Masal Masal
İçinde- Empati Kurmaya Yönelik Sorular Ve Cevapları
1. Padişahın yerinde olsaydın, yaptığın iyiliklerle sürekli övündüğünü fark ettiğinde ne yapardın?
Padişahın yerinde olsaydım, iyiliklerimi başkalarına anlatmak yerine onları içtenlikle yapmaya çalışırdım. Çünkü bence gerçek iyilik, karşılığında övgü beklemeden yapılan iyiliktir. İnsanlara yardım etmenin en güzel yanı, onların mutlu olduğunu görmektir.
2. Vezirin yerinde olsaydın, çok sevdiğin arkadaşının yanlış davrandığını gördüğünde ne yapardın?
Onu kırmadan hatasını anlatmaya çalışırdım. Arkadaşımın yanlışlarını görmezden gelmenin ona iyilik olmadığını düşünürdüm. Gerçek dostluğun, yalnızca güzel sözler söylemek değil, gerektiğinde doğruyu da söylemek olduğuna inanırdım.
3. Kör adamın yerinde olsaydın, açgözlülüğün yüzünden kör olduğunda ne hissederdin?
Çok üzülür ve yaptığım hatadan dolayı pişmanlık duyardım. Daha fazlasını istemek uğruna sahip olduklarımın değerini bilmediğimi anlardım. Bu olaydan sonra hırslarımın beni yönetmesine izin vermemeye çalışırdım.
4. Kuyumcunun yerinde olsaydın, arkadaşlarının senin paranı harcarken seni yalnız bırakması karşısında ne hissederdin?
Kendimi kandırılmış ve yalnız hissederdim. Onlara güvenip bütün paramı harcadığım için üzülürdüm. Bu olaydan sonra insanlara güvenmeye devam etsem de arkadaşlarımı daha dikkatli seçer ve paramı bilinçli kullanırdım.
5. Demircinin yerinde olsaydın, yemeğini paylaşmadığın için büyük bir fırsatı kaçırdığında ne düşünürdün?
Çok pişman olurdum. Bir parça yemeği paylaşmadığım için karşıma çıkan fırsatı kaybetmenin ne kadar üzücü olduğunu anlardım. Bundan sonra elimdekileri başkalarıyla paylaşmaya ve küçük iyilikleri önemsemeye çalışırdım.
6. Müezzinin yerinde olsaydın, sevdiğin kişiye kavuşmak için sabretmen gerektiğinde ne yapardın?
Sabırlı olmaya çalışır ve verilen sözü tutardım. Çünkü bazen çok istediğimiz bir şeye hemen kavuşamayabiliriz. Sabırsız davranarak mutluluğumu kaybetmek yerine kendime hâkim olmanın önemini anlardım.
7. Şapkacının yerinde olsaydın, yıllarca esir kaldıktan sonra evine döndüğünde yaşadığın olaylar karşısında ne hissederdin?
Büyük bir hayal kırıklığı ve üzüntü yaşardım. Yıllarca aileme kavuşmanın hayalini kurduktan sonra böyle bir durumla karşılaşmak beni derinden yaralardı. Yine de olayları anlamadan karar vermemeye çalışırdım. Çünkü bazen yanlış anlamalar, geri dönüşü olmayan acılara neden olabilir.
8. Şapkacının karısının yerinde olsaydın, eşinin geri döndüğünü görüp yanlış bir sonuca varsaydığında ne yapardın?
Öncelikle onunla konuşup gerçekte ne olduğunu öğrenmeye çalışırdım. Korku ve üzüntüyle acele karar vermenin büyük sonuçları olabileceğini düşünürdüm. Sevdiklerimizle iletişim kurmanın ve onları dinlemenin ne kadar önemli olduğunu anlardım.
9. Kör adamın yerinde olsaydın, sana yardım eden kişinin hakkını vermeyip daha fazlasını istemeye devam eder miydin?
Hayır, istemezdim. Bana verilen şeyin değerini bilmeyi ve bana yardım eden kişiye karşı adil davranmayı seçerdim. Çünkü açgözlülüğün insanın elindekileri de kaybetmesine neden olabileceğini düşünürdüm.
10. Padişahın yerinde olsaydın, beş adamın hikâyelerini öğrendikten sonra nasıl bir karar verirdin?
Ben de padişah gibi bu adamlardan ders almaya çalışırdım. Onları sarayımda bulundurarak yaptıkları hataları ve bu hataların sonuçlarını unutmamak isterdim. Böylece daha adaletli, anlayışlı ve bilinçli bir yönetici olabilirdim.
11. Demircinin yerinde olsaydın, aç bir hayvanla karşılaştığında ne yapardın?
Ona yiyecek verip açlığını gidermeye çalışırdım. Çünkü elimde olan bir şeyi ihtiyacı olan biriyle paylaşmanın güzel bir davranış olduğunu düşünürdüm. Yardım etmek için her zaman büyük şeylere ihtiyaç olmadığını anlardım.
12. Müezzinin yerinde olsaydın, mutluluğa kavuşmak için sabretmen gereken kırk gün boyunca ne hissederdin?
İlk başta sabretmekte zorlanırdım ama verdiğim sözü tutmaya çalışırdım. İstediğim şeye hemen ulaşamasam bile sabrın ve iradenin önemli olduğunu anlardım. Bazen bir anlık sabırsızlığın, uzun zamandır beklediğimiz mutluluğu kaybetmemize neden olabileceğini düşünürdüm.
13. Kuyumcunun yerinde olsaydın, geçmişteki hatalarını düzeltmek için ne yapardın?
Öncelikle yaptığım hataları kabul eder ve onlardan ders çıkarırdım. Paramı gereksiz yere harcamaz, çalışmanın ve tasarruf etmenin değerini bilirdim. Başkalarının da aynı hatalara düşmemesi için deneyimlerimi onlarla paylaşırdım.
14. Vezirin yerinde olsaydın, padişahın kendisini övmesinden rahatsız olduğunda ona nasıl davranırdın?
Padişaha saygılı bir şekilde gerçekleri anlatırdım. Onu utandırmak yerine davranışlarının başkalarını nasıl etkilediğini anlamasına yardımcı olmaya çalışırdım. Çünkü bir insanın hatasını fark etmesi için bazen onu yargılamak değil, ona doğru yolu göstermek gerekir.
15. Kitaptaki beş adamın yaşadıklarından sonra sen kendi hayatında neyi değiştirmek isterdin?
Daha sabırlı, paylaşımcı ve anlayışlı biri olmak isterdim. Sahip olduklarımın değerini bilmeyi ve her zaman daha fazlasını istememeyi öğrenirdim. Ayrıca insanları dinlemeden yargılamamaya ve yaptığım hatalardan ders çıkarmaya dikkat ederdim.
Kitabın ana düşüncesiyle ilgili empati sorusu:
16. Sence padişah neden beş adamı sarayına çağırmak istemiştir? Sen onun yerinde olsaydın aynı şeyi yapar mıydın?
Bence padişah, bu adamların yaşadıklarından önemli dersler çıkarmış ve onların kendisine doğru yolu gösterebileceğini anlamıştır. Ben de onun yerinde olsaydım, hatalarımı bana dürüstçe gösterebilecek insanları yanımda tutmak isterdim. Çünkü insan yalnızca başkalarının övgülerini dinlerse hatalarını fark edemez. Bazen bizi eleştiren insanlar, gelişmemize en çok yardımcı olan kişilerdir.
0 Comments:
Yorum Gönder
Deneme