Müdürün Uçan Peruğu Kitabı ile İlgili Test Soruları ve Cevapları

 

Müdürün Uçan Peruğu Kitabı ile İlgili Test Soruları ve Cevapları


1) Mikrofon gördüğünde çölde su bulmuş gibi gözleri parlayan kişi kimdir?

A) Okulun hizmetlisi
B) Okul müdürü
C) Matematik öğretmeni
D) Türkçe öğretmeni

2) Aşağıdakilerden hangisi Münir Bey’in özelliklerinden biri değildir?

A) Çocukları sürekli azarlar ve çocuklardan nefret ederdi.
B) Güçlü bir hafızası vardı.
C) Konuşmayı ve öğüt vermeyi çok severdi.
D) Öğrencilerini seslerinden ayırt edecek kadar iyi tanırdı.

3) Müdüre dilekçe yazarak odasından çıkması gerektiğini söyleyenler kimlerdir?

A) Veliler
B) Öğretmenler
C) Hizmetliler
D) Öğrenciler

4) Müdür, öğle aralarında ne yermiş?

A) Tavuk döner
B) Köfte
C) Patates kızartması
D) Tost


5) Müdür neden odasına girmiş ve çıkmamaya başlamış?

A) Müfettiş tarafından öğrencilerin gözü önünde azarlandığı için
B) Öğretmenler müdürle dalga geçtiği için
C) Öğrenciler saygısızlık yaptığı için
D) Peruğu konuşma sırasında havalanıp kaybolduğu için

6) Zeynep’in kurduğu grubun adı nedir?

A) SAK
B) TAK
C) ÇAT
D) PAT

7) Mahallenin kedisinin adı nedir?

A) Mırnav
B) Pamuk
C) Tekir
D) Maviş

8) Müdür panoya bakarken hangi söz dikkatini çekmiştir?

A) Yaşamın yıldızı sensin.
B) Özgürlük vazgeçilmezdir.
C) Ak akçe kara gün içindir.
D) İnsan, insana iyi gelmelidir.

9) Müdür kitap okurken aşağıdaki sözlerden hangisinden etkilenmiştir?

A) İyilik, iyidir.
B) Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
C) Gerçek güzellik, insanın olduğu gibi görünebilmesidir.
D) Yokuşta akmayan ter, inişte gözyaşı olur.


10) Müdürün peruğu nerede bulunmuştur?

A) Kuş yuvasında
B) Köpek kulübesinde
C) Okulun bahçesinde
D) Okulun çatısında


11) Müdürün peruğunda ne yazıyormuş?

A) Seni unutmayacağız.
B) Asla vazgeçme.
C) Seni her hâlinle seviyoruz.
D) Yatanın yüreğinde hakkı var.

12) Gerçek cesaret nedir?

A) Kendin olabilmektir.
B) Bir başkasına benzeyebilmektir.
C) Sürekli hayal kurmaktır.
D) Girişimci olmaktır.


13) İnsanlar müdür için aşağıdakilerden hangisini yapmamıştır?

A) Onu olduğu halde sevdiğini söylemişler.

B) Okuldaki işlere geri dönmelerini istemişler.

C) Onu özlemişler

D) Onu dışlamışlardır.


14)Müdürün Uçan Peruğu kitabının yazarı kimdir?

A) Şermin Yaşar

B) Anıl Basılı

C) Sevim Ak

D) Caner Sarıoğlu


 Cevaplar:

1.b  2.a  3.b  4.d  5.d  6.d  7.a  8.a  9.c  10.a  11.c  12.a  13.d  14.d

Hayallerimizi Gerçekleştirmek İçin Neler Yapmalıyız?

 

Hayallerimizi Gerçekleştirmek İçin Neler Yapmalıyız?


Hayal kurmak, o hayalin peşinden heyecanla ve azimle gitmek insanı mutlu eden bir durumdur. Çünkü insan, hayalleriyle bir bütündür. Hayallerimiz ve umutlarımız olmasa hayattan yeteri kadar doyum almazdık. Her insanın hayali kendine özgüdür. Örneğin bir öğretmenin hayali, çok nitelikli bir eğitimci olmak, öğrencilerine örnek olmak ve geleceğe aydın çocuklar yetiştirmek olabilir. Bir doktorun hayali, insanlara yardım eden başarılı bir sağlıkçı olmak olabilir. Bir çocuğun hayali ise derslerine iyi çalışıp takdir belgesi almak, bisiklete binmek veya arkadaşlarıyla güzel vakit geçirmek olabilir. Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Hayal kurmak güzeldir fakat önemli olan, bu hayalleri gerçekleştirmek için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmektir.


Hayallerimizi gerçekleştirmek için ilk olarak ne istediğimizi belirlemeliyiz. Yani bir amacımız, bu amaca ulaşmak için bir planımız, programımız ve disiplinimiz olmalıdır. Sabırla çalışmalı, karşılaştığımız zorluklarda hemen pes etmemeli, zamanı iyi kullanmalı ve kendimize inanmalıyız. Çünkü başarıya ulaşmak her zaman kolay değildir. Bazen başarısız olabilir veya hedefimize ulaşmak için uzun süre çalışmamız gerekebilir. Önemli olan, karşılaştığımız zorluklar karşısında yeniden ayağa kalkıp yolumuza devam etmektir.Bunun en önemli örneklerinden biri Mustafa Kemal Atatürk'tür. Mustafa Kemal, ülkesinin bağımsız ve çağdaş bir devlet olması için büyük bir mücadele vermiştir. 


 Hayal ile başlayan cumhuriyeti gerçeğe dönüştür büyük lider Mustafa Kemal Atatürk. Millî Mücadele yıllarında karşılaşılan zorluklara rağmen amaçlarından vazgeçmemiş, planlı ve kararlı bir şekilde çalışmalarını sürdürmüştür. Sonunda bağımsızlık mücadelesinin başarıya ulaşmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Daha sonra eğitim, hukuk, toplum ve ekonomi gibi birçok alanda yenilikler gerçekleştirilmiştir. Atatürk'ün hayatı bize, büyük hedeflere ulaşmak için yalnızca hayal kurmanın yeterli olmadığını; inanmanın, çalışmanın, planlı hareket etmenin ve zorluklar karşısında kararlı olmanın gerektiğini göstermektedir.


Sonuç olarak hayallerimizi gerçekleştirmek için öncelikle ulaşmak istediğimiz hedefi belirlemeli, ardından bu hedef için bir plan yapmalı ve düzenli çalışmalıyız. Sabırlı olmalı, başarısızlıklarımızdan ders çıkarmalı ve kendimize olan inancımızı kaybetmemeliyiz. Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatında olduğu gibi, büyük hedeflere ulaşmak emek ve kararlılık ister. Unutmamalıyız ki hayal etmek başlangıç, çalışmak ise hayallerimizi gerçeğe dönüştüren en önemli adımdır.

Doğal Çevrenin Korunması Konulu Mektup

 

Doğal Çevrenin Korunması Konulu Mektup


Sevgili arkadaşım Hatice Kübra,

Öğretmenimiz doğal çevrenin korunması ile ilgili bir arkadaşınıza mektup yazın deyince aklıma hemen sen geldin. Öncelikle nasılsın, iyi misin? Havalar nasıl oralarda? Yaşadığın şehir İstanbul çok kalabalık ve bir o kadar da güzeldir, değil mi?


İstanbul çok güzel bir şehir ama insanlar onu günden güne kirletiyor, doğal güzelliklerine ve çevresine zarar veriyorlar, değil mi? Oysa çevremizin korunması gerekir. Doğa, hepimizin içinde yaşadığı ortak bir yaşam alanıdır. Bu nedenle doğayı korumalı, ona zarar vermemeli ve gereksiz yere müdahale etmemeliyiz. Oysa İstanbul’da her yer bina olmaya başladı ve yeşil alanlar hızla yok olmaya devam ediyor, öyle değil mi?


Sadece İstanbul’da değil, çoğu şehrimizde ne yazık ki durum oldukça vahim. Daha fazla işletme ve yapı yapılması için ağaçlar kesiliyor. Daha çok para kazanmak amacıyla hava, su ve toprak kirletiliyor. Doğal yaşam alanları giderek yok ediliyor ve birçok canlı yaşam alanını kaybediyor. Bence insanlar doğadan sadece faydalanmayı değil, onu korumayı da öğrenmelidir. Çünkü doğaya verdiğimiz her zarar, aslında gelecekte kendi yaşamımızı da olumsuz etkileyebilir.


Nepal’de yaşanan olayı hatırlasana arkadaşım. Barajın taşması sonucu meydana gelen sel, çevrede büyük bir yıkıma neden olmuştu. Can ve mal kayıplarının yaşandığı bu olay beni gerçekten düşündürmüştü. Elbette böyle bir olayın yalnızca insanların doğaya verdiği zarardan kaynaklandığını söyleyemeyiz. Ancak doğanın dengesini bozduğumuzda sel, heyelan ve benzeri doğal olayların sonuçları daha ağır olabilir. Bana göre Nepal’de yaşananlar, doğanın gücünü ve çevreyi korumanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Biz doğaya ne kadar zarar verirsek, gelecekte bunun sonuçlarıyla karşılaşma ihtimalimiz de o kadar artar. Bu yüzden doğayı düşmanımız gibi değil, yaşamımızın bir parçası olarak görmeliyiz.


Sevgili Hatice Kübra,

Doğal çevrenin korunması için öncelikle çöplerimizi yerlere atmamalıyız. Geri dönüşüme önem vermeli, suyu ve elektriği gereksiz yere tüketmemeli ve bilinçli tüketiciler olmalıyız. Ağaçları korumalı, hayvanların yaşam alanlarına zarar vermemeli ve çevremizi temiz tutmalıyız. Unutmayalım ki doğayı korumak, aslında kendi geleceğimizi korumaktır. Hepimiz üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirirsek daha temiz ve yaşanabilir bir dünyada yaşayabiliriz.

Mektubuma son verirken herkese selam eder, seni gözlerinden öperim. En kısa zamanda senden de bir mektup bekliyorum.


Sevgilerimle,
Merve...

 

Babası Kılıklı Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları

 

 Babası Kılıklı Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları


1) Doğal adlı çocuk hangi şehirde yaşamaktadır?

A) Adana

B) Isparta

C) Antalya

D) Mersin

 

2)  Doğal adlı çocuğun yaşadığı kasabanın adı nedir?

A) Limonlu

B) Silifke

C) Erdemli

D) Mut

 

3) Doğal  adlı çocuk kaçıncı sınıfa giden bir çocuktur?

A) 1. sınıf

B) 2. sınıf

C) 3. sınıf

D) 4. sınıf

 

4) Öğretmenin çocuklara verdiği ödev nedir?

A) Günlük tutmak

B) Hikaye yazmak

C) Kompozisyon yazmak

D) Doğa ile ilgili şiir yazmak


 

5) Çocuğun babasının rahatsızlığı nedir?

A) Şeker hastalığı

B) Hipermetrop

C) Astım

D) Migren

 

6) Doğal adlı çocuk neden günlük yazmayı sevmiyormuş?

A) Her gün aynı şeyleri yaşayıp yazdığı için.

B) Mutlu bir ailesi olmadığı için

C) Ülkesi savaş içinde olduğu için

D) Öğretmenini sevmediği için

 

7) Doğal günlüğüne kaç gündür aynı şeyleri yazıyormuş?

A) 77

B) 87

C) 97

D) 67

 

8) Doğal’ın günlük yazmak ile ilgili sıkıntısına çözüm bulan ve ona bir öneride bulunan kişi kimdir?

A) Büyük annesi

B) Babası

C) Dedesi

D) Öğretmeni

 

9)  Kitapta anlatıldığına göre dünyayı kılıktan kılığa sokan şey nedir?

A) Gezmek

B) Eğlenmek

C) Yazmak

D) Bol bol uyumak

 

10) Aşağıdakilerden hangisi hayal kurmanın faydalarından faydalarından biri değildir?

A) Yaratıcılığı geliştirir.

B) Hedef belirlemeye yardımcı olur

C) Yalnız sınırlı hayaller kurulabilir.

D) Duyguları anlamaya yardımcı olur.

 

11) Doğal adlı çocuk hayalinde hangi gezegene gitmiştir?

A) Merkür

B) Venüs

C) Mars

D) Uranüs

 

12) Doğal hayalinde gittiği gezegenin rengi nedir?

A) Mavi

B) Pembe

C) Mor

D) Kızıl


 

13)  Aşağıdakilerden hangisi Doğal’ın gittiği gezegenden aldığı şeylerden biri değildir?

A) Altın saat

B) Forma

C) İki dönüm tarla

D) Magnet

 

14)  Kitaba göre; insan sıkılınca ne yapmalıdır?

A) Hayal kurmalı

B) Yemek yemeli

C) Gezmeli

D) Uyumalı

 

15) Babası Kılıklı kitabının yazarı kimdir?

A) Anıl Basılı

B) Zehra Akpınar Yenidünya

C) Caner Sarıoğlu

D) Mert Arık

 

 

Cevaplar:

1.d  2.a. 3.c  4.a  5.b  6.a  7.a  8.b  9.c  10.c  11.c  12.d  13.a  14.a  15.d

Budala Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları

 

Budala Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları


1. “Budala” adlı romanın yazarı kimdir?

Cevap: Romanın yazarı, Rus Klasik Edebiyatı’nın en önemli isimlerinden biri olan Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’dir.

2. Dostoyevski “Budala” romanını hangi yıl yazmıştır?

Cevap: Dostoyevski, Budala romanını 1868 yılında yazmıştır.

3. Romanın temel konusu nedir?

Cevap: Romanın temelinde sevgi, sevilme, değer görme, insanın sahip olduğu değerlerin toplum tarafından nasıl karşılandığı ve insan-toplum ilişkisi ele alınmaktadır.

4. Romanda sevgi konusu nasıl ele alınmıştır?

Cevap: Sevgi, yalnızca bir duygu olarak değil, insanın dünyayı anlamlandırmasında önemli bir değer olarak ele alınmıştır. Dostoyevski, sevgi ve iyiliğin toplum içerisindeki yerini sorgulamaktadır.

5. Romanın ana karakteri kimdir?

Cevap: Romanın ana karakteri Prens Lev Nikolayeviç Mişkin’dir.

6. Prens Mişkin’in en belirgin özelliği nedir?

Cevap: Prens Mişkin, son derece saf, masum, dürüst ve iyi niyetli bir karakterdir. İnsanlara karşı kötü düşünceler beslememesi ve doğruluğu önemsemesi onun en belirgin özelliklerindendir.

7. Prens Mişkin neden toplum tarafından kabul görmekte zorlanmaktadır?

Cevap: Mişkin’in saf, dürüst ve masum kişiliği toplumdaki insanların davranışlarıyla uyuşmamaktadır. İnsanların çıkarcı ve karmaşık ilişkilerinin bulunduğu bir ortamda onun açık ve iyi niyetli davranışları garip karşılanmaktadır. Bu nedenle toplumla uyum sağlamakta zorlanmaktadır.


8. “Budala” isminin romandaki anlamı nedir?

Cevap: Romanın adı, toplumun dürüstlük, açıklık, doğruluk ve iyilik gibi değerlere sahip bir insanı nasıl değerlendirdiğini göstermektedir. Mişkin’in saf ve dürüst olması, toplum tarafından onun “budala” olarak görülmesine neden olur.

9. Romanda toplum hangi yönüyle eleştirilmiştir?

Cevap: Toplumun insanların sahip olduğu değerlere karşı duyarsız kalması ve çıkarcı davranışların normalleşmesi eleştirilmiştir. Dürüst ve iyi insanların ise bazen toplum tarafından anlaşılmadığı ve dışlandığı gösterilmiştir.

10. Romanın önemli kadın karakterlerinden biri kimdir?

Cevap: Prens Mişkin’in âşık olduğu Nastasya Filippovna önemli kadın karakterlerden biridir.

11. Aglaya İvanovna’nın romandaki önemi nedir?

Cevap: Aglaya İvanovna, romanın önemli karakterlerinden biridir ve Prens Mişkin’in hayatındaki önemli kişilerden biridir. Mişkin ile arasındaki ilişki, romandaki duygusal ve psikolojik çatışmaların önemli bir bölümünü oluşturur.

12. Romanda insan-toplum ilişkisi nasıl işlenmiştir?

Cevap: Roman, bireyin sahip olduğu değerlerle toplumun değerleri arasındaki çatışmayı ele alır. Mişkin’in dürüst, masum ve iyi niyetli yapısı ile toplumdaki insanların davranışları arasındaki farklılık bu çatışmayı ortaya koyar.

13. Prens Mişkin’in hastalığı nedir?

Cevap: Prens Mişkin sara hastalığından muzdariptir.

14. Prens Mişkin ile Dostoyevski arasında nasıl bir benzerlik vardır?

Cevap: Hem Prens Mişkin’in hem de Dostoyevski’nin sara hastalığından muzdarip olması önemli bir benzerliktir. Bu nedenle romanda Dostoyevski’nin kendi hayatından izler bulunduğu düşünülmektedir.

15. Dostoyevski’nin kendi hayatından romana izler taşıdığı nasıl düşünülmektedir?

Cevap: Prens Mişkin’in sara hastalığı gibi Dostoyevski’nin hayatıyla benzerlik gösteren özellikler bulunmaktadır. Ayrıca romandaki siyasal görüşleri nedeniyle ceza alan bir kişinin hikâyesinin de Dostoyevski’nin yaşamıyla ilişkilendirilebileceği düşünülmektedir.

16. Romanda dini ve dünya dışı değerler nasıl işlenmiştir?

Cevap: Prens Mişkin’in son derece saf ve masum bir karakter olarak tasvir edilmesi, onu sıradan insanlardan farklı bir konuma taşımaktadır. Bu nedenle Mişkin, bazı yönleriyle insanüstü veya dünya ile tam olarak uyuşamayan bir karakter gibi gösterilmektedir.

17. Prens Mişkin neden sürekli acı çeken bir karakter olarak değerlendirilebilir?

Cevap: Çünkü Mişkin’in sahip olduğu saf ve masum kişilik, içinde bulunduğu toplumla uyuşmamaktadır. İnsanların çıkarcı ve karmaşık ilişkileri karşısında onun dürüstlüğü ve iyiliği sorun hâline gelmektedir. Bu nedenle ait olmadığı bir dünyada yaşadığı ve bundan dolayı acı çektiği düşünülebilir.


18. Romanda hangi değerler ön plana çıkarılmıştır?

Cevap: Romanda sevgi, doğruluk, dürüstlük, açıklık, iyilik, masumiyet ve insanın değer görmesi gibi kavramlar ön plana çıkarılmıştır.

19. “Budala” neden sadece duygusal bir roman olarak değerlendirilemez?

Cevap: Çünkü romanda aşk ve sevginin yanında toplum, insan ilişkileri, ahlaki değerler, bireyin toplumla çatışması ve insanların birbirlerine karşı tutumları da ele alınmaktadır. Bu nedenle eser aynı zamanda eleştirel ve psikolojik bir toplum anlatısıdır.

20. Romanın psikolojik yönü nedir?

Cevap: Romanda karakterlerin duyguları, düşünceleri, iç çatışmaları ve birbirleriyle olan ilişkileri ayrıntılı şekilde ele alınır. Bu nedenle eser güçlü bir psikolojik yapı göstermektedir.

21. Dostoyevski’nin anlatım tarzının bir özelliği nedir?

Cevap: Dostoyevski, romanda yer yer uzun ve derin cümleler kullanmıştır. Bu durum bazı bölümlerin anlaşılmasını zorlaştırsa da eserin akıcı dili ve güçlü kurgusu okuyucunun ilgisini canlı tutmaktadır.

22. Romanın dili ve kurgusu hakkında ne söylenebilir?

Cevap: Roman görece uzun ve derin cümlelerden oluşmaktadır. Bazı bölümlerde anlamak zorlaşsa da akıcı bir anlatım ve güçlü bir kurgu kullanılmıştır. Bu nedenle okuyucuda kitabı okumaya devam etme isteği oluşmaktadır.

23. Dostoyevski’nin diğer eserleriyle “Budala” arasında nasıl bir ilişki vardır?

Cevap: Dostoyevski’nin eserlerinde kendi kişiliğinden ve hayatından izler bulunduğu düşünülmektedir. “Budala” romanında da yazarın yaşamıyla benzerlik gösteren bazı olay ve özellikler bulunmaktadır.

24. “Budala” romanında toplumun dürüst insanlara yaklaşımı nasıldır?

Cevap: Toplum, dürüst ve saf insanların değerlerini her zaman anlamamakta ve onları zaman zaman küçümsemektedir. Prens Mişkin’in “budala” olarak görülmesi bu duruma örnektir.

25. Romanın ana düşüncesi nedir?

Cevap: Romanın ana düşüncesi, sevgi, iyilik, dürüstlük ve masumiyet gibi değerlerin toplum içerisinde her zaman anlaşılmayabileceği; ancak bu değerlerin insan hayatındaki önemini koruduğudur.

26. Prens Mişkin ile toplum arasındaki temel çatışma nedir?

Cevap: Temel çatışma, Mişkin’in saf, dürüst ve iyi niyetli olması ile toplumdaki insanların çıkarcı, karmaşık ve ikiyüzlü davranışları arasındaki farklılıktır.

27. Sizce romanın adı neden “Budala” olarak seçilmiştir?

Cevap: Bence romanın adı, toplumun kendi değerlerinden farklı davranan insanları nasıl değerlendirdiğini göstermek amacıyla seçilmiştir. Prens Mişkin kötü niyetli olmadığı ve insanlara karşı dürüst davrandığı hâlde toplum tarafından “budala” olarak görülmektedir.

28. Romanın okuyucuya vermek istediği önemli mesajlardan biri nedir?

Cevap: İnsanların toplum tarafından nasıl değerlendirildiğinden bağımsız olarak doğruluk, dürüstlük, sevgi ve iyilik gibi değerlerini koruması gerektiği mesajı verilmektedir.

29. “Budala” hangi tür özelliklerini taşımaktadır?

Cevap: Roman; psikolojik roman, toplum eleştirisi ve duygusal roman özelliklerini bir arada taşımaktadır. İnsanların iç dünyası ve toplumla ilişkileri ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

30. “Budala” neden okunması gereken bir eser olarak değerlendirilebilir?

Cevap: Çünkü eser, okuyucuya sevgi, insan ilişkileri, toplum, ahlak, dürüstlük ve masumiyet gibi konular üzerinde düşünme fırsatı verir. Ayrıca Dostoyevski’nin insan psikolojisini ve toplumdaki ilişkileri ele alış biçimi, okuyucunun farklı bir düşünce dünyasına girmesini sağlar.

 

Önemli Notlar:

Yazar: Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Eser: Budala

Yazılış yılı: 1868

Ana karakter: Prens Lev Nikolayeviç Mişkin

Önemli karakterler: Nastasya Filippovna ve Aglaya İvanovna

Mişkin’in önemli özelliği: Saf, masum, dürüst ve iyi niyetli olması

Mişkin’in hastalığı: Sara

Temel konular: Sevgi, iyilik, dürüstlük, masumiyet, insan-toplum ilişkisi

Toplum eleştirisi: Dürüst ve iyi insanların toplum tarafından anlaşılmaması

“Budala” adının anlamı: Toplumun saf ve dürüst bir insanı küçümseyerek “budala” olarak görmesi

Romanın tür özellikleri: Psikolojik ve eleştirel toplum anlatısı

Ana fikir: Sevgi, iyilik, dürüstlük ve masumiyet gibi değerler toplum tarafından anlaşılmasa bile insan için önemlidir.

Âlim Unutmuş, Kalem Unutmamış Konulu Bilgilendirici Metin

 

Âlim Unutmuş, Kalem Unutmamış Konulu Bilgilendirici Metin


“Âlim unutmuş, kalem unutmamış.” sözü, bilgilerin yazılarak kaydedilmesinin ve gelecek nesillere aktarılmasının önemini anlatan bir sözdür. İnsan her duyduğunu ve her okuduğunu aklında tutamayabilir. Aklımızda bulunan bilgiler bile zamanla unutulabilir. Bu nedenle bilgileri yazmak, not tutmak ve kaydetmek oldukça önemlidir. Yazıya geçirilen bilgiler, yalnızca bizim için değil, bizden sonraki nesiller için de değer taşır. İnsanlar geçmişte yaşanan olayları, yapılan keşifleri ve önemli düşünceleri yazıya geçirdikleri için bugün bunlar hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz. Eğer geçmişteki insanlar öğrendiklerini ve yaşadıklarını yazmasalardı, bugün birçok önemli bilgiden haberdar olamayabilirdik.


Örneğin Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk adlı eserinde Millî Mücadele dönemini ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecini birçok yönüyle anlatmıştır. Bu eser sayesinde geçmişte yaşanan önemli olaylar hakkında daha ayrıntılı bilgi edinebiliyoruz. Aynı şekilde Tolstoy ve Dostoyevski gibi dünyaca ünlü yazarların eserleri yazıya geçirilmeseydi, bugün onların düşüncelerini ve eserlerini okuyamazdık. Bu durum dünya edebiyatı açısından büyük bir kayıp olurdu. Yazmak sadece geçmişi korumak için değil, günlük hayatımızda öğrendiklerimizi unutmamak için de önemlidir. Örneğin bu yıl LGS'ye girecek öğrenciler, ders çalışırken önemli bilgileri yazarak not tutabilirler. Daha sonra bu notlara tekrar bakarak eksiklerini fark edebilir ve bilgilerini pekiştirebilirler. Böylece öğrendikleri bilgilerin daha kalıcı olmasını sağlayabilirler.


Sonuç olarak yazmak, bilgileri korumanın ve gelecek nesillere aktarmanın en önemli yollarından biridir. İnsan unutabilir, fakat yazıya geçirilen bilgiler uzun yıllar boyunca varlığını sürdürebilir. Bu yüzden “Âlim unutmuş, kalem unutmamış.” sözü, bize bildiklerimizi ve yaşadıklarımızı yazıya geçirmenin ne kadar değerli olduğunu hatırlatır. Kalem, insanın hafızasını güçlendiren ve bilgiyi geleceğe taşıyan önemli bir araçtır.

Zerdali – Dedemle Bir Yıl Kitabının Özeti

 

Zerdali – Dedemle Bir Yıl Kitabının Özeti


Yağız adlı çocuk yaz tatilinden nefret ediyordu. Çünkü anne ve babası sürekli çalıştığı için Yağız’a yeteri kadar vakit ayıramıyor, Yağız da kendisiyle yeterince ilgilenmeyen sıkıcı bakıcısıyla yaşamaya devam ediyordu. Tabletten oyun oynuyor, oyunu bırakınca yine sıkılıyordu. Çünkü o, ailesiyle sıcak bir akşam yemeği yemek, güzel anılar biriktirmek istiyordu. Konuşmak, sarılmak ve ailesiyle bol bol vakit geçirmek istiyordu. Ailesi ise daha büyük ve geniş bir eve geçmek için çalışmaları gerektiğini söylüyordu. Yağız sıkıldığı ve ailesi de onunla yeterince ilgilenemediği için babası onu, dedesinin oturduğu evin yakınındaki bir okula yazdırdı. Dedenin mahallesindeki çocuklar dedesine “Huysuz İhtiyar” diyordu. Yağız da dedesini az çok tanıyordu ama ona karşı biraz yabancı hissediyordu. Çünkü dedesini çok sık görmüyor ve onunla yeterince vakit geçirmemişti. Bu yüzden dedesi hakkında biraz ön yargılıydı. Ta ki onunla vakit geçirmeye başlayana kadar...

 

Yağız dedesine  gittiği ilk gün çok sıkılmıştı. Bir an önce kendi evine gitmek istiyor ve fazla konuşmuyordu. Dedesi de ona “Suskun Oğlan” diyordu. Bu, Yağız’ı sinirlendiriyordu. Fakat dedesi daha sonra ona “Delikanlı” deyince bu hitap Yağız’ın hoşuna gitmişti. İlk başlarda dedesine alışamayan Yağız, zaman içinde dedesiyle kaynaşmaya ve güzel anılar biriktirmeye başladı. Yağız ileride avukat olmak istediğini söyledi. Dedesi ise eski bir hâkim olduğunu söyleyince Yağız çok şaşırdı ve mutlu oldu. Dedesi ona kitaplar almaya başladı. Yağız için bir masa ve sandalye aldı ve böylece Yağız, dedesinin kütüphanesinde güzel anılar biriktirmeye başladı. Dedesi ona Küçük Prens adlı kitabı önerdi ve o da okudu. Yağız okuyup öğreniyordu. Dedesiyle birlikte yemek yapıyor, düğme dikiyor ve ahşap bir kulübe yapıyordu. Genel kültürü çok iyi gelişmeye başlamıştı. Yaparak ve yaşayarak öğreniyor, artık sıkılmıyor ve yaşamdan keyif alıyordu. Anne ve babasıyla birlikte dedesinin evinde kestane yapıyor, güzel yemekler yiyor ve güzel vakit geçiriyordu. Zaman böyle geçip gidiyordu. Dedesi doğayı koruyan, doğa savaşçısı, sabırlı, yardımsever, merhametli ve empati duygusu yüksek bir insandı. Yağız dedesine günden güne çok bağlanmış ve onun yanından ayrılmak istemez hâle gelmişti. Dedesi onu, kendi çocukluğunun geçtiği eski mahalleye götürdü. Bu, dedesinin Yağız’a karne hediyesiydi. Çünkü dede, orada yaşadığı çocukluğunu ve anılarını Yağız’a anlatmıştı. Yağız, dedesinin geçmişini ve çocukluğunu öğrendikçe onu daha iyi tanımaya başlamıştı. Dede ayrıca apartmanların arasında kalmış olan evini satmıyor ve büyük binalar istemiyordu. Çünkü doğayı kendi hâline bırakmanın en iyi şey olduğunu söylüyor ve bunun için direniyordu. Yağız dedesiyle harika günler geçiriyordu.


Dedesi küçükken balonu çok severmiş. Babası ise sürekli dallara asılır, radyo dinlermiş. Yağız, babasının çocukluğunun kendi çocukluğuyla benzer yönleri olduğunu duyunca çok mutlu olmuştu. Böylece babasıyla arasında da geçmişten gelen bir benzerlik olduğunu fark etmişti. Yağız doğum gününde dedesinden son model bir Pro Dragon bekliyordu. Dedesi ise onun beklentisini karşılamamış, onun yerine Yağız’a bir zerdali ağacı hediye etmişti. Bu duruma sinirlenen Yağız, daha sonra mutlu olmanın bir teknolojik aletle değil, güzel anılar biriktirerek mümkün olduğunu anlamıştı. Zerdali ağacını çok sevmeye başlamıştı. Arkadaşları bile ona, “Senin bir ağacın mı var?” diyerek şaşırmış ve kendilerinin de bir ağacı olmasını istemişlerdi. Hatta sınıf pikniği dedesinin bahçesinde yapılmıştı. Yağız artık hayatla iç içe, sosyal, meraklı ve dikkatli bir çocuk olmuştu. Konuşuyor, oynuyor, geziyor ve mutlu olmaya devam ediyordu. Dedesi öldüğünde ise ailesi dedesinin evini satmadı ve evi Yağız’a verdiler. Yağız ara sıra anılarının geçtiği bu eve gidiyordu. Bir gün dedesinin mezarına gitti ve oraya yeşil bir balon bıraktı. Yağız artık daha mutlu, daha olgun ve dedesine duyduğu özlemle yaşamayı öğrenmiş bir çocuktu. Dedesi ona çok güzel bilgiler ve hayat dersleri öğretmişti.


Dedesinin Yağız’a öğrettiği önemli şeylerden biri, “Bazen az, çoktan daha iyidir.” düşüncesiydi. Ayrıca insanın içinde iki duygu olduğunu, bunların sevgi ve nefret olduğunu söylemişti. Bunlardan hangisini beslersek ona dönüşeceğimizi anlatmıştı. Bu nedenle iyiliği ve sevgiyi beslemenin doğru olduğunu söylemişti. Bence kitap, aileyle geçirilen zamanın, sevginin, doğanın ve güzel anılar biriktirmenin önemini anlatıyor. Yağız’ın yaşadığı değişim, insanın mutlu olmak için her zaman teknolojik eşyalara veya maddi şeylere ihtiyacı olmadığını gösteriyor. Birlikte yemek yapmak, kitap okumak, sohbet etmek, bir ağaç yetiştirmek veya sevdiklerimizle vakit geçirmek de insanı mutlu edebilir.


Ayrıca Yağız’ın dedesiyle geçirdiği zamanlar, onun hayata bakışını değiştirmiştir. Başta sıkılan ve yalnız hisseden Yağız, dedesi sayesinde öğrenmeyi, paylaşmayı, doğayı sevmeyi ve anı biriktirmeyi öğrenmiştir. Bu nedenle dedesinin Yağız’ın hayatında çok önemli bir yeri olmuştur. Zerdali – Dedemle Bir Yıl kitabı bana göre çok güzel ve bir solukta okunabilecek bir kitaptı. Kitap, insanın sahip olduğu şeylerin değil, sevdikleriyle geçirdiği zamanın ve biriktirdiği güzel anıların daha değerli olduğunu anlatıyor. Özellikle Yağız’ın kitap boyunca geçirdiği değişim ve dedesiyle kurduğu bağ kitabın en güzel yönlerinden biridir. Bence bu kitap, okuyuculara sevgiyi, iyiliği, aile bağlarını ve doğayı korumanın önemini anlatan anlamlı bir hikâyedir.

Dört Kardeştiler Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları

 

Dört Kardeştiler Kitabı İle İlgili  Test Soruları Ve Cevapları


1. Dört kardeşin en büyüğü kimdir?

A) Habibe
B) Döndü
C) Feten
D) Yaşar

2. Feten’in yaklaşık kaç yaşında olduğu belirtilmektedir?

A) 4
B) 5
C) 6
D) 8

3. Feten’in kız kardeşlerinin isimleri nelerdir?

A) Hasibe ve Döndü
B) Habibe ve Döndü
C) Güler ve Sibel
D) Neşe ve Habibe

4. Dört kardeşin en küçüğü kimdir?

A) Feten
B) Habibe
C) Döndü
D) Yaşar

5. Kardeşlerin annesinin adı nedir?

A) Güler
B) Neşe
C) Hasibe
D) Sibel

6. Hasibe kadın köyde nasıl tanınan biriydi?

A) Sert ve öfkeli biri olarak
B) Sevilip aranan, yardımsever biri olarak
C) Zengin bir kadın olarak
D) Köyün yöneticisi olarak

7. Hasibe kadın ne yaptıktan kısa bir süre sonra hayatını kaybetmiştir?

A) Köyden ayrıldıktan sonra
B) İstanbul’a gittikten sonra
C) Yaşar’ı doğurduktan sonra
D) Hastaneye kaldırıldıktan sonra

8. Çocukların babası Salih’in mesleği nedir?

A) Öğretmenlik
B) Çobanlık
C) Koruculuk
D) Muhtarlık

9. Salih’in kişiliği hakkında hangisi doğrudur?

A) Tembel ve sorumsuzdur.
B) Çalışkan ve dürüsttür.
C) Sinirli ve acımasızdır.
D) Çocuklarıyla ilgilenmez.

10. Anneleri öldükten sonra evin sorumluluğu kimin üzerine kalmıştır?

A) Habibe’nin
B) Döndü’nün
C) Feten’in
D) Dedelerinin

11. Feten neden okula bir yıl geç başlamıştır?

A) Hastalandığı için
B) Köyden taşındıkları için
C) Kardeşlerine bakmak zorunda olduğu için
D) Okulu sevmediği için

12. Yaşar’ın Feten’e karşı davranışı nasıldır?

A) Ondan korkmaktadır.
B) Ona çok düşkündür.
C) Onunla hiç konuşmamaktadır.
D) Ondan uzak durmaktadır.

13. Feten ve kardeşleri köy çocuklarıyla ne yapmayı severlerdi?

A) Ders çalışmayı
B) Birlikte oyun oynamayı
C) Hayvan satmayı
D) Pazara gitmeyi

14. Feten, Arif’in sünnet düğününde ne yapmak istemiştir?

A) Şarkı söylemek
B) Dans etmek
C) Annesinin altın küpelerini takmak
D) Kardeşlerine masal anlatmak

15. Feten’in kulaklarıyla ilgili olay aşağıdakilerden hangisidir?

A) Küpelerini kaybetmiştir.
B) Kulaklarını deldirmiştir.
C) Küpelerini satmıştır.
D) Küpelerini kardeşine vermiştir.


16. Çocuklar söğüt dalından ne yapmışlardır?

A) Oyuncak araba
B) Sapan
C) Düdük
D) Sepet

17. Feten’in okuma yazmayı öğrenmesinde hangi öğretmenin katkısı olmuştur?

A) Güler Öğretmen
B) Neşe Öğretmen
C) Hasibe Öğretmen
D) Sibel Öğretmen

18. Feten okuma yazmayı öğrendikten sonra kardeşleri için ne yapmaya başlamıştır?

A) Ders vermeye
B) Masallar okumaya
C) Şiir yazmaya
D) Mektup yazmaya

19. Köyün korusuna sürekli hangi hayvanlar girmekteydi?

A) Atlar
B) Keçiler
C) İnekler
D) Koyunlar

20. Muhtar, keçiler koruya tekrar girerse Salih’e ne yapmasını söylemiştir?

A) Keçileri köyden uzaklaştırmasını
B) Keçileri satmasını
C) Keçileri öldürmesini
D) Keçileri sahiplerine götürmesini

21. Salih’in ölümüne neden olan olay nedir?

A) Hastalanması
B) Kaza geçirmesi
C) Vurulması
D) Yangında kalması

22. Salih’in ölümünden sonra kimler mahkemeye verilmiştir?

A) Feten ve dedesi
B) Muhtar ve çoban
C) Güler Hanım ve Azmi Bey
D) Neşe Öğretmen ve komutan

23. Salih’in ölümünden sonra dedelerinin başına ne gelmiştir?

A) İstanbul’a gitmiştir.
B) Yeniden evlenmiştir.
C) Üzüntüden yatalak olmuştur.
D) Köyden ayrılmıştır.

24. Muhtara çocukların evlatlık verilmesiyle ilgili bilgiyi kim vermiştir?

A) Öğretmen
B) Başhekim
C) Komutanlardan biri
D) Çoban

25. Habibe ile Döndü neden köyden götürülmüştür?

A) Okula gönderilmek için
B) Evlatlık verilmek için
C) Hastaneye götürülmek için
D) Çalıştırılmak için

26. Habibe ve Döndü götürüldükten sonra Feten ne yapmak zorunda kalmıştır?

A) İstanbul’a gitmek
B) Okulu bırakıp çalışmak
C) Evlenmek
D) Köyü terk etmek

27. Feten koyunları güderken karşılığında ne alıyordu?

A) Para ve kıyafet
B) Yemek ve ekmek
C) Oyuncak ve kitap
D) Ev ve para

28. Dedeleri neden hayatını kaybetmiştir?

A) Hastalandığı için
B) Yaşlılıktan dolayı
C) Evlatlık verilen çocukların kötü durumda olduğunu öğrenince üzüntüden
D) Köyden ayrılırken kaza yaptığı için

29. Feten kimin ailesine evlatlık olarak verilmiştir?

A) Arif Bey’in
B) Azmi Bey’in
C) Muhtarın
D) Başhekimin

30. Feten neden evlatlık verildiği yere gitmek istememiştir?

A) Okulunu bırakmak istemediği için
B) Köyü sevmediği için
C) Yaşar’dan ayrılmak istemediği için
D) Çalışmak istemediği için

31. Feten, Azmi Bey ile birlikte nereye gitmiştir?

A) Ankara’ya
B) İzmir’e
C) İstanbul’a
D) Bursa’ya


32. Azmi Bey’in eşi Güler Hanım Feten’e nasıl davranmıştır?

A) Ona çok iyi davranmıştır.
B) Onu kendi kızı gibi sevmiştir.
C) Ona kötü davranmış ve dövmüştür.
D) Onu okula göndermiştir.

33. Güler Hanım, Feten’in küpelerini çıkarmaya çalışırken ne olmuştur?

A) Feten küpelerini çıkarmıştır.
B) Feten’in kulak memesi yırtılmıştır.
C) Küpeler kaybolmuştur.
D) Güler Hanım yaralanmıştır.

34. Güler Hanım’ın Feten’e verdiği isim nedir?

A) Güllü
B) Sibel
C) Hasibe
D) Döndü

35. Feten evden kaçtığında kime her şeyi anlatmıştır?

A) Öğretmene
B) Başhekime
C) Polislere
D) Muhtara

36. Feten polise yaşadıklarını anlatmasına rağmen ne olmuştur?

A) Köyüne gönderilmiştir.
B) Hastaneye yatırılmıştır.
C) Güler Hanım’a teslim edilmiştir.
D) Bir okula yerleştirilmiştir.

37. Feten yaklaşık üç yıl boyunca dışarıya çok az çıkmıştır. Genellikle hangi durumda dışarı çıkabilmiştir?

A) Okula giderken
B) Hastalandığında
C) Alışveriş yaparken
D) Arkadaşlarıyla oynarken

38. Feten’in yaşadığı evde yangın nasıl çıkmıştır?

A) Elektriklerin kesilmesiyle
B) Sobanın devrilmesiyle
C) Kapıcı dairesinde tüpün patlamasıyla
D) Feten’in ateş yakmasıyla

39. Yangın sırasında Feten’in başına ne gelmiştir?

A) Evde mahsur kalmış ve kurtarılmıştır.
B) Evden kaçıp köye gitmiştir.
C) Yangını söndürmüştür.
D) Hiçbir şey olmamıştır.

40. Yangından sonra Feten nerede uzun süre tedavi görmüştür?

A) Evinde
B) Köyde
C) Hastanede
D) Okulda

41. Feten’in evlatlık olduğunu öğrenen kişi kimdir?

A) Muhtar
B) Başhekim
C) Neşe Öğretmen
D) Komutan

42. Başhekim Feten’in ailesine ulaşabilmek için kimi aramıştır?

A) Salih’i
B) Azmi Bey’i
C) Köyün muhtarını
D) Neşe Öğretmen’i

43. Feten’in köyüne dönmesine kim yardımcı olmuştur?

A) Başhekim ve köy muhtarı
B) Güler Hanım ve Sibel
C) Çoban ve Salih
D) Arif ve Neşe Öğretmen

44. Feten köyüne döndüğünde en çok kime kavuştuğu için mutlu olmuştur?

A) Güler Hanım’a
B) Azmi Bey’e
C) Yaşar’a
D) Muhtara

45. “Dört Kardeştiler” kitabında öne çıkan temel konulardan biri aşağıdakilerden hangisidir?

A) Zengin olmanın yolları
B) Kardeşlik, sevgi, dayanışma ve aile bağları
C) Teknolojinin gelişimi
D) Şehir hayatının güzellikleri

46. Feten’in hayatındaki zorluklara rağmen kardeşlerine karşı tutumu nasıldır?

A) Onları terk eder.
B) Onlarla ilgilenmez.
C) Onlara sahip çıkar ve sorumluluklarını yerine getirir.
D) Onlardan uzaklaşır.

47. Feten’in Yaşar ile olan ilişkisi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Birbirlerinden hiç hoşlanmazlar.
B) Aralarında güçlü bir kardeşlik ve sevgi bağı vardır.
C) Sürekli kavga ederler.
D) Birbirlerini tanımazlar.

48. Kitabın sonunda Feten için nasıl bir gelişme yaşanır?

A) İstanbul’da kalmaya karar verir.
B) Yeni bir aileye evlatlık verilir.
C) Köyüne ve kardeşi Yaşar’a yeniden kavuşur.
D) Başka bir şehre taşınır.


Cevap Anahtarı

1-C, 2-C, 3-B, 4-D, 5-C, 6-B, 7-C, 8-C, 9-B, 10-C, 11-C, 12-B, 13-B, 14-C, 15-B, 16-C, 17-B, 18-B, 19-B, 20-C, 21-C, 22-B, 23-C, 24-C, 25-B, 26-B, 27-B, 28-C, 29-B, 30-C, 31-C, 32-C, 33-B, 34-A, 35-C, 36-C, 37-B, 38-C, 39-A, 40-C, 41-B, 42-C, 43-A, 44-C, 45-B, 46-C, 47-B, 48-C

Zerdali- Dedemle Bir Yıl Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları

 

Zerdali- Dedemle Bir Yıl Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları

 

1) Yağız için yaz tatili neden sıkıcıdır?

A) Arkadaşları tarafından dışlandığı için

B) Akrabaları ile aynı evde yaşamak zorunda olduğu için

C) Anne ve babası sürekli çalıştığı için

D) Tableti olmadığı için

 

2)  Yağız’ın dedesinin lakabı nedir?

A) Huysuz ihtiyar

B) Cambaz ihtiyar

C) Pamuk İhtiyar

D) Sakin ihtiyar

 

3) Dedenin varsa yoksa önem verdiği şey neydi_

A) Bahçesindeki ağaçları

B) Arabası

C) Kamyoneti

D) Altınları

 

4)  Yağız’ın lakabı nedir?

A) Yaramaz oğlan

B) Suskun oğlan

C) Neşeli oğlan

D) Yetenekli oğlan

 

5)  Yağız büyüyünce hangi mesleği yapmak istiyor?

A) Savcı

B) Avukat

C) Hakim

D) Öğretmen


 

6) Dedenin mesleği nedir?

A) Emekli öğretmen

B) Emekli mühendis

C) Emekli hakim

D) Emekli polis

 

7)  Dede ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Yağız ile konuşurken onun gözlerinden başka bir yere bakmıyordu.

B) Yağız akıl vermek yerine onu dinliyor ve anlamaya çalışıyordu.

C) Yargılacıyıcı bir insan değildi.

D) Yağız’a , Yağız’ın anne ve babasını kötülüyordu.

 

8)  Aşağıdakilerden hangisi Yağız’ın babasının çocukluğu ile ilgili doğru bir bilgi değildir?

A) Saatlerce radyo dinlermiş.

B) Tableti olsun diye derslerine çalışırmış.

C) Ağaçta yaşamak istermiş.

D) Maymun gibi daldan dala atlarmış.

 

9)  Aşağıdakilerden hangisi Yağız’ın dedesi ile yaptığı şeylerden biri değildir?

A) Tabletten oyun oynamak

B) Ahşaptan küçük bir kulübe yapmak

C) Yemek yapmak

D) Düğme dikmek

 

10) Dedesi, Yağız’a karne hediyesi olarak ne yapmıştır?

A) Yağız’ı çocukluğunda yaşadığı mahallesine götürmek

B) Yağız’a en iyi tableti almak

C) Yağız’a bisiklet almak

D) Yağız’a para vermek

 

11) Dedesi, Yağız’a doğum gününde ne hediye etmiştir

A) Pro Dragon x (10)

B) Altın kolye

C) Altın saat

D) Zerdali ağacı

 

12)  Dedesinin Yağız’a oku diye önerdiği kitabın adı nedir?

A) Tuş Beyinli

B) Cingo

C) Küçük Prens

D) Alice Harikalar Diyarında

 

13) Dede ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Tüketim çılgını bir insan değildir.

B) Kendini beğenmiş, kibirli biridir.

C) Son model teknolojik cihazlara bayılır.

D) İnsanlara hakaret eden, küfürbazın tekidir.

 

14)  Dede ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Yardımsever biridir

B) Merhametlidir

C) Empati kurma becerisi vardır

D) Narsist biridir.

 


15) Sınıf pikniği nerede yapılmıştır?

A) Okul bahçesinde

B) Dedenin bahçesinde

C) Mesire alanında

D) Yaylada

 

16) Dede neden evini satmak istememiştir?

A) Daha fazla para koparmak için

B) Yeni yapılan binalar doğal alanları yok etmeye başladığı için

C) Oğluna öfkeli olduğu için

D) Gıcıklık olsun diye

 

17)  Dede ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?

A) Savaşçıdır.

B) Cömert bir gönlü vardır.

C) Doğru bildiğini savunurdu.

D) Doğayı kendi haline bırakmamak gerektiğini düşünürdü.


 

18)  Yağız’ın dedesi  ile dostluğunun simgesi olan şey nedir?

A) Tablet

B) Zerdali ağacı

C) Erik ağacı

D) Elma ağacı

 

19) Yağız, dedesinin mezarına ne bırakmıştır?

A) Küçük bir ağaç fidanı

B) Bir eski halı

C) Top

D) Yeşil bir balon

 

20) Aşağıdakilerden hangisi kitapta geçen alıntılardan biri değildir?

A) Acı patlıcanı kırağı çalmaz.

B) Bazen susmak, konuşmaktan daha çok şey anlatırmış insana.

C) Bazen az, çoktan iyidir.

D)  Üstelik sadece ağaçların değil, insanların da budanması gerekir.


21) Dedesi ile vakit geçirmeye başladıktan sonra Yağız'ın hayatında ne gibi değişiklikler olmaya başlamıştır?

A) Arkadaşlarına hava atmak için dedesine istediği son model teknolojik aleti aldırmıştır.

B) Asosyal biri olmaya başlamıştır.

C) Hayatı yaparak yaşayarak öğrenmeye ve zevk almaya başlamıştır.

D)  Tablet ile daha çok vakit geçirmeye başlamıştır.

 

22) Zerdali- Dedemle Bir Yıl kitabının yazarı kimdir?

A) Şermin Yaşar

B) Yaşar Bayraktar

C) Metin Özdamarlar

D) Anıl Basılı


 

Cevaplar:

1.c  2.a  3.a 4.b  5.b  6.c  7.d  8.b  9.a  10.a  11.d  12.c  13.a  14.d  15.b  16.b  17.d  18.b  19.d  20.a  21.c  22.b

Vatanın Kalbi Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları

 

Vatanın Kalbi Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları


1) Kitapta anlatılanlara göre İstanbul, Osmanlı Devleti’ne kaç yıl başkentlik yapmıştır?

A) 159

B) 298

C) 300

D) 465

 

2)  Hasan Kâmil’in babasının mesleği nedir?

A) Aktar

B) İnşaat işçisi

C) Terzi

D) Öğretmen

 

3) Hasan Kâmil’in meraklı olduğu spor dalı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Atletizm

B) Futbol

C) Voleybol

D) Judo

 

4) Vatanseverlik üzerine kurulmuş olan örgütün Hasan Kâmil’e verdikleri numara aşağıdakilerden hangisidir?

A) 1071

B) 1515

C) 1341

D) 1919

 

5) Hasan Kâmil, hangi,  fakültede okumaktadır?

A) Eğitim Fakültesi

B) Hukuk Fakültesi

C) Tıp Fakültesi

D) Mimarlık Fakültesi


 

6) Gizli teşkilatın propagandası  için en gizli silah aşağıdakilerden hangisidir?

A) Futbol

B) Atletizm

C) Basketbol

D) Tenis

 

7) İstanbul işgal edildiği yıllarda İstanbul’da ne gibi değişim yaşanmamıştır?

A) Vapur seferleri durma noktasına gelmiştir.

B) Osmanlı parasının değerini düşmüştür.

C) Temel gıda malzemeleri çok pahalı satılmaya başlandı.

D) Yaşanan işgaller halkın umrunda değildi.

 

8) Gizli teşkilatın yaptığı operasyonun adına ne isim verilmiştir?

A) Millet

B) Vatan

C) Umut

D)Anadolu

 

9) İşgal güçlerine karşı düşmanca faaliyette bulunmak gerekçesiyle İngilizler tarafından bir süreliğine kapatılan kulüp aşağıdakilerden hangisidir?

A) Galatasaray

B) Trabzonspor

C) Fenerbahçe

D) Beşiktaş

 

10) Hasan Kamil, kendi ana dili dışında hangi dillerde iyiydi?

A) İngilizce ve Fransızca

B) Almanca ve Yunanca

C) İspanyolca ve  Arnavutça

D) Flemenkçe ve Almanca

 

11) Vatanın kalbi aşağıdakilerden hangisinde atmamıştır?

A) Azınlık cemiyetlerinde

B) Milletimizin çocuklarının alın terinde

C) Kadınlarımızın fedakarlığında

D) Askerlerimizin kahramanlığında

 

12) Galip adlı kimsesiz çocuğa vasilik yapan fedakar hemşirenin adı nedir?

A) Zeliha

B) Leyla

C) Derya

D) Vemra

 

13) Kitapta anlatılan vatanın kalbinin attığı geminin adı nedir?

A) Kurtuluş

B) Vatan

C) Sperenza

D) Bayrak

 

14) Cephaneler hangi şehre ulaştırılacaktı?

A) Muş

B) Ankara

C) Mersin

D) Antalya

 

15) Vemra Hemşirenin okuyup Hasan Kamil’e hediye ettiği kitabın adı nedir?

A) Yaban

B) Küçük Ağa

C) Çalıkuşu

D) Ateşten Gömlek

 


16) Anadolu halkı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Fedakâr

B) Vurdumduymaz

C) Güçlü irade var

D) Merhametli

 

17) Nuh adlı şifre kimin adıymış?

A) İsmet İnönü

B) Mustafa Kemal

C) Recep Tayyip Erdoğan

D) Süleyman Demirel

 

18) Hasan Kamil’in bindiği atın adınedir?

A) Şimşek

B) Yağız

C) Rüzgar

D) Bulut

 

19)Vatanın Kalbi adlı kitabın yazarı kimdir?

A) Şermin Yaşar

B) Metin Özdamarlar

C) Behiç Ak

D) Hatice Kübra Tongar

 

20)  Kitap ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Milli birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu vardır.

B) Anadolu halkı canla başla vatan topraklarının kurtarılması için mücadele etmiştir.

C) Mustafa Kemal önderliğinde vatanın kurtarılması için halk işbirliği içinde hareket etmiştir.

D) Vatanın gençleri vatanın işgalini önemsememiştir.

 

 

 

Cevaplar:

1.d  2.a  3.b  4.c  5.b  6.a  7.d  8. b  9. c  10.a  11.a  12.d  13.c  14.b  15.c  16.b  17.b  18.a  19.b

Schindler'in Listesi Kitabı İle İlgili Klasik Sorular ve Cevapları

 

Schindler'in Listesi Kitabı İle İlgili Klasik Sorular ve Cevapları


1. Schindler'in Listesi filminin konusu nedir?

Cevap: İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası'nın Yahudilere uyguladığı zulmü ve Oskar Schindler'in fabrikasında çalıştırdığı yaklaşık 1.100 Yahudiyi ölümden kurtarma çabasını anlatır.

2. Oskar Schindler kimdir?

Cevap: Oskar Schindler, Çekoslovakya'da yaşayan Alman bir ailenin çocuğudur. İş adamı olmak isteyen Schindler, Krakow'a giderek bir fabrika kurmuş ve zamanla Yahudileri Nazi zulmünden kurtarmaya çalışmıştır.

3. Oskar Schindler neden Krakow'a gitmiştir?

Cevap: İş hayatında başarılı olmak ve bir fabrika kurarak para kazanmak amacıyla Krakow'a gitmiştir.

4. Itzhak Stern kimdir?

Cevap: Itzhak Stern, Oskar Schindler'in Krakow'da tanıştığı Yahudi muhasebecidir. Schindler'in fabrikasının kurulmasında ve Yahudi işçilerin işe alınmasında önemli rol oynamıştır.

5. Schindler'in Yahudi yatırımcılara ve işçilere neden ihtiyacı vardı?

Cevap: Fabrikasını kurup üretim yapabilmek için sermayeye ve kalifiye işçilere ihtiyaç duyuyordu. Yahudi yatırımcılar sermaye sağlarken Yahudi işçiler fabrikada çalışıyordu.

6. Nazi yönetiminin Yahudilere karşı uyguladığı politikalardan biri nedir?

Cevap: Yahudilerin kimliklerini belirtmeleri için üzerlerinde sarı yıldız taşımalarını zorunlu hale getirmişlerdir. Bunun yanında Yahudiler gettolara kapatılmış, malları ellerinden alınmış ve toplu katliamlara maruz bırakılmıştır.


7. Amon Goeth kimdir?

Cevap: Amon Goeth, Nazi Almanyası'nın Yahudilere yönelik katliamlarında görev alan Alman subaydır. Yahudileri öldürmüş, gettonun boşaltılması ve insanların toplu olarak katledilmesinde rol oynamıştır.

8. Schindler Yahudi işçilerini nasıl korumaya çalışmıştır?

Cevap: Nazi görevlilerine rüşvet vererek işçilerinin fabrikada kalmasını sağlamaya çalışmıştır. Daha sonra işçilerini Çekoslovakya'ya götürmek için uğraşmış ve onları ölümden kurtarmıştır.

9. Schindler'in Listesi'ndeki liste neyi ifade etmektedir?

Cevap: Liste, Schindler'in savaş sırasında kurtarmak istediği yaklaşık 1.100 Yahudi işçinin isimlerinin bulunduğu listedir. Bu kişilerin fabrikaya götürülerek güvenli bir yerde tutulmasını sağlamıştır.

10. Schindler neden işçilerini Çekoslovakya'ya götürmek istemiştir?

Cevap: Krakow'daki Yahudilerin büyük çoğunluğu öldürülürken kendi işçilerinin de öldürülmesini engellemek ve onları savaşın sonuna kadar güvende tutmak istemiştir.

11. Schindler'in Çekoslovakya'daki yeni fabrikasının asıl amacı ne olmuştur?

Cevap: Fabrika görünüşte üretim amacıyla kurulmuş olsa da asıl amacı Yahudi işçileri savaşın sonuna kadar Nazi zulmünden korumak olmuştur.

12. Schindler'in Yahudileri kurtarmasındaki en önemli kişi kimdir?

Cevap: Itzhak Stern, Schindler'in Yahudi işçileri organize etmesine ve onları fabrikada çalıştırmasına yardımcı olduğu için en önemli kişilerden biridir.

13. Schindler başlangıçta Yahudileri neden fabrikasında çalıştırmıştır?

Cevap: Başlangıçta temel amacı para kazanmak ve fabrikasını başarılı bir işletmeye dönüştürmektir. Ancak Nazi zulmünü gördükçe düşünceleri değişmiş ve işçilerini kurtarmaya odaklanmıştır.

14. Oskar Schindler'in karakterinde zamanla nasıl bir değişim meydana gelmiştir?

Cevap: Schindler başlangıçta zengin olmak ve iş hayatında başarılı olmak isteyen çıkarcı bir iş adamıdır. Ancak Yahudilerin yaşadığı zulme tanık oldukça insani yönü ağır basmış ve kendi servetini onların hayatlarını kurtarmak için kullanmaya başlamıştır.

15. Schindler'in Listesi neden önemli bir eserdir?

Cevap: Eser, İkinci Dünya Savaşı sırasında Yahudilerin maruz kaldığı Nazi zulmünü anlatması ve bir insanın zor şartlar altında yüzlerce insanın hayatını kurtarmak için gösterdiği çabayı göstermesi açısından önemlidir.

16. Savaşın sonunda Schindler'in kurtardığı Yahudilere ne ad verilmiştir?

Cevap: Schindler'in kurtardığı Yahudilere "Schindler Yahudileri" adı verilmiştir.

17. Schindler'in Yahudileri kurtarmak için kendi parasını kullanmasının nedeni nedir?

Cevap: Yahudi işçilerin öldürülmesini engellemek ve Nazi görevlilerini ikna ederek onların güvenliğini sağlamak istemiştir.

18. Amon Goeth'un Yahudilere karşı uyguladığı zulümler nelerdir?

Cevap: Yahudileri rastgele vurmuş, gettoları boşaltmış, insanları gaz odalarına göndermiş ve toplu silahlı katliamlar gerçekleştirmiştir.


19. Schindler'in kurtardığı Yahudilerin sayısı yaklaşık kaçtır?

Cevap: Yaklaşık 1.100 Yahudi Schindler'in çabaları sayesinde kurtarılmıştır.

20. Schindler ne zaman hayatını kaybetmiştir ve nereye gömülmüştür?

Cevap: Oskar Schindler 1974 yılında hayatını kaybetmiştir. Vasiyeti üzerine Kudüs'teki Latin Mezarlığı'na gömülmüştür.

21. Sizce Schindler'in başlangıçtaki amacı ile savaşın sonundaki amacı arasındaki fark nedir?

Cevap: Başlangıçta Schindler'in amacı para kazanmak ve başarılı bir iş adamı olmaktır. Savaşın sonunda ise para kazanmayı ikinci plana atarak Yahudi işçilerin hayatlarını kurtarmayı amaçlamıştır.

22. Schindler'in davranışlarından hangi insani değerleri çıkarabiliriz?

Cevap: Yardımseverlik, cesaret, merhamet, fedakârlık, insan hayatına saygı ve adalet gibi değerleri çıkarabiliriz.

23. Schindler'in Listesi'nden çıkarılabilecek en önemli ders nedir?

Cevap: İnsanların zor zamanlarda birbirlerine yardım etmesi gerektiği ve tek bir kişinin bile doğru kararlar alarak birçok insanın hayatını değiştirebileceği sonucuna ulaşılabilir.

24. Schindler'in başlangıçta Yahudilere bakışı ile sonradan bakışı nasıl değişmiştir?

Cevap: Başlangıçta Yahudileri daha çok fabrikasında çalıştırabileceği işçiler olarak görürken, zamanla onların yaşadığı zulmün farkına varmış ve onları yalnızca işçi olarak değil, korunması gereken insanlar olarak görmeye başlamıştır.

25. Schindler'in Listesi'nin ana fikri nedir?

Cevap: İnsan hayatının ve insanlığın maddi çıkarlardan daha değerli olduğu; zor zamanlarda yapılan fedakârlıkların birçok insanın hayatını kurtarabileceği eserin ana fikridir.