En Mutlu Olduğunuz Yer Konulu Konuşma

 

En Mutlu Olduğunuz Yer Konulu Konuşma


İnsanın en sevdiği ve en mutlu olduğu yer kişiden kişiye değişebilir. Benim en mutlu olduğum yer evimiz, evimizin bahçesi ve orada yaşayan canım ailemdir. En mutlu olduğum yer ailemin yanıdır. Anne, baba ve kardeşlerimle yaşadığım müstakil evimde çok mutluyum. Çünkü evimizin bahçesinde küçük de bir kümesimiz var.  


Bu kümeste tavuklarım, horozlarım, hindilerim ve kazlarım var. Her gün onlara yem veriyorum ve su veriyorum. O küçük canlıların karnını doyurmak beni çok mutlu ediyor ve çok eğlendiriyor. Onların yumurtalarını alıyorum ve o yumurtalardan annem güzel kekler, kurabiyeler ve tatlılar yapıyor.


Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

En mutlu olduğum yerlerden biri de okulumdur. Çünkü okulumda öğretmenlerim var, sınıf arkadaşlarım var. Onlarla zaman geçirmek çok keyifli oluyor. Sınıf arkadaşlarımla yardımlaşma ve dayanışma içinde oluyoruz ve bu sayede üstesinden gelemediğimiz sorunları birlikte çözüyoruz. Teneffüste değişik oyunlar oynuyoruz ve bunun için okulumu ve arkadaşlarımı çok seviyorum. En mutlu olduğum yerler ailem ve okulumdur. Evim ve okulum hayatımın anlamıdır, hayatımın neşesidir. Benim sosyalleştiğim yerlerdir. Anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum.

8 Atasözü ve Anlamları

 

8 Atasözü ve Anlamları


1) Rızkı tükenmeyince kişi aç kalmaz: Allah her insanın rızkını verir ve hiç kimse hayatta nasipsiz kalmaz. Rızkı tükenmişse ömrü de bitmiş demektir.

2) Pulsuz iş, yolsuz iş: Karanlık işler çeviren kişi yasal olmayan yollara sapar.

3) Pişmiş aşa soğuk su katılmaz: Yürümekte olan bir işe gereksiz yere müdahale edilmemelidir.


4) Keskin kılıç kınını kesmez: Sert ve öfkeli kimsenin onu destekleyenlere, ona yardım edenlere herhangi bir zararı olmaz.

5)  Keskin bıçak olmak için çok çekiç yemek gerek: Başarılı olmak içim çok çalışmak, alın teri dökmek, sıkıntı çekmek gerekir. Bu sayede insan daha deneyimli olur. Deneyimli olan kimseler de daha başarılı olur ve daha az hata yapar.

6)Mecnun sever Leyla’yı, ben severim Mevla’yı: Ben herkesin ilgilendiği konudan ve işten başka konu ve işlerle uğraşıyorum.


7) Sopayı  yiyen eşek atı geçer: Bir konuda canı yanmış olan kişi o duruma bir daha düşmemek için elinden gelen çabayı harcar. Gücü yetmez sanılan, en zor işleri bile başarır.

8) Söz biliyorsan söyle, inansınlar; bilmiyorsan söyleme, seni bir adam sansınlar: İnsan çok iyi bildiği konu üzerinde konuşmalıdır. Bilmediği konuda ise hiç konuşmamalı, yorum yapmamalıdır.

Nuri Pakdil Sözleri

 

Nuri Pakdil Sözleri


Nuri Pakdil, Türk şair, mütefekkir, deneme ve oyun yazarıdır.

Nuri Pakdil sözleri şunlardır:

“Sevdiklerinizi, yüreklerinden sımsıkı tutun. Yarın, geç olmakla meşhurdur...”

“Okumadığın gün karanlıktasın.”


“Yüreğimin yarısı Mekke'dir, geri kalanı da Medine'dir. Üstünde bir tül gibi Kudüs vardır.”

“Bildiğim her şeyden sorumlu olmazsam, nasıl hak edebilirim yaşamayı?”

“Ben bir şeyi hiç mi hiç az sevemedim hele orta hiç sevmedim Hep çok sevdim Arkadaşlarımı da çok severim Yeryüzünde biterim Eve portakal aldığımda kasayla alırım dayanamayanlar çürür.”

“Umut ,konuştukça büyür, aşar sizi, kentinizi de , ülkenizi de aşar: Yeryüzüne bir elektrik akımı gibi geçer umut.”

"Yargılıyız acı çekmeye. Acının her şeye egemen olduğu bir çağda yaşıyoruz : en çok insan öldürülen bir çağ çünkü bu."

“Yorulduk Üstadım. Çalışıp koşturarak değil, öylece oturarak yorulduk, bir tutam şefkat aramaktan ,zerrece vefa yoksulluğundan, insanları seyretmekten ve insanlığı gözlemekten yorulduk. Çok severek haddimizi aşıyoruz üstadım. Ya yanlış zaman insanlarıyız, ya da; İnsanlık için yanlış bir zamandayız...”


“Bir ülke, utanma duygusunu yitirmişlerle dolunca, sürgünler ülkesi olur.”

“Namaz, zamanın kalp atışıdır.”

"Yapayalnız dolaşıyor bu çağın insanı. Çünkü birlikte yürüyecek kadar güvenmiyor kimse birbirine..”

Yusuf Atılgan Sözleri

 

Yusuf Atılgan Sözleri


Yusuf Atılgan, Türk yazar ve öğretmen. Türk edebiyatının ve Türk romanının modernist bir düzleme geçtiği 1950-1980 yılları arasında yazdı. Bu dönemin ilk modernist Türk yazarlarından birisiydi. 

Yusuf Atılgan sözleri şunlardır:

 İnsanlar haksızken daha çok bağırırlar.

 Kelimelere herkes kendine göre bir anlam, bir değer veriyor galiba. Bu değerler aynı olmadıkça iki kişi iki ayrı dil konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu?

Konuşmam yetmiyormuş gibi düşünmeye de başladım. En kötüsü buydu. Çoğu insanlar gibi düşünmeden konuşsaydım kimse bir şey demeyecekti; ama ben düşündüğümü söylemeye kalktım.

 

Bir gün sana dünyada katlanılacak tek şeyin sevgi olduğunu öğreteceğim.

İnsanları yalan söyledikleri zaman dinlemeyi severim. Olmak istedikleri, olamadıkları “kişi”yi anlatırlar.

Ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle ya da susarak.

Hep böyleydi. Bir şey en gerektiği anda olmazdı.

Sustu. Konuşmak gereksizdi. Bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. Biliyordu; anlamazlardı.

 Böyle içten yalnız çocuklar gülebilir. Bir de deliler.

Belli bir yaşayış uygulamışlar bana. Görünmeyen bir giysi giydirmişler. Sıkıyor beni, çıkarıp atamıyorum. Düğmelerini çözemem mi? Bu bile güç. Ya çıkarıp atanlar? Tutuyorlar onları. Deliler evine kapıyorlar ya da kodese.

Güldüler... Birlikte gülündü mü insan rahatlıyordu.

Bazen, görünür bir sebep olmadan, insana önünden geçtiği yapı ,bir sokak köşesi, üstünde oturduğu sandalye hayatında önemli bir yer tutacakmış gibi gelir.

Gözler konuşmaya başladığı zaman her şey susar.

 

Yaşamanın güç olduğu bir dünyadan uzağa, çocuklukta tadılmış bir huzura kaçmak gerekti.

Sevmek! Kelimelere herkes kendine göre bir anlam, bir değer veriyor galiba. Bu değerler aynı olmadıkça iki kişi iki ayrı dil konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu?

 Sus bağırma ! Sonra böyle olduğuna inanırız. İnsanlar haksızken daha çok bağırırlar.

Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz, o bilmeden başkaları veriyor. Ama yapışıp kalıyor ona. Onsuz olamıyor.

Tamahkârlık (Açgözlülük) İle İlgili Konuşma

 

Tamahkârlık (Açgözlülük)  İle İlgili Konuşma


Tamahın kökü 'tama' ve anlamı aşırı istek, heves ise gel geç istek anlamına geliyor. Mal edinme tutkusu, açgözlülüktür. Neredeyse tatmin olmayan bir iştah, dindirilemeyen bir susuzluk. Mala-mülke, şöhrete, hakim olmaya bir susuzluk.

 Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

Tamahkâr yani açgözlü insanlar bir türlü doymak bilmezler. Her şeyin iyisine, en güzeline sahip olmak isterler. Bulunduğu ile yetinmeyen, gözü bir türlü doymayan kimseler içlerindeki kötü hırs ve istek ile hareket ederler. Açgözlü olan bu kimseler sadece kendilerini düşünürler ve bencilce de davranmış olurlar. Ne yazık ki isteğin ev arzunun sonu yoktur. İnsanoğlu ne kadar çok mala ve mülke sahip olursa olsun gözü bir türlü doymaz ve hep daha fazlasını ister. İşte bu insanoğlunun açgözlülüğün göstergesidir.  Açgözlülüğün sonu da iyi olmaz. Çünkü açgözlü insan hiçbir zaman tatmin olmaz, hiçbir şeyden doyum sağlamaz.  Bundan dolayı da hiçbir zaman mutlu olamazlar. Böyle insanların gözünü ancak kara toprak doyurur.

 

Açgözlü kimselerden olmamalıyız, bencil olmamalıyız. Elbette paramız olsun, malımız mülkümüz olsun ama bir yerde duralım ve halimize şükredelim. Böyle olursak daha mutlu oluruz, daha paylaşımcı oluruz ve daha iyi bir insan oluruz. Açgözlülük ile ilgili şu sözle konuşmama son vermek istiyorum: "Hiçbir uyuşturucu, hatta alkol bile, toplumsal hastalıkların ana sebebi değildir. Eğer sorunlarımızın asıl kaynağını arıyorsak, insanlara uyuşturucu testi yapmak yerine; aptallık, cahillik, açgözlülük ve güç hayranlığı testi uygulamalıyız." (Patrick Jake O’Rourke)

Kendi Şiirini Yaşayanlar Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (9) (İsmet Özel)

 

Kendi Şiirini Yaşayanlar Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (10) (İsmet Özel)

 

1)  İsmet Özel nerede dünyaya gelmiştir?

A) Kırşehir

B) Niğde

C) Mersin

D) Kayseri

 

2) İsmet Özel nasıl bir evde dünyaya gelmiştir?

A) Kitap okunmayan bir evde dünyaya gelmiştir.

B) Şiddetin çok olduğu bir ailede dünyada gelmiş

C) Her türlü müzik aletinin çalındığı bir ailede dünyaya gelmiştir.

D) Kitap okunan bir evde dünyaya gelmiştir.

 

3)  İsmet Özel aşağıdaki şairlerden hangisinin yazılarından faydalanmamıştır?

A) Turgut Uyar

B) Edip Cansever

C) İlber Ortaylı

D) Cemal Süreya

 

4)  İsmet Özel ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Müslüman bir toplumda olmak gücen verir.

B) Şiiri kendine uğraş edinmiştir.

C) Şiirini sağlam temellere dayandırmak istemiştir.

D) İsmet Özel’i Müslümanlıkla tanıştıran bir roman kitabı olmuştur.

 

5) İsmet Özel’in ilk şiiri hangi dergide yayımlanmıştır?

A) Yelken Dergisi

B) Aksiyon Dergisi

C) Ağaç Dergisi

D) Büyük Doğu Dergisi

 

6) İsmet Özel’in arkadaşları  ile çıkardığı derginin adı nedir?

A) Değişim

B) Ağaç

C) Diriliş

D) Dönüşüm

 

7) İsmet Özel’e göre kaç yaşından sonra şiiere başlanmazdı?

A) 26

B) 30

C) 35

D) 40

 

8)  İsmet Özel’in 1966'da çıkardığı ilk şiir kitabının adı nedir?

A) Bir Yusuf Masalı

B) Geceleyin Bir Koşu

C) Amentü

D)Münacaat

 

9) İsmet Özel’in 2. şiir kitabın adı nedir?

A) Amentü

B) Mataramda Tuzlu Su

C) Mazot

D) Evet, İsyan

 

10) Şairlerin hayatına baktığımızda onların hayatında en etkili olan kişile rgeneld ekim olmuştur?

A) Baba

B) Anne

C) Arkadaş

D) Öğretmen

 

11)  İsmet Özel aşağıdaki dillerden hangisini öğrenmemiştir?

A) İngilizce

B) Fransızca

C) İspanyolca

D) Antik Yunanca

 

Soru:İsmet Özel’e göre yalnızlık nedir?

Cevap: İsmet Özel’e göre; yalnızlık insana dışarıdan gelen bir şey değil,yalnızlık insanın içinde eoluşan bireydir

 

Soru: İsmet Özel’in yaşadıklarından çıkardığı sonuç nedir?

 Cevap: Bazı şeyler yapmak değil yapmamaktı.

 

Soru:  İsmet Özel’in Amentü şiiri hangi dergide yayımlanmıştır?

Cevap: Diriliş Dergisinde yayımlanmıştır.

 

 Soru: İsmet Özel’in üçüncü şiir kitabının adı nedir?

Cevap:  Cinayetler

Soru: İsmet Özel’in kaç çocuğu vardır:

Cevap: Dört çocuğu vardır.

Soru: İsmet Özel'in dördüncü şiir kitabının adı nedir?

 Cevap: Celladıma Gülümserken


 Cevaplar:

1.d  2.d  3.c  4.d  5.a  6.d   7.a  8.b   9.d   10.b   11.d

 

Kendi Şiirini Yaşayanlar Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (8) Cahit Zarifoğlu)

 

Kendi Şiirini Yaşayanlar Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (9) Cahit Zarifoğlu)


1) Cahit Zarifoğlu hangi şehirde dünyaya gelmiştir?

A) Şanlıurfa

B) Niğde

C) Sivas

D) Ankara

 

2) Cahit Zarifoğlu aslen nerelidir?

A) Maraş

B) İstanbul

C) Ağrı

D) Diyarbakır

 

3)  Cahit Zarifoğlu’nun  kimselere söylemediği kalbinin gizli sırrı nedir?

A) Dedesi

B) Kardeşi

C) Babası

D) Annesi

 

4) Cahit Zarifoğlu aşağıdaki derslerden hangisine ilgi duymamıştır?

A) Matematik

B) Geometri

C) Edebiyat

D) Coğrafya

 


5)  Aşağıdaki kişilerden hangisi Cahit Zarifoğlu’nun sıkı dostlarından biri değildir?

A) Atilla İlhan

B) Alaeddin Özdenören

C) Erdem Beyazıt

D) Rasim Özdenören

 

6)  Cahit Zarifoğlu hangi spor dalını çok seviyormuş?

A) Futbol

B) Basketbol

C) Güreş

D) Yüzme

 

7) Cahit Zarifoğlu’na çevresindekiler ne lakabını takmışlar?

A) Sokrates

B) Aristo

C) Galileo

D) Platon

 

8)  Cahit Zarifoğlu neden pilot olamamıştır?

A) Gözlerindeki ve kulaklarındaki sağlık probleminden dolayı

B) Sınavları geçemediği için

C) Annesi pilot olursa bir daha konuşmayacağını

D) Pilotluk mesleğine uygun olmadığını anladığı zaman


 

9)  Cahit Zarifoğlu’na  “Toplantının yıldızıydınız” diyen kişi kimdir?

A) İsmet Özel

B) Sezai Karakoç

C) Necip Fazıl Kısakürek

D) Nuri Pakdil

 

10) Cahit Zarifoğlu;   hangi şairin yazılarından ve şiirlerinden çok etkilenmiştir?

A) Sezai Karakoç

B) Cemal Süreya

C) Özdemir Asaf

D) Orhan Veli Kanık

 

 

11)  Otostopla Avrupa turuna çıkan şair kimdir?

A) Necip Fazıl Kısakürek

B) İsmet Özel

C) Nuri Pakdil

D) Cahit Zarifoğlu

 

12)  Cahit Zarifoğlu’nun nikah şahidi kim olmuştur?

A) İsmet Özel

B) Nuri Pakdil

C) Necip Fazıl Kısakürek

D) Nazım Hikmet


 13) Cahit Zarifoğlu'nun şiirleri hangi dergide yayımlanmıştır?

A) Aksiyon

B) Diriliş

C) Atlas Tarih

D) Anadolu Gençlik

 

14) Cahit Zarifoğlu'nun eşinin adı nedir?

A) Nesime

B) Berat

C) Fatma

D) Nuray


15) Cahit Zarifoğlu'nun rahatsızlığı neydi?

A) Kalp hastalığı

B) Şeker hastalığı

C) Pankreas Kanseri

D) Bağırsak Kanseri


Cevaplar:

1. d  2. a  3.c   4.d   5.a   6.c   7.b   8.a  9.a  10.a  11.d  12.c   13.b  14.b   15.c

Kendi Şiirini Yaşayanlar Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (7) (Nuri Pakdil)

 

Kendi Şiirini Yaşayanlar Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (8) (Nuri Pakdil)

 

1) Nuri Pakdil yaşadığı acılar ve zor günlerden dolayı haftanın hangi gününü hiç sevmezdi?

A) Çarşamba

B) Cuma

C) Pazar

D) Pazartesi

 

2) Nuri Pakdil üniversiteyi okumak için hangi şehre gitmiştir?

A) Ankara

B) İstanbul

C) İzmir

D) Eskişehir

 

3)  Nuri Pakdil’in mektuplarındaki  yazılarında amacı neydi?

A) İnsanlara maneviyatı hatırlatmak

B) İnsanları endişelendirmek

C) İnsanları eğlendirmek

D) İnsanları duygulandırmak


 

4) Nuri Pakdil askerlik görevi için hangi ilimize çağrılmıştır?

A) Bingöl

B) Bitlis

C) Siirt

D) Hakkari

 

5)   Nuri Pakdil’e göre en etkili silahlar nedir?

A)Kelimeler

B) Cümleler

C) Özlü Sözler

D) Atasözleri

 

6) Nuri Pakdil’e göre “Şiirin asıl sermayesi nedir?

A) Dert

B) Aşk

C) Özlem

D) Merhamet


 

7)  Nuri Pakdil’e göre  …… sevilemeden insanlığa girilemez. Noktalı yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Kudüs

B) İstanbul

C) Hatay

D) Konya

 

8) Nuri Pakdil en çok hangi yakınına özlem duymaktadır?

A) Dedesi

B) Ninesi

C) Annesi

D) Kuzeni


9) Nuri Pakdil en çok hangi şair ve yazardan etkilenmiştir?

A) Necip Fazıl Kısakürek

B) Ahmet Hamdi Tanpınar

C) Atilla İlhan

D) Mehmet Akif Ersoy


10)  Hangi şehri hiç sevmemektedir?

A) Maraş

B) İstanbul

C) Ankara

D) İzmir


11) Nuri Pakdil için ulu ağaç gibi olan kişi kimdir?

A) Cahit Zarifoğlu

B) Sezai Karakoç

C) Ömer Seyfettin

D) Fethi Gemuhluoğlu


12)  Nuri Pakdil; "Bağlanma" isimli kitabını kimin anısına ele almıştır?

A) Fethi Gemuhluoğlu

B) Necip Fazıl Kısakürek

C) Reşat Nuri Güntekin

D) Halide Edip Adıvar


Cevaplar:

1.d  2.b  3.a  4.b  5.a  6.a   7.a   8.c  9.a   10.c   11.d   12.a

Kütüphanelerin Öğrenci Başarısına Etkisi

 

Kütüphanelerin Öğrenci Başarısına Etkisi


Kütüphaneler çocukların merak ettiği konuları, araştırma ödevlerini yapabildiği zengin bir hazinedir. Kütüphanedeki kitaplar sayesinde çocuklar merak ettiği konuları araştırılar, orada kitap okurlar ve kendi gelişimlerine büyük katkı sağlarlar. Her kütüphane toplumsal bilgi ihtiyacını sağlamak amacıyla kurulmuştur. Her türlü kayıtlı bilgi kaynaklarını bünyesinde barındırır. Bu kayıtlı bilgi kaynakları ile bilgiye ihtiyaç duyan her kişiye etkin bir şekilde sunarak gereksinimi ortadan kaldırır.

 

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

Kütüphaneler çocukların kişisel gelişimlerine katkı sağlar, akademik alanda başarılı olmalarına katkı sağlar. Öğrenme merakını artırır. kütüphaneler genellikle sessiz ve huzurlu bir ortam sağlar. Bu durum odaklanmaya yardımcı olur. Araştırma yapmak isteyen öğrenciler için en doğru yerdir. Çünkü kütüphaneler, çok çeşitli kitap, dergi, makale ve diğer kaynakları içerdiği için bir konu hakkında sınırsız kaynağa ulaşım imkanı sağlar. Kütüphaneler birçok öğrencinin aynı anda çalışmasına olanak sağladığı için diğer öğrencilerin öğrenmeye odaklı olduğunu görmek motivasyonunda artmasını sağlar. Dış uyaranların kütüphane ortamında kısıtlı kullanımı (telefon, tablet vb.) ise dikkatin artmasını ve öğrenmenin kalıcı olmasını da sağlar.

 

Okumaya olan istek artar, Çocuklar daha fazla kitap okur ve bu da çocukların dil gelişimine, bilişsel gelişimine katkı sağlar. Çocukların daha sosyal olmasını sağlar. Daha disiplinli bir ortam olur ve bu da disiplini hayatımızda alışkanlık haline getirir. Anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.

Sevgide Özgür Saygıda Mecbursunuz Konulu Konuşma

 

Sevgide Özgür Saygıda Mecbursunuz Konulu Konuşma

 

Kimse kimseyi sevmek zorunda değildir. Sevgi samimiyet, fedakarlık insanalar arasında zamanla olan şeylerdir. Kimse kimseyi sevmek zorunda değildir ama herkes herkese saygı duymak zorundadır. Toplum içinde insanlar davranışlarına,  hareketlerine dikkat  etmeli bir başkasının özel yaşamına saygı duymalı, kişisel tercihlerine saygı duymalıdır. Yani hoşgörü temel esas olmalı, ön yargılardan uzak durulmalıdır.

 

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

Sevmek zorunda olmadığınız bir kişiye saygı duymak insani bir görevdir. Olması gerekendir yani. Oysa saygı duyduğunuz birini sevseniz de olur sevmeseniz de. Örneğin; Apartmanda yaşayan bir ailesiniz diyelim. O apartmanın içinde gıcıklığına  saatin gece birinde yüksek sesle müzik, açmak, yüksek sesle aile bireyleri ile tartışma binanın diğer sakinlerini rahatsız eder. Çünkü sabah erkenden işe gidecek olan insanlar olabilir. O kişileri sevmeyebilirsiniz ama o kişilere saygı  göstermek zorundasınız. 


Toplum içinde birlikte yaşıyorsak birbirimize saygı duymak gerekir, anlayışlı olmak gerekir. Yoksa kaos  ortamı olur, insanlar arasındaki iletişim güç hale gelir ve olumsuz durumlar yaşanabilir. Bunların olmaması için sevmeyebilirsiniz ama saygıda mecbursunuz. Anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.