“Adamın Kıymetini Adam Bilir.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Adamın Kıymetini Adam Bilir.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Kıymet vermek, kıymet bilmek, insan insana  iletişim kurabilmek, kaba olmamak, güzel kalpli olmak en çok da insana yakışır. Çünkü bu vasıflar sadece insana ait olan özelliklerdir ve insana yakışan tutumlardır. Kıymet de hak edene verilir, hak eden de o kıymetin değerini bilir. Burada karşılıklı anlayış, karşılıklı değer verme ve sevgi vardır.


Anlamlı bir iletişim kurma vardır ve değer verme her şeyin üstündedir. Nitelikli insanlar, kaliteli insanlar  kendileri gibi olan kişilerin kıymetini bilir.  Adam adamın kıymetini bilir atasözü ile anlatılmak istenen de şudur: Bir kimsenin ne kadar değerli olduğunu ancak onunla eşdeğerde olan kişi bilir. Kaliteli insanı da kendisi gibi kaliteli olanlar anlar. Kendisini bilmeyen cahil kimseler kaliteli insandan anlamazlar. Oysa  alçakgönüllü, becerikli, başarılı insanları anlayan yine kendisi gibi değerlere sahip olan kişilerdir. 

Bizleri seven, bizlere değer veren, bizim de sevdiğimiz insanların kıymetini bilmeliyiz ve adam olanlara da adam gibi davranmalıyız, biz de kaliteli insan olmalıyız ve iyi insan olmanın bilincinde olan kimselerden olmalıyız.

“Hazıra Dağlar Dayanmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Hazıra Dağlar Dayanmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 


İnsanlar çalışırlar ve çalıştıklarının karşılığı olarak ücret alırlar. Aldıkları ücret onların geçimini sağlar. Kazandığımız paranın hepsini bir anda harcamamalıyız. Ne de olsa çok param var, bu para bana yıllarca yeter deyip har vurup harman savurmamalıyız. Çünkü hazır olan para bir anda biter ve kişi bu durum karşısında neye uğradığını şaşırır.  


Hazırda paramız da olmalıdır ama kişi bir yandan da para kazanmaya devam etmeli, çalışmaya, üretmeye devam etmelidir ki sahip olduğu şeyler bir anda tükenmesin. Örneğin; Yıllarca çalışmış, ev sahibi olmuş, arsa sahibi olmuş bir insan sahip olduklarının değerini bilmelidir. Biriktirdiği paraları da bir anda harcamamalı,  çalışmaya, yine kazanmaya devam etmelidir. İşte böyle olduğu zaman kişi hem başkasına muhtaç olmamış olur, hem de  hazır yiyici olmamış olur. 

Hazırdaki parası da kişiye zor günlerde yetişir ve kişinin maddi sorunlar yaşamasını önler. İşte bunun için de atalarımız “Hazıra dağlar dayanmaz.” atasözünü söylemiş ve devamlı çalışmak, devamlı kazanmak gerektiğini belirtmiştir. Biz de bundan dolayı her zaman çalışkan olmalıyız, sahip olduğumuz paranın, malın, mülkün hepsini bir anda eritmemeliyiz ve var gücümüzle alın teri dökmeye  devam etmeliyiz.

“Hızlı Sağanak Tez Geçer.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Hızlı Sağanak Tez Geçer.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

Yağmur hızla yağdıktan sonra  biter . Yağmur yavaş yavaş yağdığı zaman ise toprak da suyu yavaş yavaş emer ve  bu doğa için de daha güzel olur. Hızlı sağanak tez geçer atasözü ile anlatılmak istenen; Bir işe çok aşırı hırs gösteren kimseler  daha sonra bu hızlarını kaybederler.  Önemli olan sakin ve devamlı aynı hızla gitmektir.  Bazen hayatımızla ilgili, geleceğimizle ilgili ani kararlar alırız. Aldığımız kararın  ne gibi sonuçlara yol açacağını düşünmeden büyük kararlar almak kişi için iyi olmaz. Çünkü aniden yapılan işler, aniden alınan kararlar beraberinde birçok olumsuzluğu da getirebilir. 




Bir işe gönül koyulduysa,  bir amacımız varsa bunu bir anlık hırsla değil de adım adım giderek yapmalıyız. Süreci takip etmeliyiz, karşımıza çıkan kolaylıklar neler olacaktır, zorluklar neler olacaktır gibi bir plan dahilinde işe başlamalıyız ki sonuç da güzel olsun. Mesela kilo vermeye karar veren genç bir insanı düşünelim. Çok kilosu vardır. Bir anda zayıflamaya karar verir ve hemen zayıflamak ister, hırs yapar ve birkaç hafta çok az şey yiyerek hemen kilo vereceğini zanneder ve o iki haftanın sonucunda bitkin ve yorgun vaziyette diyetten vazgeçer ve tekrar eski yeme düzenine döner. Bu yaptığı hırs da onun hem kilo vermemesine neden olur hem de boş yere emek edilmiş iki haftanın heba edilmesine  neden olur.

 Onun yerine önce kilo vermek için kendine bir zaman belirlese, hemen kilo vermek yerine bunu aylara hatta yıllara yaysa, iradeli bir şekilde sabır ile yoluna devam etse başarı ve sağlık o kişi ile olur. Kilosunu sağlıklı bir şekilde vermiş olur böylece beden ve ruh sağlığı da bundan olumlu etkilenerek hayatına güzelce devam eder. Hırsla değil, sabır ve irade ile, plan ve program ile hareket etmeliyiz.

“Altın Pas Tutmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Altın Pas Tutmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.



Hayatımıza  anlam yükleyen, onlarla vakit geçirdiğimiz zaman kendimizi iyi hissettiğimiz, bizi mutlu eden kişiler vardır. Bu kişiler dürüst olan, güvenilir ve saygıyı hak eden insanlardır. İnsan öyle kimselerin yanında olduğu zaman kendini daha çok sever ve kendine verdiği değer de artar. Altın pas tutmaz atasözü ile anlatılmak istenen ;  Şerefli olan insanlara, kul hakkı yemeyen, haram nedir bilmeyen haysiyetli insanlara kimse çamur atamaz. Onlara çamur atılmaya kalkışılsa bile atanın zalim olduğu, haysiyetsiz kişi olduğu mutlaka ortaya çıkar.

 Onurlu olan insanlar hayatları boyunca iyilikten yana olduğu için, insan haklarından ve adaletten yana olduğu için, milletin malını yemediği için öyle kimselere ne kadar leke sürmeye çalışılırsa çalışılsın o insanlara hiçbir şey olmaz. Çünkü onların adam gibi adam olduğu er geç ortaya çıkar. Çünkü onlar altın gibidir, ne  kadar kirletmeye çalışırsanız çalışın altın değerinden asla bir şey kaybetmeyecektir. Bu durumda zararı görecek olan kişi öyle insanlara iftira atan yalancı kişiler olur. Yalanları ortaya çıktığı zaman da kimsenin yüzüne bakamayacak hale gelir ve kendi  başlarına kalırlar. O insanlara bir daha hiç kimse güvenmez ve onunla  olmak istemez. İşte tüm bunlardan dolayı her zaman şerefimizle yaşamalıyız. 


Başımız dimdik, kimseye eğilip bükülmeyen, üç günlük dünya için onurunu kaybetmeyen insanlar olmalıyız. Onurlu insanlara çamur atanları ise affetmemeliyiz ve hadi bir kere yaptı oldu bitti deyip onurlu insanların hakkını yememeliyiz.

“Cahile Tevazu Gerekmez.” Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Cahile Tevazu Gerekmez.” Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Tevazu sahibi kimseler  alçakgönüllü olanlardır. Onlar hem bilgili, hem çalışkan hem de iyi niyetli kimselerdir. En ufak bir iltifatta havalara çıkmayan, kibirli olmayanlardır. Cahil insanlar ise kendilerini geliştirmemiş ve gelişmekte ve ilerlemekte direten , olumlu anlamda yeniliklere karşı gelen, yeni bir bilgiye, yeni bir buluşa karşı olan kimselerdir. Cahil insanlar her şeyin en iyisini bilir ve kendilerini dünyanın en akıllı, en zeki insanları zannederler ve dışarıdan bakıldığında acınacak halde olduğunu bir türlü anlamayan, bilgisiz, kendi karanlığına hapsolmuş zavallı kimselerdir. 

Cahil insanlara fazla tevazu göstermek ise iyi niyetin kötüye kullanılmasına neden olur. Çünkü cahil kişi hemen tepelere çıkar ve kendini tevazu sahibi insanla eş tutar ve o kimseye akıl vermeye çalışır, yalan yanlış öğrendiği bilgiler ile  insanlara yol göstermeye çalışır  ama kimse onu önemsemez. Tevazu sahibi olgun kimseler iyi niyetli olsalar bile böyle insanlara çok fazla sabırlı olmamalıdır. Çünkü cahil insanlara çok yüzü verilirse kendilerini kaybeder ve saçma sapan konuşmalarına, akıl vermelerine devam ederler. 

Fazla tevazu göstermenin iyi bir şey olmadığını şu sözle de açıklayabiliriz: “Fazla tevazunun sonu vasat insandan nasihat dinlemektir.” Der İbn-i Haldun. İşte tüm bunlardan dolayı fazla tevazu sahibi olmamalıyız. Karşımızdaki kişinin cahil olup olmadığına göre hareket etmeliyiz.

İleride Olmak İstediğiniz Meslek ve Sebepleri İle İlgili Bir Kompozisyon Yazınız.

 İleride Olmak İstediğiniz Meslek ve Sebepleri  İle İlgili Bir Kompozisyon Yazınız.



Her bireyin geleceğine dair hayalleri ve amaçları vardır. Her insan kendi sevdiği işi yaparsa bu hem toplumlar için hem de ülkeler için büyük fayda sağlar. Bir de herkes yatkın olduğu ve sevdiği işi yapınca o işin tadına doyum olmaz. Benim ileride olmak istediğim meslek kütüphanecidir. Kütüphanede çalışan bir memur olarak hayatıma devam isterim. Kütüphaneci olmak isteyişim sebepleri ise şunlardır: Her gün orada gelen öğrenciler ile vakit geçireceğim  için çok mutlu olurdum.

Genç ve öğrenmeye meraklı, zeki çocuklar için elimden gelen her türlü işi yapmaya çalışırdım. Onların araştırdığı, bulmak istediği kitaplar konusunda onlara yardımcı olmak isterim. Ben de oradaki kitapları okuyarak hem kendi genel kültürüme katkı sağlamış olurum, hem çevremi de öğrendiğim bilgiler ile aydınlatmaya çalışırdım. Bana bir kitap hakkında soru sorulduğu zaman o kitap hakkında öğrendiklerimizi çevreme en iyi şekilde anlatmaya çalışırım.

 Kütüphaneci olmayı çok seviyorum çünkü akşama kadar kitaplarla iç içe olacağım. Kütüphanemize yeni gelen kitapların kokusunu tıpkı fırından yeni çıkmış ekmekler gibi koklayacağım ve her bir sayfasını özenle açıp okuyacağım. Kitapları raflara yerleştirmeyi de çok seviyorum. Her konu hakkında bilgi sahibi olamam ama en azından ilgimi çeken baka kitaplarda okuyarak kendimi geliştirirdim. Bu sayede hem mutlu olur hem de bilgi sahibi olurdum. Hayata daha emin adımlarla yol almak için, daha çok merak eder ve daha çok kitap okurdum. Bunun için de mesleğim bana bu fırsatı en iyi şekilde sağlardı. İşte tüm bunlardan dolayı kütüphaneci olmak isterdim.

“Her Ağaca Dayanılmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Örneği Hazırlayınız.

 “Her Ağaca Dayanılmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Örneği Hazırlayınız.

 


İnsan  yeme içme, barınma ihtiyacı içinde olan bir canlıdır. Her ne kadar bunlar fiziksel ihtiyaçlar olsa da bir de sosyal gereksinimlerimiz vardır.  İşte bu ihtiyaçların karşılanması da ruh ile olur. İnsan ruhunu da başka şeylerle doldurmak ister. Sevme, sevilme, ait olmak, güven duyma, güven kazanabilme gibi. Zor iştir herkese güvenebilmek ve herkesin bize güvenebilmesini sağlamak.

 Güven duyulan bir insansanız elbette kendinizle guru duymalısınız  bu güzel bir şeydir ama herkese güvenmek ve herkesi kendiniz gibi zannetmek iyi bir şey değildir. Çünkü pişman olacağınız insanlara güven duymak hayatınızın hatası olabilir. Her ağaca dayanılmaz atasözü ile atalarımız şunu anlatmak istemiştir: Her ağaç insan yükünü taşıyacak bir güçte değildir. Onun için de her ağaca yaslanmamak gerekir. Buradan bize verilmek istenen mesaj ise herkese güvenmemiz gerektiğidir.


Herkese güvendiğimiz zaman ya hayal kırıklığı yaşarız ya da insanlardan hepsinden nefret etmeye başlarız. Bir insanı iyice tanımadan onunla her şeyimizi paylaşmamalıyız, her açıdan o kişiye çabucak kanmamalıyız. Onun için de akıllı olmalıyız ve güven veren ve güvenimizi kazanmış insanlara dayanmalıyız. Bunu yaptığımız zaman hem üzülmemiş oluruz hem de sağlam dostluklarımız hayat boyu devam eder.

 

“Akraba İle Ye, İç, Alışveriş Etme.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

“Akraba İle Ye, İç, Alışveriş Etme.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Yanımızda her zaman olmasını istediğimiz, zor günlerimizde de bizim arkamızda dağ gibi duran kişiler akrabalarımızdır. Kimi akrabalar vefasızdır, yabancı bir kimseden bile kötüdür ama iyi akrabalar ise gerçekten aile olmanın özel duygularını size hissettirir. Bu durum kişisine göre, insan olanına göre değişir.



 Her ne kadar akrabalarımız ile  güzel vakit geçirmek istesek de, onlarla iç içe olmak istesek de alışveriş konusunda, para konusunda onlarla iç içe olmamalıyız. Çünkü araya para girdiği zaman aramız bozulabilir ve iyi olan ilişkiler kötüye, düşmanlığa varacak düzeye gelebilir. Atalarımız akraba ile ye, iç, alışveriş etme sözü ile şunu anlatmak istemiştir: Akrabalar alışveriş sırasında herkes de kendi çıkarlarını  koruyacağından dolayı kimse hakkının yenmesini istemez. Bu durumda ara bozulabilir ve iyi olan dostluklar da kötüye dönüşür.

 Atasözümüz her ne kadar bunu ifade etse de bu atasözünden akrabalar ile hiç alışveriş edilmeyeceği anlamı çıkarılmamalıdır. Çünkü gerçek akrabalık, gerçek sevgi, gerçek samimiyet de zor günlerde ortaya çıkar. İyi olan akrabalarımız ile, sadece kendi çıkarını düşünmeyen, akrabalarımız ile alışveriş yapılabilir ama aradaki dostluk bozulmadan, sevgi ve saygı azalmadan bu iş gayet de güzel yapılabilir ve hatta aramızdaki bağların daha güçlü olmasını sağlayabilir.

 


“Düşmez Kalkmaz Bir Allah.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Düşmez Kalkmaz Bir Allah.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.



Hayatımızda yaptığımız en büyük yanlışlardan biri de ne oldum delisi olmaktır. Azıcık bir paramız olsa, elimize azıcık bir kudret verilse hemen şımarmaya, kibirlenmeye başlarız. Bu hepimiz için geçerli olmayabilir ama insanların çoğu bunu yapar. İnsanoğlunun fıtratında vardır bir anda değişmeye başlamak ve şımarmaya başlamak.



Önemli olan aynı değerde kalabilmek, özünden uzaklaşmamaktır. İnsan olarak kalabilmek, tevazu göstermek çok az insanın gösterdiği erdemli davranışlardır. Düşmez kalkmaz bir Allah atasözü ile anlatılmak istenen de insanın başına her an her şey gelebileceği anlamına gelir. Çok zengin olup bir anda yoksul duruma düşebiliriz, ya da çok yoksul olup şans eseri bir anda yükselebilir ve zengin olabiliriz. Düşmez kalkmaz, değişmeyen hep şefkati ve merhameti ile kullarına büyüklük yapan ise Yüce Allah’tır. O her zaman  tektir, büyüktür, ondan başka büyük olan kimse yoktur. O dur alemlerin Rabbi olan, odur  insanı zengin ya da fakir yapan.

Tüm kudret onun elindedir. O dilerse her şey olur ya da hiçbir şey olmaz. Onun için üç günlük dünya malına tamah etmeden yaşamalıyız. Hepimizin iyi ve kötü günleri olabilir. Kötü duruma düştüğümüz zaman pes etmeden tekrar çalışmaya, başarmaya devam etmeliyiz. İnsan olduğumuzu unutmamalıyız, olağanüstü güçlere sahip değiliz, sadece insanız ve iyi de bizim için kötü de bizim içindir. Her zaman şefkatli olmalıyız, güzel ahlaklı olmalıyız maddi durumumuz ne kadar iyi olursa olsun şımarmadan mütevazi bir hayat  sürmeye çalışmalıyız.

“Başa Gelmeyince Bilinmez.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

“Başa Gelmeyince Bilinmez.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

Herkesin kendine göre sorunları vardır. Kimimiz büyük ve  acı olaylar yaşarız ve o acıların etkisinden kolay kolay kurtulamayız.  Örneğin; Çok sevdiğimiz birini bir anda kaybetmek insana çok acı verir ve kişi sevdiği kişinin ölüm haberi sonrası yıkılır ve büyük bir psikolojik sorun  yaşayabilir. 

Ya da  çok basit sorun yaşarız ve bunu hemen atlatırız . Çünkü yaşadığımız basit bir sorun bizi çok kötü etkilemez. Bir insanın başına can yakan bir olay geldiği zaman onu çok iyi anlamayabiliriz. O kişinin başına gelen olaya üzülürüz, duygulanırız ama o kişi  kadar  etkilenmeyiz. Ancak kendimiz  de  o kişinin yaşadığı ağır ve acı bir olay yaşadığımız zaman o insanın duygularını, yaşadıklarını daha iyi anlarız. Çünkü bir şey başa gelmeyince bilinmez.

 Başa gelince bilinmez atasözü ile anlatılmak istenen şudur: İnsan, başkalarının uğradığı olumsuzlukların acı taraflarını gerektiği kadar anlayamaz. Ancak bu acıyı tattığında anlar. Allah kimseye acı yaşatmasın ama olayın özü budur. Onun için insanların  ne yaşadıklarını, ne acılar çektiğini bilmeden onları yargılamamalıyız. Elimizden geldiği kadar kendimizi onların yerine koymalı ve onların bir şeye ihtiyacı olup olmadığını sorarak gönüllerini almalıyız.



Düşünsenize hiçbir suçu olmayan bir insanın bir iftira sonrası yıllarca hapiste yatması, eşinden, çocuklarından ayrı kalması, boşa giden ömrü, hayalleri. İşte o kişinin halini ancak onunla benzer ya da ona yakın bir olumsuz olay yaşayan kişi ya da kişiler anlayabilir. Tıpkı Nasreddin Hocanın eşekten düşenin halini eşek anlar dediği gibi. Durum gerçekten de onun dediğinden ibarettir.