Mırıldanan Çocuk Kitabı İle İlgili Klasik Sorular ve Cevapları

 

Mırıldanan Çocuk Kitabı İle İlgili  Klasik Sorular ve Cevapları


1) Pepe adlı kedi mırıldanan çocuğa ne ad vermiştir?

Cevap: Pepe adlı kedi 4. kattaki mırıldanan  çocuğa “Hayır” adını vermiştir.

2)  Pepe adlı kedi hangi mevsimi çok sevmektedir?

Cevap: Pepe adlı kedi yaz mevsimini çok sevmektedir.

3) Mırıldanan Çocuk gülümseyince hangi koku yayılmıştır?

Cevap: Mırıldanan Çocuk gülümseyince  etrafa limon  ve çilek kokusu yayılıyormuş.

4) Mırıldanan Çocuğun annesinin adı nedir?

Cevap: Mırıldanan çocuğun annesinin adı Petti Penni’dir.

5) Tato adlı çocuğun arkadaşının adı nedir?

Cevap: Tato adlı çocuğun arkadaşının adı Bella’dır.


6) Mırıldanan Çocuk kağıda ne resmi çiziyormuş?

Cevap: Çocuk kağıda şapkalı ay resmi çiziyormuş.

7) Pepe adlı kedi hangi hayvanları pek sevmezmiş?

Cevap: Güvercin ve köpek

8 Her insanın içinde biraz da olsa ne vardır?

Cevap: Her insanın içinde biraz da olsa kedilik vardır.

10) Tato bir haftalığına nereye gitmiş?

Cevap: Pepe adlı kedinin sahibi olan Tato adlı çocuk bir haftalığına kampa gitmiştir.

11) Kedilerin kaç canı olduğu söylenir?

Cevap: Kedilerin genelde dokuz canlı olduğu söylenir.

13) Kuşların dilini bilen kimmiş?

Kuşların dilini bilen Abibu’dur.

14)  Herkes Tato’ya ne demeye başlamış?

Cevap: Herkes Tato’ya 4. kattaki çocuk arkadaş arıyor demiş.


 

15) Mırıldanan çocuğun asıl adı neymiş?

Cevap: Çocuğun asıl  adı Tommi’dir.

 16)  Mırıldanan çocuk neden özelmiş?

Cevap: Otizmli olduğu için özel bir çocukmuş.

 17) Mırıldanan Çocuğun tanınmasına en çok emeği geçen kimmiş?

Mırıldanan Çocuk için en çok emek eden Pepe adlı kedidir.

 18)  Pepe adlı kediye göre bir insanın başına gelebilecek en kötü şey nedir?

Cevap:  Üzüntü hastalığına yakalanmak.


 19) Kitapta geçen alıntılardan birkaç tanesini yazınız.

*”Haklı bir sebebiniz varsa işleri yoluna koymak için daha fazlasını yapmanız, hatta imkânsızı başarmanız gerekir.”

* “Şu insanlar ne kadar da tuhaf varlıklar. Konuşmaya bayılıyorlar ama dinlemeyi hiç sevmiyorlar…”

“Aslında iletişim kurmak ne kadar da kolay. Anlaşmak için bir hareket, bir bakış, biraz çaba yeterli oluyor."

20) Mırıldanan Çocuk adlı kitabın yazarı kimdir?

Cevap: Mırıldanan Çocuk adlı kitabın yazarı  Gabriele  Clima’dır.

Galileo Sözleri

 

Galileo Sözleri


Galileo Galilei, İtalyan astronom, fizikçi, mühendis, filozof ve matematikçiydi. Rönesans'ın bilimsel devrimine büyük katkıda bulunan bilim insanına “gözlemsel astronominin babası”, “modern fiziğin babası” ve “bilimin babası” gibi isimler takılmıştır.

Galileo sözleri şunlardır: 


“Doğa, matematiğin diliyle yazılmış bir kitaptır.”

"Bize akıl, mantık ve zekâ bahşeden Tanrı'nın, bunları kullanmaktan vazgeçmemizi istediğine inanmak zorunda hissetmiyorum.”

“Söz konusu bilimse, binlercesinin otoritesi, tek bir kişinin mantıklamasından değerli değildir.”

“Felsefe, onunla beslenmesini bilenler için gerçek bir besin kaynağı oluşturur.”


“Dalgalı deniz iyi bir ayna oluşturmaz.”

Kuşku, bilimin babasıdır.”

“Hiçbir şey öğrenemeyeceğim kadar cahil birine hiç rastlamadım.”

“İnsana hiçbir şey öğretemezsin; ancak içinde öğrenmeyi bulmasına yardım edebilirsin.”

“İki gerçek birbiriyle asla çelişmez.”


"Bilimsel faaliyetleri Kutsal Yazıların otoritesiyle sınırlayan, ancak kendilerini akıl ve deneye cevap vermekle yükümlü görmeyenler beni çileden çıkarıyor."

"Hayatımızın gidişatı ne olursa olsun, onları Tanrı'nın elinden gelen en büyük armağan olarak kabul etmeliyiz, ki bunda bizim için hiçbir şey yapmama gücü de aynı şekilde yatmaktadır. Aslında, talihsizliği sadece şükranla değil, aynı zamanda bizi dünyevi şeylere olan aşırı sevgiden uzaklaştıran ve zihinlerimizi göksel ve ilahi olana yükselten İlahi Takdire sonsuz minnettarlıkla kabul etmeliyiz."

"İncil cennete giden yolu gösterir, cennetin yolunu değil."

Türkçesi Varken Yabancı Sözcükleri Kullanmak Sizce Doğru Mudur? Neden?

 

Türkçesi Varken Yabancı Sözcükleri Kullanmak Sizce Doğru Mudur? Neden?


Ana dilimizi korumak için ana dilimize sahip çıkmak ve Türkçe konuşmak en doğru olanıdır. Türkçesi varken yabancı sözcükler kullanmanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Çünkü yabancı sözcükleri kullana kullana kendi ana dilimizden uzaklaşmaya ve kültürel kimliğimizi kaybetmeye başlıyoruz. Dil bir milletin kültürünün taşıyıcısıdır. 


Yabancı sözcükler kullanıldığı zaman dilin doğal yapısı zaman içinde bozulmaya başlar ve hatta kimi Türkçe kelimeler bile unutulmaya başlanır. Dilini özünü kullanmak için Türkçe konuşmalıyız yabancı sözcükleri kullanmamalıyız. Örneğin like yerine beğenmek kelimesini kullanmalıyız, storie yerine hikaye kelimesini kullanmalıyız. Çünkü her şey kendi ana dilinde daha anlamlı ve daha güzel olur ama ne yazık ki özellikle de gençler tarafından ana dile ait olan kelimeler konuşulmamaya başlanmakta ve gençler ana dilinden , ana dilinin zenginliklerinden faydalanamamaktadır. 


Devlet kurumlarında, eğitim ve bilimsel yayınlarda elimizden geldiğince Türkçe terimler kullanmaya gayret göstermeliyiz. Oktay Sinanoğlu’nun da dediği gibi  “Dil, ana kültürün, Atatürk'ün anladığı tam bağımsızlık duygusunun ve ulusal benliğin temelidir. Dilimiz, matematik kadar açık seçik, her dala kolayca yetişebilen, üstün türetme yeteneği ile, yabancı dilcileri bile kendine hayran bırakan bir dildir. Uluslararası haysiyetimiz, onurumuz da kendi dilimize verdiğimiz öneme bağlıdır.”

Isaac Newton’dan Özlü Sözler

 

 Isaac Newton’dan Özlü  Sözler


Isaac Newton, İngiliz fizikçi, matematikçi, astronom, mucit, simyacı, teolog ve filozoftur.

Newton'un sözleri şunlardır:

“Biz düşüncelerimiz değiliz, biz düşüncelerimizin düşüncesiyiz.”

“Sağlam bir tahmin olmadan, hiçbir büyük buluş yapılmamıştır.”

“Aşk, köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracakları yerde duvar ördükleri için yalnız kalırlar.”

“Yıldızların hareketlerini hesaplayabilirim ama insanların deliliğinin nereye gideceğini asla.”

“Dünyaya nasıl göründüğümü bilmiyorum; ama ben kendimi, henüz keşfedilmemiş gerçeklerle dolu bir okyanusun kıyısında oynayan, düzgün bir çakıl taşı ya da güzel bir deniz kabuğu bulduğunda sevinen bir çocuk gibi görüyorum.”


“Diğer tüm kanıtları bir yana bırakırsak baş parmak bile benim Tanrı'nın varlığına inanmam için yeterlidir.”

“Eğer bazen önemli bir keşif yaptıysam, o sabrımın dikkati sebebiyle olmuştur. Başka bir yeteneğim sayesinde değil.”

“Eğer diğer insanlardan benim için bir şeyler yapmalarını bekleseydim hiçbir şey yapamazdım.”

“Tüm doğayı açıklamak herhangi biri için ve hatta herhangi bir çağ için bile çok zordur.”


 “Platon arkadaşımdır, Aristotales arkadaşımdır fakat en iyi arkadaşım hakikattir.”

“Her etki bir ters yönde ve eşit bir tepki doğurur.”

“Ben, benden öncekilerin omuzlarına tırmandığım için onlardan biraz daha ilerisini görebildim.”

İnsanlığa Faydalı Olmuş Ve Buluşlar Yapmış Bilim İnsanlarından Üç Tanesi Hakkında Bilgi Toplayınız

 

İnsanlığa Faydalı Olmuş  Ve Buluşlar Yapmış Bilim İnsanlarından Üç Tanesi Hakkında Bilgi Toplayınız.


1) Albert Einstein ((1879 – 1955):

 Yaratıcı  ve büyük bir zekaya sahip olan Albert Einstein Alman asıllı ABD’li fizikçidir. Yirminci yüzyılın başlarında geliştirdiği kuramlarıyla ilk kez kütleyle enerjinin eşdeğerliğini kanıtlayan bilim insanıdır. Kütle çekimi, zaman, uzay üzerine yeni düşünme yolları önerdi. Işık ve kütle çekimi için geliştirdiği özel ve genel görelilik kuramlarıyla Newton'dan sonra fizik alanında büyük adımlar atmıştır. Fizik alanında gösterdiği büyük başarılardan dolayı kendisine 1921 yılında Nobel Fizik Ödülü verilmiştir. atom enerjisinin kontrolü, uzay araştırmaları ve ışığın uygulama alanları gibi konularda önemli gelişmeler sağlamıştır.

Albert Einstein sözü: " Cevapları olan değil soruları olan insanları dinleyin."

 

 2. Galileo (1564 – 1642):

 Galileo; İtalyan fizikçi,  astronom, matematikçi mühendis, filozof ve yazardır. Modern fiziğin babası olarak bilinir. Bütün cisimlerin yere aynı hızda düştüğünü keşfetti, eylemsizlik ilkesini ilk kez formüle etti. Teleskop kullanarak evreni gözlemleyen ilk kişi Galileo olmuştur. Sarkacın salınımlarındaki eşzamanlılığı saptadı. Dünya’nın Güneş çevresinde döndüğünü söyledi, ama Engizisyon Mahkemesinin  yoğun baskılarından ötürü  bu görüşünü geri almak zorunda kaldı.

Galileo bir sözü: "Bir kez keşfedildikten sonra tüm gerçeklerin anlaşılması kolaydır, önemli olan nokta onların keşfedilmeleridir."


 3) Isaac Newton

·  Isaac Newton, İngiliz fizikçi, matematikçi, astronom, mucit, simyacı, teolog ve filozoftur.  Newton yerçekimi yasasını bulan kişidir.  Evrensel çekim yasasını keşfetti.  Ağırlık dediğimiz şeyle gökcisimleri arasındaki çekimin aynı şey olduğunu anladı. Mekaniğin özünü oluşturan çalışmalar ve ışık üzerine deneyler yaptı.

Newton’un bir sözü: "Yıldızların hareketlerini hesaplayabilirim ama insanların deliliğinin nereye gideceğini asla."

Dokuz Atasözü ve Anlamları

 

Dokuz Atasözü ve Anlamları

 

Yatan aslandan gezen tiki yeğdir: Çok güçlü olup da çalışmayan, soylu olup da bir şeyler üretmeyen, hantal hantal oturup onun bunun sırtından geçimini sağlayanlardan olmaktansa  güçsüz olan ama alın teri ile parasını kazanan, boş oturmayan kimseler daha iyidir.

Kapına Yörük, bağrına erik bastırma: Yörük gezmeyi, göç etmeyi seven karakterde olduğundan bir yerde sabit duramaz. Bundan dolayı evde de, iş yerinde de sebat etmez. Gözü hep yolda olup her an gitmeyi düşünür. İnsana ondan hayır gelmez. Erik ağacının kökleri de etrafa yayılmayı sevdiği için bağa zarar verir.


Kar yağar, iz örtülür: Gerçekler çeşitli  yöntemlerle, davranışlarla, sözlerle gizlenebilir.

İlim dost kazandırır, mal düşman: Sahip olduğu bilgi insanın arkadaş edinmesine, saygı göstermesine neden olur. Sahip olduğu mal ise .evresindekilerin onu kıskanmasına yol açar. O kişiler o malları elde etmek için kötülük yapmayı göze alırlar.

Fırın kızmayınca ekmek pişmez: Her iş zamanında yapılırsa başarılı sonuç alınabilir.

Çobana çoban ekmeği hoş gelir: İnsan başkasının sahip olduklarına ulaşmak yerine kendi elinde olanların kıymetini bilmelidir.

Bir para için yıldıza kement atılmaz: Para düşkünü olan insanlar olmayacak işlere girişmekten çekinmezler.


Altına yapışsa elinde bakır kesilir: Kişinin kaderi iyi değilse giriştiği hiçbir işten olumlu sonuç almaz.

Müft olsun da zift olsun: Bazıları bedava buldukları yenmeyecek şeyleri bile yerler, işe yaramayan şeyleri alıp götürürler.

Hayatta En Büyük Zafer Kendinize Olan İnancınızı Hiçbir Zaman Kaybetmemenizdir

 

Hayatta En Büyük Zafer Kendinize Olan İnancınızı Hiçbir Zaman Kaybetmemenizdir


Zaferlerin en büyüğü kişinin  kendine olan güveni, kendine olan sevgisi ve kendine verdiği değerdir. İnsan kendine inanmalı, kendinden umudu asla kaybetmemelidir. Bunun için de bir işe başlayacağı zaman büyük bir inançla başlamalı, o  işte başarılı olmak için gayret göstermeli, sabırlı olmalı ve en sonunda da istediğine kavuşabilmelidir. 


Kendine inanmayan, kendini değerli görmeyen kimseler hayatta başarısız olur ve her zaman bir sıfır geride başlar. Oysa kendine güvenen, inanan kimseler eninde sonunda başarıyı tadacaktır. Yeter ki kendimiz sevelim, kendimizi geliştirelim ve dar bir alana kendimizi hapsetmeyelim. Örneğin; Ben araba sürmeyi becereme, ben dikiş nakış bilemem, yemek yapamama, derslerde başarılı olamam derseniz gerçekten de dediğiniz gibi olursunuz ve başarıya ulaşamazsınız. 


Oysa ben bir şeyi yürekten istersem ve bunun için de elimden geleni yaparsan başarılı olurum, mutlu da olurum inancı ile hareket ettiğiniz zaman gerçekten de düşündüğünüz gibi olur mutlu olursunuz. Mutlu oldukça ve başarılı oldukça kendinize olan inancınız da daha çok artmaya başlar ve başarı başarıyı getirir.

Alice Harikalar Diyarında Kitabı İle İlgili Klasik Sorular ve Cevapları

 

Alice Harikalar Diyarında Kitabı İle İlgili Klasik Sorular ve Cevapları


1) Alice bankta kimin yanında boş boş oturmaktan sıkılmıştı?

Cevap: Alice  parkta ablası ile otururken sıkılmıştır. 

2) Alice aşağıdaki hayvanlardan hangisinin peşinden koşarak harikalar diyarına ilk adımını atmıştır?

Cevap: Alice beyaz tavşanın peşinden koşarak olağanüstü olaylar  yaşamaya başlamıştır ve Harikalar Diyarına ilk adımını atmıştır. 

3)  Alice’nin kedisinin adı nedir?

Cevap: Dinah 

4)  Alice’nin gördüğü şişenin üzerindeki etikette aşağıdakilerden hangisi yazıyordu?

cevap: İç beni!

 5)  Camdan yapılmış kutunun içindeki kekte  ne yazıyordu?

Cevap:  Ye beni!


6)  Farelerin nefret ettiği hayvanın adı nedir? 

Cevap: Kedi

7)  Bir yandan  boy uzatan diğer yandan boy kısaltan bitkinin adı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap:  Mantardır. 

8)  Kralın kaç çocuğu vardı?

Cevap: Kralın on tane çocuğu var.

9) Kraliçenin Alice ile oynayacağı oyunun adı nedir?

Cevap: Kriket oyunudur.

 

 10) Aşağıdakilerden hangisi kitapta geçen başlıklardan iki tanesini yazınız.

Cevap: Reçelli Çörekleri Kim Çaldı? Taklit Kaplumbağa, Çılgın Çay Partisi vb.’dir.

 11)  Alice’nin en sevdiği söz aşağıdakilerden hangisidir?

cevap: Alice’nin  en sevdiği söz “Hayal kuralım” sözüdür.

 12) “ Fakat biz konuşabiliriz. Daha doğrusu konuşmaya değer biri olursa yaparız bunu.” diyen varlık aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap: Benekli Zambak

 

13)  Çiçeklerin en arsızı hangi çiçekmiş?

Cevap: Çiçeklerin en arsızı papatyadır. 

 14)  Aşağıdakilerden hangisi kitapta geçen anlamlı, mesaj verici sözlerden biri değildir?

 “ ''Fakat biz konuşabiliriz. Daha doğrusu konuşmaya değer biri olursa yaparız bunu.''

“ “Dünyayı döndüren şey sevgidir, sevgi!”'

"Kendini başkalarına göründüğünden ya da görünebileceğinden farklı biri olarak görme ki, başkaları da seni başkalarının gözünde başka biri olmaya çalışan başka biri olarak görmesin."


 15)) Alice Harikalar Diyarında adlı kitabın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap:  Lewis  Carrol

16) Alice Harikalar Diyarında kitabının bizlere verdiği mesaj nedir?

"Dünya, beklentilerin karşılanmadığı çılgın bir yerdir; her şeyde bir anlam aramak yerine kendini doğal akışa bırakmak daha doğru olabilir."

Nazan Bekiroğlu’nun Nar Ağacı Kitabı İle İlgili Klasik Sorular ve Cevapları

 

Nazan Bekiroğlu’nun Nar Ağacı Kitabı İle İlgili Klasik Sorular ve Cevapları

 

1) Nar Ağacı adlı kitapta hangi şehirlerin adı geçer?

Cevap: Trabzon, İstanbul, Batum, Tiflis, Tebriz, Bakü, Batum

2)  Kitapta hangi savaş anlatılır?

Kitapta Balkan Savaşlarından başlayıp Birinci Dünya Savaşına kadar olan olaylar anlatılır.

3)  Settarhan’ın mesleği nedir?

Setterhan'ın mesleği halı tüccarıdır. Babasından kalan bir meslektir.

4) İran’ın en güzel halılarını dokuyan kişinin adı nedir?

Cevap: İran’ın en güzel halılarını dokuyan, en güzel nakışları ortaya çıkaran kız Azam adlı genç ve güzel bir kızdır.

5)  Settarhan’ın ilk aşık olduğu genç kızın adı nedir?

Cevap: Azam


6)  Azam kimi görünce Settarhan ile evlenmekten vazgeçer?

Cevap: Piruz

7) Mektup kaç yıl önce postaya verilmiştir?

Cevap: Otuz yıl önce

8) Settarhan neden Rusya’yı terk etmek zorunda kalmıştır?

Cevap: Rusya’da ihtilal başladığı için. .

 9) Rusya’da ihtilal başladığı sırada Settarhan’ın oradan gitmesine yardımcı olan ve onun hayatını kurtaran kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap: Vasili

10)  Settarhan Rusya’dan kaçarak hangi şehre sığınır ve orada bir çaycının yanında çalışmaya başlar?


Cevap: Trabzon

11)  Zehra ile Settarhan’ı tanıştıran kişi aşağıdakilerden hangisidir?

cevap: Çay ocağı sahibidir.

 12) Zehra hangi alanda başarılıydı?

Cevap: Zehra resim alanında başarılıydı.

14)  Zehra ve ailesi neden yaşadığı memleketi terk etmek zorunda kalmıştır?

Cevap: Savaş başladığı için memleketlerini terk etmek zorunda kalmışlardır.

15)  Zehra’nın şehit olan abisinin adı nedir?

Cevap: İsmail


16)  Celil Hikmet Bey annesi ile Zehra’yı istemeye geleceklerdir. Perşembe akşamı isteme olacaktı ama olamadı. Bunun nedeni nedir?

Cevap: Birinci Dünya Savaşı

17)Settarhan’ın atının adı nedir?

Cevap:  Serbülent

18) Geçmiş zamana yolculuk yapan kişi kimdir?

Cevap: Settarhan ve Zehra’nın torunu

19)  Savaş çıktığı zaman kim Trabzon’dan hiç ayrılmamıştır?

Cevap: Büyük Hanımın eşi  Hacı Bey topal olduğu için ve uzun yolları yürüyemeyeceği için  Trabzon'da kalmış ve ben bir yere gitmeyeceğim demiştir.

 20) Nar Ağacı romanında Azam’ın aşkını kendine bile itiraf etmekten çekinen Settarhan’ın duygularına tercüman olan büyük İran şairi aşağıdakilerden hangisidir? 

Cevap: Kirmani


21)  İsmail ve Zehra’yı kim büyütmüştür?

Cevap:  Hacı Dedesi ve Büyük Annesi

22) Zehra, Büyükanne ve diğer kişiler geri memleketi Trabzon'a döndükleri zaman Nar Ağacı ne haldeymiş?

Cevap: Nar Ağacı yarı belinden baltalanmış bir haldeymiş.

 23) Savaşın sonuçlarından aklınızda kalanları yazınız?

İnsanlar yerinden yurdundan olmuştur. Gençler şehit olmuş, kimileri gazi olmuştur. Savaş ayrılığa neden olmuş, özleme neden olmuş ve insanlar yoksulluk, sefalet çekmek zorunda kalmıştır.

24) Settarhan’ın Rus sevgilisinin adı nedir?

Cevap: Sofia

 25) Setterhan'ın sevdiği kız ile kaçan ve Setterhan’ı büyük hayal kırıklığına uğratan kişinin adı nedir?

Cevap: Piruz

26) )  Nar Ağacı adlı kitabın yazarı kimdir?

B) Nazan Bekiroğlu

 

27) Nar Ağacı adlı kitapta geçen alıntılardan sizi en çok etkileyen alıntılardan aklınızda kalanları aşağıya yazınız.

Cevap:  "Birine altı çizili kitaplarınızı vermek, yaralarınızı emanet etmektir bir bakıma…”

“Ölsen haberi olmayacak birine nasıl olur da kırılıyorsun?”

“Masumlar niye acı çekerdi?

"Başkalarının ayıplarını araştıracak kadar temiz kim var içinizde, densizler?"

“Mucizeler öyle çok sık görülen şeyler değildi ama birilerinin mucizesi olmak da lâzımdı...”


28) Kitabı siz bitirmek isteseydiniz kitabın sonunu nasıl değiştirirdiniz, kısaca anlatınız.

Para Ağacı Kitabının Özeti

 

Para Ağacı Kitabının Özeti


Yatanın yürüyene borcu var diye bir sözle başlar kitap. Kitabımızın kahramanı olan kız misafirliğe gittiği zaman annesi orada küçük çocuk varsa annesi ona o çocukla oynamasını söylerdi. Kendinden büyük bir biri varsa ablası bizim ufaklıkla oynasa biraz der. Kız  çocuğu misafirliğe gidilirken yapılan hazırlıklardan hiç hoşlanmazdı. Bir gün ailece babasının iş yerinden arkadaşı olan bir aileye misafir gittiler. Gittikleri yerde çocuğun çok sayıda eşyası vardı. Oyuncakları vardı ama oyuncakların paketleri bile açılmamıştı. Bu durum kızın dikkatini çekmişti. Kalemler kalemtıraş yüzü bile görmemişti. Çocuk her şeye üşeniyordu. Yatağından kalkmıyor ve bir iş yapmıyordu. Çünkü ailesi ona hiç sorumluluk vermemişti. Bundan dolayı da çocuk bu şekilde hantal  olmuş, tembel, hayata isteksiz ve hazır bulan kişiye dönüşmüştü. Oysa kitabımızın kahramanı olan kızın odası dağınıktı, kitapları kırışıktı. Çünkü çocuklar oyun oynar, kitap okur yeri geldiği zaman da yaramazlık yapardı. 


Kız çocuğu bu çocukla da oyun oynamak istiyordu ama çocuk istemedi.  Tembel çocuk okula bile gitmiyormuş yorulurum diye. Yemek yemeye bile üşeniyordu.  Gel zaman git zaman sonra tembel oğlanın babası (Sami) işten çıkarılmış ve kahramanımızın babası da (Hilmi) buna çok üzülmüş. O aile ile en son böyle bir konuşma geçmişti kızın ailesinde ta ki tembel oğlanın babasını dürümcüde görünceye kadar. Küçük kızın ailesi  çok zengin bir aile değildi kendi halinde olan çalışan insanlardı. Tembel oğlanın babası dönerciden döner alıyordu. Tuhaf olan ise oradaki dönerin hepsini aldı ve sırtına yüklendi. Kız ve ailesi bu duruma şaşırmıştı. Bu adam işten çıkmış, bu kadar dürümü nasıl almış diye merak etmişlerdi. Küçük kız ve babası adama tembel oğlunu sordu. O da benim oğlum zengin oldu durumumuz çok iyi yaşayıp gidiyoruz çok şükür dedi. Küçük kız ve babası bu durumu merak etti. Tembel oğlan iş güç sahibi olmadığı halde nasıl bu kadar zengin olmuştu diye merak ettiler… Küçük kız ileride ekmekçi olmayı istemektedir. Bunun için de gastronomi bölümünü okumak istemektedir. Babası ise kızın doktor annesi ise öğretmen olmasını istemektedir. 


 Tüm bunlar devam derken küçük kız tembel oğlanı aklından bir türlü çıkaramıyor ve nasıl zengin olduğunu merak etmeye devam ediyordu. Bunun için de harekete geçti. Öğretmen bir gün röportaj ödevi verdi. Kız da tembel oğlanın evine gitti. Evin kapısında güvenlik görevliler vardı. Kız çocuğun yanına vardığında şok oldu. Çünkü ağaçları para ile doluydu. Meğer babası tembel oğlana bozuk para veriyormuş çocuk da bu paraları bir gün toprağa ekmiş sabah kalktığında ne gördün ağaç paralar ile doluymuş. Bunu duyan kız çok şaşırmıştı ama hayatını böyle devam etmeyeceğini, çalışmanın gerekli olduğunu söyledi çocuğa. Günler sonra yine çocuğu ziyaret etti. Bir de ne görsün para ağacının yerinde yeller esiyordu. Bir gün dolu yağmış ve ağaçta para falan kalmamıştı. Yani para ağacı yok olmuştu. Günler günleri kovaladı ve kız istediği bölümü kazandı ve okudu. 


Daha sonra ekmek dükkanı açtı ve o dükkana da ortak buldu. O dükkana ortak olan kişi de tembel oğlandı. Çünkü o da artık tembel değildi. Harekete geçmişti ve kendi hayatını kurmaya hazırdı. O tembel oğlanın adı ne diye merak ederseniz adı Uysal Duran’dı. Çünkü Uysal Duran artık tembel bir insan değildi ve işe başlamıştı. Buna en büyük katkıyı sağlayan da küçük kızdı ama artık o kocaman kız olmuştu. Bir şeye gerçekten kalpten inanır ve çalışırsan başarılı olursun. Yeter ki iste, inan, çalış ve üretmeye devam etti. Uysal Duran ve kız artık çok geziyorlar, çok çalışkan olmuşlardı. Uysal Duran çok kitap okumaya, günlerini kütüphanede geçirmeye başlamış ve ekonomi bölümünü kazanarak eğitimine güzelce devam etmiştir. Asıl para ağacı kişilerin hayalleri ve gücüdür bunu unutmamalıyız.