Aile Bağlarının Çocuk Üzerindeki Etkisi

 

Aile Bağlarının Çocuk Üzerindeki Etkisi


Aile bir toplumun temel yapı taşıdır. Çünkü ailede kurulan iletişim çocuğun gelecekteki yaşamında etkili olacaktır. Mutlu ve güvenli aile ortamı çocuğu da mutlu yapar ve çocuğun kendine olan güvenini artırır. Aile kadar aile bağlarının da güçlü olması son derece önemlidir. Aile ortamı, çocukların sosyalleşmesini, öğrenme, bağımsızlık, başkaları ile geçinme kuralların önemini kavrama gibi yeteneklerini önemli ölçüde etkiler. Ayrıca, okulda başarı ve özgüven duygusu üzerinde de etkileri vardır. 


Sosyalleşme ailenin en önemli görevlerinden biridir. Sadece anne , baba ve çocukların iletişim içinde olduğu, diğer aile bağlarının olmadığı bir sistem içinde çocuk yalnız kalabilir, sosyal becerileri gelişmeyebilir. Bunun için aile kadar aile bağları da iyi olmalıdır. Çocuk amcasını, halasını, teyzelerini, dayısını tanımalı ve onlarla da iletişim içinde olmalıdır. Dedesi, ninesi, diğer yakınları çocuğa güç verir ve çocuğun toplum içinde çocuğun daha güçlü olmasını sağlar. Ağaç yaprağı ile gürler diye bir atasözü vardır. 


İnsanın arkasında yakınları varsa o insan daha dik duruşlu olur, daha mutlu olur ve kendini daha iyi hisseder. Bu durum çocuklar içinde geçerlidir. Bunun için aile bağlarına çok önem verilmeli, çocuk yakınlarını tanımalı, onlara gelip gitmeli ve onlarla sağlıklı bir iletişim içinde olmalıdır.

Kendi Şiirini Yaşayanlar Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (6)) (Nuri Pakdil)

 

Kendi Şiirini Yaşayanlar Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (7) (Nuri Pakdil)

 

1)Nuri Pakdil hangi şehirde dünyaya gelmiştir?

A) İstanbul

B) Kahramanmaraş

C) Elazığ

D) İzmir

 

2) Nuri Pakdil’in ideolojik ilk mürebbiyesi kimdir?

A) Büyük annesi

B) Teyzesi

C) Halası

D) Annesi

 

3)  Nuri Pakdil'in öğretmeninin adı nedir?

A) Ahmet

B) Mehmet

C) Hüseyin

D) Mustafa


 

4)  Nuri Pakdil’in çocukluğunun ayrılmaz parçası nedir?

A) Oyuncakları

B) Çeşmeler

C) Üzüm bağları

D) Komşu çocukları

 

5)  Mahallesinin kitapçısının adı nedir?

A) Kemal

B) Ali

C) Mehmet

D) Erdem

 

6)  Nuri Pakdil’in  ufkuna yeni bir pencere açan derginin adı nedir?

A) Büyük Doğu Dergisi

B) Aksiyon Dergisi

C) Anadolu Gençlik Dergisi

D) Ağaç Dergisi


 

7) Aşağıdakilerden hangisi Nuri Pakdil’e ait bir özellik değildir?

A) Çok konuşmazdı.

B) Çok okurdu.

C) Az düşünürdü.

D) İnsanların davranışlarını anlamaya çalışırdı.

 

8) Nuri Pakdil için hangi ünlü yazar Nuri Pakdil için  iyi bir yazar ve düşünür olacağını söylemiştir?

A)Nurullah Ataç

B) Atilla İlhan

C) Nazım Hikmet

D) Sezai Karakoç

 

9)   Nuri Pakdil'in hangi derslere merakı çoktu?

A) Antik Yunanca ve İtalyanca

B) İspanyolca ve Arapça

C) Edebiyat ve Fransızca

D) İngilizce ve Almanca

 

10)  Nuri Pakdil'in hayatının penceresinde devasal bir boşluk ne zaman başlamıştır?

A) Annesini kaybetmesi ile

B) Komşusunu kaybetmesi ile

C) Ninesini Kaybetmesi

D) Dedesini kaybetmesi ile

 

Cevaplar:

1.b   2.d   3.a  4.b  5.c  6.a   7.c   8.a   9.c  10.a

Kendi Şiirini Yaşayanlar Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (5) (Sezai Karakoç)

 

Kendi Şiirini Yaşayanlar Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (5) (Sezai Karakoç)


1)  Sezai Karakoç ağabeyinin vefatını nerede öğrenmiştir?

A) Tren

B) Uçak

C) Otobüs

D) Vapur

 

2) 1950 yılında henüz lise öğrencisiyken Mehmet Leventoğlu imzasıyla “Büyük Doğu” dergisine gönderdiği ve 300 şiir arasından seçilerek yayımlanan ilk şiirinin adı nedir?

A) Kader

B) Gayret

C) Sabır

D) Kibir

 

3) Sezai Karakoç kiminle tanışma fırsatı bulmuştur?

A) Necip Fazıl Kısakürek

B) Atilla İlhan

C) Cahit Sıtkı Tarancı

D) Yavuz Bülent Bakiler


 

4)  Sezai Karakoç, Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne kaçıncı sıradan girmiştir?

A) 3

B) 5

C) 9

D) 13

 

5) Sezai Karakoç’un okul arkadaşları onun hangi şiirini çok beğenmiştir?

A) Donuk Aşk

B) Kara Yılan

C) Mona Rosa

D) Batış

 

6) Yağmur duası şiir kime aittir?

A) Necip Fazıl Kısakürek

B) Sezai Karakoç

C) Cahit Zarifoğlu

D) Yakup Kadri Karaosmanoğlu

 

7) Sezai Karakoç’a mahalledeki komşuları ne lakabı takmıştır?

 A) Hacettepelilerin Cemilesi

B) Şairlerin Kralı

C) Şiirlerin Cerrahı

D) Duyguların Öğretmeni

 

8) Sezai Karakoç’un sınıf arkadaşı kimdir?

A) Cemal Süreyya

B) Özdemir Asaf

C) Behçet Necatigil

D) İlhan Berk


 

9)  Sezai Karakoç için 1957 yılı neden “Hüzün Yılıdır”?

A) Babasını kaybetmiştir.

B) Annesini kaybetmiştir.

C) Kardeşini kaybetmiştir.

D) Amcasını kaybetmiştir.

 

10) Sezai Karakoç’un  ilk şiir kitabı  olan “Körfez” kaç yılında  çıkarılmıştır?

aşağıdakilerden hangisidir?

A)  1945

B) 1939

C) 1944

D) 1959

 

11) Sirkeci Faciasında yaralananlardan biri de kimdir?

A) Sezai Karakoç

B) Hüseyin Rahmi Gürpınar

C) Falih Rıfkı Atay

D) Orhan Kemal

 

12)  “Bin yıllık ömrüm olsa Müslümanların birleşmesi için konuşur, yazar  ve bunları yayımlardım.” diyen kişi kimdir?

A) Sezai Karakoç

B) Atilla İlhan

C) Oğuz Atay

D) Mine Urgan


13) 1)  Sezai Karakoç’un  "Şahdamar" adlı kitabı kaçıncı şiir kitabıdır?

A) 1

B) 2

C) 3

D) 4

 

14) “Asıl söz hakikatle arasına mesafe girmemiş sözdür. cümlesini söyleyen kimdir?

A) Nuri Pakdil

B) İsmet Özel

C) Necip Fazıl Kısakürek

D) Sezai Karakoç


15) Diriliş dergisini kim çıkarmıştır?

A) Nazım Hikmet

B) İsmet Özel

C) Nuri Pakdil

D)Sezai Karakoç


16) Sezai Karakoç'un 1990 yılında kurduğu partinin adı nedir?

A)Zafer Partisi

B) Diriliş Partisi

C) Umut Partisi

D) Çile Partisi


17) Okurların kitaplarını okumasını en büyük ödül olarak gören şair kimdir?

A) Ahmet Haşim

B)Nuri Pakdil

C) Sezai Karakoç

D) İsmet Özel


18)  Sezai Karakoç haftanın hangi günleri sohbetlerine devam etmiştir?

A) Pazartesi

B) Cuma

C) Salı

D) Cumartesi

 

Cevaplar:

1. a  2.c  3.a  4.d   5.c   6.b  7.a  8.a  9.b  10.d  11.a   12. a  13.b   14. d   15.d  16.b   17.c   18.d

Kendi Şiirini Yaşayanlar Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (4) (Sezai Karakoç)

 

Kendi Şiirini Yaşayanlar Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (4) (Sezai Karakoç)

 

1) Sezai Karakoç hangi şehirde dünyaya gelmiştir?

A) Mardin

B) Kayseri

C) Adıyaman

D) Diyarbakır

 

2)  Sezai  Karakoç’un babası ile ilgili verilenlerden hangisi yanlıştır?

A) Çalışkan olmayı sever.

B) Disiplinlidir.

C) Yalnız kalmayı sever.

D) Akşamları çocuklarına kitap okurmuş.

 

3)  Sezai Karakoç ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Eline geçen her kitabı okurdu.

B) Bilmediği kelimelerin anlamını öğrenirdi.

C) Osmanlı Türkçesini kitaplardan kendi azmi ile öğrenmiştir.

D) İngilizce öğrenmeye çok meraklıdır.

 

4)   Aşağıdakilerden hangisi  Sezai Karakoç’un eserlerini  okuduğu yazarlar arasında değildir?

A) Ziya Paşa

B) Ziya Gökalp

C)Mehmet Akif Ersoy

D) Falih Rıfkı Atay

 

5)  Öğretmeni Sezai Koç için sınıftaki öğrencilere ne demiştir?

A) Bu arkadaşınız çok iyi bir doktor olacak

B) Bu arkadaşınıza iyi bakın ileride çok iyi işler yapacak demiştir.

C) Sezai iyi bir öğretmen olacak

D) Sezai geleceğin aydını olacak

 

6) Beden eğitimi öğretmeni Sezai Karakoç’a ne lakabını takmıştır?

A) Büyük Şair

B) Geleceğin Yazarı

C) Asrın Lideri

D)Koca Filozof

 

7) Sezai Karakoç’u mutlu eden olay ne olmuştur?

A)Necip Fazıl’ın Büyük Doğu Dergisini çıkarması

B) Yazdığı eserlere toplumdaki herkesin olumlu yaklaşması

C) Belli bir kesimin onun eserlerine tepki göstermesi

D) En güzel şiirleri kendisinin yazdığını söyleyenler olması

 

8) Sezai Karakoç kendi alanı hakkında  hangi dilde  araştırmalar yapmamıştır?

A) Arapça

B) Farsça

C) Fransızca

D) Yunanca

 

9)  Sezai Karakoç aşağıdaki kişilerden hangisinden etkilenmemiştir?

A) Goethe

B) William Shakespeare

C)  Duhamel

D) Balzac

 

10) Sezai Karakoç hangi derste başarısız olmamıştır?

 

A) Beden Eğitimi

B) Resim

C) Müzik

D)Edebiyat


CEVAP:

1.d   2.c  3.d   4.d  5.b  6.d   7.a  8. d  9. d  10. d

 

Akran Zorbalığına Karşı Alınacabilecek Önlemler Nelerdir?

 

Akran Zorbalığına Karşı Alınabilecek Önlemler Nelerdir?


Akran zorbalığı, akran grubu içinde fiziksel, duygusal ya da sosyal biçimde zarar veren, tekrar tekrar yaşanan saldırgan davranış biçimi olarak tanımlanmaktadır. Okul ortamlarında sıkça karşılaşılan bir durumdur. Akran zorbalığını önlemek için farkındalık yaratmak, empati geliştirmek ve güvende hissettirmek önemlidir. Yalnız kalmak korkusu içinde olan çocuklar maruz kaldığı zorbalıkları ailesine anlatmayabilir. Bunun için ailelerin bilinçli olması ve çocukların okul durumundan, arkadaş çevresinden sürekli haberdar olması gerekir.


Akran zorbalığına karşı alınabilecek önlemler şunlardır:

Aileler ve öğretmenleri çocuklara empati kurma becerisini kazandırmalı ve saygı değerlerini öğretmelidir. Çocuklara sosyal beceriler öğretilmelidir. Okullarda akran zorbalığı ile ilgili farkındalık oluşturulmalıdır. Çocukların duygusal ihtiyaçlarını anlamak ve desteklemek gerekir. Çocukları takip etmek ve onlarla düzenli iletişime geçmek gerekir. Zorbayı yapan kişinin de desteğe ihtiyacı vardır. Çünkü zorbalığı yapan çocuk da bunu çevresinden görerek yapmış olabilir, aile sevgisinden yoksun bir şekilde büyütülmüş olur. Onun için olayın temeline inmek gerekir. 


Çocukların bireysel, sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklemek ve sosyal aidiyetlerini pekiştirmek gerekir. Çocukları akran zorbalığına karşı güçlü hale getirilmelidir.  Çocukların kendilerini ifade etme becerilerini ve yaratıcılıklarını geliştirmelerine katkıda bulunulmalıdır. Çocuklara hakkını aramasını öğretmek gerekir. Eşitlik kavramının önemi vurgulanmalıdır. Çocuklara sana vurana sen de vur denmemelidir. Bunun yerine olayların buraya kadar gelmesinin nedenleri araştırılmalıdır.

Öfkeli Olmanın Zararları

 

Öfkeli Olmanın Zararları


Öfke; Öfke ya da kızgınlık, insanların ve hayvanların algıladıkları bir tehdit veya hakaret karşısında sergiledikleri düşmanlık duygusudur. Kızgınlık vücutta birtakım fiziksel değişikliklere neden olur. Örneğin tansiyon ve nabız yükselir, vücuttaki adrenalin ve noradrenalin düzeylerinde artma gözlenir.  Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Öfkeli insanın savaş stratejisi orman kanunlarıdır. Güçlünün dediği olur. Böyle durumda sen onu kendi savaş stratejine çekeceksin. Doğru olan; aklın, muhakemenin hâkim olduğu sağlıklı ortamdır.” dedi. 


Her şeyi konuşabilen, sakin kalan, akılcı olan kişiler öfkeli olmaz ve bilinçli bir şekilde hareket eder. Öfkenin en büyük zararı kişinin kendisine olur. Öfke anında kişi ne yapacağını bilmeyebilir ve karşısındaki kişiye fiziksel ve ruhsal zararla verebilir. Öfke anında patlayan insan kendi sağlığını da bozmuş olur. Öfke; fiziksel olarak baş ağrılarına, mide rahatsızlıklarına, solunum problemlerine, cilt problemlerine, böbrek fonksiyonlarında problemlere, sinir sistemi rahatsızlıklarına, dolaşım sorunlarına, var olan fiziksel rahatsızlıkların kötüleşmesine ve duygusal rahatsızlıklara; bilişsel olarak konsantrasyon bozukluğuna, düşük performansa, unutkanlığa, uykusuzluğa ve dikkatsizliğe; davranışsal olarak alkolizme, sigara tiryakiliğine, huzursuzluğa, aceleciliğe, ilaç kullanımına ve aşırı yemek yemeye; sosyal olarak da aile hayatında, iş/okul hayatında ve toplumsal hayatta sorunlara yol açmaktadır. 


Kişinin çevresindekiler ondan uzaklaşır ve ona olan güven duygusu sarsılır. Kişi yalnız kalır. Pişman olsa bile iş işten geçmiş olabilir. Dil ile kırdığımız insanlar bir daha biz eskisi gibi davranmazlar. İnsanların canını yakmış oluruz ve onları üzmüş oluruz. Bu da insan olana yakışmayan davranışlardandır. İşte tüm bunların olmaması için öfke anında sakinliğimizi koruyabilmeli, dilimize sahip olmalı, insanları incitmemeye özen göstermeliyiz.

Gıda İsrafı İle İlgili Kompozisyon

 

Gıda İsrafı İle İlgili Kompozisyon


Gıda israfı, tüketilmeden çöpe atılan gıdalardır. Tüketim çılgınlığı modası yüzünden insanlar kullanmadıkları eşyaları satın almakta, yemediği yiyeceklere boşuna  para vermekte ve o gıdalar da bozulup gitmektedir. Gıda israfının en önemli sebebi bilinçsizlik, özentiliktir. Dünyanın bir yerinde gıda israfı yapan insanlar varken dünyanın öte bucağında bir yudum suya, bir  kuru ekmeğe muhtaç olan milyonlarca insan vardır. Bunun ne kadara acı bir şey olduğunu oturup düşünsek daha vicdanlı, daha ince düşünceli ve daha bilinçli insanlar oluruz aslında.


 Boş yere elektrik harcamak, suyu boş yere akıtmak, ihtiyacından fazlasına sahip olmak gıda israfıdır. İnsanların bir an önce bu yanlıştan dönmesi gerekir. Gıda israfını engellemek için şunlar yapılmalıdır:  Toprağın bize armağan ettiği buğdayın her zerresini değere dönüştürmeliyiz. Geleneksel mutfak kültürümüzü devam ettirmeliyiz. Artan yemeklerimizi çöpe atmamalıyız. Ya yetecek kadar yemek yapmalıyız ya da yemekler  artarsa ertesi güne o yemeği yemeliyiz. Boş yere gıdalar heba etmemeliyiz. İklim değişikliği dünyamızı tehdit ederken doğal kaynaklarımızı boş yere tüketmemeliyiz. Tatlı su kaynaklarımızı bilinçli kullanmalıyız.. İlk olarak önceden aldığımız gıdaları tüketmeliyiz, bir şey bitmeden hemen yenisini almamalıyız. Gıda atıklarını değerlendirmeliyiz. Doğru saklama yöntemlerini kullanmalıyız. 


Kimi gıdalar buzdolabında, kimisi dışarıda saklanmalı. Aldığınız gıdaları saklamak için en doğru yöntemleri araştırın ve bunları uygulamalıyız. Artan  gıdalarınız varsa bunları atmak yerine sokak hayvanlarını beslemeliyiz. İhtiyaç sahiplerine verin ve çeşitli kurumlara bağışlamayı denemeliyiz. Gıda israfı, küresel çapta pek çok probleme yol açabilen etkilere sahiptir. Önlem alınmaması durumunda su kaynaklarının azalması, kıtlık, salgın hastalıklar gibi birçok sorun meydana gelebilir.  Gıda israfının yapılması; elektrik ve su gibi enerji kaynaklarının boşa harcanmasına neden olur. Toprağın sürekli işlenmesi, besin değerini düşürerek verimi azaltır. 

Kadına Yönelik Şiddeti Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?

 

Kadına Yönelik Şiddeti Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?


“Sevgi insanlığın, şiddet hayvanlığın kanunudur.” der. Mahatma Gandhi. Şiddetin kelime anlamı ise; Şiddet, bireyin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik yönden zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren, fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır. Şiddet, özel veya kamusal alanda (evde, aile bireyleri arasında, sokakta, iş yerinde) meydana gelebilir. Şiddet ancak şiddeti doğurur ve insana yakışmayan, insana aciz gösteren  bir durumdur şiddet. Özellikle de kadınlara yönelik şiddet karşısındaki kişi ya da kişilerin korkaklığının, kendine olan güvensizliğin, sevgisizliğin kanıtıdır.


 Kadınlar bir toplumun en değerli hazinesi olmasına rağmen toplumda en büyük şiddeti ne yazık ki onlar görmektedir. Özellikle erkekler tarafından kadınlara yönelik saldırgan davranışlar kadınların kendini daha kötü hissetmesine neden olmaktadır. Ülkemizde kadınlara yönelik şiddet sayısı günden güne artmakta ve cezalar hafif olduğu için  bunun yapanlar  cahil  ve şiddet meyillisi ruh hastaları da ne yazık ki uslanmamaktadır. Bundan dolayı devlet kadına yönelik şiddette ağır yaptırımlar uygulamalıdır. Ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk kadına, kadınlara önem vermiştir. Bunun için de “Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.” demiştir.


 Kadına yönelik şiddeti azaltmak için şunlar yapılmalıdır:

Kadına karşı şiddet konusunda toplumda bilinç geliştirilmelidir. Bu bilinç her şeyden önce kadının birey olduğunun kabulünü sağlayarak, toplumdaki zihniyeti değiştirici şekilde olması gerekir. Devlet çok yönlü olarak büyük problemi ele almalı, bu konuda gerekli çözümler üretebilmelidir. Toplumdaki bireylerin kadına karşı bakış açısında olumlu değişimler sağlayacak yenilikler yapılmalıdır. Kadınlarımızın eğitim ve iş hayatında desteklenmesine ve meslek sahibi olmalarına yönelik düzenlemeler yapılmalıdır ve onlara her türlü destek sağlanmalıdır. Şiddete uğramış mağdur kadınlar için güvenli, kolayca ulaşılabilir, her zaman sığınabilecekleri kurumlar, gerekli önlemler alınarak oluşturulmalıdır. Şiddet mağduru kadın bu sayede kendini güvende hissedeceği bir ortama kavuşacaktır.


 Kısacası kadına karşı karşı şiddet eylemlerinin önüne geçebilmek için toplumsal düzeyde hareket edilmesi , toplumsal farkındalık  oluşturulması gerekmektedir. Devlet bu konuda gerekli önlemleri almalıdır ve  öncelikle şiddeti önleme ve şiddet mağdurunu koruma, sonrasında şiddeti ortadan kaldırmaya yönelik mevzuatta gerekli düzenlemeleri yaparak ve uygulamadaki eksiklikleri tamamlayarak şiddet uygulayana karşı caydırıcı önlemler almalıdır. Böyle olursa kadına verilen değer artmış olur, kimse kadına dokunamaz. Kadını önce  kişi ya da kişiler değil öncelikle devlet korumalıdır. Yani kadınlar acınası varlıklar değil korunması, sevilip sayılması gereken varlıklar, bir toplumun en değerli hayat ağaçlarıdır. Kadına yapılan şiddet asla kabul edilmemeli,  Kadına şiddet gösteren cani insanlara, korkak ve kaypak kimselere öyle ağır cezalar verilmelidir ki bir daha kimse kadının kılına bile dokunamasın.

Kendi Şiirini Yaşayanlar Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (3) (Necip Fazıl Kısakürek)

 

 Kendi Şiirini Yaşayanlar Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (3) (Necip Fazıl Kısakürek)

 

1)  Necip Fazıl Ankara’da kaç yıl kalmıştır?

A) 9

B) 4

C) 7

D) 2

 

2)  Necip Fazıl’ın üçüncü şirinin adı nedir?

 

A) Kaldırımlar

B) Sakarya Türküsü

C) Ben ve Ötesi

D) Affet

 

3)   Necip Fazıl’a neden “Sanatına kıyan geri adam.” demişlerdir?

A) Sanatını bıraktığı için

B) Kötü alışkanlıklar kazandığı için

C) Rüşvet yediği için

D) Müslümanlığı bayraklaştırdığı için


 

4)  Necip Fazıl’ın bindiği vapurun adı nedir

A) Şirket-i Hayriye

B) Bandırma

C) Fenerbahçe vapuru

D) Turan Emeksiz Vapuru

 

5)  Necip Fazıl’ın ressam  arkadaşının adı nedir?

A) Osman Hamdi Bey

B) Abidin Dino

C) Bedri Rahmi Eyüboğlu

D) Nuri İyem

 

6)  Necip Fazıl’ın hocası kimdir?

A)  Said Nursi

B) Abdulhakim Hazretleri

C) Ahmet Mahmut Ünlü

D) Mahmut Esat Coşan


 

7) Necip Fazıl’ın ilk tiyatro eserinin adı nedir

A) Ahşap Konak

B) Sabır Taşı

C) Tohum

D)Künye

 

8) Necip Fazıl’ın yazdığı piyesinin adı nedir?

A) Bir Adam Yaratmak

B) Çile

C) Kanlı Sarık

D) Siyah Pelerinli Adam

 

9)  Necip Fazıl  “Çile” adlı şiirini ne zaman yayınlamıştır?

A) 1934

B) 1928

C) 1941

D) 1938

 

10) Necip Fazıl’ın eşinin adı nedir

A) Fatma Neslihan

B) Pınar Aylin

C) Ayşe Nur

D) Fatma Zehra

 

11) Necip Fazıl’ın kaç çocuğu vardır?

A)2

B) 4

C) 6

D) 5


 

12) Necip Fazıl’ın çıkardığı derginin adı nedir?

A) Büyük Doğu

B) Maneviyat Dergisi

C) Azmin Gücü Dergisi

D) Sabır Yolcusu Dergisi

 

13)  Büyük Doğu Cemiyeti derneğinin ilk şubesi hangi şehirde açılmıştır?

A) İstanbul

B) Ankara

C) Kayseri

D) Yozgat

 

14)  Necip Fazıl kaç kere cezaevine girmiştir?

A) 3

B) 5

C) 7

D) 9

 

15)  Sultan- Şuara” seçilen şairimiz kimdir?

A) Ahmet Haşim

B) Cahit Sıtkı Tarancı

C) Necip Fazıl Kısakürek

D) Arif Nihat Asyalı

 

 

Cevaplar

1. a   2. c  3.d  4.a  5.b  6.a  7.c  8.a  9.d  10.a  11.d  12.a  13.c  14.d  15.c

Kendi Şiirini Yaşayanlar Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (2) (Necip Fazıl Kısakürek)

 

Kendi Şiirini Yaşayanlar Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (2) (Necip Fazıl Kısakürek)


1) Necip Fazıl’ın okul yıllarında yazdığı  ……… adlı derginin adı nedir?

A) Nihal

B) Hilal

C) Bayrak

D) Memleket

 

2) Necip Fazıl okuma alışkanlığını ne zaman etmeye başlamıştır?

A) Çocukluk

B) Ergenlik

C) Genç yetişkinlik

D) Orta yetişkinlik

 

3)  Necip Fazıl yabancı romanları okumak için hangi dile ağırlık vermiştir?

A) Almanca

B) İngilizce

C) Yunanca

D) Fransızca

 

4) Aşağıdakilerden hangisi Necip Fazıl'ın incelediği yazarlar arasında yer almaz.

A) Ahmet Haşim

B) Fuzuli

C) William Shakespear

D) Dostoyevski

 

5) Necip Fazıl’ın okuduğu okuduğu mektebin adı nedir?

A) Mahalle Mektebi

B) Sıbyan Mektebi

C)Bahriye Mektebi

D) Taş Mektebi

 

6) Necip Fazıl neden okulu yarıda bırakıp annesi ile Erzurum’a gitmiştir.

A) Diploma beklerken bir yıl daha okula gitme kararı  eklendiği için

B) Annesinin rahatsızlığı arttığı için

C) Babası Erzurum’a çağırdığı için

D) Dayısı Erzurum’da okuması gerektiğini dediği için


7)   Necip Fazıl’ın Erzurum’da kaldığı sürece en büyük merakı neymiş?

A) Köpekler

B) Atlar

C) İnekler

D) Kediler

 

8) Yazdığı şiirleri ilk kime okutuyormuş?

A) Büyük annesi

B) Babası

C) Nazım Hikmet

D) Hasan Ali Yücel

 

9) Necip Fazıl   Darül Fü'nun mektebinde hangi yazarlarla tanışma fırsatı yakalamamıştır?

A) Yakup Kadri Karaosmanoğlu

B) Ahmet Kutsi Tecer

C) Tarık Buğra

D) Faruk Nafiz Çamlıbel

 

10) Necip Fazıl’ın  ilk Şiirleri nerede yayınlanmaya başlamıştır?

A) Yeni Mecmua

B) Osmanlı Mecmuaları

C) Yeni Felsefe Mecmuası

D) Edebiyat-ı Umumiye Mecmuası

 

11) Hasan Ali Yücel Necip Fazıl’ı kiminle tanıştırmıştır?

A) Halide Edip Adıvar

B) Peyami Safa

C) Ömer Seyfettin

D) Arif Nihat Asya

 

12) Necip Fazıl'ın 20 yıllık dostu kimdir?

A) Peyami Safa

B) Ahmet Haşim

C) Yakup Kadri Karaosmanoğlu

D) Cahit Zarifoğlu


 

13) Necip Fazıl aşağıdaki üniversitelerden  hangisini kazanmış ve oraya gitmiştir?

A) Paris Sorbonne Üniveristesi

B) Harvard Üniversitesi

C) Oxford Üniversitesi

D) Heidelberg Üniveristesi

 

14)  Necip Fazıl batak bir hayata hangi ülkede düşmüştür?

A) İngiltere

B) Fransa

C) Almanya

D) İspanya

 

15)  Necip Fazıl’ın ikinci şiir kitabı olan Kaldırımlar hangi yıl yayınlanmıştır?

A) 1928

B) 1937

C) 1934

D) 1989

 

16) Necip Fazıl hangi bankada çalışmıştır?

A) Osmanlı Bankası

B)Dersaadet

C) Şark Bankası

D) İngiliz Bankası

 

17)  Necip Fazıl’ı ilk şiir kitabının adı nedir?

A) Örümcek Ağı

B) Çile

C) Çöle İnen Nur

D) Bir Adam Yaratmak

 

18) Necip Fazıl kimi şiir düellosuna davet etmiştir?

A) Nazım Hikmet

B) Mehmet Akif Ersoy

C) Cahit Sıtkı Tarancı

D) Behçet Necatigil

 

 Cevaplar:

1.a   2.a  3.b  4.d  5.c  6.a   7.b  8.d   9.c  10.a  11.b  12.a  13.a  14.b  15.a  16.a  17.a  18.a