Yaşasın Ç Harfi Kardeşliği Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları

 

Yaşasın Ç Harfi Kardeşliği Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları


1. Ali kaçıncı sınıfa gitmektedir?

A) 4. sınıf
B) 5. sınıf
C) 6. sınıf
D) 7. sınıf


2. Rıza Bey'in son zamanlarda yaşadığı sorun aşağıdakilerden hangisidir?

A) Baş ağrısı
B) Görme problemi
C) Kulak çınlaması
D) Uyku problemi


3. Rıza Bey, Ali'ye neden dizüstü bilgisayarını hediye etmiştir?

A) Ali sınavdan yüksek not aldığı için
B) Ali'nin doğum günü olduğu için
C) Rıza Bey yeniden neşelendiği için
D) Ali bilgisayar istediği için



4. Ali'nin soyadı nüfus müdürlüğünde nasıl kayıtlıdır?

A) Hoşgörü
B) Hoşgörülük
C) Hoşgörücü
D) Hoşgörüç


5. Ali, soyadındaki farklılığı neden düzeltmek istememiştir?

A) Hatasını fark etmediği için
B) Bu farklılığı eğlenceli ve ilgi çekici bulduğu için
C) Babasından korktuğu için
D) Nüfus müdürünü sevmediği için


6. Ali'nin sosyal medyada kurduğu grubun adı nedir?

A) Çocukların Dünyası
B) Ç Harfi Dostları
C) Yaşasın Ç Harfi Kardeşliği!
D) Sevinç ve Ali


7. Sedat Bey'in mesleği nedir?

A) Bilgisayar mühendisi
B) Ömür törpüleme mühendisi
C) Nüfus memuru
D) Öğretmen


8. Sedat Bey'in söylediğine göre Ali'nin bilgisayarının başına ne gelecektir?

A) Kaybolacaktır.
B) Çalınacaktır.
C) Yakında bozulacaktır.
D) Yenisiyle değiştirilecektir.



9. Ali'nin ödevi için yaptığı çalışmaların bulunduğu bilgisayar ve bellekle ilgili ne olmuştur?

A) İkisi de kaybolmuş veya kullanılamaz hâle gelmiştir.
B) İkisi de yenilenmiştir.
C) Ali ikisini de arkadaşına vermiştir.
D) Babası ikisini de satmıştır.


10. Kitabın sonunda Ali'nin arkadaşlıklarıyla ilgili hangi durum gerçekleşmiştir?

A) Ali sosyal medyayı tamamen bırakmıştır.
B) Sevinç ve diğer arkadaşlarıyla gerçek bir dostluk kurmuştur.
C) Okulunu değiştirmiştir.
D) Bilgisayar kullanmayı bırakmıştır.


 

Cevaplar

1-B | 2-C | 3-C | 4-D | 5-B | 6-C | 7-B | 8-C | 9-A | 10-B

Ömür Kısadır Zaman Sınırsız Değildir

 

Ömür Kısadır Zaman Sınırsız Değildir

 

Geçmez dediğimiz zaman, göz açıp kapayıncaya kadar öyle bir hızla geçiyor ki bir de bakmışsınız yaş ilerlemiş, güçten düşülmüş ve geçen zaman bir daha ele geçirilemeyecek hâle gelmiştir. Çünkü zaman, durmadan akıp giden bir şeydir. Onu geriye çeviremeyiz. Bunun için zamanın kıymetini çok iyi bilmek, zamanında çalışmak ve emek vermek gerekir. “Daha çok zaman var, nasıl olsa başka günler de çalışırım.” mantığıyla hareket etmek, zamanın hızla elimizden kayıp gitmesine neden olur. Bu da ömrümüzden boşa giden, niteliksiz yıllar anlamına gelir. Bunların olmaması için zamanı iyi değerlendirmeliyiz. Sorumluluklarımızı yerine getirmeli, planlı ve programlı olmalı, irademizi güçlendirmeli ve her anımızın değerini bilerek yaşamalıyız.

 

Örneğin bir sınava daha çok zaman olduğunu düşünüp çalışmazsak, soru çözmeyip sürekli ertelersek bir anda sınav günü gelir ve zamanın nasıl geçtiğini anlamayız. Sonradan pişman olsak bile iş işten geçmiş olabilir. İşte, iş işten geçmeden zamanın değerini anlamak gerekir. Zaman, sahip olduğumuz en değerli şeylerden biridir. Kaybettiğimiz bir parayı tekrar kazanabiliriz, bozulan bir eşyayı yenisiyle değiştirebiliriz; fakat geçen zamanı geri getiremeyiz. Bu nedenle zamandan tasarruf etmeli ve bize verilen bu kısa ömrü dolu dolu geçirmeliyiz. Çalışmalı, aile bireylerimizle güzel anılar biriktirmeli, iyi insanlarla güzel bir çevre edinmeli ve geleceğimiz için çaba göstermeliyiz. Kendimize hedefler koymalı ve bu hedeflere ulaşmak için zamanımızı doğru kullanmalıyız. Çünkü hayat, ertelemek için fazla kısa; güzel ve anlamlı yaşamak için ise değerlendirilmesi gereken kadar değerlidir.

 

Sonuç olarak, ömür kısadır ve zaman sınırsız değildir. Bu yüzden elimizdeki zamanın kıymetini bilmeli, bugünü boşa harcamadan geleceğimiz için çalışmalı ve sevdiklerimizle geçirdiğimiz anların değerini bilmeliyiz. Unutmamalıyız ki geçen zaman geri gelmez; önemli olan, bize verilen zamanı en güzel şekilde değerlendirmektir.

En Çok Etkilendiğim Kişi

 

En Çok Etkilendiğim Kişi


Herkesin sevdiği ve kendine örnek aldığı kişiler vardır. Benim en sevdiğim ve örnek aldığım kişi ise şu anda yaşamıyor olsa bile şarkılarında kendimi bulduğum, çocuklara olan merhametini ve sevgisini çok değerli bulduğum kıymetli sanatçımız Barış Manço’dur. Bence Barış Manço, bu ülkenin başına gelmiş en güzel şeylerden biridir. İnsanlığı, ana dilini düzgün kullanması, çocuklarla ilgili programlar yapması ve ülke ülke dolaşarak kendi kültürümüzü başka ülkelere tanıtması benim onu sevmemi sağlayan özelliklerinden bazılarıdır.


Sevgili öğretmenim,

 

Anadolu Rock müziğinin öncülerinden biri olan Barış Manço, yazdığı eserler ve söylediği sözlerle insanlara iyi olmayı, merhametli olmayı, büyüklerine saygı göstermeyi ve küçüklerine sevgiyle yaklaşmayı anlatmıştır. Onun şarkılarını dinlediğimde sadece müzik dinlemiş olmuyorum; aynı zamanda hayatla ilgili güzel mesajlar da öğreniyorum. Barış Manço’nun beni en çok etkileyen özelliklerinden biri de çocuklara verdiği değerdir. Çocuklarla konuşurken onları küçümsememesi ve onların dünyasına önem vermesi bana göre onu diğer sanatçılardan farklı yapan özelliklerinden biridir. Ayrıca farklı ülkeleri gezerek Türk kültürünü tanıtması da benim için çok değerlidir. Kendi kültürünü seven ve bunu başka insanlara anlatmaktan çekinmeyen bir insan olması, onu kendime örnek almamı sağlıyor. Can Bedenden Çıkmayınca, Arkadaşım eşek, Gül Pembe, Kara Sevda, Dağlar Dağlar onun en çok sevdiğim şarkıları arasındadır.

 Kıymetli arkadaşlarım,

Barış Manço artık aramızda olmasa da şarkıları, sözleri ve yaptığı çalışmalar sayesinde yaşamaya devam ediyor. Ben de onun gibi insanlara faydalı, merhametli, kültürünü seven ve çevresindeki insanlara güzel şeyler katabilen biri olmak istiyorum. Bu yüzden benim için Barış Manço sadece bir sanatçı değil, aynı zamanda hayatından ve eserlerinden birçok şey öğrenebileceğim önemli bir örnektir. 

Fedakârlık Üzerine Düşüncelerinizi Yazınız

 

Fedakârlık Üzerine Düşüncelerinizi Yazınız

 

İnsan yalnızca kendini düşünür ve yalnızca kendi için yaşarsa bencil bir insan olur. Böyle bir insan zamanla çevresindeki insanları kaybedebilir ve yalnız kalabilir. Oysa insan sosyal bir varlıktır. Başka insanlarla iç içe olduğumuz zaman eğlenir, mutlu olur ve kendimizi bir topluluğun parçası olarak hissederiz. Bu nedenle hayatımızda yeri geldiğinde başkaları için fedakârlık yapmak gerekir. Fedakârlık, gerektiğinde kendi isteklerimizden ve rahatımızdan ödün vererek başka bir insanın iyiliğini düşünmektir. Bazen bir arkadaşımızın zor zamanında onun yanında olmak, bazen ailemize yardımcı olmak, bazen de ihtiyacı olan bir insan için zamanımızdan ayırmak fedakârlıktır. Önemli olan bunu karşılık beklemeden ve gönülden yapabilmektir.

 

Yardımlaşma, dayanışma ve fedakârlık sayesinde hem kendimizi mutlu eder hem de başka insanların hayatına güzellik katarız. Çünkü insan, yalnızca kendisi için değil, çevresindeki insanlar için de yaşar. Bir kişinin yaptığı küçük bir fedakârlık bile başka bir insanın hayatında büyük bir anlam taşıyabilir. Ancak fedakârlık yaparken kendimizi tamamen unutmak da doğru değildir. İnsan, başkalarına yardım ederken kendi ihtiyaçlarını ve sınırlarını da gözetmelidir. Gerçek fedakârlık, insanın kendisine zarar vermesi değil, imkânları ölçüsünde başkalarının iyiliğini düşünmesidir.

 

Aile içinde, arkadaşlık ilişkilerinde ve toplum hayatında fedakârlık büyük önem taşır. İnsanlar birbirlerinin ihtiyaçlarını önemsediklerinde aralarındaki sevgi, saygı ve güven artar. Böylece daha güçlü ve huzurlu bir toplum ortaya çıkar. Sonuç olarak fedakârlık, insanları birbirine yaklaştıran güzel bir davranıştır. Hayatımız boyunca yalnızca kendimizi değil, çevremizdeki insanları da düşünmeli ve ihtiyaç duyduklarında onların yanında olmalıyız. Çünkü paylaştıkça, yardımlaştıkça ve birbirimiz için fedakârlık yaptıkça hayat daha güzel ve anlamlı hâle gelir.