Bir Milletin
Yeniden Doğuşu, Umudu, Sevincidir Cumhuriyet
Bazı günler vardır ki takvim
yapraklarından silinse bile bir milletin kalbinden asla silinmez. Çünkü o
günler, milletin hafızasında derin izler bırakmış, onu millet yapan ortak
anılarla doludur. 29 Ekim 1923 de Türk milletinin kalbine altın harflerle
yazılmış; karanlıktan aydınlığa, umutsuzluktan umuda, tükenmişlikten yeniden
dirilişe uzanan bir yolun başlangıcıdır. Çünkü Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim
biçimi değil; bir milletin kendi geleceğini kendi elleriyle yazması,
özgürlüğüne sahip çıkması ve bağımsız yaşama kararlılığıdır. Cumhuriyet; halkın
egemenliği, özgürlüğü ve yaşama sevincidir. Bir zamanlar bu topraklarda özgürce
yaşamak için nice kahramanlar vatan için canlarını feda etti. Kahraman askerlerimiz, vatanın her
karışını korumak için cephelerde mücadele etti. Kimi elinde silahıyla düşmana
karşı durdu, kimi açlığa, soğuğa ve yokluğa rağmen umudunu kaybetmedi. Kahraman
kadınlarımız; sırtlarında cephane taşıyarak, yaralıları iyileştirerek ve
gerektiğinde cephede savaşarak Kurtuluş Savaşı'nın unutulmaz kahramanları
arasına adlarını yazdırdılar. Kara Fatma, Şerife Bacı, Nezahat Onbaşı, Çete
Ayşe, Asker Saime, Gördesli Makbule ve daha niceleri, vatan sevgisinin en güzel
örneklerini gösterdiler.
Henüz çocuk yaşta olan
kahramanlarımız bile vatan sevgisinin yaşla ölçülmediğini kanıtladılar. Küçük
Yusuf, Bozan, Niyazi Aykan ve daha nice çocuk kahramanımız, bağımsızlık
mücadelesine kendi güçleri ölçüsünde katkıda bulundu. Kimi haber taşıdı, kimi
askerlere yardım etti, kimi de hayallerini vatanının bağımsızlığı uğruna
erteledi. Vatan uğruna can veren, yaralanan ya da gazilik mertebesine ulaşan bu
kahramanlarımızın her biri, özgürlüğün ne kadar büyük fedakârlıklarla
kazanıldığını bizlere hatırlatır. Bu büyük mücadelenin yolunu
aydınlatan en önemli isimlerden biri, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, büyük
önder, vatansever komutan ve ileri görüşlü lider Mustafa Kemal Atatürk'tü. O,
milletine inandı ve milletinin de kendi gücüne inanmasını sağladı. Çünkü
biliyordu ki bir ülkenin gerçek gücü yalnızca ordusunda değil; halkının birlik
ve beraberliğinde, aklında ve yüreğindedir. Atatürk'ün önderliğinde kazanılan
bağımsızlık mücadelesi, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilanıyla taçlandı.
Böylece egemenliğin bir kişiye değil, kayıtsız şartsız millete ait olduğu bütün
dünyaya ilan edildi. Atatürk'ün şu sözü de Cumhuriyet'in anlamını açıkça ortaya
koymaktadır: “Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli
demektir.”
Peki, egemenlik ne demektir?
Egemenlik, bir milletin kendi geleceği hakkında söz sahibi olmasıdır. Halkın
iradesi, ülkenin yönetiminde milletin sesinin duyulması ve kararların millet
adına alınmasıdır. Özgürlük ise düşüncelerimizi korkmadan ifade edebilmek,
haklarımızı kullanabilmek ve geleceğimizi umutla kurabilmektir. Cumhuriyet,
bütün bu değerlerin bir araya geldiği büyük bir emanettir. Bu emaneti korumak
yalnızca geçmişte savaşan kahramanların değil, bugün yaşayan her birimizin
sorumluluğudur. Cumhuriyet'i korumak için artık
cephelerde savaşmamız gerekmiyor. Bugün bizim görevimiz; çalışmak, öğrenmek,
dürüst olmak, adaleti savunmak ve ülkemize faydalı insanlar olmaktır. Bir
öğrencinin kitap okuyarak kendini geliştirmesi, bir öğretmenin geleceği
aydınlatması, bir doktorun insan hayatını kurtarması ve bir gencin bilimin
peşinden gitmesi de Cumhuriyet'e hizmettir. Çünkü Cumhuriyet, yalnızca
geçmişimizin gururu değil, geleceğimizin de umududur.
Unutmayalım ki Cumhuriyet,
atalarımızdan kalan bir hatıradan çok daha fazlasıdır; gelecek nesillere
ulaştırmamız gereken değerli bir emanettir. Her 29 Ekim'de dalgalanan
bayrağımıza baktığımızda yalnızca kırmızı bir kumaş ve beyaz bir ay yıldız
görmeyelim. O bayrağın altında can veren kahraman askerlerimizi, fedakârlık
gösteren kadınlarımızı, umutlarını kaybetmeyen çocuklarımızı ve milletine
güvenen Mustafa Kemal Atatürk'ü hatırlayalım. Çünkü Cumhuriyet, bir milletin
yalnızca geçmişte kazandığı bir zafer değil, her gün yeniden yaşattığı bir
özgürlük sözüdür. Bizler bu sözü kalbimizde taşıdığımız sürece Cumhuriyet
yaşayacak; halkın iradesi, egemenlik ve özgürlük ışığı gelecek nesillerin
yolunu aydınlatmaya devam edecektir.
Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın
özgürlük! Yaşasın, kendi geleceğine sahip çıkan Türk milleti! Bilime olan sevdan bitmesin, ülkesini en iyi şekilde temsil et Türk Genci!