Limon
Kütüphanesi Kitabının Özeti
Calypso, kitap okumayı çok seven, hayal gücü geniş ve oldukça zeki bir kız çocuğudur. Annesini henüz küçük yaşta rahim kanseri nedeniyle kaybetmiştir. Annesi hayattayken resim yapmayı ve kitap okumayı çok severdi. Annesinin ölümünden sonra Calypso ve babası için hayat oldukça zorlaşmıştır. Babası eşinin kaybıyla baş etmekte güçlük çekmiş ve kendisini tamamen yazmaya vermiştir. İçsel gücün ve insanın kendi kendine yetebilmesinin önemine inanmaya başlamıştır. Ancak kızının da sevgiye, ilgiye ve şefkate ihtiyaç duyduğunu gözden kaçırmıştır.
Calypso'nun babası düzeltmenlik yapmaktadır ve aynı zamanda Limonların Tarihçesi adlı bir kitap yazmaya çalışmaktadır. Bu kitapta limonların geçmişinden üretimine, yemeklerde ve ilaçlarda kullanımına kadar pek çok konuya yer vermektedir. Babasının sürekli çalışması nedeniyle evdeki sorumlulukların çoğu Calypso'ya kalmıştır. Okuldan döndüğünde yemek hazırlamak ve ev işleriyle ilgilenmek zorunda kalan Calypso, yaşıtları gibi rahat bir çocukluk geçirememektedir. Kendisine arkadaş olarak kitapların kahramanlarını seçmiş, onların dünyasında teselli bulmuştur. En büyük hayali ise ileride yazar olmaktır.
Bir gün sınıflarına Mae adında yeni bir öğrenci gelir. Mae, neşeli, sıcakkanlı ve kitap okumayı seven bir kızdır. Başlangıçta insanlarla yakınlaşmak istemeyen Calypso, kelime eşleştirme etkinliğinde Mae ile yan yana oturunca onun da kelimeler konusunda kendisi kadar bilgili olduğunu fark eder. İkisi kitaplar hakkında konuşmaya başlar ve kısa sürede güzel bir arkadaşlık kurarlar. Birlikte hikâyeler yazıp eğlenirler. Öğretmenleri de çok sayıda ve zor kelime bildikleri için onlara mor renk kart verir.
Mae, bir gün Calypso'yu evine davet eder. Mae'nin ailesinin sıcak ve sevgi dolu davranışları Calypso'yu çok etkiler. Özellikle Mae'nin annesinin gösterdiği ilgi, Calypso'nun özlediği anne sevgisini yeniden hissetmesini sağlar. Bir akşam yemeğe de orada kalır. Çünkü kendi evine döndüğünde yine yemek hazırlamak ve sorumluluklarla uğraşmak istememektedir.Daha sonra Calypso da Mae'yi kendi evine davet eder. Ona annesinden kalan kitapları ve kütüphanesini göstermek ister. Ancak kütüphaneye girdiklerinde annesinin kitaplarının yerinde limonları görürler. Babası, annesinden kalan kitapları dışarıdaki kulübeye taşımış ve rafları limonlarla doldurmuştur. Bu durum Calypso'yu çok öfkelendirir ve üzer. Çünkü o kitaplar annesinden geriye kalan en değerli hatıralardır. Calypso için kitaplar yalnızca okunacak eserler değil, annesiyle arasındaki bağı yaşatan özel eşyalardır.
Calypso'nun yaşadığı bu üzüntü karşısında Mae annesini arar. Mae'nin annesi gelerek Calypso'yu evlerine götürür ve ailesine yardım edebilmek için sosyal hizmetlere başvurur. Ertesi gün sosyal hizmetlerden görevliler okula gelerek Calypso ve babasının durumuyla ilgilenir. Babasının yaşadığı psikolojik sorunların fark edilmesi üzerine destek alması sağlanır ve psikoloğa gitmeye başlar.
Bir süre sonra Calypso'nun babası iyileşmeye başlar. Ancak yazdığı kitabın dört kez reddedilmesi onu yeniden üzer ve depresyona girmesine neden olur. Buna rağmen Calypso babasının yeniden iyileşeceğine inanır. Ona yemekler hazırlar, yanında olmaya çalışır ve sevgisini gösterir. Babasının eskisi gibi olabilmesi için elinden gelen fedakârlığı yapar. Babasının ona on birinci yaş gününde aldığı yağlı boya seti de aralarındaki sevginin yeniden güçlenmesine katkı sağlayan güzel bir hediyedir.
Calypso ve Mae'nin arkadaşlığı zamanla daha da güçlenir. Mae'nin ailesi, Calypso ve babasına her konuda destek olur. Onlara sevginin, dostluğun ve yardımlaşmanın önemini gösterir. Böylece Calypso yalnız olmadığını anlar. Babası da yaşadığı acıları aşmaya ve kızına daha fazla ilgi göstermeye başlar. Sonunda ikisi de hayatlarında yeni ve güzel bir başlangıç yaparlar.