Dijital
Vicdan İle İlgili Deneme
“Dijital vicdan”, teknolojiyi etik,
sorumlu ve insan odaklı kullanma bilincini ifade eden bir kavramdır. Kişi
teknolojiyi kullanırken nasıl kullandığına dikkat etmelidir. Aklına gelen her
şeyi hemen klavyeye dökmemelidir. Bunun için dijital kavramın ne demek
olduğunu biraz daha açıklayalım:
Dijital vicdanı olan biri şunları
düşünür:
*Paylaştığım bilgi kime zarar
verebilir?
* İnternette paylaştığım içerik Bu içerik doğru mu, yoksa
yanlış bilgi mi içeriyor?
*Başkalarının mahremiyetine saygı
gösteriyor muyum?
*Başkalarının özel yaşamını ihlal ediyor muyum?
*Etik konularda hassas mıyım?
*Yapabiliyorum” ama “yapmalı
mıyım?” Bu ve buna benzer birçok soru sorabiliriz.
*Dürüst, güvenilir ve kendini
bilen, farkındalığı olan, sorumluluk sahibi bir insan olarak mı interneti
kullanıyorum?
*Bir algoritma ya da yapay zekâ
adil mi davranıyor, yoksa ayrımcılık üretiyor mu?
Teknolojiyi kullanırken insanca kullanıp kullanmadığımıza dikkat etmeliyiz. Yani insan olmayı unutmamak gerekir. Sonuçta teknolojiyi yapan, üreten de insandır. Bunun için tuşlara dokunurken rast gele yazmamalıyız. Her insanın özel yaşamı hakkında yorum yapmayı kendimizde hak olarak bulundurmamalıyız. Özellikle de sosyal medyayı kullanırken etik kuralları es geçmemeliyiz. Dijital vicdan, teknolojinin sunduğu sınırsız imkânlar karşısında insanın kendine çizdiği görünmez bir sınırdır. İnternet bize her şeyi yapabilme gücü verir; ama her yapılabilen şey, yapılması gereken şey anlamına gelmemelidir.
Bir içeriği paylaşmadan önce onun doğruluğunu sorgulamak, başkasının mahremiyetine saygı göstermek, dijital vicdanın en temel yansımalarındandır. Yani sorumluluk sahibi olmak gerekir, merhametli olmak gerekir, empati kurma becerisine ve sorgulama becerisine sahip olmak gerekir. Tüm bunların farkındalığı ile teknolojiyi kullanmak gerekir. Sosyal medya, dijital vicdanın en çok denendiği platformlardan biridir. Ekranın arkasına saklanıp tuşlara basarak çeşitli yorumlar yapmak sadece klavye delikanlılığı olur. Medeniyet olmaz, gerilik olur, ilerleme olmaz, cahillik olur. Sosyal medyada yaptığımız yorumların başka insanların canını yakıp yakmadığını sorgulamak gerekir. Bunu düşünmeden yorum yazmamak gerekir. Nefret söylemine, siber zorbalığa ve linç kültürüne hayır demeliyiz.
Yani bir şey hakkında yorum yapıp yazarken, bir fotoğraf
paylaşırken ya da bir video paylaşırken iki kere düşünmeliyiz ve kimsenin canını
yakacak, kimseyi aşağılayacak ve kimsenin psikolojisinin bozulmasına neden olan
işler yapmamalıyız. Örneğin; Asılsız bir haberi gerçekmiş gibi
paylaşmamalıyız, başkasının fotoğrafını
onun izni olmadan paylaşmamalıyız, siber zorbalığa ortak olmamalıyız. Sonuç
olarak dijital vicdan, internette nasıl bir iz bırakmak istediğimizle
ilgilidir. Daha gürültülü olmak değil, daha adil olmak; daha hızlı paylaşmak
değil, daha doğru paylaşmak meselesidir.