Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları

 

Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları


1) Romanın konusu nedir?

Cevap:
Roman, Halley kuyruklu yıldızının Dünya’ya çarpacağı söylentisi üzerine mahallede başlayan korku ve panik ortamını anlatır. Komşular arasında sürekli dedikodular vardır ve konuşmalar bir türlü sona ermez. Bu olay çevresinde İrfan Galip ile Feriha Davud arasındaki mektuplaşma ve gelişen aşk hikâyesi işlenir. Eser hem bir aşk hikâyesi hem de toplumsal eleştiridir.

2) Romanın ana düşüncesi nedir?

Cevap:
Toplumun bilimsel olayları yanlış anlayarak hurafelere kapılması ve korku ortamı oluşturması eleştirilir. Aynı zamanda insanın önyargıları, gururu ve aşk karşısındaki çelişkileri mizahi bir dille ortaya konur.

3) İrfan Galip nasıl bir karakterdir?

Cevap:
İrfan Galip gururlu, kendini bilgili ve aydın gören bir gençtir. Yazılarının yayımlanmamasına sinirlenir. Kadınlara karşı önyargılıdır. Ancak mektuplaştığı gizemli kadına zamanla bağlanır ve duygusal yönü ortaya çıkar. Çelişkili bir karakterdir.

 

 4) Feriha Davud nasıl bir karakterdir?

Cevap:
Feriha zeki, cesur ve özgüvenli bir kadındır. Geleneksel mahalle kadınlarından farklıdır. Erkeklerle fikir tartışmasına girebilir. İrfan Galip’i sınamak için mektuplaşma oyunu kurar. Yazarın ideal kadın tipini temsil eder.

5) Kuyruklu yıldız romanda neyi temsil eder?

Cevap:
Kuyruklu yıldız toplumdaki korkuyu, hurafeleri ve insanın ölüm karşısındaki paniğini temsil eder. Aynı zamanda olayların gelişmesini sağlayan bir araçtır.

 6) Romanda mahalle hayatı nasıl yansıtılmıştır?

Cevap:
Mahalle hayatı samimi ve gerçekçi biçimde anlatılmıştır. Dedikodular, komşuluk ilişkileri, bakkal, sütçü gibi günlük yaşam unsurları dönemin sosyal yapısını yansıtır.

7) İrfan Galip’in mektuplaşmaya bakışı zamanla nasıl değişir?

Cevap:
Başta kadınlara karşı olumsuz düşüncelere sahipken, gizemli mektup arkadaşıyla yazıştıkça ona bağlanır. Mektuplar gelmediğinde endişelenir ve saplantılı bir hâl alır. Duygusal yönü ağır basar.

8) Feriha’nın İrfan Galip’e oyun oynamasının amacı nedir?

Cevap:
Feriha, İrfan Galip’in kadınlara karşı önyargılı tutumunu kırmak ve onun sevgisinin samimi olup olmadığını anlamak ister. Bu nedenle kimliğini gizleyerek mektuplaşır.

 

 9) Romanın sonunda ne olur?

Cevap:
Yıldızın çarpacağı gün gelmesine rağmen hiçbir şey olmaz. Feriha, mektupları yazanın kendisi olduğunu açıklar. İkili sabaha kadar konuşur ve yıldızı unutur. Korkuların yersiz olduğu anlaşılır.

10) Eserin dil ve anlatım özellikleri nelerdir?

Cevap:
Eserde mizahi, akıcı ve yer yer eleştirel bir dil kullanılmıştır. Günlük konuşmalara ve mahalle ağzına yer verilmiştir. Toplumsal eleştiri mizah yoluyla yapılmıştır.

Bin Muhteşem Güneş Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları

 

Bin Muhteşem Güneş Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları


1)  Meryem’in annesinin adı nedir?

A) Fatma

B) Hacer

C) Leyla

D) Nana

 

2)  Meryem, babası tarafından kiminle evlendirilmiştir?

A) Zalmay

B) Celil

C) Tarık

D) Raşit

 

3)  Leyla, Raşit ile evlendiğinde kimden hamileydi?

A) Tarık

B) Ahmet

C) Celil

D) Zalmay

 

4) Leyla ve Tarık’ın çocuğunun adı nedir?

A) Özlem

B) Azize

C) Nurgül

D) Leyla


 

5)  Meryem’in Raşit’i öldürme nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Leyla’yı korumak için

B) Raşit’in tüm mirasına sahip olmak için

C) Leyla’yı evden kovmak için

D) Özgürlüğüne kavuşup Amerika’da yaşamak için

 

6) Kitap ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğru değildir?

A) Kadın dayanışması değerlidir.

B) Kadına değer verilmemektedir.

C) Zorbalık, korku ve acı vardır.

D) Kadınlara çok değer verilir ve kadınlar özgürdür.

 

7) Leyla’nın Raşit’ten olan evladının adı nedir?

A) Hasan

B) Ali

C) Mehmet

D) Zalmay

 

8) İşlediği cinayetten sonra idama mahkum edilen kişi kimdir?

A) Leyla

B) Nana

C) Meryem

D) Zalmay

 

9) Meryem hayatı boyunca neden kendini suçlu hissetmiştir?

A) Küçükken hırsızlık yaptığı için

B) Gayrimeşru bir  çocuk olarak dünyaya geldiği için

C) Annesinin ölümüne neden olduğu için

D) Babasına sürekli yalan söylediği için

 

10)  Leyla’nın Tarık’ın öldüğüne inanarak Raşit ile evlenmesi, aşağıdakilerden hangisini gösterir?


A) Aşkının zayıf olduğunu

B) Umutsuzluk ve çaresizlik içinde karar verdiğini

C) Raşit’i de çok dürüst ve ahlaklı bulması

D) Tarık’a aşırı sevgi duymamasını


 

11) Romanda savaşın etkisi en çok hangi unsur üzerinden hissettirilir?


A) Barınma

B) Sanayi

C) Ailelerin parçalanması ve çocukların zarar görmesi

D) Eğitim

 

12) Raşit karakteri aşağıdakilerden hangisini temsil eder?


A) Merhametli baba figürünü

B) Ataerkil ve baskıcı erkek egemen anlayışı

C) Modern Afgan toplumunu

D) Eğitimli ve bilinçli bireyi

 

13)  Azize ile Meryem arasındaki güçlü bağın temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?


A) Aynı evde büyümeleri

B) Kan bağı olmaları

C) Meryem’in kendi geçmişini Azize’de görmesi

D) Raşit’in onları sevmesi

 

14) Leyla’nın roman sonunda Afganistan’a geri dönmesi neyin göstergesidir?


A) Geçmişini unutamadığının

B) Raşit’i özlediğinin

C) Tarık’tan ayrılmak istediğinin

D) Zorla geri gönderildiğinin

 

15) Aşağıdakilerden hangisi kitapta geçen alıntılardan biri değildir?

A) Evlilik bekleyebilir, eğitim beklemez. Çünkü bir toplumun, kadınları eğitimsiz olduğu sürece başarıya ulaşma şansı yoktur..

B) Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz

C) Her acının sonunda, insanın kalbinde yeniden doğan bir umut vardır.

D) Sırrını rüzgâra fısıldarsan, ağaçlara söylediği için suçlayamazsın.


16) Bin Muhteşem Güneş kitabının yazarı kimdir?

A) Şermin Yaşar

B) Sin Eren

C) Hatice Kübra Tongar

D) Khaled Hosseini

 

 

 Cevaplar:

1.d  2.d  3.a  4.b  5.a  6.d  7.d  8.c  9.b  10.b  11.c  12.b  13.c  14.a  15.b  16.d

Sokrates’in Savunması Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları

 


Sokrates’in Savunması Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları


1) Soru:

Sokrates’in kendisini “at sineği”ne benzetmesinin anlamı nedir?

Cevap:
Sokrates, Atina halkını uyuşuk ve düşünmeden yaşayan bir ata benzetir. Kendini ise bu atı sürekli dürterek uyandıran bir at sineği olarak görür. Ona göre filozofun görevi toplumu rahatsız ederek düşündürmek ve bilinçlendirmektir.

 2) Soru:

“Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.” sözü ne anlama gelir?

Cevap:
Bu söz, Sokrates’in gerçek bilgeliğin insanın kendi cehaletini fark etmesi olduğunu savunduğunu gösterir. Ona göre bilge kişi her şeyi bildiğini iddia eden değil, bilmediğinin farkında olan kişidir.

 3) Soru:

Sokrates neden devlet adamlarını ve şairleri eleştirmiştir?

Cevap:
Çünkü onlar bilmedikleri halde bildiklerini sanmaktadır. Sokrates’e göre bu durum gerçek cehalettir. Bilgi sahibi olmadan bilgi dağıtmaya çalışmaları toplumu yanıltmaktadır.


 

4) Soru:

Sokrates hangi suçlamalarla yargılanmıştır?

Cevap:
Gençleri yoldan çıkarmak, devlete karşı kişiler yetiştirmek ve tanrı tanımazlıkla suçlanmıştır.

 5) Soru:

Sokrates Tanrı’ya inanmakta mıdır?

Cevap:
Evet. Sokrates tek ve üstün bir bilgelik kaynağı olan Tanrı’ya inandığını savunur. Ona göre tüm bilgelik Tanrı’ya aittir.

 6) Soru:

Sokrates neden af dilemek yerine savunma yapmayı seçmiştir?

Cevap:
Çünkü inandığı doğrulardan vazgeçmeyi erdemsiz bir davranış olarak görür. Yaşamaktan çok doğru yaşamak onun için daha önemlidir.

 7) Soru:

Sokrates’in bilgi anlayışına göre gerçek bilge kimdir?

Cevap:
Gerçek bilge, bilmediğinin farkında olan ve sürekli öğrenmeye açık kişidir.

 8) Soru:

Sokrates’in gençleri yoldan çıkardığı iddiası doğru mudur?

Cevap:
Hayır. O gençleri sorgulamaya teşvik etmiştir. Bu durum otoriteyi rahatsız etmiş ve yanlış yorumlanmıştır.

 9) Soru:

Sokrates’in ölüm karşısındaki tavrı nasıldır?

Cevap:
Korkusuz ve sakindir. Ölümün bilinmez olduğunu ve korkulmaması gerektiğini savunur. Baldıran zehrini soğukkanlılıkla içmiştir.

 10) Soru: Sokrates neden sürgün ya da para cezası almamıştır?

Cevap:
Sürgünde de düşüncelerini yayacağı düşünülmüştür. Maddi durumu para cezası ödemeye uygun değildir. Bu yüzden ölüm cezası verilmiştir.

 11) Soru:

Gemi metaforu ne anlatır?

Cevap:
Devlet bir gemiye benzer. Gemiyi ancak işi bilen bir kaptan yönetebilir. Devlet de bilgili ve ehil kişiler tarafından yönetilmelidir.



 12) Soru:

Sokrates’in ölümünün düşünsel anlamı nedir?

Cevap:
Bedensel olarak ölse de fikirleri yaşamaya devam etmiştir. Bu nedenle düşünsel olarak yenilmemiştir.

 13) Soru:

Sokrates’in mahkûm edilmesi çoğunluk kararının doğruluğu hakkında ne gösterir?

Cevap:
Çoğunluğun verdiği karar her zaman doğru olmayabilir. Adalet bilgi ve erdeme dayanmalıdır.

 14) Soru:

Sokrates’in en büyük mirası nedir?

Cevap:
Sorgulama yöntemi ve erdemli yaşam anlayışıdır.

 15) Soru:

Sokrates’in ölümü düşünce özgürlüğü açısından ne ifade eder?

Cevap:
Farklı düşüncelerin baskı altına alınabileceğini gösterir. Aynı zamanda düşünce özgürlüğü mücadelesinin simgelerinden biridir.

İlk Oruç Deneyimim

 

İlk Oruç Deneyimim


Bugün hayatımda unutamayacağım bir gün yaşadım; ilk kez oruç tuttum. İlk orucum olduğu için kendimi biraz farklı ve heyecanlı hissediyordum. Gün içinde zaman zaman açlığın verdiği bir boşluk duygusu yaşadım. Daha önce hiç bu kadar uzun süre aç kalmamıştım. Hafifçe başım döndü ama kısa sürede geçti. Bu durum bana sabretmeyi ve güçlü olmayı öğretiyordu.


Okulda derslerimi ilk başta dikkatlice dinledim. Fakat dersin sonlarına doğru hafiften esnemeye başladım, uykum geldi. Açlık ve yorgunluk beni biraz zorlamıştı. Neyse ki son ders zili çaldı ve herkes evine dağıldı. Eve geldiğimde annemin evi tertemiz yaptığını gördüm. Her oda mis gibi kokuyordu. Annem işlerini bitirmiş, namazını kılmış ve Kur’an okuyordu. O an ne kadar güzel bir aileye sahip olduğumu düşündüm. Babam da işten gelmişti. Hepimiz iftar saatini bekliyorduk.


Yorgunluk ve açlık beni iyice etkilediği için biraz uzanayım derken uyuyakalmışım. Benim bu halimi gören canım babam üzerime bir battaniye örtmüş. Yaklaşık iki saat uyumuşum. Uyandığımda hemen anneme, “İftara kaç saat var?” diye sordum. Annemle babam birbirlerine bakıp tebessüm ettiler. Babam, “Oğlum, iftara on beş dakika kaldı.” dedi. O an gözlerim parladı. Çok mutlu olmuştum. Uykumu da aldığım için kendimi daha iyi hissediyordum ama yine de çok acıkmıştım. Buna rağmen sabretmenin verdiği huzuru yaşıyordum.


Bu ilk oruç deneyimimde aç insanların neler yaşadığını biraz da olsa anlamıştım. Aç kalmanın ne kadar zor olduğunu hissettim. O an kendi kendime söz verdim: İleride bir meslek sahibi olduğumda maddi durumu olmayan insanlara elimden gelen yardımı yapacaktım. Çünkü oruç bana sadece aç kalmayı değil, empati kurmayı ve paylaşmayı da öğretmişti.


Ben bunları düşünürken önce top atıldı, ardından ezan okundu. Hurma ve su ile orucumu açtım. O an içtiğim suyun tadı bana dünyanın en güzel nimeti gibi geldi. “Allah kimseyi açlıkla imtihan etmesin.” diye dua ettim. Rabbime şükrederek yemeğimi yemeye başladım. İlk orucum bana sabrı, şükrü ve yardımlaşmanın değerini öğreten çok özel bir hatıra olarak kalbimde yer etti.