Zeytindağı Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları

 

Zeytindağı Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları


1) Metne göre yazar hangi cephede görev yapmıştır?

A)  4. Ordu Suriye- Filistin Cephesi
B) Çanakkale Cephesi
C) Kanal Cephesi
D) Kafkas Cephesi

 

2) Yazar bir süre kimin emir subayı olarak görev yapmıştır?

A) Enver Paşa
B) Mustafa Kemal
C) Cemal Paşa
D) Kazım Karabekir Paşa

 

3) Yazar Enver Paşa’yı nasıl tanımlamaktadır?

A)  Yumuşak huylu
B) Diktatör
C) Silik bir asker
D) İdealist bir demokrat

 

4) Yazara göre Türkiye’yi kurtarmak için ne gerekliydi?

A) İngiltere ile anlaşmak
B) Rusya ile anlaşmak
C) Alman zaferi ve Enver Paşa’dan kurtulmak
D) Fransa ile anlaşmak

 

5) Metne göre İstanbul için Büyük Harp sırasında hangi düşünce hâkimdi?

A) Fransız üstünlüğü
B) Rus dostluğu
C) Alman yenilmezliği
D) Rus düşmanlığı, Alman gücü, İngiliz yenilmezliği

 

6) Zeytindağı’nda subaylar hangi iki gruba ayrılmıştır?

A) Alman yanlıları – İngiliz yanlıları
B) 4. Ordu zabitleri – Cemal Paşa’nın adamları
C) İttihatçılar – Muhalifler
D) Türkler – Araplar


 

7) Yazarın en çok korktuğu şey nedir?

A) Cephede ölmek
B) Almanların yenilmesi
C) Bir damga ile anılmak
D) Sürgün edilmek

 

8) Metne göre Osmanlı bürokrasisi Suriye’de nasıl tanımlanmıştır?

A) Tamamen Türk
B) Yarı Arap ya da Araplaşmış
C) Alman etkisinde
D) İngiliz kontrolünde

 

9) Cemal Paşa’nın Suriye’de uyguladığı politika aşağıdakilerden hangisidir?

A) Tam bağımsızlık
B) Tedhiş politikası
C) Liberal reform
D) Tam demokrasi

 

10) Cemal Paşa nerede öldürülmüştür?

A) Paris
B) İstanbul
C) Şam
D) Tiflis

 

11) Metne göre Medine nasıl tasvir edilmiştir?

A) Modern bir şehir
B) Bilim merkezi
C) Dini ticaretin yapıldığı bir yer
D) Tamamen boş bir çöl

 

12) Kudüs metinde nasıl betimlenmiştir?

A) Siyasi merkez
B) Dini oyunlaştırmış bir garp tiyatrosu
C) Askeri üs
D) Ticaret limanı

 

13) Filistin’de esas mesele olarak hangi sorun gösterilmiştir?

A) Türk-Alman sorunu
B) Hıristiyanlık meselesi
C) Yahudi-Arap meselesi
D) Osmanlı-İngiliz sorunu

 

14) Cemal Paşa’nın Suriye’de yapmak istediği temel şey nedir?

A) Alman okulları açmak
B) Bölgeyi Osmanlılaştırmak
C) İngilizlerle ittifak kurmak
D) Bölgeyi terk etmek

 

15) Metne göre İngiliz ilerleyişini durduran kişi kimdir?

A) Enver Paşa
B) Talat Paşa
C) Cemal Paşa
D) Mustafa Kemal


 

16) Kudüs düştükten sonra Osmanlı için öncelik ne olmuştur?

A) Arabistan
B) Balkanlar
C) Anadolu ve İstanbul
D) Yemen

 

17) Sakarya, Dumlupınar ve Lozan neyin simgesidir?

A) Osmanlı’nın yükselişi
B) Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki başarılar
C) Alman zaferi
D) İttihat ve Terakki’nin gücü

 

18) Yazara göre Mustafa Kemal neden Büyük Harbe karşıydı?

A) Alman düşmanı olduğu için
B) İngiliz yanlısı olduğu için
C) Kafa ve sanat adamı olduğu için
D) Savaştan korktuğu için

 

19) Mustafa Kemal neden Kurtuluş Harbi’ni bırakmamıştır?

A) Hilafet taraftrarı olduğu için
B) Vatan adamı olduğu için
C) Alman desteği aldığı için
D) Kendini ön plana çıkarmak istediği için

 

20) Metnin ana fikri aşağıdakilerden hangisidir?

A) Vatan sevgisi ve ilim birlikte olursa her şey daha anlamlı olacaktır.
B) Dini merkezler yozlaşmıştır.
C) Sadece ilim vatanın gelişmesinde yeterlidir.
D) Osmanlı tamamen başarısızdır.


 

Cevaplar :

1.a  2.b  3.b  4.c  5. d  6.b  7.c  8.b  9.b  10.d  11.c  12.b  13.c  14.b  15.d  16.c  17.b  18.c  19.b  20.a

Oruç Tutmanın Bana Kazandırdıkları

 

Oruç Tutmanın Bana Kazandırdıkları


Ramazan ayının gelmesiyle hepimizi tatlı bir heyecan sarar. Çünkü Ramazan; birlik, beraberlik, dayanışma ve empati ayıdır. Bu ayda insanlar birbirine daha çok yaklaşır, yardımlaşma ve paylaşma duyguları artar. Oruç tuttuğum zaman kendimi hem bedenen hem de ruhen daha huzurlu hissediyorum. Sanki iç dünyam sakinleşiyor, zihnim daha berrak oluyor.

 

Elbette orucun ilk günlerinde biraz yorgunluk yaşanabiliyor. Hafif baş ağrısı ya da karın ağrısı olabiliyor. Ancak bunun nedeni vücudun yeni düzene alışmaya çalışmasıdır. Birkaç gün sonra beden de bu duruma uyum sağlıyor. Sabretmeyi öğrendikçe hem bedenim hem de ruhum güçleniyor. Oruç tutmak beni mutlu ediyor. Çünkü oruçlu olduğum zaman davranışlarıma daha çok dikkat ediyorum. Kırmamaya, üzmemeye ve sabırlı olmaya özen gösteriyorum. Akşam ezanı okunup da ailemle birlikte iftar sofrasına oturmak ise tarifsiz bir mutluluk veriyor. Sıcacık aile ortamında yapılan iftar, günün tüm yorgunluğunu unutturuyor. O an, sahip olduğum nimetlerin kıymetini daha iyi anlıyorum. Oruç sayesinde aç kalmanın ne demek olduğunu hissediyor ve imkânı olmayan insanların hâlini daha iyi anlıyorum. Böylece empati kurmayı öğreniyorum. Paylaşmanın ve yardımlaşmanın önemini kavrıyorum. Bu da beni daha merhametli ve daha anlayışlı bir insan olmaya teşvik ediyor.

 

Gün içinde daha dikkatli ve bilinçli hareket ettiğimi fark ediyorum. Sabah saatlerinde daha enerjik olabiliyorum; işlerimi düzenli bir şekilde yapıyorum. Akşama doğru biraz yavaşlasam da bunun geçici olduğunu biliyorum. Çünkü gün boyu sabretmenin sonunda hem manevi bir huzur hem de içsel bir mutluluk kazanıyorum. Sonuç olarak oruç tutmak bana sabrı, şükrü, empatiyi ve paylaşmayı öğretiyor. Ramazan ayı sadece aç kalmak değil; aynı zamanda kalbimizi güzelleştirmek, davranışlarımızı düzeltmek ve daha iyi bir insan olmak için bir fırsattır. Bu yüzden oruç tutmanın bana kazandırdıkları, yalnızca bir ayla sınırlı kalmıyor; hayatımın her dönemine ışık tutuyor.

10 Tane Fazla Bilinmeyen Atasözleri Ve Anlamları

 

10 Tane Fazla Bilinmeyen Atasözleri Ve Anlamları

 

1) Dikili ağacı yok, yaseminden çubuk ister: Haddini bilmeyen, hep kendini düşünene hayatta çevresine en küçük yardımı olmayan kimse bu zayıf tarafını düşünmeden kendisi için en iyi makamları istemeye kalkar.

2)  Devletliye dokun geç, fukaradan sakın geç: Zenginle az da olsa bir ilişkin bulunsun belki yararlanırsın ama fakire yaklaşma, o senden daha çok yararlanmak ister.


3) Dile gelen ele gelir: İnsan yetenekli ve başarılıysa her söylediğini yapabilir.

4) Her Ahmet’in bir  Ebu Cehil’i vardır: Her iyi insanın karşısına mutlaka kötü insanlar çıkar.

5) Irmaktan geçerken at değiştirilmez: Bir işe kimlerle başlanmışsa onlarla, başta hangi kurallar belirlenmişse o kurallarla devam edilmelidir.

6) Kızılcık kurusuyla yâr sevilmez: Hayatta basit şeylerle ciddi işler yapılamaz.

7)  Paranın yüzü sıcaktır: İnsanlara para verilerek daha kolay işler yaptırılır. Parayı gören kimse onun çekiciliğine kapılır ve kendisinden para karşılığında beklenen işi daha çabuk ve istekli yapar.


8) Yel gelen deliğe çamur sıvanmaz: İnsanın yarar sağlayacağı yere iyi bakılmalıdır.

9)  Yumurtada kıl bitmez: Olmayacak işten sonuç beklenmemelidir.

10)  İti öldürene sürütürler: İnsan sorumluluğu altındaki işi kötü yapmışsa o işi çaba göstererek kendisi düzeltmesi gerekir.

“Bir El Bir Eli Yıkar, İki El Bir Yüzü Yıkar” Atasözü ile İlgili Kompozisyon

 

“Bir El Bir Eli Yıkar, İki El Bir Yüzü Yıkar” Atasözü ile İlgili Kompozisyon


Bir insan tek başına bazı işleri yapabilir; ancak her işi tek başına başarması her zaman mümkün değildir. Özellikle emek ve zaman isteyen işlerde yardımlaşma büyük önem taşır. Başkalarının desteği olduğunda işler hem daha kolay hem de daha hızlı tamamlanır.

 

Örneğin mantı yapmak oldukça zahmetli bir iştir. Hamurun hazırlanması, açılması, küçük küçük kesilmesi ve içine harç konulup kapatılması uzun zaman alır. Bir kişi tek başına mantı yapmaya çalıştığında çok yorulur ve iş geç biter. Ancak birkaç kişi birlikte çalıştığında biri hamuru açar, biri iç koyar, diğeri kapatır ve kısa sürede birçok mantı hazırlanır. İş hem daha hızlı biter hem de birlikte çalışmanın verdiği mutluluk yaşanır. Aynı şekilde bir öğrenci anlamadığı bir konuyu arkadaşına sorarak daha kolay öğrenebilir. Bir komşu taşınırken diğer komşular yardım ederse işler kısa sürede tamamlanır. Yardımlaşma sayesinde hem işler kolaylaşır hem de insanlar arasındaki sevgi ve güven bağı güçlenir.

 

Bu atasözü bize bencil olmamayı, paylaşmayı ve dayanışma içinde yaşamayı öğretir. Birlikte hareket eden insanlar her zaman daha güçlü olur. Çünkü dayanışma, toplumun temelini oluşturan en önemli değerlerden biridir.