Kısa anı örnekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kısa anı örnekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Unutamadığınız Bir Anınızı Anlatınız

 

Unutamadığınız Bir Anınızı Anlatınız


Bu yıl, unutamadığım ve beni ve ailemi çok mutlu eden güzel bir olay yaşandı. Kardeşim dördüncü sınıftan beşinci sınıfa geçeceği için proje okullarının sınavlarına girecekti. Bunun için yılın başından beri düzenli olarak çalışıyor, öğretmenlerinin verdiği ödevleri zamanında yapıyor ve büyük bir emek harcıyordu. Nihayet sınav zamanı geldi. Kardeşim proje okullarının sınavlarına girdi. Sınavdan çıktıktan sonra nasıl geçtiğini sorduğumuzda, “İyi geçti ama sonucu bilmiyorum.” dedi. Biz de sonuçların açıklanmasını sabırsızlıkla beklemeye başladık. Akşama doğru sınavın cevapları internette paylaşılınca annemle birlikte kardeşimin cevaplarını kontrol etmeye başladık. Matematikte yalnızca bir yanlışı vardı. Türkçe sorularının hepsini doğru yapmıştı. Fen Bilgisinin de hepsi doğruydu. Sosyal bilgilerde de bir yanlışı vardı. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi sorularının tamamı doğruydu.

 

Bir anda annemle birbirimize sarılıp sevinçten çığlık atmaya başladık. Kardeşimize sadece iki yanlışının olduğunu söyledik. O da bunu duyunca havalara uçtu. Fakat bir şeyi kontrol etmeyi unutmuştuk: İngilizce! “İngilizce cevaplarına bakmayı unuttuk!” dediğimizde kardeşim bir anda çok heyecanlandı. Hemen İngilizce cevaplarını da kontrol ettik. Neyse ki İngilizce sorularının hepsini doğru yapmıştı. O anda evimizin içinde adeta bir şenlik başladı. Hepimiz çok sevindik. Kardeşim adına çok mutlu olmuştum çünkü bu başarıyı gerçekten hak etmişti. Yıl boyunca düzenli ve planlı bir şekilde çalışmış, emek vermiş ve hedefinden vazgeçmemişti. Akşam annem bizi de alarak alışveriş merkezine götürdü. Bize pizza ve dondurma ısmarladı. O gün hep birlikte güzel vakit geçirdik ve kardeşimin başarısını kutladık.

 

Bir süre sonra sınav sonuçları açıklandı. Kardeşim istediği okulu kazanmış ve istediği okula yerleşmişti. Üstelik  o proje okulu bu yıl daha seçici davranmıştı ve az öğrenci almıştı geçmiş yıllara nazaran. Kardeşim matematikten ikinci yanlışı yapsa kazanamayacakmış. Neyse ki kazandı çok şükür. Hepimiz çok ama çok mutlu olduk. Onun başarısıyla gurur duyduk. Bu olay benim için unutulmaz bir anı oldu. Çünkü o gün yalnızca kardeşimin başarılı olduğunu öğrenmedik; emek vermenin, düzenli çalışmanın ve sabırlı olmanın sonunda güzel sonuçlar getirebileceğini de bir kez daha gördük. Bu yüzden kardeşimin başarısını öğrendiğimiz o günü hayatım boyunca unutmayacağım.

Aile İçinde Yaşadığınız Bir Fedakarlığın Önemini Anı Türünde Yazınız.

 Aile İçinde Yaşadığınız Bir Fedakarlığın Önemini Anı Türünde Yazınız.


Sekiz çocuklu ailenin beşinci kızıyım.  Adım Nur. Biz beş kız kardeş, üç erkek olmak üzere sekiz kardeşiz. Yaşadığımız şehir Kayseri. Annem, babam ve babaannemle yaşıyoruz. Kalabalık ailede yaşamanın güzellikleri oluyor ama maddi ve manevi zorlukları daha çok oluyor. Canım babamın elma bahçesinden başka hiçbir geliri yok. Orada yıl boyu çalışıp yıllık kazancını alarak bize bakıyor. Ona borcumuzu hiçbir zaman ödeyemeyiz. Canım annem ise sabahları erkenden kalkıp evi temizler, bizi okula gönderir ve sabahtan akşama kadar arı gibi çalışır durur. Kolay değil 8 çocuk dünyaya getirip onları topluma katmak elbet. Annem bir gün yine sabahın altısında kalkmıştı.


Dışarısı buz gibiydi o zamanlar. Annem kışın halı dokur ve o dokuduğu halıları satarak ufak da olsa aileye bir gelir sağlar. Yani halı dokuması için de yünlerin eğrilmesi gerekir. Bunun için de bir Perşembe sabahı erkenden kalkmış yünleri eğirmek için soğukta işe başlamıştı. Hava o kadar çok soğuktu ki annem yüzünü bile kapatmamış ve o anda ne olduysa olmuş annem yüz felci geçirmişti. Anneme baktığımda içim sızlıyor, kalbim acıyordu. Ağlamamaya çalıştım ama odama girince hıçkıra hıçkıra ağladım. Çünkü annemin yüzü hafiften felç olmuştu ve eski annem değildi sanki. Çocukları için, üç beş kuruş kazanıp aileye katkı sağlamak için yüzünden olmuştu. Gözünün biri küçülmüş, ağzı hafif kaymıştı. O gün ailece çok zor bir gün oldu. Benim fedakar anam hasta oldu ama yine de yılmadı. Umutsuz olmadı çalışmaya devam etti. Tedavisini gördü ama yüzü artık eskisi gibi olamayacaktı ne yazık ki.


Fedakar annem, koca yürekli annem hakkını hiçbir zaman ödeyemeyiz senin. Çok seviyoruz onu. Bugün bu olayın üzerinden tam on beş yıl geçmiş. Annem daha iyi ve maddi durumumuz da iyi. Hepimiz okuduk ve bir yerlere yerleştik. Anneme de ev ve araba aldık. Şimdi çok mutlu. Fedakarlığının karşılığını alıyor. Çünkü eşi ve evlatları onu çok ama çok seviyor. Bizim annemiz o bizim her şeyimiz. O kadar da olsun ama değil mi?