Kendinizi Hangi Durumlarda Mutlu Hissedersiniz?

 

Kendinizi  Hangi Durumlarda Mutlu Hissedersiniz?

 

Her insanın kendini  mutlu etmesi gerekir. Çünkü insan mutlu olmadan hayat geçmez. Mutlu olmak için de ben değil biz düşüncesi ile hareket etmek gerekir. Kendimi mutlu hissettiğim anlar şunlardır: Yardıma muhtaç olan insanlara, hayvanlara yardım ettiğim zaman çok mutlu oluyorum. Örneğin; Yaşlı insanların poşetini taşıdığım zaman, onları yoldan karşıdan karşıya geçirdiğim zaman kendimi mutlu ve vicdanı rahat bir insan olarak hissediyorum. Özellikle de şu soğuk kışı günlerinde evimizin önüne gelen ve aç olan kedilere kulübe yapmayı seviyorum. Onlara su ve yemek veriyorum. Köpeklere ise su ve kemik veriyorum. Onların canı olduğunu bilmek, onların ilgiye ihtiyaç olduğunu bilmek gerekir. Yeni şeyle öğrendiğim zaman mutlu oluyorum. 


Merak ettiğim bir konu hakkında yeterince bilgiye sahip olduğum zaman kendimi çok ama çok mutlu hissediyorum. Kitap okuduğum zaman, arkadaşlarımla saatlerce oynadığım zaman, sinemaya gittiğim zaman, alışveriş merkezinde alışveriş yaptığım zaman mutlu oluyorum. Bir insanın yarasına merhem olduğum zaman, bir çocuğu mutlu ettiğim zaman, anneme ve babama her zaman saygılı olduğum zaman kendimi mutlu iyi hissediyorum. 


Sahip olduğum şeylere şükrettiğim zaman, kendime ulaşılabilir hedefler koyduğum zaman, doğayla yeterince zaman geçirdiğim zaman, kendimi her halimle olduğum gibi kabul ettiğim zaman, olumlu düşünme becerisine sahip olduğum zaman, hobileri yerine getirdiğim zaman, kendime zaman ayırdığım zaman, güzel bir çevrem olduğu zaman çok mutlu oluyorum.

Sık Kullanılmayan 10 Atasözü ve Anlamları

 

Sık Kullanılmayan 10 Atasözü ve Anlamları


1) Kadıyla mı iyisin, kapıyla mı? kapıyla: Yüksek makam sahibi  birisiyle bir iş yapmak isteyen kimse o kişinin yanında çalışan, sözü geçen, işlerin nasıl yürütüldüğünü ve çözüm yollarını bilen biriyle önceden görüşmelidir. Böyle yapılırsa sorunlar daha çabuk çözülecektir.

2) Geriden dana yetişmedikçe koca öküze baha yetişmez: Bir işi çok iyi bilen kişi bildiklerini başkasına öğretmezse o işi bilen sayısı az olacağından kendi değeri hep yüksek olur.


3)  Densizin devesi çansız olur: Görgüsüz ve münasebetsiz bir kimsenin yapacağı densizlik önceden kestirilemez.

4) Beş para giren ev yıkılmamış: Aile bireyleri çalışıp para kazanmanın yoluna bakıyorlarsa gelir az da olsa ailenin yaşam düzeni bozulmadan devam eder.

5) Akıllımız Hızır Ağa, parmağını saldı bardağa: Aklını iyi kullanamayan kişinin kısmeti az olur. Zaman zaman kısmeti olsa bile bu durum uzun sürmez.

6) İt başı terkide durmaz: Huysuz kişileri durdurmak zordur.

7) Merkebe cilve et demişler, art ayağıyla kulağını kaşımaya başlamış: Görgüsüz ve aptal kişinin birilerinin hoşuna gitsin diye söylediği sözler ve yaptığı işler, kaba ve kırıcı olur.


8) Maymun yoğurdu yer, ayranı yüzüne sürer: İşten anlamayan birine yaptığı hatayı örtmek isterken daha kötü ortaya çıkmasına sebep olabilir.

9) Soğuk tandırdan sıcak ekmek umulmaz: Beceriksiz bir kimseden iyi bir iş çıkarması  umulmaz.

10) Zemheri de sür de çalı sür: En zor koşullarda bile çalışmaya devam etmek gerekir.

Sokrates’in Savunması Kitabında Geçen Alıntılar

 

Sokrates’in Savunması Kitabında Geçen Alıntılar

 

Sokrates’in Savunması adlı kitap; Yunan filozof Platon tarafından yazılmış, Sokrates'in bir grup Atinalı tarafından şehrin tanrılarına inanmayışı ve gençlerin ahlakını bozması gerekçesiyle suçlanışını, Atina demokrasisi tarafından yargılanışını ve cezalandırılmasını konu alır.


 Kitapta geçen alıntılar şunlardır:

“İyice bilin ki bir değil, bin kez ölmem gerekse de doğru bildiğimi yapmaktan vazgeçmeyeceğim.”

"Sorgulanmayan hayat yaşamaya değmez."

“İyice bilin ki, bir değil bin kez ölmem gerekse de, doğru bildiğimi yapmaktan vazgeçmeyeceğim.”

“Karınız iyi huylu ise mutlu, değilse filozof olursunuz.”

''Bir insan ya hiç çocuk sahibi olmamalı ya da olursa çocukları için zahmete katlanarak onları eğitip yetiştirmelidir.''

“Ölümün insanoğlunun başına gelen iyiliklerin en iyisi olup olmadığını kimse bilmiyor, ama güya başa gelebilecek en büyük kötülük olduğunu sandıklarından ondan korkuyorlar. Birinin bilmediği bir şeyi bildiğini sanması cehaletin en utanç verici türü değil midir?”


“Haksız yere idam ediliyorsun Sokrates Ne yani, haklı yere edilsem daha mı iyiydi?”

“Bu insanlar çok şey söylüyorlar, ama söyledikleri hakkında hiç fikirleri yok.. “

 “Artık ayrılma vakti geldi çattı, ben ölmeye, sizler de yaşamlarınızı sürdürmeye gidiyorsunuz. Hangisinin daha iyi olduğunu sadece tanrı bilebilir.”

"Göğsüne vurarak kalbine seslendi; dayan kalbim, bir zamanlar daha büyük kötülüklere dayanmıştın. Hangisinin daha iyi olduğunu sadece Tanrı bilebilir”

“Hiç kimseye haksızlık etmediğimden emin olduğuma göre, kendime de haksızlık edemem...”

“Bütün insanların düşüncelerine değil de bazı insanların düşüncelerine önem verilmesi gerekir.”

“Yanlış konuşmak sadece dile karşı işlenen bir suç değildir, aynı zamanda ruhlara da zarar verir.”

“Haksız suçlamalara ve bana haksız yere saldıranlara yanıt vermeye hakkım olduğuna inanıyorum.”

“Kendilerini gerçekten felsefeye vermiş olanların sadece ölümle ve ölmekle ilgilendiklerini diğer insanlar büyük bir ihtimalle hiç fark etmez.”

“Her tehlike türü için ölümden sakınmanın bir çok yolu vardır, yeter ki tehlikede olan kişi her şeyi söyleyecek ve her şeyi yapacak kadar utanmaz olsun.”

 

Onlara söyleyecek bir sözüm daha var: belki aklanmamı kolaylaştıracak şeyler söylemediğimden, suçluluk kararından kurtulmak için gereken şeyleri söylemeyi ve yapmayı kabul etmediğimden dolayı mahkûm edildiğimi sanıyorsunuz. Hayır; cezalandırılmama neden olan eksiklik, sözlerimde değil. Sizin istediğiniz gibi; ağlayarak, sızlayarak, haykırarak, bence bana yakışmayan, fakat başkalarından sürekli duymaya alıştığınız birçok şeyi söylemememde ve yapmamamdadır. Fakat ben, tehlikeye düştüğüm zaman, ne böyle aşağılık davranışlara, alçaklıklara saparım, ne de kendimi böyle savunmadığım için pişman olurum. Asla! Böyle bir şey yapmaktansa, sizin alıştığınız gibi kendimi savunmaktansa, kendi alıştığım gibi konuşarak ölmeyi üstün görürüm.”

Kral Kaybederse Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları

 

Kral  Kaybederse Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları

 

1) Aşağıdakilerden hangisi Kenan’ın özelliklerinden biri değildir?

A) Zengin

B) Yakışıklı

C) Bencil

D) Mütevazi

 

2) Kenan ile Fadi kaç yıl birlikte yaşamışlardır?

A) 5

B) 20

C) 10

D) 20

 

3) Fadi neden Kenan’ı terk etmiştir?

A)Kenan’ın parası bittiği için

B) Kenan yalan söylediği için

C) Fadi daha genç ve zengin birini bulduğu için

D) Fadi’nin Kenan’a olan aşkı bittiği için

 

4) Kenan’ın eşinin adı nedir?

A) Özge

B) Suna

C) Handan

D) Çiçek

 

5) Kenan ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Fadi ile ayrıldıktan sonra psikolojik sorunlar yaşamaya başlar.

B) İşini ve servetini kaybeder.

C) Fadi ile evlenip de iki de çocukları olur.

D) Huzur evinde yaşamaya başlar.

 

6) Kenan’ın hastalığı nedir?

A) Romatizma hastalığı

B) Kalp hastalığı

C) Şeker hastalığı

D) Tansiyon hastası

 

7) Fadi ve Kenan’ın gittiği doktorun adı nedir?

A) Hatun

B) Gülseren

C) Sevim

D) Behice

 

8) Babasından sevgi almamış, annesi tarafından kız doğduğu için dışlanmış olan kişin adı nedir?

A) Handan

B) Saliha

C) Fatma

D) Fadi

 

9) Kenan’ın oğlunun adı nedir?

A) Vedat

B) Kasım

C) Mehmet

D) Yusuf

 

10) Kenan huzur evinde hangi işi yapıyor?

A) Hizmetçilik

B) Muhasebecilik

C) Doktorluk

D) Öğretmenlik

 

11) Kenan’ın son eşinin adı nedir?

A) Saliha

B) Fadi

C) Handan

D) Ayşe

 

12) Kenan’ın hayatının son dönemlerinde kendine gelmiş ve düşünmeye başlamıştır. Aşağıdakilerden hangisi Kenan’ın bu düşüncelerinden biri değildir?

A) Çok fazla kıyafetin olması insanı değerli kılmaz.

B) Önemli olan ünlü olmaktır.

C) Aldatmak doğru bir şey değildir.

D) Yakışıklı olmak önemli değilmiş

 

13)  Gülseren Hanım’ın sekreterinin adı nedir?

A) Gül

B) Yasemin

C) Bahar

D) Tuna

 

14) Kral Kaybderse kitabının yazarı kimdir?

A) Arif Verimli

B) Jules Payot

C) Gülseren Budayıcıoğlu

D) İclal  Aydın

 

15) Sadakatsız olan kişi kimdir?

A) Fatoş

B) Saliha

C) Handan

D) Kenan

Not:  Çocukluk travmalarının yetişkinlikteki davranışlara etkisi işlenmiştir kitapta. Kenan’ın narsist kişiliği ve bağımlılıkları onun çocukluğunda yaşadığı sorunlara bağlıdır aslında.

 

Cevaplar:

1.d   2.c   3.b  4.c   5.c   6.b   7.b   8.d   9.a  10.b   11.a  12.b  13.d   14.c  15.d

Ayvayı Yedik Müzesi Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları

 

Ayvayı Yedik Müzesi Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları


1) Babaannesi Rüya’ya ne diye seslenirmiş?

A) Minik Kelebeğim

B) Kuzubalığım

C) Canparem

D) Neşelim

 

2)   Rüya’nın babaannesi en çok hangi kelimeyi söylemeyi çok severdi?

A) Yahu

B) Yapma

C) Nasıl

D) Haydi

 

3) Rüya;’nın babası dünya turuna hangi ulaşım aracı ile çıkmıştır?

A) Kamyon

B) Uçak

C) Araba

D) Tren

 

4) Aşağıdakilerden hangisi Rüya’nın babaannesinin özelliklerinden biri değildir?

A) Kafasına koyduğu her şeyi yapacak kadar gözü pek biridir.

B) Bitmek bilmeyen enerjisi vardır.

C) Torunlarına sürekli ilginç bilmeceler sorarmış

D) Torunlarını sürekli alışveriş merkezine götürürmüş

 

5) Dünya turuna çıkan babaannenin ilk hedefi nereye gitmekmiş?

A) Amerika

B) Afrika

C) Avrupa

D) Asya

 

6) Aşağıdakilerden hangisi babaannenin bavulunda olan eşyalardan biri değildir?

A) Renkli mendiller

B) Çikolatalar

C) Altın bilezikler

D)  İğne iplikler

 

7) Babaannesinin Rüya’ya verdiği en özel hediye aşağıdakilerden hangisidir?

A) Armut

B) Ayva

C) İncir

D) Ananas

 

8) Babaanne kaç yaşındadır?

A) 67

B)  57

C) 47

D) 77

 

9) Çocuğun yaşadığı kasabanın adı nedir?

A) Sarıkayalar Kasabası

B) Geçimli Kasabası

C) Kurt Kasabası

D) Derebağ Kasabası

 

10) Babaanne hangi meslekten emekli olmuştu?

A) Öğretmenlik

B) Polislik

C) Muhtarlık

D) Mühendislik

 

11)Babaannenin en büyük hayali nedir?

A) Araba kullanmak

B) Bir gün Mars’a yerleşmek

C) Köyünde üzüm yetiştirmek

D) Çocuk evi kurmak

 

12) Babaannenin yazdığı kitabın adı nedir?

A) Kalemlerin Bilinmeyen Tarihi

B) Kaşıkların Bilinmeyen Tarihi

C) Türkiye Coğrafyası

D) Dünya Tarihi

 

13) Aşağıdakilerden hangisi kitapta geçen alıntılardan biri değildir?

A) Damlaya damlaya göl olur.

B) Önemli olan ne anlattığın değil, nasıl anlattığındır.

C) Çaba gösterilmeyen hiçbir başarı, başarı değildir.

D) Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz.

 

14) Ayva Çekirdeklerine ne olmuştur?

A) Çöpe atılmıştır.

B) Toprağa ekilmiştir.

C) Suya bırakılmıştır.

D) Evin bahçesine atılmıştır.

 

15) Ayvayı Yedik Müzesi adlı kitabın yazarı kimdir?

A) Mert Arık

B) Muzaffer İzgü

C) Şermin Yaşar

D) Behiç Ak


 

Cevaplar:

1.b   2.a  3.d  4.d  5.c  6.c  7.b   8.b  9.a   10.a   11.b   12.b  13.a   14.b   15.a

Her Şeye Ağlayan Kız Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları

 

Her Şeye Ağlayan Kız Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları


1) Kitaptaki çocuğun komşunun kızının en önemli özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Her şeye ağlaması

B) Her şeye gülmesi

C) Her şeye kızması

D) Her şeye küsmesi

 

2) Sinem hangi meyveyi yerken ağlamaya başlamış?

A) Üzüm

B) Ayva

C) Karpuz

D) Elma

 

3) Kızın meyve yerken ağlamasının nedeni neymiş?

A) Meyvenin  çürük olması

B) Meyvenin sert olması

C) Meyvenin dişini acıtması

D) Meyvenin çenesini ağrıtması

 

4) Apartman bahçesinde aşağıdaki ağaçlardan hangisi yoktur?

A) Limon Ağacı

B) Dut Ağacı

C) Çam Ağacı

D) Portakal Ağacı

 

5) Şaka yapmayı seven kişi kimdir?

A) Ufuk

B) Sinem

C) Ceren

D) Apartman yöneticisi

 

6) Sinem neden ağlıyormuş?

A) Dizi yara olduğu için

B) Saçını arkadaşı çektiği için

C) Ağladığı zaman ailesi her şeyini yaptığı için

D) Arkadaşları tarafından beğenilmediği için

 

7)  Ağlamak ………………. boşlutaki yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

A) Sevimsizliktir

B) Çirkinliktir

C) Mızıkçılıktır

D) Yalancılıktır

 

8) Sinem arkadaşlarına ne ikram etmiştir?

A) Kek

B) Şeker

C) Cips

D) Çikolata

 

9) “Her Şeye Ağlayan Kız” kitabının yazarı kimdir?

A) Şermin Yaşar

B) Muzaffer İzgü

C) Mert Arık

D) Ahmet Şerif İzgören

 

Cevaplar:

1.a  2.b  3.b   4.d   5.c   6.c   7.c   8.d   9.b

Şairin Aşağıdaki Dizelerde Ne Anlatmak İstediğini Belirtiniz

 

Şairin Aşağıdaki Dizelerde Ne Anlatmak İstediğini Belirtiniz


 Yüksek Evde Oturanın Türküsü

Evleri yüksek kurdular
Önlerinde uzun balkon
Sular aşağıda kaldı
Aşağıda kaldı ağaçlar

Evleri yüksek kurdular
On bin basamak merdiven
Bakışlar uzakta kaldı
Uzakta kaldı dostluklar

Evleri yüksek kurdular
Cama betona boğdular
Usumuzdaydı unuttuk
Topraklar uzakta kaldı
Toprağa bağlı olanlar

(Gülten Akın)


1) Evleri yüksek kurdular sözü ile anlatılmak istenen şudur: İnsanlar kocaman kocaman apartmanlara oturmaya başlayınca kendinden daha aşağı durumda olan insanları hor görmeye başladılar, şımarmaya başladılar, kendilerini diğerlerinden üstün gördüler anlamında kullanılmıştır.

 

2) Cama, betona boğdular: Evleri cama, betona boğarak abartılı bir eşya merakı oldu insanlarda. Bir yerin veya alanın aşırı betonlaşma ve yapılaşma sonucu doğallığını kaybettiğini, güzelliğini kaybettiğini anlatmak istemiştir yazar. Şehirleşme  sonucu eski binaların yerini betonlar aldı, doğal alanla yok edildi, yeşil alanlar azaldı.

 

3)  Sular aşağıda kaldı, ağaçlar aşağıda kaldı: Şehirleşme ve yapılaşma sonucunda doğa çevre bozulmaya başladı. İnsan eli ile yapılan yapılar doğal unsurları geride bırakmaya başladı. Doğal güzellikler gölgede kaldı anlamında söylenmiş bir sözdür.

Yaşadığınız Yerin Tarihi ve Doğal Güzellikleri Nelerdir?

 

Yaşadığınız Yerin Tarihi ve Doğal Güzellikleri Nelerdir?


Yaşadığım yer İstanbul’dur. Bunun için İstanbul hakkında bilgi vermek isterim. İstanbul hem tarihi hem de doğal güzellikleri ile dünyanın en görkemli şehirlerinden biridir. İstanbul’un tarihi güzellikleri şunlardır:


Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii, Ayasofya, Ortaköy Cami, Yerebatan Sarnıcı, Kapalıçarşı, Galata Kulesi, Dolmabahçe Sarayı, Rumeli Hisarı, Kız Kulesi, Yıldız Sarayı, Bozdoğan Su Kemeri, Mısır Çarşısı, Süleymaniye Camii, Kız Kulesi, Beylerbeyi Sarayı, Fener Rum Erkek Lisesi, Yedikule Zindanları, Adile Sultan Kasrı, Eyüp Sultan Camii, Anadolu Hisarı, , Küçüksu Kasrı, Haydarpaşa Garı, Mihrimah Sultan Camii, Aya İrini,  Kuleli Askeri Lisesi, Yoros Kalesi, Binbirdirek Sarnıcı, Kariye Camiidir.


İstanbul’un doğal güzellikleri ise şunlardır:


İstanbul Boğazı, Pierre Loti Tepesi, Gülhane Parkı,  Maçka Demokrasi Parkı, Çamlık Tabiat Parkı, Şile Sahil ve Ormanları Milli Parkı, Otağtepe Tabiat Park, Polanazköy Tabiat Park, Küçükçekmece Gölü ve Çevresi, Büyük Çekmece Göleti ve Çevresi, Atatürk Arboretumu, Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kemerburgaz Kent Ormanı, Atatürk Kent Ormanı, Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi vb. İşte bunlar da yaşadığım şehir olan İstanbul’un doğal güzellikleri arasında yer alır.

İrade Eğitimi Kitabında Geçen Alıntılar

 

İrade Eğitimi Kitabında Geçen Alıntılar


Jules Payot İrade Eğitimi adındaki kitabında irademizi nasıl güçlendirmemiz gerektiği ile ilgili bilgiler vermiştir. İrademizin güçlü olması için çalışmak gerekir ve en ufak bir olayda pes etmemek gerekir. İradeli olmak hayat boyu sürmelidir. Kısa süreli iradeli olmanın insana faydası olmaz önemli olan onu uzun süreye yaymaktır.


İrade Eğitimi kitabında geçen alıntılar şunlardır:


“Her anı belirli bir amaca yönelik kullanmanın değeri paha biçilemez."

“Tembel insan hak edilmiş bir dinlenmenin zevkini bilemez. Çünkü Pascal’ın dediği gibi “ Isınmak üşürseniz, dinlenmek yorulursanız güzeldir.”

“Hemen bütün başarısızlıklarımızın ve bütün felaketlerimizin sebebi bir tanedir: İrademizin zayıflığı...”

"Zaman, onu doğru kullanana yanlış yapmaz..."


“Ne yazık ki sınavlar öğrenciyi gerçekten tanımaya veya değerini ortaya çıkarmaya yönelik değildir. Sadece hafızaya kaydettikleriyle ilgilenilir.”

"İnsanlar ne der?" Sorusuna boyun eğmek, hiçbir orijinalliği olmayan hoş ve kibar insanlar yaratır. Hepsi de başkalarının ellerindeki iplerle harekete geçen, güzel ve mekanik kuklalardır.”

“Beklenmedik sorunlarla dolu bir hayatı ancak zayıflar seçer.”

"Ancak büyük bir mücadele vererek özgürlüğümüzü elde etmeyi bilirsek özgür oluruz."

"Gerçeğe olan sevgimizin temel işlevi, sevdiğimiz şeyin doğru/gerçek olduğuna kendimizi ikna etmektir."

Mücadele etmeden mutlu olunmaz, her mutluluk az çok bir çaba ister.”

“Yarım saatliğine bile olsa değişen karakterler sabit karakter değildir.”


“Öğrenci nerede olursa olsun sınavlardan küçük bir ezberleme ile paçayı kurtarmaya bakar . onlarda yüksek ideallere rastlanmaz . en büyük istekleri devlet dairesinde birer koltuktur . geleceği olmayan bir devlet memuru sandalyesinde , hareket etmek ve iyi yaşamak şerefinden mahrum olarak , kısır bir uğraş içerisinde akıllarını körelterek yüksek gayelere doğru bir özlem duymadan ömürlerini çürütürler ..”

“İş açısından örnek almamız gereken en temel kural şu olsa gerek: "Age quod agis". Yani her işi zamanında yapmalı; acele etmeden, heyecan yapmadan.”

"Güçlü duygular kendilerinden daha zayıf duygulara asla saygı göstermezler."

Bugüne Dair İyi Bir Plan Yarına Dair Mükemmel Bir Plandan İyidir

 

Bugüne Dair İyi Bir Plan Yarına Dair Mükemmel Bir Plandan İyidir


Planlı, programlı olmak çok kıymetlidir ama o programı zamanında uygulamak, ertesi günlere ertelememek ise en güzel olanıdır. En iyi plan şu anda gerçekleştirdiğimiz plandır. Yani bir an önce işe koyulmak gerekir ve amaçlarımızı gerçekleştirmek için anı değerlendirmek, çalışmak, üretmek en akıllıca olanıdır. Bu söz aslında işlerimizi ertelememek gerektiği ile ilgili bir durumdur. Örneğin; Yarın çok iyi ders çalışacağım, yarın diyete başlayacağım gibi sözler yerine bunları o gün uygulayarak işe başlamak daha mantıklı olur. Yani iradeli olmalıyız.


 Yapacağım, edeceğim demek işi uzatmak demektir aslında. Oysa lafla değil uygulama ile anı yaşayarak ve en iyi bir şekilde değerlendirerek planlamaya devam etmek kişiye günlük hayatında daha kolaylık sağlayacaktır. Planlarımızı  bugüne özel yapmalıyız. Yarınların ne getireceğini bilemeyiz. Onun için anın kıymetini bilmeliyiz ve zamanımızı boş yere ve boş işlere harcamamalıyız. Çünkü zaman insanın en kıymetli hazinesidir.  Havalı konuşmalar yerine sadece ve planlı şekilde o günü değerlendirmek kişiyi hem daha mutlu eder hem de kişi o günkü planlarını gerçekleştirmiş olur.


 Ertesi günü yapacağım sözleri ise kişiyi oyalar ve o işi ertesi günleri yapmadığı zaman da kişi büyük bir hayal kırklığı yaşayabilir ve amacına da ulaşmamış olur. Mevcut şartlarda  yapılacak en iyi şeyin, gelecekte yapılması hayal edilen ideal bir plana göre daha pratik ve yarar sağlayacağını anlatan anlamlı bir sözdür.