Okumak Neden Önemlidir?

 

Okumak Neden Önemlidir?


Okumak, insan zihninin gelişmesi ve ilerlemesi için, boş işlerle beynimizi meşgul etmemek için çok önemlidir. Çünkü insan okuduğu zaman bilgi sahibi olur. Bilgi sahibi olan kişi de zamanla fikir sahibi olmaya başlar ve o konu hakkındaki çıkarımlarını güzel bir şekilde ifade edebilir. Okumak kişinin ana dilini güzel ve etkin bir şekilde konuşmasını sağlar. Kişi toplum içinde kendini daha rahat bir şekilde ifade eder. Sadece bununla da kalmayıp hafızayı ve odaklanmayı geliştirir. Kişi daha dikkatli, daha bilgili ve kültür seviyesi daha yüksek bir insan hâline gelebilir.


Okumak, insanın hayaller kurmasına da yardımcı olur. İnsan okuduğu kitaplarda farklı hayatlarla, farklı insanlarla ve farklı düşüncelerle karşılaşır. Bu da kişinin hayal dünyasını geliştirir. Bazen okuduğumuz bir kitap bize daha önce hiç düşünmediğimiz bir şeyi düşündürebilir. Bu hayallerin gerçekleşmesi için kişi harekete geçer ve daha çok okumaya, öğrenmeye ve araştırmaya başlar. Böylece okumak, insanın kendisini geliştirmesi için bir başlangıç olabilir. Okumak aynı zamanda insanın olaylara tek bir açıdan bakmasını engeller. Farklı kitaplar okudukça farklı düşünceler öğrenir ve insanların olaylara neden farklı baktığını anlamaya başlarız. Bu da kişinin düşünce yapısını geliştirir. İnsan okudukça sadece bilgilerini artırmaz, aynı zamanda hayata karşı bakış açısını da değiştirebilir.Dev yazarların eserlerini okumak ise kişiye daha çok fayda sağlar. Bazen bir kitabı okurken sanki o yazarla konuşuyormuşuz, dertleşiyormuşuz gibi hissederiz. Yazarın düşüncelerini okudukça onun dünyasına biraz olsun girmiş oluruz. Bu da bizi hem mutlu eder hem de farklı düşünceler kazanmamızı sağlar. Hatta bazı kitaplar insanın hayatında uzun süre unutamayacağı izler bırakabilir.


İşte tüm bunlar için okumak çok ama çok önemlidir. Okumak sadece bilgi edinmek değildir. Aynı zamanda düşünmek, hayal kurmak, öğrenmek ve kendimizi geliştirmektir. İnsan okudukça kendisini daha iyi ifade etmeye ve dünyayı daha iyi anlamaya başlar. Bu yüzden okumayı hayatımızın bir parçası hâline getirmeli ve mümkün olduğunca düzenli kitap okumalıyız.

Bir İdam Mahkûmunun Son Günü Kitabının Özeti

 

Bir İdam Mahkûmunun Son Günü Kitabının Özeti


Victor Hugo'nun Bir İdam Mahkûmunun Son Günü adlı eseri, ölüm cezası verilmiş bir mahkûmun idam edilmeden önce yaşadığı korkuyu, düşüncelerini ve ailesine duyduğu özlemi anlatmaktadır. Kitapta sadece bir mahkûmun yaşadıkları anlatılmamakta, aynı zamanda ölüm cezasının insan açısından ne kadar ağır bir sonuç olduğu da gösterilmektedir. Hugo, eser boyunca okuyucunun kendisini mahkûmun yerine koymasını sağlamaya çalışmıştır. Victor Hugo'nun bu eseri yazmasında gerçek hayatta gördüğü bir idam olayının etkili olduğu söylenmektedir. Paris'te idamların gerçekleştirildiği Greve Meydanı'nda bir idama şahit olan Hugo, bu olaydan oldukça etkilenmiştir. Gördüğü manzara üzerine ölüm cezasını sorgulamaya başlamış ve insanların idam karşısındaki duyarsızlığını eleştirmek amacıyla bu eseri yazmıştır. Kitabın ön sözünde Hugo, ölüm cezasına karşı düşüncelerini açıkça ortaya koyar. Ona göre bir insanın idam edilmesi sadece o insanın hayatının sona ermesi değildir. Ölen kişinin ailesi, özellikle de çocukları ve yakınları da bu olaydan büyük zarar görür. Bu nedenle idamın sadece bireysel bir ceza olarak değerlendirilmemesi gerektiğini düşünür. Hugo ayrıca suç işleyen kişilerin yalnızca cezalandırılmaları yerine, onların düzelmelerini ve topluma yeniden kazandırılmalarını sağlayacak yolların aranması gerektiğini savunur.


Hikâyenin başında genç bir adamın mahkemede yargılandığını görürüz. İşlediği suç nedeniyle ölüm cezasına çarptırılır. İdamının birkaç hafta sonra gerçekleştirileceği kendisine bildirilir. Mahkûm daha önce kürek cezasını çok ağır ve aşağılayıcı bir ceza olarak görürken, ölüm cezasını aldıktan sonra düşünceleri değişir. Artık kürek cezası bile ona yaşama şansı verecek bir seçenek gibi gelmektedir. Fakat karar verilmiştir ve geri dönüşü yoktur. Mahkûm hapishanede geçirdiği süre boyunca sürekli ölümü düşünür. Önceden önemsemediği birçok şey artık onun için çok değerlidir. Dışarıdaki güneş, temiz hava, özgürce dolaşabilmek ve sevdikleriyle birlikte olmak onun gözünde büyük bir anlam kazanır. Ölüm yaklaştıkça hayatın aslında ne kadar değerli olduğunu daha iyi anlamaya başlar. Mahkûmun aklına en çok ailesi gelir. Annesini, eşini ve özellikle küçük kızını düşünür. Kendisinden sonra onların ne yapacağını merak eder. Özellikle küçük kızının hiçbir şeyden habersiz olması onu çok üzer. Kızının babasından ayrılacak olması ve daha sonra onu hatırlayıp hatırlamayacağı düşüncesi mahkûmun acısını artırır. Böylece yazar, bir insanın idam edilmesinin ailesi üzerinde de büyük bir yıkım oluşturduğunu gösterir.


Mahkûmun bulunduğu hücre de onun psikolojisini olumsuz etkiler. Daha önce aynı yerde kalan mahkûmların duvarlara yazdıkları yazıları ve bıraktıkları izleri görür. Bu izler ona kendisinden önce burada bulunan insanların da aynı korkuyu yaşadığını hatırlatır. Hücre, zaman geçtikçe onun gözünde adeta ölüme açılan bir yer hâline gelir. Hapishanede bazı din adamları mahkûmu ziyaret eder. Onunla konuşarak günahlarını itiraf etmesini ve ölümden önce manevi olarak hazırlanmasını isterler. Fakat mahkûmun zihni artık tamamen yaklaşan idamla meşguldür. Hapishanede kürek mahkûmlarının zincire vurulması gibi olayların insanların önünde adeta bir gösteri şeklinde yapılması da dikkatini çeker. Hugo burada insanların başkalarının çektiği acılara karşı nasıl duyarsızlaşabildiğini göstermektedir.


Mahkûm daha sonra idamın gerçekleştirileceği yere daha yakın olan başka bir hapishaneye götürülür. Ölüm yaklaştıkça çevresindeki insanlar ona farklı davranmaya başlar. Herkes onun birkaç saat veya birkaç gün içinde öleceğini bilmektedir. Mahkûm ise bütün bunların arasında ölümden kurtulmanın bir yolunu düşünmektedir. Ne kadar kendisini hazırlamaya çalışsa da yaşama isteği giderek daha güçlü hâle gelir.Kitabın en etkileyici bölümlerinden biri, mahkûmun küçük kızı Marie ile son kez karşılaşmasıdır. Kızı hapishaneye getirildiğinde mahkûm onu görünce çok duygulanır. Ona sarılmak ve sevgisini göstermek ister. Ancak küçük kız babasını tanımaz. Annesinden babasının öldüğünü öğrenmiştir. Bu durum mahkûmu çok derinden yaralar. Kızının babasını unutmaya başlaması, onun için idam kadar ağır bir acıdır. Marie'nin elinde babasının ölüm kararına ilişkin bir kâğıt da vardır. Küçük kız yazıları hecelemeye çalışırken ortaya çıkan durum mahkûm için oldukça üzücüdür. Kendi çocuğunun gözünde bile artık eski hâliyle var olmadığını fark eder. Bu olay, mahkûmun geride bırakacağı insanların da bu cezadan etkileneceğini açıkça gösterir.


Sonunda idam günü gelir. Mahkûm bir araba ile giyotin kurulmuş olan meydana götürülür. Yol boyunca insanların kalabalığı ve bağırışları arasında ilerler. Onun için geçen birkaç dakika bile çok uzun sürmektedir. Hatta arabacı ona genç olduğunu söylediğinde mahkûm buna tepki gösterir. Çünkü ölüm korkusu ve bekleyiş onu ruhen çok yıpratmıştır. İdam yerine geldiğinde mahkûmun korkusu iyice artar. Giyotin hazırlanırken artık ölümün çok yakında olduğunu hisseder. Daha önce ölümü kabullenmeye çalışmış olsa da son anda yaşama isteği ağır basar. Cellâtlardan biraz daha beklemelerini ve kendisine merhamet etmelerini ister. Kurtulma ihtimalinin çok az olduğunu bilmesine rağmen yine de yaşamak için mücadele eder.


Eserin sonunda Hugo, okuyucuyu mahkûmun korkusuyla baş başa bırakır. Böylece ölüm cezasının sadece mahkûma verilen bir ceza olmadığını, onun ailesini ve çevresindeki insanları da etkilediğini düşündürür. Mahkûmun yaşadığı korku, yalnızlık ve çaresizlik okuyucuya doğrudan hissettirilir. Bence kitabın en önemli tarafı, okuyucunun mahkûmu sadece suç işlemiş bir kişi olarak görmesini engellemesidir. Hugo, onun korkularını, ailesine olan sevgisini ve yaşama isteğini anlatarak onun da diğer insanlar gibi duyguları olan bir insan olduğunu göstermektedir. Bu nedenle eser, ölüm cezasının sadece hukuki yönünü değil, insan üzerindeki psikolojik ve toplumsal etkilerini de ele alan önemli bir kitaptır.

Bir İdam Mahkûmunun Son Günü Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları

 

Bir İdam Mahkûmunun Son Günü Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları


1) Victor Hugo’nun eseri kaleme almasındaki temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hapishane yaşamını eğlenceli biçimde anlatmak
B) Fransız hukuk sistemini tanıtmak
C) İdam cezasının birey ve toplum üzerindeki yıkıcı sonuçlarını sorgulatmak
D) Suçun nedenlerini bilimsel olarak açıklamak
E) Fransız Devrimi’ni anlatmak


2) Mahkûmun duruşma öncesinde kürek cezasını aşağılayıcı bulurken ölüm cezasından sonra kürek cezasını tercih edilir görmesi neyi gösterir?
A) Mahkûmun tutarsız olduğunu
B) Ölüm korkusunun insanın değer yargılarını değiştirebildiğini
C) Kürek cezasının daha ağır olduğunu
D) Avukatına güvenmediğini
E) Suçunu kabul etmediğini


3) Mahkûmun annesini, eşini ve özellikle küçük kızını düşünmesi hangi düşünceyi destekler?
A) İdam yalnızca suçluyu etkiler.
B) Aile hukuki süreçten bağımsızdır.
C) İdam, mahkûmun çevresindeki insanları da etkileyen toplumsal bir sonuçtur.
D) Aile bağları ölüm korkusunu ortadan kaldırır.
E) Çocuklar ölümü yetişkinlerden daha iyi anlar.


4) Mahkûmun küçük kızının onu tanımaması ve babasının öldüğünü söylemesi hangi sonucu doğurur?
A) Mahkûmun ölüm korkusu sona erer.
B) Mahkûm suçundan tamamen vazgeçer.
C) Ölümün ailesi üzerindeki gerçek sonuçlarını en ağır biçimde hisseder.
D) Avukatına güvenini kaybeder.
E) Hapishaneden kaçmaya karar verir.


5) Hücrede daha önce kalan mahkûmların duvarlara yazdığı yazı ve çizimler mahkûmu neden etkiler?
A) Sanata ilgisini artırdığı için
B) Geçmiş mahkûmların deneyimlerinin ölüm korkusunu somutlaştırdığı için
C) Mahkûmların birbirleriyle iletişim kurduğunu gösterdiği için
D) Hücreyi güzelleştirdiği için
E) Hapishanenin rahat olduğunu gösterdiği için


6) Mahkûmun geçmişini, ailesini ve ölümünü sürekli düşünmesi hangi anlatım özelliğini gösterir?
A) İç konuşma ve psikolojik çözümleme
B) Tarihsel anlatım
C) Mizahi anlatım
D) Destansı anlatım
E) Nesnel gözlem


7) Hugo’nun suçu bir "hastalık" gibi görmesi ve cezadan çok tedaviyi savunması hangi anlayışı yansıtır?
A) Suçluların tamamen serbest bırakılması
B) Cezalandırmadan çok iyileştirme ve topluma kazandırma anlayışı
C) Hukukun tamamen kaldırılması
D) Suçun sorumluluk gerektirmemesi
E) Mahkemelerin doktorlardan oluşması


8) Aşağıdakilerden hangisi eserdeki romantizm anlayışıyla doğrudan ilişkilendirilemez?
A) Bireysel duyguların ön plana çıkarılması
B) Ölüm korkusunun işlenmesi
C) Bireyin iç dünyasına önem verilmesi
D) Toplumsal adaletsizliklere duyarlılık
E) Olayların tamamen tarafsız ve duygudan arındırılmış aktarılması


9) Mahkûmun "herkes belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkûm değil mi?" düşüncesi neyi ifade eder?
A) Ölümün yalnızca suçlulara özgü olduğunu
B) İnsanların ölüm gerçeğini gündelik yaşamlarında unutarak yaşadığını
C) Özgürlüğün değersiz olduğunu
D) Hukukun ölüm üzerinde etkisi olmadığını
E) Mahkûmun artık yaşamak istemediğini


10) Mahkûmun yaşadıklarını yazmaya karar vermesinin temel nedeni nedir?
A) Ünlü olmak istemesi
B) Para kazanmak istemesi
C) Yaşadığı deneyimin başkalarına ders olabileceğini düşünmesi
D) Avukatına savunma hazırlaması
E) Kızına hatıra bırakması


11) Kürek mahkûmlarının zincirlenmesinin adeta bir "şenlik" gibi izlenmesi neyi eleştirir?
A) İnsanların başkalarının acılarını bir gösteriye dönüştürmesini
B) Hapishanedeki güvenlik eksikliğini
C) Mahkûmların çalıştırılmasını
D) Doktorların görev yapmasını
E) Din adamlarının mahkûmları ziyaret etmesini


12) Hapishane müdürünün ziyaretinden sonra mahkûmun "hiç umudu kalmadığı" için rahatlaması neyi gösterir?
A) Umudun her zaman insanı güçlü tuttuğunu
B) Belirsizliğin kesinleşmiş bir sonuçtan daha ağır olabileceğini
C) Mahkûmun ölmek istediğini
D) Müdürün onu affedeceğini
E) Ailesini unuttuğunu


13) Marie'nin babasını tanımaması ve babasının öldüğünü söylemesi hangi düşünceyi somutlaştırır?
A) Çocukların ebeveynlerinden kolayca uzaklaşmasını
B) İdamın yalnızca mahkûmun fiziksel yaşamını sona erdirmediğini
C) Mahkûmun ailesinin onu terk ettiğini
D) Çocukların ölümü anlayamadığını
E) Hapishanelerin çocuklar için tehlikeli olduğunu


14) Marie'nin elindeki ölüm kararını heceleyerek "karar" kelimesine ulaşması neden önemlidir?
A) Hukuki bir belgenin çocuk dünyasında bile ölümün sembolüne dönüşmesini gösterir.
B) Marie'nin okumayı yeni öğrendiğini gösterir.
C) Mahkûmun suçunu çocuğuna anlatır.
D) Kararın yanlış yazıldığını gösterir.
E) Çocuğun babasının suçunu bildiğini gösterir.


15) Yaşlı şoför mahkûma genç olduğunu söylediğinde mahkûmun kızmasının temel nedeni nedir?
A) Şoförün onu küçümsemesi
B) Yaşlı görünmek istememesi
C) Ölümü beklerken zamanın onun açısından çok daha ağır geçmesi
D) Şoförün yaşını yanlış tahmin etmesi
E) Fiziksel olarak hasta olması


16) Ölüm yaklaştıkça zamanın mahkûm açısından ağırlaşması neyi gösterir?
A) Fiziksel zaman ile psikolojik zamanın aynı algılanmadığını
B) Mahkûmun zamanı tamamen unuttuğunu
C) Hapishanede saatlerin çalışmadığını
D) Geçmişini hatırlamadığını
E) Ölümün zamanı ortadan kaldırdığını


17) Hugo’nun "cellât" figürünü eski toplum düzeninin dayanaklarından biri olarak göstermesi neyle ilişkilidir?
A) Geleneksel cezalandırma anlayışının sorgulanması
B) Cellâtların saygın kişiler olması
C) Krallığın güçlendirilmesi
D) Dinî kurumların desteklenmesi
E) Suçluların cezalandırılmasının savunulması


18) Mahkûmun psikolojik değişiminin doğru sıralanışı hangisidir?
A) Kayıtsızlık → sevinç → korku → umut
B) Umut → ölüm cezasıyla yüzleşme → korku ve kaygı → ailesini düşünme → son anda kurtulma umudu
C) Korku → suçu unutma → sevinç → özgürlük
D) Öfke → unutkanlık → mutluluk → pişmanlık
E) Umutsuzluk → özgürlük → kayıtsızlık → ölüm korkusunun sona ermesi


19) Mahkûmun son anda "Bir dakika daha bekleyin!" diye yalvarması hangi değişimi gösterir?
A) Ölümü tamamen kabullendiğini
B) Ölüm karşısında yaşama içgüdüsünün yeniden güçlendiğini
C) Suçunu itiraf etmekten vazgeçtiğini
D) Topluma öfkesinin arttığını
E) Ailesideki he rbireyin adını unuttuğunu


20) Eserin anlatıcısı ve anlatım biçimi hakkında hangisi doğrudur?
A) Her şeyi bilen üçüncü kişi anlatıcı vardır.
B) Mahkûmun iç dünyası dışarıdan aktarılır.
C) Mahkûmun yaşadıkları büyük ölçüde kendi düşünceleri ve iç konuşmalarıyla aktarılır.
D) Olayları avukatı anlatır.
E) Eser tamamen nesnel bir tarih anlatısıdır.


Cevaplar:

1-C | 2-B | 3-C | 4-C | 5-B | 6-A | 7-B | 8-E | 9-B | 10-C | 11-A | 12-B | 13-B | 14-A | 15-C | 16-A | 17-A | 18-B | 19-B | 20-C

 

Uçan Anne Terliği Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları

 

Uçan Anne Terliği Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları


 

1) Tıknaz Hanım hangi işi çok seviyordu?

A) Saç kesimini yapmayı seviyordu.

B) Pasta yapmayı seviyordu.

C)  Elbise dikmeyi seviyordu.

D) Duvarları boyama işini seviyordu.

 

2) Tıknaz Hanımın çocukluk hayali neydi?

A) Bir pasta dükkanı açmak

B) Öğretmen olmak

C) Manken olmak

D) Diş hekimi olmak

 

3) Tıknaz hanım mesleğini kimden öğrenmişti?

A) Büyükannesi

B) Büyükbabası

C) Annesi

D) Eşi

 

4) Aşağıdakilerden hangisi Tıknaz Hanımın özelliklerinden biri değildir?

A) Bencildi.

B) Misafirperverdi.

C) Haksızlığa gelemezdi.

D) Güçlüydü.

 

5) Tıknaz Hanımın kedisinin adı nedir?

A) Maviş

B) Vahşi

C) Yaman

D) Kurnaz


 

6) Tıknaz Hanımın yaptığı pasta kaç katlıydı?

A) 19

B) 17

C) 24

D) 20

7)   Pastanın dağılmasına yol açan terliğin numarası kaçtır?

A) 41

B) 39

C) 38

D) 37

 

8) Tıknaz’ın oğlunun adı nedir?

A) Koşar

B) İmdat

C) Vah Vah

D) Dur

 

9) Aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?

A) Ailece terliğin sahibini bulmak için çıkılacak olan yolda Tıknaz2ın çocuğunun görevi görevi terliğin sahibini bulmaktı.

B) Tıknaz liderdi.

C) Vecihi ulaşımdan sorumluydu

D) Kedi de Tıknaz’a öncü olacaktı.

 

10) Aşağıdakilerden hangisi Şaşkın Kardeşlerden biri değildir?

A) Helva

B) Lokum

C) Leyla

D) Süheyla

 

11)  Terlik kiminmiş?

A) Vecihi’nin iş arkadaşının

B) İmdat’ın kuzeninin

C) Sirkenaz’ın

D) Tıknaz’ın komşusunun


 

12) Şaşkın Kardeşlerin köpeğinin adı nedir?

A) Cengaver

B) Paskal

C) Vahşi

D) Bitirim

 

13) Terlik nerededir?

A) Yapılan pastanın içinde gitmiştir.

B) Kediler terliği göle atmıştır.

C) Tıknaz terliği yakmıştır.

D) Süheyla terliği nereye koyduğunu unutmuştur.

 

14) Kitabın ana teması veya alt başlığında vurgulanan ana fikir aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yalnızlık ve korku
B) Nerede birlik orada dirlik
C) Uzay ve macera
D) Bilimsel keşifler

 

15) Aşağıdakilerden hangisi kitapta yer alan duygulardan biri değildir?

A) Paylaşma ve dayanışma

B) Merak

C) Zorbalık

D) Arkadaşlık

 

16) Soru 1: Uçan Anne Terliği kitabının yazarı kimdir?
A) Şermin Yaşar
B) Anıl Basılı
C) Behiç Ak
D) Sevim Ak

 

 

 Cevaplar:

1.b  2.a  3.b  4.a  5.d  6.d  7.c  8.b  9.d  10.b  11.c  12.d  13.a  14.b  15.c  16.b