde etmek için insanlık onuruna yakışmayacak biçimde başkaları önünde eğilip bükülmemeli, şerefiyle dik durmalıdır. Çünkü insan onuruna yakışan en güzel erdem doğru, dürüst olmaktır. Çıkarlar için kendini küçük duruma düşürmemektir. Bunun için atalarımız nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilme demiştir.

 

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

Nokta küçük bir şeydir. Menfaat kişisel çıkardır. Virgül eğik, dönük bir işarettir. Eğilmek;  boyun eğmek, taviz vermek, onurundan ödün vermektir. Yani burada “nokta” küçük çıkarı, “virgül” ise az da olsa eğilmeyi (taviz vermeyi) simgeler.
 Yani bize verilen mesaj;  Küçük hesaplar için kendini küçültme  denmek istenmiştir. İnsan karakterli olmalıdır. Dil duruşlu olmalıdır.  Küçük çıkarla uğruna bizi biz yapan, bizi önemli kılan değerlerimizden vazgeçmemeliyiz. Yani kendi benliğimize sahip çıkmalıyız, kendimize karşı saygılı olmalıyız ve omurgalı olmalıyız. Örneğin; Küçük çıkarla için birilerine yaranmaya çalışmamalıyız, Yağcılık etmemeliyiz. Asaletimizi korumalıyız ve sahip olduklarımızın kıymetini bilmeliyiz ve insanların gözündeki değerimizi küçültmemeliyiz. İnsan ufak menfaatler için eğildikçe kendine olan saygısını ve güvenini kaybetmeye başlar.

 

Küçük çıkarlar peşinde koşan kişide zamanla içten içe değersizlik hissi oluşmaya başlar. Başkalarına onay bağımlılığı başlar, devamlı başkalarını memnun etme peşinde koşarken kendini kaybeder ve kendi olmaktan çıkar. İşte tüm bunlardan dolayı insanlara karşı kişisel sınırlarımız olsun, tavrımız olsun ve kendi ayaklarımız üzerinde dik durmaya devam edelim. Konu hakkında anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Dev Şeftali Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları

 

Dev Şeftali Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları



1. James’in çocukluğu nasıl değişmiştir? Açıklayınız.

Cevap:
James dört yaşına kadar ailesiyle mutlu bir hayat sürerken anne ve babasının ölümüyle hayatı tamamen değişmiştir. Acımasız teyzelerinin yanında sevgi ve şefkatten yoksun, mutsuz bir çocukluk geçirmiştir.

 2. Sünger Teyze ve Diken Teyze karakterlerini karşılaştırınız.

Cevap:
Sünger Teyze kısa ve şişman; Diken Teyze uzun ve zayıftır. Fiziksel olarak farklı olsalar da ikisi de kaba, çıkarcı ve James’e kötü davranan karakterlerdir.

 3. Yaşlı adamın James’e verdiği sihirli şeylerin yere dökülmesi olay örgüsünü nasıl etkilemiştir?

Cevap:
James’in umutla aldığı sihirli şeylerin yere dökülmesi ilk başta şansını kaybettiğini düşündürür. Ancak bu olay dev şeftalinin oluşmasına sebep olur ve maceranın başlamasını sağlar.

 4. Dev şeftali James için neyi simgeler?

Cevap:
Dev şeftali özgürlüğü, umut ve yeni bir başlangıcı simgeler. James’in kötü hayatından kurtulup kendi macerasına atılmasını sağlar.


 

5. Şeftalinin içindeki böceklerin insan boyutunda olması neyi göstermektedir?

Cevap:
Bu durum küçük ve değersiz görülen varlıkların aslında önemli ve güçlü olabileceğini gösterir. Ayrıca farklılıkların bir araya geldiğinde dayanışma oluşturabileceğini vurgular.

 6. James’in köpekbalıklarından kurtulmak için geliştirdiği plan onun hangi özelliklerini ortaya koyar?

Cevap:
Bu plan James’in zekâsını, yaratıcılığını ve liderlik becerisini gösterir. Zor durumlarda çözüm üretebilen cesur bir karakter olduğunu kanıtlar.

 7. Bulut-Adamlarla karşılaşmaları hikâyeye nasıl bir katkı sağlar?

Cevap:
Bu bölüm macerayı daha fantastik ve heyecanlı hâle getirir. Aynı zamanda yolculuğun tehlikelerle dolu olduğunu gösterir.

 8. Teyzelerin şeftaliden para kazanmak istemesi hangi kişilik özelliklerini yansıtır?

Cevap:
Bu durum onların açgözlü ve çıkarcı olduklarını gösterir. James’in mutluluğu yerine kendi kazançlarını düşünürler.

 9. Romanın sonunda James’in hayatında ne gibi değişiklikler olmuştur?

Cevap:
James artık yalnız ve mutsuz bir çocuk değildir. Arkadaşlarıyla birlikte yeni bir hayata başlamış, sevgi ve dostluk içinde yaşamaya başlamıştır.

 10. Eserin ana fikrini yazınız.

Cevap:
Zorluklar karşısında umutlu olmak, dostluk ve dayanışma sayesinde engelleri aşmak mümkündür. Küçük görülen varlıklar ve insanlar büyük işler başarabilir.


 

11. James karakterinin gelişimini değerlendiriniz.

Cevap:
Başlangıçta korkak ve çaresiz olan James, macera boyunca cesur, özgüvenli ve çözüm üreten bir çocuğa dönüşür. Bu süreç onun olgunlaşmasını sağlar.

 12. Eserde dostluk temasının önemi nedir?

Cevap:
James ve böcekler arasındaki dostluk, onların hayatta kalmasını ve başarılı olmasını sağlar. Birlik ve dayanışma sayesinde tüm zorlukların üstesinden gelirler.