Zerdali –
Dedemle Bir Yıl: Empati Soruları ve Cevapları
1. Yağız'ın yerinde olsaydın, anne ve babanın seninle yeterince vakit geçirmemesi seni nasıl etkilerdi?
Cevap: Yağız'ın yerinde olsaydım kendimi yalnız ve üzgün hissederdim. Çünkü anne ve babamla sohbet etmek, birlikte yemek yemek ve güzel anılar biriktirmek isterdim. Çocukların yalnızca maddi ihtiyaçlarının değil, sevgi ve ilgi ihtiyaçlarının da karşılanması gerektiğini düşünürdüm.
2. Yağız'ın dedesini başlangıçta yanlış tanımasını nasıl değerlendiriyorsun?
Cevap: Bence Yağız, dedesiyle yeterince vakit geçirmediği için onun hakkında ön yargılı davranmıştır. İnsanları tanımadan yargılamak doğru değildir. Onları anlamak için konuşmalı, birlikte vakit geçirmeli ve duygularını anlamaya çalışmalıyız.
3. Yağız'ın dedesi olsaydın, onun sana alışması için neler yapardın?
Cevap: Yağız'a sabırla yaklaşır, onun sevdiği etkinlikleri öğrenmeye çalışırdım. Birlikte oyun oynar, kitap okur ve sohbet ederdim. Kendini rahat hissetmesini sağlayarak güvenini kazanmaya çalışırdım.
4. Sence Yağız'ın anne ve babası nasıl davranmalıydı?
Cevap: Anne ve babasının çalışmak zorunda olmalarını anlayabilirim. Ancak çocuklarına da zaman ayırmaları gerektiğini düşünüyorum. Birlikte yemek yiyebilir, sohbet edebilir ve oyun oynayabilirlerdi. Böylece Yağız kendisini daha mutlu ve değerli hissedebilirdi.
5. Yağız'ın doğum gününde zerdali ağacı hediye edilince ne hissederdin?
Cevap: İlk başta istediğim teknolojik cihazı alamadığım için hayal kırıklığı yaşayabilirdim. Fakat dedemin bana bir ağaç hediye etmesinin anlamını anladığımda mutlu olurdum. Ağacın büyümesini izlemek ve onunla güzel anılar biriktirmek beni mutlu ederdi.
6. Yağız'ın dedesiyle geçirdiği bir yıldan hangi dersi çıkarırdın?
Cevap: Mutluluğun yalnızca maddi eşyalara bağlı olmadığını öğrenirdim. Sevdiklerimizle vakit geçirmek, birlikte yemek yapmak, kitap okumak ve doğayla ilgilenmek de bizi mutlu edebilir. Ayrıca sevdiklerimizin kıymetini bilmemiz gerektiğini anlardım.
7. Dedesi vefat eden Yağız'a nasıl destek olurdun?
Cevap: Öncelikle onun üzüntüsünü anlamaya çalışır ve duygularını anlatmasına izin verirdim. İsterse dedesiyle yaşadığı güzel anıları birlikte hatırlardım. Ona, sevdiğimiz birini kaybetmenin üzücü olduğunu ancak onun bize öğrettiklerini yaşatabileceğimizi söylerdim.
8. Sence dedesi, Yağız'ın hayatında neden bu kadar önemli bir yere sahip oldu?
Cevap: Çünkü dedesi Yağız'a yalnızca yeni bilgiler öğretmedi, aynı zamanda ona sevildiğini ve değerli olduğunu hissettirdi. Birlikte geçirdikleri zaman sayesinde Yağız daha mutlu, sosyal ve olgun bir çocuk oldu. Dedesi onun hayata bakışını değiştirdi.
9. Yağız'ın yerinde olsaydın, dedenin sana öğrettiklerini hayatında nasıl uygulardın?
Cevap: İnsanlara karşı daha anlayışlı ve yardımsever olmaya çalışırdım. Doğayı korur, kitap okur ve ailemle daha fazla vakit geçirirdim. Ayrıca sahip olduğum şeylerin değerini bilir ve küçük mutlulukların farkına varırdım.
10. Yağız'ın arkadaşlarının da bir ağaca sahip olmak istemesini nasıl yorumluyorsun?
Cevap: Bence Yağız'ın zerdali ağacı arkadaşlarına örnek olmuştur. Onun ağacından duyduğu mutluluğu gören arkadaşları da doğayla ilgilenmek istemiştir. Bu durum, güzel davranışlarımızla çevremizdeki insanlara ilham verebileceğimizi gösterir.
11. Dedesi Yağız'a insanın içinde sevgi ve nefret olduğunu, hangisini beslersek ona dönüşeceğimizi anlatıyor. Bu düşünceyi nasıl açıklarsın?
Cevap: Bence bu söz, davranışlarımızın kişiliğimizi şekillendirdiğini anlatır. İnsanlara sevgi, merhamet ve anlayış gösterirsek daha iyi bir insan olabiliriz. Öfke ve nefretle hareket edersek hem kendimize hem de başkalarına zarar verebiliriz. Bu yüzden sevgiyi ve iyiliği seçmeliyiz.
12. “Bazen az, çoktan daha iyidir.” sözünü nasıl yorumluyorsun?
Cevap: Bu söz, çok fazla eşyaya sahip olmanın her zaman mutlu olmak anlamına gelmediğini anlatır. Bazen sevdiğimiz insanlarla geçirdiğimiz kısa bir zaman, pahalı bir hediyeden daha değerli olabilir. Önemli olan sahip olduklarımızın miktarı değil, bize kattığı mutluluktur.
13. Sence teknoloji insanları mutlu etmek için yeterli midir?
Cevap: Bence teknoloji insanlara eğlence ve bilgi sağlayabilir ancak tek başına mutluluk için yeterli değildir. İnsanların sevilmeye, anlaşılmaya ve başkalarıyla güzel zaman geçirmeye de ihtiyacı vardır. Bu nedenle teknolojiyi ölçülü kullanmalı ve sevdiklerimize zaman ayırmalıyız.
14. Yağız'ın dedesinin mezarına yeşil balon bırakması sana ne hissettiriyor?
Cevap: Bu davranış bana sevgi ve özlemi hissettiriyor. Yağız'ın dedesini unutmadığını ve onunla yaşadığı güzel anıları kalbinde taşıdığını düşünüyorum. Bu olay, sevdiğimiz insanlar yanımızda olmasalar bile onların bize bıraktığı güzel izlerin devam edebileceğini gösteriyor.
15. Yağız'ın yerinde olsaydın, dedenin ölümünden sonra onun anılarını yaşatmak için neler yapardın?
Cevap: Dedemle çekildiğim fotoğrafları saklar, onunla yaşadığım güzel anıları ailemle paylaşırdım. Bana öğrettiği değerleri hayatımda uygulamaya çalışır ve birlikte yetiştirdiğimiz ağaca bakmaya devam ederdim. Böylece onu sevgiyle hatırlayabilirdim.
16. Bu kitap sana empati kurmak hakkında ne öğretti?
Cevap: Bu kitap bana insanların duygularını anlamaya çalışmamız gerektiğini öğretti. Yağız'ın yalnızlığı, dedesinin hayat tecrübeleri ve anne babasının çalışma zorunluluğu farklı duyguları anlamamızı sağlıyor. Bir insanı anlamak için kendimizi onun yerine koymalı ve olaylara onun gözünden bakmalıyız.
17. Kitaptaki hangi karaktere kendini daha yakın hissediyorsun? Neden?
Örnek cevap: Kendimi Yağız'a yakın hissediyorum. Çünkü bazen insan sahip olduğu şeylerle mutlu olacağını düşünebilir. Ancak Yağız gibi ben de sevdiklerimizle geçirdiğimiz zamanın ve güzel anıların daha değerli olduğunu düşünüyorum.
18. Bu kitabın sonunda Yağız'ın nasıl bir insan hâline geldiğini düşünüyorsun?
Cevap: Yağız başlangıçta yalnız, sıkılan ve teknolojiyle vakit geçiren bir çocukken zamanla daha sosyal, meraklı, bilgili ve olgun bir insan hâline gelmiştir. Dedesi sayesinde paylaşmayı, doğayı sevmeyi ve insanlarla güçlü bağlar kurmayı öğrenmiştir.
19. Yağız'ın hikâyesinde seni en çok etkileyen olay hangisidir? Neden?
Örnek cevap: Beni en çok etkileyen olay, Yağız'ın başlangıçta beğenmediği zerdali ağacını zamanla çok sevmesidir. Çünkü bu olay, bir şeyin değerini ilk anda anlayamayabileceğimizi gösteriyor. Bazen asıl mutluluk, bir eşyanın kendisinde değil, onunla yaşadığımız anılardadır.
20. Bu kitabı okuduktan sonra kendi hayatında neyi değiştirmek isterdin?
Örnek cevap: Ailemle daha fazla vakit geçirmek, onlarla sohbet etmek ve birlikte güzel anılar biriktirmek isterdim. Telefon ve tabletle geçirdiğim zamanı azaltıp kitap okumaya ve doğayla ilgilenmeye daha fazla zaman ayırırdım. Ayrıca çevremdeki insanların duygularını anlamaya ve onlara karşı daha anlayışlı olmaya çalışırdım.