Başarısızlar Kulübü Kitabı – Empati Kurmaya Yönelik Sorular ve Cevapları

 

Başarısızlar Kulübü Kitabı – Empati  Kurmaya Yönelik Sorular ve Cevapları

 

Kitap: Başarısızlar Kulübü Yazar: Anıl Basılı

Bu sorular, kitaptaki Çimen’in ve arkadaşlarının yaşadıklarını anlamaya, kendimizi onların yerine koymaya, duygularını fark etmeye ve olaylar karşısında nasıl davranabileceğimizi düşünmeye yönelik hazırlanmıştır. Cevaplar örnek cevap niteliğindedir; öğrenciler kendi düşüncelerine göre farklı cevaplar da verebilirler.


Empati soruları ve cevapları


1. Çimen’in yerinde olsaydın ve sınıfta kendini yalnız hissetseydin neler hissederdin? Ne yapardın?

Cevap: Kendimi üzgün ve dışlanmış hissedebilirdim. Benimle benzer duygular yaşayan arkadaşlarımı bulmaya çalışır, onlarla arkadaşlık kurardım.

2. Çimen, yaptığı hatalar ve sakarlıkları nedeniyle zor durumda kaldığında onun yerinde olsaydın ne hissederdin?

Cevap: Utanabilir ve arkadaşlarımın benimle dalga geçmesinden korkabilirdim. Ancak herkesin hata yapabileceğini kendime hatırlatır, hatalarımdan ders çıkarmaya çalışırdım.

3. Çimen’in Başarısızlar Kulübünü kurma fikri hakkında ne düşünüyorsun? Sen onun yerinde olsaydın böyle bir kulüp kurar mıydın? Neden?

Cevap: Evet, kurardım. Çünkü kendini başarısız hisseden çocukların bir araya gelmesi, birbirlerine destek olması ve kendilerini yalnız hissetmemesi çok güzel bir fikirdir.

4. Çimen’in arkadaş bulmakta zorlandığını düşünürsek onun duygularını nasıl anlayabiliriz?

Cevap: Arkadaş edinmekte zorlanmanın insanı üzebileceğini ve yalnız hissettirebileceğini anlayabiliriz. Onunla konuşarak, onu dinleyerek ve arkadaşlığımızı paylaşarak destek olabiliriz.

5. Sınıfta bir arkadaşının bir soruya yanlış cevap verdiğini görseydin nasıl davranırdın?

Cevap: Onunla dalga geçmezdim. Yanlış cevap vermenin öğrenmenin bir parçası olduğunu söyler, isterse doğru cevabı birlikte bulmasına yardım ederdim.

6. Çimen’in babasıyla yaşadığı zorlukları düşünerek kendini Çimen’in yerine koy. Ailen seni anlamadığında ne hissederdin?

Cevap: Kendimi üzgün ve anlaşılmamış hissederdim. Duygularımı sakin bir şekilde anlatır, ailemin de beni dinlemesini isterdim.

7. Çimen’in annesinin işi nedeniyle Afrika’ya gitmesi hakkında ne düşünüyorsun? Sen Çimen’in yerinde olsaydın neler hissederdin?

Cevap: Annemi özleyebilir ve onun uzakta olmasına üzülebilirdim. Aynı zamanda annemin işi nedeniyle orada olduğunu anlamaya çalışır, onunla iletişim kurarak özlemimi azaltırdım.

8. Çimen’in özgüven kazanmak istemesini nasıl değerlendiriyorsun? Sen kendine güvenmediğinde ne yaparsın?

Cevap: Çimen’in kendini geliştirmek istemesini olumlu buluyorum. Ben de kendime güvenmediğimde küçük hedefler belirler, bol bol çalışır ve gerektiğinde güvendiğim insanlardan yardım isterim.

9. Bir arkadaşının hayalini gerçekleştiremediği için üzüldüğünü görsen ona ne söylerdin?

Cevap: Ona başarısızlığın her şeyin sonu olmadığını söylerdim. Her insanın öğrenmek ve gelişmek için zamana ihtiyacı olduğunu hatırlatır, yeniden denemesi için onu cesaretlendirirdim.

10. Başarısızlar Kulübündeki bir arkadaşının seninle aynı konuda başarısız olduğunu öğrensen ne hissederdin?

Cevap: Yalnız olmadığımı hisseder ve rahatlayabilirdim. Birbirimizi suçlamak yerine deneyimlerimizi paylaşır, birlikte çözüm bulmaya çalışırdım.


11. Çimen’in arkadaşlarıyla birlikte bir kulüp kurarak dayanışma göstermesinden ne öğrenebiliriz?

Cevap: Birlikte hareket etmenin, yardımlaşmanın ve birbirimizi desteklemenin önemli olduğunu öğrenebiliriz. Herkesin farklı özellikleri vardır ve bu farklılıklar bizi bir araya getirebilir.

12. Başarısızlar Kulübündeki bir arkadaşının topluluk önünde konuşmaktan korktuğunu görsen ona nasıl yardım ederdin?

Cevap: Öncelikle onu dikkatlice dinlerdim. İsterse onunla birlikte konuşma provası yapar, kendisini hazır hissettiğinde konuşması için destek olurdum. Onu zorlamazdım.

13. Çimen’in hayallerini gerçekleştirmek için çabaladığını düşün. Sen onun yerinde olsaydın zorluklar karşısında nasıl davranırdın?

Cevap: Hemen pes etmezdim. Hatalarımı değerlendirir, eksiklerimi gidermeye çalışır ve hedefime ulaşmak için yeniden denerdim.

14. Bir arkadaşının başarısını kıskandığın bir durum yaşasaydın nasıl davranırdın?

Cevap: Öncelikle kıskançlık duygumu anlamaya çalışırdım. Arkadaşımın başarısını kutlar, onun başarısından örnek alarak kendimi geliştirmeye çalışırdım.

15. Başarısızlar Kulübü üyelerinden biriyle dalga geçildiğini görseydin ne yapardın?

Cevap: Bu davranışın yanlış olduğunu söylerdim. Dalga geçilen arkadaşımın yanında olur, kendisini yalnız hissetmemesi için ona destek olurdum. Gerekirse bir öğretmenden yardım isterdim.

16. Çimen’in yerinde olsaydın ve biri senin hakkında gerçeği yansıtmayan bir gazete yazısı yazsaydı ne hissederdin?

Cevap: Üzülür, öfkelenir ve kendimi haksızlığa uğramış hissederdim. Ancak öfkeyle hareket etmez, gerçeği sakin bir şekilde açıklayarak kendimi ifade ederdim.

17. Başarısızlar Kulübünün Tanzanya’daki çocuklara yardım etmek istemesini nasıl değerlendiriyorsun? Sen bu kulüpte olsaydın nasıl katkıda bulunurdun?

Cevap: Bu davranışı çok anlamlı buluyorum. Başka ülkelerde yaşayan çocukların da yardıma ihtiyaç duyabileceğini anlamalıyız. Ben de kitap, kırtasiye veya ihtiyaç duyulan başka malzemelerin toplanmasına katkıda bulunurdum.

18. Kulüpteki bir arkadaşının yaptığı kurabiyeler beğenilmediği için üzüldüğünü düşün. Onun yerinde olsaydın neler hissederdin?

Cevap: Emeğimin değersiz görüldüğünü düşünerek üzülürdüm. Arkadaşıma emek verdiği için teşekkür eder, onu kırmadan düşüncelerimi paylaşırdım. Bir insanın değerinin yaptığı bir şeyin beğenilmesine bağlı olmadığını bilirdim.

19. Başarısızlar Kulübündeki arkadaşların farklı hayallere sahip olsaydı onların hayallerine nasıl yaklaşırdın?

Cevap: Herkesin farklı ilgi alanları ve hayalleri olabileceğini kabul ederdim. Kendi hayallerimden farklı olsa bile arkadaşlarımın hedeflerine saygı duyar ve onları desteklerdim.

20. Çimen’in yerinde olsaydın ve bir projede istediğin sonucu elde edemeseydin ne yapardın?

Cevap: Üzülsem bile pes etmezdim. Nerede hata yaptığımı anlamaya çalışır, arkadaşlarımla iş birliği yapar ve sonraki projede daha iyi olmak için çalışırdım.

21. Bir arkadaşının kendisini sürekli başarısız olarak gördüğünü fark etsen ona nasıl yardımcı olurdun?

Cevap: Ona herkesin farklı alanlarda başarılı olabileceğini anlatırdım. Güçlü yönlerini fark etmesine yardımcı olur, küçük başarılarını bile takdir ederdim.

22. Sence Başarısızlar Kulübündeki çocuklar birbirlerinin duygularını anlamasaydı neler yaşanabilirdi?

Cevap: Aralarında anlaşmazlıklar çıkabilir, birbirlerini kırabilir ve kulüp dağılabilirdi. Empati kurmaları sayesinde birbirlerini daha iyi anlayıp dayanışma içinde hareket edebilirler.

23. Bir arkadaşın hata yaptığında onu affetmekte zorlanıyorsan ne yapmalısın?

Cevap: Önce sakinleşmeli, arkadaşımın neden böyle davrandığını anlamaya çalışmalıyım. Hatasını kabul edip özür diliyorsa onu dinlemeli ve uygun olduğunda affetmeye çalışmalıyım.

24. Çimen’in yerinde olsaydın çevrendeki insanların seni başarısız olarak görmesine nasıl tepki verirdin?

Cevap: Başkalarının düşüncelerinin benim değerimi belirlemediğini bilirdim. Eksiklerimi geliştirmeye çalışırken kendime inanır ve başkalarının olumsuz düşüncelerinin hayallerimden vazgeçmeme neden olmasına izin vermezdim.

25. Sence bir insanın başarılı veya başarısız olması onun iyi ya da kötü bir insan olduğunu gösterir mi? Neden?

Cevap: Hayır, göstermez. Başarı ve başarısızlık insanın yaptığı işlerle ilgilidir. Bir insanın iyi olup olmadığını değerlendirirken dürüstlüğüne, davranışlarına, başkalarına saygısına ve yardımseverliğine bakmalıyız.

26. Başarısızlar Kulübüne katılan bir çocuk kendisini diğer çocuklardan daha değersiz hissediyorsa ona ne söylersin?

Cevap: Ona herkesin değerli olduğunu ve her insanın farklı yeteneklere sahip bulunduğunu söylerdim. Hata yapmanın utanılacak bir şey olmadığını, önemli olanın öğrenmek ve çaba göstermek olduğunu anlatırdım.


27. Sence Çimen’in hikâyesinden arkadaşlık konusunda çıkarılabilecek en önemli ders nedir?

Cevap: Gerçek arkadaşlığın yalnızca başarılı olduğumuzda değil, zor zamanlarımızda da birbirimizin yanında olmak olduğunu öğrenebiliriz. İyi bir arkadaş bizi yargılamadan dinler ve kendimizi olduğumuz gibi kabul etmemize yardımcı olur.

28. Sen Başarısızlar Kulübünün bir üyesi olsaydın kulübe hangi kuralı eklerdin? Neden?

Cevap: “Hiç kimse hataları nedeniyle küçümsenemez.” kuralını eklerdim. Çünkü herkes hata yapabilir ve herkesin kendisini güvende hissederek öğrenmeye hakkı vardır.

29. Kitaptaki çocuklardan biri olsaydın en çok hangi karakterle empati kurardın? Neden?

Cevap: Çimen ile empati kurardım. Çünkü kendini ifade etmekte zorlanmanın, arkadaş edinmeye çalışmanın ve özgüven kazanmak istemenin nasıl duygular olduğunu anlamaya çalışırdım.

30. Başarısızlar Kulübü kitabının sana kazandırdığı en önemli düşünce nedir?

Cevap: Başarısızlığın utanılacak bir durum olmadığını öğrendim. İnsan hata yaparak gelişebilir. Önemli olan kendimize ve başkalarına karşı anlayışlı olmak, yardımlaşmak, pes etmemek ve herkesin duygularına saygı göstermektir.

Genel değerlendirme sorusu

31. Başarısızlar Kulübünün amacı sence yalnızca başarısız çocukları bir araya getirmek midir? Açıklayınız.

Cevap: Hayır. Kulübün amacı, kendisini başarısız hisseden çocukların birbirlerini anlamalarını, özgüven kazanmalarını, dayanışma göstermelerini ve başarısızlık korkusunu aşmalarını sağlamaktır. Böylece çocuklar hataların hayatın doğal bir parçası olduğunu öğrenebilirler.


Mücella Kitabı İle İlgili Empati Kurmaya Yönelik Sorular Ve Cevapları

 

Mücella Kitabı İle İlgili  Empati Kurmaya Yönelik  Sorular Ve Cevapları


1. Mücella’nın yerinde olsaydınız, annenizin sizi ortaokula göndermemesine ve sürekli kontrol altında tutmasına nasıl tepki verirdiniz?

Cevap: Üzülür ve kendi kararlarımı veremediğim için kendimi kısıtlanmış hissederdim. Eğitimime devam etmek ve kendi hayatımı kurmak isterdim. Annemin beni korumak istediğini anlasam da kendi isteklerimin de önemsenmesini beklerdim.

2. Mücella’nın bütün hayatını annesinin isteklerine göre yaşamasını nasıl değerlendirirsiniz?

Cevap: Mücella’nın annesine olan sevgisini ve bağlılığını anlayabilirim. Ancak insanın başkalarını mutlu etmeye çalışırken kendi isteklerini de unutmaması gerektiğini düşünüyorum. Mücella, başkalarına gösterdiği özeni kendisine de göstermeliydi.

3. Mücella’nın gençlik yıllarında Filiz’in özgürce yaşadığını, kendinizin ise ev işleriyle uğraştığını düşünün. Onun yerinde olsaydınız neler hissederdiniz?

Cevap: Kendimi kısıtlanmış ve zaman zaman üzgün hissederdim. Filiz’in özgürce yaşamasını kıskanmak yerine ben de eğitim almak, yeni şeyler öğrenmek ve kendi hayatımı kurmak isterdim.

4. Mücella’nın yıllarca çeyiz hazırlamasına rağmen evlenemediğini düşünün. Sizce neler hissetmiş olabilir?

Cevap: Hayallerinin gerçekleşmemesi nedeniyle üzüntü ve hayal kırıklığı yaşamış olabilir. Yıllarını evlilik hazırlığı yaparak geçirmesine rağmen kendi hayatını kuramamak, onda yalnızlık ve eksiklik duygusu oluşturmuş olabilir.

5. Mücella’nın kendi çeyizini Filiz’e vermesini nasıl değerlendirirsiniz? Siz onun yerinde olsaydınız aynı şeyi yapar mıydınız?

Cevap: Mücella’nın davranışını fedakârlığının ve paylaşma duygusunun bir göstergesi olarak değerlendiririm. Ben de sevdiğim birine yardım etmek isterdim. Ancak kendi emeklerimi ve hayallerimi de göz önünde bulundurarak bir karar vermeye çalışırdım.

6. Mücella, annesi Neyyire Hanım’ı kaybettiğinde neler hissetmiş olabilir?

Cevap: Büyük bir acı, yalnızlık ve çaresizlik hissetmiş olabilir. Çünkü hayatı boyunca annesiyle yaşamış ve onun kararlarına göre hareket etmiştir. Annesinin ölümüyle hem en yakınını kaybetmiş hem de hayatında ilk kez tek başına kalmıştır.

7. Mücella’nın annesinin ölümünden sonra kendi hayatını yeniden kurmaya çalıştığını düşünün. Sizce bu onun için neden zor olmuştur?

Cevap: Çünkü Mücella yıllarca kendi kararlarını vermeden yaşamış ve annesine bağımlı hâle gelmiştir. Bu nedenle tek başına karar vermek ve hayatını yönlendirmek ona zor gelmiş olabilir.


8. Mücella’nın çevresindeki herkesin derdini dinlemesine rağmen kendi sıkıntılarını paylaşacak birinin olmamasını nasıl değerlendirirsiniz?

Cevap: Bu durum beni üzerdi. Mücella, çevresindeki insanlara destek olurken kendi duygusal ihtiyaçlarını geri planda bırakmıştır. İnsanların yalnızca başkalarına yardım etmesi değil, gerektiğinde yardım istemesi de önemlidir.

9. Mücella’nın bütün hayatını başkalarına adadığını düşünün. Sizce insan başkaları için yaşarken kendisini unutmalı mıdır?

Cevap: Hayır, insan başkalarına yardım etmeli ve sevdiklerine değer vermelidir ancak kendi mutluluğunu da önemsemelidir. Mücella’nın hayatı, aşırı fedakârlığın insanın kendi isteklerini ve hayallerini gölgede bırakabileceğini gösterir.

10. Mücella’nın hayatını değiştirme fırsatınız olsaydı ona ne tavsiye ederdiniz?

Cevap: Ona eğitimine devam etmesini, kendi kararlarını vermekten korkmamasını ve hayallerinin peşinden gitmesini tavsiye ederdim. Başkalarını mutlu ederken kendisini de mutlu etmeyi öğrenmesi gerektiğini söylerdim.

11. Neyyire Hanım’ın eşini kaybettikten sonra kızını tek başına büyüttüğünü düşünün. Onun yerinde olsaydınız neler hissederdiniz?

Cevap: Hem eşimi kaybettiğim için büyük bir üzüntü hem de çocuğumu tek başıma büyütmek zorunda olduğum için endişe hissederdim. Kızımın geleceğini güvence altına almak isterdim.

12. Neyyire Hanım’ın Mücella’yı aşırı korumasının nedenleri neler olabilir?

Cevap: Eşini kaybetmesi ve kızını tek başına büyütmesi, onda Mücella’yı kaybetme veya onun zarar görmesi korkusu oluşturmuş olabilir. Ancak koruma isteği zamanla aşırı kontrole dönüşmüş ve Mücella’nın özgürlüğünü kısıtlamıştır.

13. Neyyire Hanım’ın yerinde olsaydınız Mücella’nın eğitimine devam etmesine izin verir miydiniz? Neden?

Cevap: Evet, izin verirdim. Çünkü eğitimin insanın kendisini geliştirmesi ve bağımsız bir hayat kurması için önemli olduğunu düşünüyorum. Kızımı korumaya çalışırken onun geleceğini de düşünürdüm.

14. Neyyire Hanım’ın ölümünden sonra Mücella’nın yalnız kaldığını düşünün. Sizce bir anne, çocuğunun geleceğini düşünürken nelere dikkat etmelidir?

Cevap: Çocuğunun güvenliğini düşünürken kendi ayakları üzerinde durmasını da sağlamalıdır. Ona sorumluluk vermeli, karar alma becerisini geliştirmeli ve kendi hayatını kurmasına fırsat tanımalıdır.


15. Filiz’in Mücella’ya göre daha özgür bir hayat yaşadığını düşünün. Mücella’nın yerinde olsaydınız Filiz’e karşı ne hissederdiniz?

Cevap: Onun özgürlüğüne imrenebilirdim ancak aramızdaki farklılıkların kendi seçimlerimden çok yetiştirilme biçimimizden kaynaklandığını da düşünürdüm. Ben de kendi hayatım hakkında karar verebilmek isterdim.

16. Filiz’in çocuklarına Mücella’nın bakmasını nasıl değerlendirirsiniz? Siz Filiz’in yerinde olsaydınız ne yapardınız?

Cevap: Mücella’nın desteği Filiz için çok değerli olmuş olabilir. Ancak Filiz’in de çocuklarına ve Mücella’nın ihtiyaçlarına karşı sorumluluklarını unutmaması gerektiğini düşünürdüm. Onun yerinde olsaydım Mücella’ya teşekkür eder, ona destek olmak için elimden geleni yapardım.

17. Mücella’nın Filiz’in çocuklarını kendi çocukları gibi sevdiğini düşünün. Bu durum size ne anlatıyor?

Cevap: Bu durum Mücella’nın ne kadar merhametli, sevgi dolu ve fedakâr olduğunu gösteriyor. Kendi hayatında yaşayamadığı bazı duyguları yeğenlerine gösterdiği sevgiyle yaşamış olabilir.

18. Yusuf Ziya’nın sevdiği Suna ile evlenemediğini ve annesinin bu evliliğe karşı çıktığını düşünün. Yusuf Ziya’nın yerinde olsaydınız ne hissederdiniz?

Cevap: Sevdiğim insanla evlenemediğim için üzüntü ve hayal kırıklığı yaşardım. Kendi mutluluğumla ailemin beklentileri arasında kalabilirdim. Duygularımı açıkça ifade ederek anlaşılmaya çalışırdım.

19. Mücella’nın Yusuf Ziya’nın Suna’ya yazdığı mektuptan etkilenmesini nasıl açıklarsınız?

Cevap: Mücella, mektuptaki aşkı ve duygusal ifadeleri kendi hayatında yaşayamadığı duygularla ilişkilendirmiş olabilir. Bu mektup ona sevginin, özlemin ve kavuşamamanın ne kadar derin duygular olduğunu hissettirmiş olabilir.

20. Fahir’in annesini ve kız kardeşini Trabzon’da bırakarak İstanbul’a taşınmasını nasıl değerlendirirsiniz?

Cevap: Fahir’in eşiyle annesi arasındaki anlaşmazlık nedeniyle zor bir karar verdiğini düşünebilirim. Ancak annesini ve kız kardeşini yalnız bırakmasının onları üzmüş olabileceğini de göz önünde bulundururum. Aile içindeki sorunları çözmek için herkesin ihtiyaçlarını dikkate almaya çalışırdım.

21. Güzide’nin yaşadığı olayları düşünün. İnsanların zor durumdaki birine yaklaşırken nelere dikkat etmesi gerekir?

Cevap: İnsanlara yargılayıcı davranmak yerine onları anlamaya çalışmalıyız. Zor durumda olan kişilerin duygularını dinlemeli, ihtiyaç duyduklarında destek olmalı ve onları yalnız bırakmamalıyız.


22. Mücella’nın hayatını düşündüğünüzde, geleneklerin insanlar üzerindeki etkisi hakkında ne söyleyebilirsiniz?

Cevap: Gelenekler insanlara aidiyet duygusu kazandırabilir ancak katı biçimde uygulandıklarında kişilerin özgürlüklerini kısıtlayabilir. Geleneklere değer verirken insanların eğitim, mutluluk ve kendi hayatlarını seçme haklarını da gözetmek gerekir.

23. Mücella’nın hayatı boyunca kendi isteklerinden çok başkalarının isteklerini önemsemesi size ne düşündürüyor?

Cevap: İnsanların sevdiklerine yardım etmesinin değerli olduğunu ancak kendilerini tamamen ihmal etmemeleri gerektiğini düşündürüyor. Kişi hem başkalarına karşı sorumluluklarını yerine getirmeli hem de kendi hayallerini gerçekleştirmek için çaba göstermelidir.

24. Mücella’nın hayatını tek kelimeyle anlatmanız istenseydi hangi kelimeyi seçerdiniz? Neden?

Cevap: “Fedakârlık” kelimesini seçerdim. Çünkü Mücella, hayatı boyunca annesine, yeğenlerine ve çevresindeki insanlara yardım etmiş, çoğu zaman kendi isteklerini ikinci plana atmıştır.

25. Sizce Mücella’nın en büyük pişmanlığı ne olabilir?

Cevap: Kendi hayatını kurmak ve hayallerini gerçekleştirmek için yeterince çaba gösterememiş olmak, onun en büyük pişmanlığı olabilir. Başkaları için çok şey yaparken kendisine ait bir hayat yaşamamış olması onu üzmüş olabilir.

26. Mücella’nın hayatının sonunda geriye yalnızca bazı eşyalarının kalması size ne anlatıyor?

Cevap: İnsan hayatının geçici olduğunu ve geride yalnızca eşyaların değil, insanların hafızasında bıraktığımız izlerin de kaldığını düşündürüyor. Mücella’nın eşyaları, yaşadığı hayatın ve gerçekleştiremediği hayallerin sembolü olarak görülebilir.


27. Romanın adı neden Mücella olabilir? Sizce yazar, Mücella’nın hayatını anlatarak neyi vurgulamak istemiştir?

Cevap: Romanın Mücella’nın adını taşıması, onun hayatının ve yaşadığı dönemin hikâyenin merkezinde olduğunu gösterir. Yazar, Mücella’nın yaşamı üzerinden toplumsal baskıların, geleneklerin ve aşırı fedakârlığın bir insanın hayatını nasıl şekillendirebileceğini anlatmak istemiş olabilir.

28. Mücella’nın hayatını değiştirebilseydiniz hikâyenin hangi yönünü değiştirmek isterdiniz?

Cevap: Mücella’nın eğitimine devam etmesini ve kendi kararlarını verebilen bağımsız bir birey olarak yetişmesini isterdim. Böylece hem sevdiklerine yardım edebilir hem de kendi hayallerini gerçekleştirme fırsatı bulabilirdi.

Nar Ağacı Kitabı Empati Kurmaya Yönelik Sorular Ve Cevapları

 

Nar Ağacı Kitabı Empati  Kurmaya Yönelik Sorular Ve Cevapları


1. Settarhan’ın yerini yurdunu terk ederek Batum’a gitmek zorunda kaldığını düşünün. Neler hissederdi?

Cevap: Ailesinden, evinden ve alıştığı hayattan uzak kaldığı için üzüntü, yalnızlık ve özlem hissederdi. Geleceğinin ne olacağını bilemediği için korku ve endişe de yaşardı.

2. Settarhan, sevdiği Azam’ın Piruz’la kaçtığını öğrendiğinde onun yerinde olsaydınız ne hissederdiniz?

Cevap: Büyük bir hayal kırıklığı ve üzüntü yaşardım. Sevdiğim kişiyi kaybetmenin acısını hissederdim. Ancak zamanla bu durumu kabullenmeye ve hayatıma devam etmeye çalışırdım.

3. Settarhan, Bolşevik İhtilali sırasında tutuklandığında ve kaçmak zorunda kaldığında neler hissetmiş olabilir?

Cevap: Can güvenliğini kaybettiği için korku ve çaresizlik hissedebilirdi. Sevdiklerinden ayrı düşme düşüncesi onu üzebilir, özgürlüğüne kavuşmak için umutla bir çıkış yolu aramasına neden olabilirdi.

4. Settarhan’ın Trabzon’da kalıp Zehra ile bir hayat kurmaya karar vermesini nasıl değerlendirirsiniz?

Cevap: Settarhan’ın artık huzurlu ve güvenli bir hayat kurmak istediğini düşünürdüm. Zehra’ya duyduğu sevgi ve yeni bir başlangıç yapma isteği, geçmişte yaşadığı acıları geride bırakmasına yardımcı olmuş olabilir.

5. Settarhan’ın bütün yaşadıklarından sonra yeniden mutlu olmaya çalışması bize ne öğretir?

Cevap: Hayatta birçok zorlukla karşılaşabileceğimizi ancak umudumuzu kaybetmememiz gerektiğini öğretir. İnsan, geçmişte yaşadığı acılara rağmen yeniden sevebilir ve kendine yeni bir hayat kurabilir.


6. Zehra, savaş nedeniyle ailesiyle birlikte Trabzon’dan ayrılmak zorunda kaldığında neler hissetmiş olabilir?

Cevap: Evinden ve anılarından ayrıldığı için üzüntü ve özlem hissederdi. Ailesinin güvenliği konusunda endişelenebilir, gelecekte kendilerini nelerin beklediğini merak edebilirdi.

7. Zehra’nın resim yapmayı çok sevdiğini düşünün. Sizce resim yapmak ona nasıl hissettiriyor olabilir?

Cevap: Resim yapmak, Zehra’nın duygularını ifade etmesini ve günlük hayatın sıkıntılarından uzaklaşmasını sağlayabilirdi. Böylece kendisini daha huzurlu ve özgür hissedebilirdi.

8. Zehra’nın Settarhan’ın İstanbul’a gitme teklifini kabul etmediğini düşünün. Sizce neden böyle bir karar vermiş olabilir?

Cevap: Zehra, ailesine ve yaşadığı yere bağlı olduğu için Trabzon’dan ayrılmak istememiş olabilir. Alıştığı hayatı geride bırakmak ve bilinmeyen bir yerde yaşamak ona zor gelmiş olabilir.

9. Zehra, savaşın ardından evine döndüğünde nar ağacının zarar gördüğünü fark ediyor. Onun yerinde olsaydınız ne hissederdiniz?

Cevap: Büyük bir üzüntü hissederdim. Çünkü nar ağacı benim için yalnızca bir ağaç değil, geçmişimin, ailemin ve evime duyduğum bağlılığın bir simgesi olurdu. Ağacın zarar görmesi, savaşın hayatımızda bıraktığı izleri hatırlatırdı.

10. Zehra’nın ailesiyle yeniden bir araya gelmesini nasıl değerlendirirsiniz?

Cevap: Ailemle yeniden bir araya gelmek bana büyük bir mutluluk ve huzur verirdi. Yaşadığımız zorluklara rağmen sevdiklerimin yanımda olduğunu görmek, kendimi güvende hissetmemi sağlardı.


11. Piruz’un Settarhan’ın sevdiği Azam’a âşık olduğunu düşünün. Piruz’un yerinde olsaydınız nasıl davranırdınız?

Cevap: Duygularımı anlamaya çalışırken Settarhan’ın da hislerini göz önünde bulundururdum. Arkadaşlığımıza zarar vermemek için dürüst davranmaya ve kimseyi kandırmamaya çalışırdım.

12. Sofia’nın ihtilal sırasında Settarhan’a yardım ettiğini düşünün. Sizce böyle bir davranışın önemi nedir?

Cevap: Sofia’nın davranışı, zor zamanlarda insanlara yardım etmenin ne kadar değerli olduğunu gösterir. Böyle bir durumda kendimi yalnız hissetmezdim ve insanlara duyduğum güven artardı.

13. Vasili, Settarhan’ın kaçmasına yardım ederken sizce neler düşünmüş olabilir?

Cevap: Arkadaşının hayatını kurtarmak istediği için endişe ve korku yaşamış olabilir. Ancak dostluğuna değer verdiği için tehlikeyi göze alarak ona yardım etmeye karar vermiş olabilir.

14. Hacı Bey, savaş sırasında sakat bacağı nedeniyle Trabzon’da kalmak zorunda kaldığında neler hissetmiş olabilir?

Cevap: Ailesinden ayrı kalacağı ve onların güvenliğinden emin olamayacağı için endişelenmiş olabilir. Onlarla birlikte gidemediği için çaresizlik ve üzüntü hissetmiş olabilir.

15. Zehra ve İsmail’i büyüten büyükannenin yerinde olsaydınız çocukları savaş tehlikesinden korumak için ne yapardınız?

Cevap: Öncelikle çocukların güvenliğini düşünürdüm. Onları tehlikeli bölgelerden uzaklaştırır, güvenli bir yere götürür ve ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırdım. Kendi korkularımı bir kenara bırakarak onlara güç vermek isterdim.

4. Romanın ana düşüncesiyle ilgili empati soruları

16. Savaş yüzünden evini, ailesini veya memleketini terk etmek zorunda kalan insanların neler hissedebileceğini düşünüyorsunuz?

Cevap: Bu insanlar korku, üzüntü, yalnızlık ve özlem hissedebilir. Geleceklerinden endişe duyabilir ve geride bıraktıkları sevdiklerini düşünebilirler. Bu nedenle onlara anlayışla yaklaşmalı ve ihtiyaç duyduklarında yardım etmeliyiz.

17. Romandaki karakterlerin yaşadıklarını düşündüğünüzde, bir insanın hayatını en çok neyin değiştirdiğini söyleyebilirsiniz?

Cevap: Savaşlar, göçler, kayıplar, aşklar ve beklenmedik olaylar insanın hayatını değiştirebilir. İnsanların bu olaylara verdiği tepkiler ve yaptıkları seçimler de geleceklerini etkiler.


18. Romanda karakterlerin farklı şehirlerde yaşamak zorunda kalması size ne düşündürüyor?

Cevap: İnsanların yaşadıkları yerlerden ayrılmasının her zaman kendi istekleriyle gerçekleşmediğini düşündürüyor. Bazen savaşlar ve siyasi olaylar insanları göçe zorlayabilir. Bu durum, bir yere ait olmanın ve huzur içinde yaşamanın değerini anlamamızı sağlar.

19. Settarhan’ın ve Zehra’nın hayatlarını karşılaştırdığınızda hangi ortak duyguları yaşadıklarını düşünüyorsunuz?

Cevap: İkisi de sevgi, özlem, korku ve umut gibi duygular yaşamıştır. Savaşlar ve ayrılıklar hayatlarını zorlaştırsa da mutluluğu ve huzuru bulmaya çalışmışlardır.

20. Romanın adı neden Nar Ağacı olabilir? Sizce nar ağacı karakterlerin duygularını nasıl temsil ediyor?

Cevap: Nar ağacı; aileyi, geçmişi, kökleri ve yaşanmışlıkları temsil ediyor olabilir. Karakterlerin evlerine ve anılarına duydukları bağlılığı simgeler. Ağacın zarar görmesi de savaşın yalnızca insanlara değil, onların hayatlarına ve hatıralarına da zarar verdiğini düşündürür.

Atatürk’ün Cumhuriyet Hakkındaki Sözlerini Araştırınız

 

Atatürk’ün Cumhuriyet Hakkındaki Sözlerini Araştırınız


Cumhuriyet halkın egemenliğine dayanan bir yönetim sistemidir. Halkın iradesi etkin olan unsurdur. Cumhuriyet, egemenliğin millete ait olduğu ve devlet yöneticilerinin halkın iradesi doğrultusunda, belirli kurallar çerçevesinde belirlendiği bir yönetim biçimidir.


1. “Cumhuriyet, imkân demektir.” — Mustafa Kemal Atatürk

2. “Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu devam ettirecek sizlersiniz.” — Mustafa Kemal Atatürk

3. “Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir.” — Mustafa Kemal Atatürk

4. “Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.” — Mustafa Kemal Atatürk

5. “Hükümet millettir ve millet hükümettir.” — Mustafa Kemal Atatürk

6. “Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.” — Mustafa Kemal Atatürk

7. “Cumhuriyet, yüksek ahlâkî değer ve niteliklere dayanan bir idaredir.” — Mustafa Kemal Atatürk


8. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” — Mustafa Kemal Atatürk

9. “Cumhuriyet düşünce serbestliği taraftarıdır.” — Mustafa Kemal Atatürk

10. “Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” — Mustafa Kemal Atatürk

11. “Demokrasi ilkesinin en çağdaş ve mantıkî uygulamasını sağlayan hükümet şekli, cumhuriyettir.” — Mustafa Kemal Atatürk

12. “Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.” — Mustafa Kemal Atatürk


13. “Cumhuriyet fazilettir.” — Mustafa Kemal Atatürk

14. “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.” — Mustafa Kemal Atatürk

15. “Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla, Türk milletini emin ve sağlam bir istikbal yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur.” — Mustafa Kemal Atatürk

16. “Millî azim ve bilincin kıymetli eseri olan değerli Cumhuriyetin bugünkü ve yarınki nesillerin demir ellerinde her an yükselip sağlamlaşacağına güvenim tamdır.” — Mustafa Kemal Atatürk