Sevdiğiniz sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
Sevdiğiniz sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

Sabah Uykum Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları

 

Sabah Uykum Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları


1.  Yazar "Soğuk Kahve" adlı kitabını hangi amaçla yazmıştır?
A) Kahvelerini soğutmak ve kahvesini soğutacak insanı hayatına katmak için
B) İnsanlara soğuk kahve yapmayı öğretmek için
C) Yalnızlık temalı bir eser bırakmak için
D) Hayatta yeni başlangıçları vurgulamak için


2. Yazar yazmayı hangi eylemle özdeşleştirir ve neden yazdığını açıklar?
A) Konuşmakla, çünkü insanlar sonsuza dek konuşamaz
B) Yaşamakla, çünkü yazmak başka hayatları deneyimlemektir
C) Öğrenmekle, çünkü yazmak bilgi birikimini artırır
D) Hatırlamakla, çünkü yazmak unutulmaz anları kaydetmektir


3.  "Sabah Uykum" kitabının yazılış amacı nedir?

A) Okuyucuların sabah uykusunu takdir etmesi için
B) Elinde olan insanı sabah uykusu kadar sevmek için
C) Kendi kayıplarını kabullenmek için
D) Yeni başlangıçlara cesaret vermek için


4.  Metinde geçen "Papatyalar" imgesi neyi temsil eder?
A) Geçici aşkları ve kolay vazgeçişleri
B) Narin, özel ve herkesleşmeyen sevgiyi
C) Çocukluk masumiyetini ve ilk aşkları
D) Doğanın güzelliğini ve ferahlığını


5.  Yazarın ilkokulda "Seni seviyorum" demeyi bırakmasının temel nedeni nedir?
A) Öğretmen ve kızın ananesinin olumsuz tepkisi
B) Sevginin okulda öğretilmemesi
C) Filmlerde kolay ifade edilemeyeceğini anlaması
D) Arkadaşını sevmenin ayıp olduğunu düşünmesi



6.  "Elindekilerin Değerini Bil" bölümünde yazar asıl "ayrılık" olarak neyi tanımlar?
A) Sevgiliden ayrılmayı
B) İçinde ölüm olan kayıpları
C) Hayallerden vazgeçmeyi
D) Yalnız kalmayı


7. "Olumluya Çalış, Sevmeye Alış" bölümüne göre insan beyninin çalışma prensibi nedir?
A) Beyin %100 olumluya çalışır, mutluluk doğal bir haldir
B) Beynin çoğu kısmı olumsuza çalışır, mutluluk uzaktır
C) Beyin deneyimlere göre olumlu veya olumsuz çalışmaya programlanır
D) Beyin yalnızca acıları kaydetmeye yatkındır


8.  "Yara Bandı Ruha İyi Gelmez" bölümünde yazarın çocukluk dönemindeki sevgiyi ifade etmesini kısıtlayan durum nedir?
A) Ailesinin sevgiyi onaylamaması
B) Başka ülkedeki sevgilisine gönderdiği mesajların kontörlü olması
C) Henüz sevgiyi tam anlamaması
D) Utangaç bir kişiliğe sahip olması


9.  Metinde "13 harflik bir savaş" ifadesi neyi anlatır?
A) Ayrılık acısını ifade eden kelimeler
B) "Sensizlik" kelimesinin yarattığı boşluk
C) "Seni seviyorum" demenin getirdiği zorlukları
D) Uzun süreli ilişkinin yıpratıcılığı


10.  Yazar mektubu yedi sayfa yazdıktan sonra neden çöpe atmıştır ve yazdıran şeyin ne olduğunu anlamıştır?
A) Okunmayacağını düşünmüş; yazdıran şeyin acı değil umut olduğunu anlamış
B) Yetersiz bulmuş; yazdıran şeyin yalnızlık olduğunu anlamış
C) Sözcükler yetersiz kalmış; yazdıran şeyin pişmanlık olduğunu anlamış
D) Çok uzun olmuş; yazdıran şeyin pişmanlık olduğunu anlamış


11.  "Sevdiğiniz Adamın Üzerine 'Bu Benim' Yazın" bölümünün temel mesajı nedir?
A) Erkeklerin ilişkileri yönetmede kadınlardan daha yetenekli olması
B) Kadınların sevdikleri adamları sahiplenmeleri gerektiği
C) İlişkiler yıllandıkça sevginin azalması
D) Erkeklerin yaraya alışkın olması ve kolay incinmemesi


12.  "Su Çok Güzel, Gelsene.." bölümünde yazar kadını neden bu şekilde sevdiğini belirtmiştir?
A) Kadının suyu güzelleştirdiğini düşündüğü için
B) Kadının basit şeylerden mutlu olduğunu bildiği için
C) Aşkının muhtaçlık derecesini vurgulamak için
D) Masum ve beklentisiz sevgi göstergesi olarak


13.  "Hiçbir Şey Senden Değerli Değil" bölümünde yazar en güzel olanı sona saklamaktan vazgeçip ne yapmayı önerir?
A) Hayattaki her şeye değer vermeyi
B) En güzel elmayı en başta yemeyi ve sevdiğine vermeyi
C) Dünyevi şeylere aşırı değer vermemeyi
D) Kendine odaklanmayı


14.  "Ya Kül Olursun ya da Sönersin" bölümüne göre insanı en çok yoran şey nedir?
A) Kaybettikleri ve kazandıkları
B) Beklentiler ve hayal kırıklıkları
C) Yalnızlık ve umutsuzluk
D) Zamanın geçişi ve yaşlanmak


15.  "Sence Şu Kız Güzel mi?" bölümünde erkeklere önerilen yanıt hangisidir?
A) Doğruyu söylemek
B) "Bence orada bir kız yok" veya "Aşkım, sen kızsan bunlar ne?" demek
C) Kızın güzelliğini sorgulamasına neden olacak yanıt vermek
D) Kızın kıskançlığını artıracak şekilde onaylamak



16.   "Otel Odalarını Evin Sanıyorsun" bölümünde ana mesaj nedir?
A) Yalnız insanların sürekli yeni ilişkiler aradığı
B) Çok fazla insanı hayatına alanların aidiyet hissetmediği ve yalnız olduğu
C) Otel odalarının boş ve ev hissi vermediği
D) İnsanların hayatı anlamlandırma çabasının boş olduğu


17.  "Aralanalım Derken Yaralanmayın" bölümüne göre "ara vermek" kavramı nedir?
A) İlişkiyi güçlendiren bir dönem
B) İlişkinin sonunu getiren yıpratıcı bir eylem
C) Tarafların birbirini özlemesini sağlayan yöntem
D) Erkeklerin yeni ilişki aramasına bahane


18.  "Aşkın Yaşı Yok, Bizim Var" bölümüne göre aşkın etkisi yaşa göre nasıl değişir?
A) Her yaşta aynı heyecan ve yoğunluğu korur
B) Genç yaşlarda ruhu doyurur, ilerleyen yaşlarda heyecan azalır ve güven öncelik kazanır
C) Yaş ilerledikçe aşkın yerini sevgi ve dostluk alır
D) Yaş fark etmeksizin aşk gözleri kör eder


19.  "Çünkü İnsanlar Kötüler" bölümünde insanları hayvanlardan daha tehlikeli kılan özellik nedir?
A) İçlerindeki kin ve nefret
B) Düşünebilme yeteneklerine rağmen kuralları hiçe saymaları ve silah kullanabilmeleri
C) Kıskançlık ve bencillik
D) Kendilerini kirletme eğilimleri


20.   "Sonsöz" bölümünde yazarın ana mesajı nedir?
A) Vedaların kaçınılmaz olduğu ve alışılması gerektiği
B) Hayatın kararlarını insanlar verdiği ve buna göre yaşamak gerektiği
C) Elindekilerin değerini bilmek, sevmek ve sahiplenmek gerektiği
D) Kitaplardaki cümlelerden ders çıkararak geleceğe hazırlanmak



Cevaplar:
1-A, 2-B, 3-B, 4-B, 5-A, 6-B, 7-B, 8-B, 9-C, 10-A, 11-B, 12-A, 13-B, 14-B, 15-B, 16-B, 17-B, 18-B, 19-B, 20-C

Arkadaşınıza En Sevdiğiniz Yazarın Bir Kitabını Tavsiye Edecek Olsaydınız Hangi Kitabını Tavsiye Ederdiniz? Nedenleriyle Yazınız.

 

Arkadaşınıza En  Sevdiğiniz Yazarın Bir Kitabını Tavsiye Edecek Olsaydınız Hangi Kitabını Tavsiye Ederdiniz? Nedenleriyle Yazınız.


Arkadaşıma en sevdiğim yazar olan Şermin Yaşar ve İlber Ortaylı'nın birlikte kaleme aldığı  Cumhuriyet’in İlk Sabahı  adlı kitabı okumasını tavsiye ederdim. Bu kitabı okuduğum zaman çok duygulanmış ve çok etkilenmiştim. Çünkü kitaptaki ana karakter olan çocuğun babası savaşta şehit düşüyor ve vatanı için canını feda ediyordu. Çocuk her gün babam gelecek umudu ile bekliyor ve en sonunda abasının şehit olduğu duyuluyor. 


Çocuk Atatürk'ü gördüğü zaman ona soruyor benim babam nerede, babamı gördünüz mü paşam diyor. Atatürk de çocuğa  oradaki tüm babaları gördüm ben, senin baban artık cumhuriyettir çocuk diyerek ona anlamlı bir söz söylüyor. Yani senin baban ülkesi için, cumhuriyet için şehit düştü demek istiyor Mustafa KemalMustafa Kemal’in bu sözü beni çok etkiledi ve gözlerimden bir iki damla yaş gelmişti. Çünkü o yetim kalan çocuğun sahibi artık devleti, milleti olmuştur. Onu koruyacak olan artık cumhuriyettir, vatanının fedakar insanlardır.


  Kısacası bu muhteşem kitap bizlere  bu vatanın kolay kurulmadığını, ne zorluklardan geçtiğini bir şerbetçi çocuğunun gözünden bize Kurtuluş Savaşı dönemini anlatmaktadır. Mutlaka her çocuğun kendi tarihini ,geçmişini öğrenmesi için okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.  Onun için önereceğim en güzel kitap Cumhuriyet’in İlk Sabahı adlı kitaptır. Mutlaka ama mutlaka okuyun derim.

Gördüğüme Görmediğime Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (Ufka Yolculuk)

 

Gördüğüme Görmediğime Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (Ufka Yolculuk)

 

1)  Aşağıdakilerden hangisi inana bir kimseye ait bir özellik değildir?

A) İnanmak bilmekten ibarettir.

B) İnanan kimseye iftira atmaz.

C) İnanan insan iyilikte yarışır.

D) İnanan İnsan inancının gereklerini yerine getirmeye çalışır.

 

2) İnanmak insanda aşağıdaki duygulardan hangisini ortaya çıkarır?

A) Umut

B) Öfke

C) Acı

D) Şaşkınlık

 

3)  İnsan akıl sahibi bir varlık olarak yaratılmış olmasına rağmen yaşamını aşağıdaki kavramlardan hangilerinin temeli üzeirne kurmak zorundadır?

A) Hüzün ve  mutluluk

B) Acı ve tatlı

C) Öfke ve sakinlik

D) Güven ve inanç

 

4)  Hz Peygamber’in en büyük mucizesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kuran-ı Kerim

B) Ay’ın ikiye bölünmesi

C) Alemlere rahmet olarak gelmesi

D) Sadece Müslümanlara gelen bir Peygamber olması

 

 

5) Aşağıdakilerden hangisi kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’in mucize olduğunu ortaya koyan kimi özelliklerinden biri değildir?

A) Gayb bilgisi

B) Biçimsel özelliği

C) Muhteva özelliği

D) Dil ve üslup

 

6)  Kuran-ı Kerim kaç yılda bölüm bölüm indirilmiştir?

A) 40

B) 23

C) 12

D) 11


 

7)  Aşağıdakilerden hangisine infak yapılmaz?

A) Akrabalara

B) Anne ve babaya

C) Zenginlere

D) Yetimlere

 

8) İnsan ölünce şu üçü dışında amellerin sevabı kesilir. Aşağıdakilerden hangisi bu üçlüden biri değildir?

A) Okuduğu kitap sayısı

B) Arkasından dua eden hayırlı evlat

C) Kendisinden faydalanılan ilim

D) Sadaka-i cariye

 

9) Sevgili Peygamber Efendimiz’e göre en faziletli sadaka aşağıdakilerden hangisidir?

A) Komşuya bir kap yemek götürmek

B) Yolda gördüğün bir çouğa kıyafet almak

C) Sağlıklıyken ve fakirlik kaygısı ve zengin olma hırsı ile hareket ederken sadaka verebilmek

D) Zenginlik içindeyken malının tamamını yoksullara vermek

 

10) Kitapta adı geçen Çöle İnen Nur adlı eser aşağıdaki uazarlardan hangisine aittir?

A) Nuri Pakdil

B) Rasim Özdenören

C) Necip Fazıl Kısakürek

D) İsmet Özel

 

11) Peygamber Efendimize göre en hayırlı insan kimdir?

A) Yalnız kendi yakınlarına yardım edendir.

B) Ömrü uzun ve ameli güzel olan kimsedir.

C) Çok kitap okuyandır.

D) Çok ders çalışandır.


12) “Yedi şey gelmeden önce salih ameller işlemede acele edin. Ne Bekliyorsunuz.” demiştir Hz Muhammed. Aşağıdakilerden hangisi bu yedi şeyden biri değildir?

A) Çok sevdiğiniz bir sahabeyi ziyarete etmeyi

B) Ansızın geliveren ölümü

C) Azdırıp saptıran zenginliği

D) Her şeyi unutturan yoksulluğu

 

13) Aşağıdakilerden ölüm korkusuna sebep olan şeylerden biri değildir?

A) Dünya hayatının geçici olduğunun bilincinde olmak

B) Ölümü bir kavuşma gibi görmemek

C) Ölümden sonraki hayata inanmamak

D) Ölüm hakkında doğru bilgiye sahip olmamak


 

14)  Toplumun güven ve huzuru için korunması hedeflenen beş hak ve değere zaruriyyat-ı hamse denir. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?

A) Hayat

B) Akıl

C) Din

D) Hırs

 

15)  Aşağıdakilerden hangisi Hz Peygamber’in (s.s.s)”Allah sizin için üç şeyi de çirkin görmüştür dediği o üç şeyden biri değildir?

A) Anlamsız soru sormak

B) Bilmediklerini merak edip araştırmak

C) Dedikodu

D) Malı zayi etmek

 

16)  İmanın asıl yeri neredir?

A) Dil

B) Kulak

C) Göz

D) Kalp

 

17) Aşağıdakilerden hangisi münafıkların özelliklerinden biri değildir?

A) Emanete sahip çıkmazlar.

B) Söz verdiğinde sözünden dönerler.

C) Dil ve kalpleri aynıdır, riyakar kimseler değillerdir.

D) Konuştuğu zaman yalan söylerler.

 

18) Tevekkül ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) İnsana her durum karşısındaa sabretmeyi öğretir.

B) Müminin pasif olduğu, hiçbir şey yapmadan sadece sonu beklediği bir anlayıştır.

C) İçi doldurulmuş bir teslimiyettir.

D) Çabalamayı, pes etmemeyi teşvik eder.

 

19)  Ruhlar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğru bir bilgi değildir?

A) Tıpkı elektirik kablosundaki görünmeyen o dinamik güç gibidir.

B) İnsan üzeirnde ruh; bilinç, anlama, idrak, irade, canlılık olarak kendini gösterir.

C) Ruh önce beden sonra yaratılmıştır.

D) Ruhlar Allah’ın emriyle yaratılmış varlıklardır.

 

20)  Aşağıdaki yazarlardan hangisi  "Gördüğüme Görmediğime" kitabının yazarlarından biri değildir?

A) Gülnaz Eliaçık

B) Behiç Ak

C) Kürşat Çelik

D) Ali Işık

 

 

 Cevaplar:

1.a  2.a  3.d  4.a  5.b  6.b  7.c  8.a  9.c  10.c  11.b  12.a  13.a  14.d  15.b  16.d  17.c  18.b  19.c  20.b

En Sevdiğiniz Mevsimi Tanıtınız

 

En Sevdiğiniz Mevsimi Tanıtınız


Mevsimlerin kendine göre güzellikleri vardır. Her mevsim içimizde farklı hisler uyandırır. Mesela ilkbaharda canlanır ve çevreye daha meraklı oluruz. Yaz mevsiminde rahatlama başlar ve uzun günler bizi mutlu eder. Sonbaharla yaprakların dökülmesi içimizde hüzün duygusunu barındırır. Kış ise kapalı ev ortamı ama sıcacık sobanın yanında mis gibi kestane kokuları içinde ve patateslerin enfes tatlarında kaybolur gideriz.


Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

En sevdiğim mevsim kış mevsimidir. Bazıları kış mevsimini çok sevmeyebilir ama ben en çok kışı seviyorum. Çünkü kış mevsimi geldiği zaman evimizin içinde daha uzun sohbetler yapılıyor, geceler uzun olduğu için kış akşamları misafirliğe gidiyoruz ve zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorum. Çünkü aşırı mutlu oluyorum. Komşularımızın çocukları ile minik legolarımızdan türlü şekiller yapıp saatlerce bıkmadan usanmadan oynayabiliyoruz. Soba yanarken pişen ekmekler, kavrulan kabak çekirdekleri,  sobanın fırınında yapılan balıklar harika bir tat veriyor bana. Bunları bir de akraba ile komşu ile yemek daha da güzel oluyor.

 

Sevgili öğretmenim,

Sabah uyandığımda annemin dışarı bak demesi ile günüm aydınlanıyor. Çünkü he yer kar ile kaplanmış oluyor. Hele bir de benim gibi Sivaslı olanlar karın tadına doyuyor be harika bir kış geçiriyoruz. Zorlukları da oluyor ama  yine de her şeye rağmen kışı çok ama çok seviyorum. Dışarıda arkadaşlarla kar topu oynamak, akşamlara kadar kaymak beni çok mutlu ediyor. Kış yemekleri de çok güzel oluyor. Annemin yaptığı pırasa, kereviz ve ıspanak yemeklerinin tadını çok seviyorum. Her şeyi ile kışı seviyorum.  Anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Sevdiğiniz Bir Hayvanı Kişileştirerek Aşağıya Onun Duygularını Anlatan Hikaye Edici Metin Yazınız

 

Sevdiğiniz Bir Hayvanı Kişileştirerek Aşağıya Onun Duygularını Anlatan Hikaye Edici Metin Yazınız


Hava kararmış, yağmurlar başlamış ve tavuklar kümese girmişti. Tavukların başı olan Anne Tavuk Şirin küçük tavuğun yuvaya girmediğini görünce endişelendi ve diğer tavuk arkadaşlarına dönerek Minnak nerede diye sordu. Tavuklar hep bir ağızdan arkamızdan geliyordu ama galiba bize yetişemedi dediler. Anne Tavuk Şirin hemen hava iyice kararmadan koşarak dışarı çıktı. Koştu koştu ve yolun kenarında Minnak'ı gördü. 


Minnak yerde yatıyor ve karnı ağrıyordu. Anne Tavuk Şirin’e dönerek iyi ki geldin, iyi ki beni buldun canım anneciğim dedi. Sen olmasan burada hasta olup kalacaktım. Sen geldin kendime geldim. Birlik, beraberlik ve dayanışma içinde olmak, bir yere ait olmak ve sevildiğini hissetmek ne güzel bir duyguymuş dedi. Anne Tavuk da ona sarıldı ve onu kucağına alarak yuvaya götürdü. 


Diğerleri de hep bir ağızdan Minnak’a hoş geldin güzel kardeşimiz dediler ve başladılar gık gık gıdak demeye. Sonra hepsi güven içinde, sevgi içinde uykuya daldı. Sabah güneşi ile Horoz Baba’nın sesi tavukları uyandırdı ve yine güzel bir güne hep bir ağızdan merhaba diyerek yaşamaya devam ettiler.

En Sevgili Kitabı İle İlgili Klasik Sorular ve Cevapları (Mustafa Soykök)

 

En Sevgili Kitabı İle İlgili Klasik Sorular ve Cevapları


1) Peygamber Efendimizin müşrik hasımlarına karşı en büyük silahı neydi?

Cevap: Güvenilir olmaktı.

 

2 Efendimize Peygamberlik kaç yaşında gelmiştir?

Cevap: Kırk yaşlarında gelmiştir.

 

3)  Peygamberlik  görevi hangi surenin ilk beş ayeti ile başlamıştır?

Cevap: Alâk Suresinin ilk beş ayeti ile.

 

4) Kuran’ın ilk emri ne olmuştur?

Cevap: Oku (ıkra) olmuştur.

 

5)  Namus-u Ekber kimdir?

Cevap: Hz. Cebrail

 

6) Peygamber Efendimizin Peygamber olarak seçildiğini bilen  kişi kimdir?

Cevap: Varaka

 

7) İlk iman edenler, ilk namaz kılanlar ve ilk teslim olanlar kimlerdir?

 Hz. Osman (r.a), Hz. Zübeyr bin Avvam (r.a) Hz. Taha bin Ubeydullajh (r.a), , Hz. Abdurrahman bin Avf, Hz. Sa’d bin Ebi Vakkas.

 

8) Vahyin kesintiye uğradığı döneme ne denilir?

Cevap: Fetret dönemi denilir.

 

9) İslam düşmanları Hz. Muhammed’i ne gibi lakaplar takmışlardır?

Cevap:  İslam düşmanları Sevgili Peygamber Efendimize kâhin, büyücü, şair, mecnun, yalancı, deli gibi kötü nitelendirmede bulunmuşlardır.

 

10) Tebbet Suresi kimler için inmiştir?

Ebu Leheb ve karısı Müslüman olanlara kötülük ediyordu. Allah da inananlar için Ebu Leheb ve ailesini cehennemde yanacaklarını bildiren suresini indirmiştir.


 

11) Müslüman olmanın bedelini ağır ödeyen ilk mücahitLer kimler olmuştur?

Cevap: Hz. Bilal-i Habeşi (r.a), Hz. Ammar Bin Yasir (r.a), Hz. Süheybi Rumi(r.a), Hz. Habbab bin Eret (r.a), Hz. Ebu Fukeyhe (r.a) Müslüman olmanın bedelini ağır ödeyen ilk mücahitler olmuştur.

 

12) Hz Muhammed ne zaman ve nerede dünyaya gelmiştir?

Cevap: Miladi 571 yılının 20 Nisan tarihine denk düşen Rebiulevvel ayının 12’sinde şafak  sökerken Mekke’de

 

13)  Hz Muhammed’in annesinin adı nedir?

Cevap: Âmine

 

14) Hz. Muhammed’in babasının adı nedir?

Cevap: Abdullah Bin Abdulmuttalip

15)  Tam mızrakla delik deşik edilecekken canını kurtarmak için imanından döndüğünü söyLeyip yere yığılan kişi kimdir?

Cevap: Hz Ammar (r.a)

 

16)  Kalbi imanla dopdolu olduğu halde, zorlama altında küfür sözcüklerini söyleyenlerin aslında kafir olmayacaklarını bildiren ayeti kerime indirilmiştir. Bu  ayet hangi surede geçmektedir?

Cevap: Nahl Suresi 106. ayet

 

17)  İlk hicret yurdu neresi olmuştur?

Cevap: Habeşistan

 

18)  İslam için akıtılan ilk kan kimin kanı olmuştur?

Cevap: Hz. Sa’d b. Ebi Vakkas

 

19)  Hz. Hamza hangi yönleri ile bilinirdi?

Cevap: Cesareti, mertliği ve kuvveti ile bilinirdi.

20)  Hz. Ömer2in kız kardeşinin adı ve eniştesinin adı nedir?

Cevap: Kız kardeşi Fatıma, enişTesi ise Said’dir.

 

21)  Elindeki yayı Ebu Cehil2in kafasına indiren ve “Bir daha Muhammed’i incitmeyeceksin.” diyerek arkasını dönüp uzaklaşan kişi kimdir?

Ce4vap: Hz. Hamza (r.a)


 

22)  Kendisi Müslüman olmadığı halde Ebu Cehil’in kafasını gözünü patlatan, altına alıp yumruklayan kişi kimdir?

Cevap: Ebü’l Buhteri

 

23)  Peygamber Efendimizin üstüne deve işkembesini döken kişi kimdir?

Cevap: Ukbe b. Ebi Muayt

 

24) Arap yarımadasının bağları ve bahçeleri ile meşhur olan ve verimli arazisi olan kenti hangisidir?

Cevap: Taif kenti.

 

25)  Hz Muhammed Miraca çıkarken  bindirildiği bineğin adı nedir?

Cevap: Burak

 

26) Beş vakit namaz ne zaman farz kılınmıştır?

Cevap: Efendimiz Miraca çıkarıldığı zaman.

 

27) Medine öncesi ilk durak neresi olmuştur?

Cevap: Kuba

 

28)  İslam’ın zirvesi nedir?

Cevap: Cihat etmek

 

29) Efendimiz Döneminde yapılan savaşlardan üçünü yazınız.

Cevap: Bedir Savaşı, Uhud Savaşı, Hendek Savaşı

 

30) Okçular Tepesi  adlı tepe hangi savaşta geçmektedir.

Cevap: Uhud Savaşı


 

31) Esir alınan kişiler on Müslüman çocuğa okuma yazma şartı ile serbest bırakıldı. Bu sonuç hangi savaşın sonucudur?

Cevap: Bedir Savaşı

 

32) Uhud Savaşı'nda “Muhammed'i öldürdüm.” diye bağıran kimdir?

Cevap: İbn Kamie

 

33)  “ Muhammed öldü ise ne duruyorsunuz. Siz de onun öldüğü dava uğruna onun gibi ölün.” diyen kişi kimdir?

Cevap: Hz. Enes bin Nadr (r.a)

 

34)  Babasını, eşini, iki oğlunu ve kardeşini şehit veren sahabe kadın kimdir?

Cevap: Hz. Sümeyra (r.anha)

 

35) Yahudi milletinin en hayırlısı olan kişi kimmiş?

Cevap: Muhayrık

 

36) Efendimizin devesinin adı nedir?

Cevap: Adva

37)  Efendimizin hangi eşine büyük bir iftira atılmıştır?

Cevap: Hz. Aişe

 

38) Hendek Savaşı’nın Efendimizden sonra büyük komutanı kimdir?

Cevap: Hz. Selman-ı Farise (r.a)

 

39)  Müslümanların kafirlere karşı güç gösterisinin sembolü nedir ve bu sembolün nasıl uygulanmaktaydı?

Cevap: Remel adlı uygulamadır. Bu uygulama şu şekildedir: Ashabın müşriklere karşı  gösterişli görünmeleri gerekiyordu. Bu yüzden efendimiz (s.s.s) sağ omuzların açıkta bırakılarak pazularını gösterilmesini, omuzlar dik, çalımlı ve heybetli yürünmesini emir buyurdu.

 

40)  Sasani komutanına: “Sizin şarabı ve yaşamayı sevdiğiniz kadar, cihadı ve şehadeti seven bir ordu ile karşınıza geldim diyen kişi kimdir?

Cevap: Hz. Halid Bin Velid


41) Efendimize göre kimler Allah yolundadır?

Cevap: Kim İlah-i Kelimetullah (Allah’ın sözünün, düzeninin yüceltilmesi için) çalışıyorsa o Allah yolundadır.

 

42) Bütün ibadetlerin zirvesi nedir?

Cevap:  Allah yolunda cihat etmektir.

 

43)  Peygamber Efendimiz Kâbe anahtarını kimin taşıması gerektiğini söylemiştir?

Cevap: Ebu Talha ve ailesi

 

44)  Efendimiz hırkasını kime hediye etmiştir?

Cevap: Kâb Bin Züheyr (r.a)

 

45) Cihattan geri kalma gafletleri ile cezalandırılan kişiler kimlerdir?

Cevap: Hz. Kab bin Malik, Hz. Mürare bin Rebi, Hz. Hilal bin Ümeyye

 

46) Efendimiz namazlara çıkmayacak duruma geldiği zaman namazı kimin kıldırmasını emretmiştir?

Cevap: Hz. Ebubekir

 

47) Efendimiz yaşamının son günlerini diğer hanımlarından da izin alarak hangi hanımının yanında geçirmiştir?

Cevap: Hz. Aişe

48)  Peygamber Efendimizi ne zaman vefat etmiştir?

Cevap: Hicri Takvim ile 14 Rebiülevvel 11, miladi takvim ile 8 Haziran 632 Pazartesi günü kuşluk vakti, dünya imtihanını başarı ile vermiş bir kul olarak Refik-i Âla’ya yani en yüce dostuna kavuşmuştur.

Sevdiğiniz Bir Şairi Tanıtınız

 

Sevdiğiniz Bir Şairi Tanıtınız

 

Milli marşımızın şairi değerli insan üstat Mehmet Akif Ersoy2u tanıtmak isterim. Çünkü Mehmet Akif Ersoy bu milletin marşını yazmış, imanlı ve vatansever bir şairdir.

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım

Mehmet Akif Ersoy, Mehmet Âkif Ersoy, 1873 yılının Aralık ayında İstanbul’da  Fatih  ilçesinin Karagümrük semtinde Sarıgüzel Mahallesi'nde doğmuştur. Nüfusa kaydı doğumundan sonra babasının imamlık yaptığı ve ilk çocukluk yıllarını geçirdiği  Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde yapıldığı için nüfus cüzdanında Mehmet Âkif'in doğum yeri Bayramiç yazılmıştır. Annesi  Buhara’dan Anadolu'ya göç etmiş bir  Özbek bir ailenin kızı olan Emine Şerife Hanım (1836-1926); babası ise  Arnavut kökenli Kosova’nın İpek  kentinde dünyaya gelmiş olan Fatih Camii medresesi hocalarından İpekli Tahir Efendi’dir. 

 

Sevgili öğretmenim,

Mehmet Akif Ersoy, Kaynağı İslam dini olan, imani şiirleri ve manzum hikayeleri ile tanınmıştır. Türk şiirine gerçek realizmi getiren kişidir. Eserlerinde canlı tablolar çizmiştir. Epik ve didaktik şiirler yazmıştır. Şiirinin konularını günlük olaylardan alan yazar ve şairi Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşını yazmış, bu milli marşım halkına armağan etmiştir. İstiklal Marşını halkına hediye ettiği için kitabına almamıştır. Mehmet Akif Ersoy’un şiirlerinde de birkaç örnek vermek isterim: Asım, Çanakkale Şehitlerine, Bülbül, Seyfi Baba, Küfe, Süleymaniye Kürsüsünde adlı şiirleri onun en önemli şiirleridir. Veteriner olarak göreve başladığı ilk yıllar bile daha çok şairliği ile tanınmıştır. 1906 yılında Halkalı Baytar Mektebi’nde, 1908 yılından sonra ise Edebiyat Fakültesinde öğretmenlik yapmıştır.

 

1920 yılına gelindiğinde ise Mehmet Akif Ersoy Burdur milletvekili olarak meclise girdi. 1921 yılında para ödülü almamak şartı ile milli marş yarışmasına katılmayı kabul eder. Milli marşımızı kahraman ordumuza ithaf etmiştir. 12 Mart 1921 günü ise şiiri milli marşımız olarak kabul edilir. Ödül olarak verilen 500 lirayı ise Hilal-i Ahmet ve Darül- Mesai Vakfına bağışlamıştır. Gerçek bir halk kahramanı, gerçek bir vatanseverdir. Mehmet Akif Ersoy'un bir kaç sözü ile konuşmama son vermek isterim: "Sahipsiz bir vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatana batmayacaktır."  "Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek, sözün odun gibi olsun hakikat tek." Mehmet Akif Ersoy. Anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.

En Sevdiğiniz Etkinlik Hakkında Konuşma Hazırlayınız.

 

En Sevdiğiniz Etkinlik Hakkında Konuşma Hazırlayınız.

 

En sevdiğim etkinlik ülkemin farklı şehirlerini görmek ve şehir şehir gezerek seyahat etmektir. Seyahat sırasında gittiğim yerleri de gün gün not tutarak günlük yazıyorum. Gezdiğim yerleri not almak, tattığım lezzetleri, tarihi ve doğal yerleri günlüğüme yazmak beni çok mutlu ediyor ve kendimi kültürel açıdan daha zengin ve daha bilgili hissediyorum. Sadece yaşadığım şehirde kalmak beni bir zaman sonra sıkmaya başlıyor. Oysa seyahate çıkmak insanın ruhunu açıyor, onu daha aktif kılıyor ve daha mutlu ediyor.

 

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım

 

Seyahat etmenin bana çok faydası oldu. Eskiden insanlarla fazla konuşmazken  şimdi daha sosyal ve daha açık bir  insan oldum. Gittiğim yerler hakkında bilgi  edindim, müzeler   gezdim, doğal ve tarihi yerler gezdim ve oraların ilgi çekici ve yöresel yemeklerini, tatlılarını yedim. Bu sayede hem mutlu oldum, hem de genel kültürüm arttı. Seyahat etmenin  çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Seyahat ederek stresimizi atıyoruz ve kendimizi daha neşeli ve daha mutlu hissediyoruz. Hayata dört elle bağlanıyoruz ve farklı yerleri gezmenin mutluluğunu anı anına yaşayabiliyoruz. Daha hareketli oluyoruz, hem yiyor, hem geziyor hem de öğreniyoruz.

 

 Yaratıcılığımız artıyor, daha çalışkan ve daha farklı düşünmeye başlıyoruz. En sevdiğim etkinlik seyahat etmek, şehir şehir gezmektir. Bir gün okuyup maddi durumum iyi olursa da ülke ülke gezeceğim ve hayatın tadını çıkarıp anı yaşayacağım. Anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum.

En Sevdiğiniz Şarkıcı Hakkında Konuşun

 

En Sevdiğiniz Şarkıcı Hakkında Konuşun


En sevdiğim şarkıcı Barış Manço’dur.  Barış Manço hayatını kaybedeli yıllar olmuş ve ama yazdığı eserler yediden yetmişe herkesin dilinde olan eserlerdir. Çocukların dilinden çok iyi anlayan, çocuk sevgisi ile tanınan, yardımsever ve güzel yürekli bir adammış Barış Manço. Onun eserlerini okurken çok mutlu oluyorum ve iyi ki de böyle biri dünyadan gelip geçmiş diyorum. Arkadaşım Eşek, Bal Böceğim, Yaz Dostum ve daha çok sayıdaki şarkısını dinlerken  kendimi çok iyi hissediyorum. Çünkü yazdığı eserlerde insanlara güzel mesajlar da vermiştir. Çocuklar için çeşitli yarışmalar düzenlemiş ve onlara çok değer vermiştir. Ülke ülke gezen Barış Manço kültürlü bir insandır. Japonlar onun şarkısına hayran bir millettir.

 

Sevgili Öğretmenim, değerli dinleyiciler!

Çünkü o hoşgörülü, geniş bilgi birikimine sahip gerçek bir sanatçı olarak hayat sürmüştür. Barış Manço ülkemizin büyük bir gururdur. Onun hakkında bildiklerim ve araştırdıklarım  diğer bilgiler ise şunlardır: Mehmet Barış Manço, 2 Ocak 1943 tarihinde  İstanbul Üskürdardaki  Zeynep Kâmil Hastanesi'nde doğdu. Manço ikinci dünya savaşı yıllarında doğduğu için barışa olan hasretten dolayı adını Barış koymuşlardır. Türk sanatçı, televizyon programı yapımcısı ve sunucusu, aranjör, şarkıcı, besteci, söz yazarı ve kültür elçisidir. Yani çok yönlü bir sanatçıdır.

 

Türkiye’de rock müziğinin öncülerinden olan Barış Manço Anadolu  rock türünün kurucuları arasında yer alır. İki yüzün üstünde bestelediği seri vardır.  Bu başarılarından dolayı Barış  Manço’ya on iki altın ve bir platin albüm ve kaset ödülü  verilmiştir. Çünkü bunu kendi emeği ile hak etmiş, eşsiz bir sanatçıdır Manço. Şarkılarının bir bölümü daha  sonra Almanca, İngilizce, İspanyolca, Arapça, İbranice, Yunanca, Bulgarca ve Flekemenkçe olarak yorumlanmıştır. Televizyon programları sayesinde dünyanın farklı ülkelerine gitmiş ve bu nedenle kendisine “Barış Çelebi” denilmiştir. Hazırladığı televizyon programları sayesinde dünyanın pek çok ülkesine gitmiş, bu nedenle "Barış Çelebi" olarak adlandırılmıştır. 1991 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı unvanı verilmiştir. Anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür etmeden önce Barış Manço'ya ait sözler ile konuşmamı noktalamak istiyorum:

“Ben ne çağdaş Türk ozanı ne çağdaş Dede Korkut ne de günümüzün Nasrettin Hoca’sıyım. Sadece 20. yüzyılda yaşamış ve o yüz yıla damgasını vurmaya çalışan bir Türk’üm. 20.yüzyılın Türk müziğini yapıyorum.”

En Sevdiğiniz Hayvanı Özellikleri İle Birlikte Anlatınız

 

En Sevdiğiniz Hayvanı Özellikleri İle Birlikte Anlatınız.


Hayvanlar insanların dostu olan, insanların bakımına muhtaç olan, eziyet edilmek için değil sevilmek için dünyamızı paylaştığımız masum canlılardır. Bunun hayvanlara iyi davranmalıyız ve vicdansızlık yapmamalıyız.

 

Sevgili  Öğretmenim,

Benim en sevdiğim hayvan attır. Atların o görkemli duruşu, gücü, asaleti bende farklı izlenimler bırakır. Ata bindiğim zaman kendimi çok mutlu ve güçlü hissediyorum. Kültürümüzde de atın ayrı bir önemi vardır. Çünkü at; At, Türk kültür ve inancında gücün, kuvvetin, asaletin, zarafetin, zenginliğin, zaferin, dostluğun, yoldaşlığın, güvenin, özgürlüğün, sadakatin, yaşamın, ölümün, muradın simgesidir. Atların özellikleri şunlardır:  Atın erkek olanına aygır, dişi olanına ise kısrak denir. Genç olan atlara ise tay denilir. Yetiştirme, bakım ve çevreye bağlı olarak modern  atların ömrü ortalama 25 ila 30 yıl  arasındadır. 


İstisna olarak kırk yaşına kadar yaşayan atlar da vardır. Atlar otçul ve tek mideli hayvanlardır. Geviş getirmezler.  Kendilerine özgü kişneme sesleri vardır. Atlarda vücut üzerindeki renkler ya da renk karışımları “don” denilir. Atın insan ile arasındaki en büyük fark, insanlarda köprücük kemiği olarak adlandırılan kemiğin atlarda olmamasıdır. Atlarda toplam 36 diş bulunur. At fazla zeki bir hayvan değildir.

 

Sevgili Öğretmenim,

   Atlar çok hassas hayvanlardır ve iyi bir hafızası vardır. Ata binen  binici atın bu özelliklerinden bütün eğitim ve çalışma süresince yararlanmayı bilmelidir. Bir hareketi başardığında okşanır ve sevilirse bunu hiç unutmaz. Verilen cezayı da hatırından çıkarmaz. Bu sebeple ata ceza vermekten mümkün olduğundan kaçınılmalıdır. Yoksa at sizin ile ilgili deneyimi kötü sonuçlanabilir ve sırtından bir anda yere attığında şaşırır kalırsınız. 


At zeki değildir ama öğrendiğini asla unutmaz. Kaldığı yer çok uzaklarda da olsa yerini eninde sonunda bulur. Yetişkin atlar bir günde yaklaşık üç saat uyurlar. Yeni doğan bir tay sık sık kestirmek için uzanır ve yaklaşık üç aylık olana kadar günün yaklaşık yarısını uykuda geçirir. Çok sevdiğim hayvan olan atlarla ilgili anlatacaklarım bunlardı. Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.

En Sevdiğiniz Mevsim Hakkında Konuşun

 

En Sevdiğiniz Mevsim Hakkında Konuşun

 

İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış mevsimleri ülkemde belirgin olarak yaşanmaktadır. Benim en çok sevdiğim mevsim ise toprak ananın yavaş yavaş uyanmaya başladığı, çiçeklerin açtığı, böceklerin uçtuğu, dağların yeşermeye başladığı ilkbahar mevsimidir. İlkbahar mevsimi benim için yeniliği, hayata yeniden yeni umutlarla bakmayı ifade eder. Umutlu olmayı ve amaçlarımı hayata geçirmem için çalışmaya başlamamam gerektiğini ifade eder. Bunun için ilkbahar mevsimini çok seviyorum.

 

Sevgili Öğretmenim,

Yağmurların yağması ve yağan yağmurun altında ıslanarak özgürlük diyerek gökyüzüne bakmak ve baharın o mis kokusunu içime çekmek beni mest eder. Kışın o soğuk yüzü artık yoktur ve yüreğimizdeki sıkıntılar da karamsarlıklar da ilkbaharın gelmesi ile ortadan kalkar. İlkbahar mevsimi benim için  mutluluktur, heyecandır. Güneş ile yavaş yavaş iç içe olmaya başlamaktır. Annesinden yeni doğan kuzuların meleme seslerinin kulağımda yankılanışıdır. Yaylaların bir başka güzel olması, ormanların bir başka güzel olması demektir. Bunun için ilkbahar mevsimini çok seviyorum.

 

Bereket, bolluk, yeniden doğma, yenilenme gibi kavramları zihnimde çağrıştırmaktadır. Anneler için detaylı bir ev temizliğine başlama, çocuklar için dışarıda doya doya oynama, yaşlılar için dışarı çıkıp güneşlenme ve yürüyüş yapma, gençler için sevdiği kişi ile kırlarda gezme vb gibi güzelliklerin yaşanmasıdır ilkbahar mevsimi. İlkbahar ile anlatacaklarım ve hissettiklerim bunlardı. Dinlediğiniz için teşekkür ederim öğretmenim.

En Sevdiğiniz Yazar Hakkında Konuşun.

 

En Sevdiğiniz Yazar Hakkında Konuşun.


Yazarlar yazdıkları eserler ile bizlere doğru yolu gösteren, bizlere ön ayak olan bilgili kimselerdir. En sevdiğim yazar;  çocuk kitapları yazan ve yetişkinlerin yanlış hareketlerini eleştiren, onların nasıl yetişkinler olması gerektiğini anlatan kişi olduğu Şermin Yaşar’ı çok seviyorum. Şermin Yaşar çocukların dilinden anlayan, onların seviyelerine inen, ön yargılardan uzak duran ve çocukları sadece çocuk olduğu çok seven kaliteli bir yazardır. Şermin Yaşar’ın kitaplarını büyük keyifle okudum.

 

Sevgili Öğretmenim,

Okurken hem güldüm, hem duygulandım ve hem de çok şey öğrendim. Şermin Yaşar 1982 yılında Almanya’nın başkenti Berlin’de dünyaya gelmiştir. Aslen Bilecikli olan yazar göçmen bir ailenin kızıdır.. Çocukluk yıllarında ailesi ile birlikte Türkiye’ye dönen yazar memleketi Bilecik’in Kınık ilçesine yerleşmiştir. Lisans eğitimini Isparta’da bulunan Süleyman Demirel Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamlamıştır. Lisansüstü eğitimini Gazi Üniversitesi’nde tamamlayan yazar bir süre reklam metin yazarlığı yapmıştır. 

 

Sevgili Öğretmenim,

Bana göre Şermin Yaşar çocukların ortak duygu ve düşüncelerini, dertlerini yazan ve biz çocukları çok iyi anlayan bir yazardır. Onunla tanışmayı, onunla konuşmayı çok isterim. Şermin Yaşar kitap piyasasında çocuklar için oyun önerisinin az olduğunu fark ederek çocukların hayal dünyasının gelişmesini sağlayan, onlarla diyalog kurulabilen, el becerilerini geliştiren ve kişisel gelişimine katkıda bulunan aktiviteler yazmaya başlayarak yazın hayatına adım atmıştır.


 İyi ki yazar olmuştur. Çünkü onun eserlerini yetişkinler de okumakta ve çocuk eğitimi ile ilgili çok güzel bilgiler öğrenmektedirler. Eserlerinde yetişkinleri mizahi bir şekilde eleştiren Şermin Yaşar çok iyi bir anne, çok iyi bir yazar ve çok iyi bir eğitimcidir. Anlatacaklarım bunlardı. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

En Sevdiğiniz Kitap Hakkında Konuşun

 

En Sevdiğiniz Kitap Hakkında Konuşun


Kitap okumayı çok severim ve okuduğum kitaplar bana  her zaman yol göstermiştir. Kitap okumak insanın hayal dünyasını geliştirir ve kendimizi okuyarak daha iyi hissederiz ve daha iyi geliştiririz.

En sevdiğim kitap ise Zülfü Livaneli’nin yazdığı Son Adanın Çocukları adlı kitaptır. Kitabı okurken zamanın nasıl geçtiğini bile anlamadım. Kitapta şunlar anlatılıyordu:

Son Adanın Çocukları ( Yazarı: Ömer Zülfü Livaneli)



Sevgili Öğretmenim, 

Son Adanın Çocukları adlı kitap  huzur ve mutlulukla bir araya gelmiş insanların yaşadığı, cennet gibi bir adada geçer. Bu adada toplam kırk aile yaşamaktadır. Toplam kırk aile yaşadığı için her ailenin ev numarası belirlenmiştir. Mesela bir komşudan bahsedilirken 7 numaralı komşu diye bahsedilir. Adada yaşayan insanlar sade bir yaşam sürmektedirler. Adada yaşayan insanlar birbirine karşı nazik davranan, kendilerini geliştirmiş, kibar kimselerdir. Kimsenin kimseye şiddet uygulamadığı çok güzel bir adadır burası. Paraya bile fazla ihtiyaç duyulmamaktadır burada.  Günlerden bir gün adaya  emekliye ayrılmış bir başkan gelir.  Başkanın gelmesi ile adadaki insanların huzuru kaçar.  Her gün yeni ve kötü gelişmeler yaşanır. Gelen başkan kötü niyetli, adanın doğal halini yok etmeye karar vermiş diktatör bir kimsedir. Emeklilik yıllarını bu adada geçirmek ister.



Adadaki olağanüstü düzen ve dostluk anlayışı,  başkanın gelişiyle birlikte bir anda değişiverir. Başkanın iki tane de torunu vardır yanında. Başkan ilk olarak yol buyunca insanlara gölge olan, onları güneşin aşırı sıcağından koruyan ağaçlara zarar vererek  başlar. Yani doğa katliamını  ilk ağaçları budayarak başlatır şiddet meyillisi bu art niyetli başkan. Bu durum ada halkı tarafından pek önemsenmez ve kimse de  bu duruma itiraz etmez. fakat sonrasında  başkanın isteği doğrultusunda yönetim kurulu oluşturulur. Başkan, ada halkını, adaya medeniyet getireceğim, burası daha iyi bir yer, daha modern bir yer olacak diye kandırmaya devam eder ve ada halkı da onun bu düşüncesinden etkilenir. Başkan ilk olarak adaya zarar veren şeyin martılar olduğunu söyler.  Oysa adanın asıl sahipleri, adanın asıl dostları orada yaşayan  martılardır. Ada onların yuvası, onların geçmişi, onların her şeyidir. Bu korkak ve acımasız başkan martılara düşman olur ve elinden gelen  her türlü kötülüğü yapmaya başlar. Kurul kararı ile martıların öldürülmesi kararı alınır. Böylelikle martıların el koyduğu adanın en güzel koylarına beş yıldızlı oteller yaptırılabilecektir. Bu duruma itiraz edenler olsa da başkanın gücü karşısında kimse bir şey yapamaz. Martılar yok edilmeye başlanır.


 Martıların katliamıyla artık adada hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Martıları yok etmesi için aday ilk olarak  tilkiler getirilmiştir. Tilkilerin gelmesi ile adanın doğal hali bozulur. Bu yöntemle martılar yok olur ama bu defa da adada  yılanlar çoğalmaya başlar. Adanın dengesi bozulmuştur bir kere.  Yılanlar ada halkına zarar vermeye başlar. Evlere girer, yatakların altından çıkar ve insanlar bir türlü rahat uyuyamaz.  Yılanlar ada halkına zarar verince bir uzmana danışılır. 


Uzman adanın her yerine direkler diktirerek leyleklerin adaya yerleşmesini sağlamak ister. Leyleklerin yılan sayısını azaltacağını düşünür. Fakat leylekler adaya uğramazlar. Uzman ada halkını dolandırarak kaçar. Ada halkı son bir çare olarak başkanın yönlendirmesiyle ormanı kontrollüce yakıp sorunlarından böylelikle kurtulmak isterler. Ama yangın tüm adayı küle çevirir, yakar, yıkar, yok eder.  Yangından geriye kıyıdaki tekne, bakkal ve en kıyıdaki iki ev kalır. Başkanın iki torununun dışında adada yaşayan iki çocuk vardır. Bunlardan biri romanı anlatan kişidir. diğeri ise bakkalın dilsiz oğludur. Anlatıcının ve ailesinin mücadelesi, bakkalın oğlunun martıları yaşatma savaşı anlatılır kitapta.  Tüm adayı yaktıktan sonra ada halkı tüm gerçeği görürü ve ama iş işten geçmiştir. 


Daha sonra başkan adadan gider ve adada kalan kimseler  birer fidan dikerek  kaybettikleri adalarını tekrardan bulurlar ve artık daha akıllı, daha bilinçli olurlar. Kitap bu şekilde sona erer. Kitabı okuduğumda çok etkilenmiştim. Kötü niyetli insanların nasıl bu kadar doğa düşmanı olduğuna bir kez daha şahit oldum. Kitaptan anladıklarım bunlardı . Doğa dostu Zülfü Livaneli yine güzel bir konuya değinmiş ve doğamıza sahip çıkmamızı gerektiğini anlatmış ve hepimizi güzel mesajlar vermiştir.  Dinlediğiniz için teşekkür ederim öğretmenim.

Sevdiğiniz Bir Türkünün Oluşum Hikayesini Anlatıp Seçtiğiniz Türküyü Sınıfta Okuyunuz

 

Sevdiğiniz Bir Türkünün Oluşum Hikayesini Anlatıp Seçtiğiniz Türküyü Sınıfta Okuyunuz

Ülkemizin başkenti olan Ankara’nın meşhur bir elması vardır. Bu elmaya misket adı verilir. Küçücük bir elmadır bu elma türü. Ganizade ailesinin Huriye adında şirin mi şirin güzel mi güzel bir kızı vardır. Huriye evlerinin bahçesinde olan elma ağacına çıkar ve aşık olduğu, canından çok sevdiği Osman Efe’yi bekler orada. Osman Efe de  Ankara’nın sayılı efelerinden biridir. Yakışıklı, genç, geniş omuzlu,  yiğit bir delikanlıdır.  Osman Efe Huriyelerin evinin önünden geçtiği zaman Huriye hemen elma ağacına çıkıyor ve Osman Efe de onu görüyor. İkisinin de yüreğinde  heyecan, aşk  duygusu başlıyor. Osman Efe Huriye’ye Misket diye hitap ediyor.

 

O yörenin  bir de meşhur ağası vardır. Adı Kır Ağa’dır. Kır Ağa  günlerden bir gün Huriye’yi su doldururken görüyor ve Huriye’yi çok beğeniyor. Kır Ağa, Huriye’ye görücü gönderiyor. Huriye’nin babası ise Kır Ağa zengin diye buna mutlu oluyor ve Annesi, Huriye’nin ağzını arıyor, fakat Huriye ”Ölsem DE  Kır Ağa’ya varmam” diyor. Huriye, akşamı zor ediyor ve olanları bir an önce sevdiğine anlatmak istiyor. Bahçeye çıkıp, Osman Efe’nin yolunu gözlemeye başlıyor. Uzaktan atını görünce, tırmanıp çıkıyor elma ağacına. Başına gelenleri anlatıyor sevdiğine,  Osman Efe’sine. Osman Efe bunları duyunca çılgına dönüyor ve  Kır Ağa’ya haber gönderiyor , ”Kendini sever, sayarım. Yiğit kişi bellerim. Yolumdan çekilsin. Sonu iyi olmaz” diyor.. Haberi Osman Efe’den Kır Ağa’ya götürenler, bire bin katarak anlatıyorlar Kır Ağa’ya . Şunu diyorlar:  ”Osman diyor ki, Kır Ağa kim oluyor da benim yavuklumu alacak. Leşini sararım”  falan diyerek yalan yanlış abartmalarla dolduruyorlar Kır Ağa’yı.

 

Kır Ağa, ”Demek dünkü çocuk bize meydan okuyor. Kendine güveniyorsa karşıma çıksın” diye Osman Efe’ye haber gönderiyor.  Tabii haberi götürenler Osman Efe’ye de olayı  abartarak anlatıyorlar. Osman Efe Kır Ağa’ya, Kır Ağa Osman Efe’ye  öfkeleniyor ve kinleniyorlar. Sonunda  kıran kırana kavga ediyorlar ve kazanan Huriye’yi alsın diyorlar. Belirlenen gün ve yerde karşılaşıyorlar. Bıçaklar çekiliyor. Huriye ise durumu merakla bekliyor. Çıkmış elma ağacı üstüne, olanları gözlüyor. Bir yandan da Osman Efe için dua ediyor. Osman Efe ise Kır Ağa karşısında aslanlar gibi dövüşüyor. Kır Ağa birden duruyor. ”Benimle böylesine boy ölçüşen yiğide, ben kıyamam. Koç olacak kuzuya bıçak çekemem. Vur bıçağını bağrıma. Misket senin olsun” diyor. Osman Efe önce şaşırıyor, sonra oda bıçağını yere atıyor ve koşup ellerine sarılıyor Kır Ağa’nın ve her ikisi barışıyorlar. 


 Huriye olayları ağaçtan izliyor ve ne olduğunu tam anlayamıyor. Derken kalabalık yaklaşır, önde Kır Ağa, arkasında kalabalık.  Huriye’nin  gözleri Osman Efe’yi arıyor ama Osman Efe görünmüyor o sırada Huriye’nin gözüne.  Daha sonra ağaçta  Huriye’nin aniden başı dönüyor, gözleri kararıyor, tepe üstü ağaçtan aşağı düşerek cansız bir şekilde yere yığılıyor. Çok geçmeden kalabalık elma ağacına ulaşınca, bir feryattır kopuyor. Osman Efe, sığmıyor oralara. Kadınlar kızlar perişan. Misket kızın yani Huriye’nin hikayesi dilden dile dolaşıp türkü oluyor.

 

Güvercin Uçuverdi (Misket) Türküsünün Sözleri ise şunlardır:

Güvercin uçuverdi
Kanadın açıverdi
Elin oğlu değil mi
Sevdi de kaçıverdi

A benim aslan yarim
Duvara yaslan yarim
Duvar cefa götürmez
Sineme yaslan yarim

Güvercinim uyur mu
Çağırsam uyanır mı
Yar orada ben burda
Buna can dayanır mı

A benim hacı yarim
Başımın tacı yarim
Eller bana acımaz
Sen bari acı yarim

Caminin müezzini yok
İçinin düzeni yok
Çok memleketler gezdim
Misget’ten güzeli yok

Daracık daracık sokaklar
Misget şeker topaklar
Pul pul olsun dökülsün
Seni öpen dudaklar

Caminin ezan vakti
İçinin düzen vakti
Ben Misget’i yitirdim
Sonbahar gazel vakti

Gökte yıldız sayılmaz
Çiğ yumurta soyulmaz
Üçer avrat almayan
Hiç erkekten sayılmaz