Uçan Anne Terliği Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları

 

Uçan Anne Terliği Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları


 

1) Tıknaz Hanım hangi işi çok seviyordu?

A) Saç kesimini yapmayı seviyordu.

B) Pasta yapmayı seviyordu.

C)  Elbise dikmeyi seviyordu.

D) Duvarları boyama işini seviyordu.

 

2) Tıknaz Hanımın çocukluk hayali neydi?

A) Bir pasta dükkanı açmak

B) Öğretmen olmak

C) Manken olmak

D) Diş hekimi olmak

 

3) Tıknaz hanım mesleğini kimden öğrenmişti?

A) Büyükannesi

B) Büyükbabası

C) Annesi

D) Eşi

 

4) Aşağıdakilerden hangisi Tıknaz Hanımın özelliklerinden biri değildir?

A) Bencildi.

B) Misafirperverdi.

C) Haksızlığa gelemezdi.

D) Güçlüydü.

 

5) Tıknaz Hanımın kedisinin adı nedir?

A) Maviş

B) Vahşi

C) Yaman

D) Kurnaz


 

6) Tıknaz Hanımın yaptığı pasta kaç katlıydı?

A) 19

B) 17

C) 24

D) 20

7)   Pastanın dağılmasına yol açan terliğin numarası kaçtır?

A) 41

B) 39

C) 38

D) 37

 

8) Tıknaz’ın oğlunun adı nedir?

A) Koşar

B) İmdat

C) Vah Vah

D) Dur

 

9) Aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?

A) Ailece terliğin sahibini bulmak için çıkılacak olan yolda Tıknaz2ın çocuğunun görevi görevi terliğin sahibini bulmaktı.

B) Tıknaz liderdi.

C) Vecihi ulaşımdan sorumluydu

D) Kedi de Tıknaz’a öncü olacaktı.

 

10) Aşağıdakilerden hangisi Şaşkın Kardeşlerden biri değildir?

A) Helva

B) Lokum

C) Leyla

D) Süheyla

 

11)  Terlik kiminmiş?

A) Vecihi’nin iş arkadaşının

B) İmdat’ın kuzeninin

C) Sirkenaz’ın

D) Tıknaz’ın komşusunun


 

12) Şaşkın Kardeşlerin köpeğinin adı nedir?

A) Cengaver

B) Paskal

C) Vahşi

D) Bitirim

 

13) Terlik nerededir?

A) Yapılan pastanın içinde gitmiştir.

B) Kediler terliği göle atmıştır.

C) Tıknaz terliği yakmıştır.

D) Süheyla terliği nereye koyduğunu unutmuştur.

 

14) Kitabın ana teması veya alt başlığında vurgulanan ana fikir aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yalnızlık ve korku
B) Nerede birlik orada dirlik
C) Uzay ve macera
D) Bilimsel keşifler

 

15) Aşağıdakilerden hangisi kitapta yer alan duygulardan biri değildir?

A) Paylaşma ve dayanışma

B) Merak

C) Zorbalık

D) Arkadaşlık

 

16) Soru 1: Uçan Anne Terliği kitabının yazarı kimdir?
A) Şermin Yaşar
B) Anıl Basılı
C) Behiç Ak
D) Sevim Ak

 

 

 Cevaplar:

1.b  2.a  3.b  4.a  5.d  6.d  7.c  8.b  9.d  10.b  11.c  12.d  13.a  14.b  15.c  16.b

Müdürün Uçan Peruğu Kitabı ile İlgili Test Soruları ve Cevapları

 

Müdürün Uçan Peruğu Kitabı ile İlgili Test Soruları ve Cevapları


1) Mikrofon gördüğünde çölde su bulmuş gibi gözleri parlayan kişi kimdir?

A) Okulun hizmetlisi
B) Okul müdürü
C) Matematik öğretmeni
D) Türkçe öğretmeni

2) Aşağıdakilerden hangisi Münir Bey’in özelliklerinden biri değildir?

A) Çocukları sürekli azarlar ve çocuklardan nefret ederdi.
B) Güçlü bir hafızası vardı.
C) Konuşmayı ve öğüt vermeyi çok severdi.
D) Öğrencilerini seslerinden ayırt edecek kadar iyi tanırdı.

3) Müdüre dilekçe yazarak odasından çıkması gerektiğini söyleyenler kimlerdir?

A) Veliler
B) Öğretmenler
C) Hizmetliler
D) Öğrenciler

4) Müdür, öğle aralarında ne yermiş?

A) Tavuk döner
B) Köfte
C) Patates kızartması
D) Tost


5) Müdür neden odasına girmiş ve çıkmamaya başlamış?

A) Müfettiş tarafından öğrencilerin gözü önünde azarlandığı için
B) Öğretmenler müdürle dalga geçtiği için
C) Öğrenciler saygısızlık yaptığı için
D) Peruğu konuşma sırasında havalanıp kaybolduğu için

6) Zeynep’in kurduğu grubun adı nedir?

A) SAK
B) TAK
C) ÇAT
D) PAT

7) Mahallenin kedisinin adı nedir?

A) Mırnav
B) Pamuk
C) Tekir
D) Maviş

8) Müdür panoya bakarken hangi söz dikkatini çekmiştir?

A) Yaşamın yıldızı sensin.
B) Özgürlük vazgeçilmezdir.
C) Ak akçe kara gün içindir.
D) İnsan, insana iyi gelmelidir.

9) Müdür kitap okurken aşağıdaki sözlerden hangisinden etkilenmiştir?

A) İyilik, iyidir.
B) Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
C) Gerçek güzellik, insanın olduğu gibi görünebilmesidir.
D) Yokuşta akmayan ter, inişte gözyaşı olur.


10) Müdürün peruğu nerede bulunmuştur?

A) Kuş yuvasında
B) Köpek kulübesinde
C) Okulun bahçesinde
D) Okulun çatısında


11) Müdürün peruğunda ne yazıyormuş?

A) Seni unutmayacağız.
B) Asla vazgeçme.
C) Seni her hâlinle seviyoruz.
D) Yatanın yüreğinde hakkı var.

12) Gerçek cesaret nedir?

A) Kendin olabilmektir.
B) Bir başkasına benzeyebilmektir.
C) Sürekli hayal kurmaktır.
D) Girişimci olmaktır.


13) İnsanlar müdür için aşağıdakilerden hangisini yapmamıştır?

A) Onu olduğu halde sevdiğini söylemişler.

B) Okuldaki işlere geri dönmelerini istemişler.

C) Onu özlemişler

D) Onu dışlamışlardır.


14)Müdürün Uçan Peruğu kitabının yazarı kimdir?

A) Şermin Yaşar

B) Anıl Basılı

C) Sevim Ak

D) Caner Sarıoğlu


 Cevaplar:

1.b  2.a  3.b  4.d  5.d  6.d  7.a  8.a  9.c  10.a  11.c  12.a  13.d  14.d

Hayallerimizi Gerçekleştirmek İçin Neler Yapmalıyız?

 

Hayallerimizi Gerçekleştirmek İçin Neler Yapmalıyız?


Hayal kurmak, o hayalin peşinden heyecanla ve azimle gitmek insanı mutlu eden bir durumdur. Çünkü insan, hayalleriyle bir bütündür. Hayallerimiz ve umutlarımız olmasa hayattan yeteri kadar doyum almazdık. Her insanın hayali kendine özgüdür. Örneğin bir öğretmenin hayali, çok nitelikli bir eğitimci olmak, öğrencilerine örnek olmak ve geleceğe aydın çocuklar yetiştirmek olabilir. Bir doktorun hayali, insanlara yardım eden başarılı bir sağlıkçı olmak olabilir. Bir çocuğun hayali ise derslerine iyi çalışıp takdir belgesi almak, bisiklete binmek veya arkadaşlarıyla güzel vakit geçirmek olabilir. Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Hayal kurmak güzeldir fakat önemli olan, bu hayalleri gerçekleştirmek için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmektir.


Hayallerimizi gerçekleştirmek için ilk olarak ne istediğimizi belirlemeliyiz. Yani bir amacımız, bu amaca ulaşmak için bir planımız, programımız ve disiplinimiz olmalıdır. Sabırla çalışmalı, karşılaştığımız zorluklarda hemen pes etmemeli, zamanı iyi kullanmalı ve kendimize inanmalıyız. Çünkü başarıya ulaşmak her zaman kolay değildir. Bazen başarısız olabilir veya hedefimize ulaşmak için uzun süre çalışmamız gerekebilir. Önemli olan, karşılaştığımız zorluklar karşısında yeniden ayağa kalkıp yolumuza devam etmektir.Bunun en önemli örneklerinden biri Mustafa Kemal Atatürk'tür. Mustafa Kemal, ülkesinin bağımsız ve çağdaş bir devlet olması için büyük bir mücadele vermiştir. 


 Hayal ile başlayan cumhuriyeti gerçeğe dönüştür büyük lider Mustafa Kemal Atatürk. Millî Mücadele yıllarında karşılaşılan zorluklara rağmen amaçlarından vazgeçmemiş, planlı ve kararlı bir şekilde çalışmalarını sürdürmüştür. Sonunda bağımsızlık mücadelesinin başarıya ulaşmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Daha sonra eğitim, hukuk, toplum ve ekonomi gibi birçok alanda yenilikler gerçekleştirilmiştir. Atatürk'ün hayatı bize, büyük hedeflere ulaşmak için yalnızca hayal kurmanın yeterli olmadığını; inanmanın, çalışmanın, planlı hareket etmenin ve zorluklar karşısında kararlı olmanın gerektiğini göstermektedir.


Sonuç olarak hayallerimizi gerçekleştirmek için öncelikle ulaşmak istediğimiz hedefi belirlemeli, ardından bu hedef için bir plan yapmalı ve düzenli çalışmalıyız. Sabırlı olmalı, başarısızlıklarımızdan ders çıkarmalı ve kendimize olan inancımızı kaybetmemeliyiz. Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatında olduğu gibi, büyük hedeflere ulaşmak emek ve kararlılık ister. Unutmamalıyız ki hayal etmek başlangıç, çalışmak ise hayallerimizi gerçeğe dönüştüren en önemli adımdır.

Doğal Çevrenin Korunması Konulu Mektup

 

Doğal Çevrenin Korunması Konulu Mektup


Sevgili arkadaşım Hatice Kübra,

Öğretmenimiz doğal çevrenin korunması ile ilgili bir arkadaşınıza mektup yazın deyince aklıma hemen sen geldin. Öncelikle nasılsın, iyi misin? Havalar nasıl oralarda? Yaşadığın şehir İstanbul çok kalabalık ve bir o kadar da güzeldir, değil mi?


İstanbul çok güzel bir şehir ama insanlar onu günden güne kirletiyor, doğal güzelliklerine ve çevresine zarar veriyorlar, değil mi? Oysa çevremizin korunması gerekir. Doğa, hepimizin içinde yaşadığı ortak bir yaşam alanıdır. Bu nedenle doğayı korumalı, ona zarar vermemeli ve gereksiz yere müdahale etmemeliyiz. Oysa İstanbul’da her yer bina olmaya başladı ve yeşil alanlar hızla yok olmaya devam ediyor, öyle değil mi?


Sadece İstanbul’da değil, çoğu şehrimizde ne yazık ki durum oldukça vahim. Daha fazla işletme ve yapı yapılması için ağaçlar kesiliyor. Daha çok para kazanmak amacıyla hava, su ve toprak kirletiliyor. Doğal yaşam alanları giderek yok ediliyor ve birçok canlı yaşam alanını kaybediyor. Bence insanlar doğadan sadece faydalanmayı değil, onu korumayı da öğrenmelidir. Çünkü doğaya verdiğimiz her zarar, aslında gelecekte kendi yaşamımızı da olumsuz etkileyebilir.


Nepal’de yaşanan olayı hatırlasana arkadaşım. Barajın taşması sonucu meydana gelen sel, çevrede büyük bir yıkıma neden olmuştu. Can ve mal kayıplarının yaşandığı bu olay beni gerçekten düşündürmüştü. Elbette böyle bir olayın yalnızca insanların doğaya verdiği zarardan kaynaklandığını söyleyemeyiz. Ancak doğanın dengesini bozduğumuzda sel, heyelan ve benzeri doğal olayların sonuçları daha ağır olabilir. Bana göre Nepal’de yaşananlar, doğanın gücünü ve çevreyi korumanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Biz doğaya ne kadar zarar verirsek, gelecekte bunun sonuçlarıyla karşılaşma ihtimalimiz de o kadar artar. Bu yüzden doğayı düşmanımız gibi değil, yaşamımızın bir parçası olarak görmeliyiz.


Sevgili Hatice Kübra,

Doğal çevrenin korunması için öncelikle çöplerimizi yerlere atmamalıyız. Geri dönüşüme önem vermeli, suyu ve elektriği gereksiz yere tüketmemeli ve bilinçli tüketiciler olmalıyız. Ağaçları korumalı, hayvanların yaşam alanlarına zarar vermemeli ve çevremizi temiz tutmalıyız. Unutmayalım ki doğayı korumak, aslında kendi geleceğimizi korumaktır. Hepimiz üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirirsek daha temiz ve yaşanabilir bir dünyada yaşayabiliriz.

Mektubuma son verirken herkese selam eder, seni gözlerinden öperim. En kısa zamanda senden de bir mektup bekliyorum.


Sevgilerimle,
Merve...