Savaşın Psikolojik ve Toplumsal Sonuçları Konulu Konuşma

 

Savaşın Psikolojik ve Toplumsal Sonuçları Konulu Konuşma

 

Savaş insanlığa hiç bir zaman barış getirmemiştir ve getirmeyecektir de . Çünkü savaşların soncunda olan hep masum çocuklara, yaşlılara olmuştur. Savaşın acımasız yönünden en çok onlar korkmuş, en çok onlar olumsuz yönde etkilenmiştir. Çünkü bir savaş olduğunda kendini savunmayacak olanlar çocuklar ve yaşlılardır. Savaş, insanın hem ruhunda hem de toplumların dokusunda derin yaralar açar. Geriye kalan sadece yıkılmış binalar, harap olmuş sokaklar değildir; savaşın en büyük tahribatı, insanların iç dünyasında ve ilişkilerinde yaşanır. Çocuklar gözlerindeki masumiyeti kaybeder, gençler umutlarını savaşın karanlığına bırakır, yaşlılar ise anılarını acıyla taşır. Bir toplumun ne kadar güçlü olduğuna bakılmaz; savaşın gölgesi düştüğünde herkes eşit biçimde kırılır. Çünkü savaş umudu söndürür, hayat sevincini yok eder.

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım

 

Savaşın psikolojik etkiler öyle derindir ki, savaş bitse bile ruhlardaki izler kalıcıdır. İnsanlar uykuya dalamaz, sevdiklerinin yüzlerini hatırlamakta zorlanır, geçmişin anıları hem teselli hem de işkence kaynağı olur. Travma, sessiz bir yankı gibi herkesin içinde çalar, kimi zaman sessiz çığlıklarla kimi zaman kelimelerle dışa vurulur. İnsanların güven duygusu sarsılır; komşuya, arkadaşına, hatta kendine karşı bile temkinli hale gelir. Çünkü savaş insanı allak bullak etmiş, hafızayı kaybetme derecesine kadar getirmiştir. İşte savaş böyle kötü bir felaket, böyle kötü bir yıkım ve böyle acı bir olaydır. Toplumsal etkiler de en az bireysel yıkım kadar ağırdır. Savaş, kurumları çökertebilir, ekonomiyi harap edebilir ve sosyal bağları paramparça edebilir. İnsanlar birbirine yabancılaşır, dayanışma yerini korku ve kuşkuya bırakır. Savaş, yalnızca ölüm değil, aynı zamanda yaşamı yaşanamaz kılan bir sessiz çığlıktır.

 

Ancak tüm bu karanlığın içinde, insanın hayata tutunma çabası da ortaya çıkar. Yardımlaşma, dayanışma ve sevgiyi yeniden inşa etme arzusu, savaşın yarattığı acıya karşı bir direniştir. Ne kadar derin olursa olsun, insan ruhu yeniden sevebilir, yeniden güvenebilir. Unutulmamalıdır ki, “Savaş, kazananı olmayan bir oyundur; geriye sadece acı ve yıkım kalır. ”Bu söz, savaşın hem birey hem toplum üzerinde bıraktığı kalıcı izleri bize hatırlatır. Savaşın psikolojik ve  toplumsal sonuçları hakkında konuşacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Yırtıcı Kuşlar Zamanı Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları


Yırtıcı Kuşlar Zamanı Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları



1) Başkomiser Nevzat’ın telefonu gecenin hangi saatinde çalar?
A) Sabah sekiz gibi
B) Öğle bir gibi
C) Gece yarısı
D) Akşam on gibi

2) Başkomiser Nevzat’ı gecenin bir yarısı arayan ve Ağva’daki iskeletin incelemesine giden kişi kimdir?
A) Zeynep
B) Ali
C) Sabri
D) Janti Cemal

3) Ali, Zeynep ile birlikte hangi olayın incelemesine gitmektedir?
A) Cinayet
B) Toprak kayması sonucu bulunan iskelet
C) Hırsızlık
D) Mafya çatışması

4) Nevzat Ağva’ya vardığında hava nasıldır?
A) Güneşli
B) Sisli
C) Feci yağmur
D) Karlı

5) Olay yerinde bulunan kafatasının dişlerinde ne bulunur?
A) Zehir
B) Mermi
C) Tohum
D) Altın


6) Maktul nasıl öldürülmüştür?
A) Arkadan vurularak
B) Zehirlenerek
C) Boğularak
D) Düşerek

7) Nevzat’ın karısı ve kızını kaybettiği olay hangi gece gerçekleşmiştir?
A) Tatilde
B) Ödül gecesi
C) Yağmurlu bir akşam
D) Düğün gecesi

8) Nevzat’ın yaşadığı ağır depresyon sırasında hangi tedaviyi görmüştür?
A) Hipnoz
B) Elektroşok
C) Bitkisel tedavi
D) Masaj terapisi

9) Nevzat’ın hafızasının silik olmasının sebebi nedir?
A) Trafik kazası
B) Depresyon ve elektroşok tedavisi
C) Uyuşturucu
D) Yaşlılık

10) Cesetten çıkarılan merminin hangi silaha ait olduğu anlaşılınca ekibin tepkisi ne olur?
A) Şok yaşarlar
B) Hemen teslim olurlar
C) Kutlama yaparlar
D) Görmezden gelirler

11) Maktulün kimliği tespit edildikten sonra Nevzat hangi geçmiş dosyaya bakar?
A) Hırsızlık dosyası
B) İntihar görünümlü bir cinayet dosyası
C) Mafya dosyası
D) Trafik kazası dosyası

12) Dosyaya konu olan kişilerin sınırdışı görev sonrası durumu nasıldır?
A) Fakirleşmişler
B) Zenginleşmişler
C) Hapiste
D) Yurtdışına kaçmışlar

13) Nevzat’ın lise arkadaşı ve şu an emniyet müdürü olan kişi kimdir?
A) Ali
B) Sabri
C) İlhami
D) Janti Cemal

14) Sabri’nin Nevzat’a karşı tavrı nasıldır?
A) Her şeyi kurala uygun yapmakta ısrarcı
B) Her şeyi görmezden gelir
C) Yardımcı ve destekleyici
D) Düşmanca

15) Eski emniyet müdürü İlhami’nin Nevzat ile ilişkisi nasıldır?
A) Düşman
B) Sevilen ve destek olan
C) Yalnızca tanıdık
D) Rakip


16) Janti Cemal ile Nevzat arasındaki ilişki nasıl tanımlanabilir?
A) Yalnız arkadaşlık
B) Kardeşlik denebilecek bir ilişki
C) Sadece iş ilişkisi
D) Tanışıklık yok

17) Evgenia ve küçük kızı kaçıran kişi Nevzat’ın ilk başta kim olduğunu düşünmüştür?
A) İlhami
B) Sabri
C) Amir Abi
D) Darko

18) Kaçırma olayında hangi karakter gerçekleri Nevzat’a anlatmıştır?
A)  İlhami
B) Sabri
C) Janti Cemal
D) Ali

19) Suikast ve kaçırma olaylarının sonunda kimler ölmüştür?
A) Nevzat ve Ali
B) Darko ve İlhami
C) Sabri ve Janti Cemal
D) Tüm ekip

20)  Kitabın sonlarına doğru Nevzat ve ailesine ne olmuştur?

A)  Nevzat ve sevdiği kadın birbirinden ayrılmıştır.
B) Evgenia ve Nevzat hayatını kaybetmiştir
C) Kimseye bir şey olmamış, sağ salim herkes birbirine kavuşmuştur.
D) Tehlike devam etmiştir.

 21) Yırtıcı Kuşlar Zamanı kitabının yazarı kimdir?

A) Peyami Safa

B) Yaşar Kemal

C) Ömer Zülfi Livaneli

D) Ahmet Ümit


22) Aşağıdakilerden hangisi kitapta geçen alıntılardan biri değildir?

A) “İhanetin en kötü yanı, sadık insanlara duyduğumuz güveni de yok etmesidir.”

B) “Bir kere sınırı aşan için artık sınır yoktur.”

C) İnsan zayıf bir mahluk Nevzat Bey. Korktuğu bir gerçekle yüzleşmek istemiyor.

D) İnsan, insanlar içinde, insana muhtaçtır.


Cevaplar:

1.c 2.b 3.b 4.c 5.b 6.a 7.b 8.b 9.b 10.a 11.b 12.b 13.b 14.a 15.b 16.b 17.b 18.a 19.b 20.a  21.d  22.d

Barış Ve Savaş Üzerine Özdeyişler

 

Barış Ve Savaş Üzerine  Özdeyişler


Savaşlar  insanlığa acı, kan ve gözyaşı getirmiştir. Savaştan en çok etkilenenler ise daima çocuklar olmuştur. Çünkü çocuklar savaşın en acımasız yönüne şahit olan  ve büyük şok yaşayan masum yavrulardır. Savaşlara dur denmelidir. Barıştan yana olunmalı, kimse zarar görmemelidir. Barış ve savaş üzerine söylenmiş özdeyişler şunlardır:


“Barışı istiyorsan savaşa hazırlan.”  Vegetius

“Savaşın büyüklüğü, acının büyüklüğüyle ölçülür.”  Leo Tolstoy

“Savaş insan aklının başarısızlığıdır.”  Papa II. Jean Paul

“Savaş, siyasetin başka araçlarla devamıdır.”  Carl von Clausewitz

“Hiçbir asker, savaşın nasıl bir şey olduğunu yaşamadan anlayamaz.” Dwight D. Eisenhower


“Savaş, yaşlıların konuşup gençlerin öldüğü bir felakettir.”  Herbert Hoover

“Gerçek kahraman, savaşı başlatan değil, bitirendir.” Douglas MacArthur

“Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır; milletin hayatı tehlikeye girmedikçe savaş bir cinayettir.” — Mustafa Kemal Atatürk

“Barış, savaşın yokluğundan daha fazlasıdır; adaletin varlığıdır.” Martin Luther King Jr.

“Savaşta ilk kaybedilen şey gerçektir.”  Aeschylus

“Savaş, insan doğasının bir parçası değil, insanın yaptığı bir hatadır.”  John Steinbeck

“Savaş kazananı olmayan bir oyundur.”  Arthur Neville Chamberlain


“Savaşın amacı barıştır.”  Aristoteles

“Barış için çalışmak, savaşı kazanmaktan daha büyük bir zaferdir.”  George Marshall

“Yurtta sulh, cihanda sulh.”  Mustafa Kemal Atatürk

“Savaş, insanlığın en büyük trajedilerinden biridir.” Albert Einstein

Savaşın Çocuklar Üzerindeki Etkileri

 

Savaşın Çocuklar Üzerindeki Etkileri

 

Savaş dünyada en çok çocukları etkiler. Çünkü savaştan en çok korkan, hiçbir günahı olmayan masum çocuklardır. Çocuklar savaştan sadece psikolojik olarak etkilenmekle kalmaz, ne yazık ki bombalar altında hayatlarını da kaybedebilirler. Oysa savaşın zorunlu olmadığı sürece hiçbir gerekçesi olamaz. Çünkü savaşın insanlığa getirdiği şeyler; yıkım, acı, gözyaşı, kan, ayrılık ve zalimliktir. Savaşı yakından yaşayan çocuklar, başlarına gelenleri ilk başta kavrayamaz ve büyük bir paniğe kapılırlar. Gökyüzünden geçen uçakların korkunç sesleri, patlayan bombaların dehşet verici gürültüsü çocukların kalplerinde derin yaralar açar. Bu korku ve endişe onların ruhlarında uzun süre silinmeyen travmalar bırakır.

 

Savaş sırasında ve sonrasında çocuklar birçok zorlukla karşılaşırlar. Annesini, babasını, kardeşlerini ya da sevdiklerini kaybeden çocuklar bu acımasız dünyada kendilerini yapayalnız ve çaresiz hissederler. Savaşın karanlık yüzüne tanıklık eden bu masum çocuklar, zamanla insanlara olan güvenlerini de kaybedebilirler. Sürekli korku ve endişe içinde yaşamak zorunda kalırlar. Savaş; birçok çocuk kendi memleketini terk etmek zorunda kalır ve başka yerlere göç eder. Bu durum onların hayatında derin izler bırakır. Alıştıkları evlerinden, arkadaşlarından ve okullarından ayrılmak zorunda kalmaları onları daha da üzgün ve yalnız hissettirir. Savaş yüzünden çocuklar sağlıklı beslenme imkânı bulamaz, eğitimlerinden uzak kalır ve çocukluklarını gerektiği gibi yaşayamazlar.

 

Oysa her çocuğun güven içinde büyümeye, oyun oynamaya, eğitim almaya ve mutlu bir hayat yaşamaya hakkı vardır. Bu yüzden dünyada barışın hâkim olması, çocukların korku yerine umutla büyümesi için çok önemlidir. Çünkü çocukların gülüşü sustuğunda, aslında insanlığın da geleceği sessizleşir. Unutmayalım ki “Bir çocuğun gülüşü susuyorsa, savaş kazanılmış sayılmaz. Çünkü  bir çocuğun gözyaşı, savaşın en ağır bedelidir.