Nokta Kadar Menfaaat İçin Virgül Kadar Eğilme Atasözü İle İlgili Konuşma

 

Nokta Kadar Menfaaat İçin Virgül Kadar Eğilme  Atasözü İle İlgili Konuşma


İnsanlar küçük bir çıkar elde etmek için insanlık onuruna yakışmayacak biçimde başkaları önünde eğilip bükülmemeli, şerefiyle dik durmalıdır. Çünkü insan onuruna yakışan en güzel erdem doğru, dürüst olmaktır. Çıkarlar için kendini küçük duruma düşürmemektir. Bunun için atalarımız nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilme demiştir.

 

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

Nokta küçük bir şeydir. Menfaat kişisel çıkardır. Virgül eğik, dönük bir işarettir. Eğilmek;  boyun eğmek, taviz vermek, onurundan ödün vermektir. Yani burada “nokta” küçük çıkarı, “virgül” ise az da olsa eğilmeyi (taviz vermeyi) simgeler.
 Yani bize verilen mesaj;  Küçük hesaplar için kendini küçültme  denmek istenmiştir. İnsan karakterli olmalıdır. Dil duruşlu olmalıdır.  Küçük çıkarla uğruna bizi biz yapan, bizi önemli kılan değerlerimizden vazgeçmemeliyiz. Yani kendi benliğimize sahip çıkmalıyız, kendimize karşı saygılı olmalıyız ve omurgalı olmalıyız. Örneğin; Küçük çıkarla için birilerine yaranmaya çalışmamalıyız, Yağcılık etmemeliyiz. Asaletimizi korumalıyız ve sahip olduklarımızın kıymetini bilmeliyiz ve insanların gözündeki değerimizi küçültmemeliyiz. İnsan ufak menfaatler için eğildikçe kendine olan saygısını ve güvenini kaybetmeye başlar.

 

Küçük çıkarlar peşinde koşan kişide zamanla içten içe değersizlik hissi oluşmaya başlar. Başkalarına onay bağımlılığı başlar, devamlı başkalarını memnun etme peşinde koşarken kendini kaybeder ve kendi olmaktan çıkar. İşte tüm bunlardan dolayı insanlara karşı kişisel sınırlarımız olsun, tavrımız olsun ve kendi ayaklarımız üzerinde dik durmaya devam edelim. Konu hakkında anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Dev Şeftali Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları

 

Dev Şeftali Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları



1. James’in çocukluğu nasıl değişmiştir? Açıklayınız.

Cevap:
James dört yaşına kadar ailesiyle mutlu bir hayat sürerken anne ve babasının ölümüyle hayatı tamamen değişmiştir. Acımasız teyzelerinin yanında sevgi ve şefkatten yoksun, mutsuz bir çocukluk geçirmiştir.

 2. Sünger Teyze ve Diken Teyze karakterlerini karşılaştırınız.

Cevap:
Sünger Teyze kısa ve şişman; Diken Teyze uzun ve zayıftır. Fiziksel olarak farklı olsalar da ikisi de kaba, çıkarcı ve James’e kötü davranan karakterlerdir.

 3. Yaşlı adamın James’e verdiği sihirli şeylerin yere dökülmesi olay örgüsünü nasıl etkilemiştir?

Cevap:
James’in umutla aldığı sihirli şeylerin yere dökülmesi ilk başta şansını kaybettiğini düşündürür. Ancak bu olay dev şeftalinin oluşmasına sebep olur ve maceranın başlamasını sağlar.

 4. Dev şeftali James için neyi simgeler?

Cevap:
Dev şeftali özgürlüğü, umut ve yeni bir başlangıcı simgeler. James’in kötü hayatından kurtulup kendi macerasına atılmasını sağlar.


 

5. Şeftalinin içindeki böceklerin insan boyutunda olması neyi göstermektedir?

Cevap:
Bu durum küçük ve değersiz görülen varlıkların aslında önemli ve güçlü olabileceğini gösterir. Ayrıca farklılıkların bir araya geldiğinde dayanışma oluşturabileceğini vurgular.

 6. James’in köpekbalıklarından kurtulmak için geliştirdiği plan onun hangi özelliklerini ortaya koyar?

Cevap:
Bu plan James’in zekâsını, yaratıcılığını ve liderlik becerisini gösterir. Zor durumlarda çözüm üretebilen cesur bir karakter olduğunu kanıtlar.

 7. Bulut-Adamlarla karşılaşmaları hikâyeye nasıl bir katkı sağlar?

Cevap:
Bu bölüm macerayı daha fantastik ve heyecanlı hâle getirir. Aynı zamanda yolculuğun tehlikelerle dolu olduğunu gösterir.

 8. Teyzelerin şeftaliden para kazanmak istemesi hangi kişilik özelliklerini yansıtır?

Cevap:
Bu durum onların açgözlü ve çıkarcı olduklarını gösterir. James’in mutluluğu yerine kendi kazançlarını düşünürler.

 9. Romanın sonunda James’in hayatında ne gibi değişiklikler olmuştur?

Cevap:
James artık yalnız ve mutsuz bir çocuk değildir. Arkadaşlarıyla birlikte yeni bir hayata başlamış, sevgi ve dostluk içinde yaşamaya başlamıştır.

 10. Eserin ana fikrini yazınız.

Cevap:
Zorluklar karşısında umutlu olmak, dostluk ve dayanışma sayesinde engelleri aşmak mümkündür. Küçük görülen varlıklar ve insanlar büyük işler başarabilir.


 

11. James karakterinin gelişimini değerlendiriniz.

Cevap:
Başlangıçta korkak ve çaresiz olan James, macera boyunca cesur, özgüvenli ve çözüm üreten bir çocuğa dönüşür. Bu süreç onun olgunlaşmasını sağlar.

 12. Eserde dostluk temasının önemi nedir?

Cevap:
James ve böcekler arasındaki dostluk, onların hayatta kalmasını ve başarılı olmasını sağlar. Birlik ve dayanışma sayesinde tüm zorlukların üstesinden gelirler.

 

Gulyabani Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları

 

Gulyabani Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları


1. Romanın temel çatışması nedir? Açıklayınız.

Cevap:
Romanın temel çatışması akıl ile hurafe arasındadır. Muhsine ve çiftlikteki diğer kişiler cin ve peri korkusuyla yaşarken, olayların arkasında insan eliyle hazırlanmış bir düzen olduğu ortaya çıkar. Yazar, bilinmeyene duyulan korkunun insanları nasıl yanıltabildiğini gösterir.

 2. Muhsine karakterinin psikolojik gelişimini değerlendiriniz.

Cevap:
Muhsine başta korkak, çaresiz ve kuşkulu bir genç kadındır. Çiftlikte yaşadığı olaylar karşısında korksa da zamanla cesaret kazanır ve gerçeği araştırmaya yönelir. Finalde ise olayların çözülmesine katkı sağlayan, güçlü bir karaktere dönüşür.

 3. Çiftlikteki “peri ve cin” olaylarının arkasındaki gerçek nedir? Bu durum neyi eleştirir?

Cevap:
Peri ve cin olayları, çiftliğin hanımını deli göstermek ve mal varlığını ele geçirmek isteyen akrabalarının kurduğu bir düzendir. Ses düzenekleri, kostümler ve korku unsurları bilinçli olarak hazırlanmıştır. Bu durum, insanların hurafelere kolayca inanmasını ve çıkar uğruna yapılan kötülükleri eleştirir.


 

4. Gulyabani karakteri romanda nasıl bir sembol olarak kullanılmıştır?

Cevap:
Gulyabani korkunun somutlaşmış hâlidir. İnsanların bilinmeyenden duyduğu dehşeti temsil eder. Ancak sonunda bir kostümden ibaret olduğunun ortaya çıkması, korkuların çoğunun temelsiz olabileceğini gösterir.

 5. Yazarın eserde mizahı kullanma amacı nedir?

Cevap:
Hüseyin Rahmi Gürpınar, hurafeleri ve batıl inançları doğrudan eleştirmek yerine mizahi bir üslupla işler. Böylece okuyucu hem eğlenir hem de düşünür. Toplumdaki yanlış inanışları alaycı bir dille sorgulatır.

 6. Romanın yazıldığı dönemin toplumsal yapısı eser üzerinden nasıl anlaşılmaktadır?

Cevap:
Osmanlı döneminde halk arasında hurafelerin ve batıl inançların yaygın olduğu görülmektedir. İnsanların cin, peri gibi varlıklara kolayca inanması ve korku kültürünün yaygın olması, dönemin zihniyet yapısını yansıtır.

 7. Evin hanımının durumu üzerinden hangi toplumsal mesaj verilmektedir?

Cevap:
Kadının mal varlığını ele geçirmek isteyen akrabaları tarafından deli gösterilmesi, miras ve çıkar çatışmalarını ortaya koyar. Aynı zamanda kadınların toplumdaki savunmasız konumuna dikkat çeker.

 8. Hasan (Hacı Efendi) karakterinin romandaki işlevi nedir?

Cevap:
Hasan gerçeği ortaya çıkaran aklı ve cesareti temsil eder. Olayları araştırır, köylüleri bilgilendirir ve düzeni bozar. Aynı zamanda Muhsine’nin korkularını yenmesine yardımcı olur.

9. Romanın ana fikrini yazınız.

Cevap:
İnsanların bilinmeyene karşı duyduğu korku, onları hurafelere sürükler; ancak akıl ve cesaret sayesinde gerçek ortaya çıkar. Asıl korkulması gereken doğaüstü varlıklar değil, çıkarcı ve kötü niyetli insanlardır.

 10. Eserde korku unsurları ile gerçeklik nasıl iç içe verilmiştir?

Cevap:
Başlangıçta olaylar doğaüstü gibi görünür; sesler, gölgeler, gulyabani figürü korku atmosferi oluşturur. Ancak roman ilerledikçe tüm bu olayların insan eliyle planlandığı anlaşılır. Böylece korku ile gerçeklik arasındaki perde kaldırılır.



 11. Muhsine’nin başından geçen olayların çerçeve hikâye şeklinde anlatılmasının anlatıma katkısı nedir?

Cevap:
Muhsine’nin yaşlılık döneminde geçmişini anlatması, hikâyeye inandırıcılık ve merak unsuru katar. Okuyucu olayların sonucunu bilse de sürecin nasıl geliştiğini öğrenmek ister.

 12. Romanın Türk edebiyatındaki önemi nedir?

Cevap:
Eser, Türk edebiyatının ilk korku romanı olarak kabul edilir. Aynı zamanda korku türünü mizah ve toplumsal eleştiriyle birleştirmesi bakımından özgün bir yere sahiptir.

 13. “Asıl korkulması gereken bilinmeyen değil, insandır.” düşüncesini eser bağlamında açıklayınız.

Cevap:
Romanda cin ve peri korkusu büyük bir tehdit gibi sunulsa da sonunda tüm kötülüğün insan kaynaklı olduğu anlaşılır. Çıkarcı akrabalar, korkuyu kullanarak masum insanları kandırmıştır. Bu durum, gerçek tehlikenin insanın hırsı ve kötülüğü olduğunu gösterir.

Bülbülün Kırk Şarkısı Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları

 

Bülbülün Kırk Şarkısı Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları

 

1. Romanın anlatıcısı kimdir? Yazarın bu anlatıcıyı seçmesinin amacı ne olabilir?

Cevap:
Romanın anlatıcısı bülbüldür. Yazar, Divan edebiyatında gül–bülbül mazmunundan ilham alarak Peygamber sevgisini daha estetik ve sembolik bir şekilde anlatmak istemiştir. Bülbül aşkı, özlemi ve sadakati temsil eder.

2. Roman hangi olayla başlar? Bu başlangıcın sembolik anlamı nedir?

Cevap:
Roman Hz. İbrahim’in ateşe atılması olayıyla başlar. Ateşin güllere dönüşmesi Allah’a teslimiyetin ve tevekkülün sembolüdür. Bu olay, Peygamberimizin nurunun daha o zamanlardan müjdelendiğini gösterir.

3. Hz. İbrahim ile Bülbül arasında nasıl bir ilişki kurulmuştur?

Cevap:
Bülbül, Hz. İbrahim’i ateşte yalnız bırakmaz ve onunla birlikte ateşe atlar. Bu olay onların dostluğunu başlatır. Hz. İbrahim Peygamberimizin geleceğini müjdelerken bülbül de ona kavuşma arzusunu dile getirir.

 

4. Bülbülün “Gülüm” dediği kişi kimdir? Bu hitap neyi ifade eder?

Cevap:
Bülbülün “Gülüm” dediği kişi Hz. Muhammed’dir (SAV). Gül, Divan edebiyatında Peygamberimizi simgeler. Bu hitap derin bir sevgi, özlem ve hayranlığı ifade eder.

5. Romanda Cahiliye Dönemi nasıl tasvir edilmiştir?

Cevap:
Cahiliye dönemi zulmün, adaletsizliğin ve özellikle kız çocuklarının diri diri gömülmesi gibi insanlık dışı uygulamaların olduğu karanlık bir dönem olarak anlatılmıştır.

 

6. Fil Vakası’nın roman içindeki önemi nedir?

Cevap:
Fil Vakası, Peygamberimizin doğumundan kısa süre önce gerçekleşmiş ve Allah’ın Kâbe’yi koruduğunu göstermiştir. Bu olay, Peygamberimizin doğumunun ilahi bir planın parçası olduğuna işaret eder.

7. Romanın bölümleri nasıl düzenlenmiştir?

Cevap:
Roman tarihlere göre bölümlere ayrılmıştır. Her bölüm Sahabe’den bir kişiye atfedilmiş ve o kişi üzerinden dönemin olayları anlatılmıştır.

8. Peygamberimizin çocukluk dönemine dair romanda hangi önemli olaylara yer verilmiştir?

Cevap:
Sütannesi Halime Hatun’un yanında kalması, göğsünün melekler tarafından yarılması, annesi Amine’nin vefatı, dedesi Abdülmuttalib ve amcası Ebu Talib’in himayesine girmesi anlatılmıştır.

9. “El-Emin” unvanı Peygamberimize neden verilmiştir?

Cevap:
Dürüstlüğü, güvenilirliği ve ahlaki üstünlüğü nedeniyle Mekke halkı ona “El-Emin” (Güvenilir kişi) unvanını vermiştir.

 

 

10. İlk vahyin gelişi romanda nasıl bir dönüm noktasıdır?

Cevap:
610 yılında gelen ilk vahiy ile Peygamberimizin risaleti başlamış ve İslam’ın tebliğ süreci başlamıştır. Bu olay, romanın en önemli kırılma noktalarından biridir.

11. Hicretin (Medine’ye göçün) önemi nedir?

Cevap:
Hicret, Müslümanların Mekke’deki baskılardan kurtulup Medine’de İslam toplumunu kurmalarını sağlamıştır. İslam tarihinde siyasi ve sosyal bir başlangıçtır.

 12. Romanın sonunda Peygamberimizin vefatı nasıl anlatılmıştır?

Cevap:
632 yılında ebedi âleme intikal ettiği anlatılır. Vefatından önce ümmetine birlik ve kardeşlik mesajı verir. Bu bölüm oldukça duygusal ve hüzünlü bir anlatımla sunulmuştur.

13. Eserde Divan edebiyatının etkisi nasıl görülmektedir?

Cevap:
Her bölümde Peygamberimiz için yazılmış kasidelerden örnekler verilmiştir. Gül-bülbül mazmunu kullanılmış, dil sanatlı ve edebi bir üslupla yazılmıştır.

14. Bülbül karakteri hangi duyguları temsil eder?

Cevap:
Aşkı, sadakati, özlemi ve Peygamber sevgisini temsil eder.

15. Romanın ana mesajı nedir?

Cevap:
Peygamber sevgisini, teslimiyeti, sabrı ve Allah’a olan bağlılığı anlatır. Aynı zamanda Divan edebiyatı estetiğiyle Siyer bilgisini birleştirerek okuyucuya hem bilgi hem duygu kazandırmayı amaçlar.