Kaşağı Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları

 

 Kaşağı Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları


1) Evin babası nasıl bir özelliğe sahiptir?

A) Otoriter

B) Yumuşak huylu

C) Sorumsuz

D) Bencil

 

2) Evin hanımı ara ara hangi şehre gidiyormuş?

A) Ankara

B) İstanbul

C) Amasya

D) Mersin

 

3) Çiftlikte  seyis olan kişinin adı nedir?

A) Mehmet

B) Dadaruh

C) Osman

D) Yasin

 

4)  Evdeki kardeş kime kime iftira etmiştir?

A) Evdeki at bakıcısına

B) Hasan’a

C) Temizlikçi kadına

D) Annesine


 

5) Çocuk kaşağıya ne yapmıştır?

A) Saklamıştır

B) Arkadaşına vermiştir

C) Sandığa geri koymuştur

D) Taşla kırıp yalağa atmıştır.

 

6) Hasan adlı çocuğa babası ne gibi ceza vermiştir?

A) Okula gitmeme cezası

B) Arkadaşları ile görüşmeme cezası

C) Ahıra girmeme cezası

D) Eve gelmeme cezası

 

7) Hasan’ın hastalığının adı nedir?

A) Şeker hastalığı

B) Kalp hastalığı

C) Kuşpalazı

D) Astım

 


8)  Vicdan azabı çeken kimdir?

A) Pelvin

B) Hasan’ın babası

C) Hasan’ın küçük kardeşi

D) Hasan’ın annesi

 

9)  Rüyasında Hasan’ı gören kişiye Hasan ne demektedir?

A) Yalanın sonunda ortaya çıkacak

B) İftiracı, iftiracı

C) Zalim, zalim

D) Kötüsün sen kötüsün

 

10) Hasan’a ne olmuştur?

A) Babası Hasan’ı affetmiştir.

B) Kardeşi Hasan’dan özür dilemiştir.

C) Hasan ölmüştür.

D) Hasan yeniden ahıra girmeye ve atları sevmeye devam etmiştir.

 

11) Kaşağı kitabından nasıl bir mesaj çıkarmalıyız?

A) Yaptığımız şeyi bir başkası yapmış gibi söylemeliyiz.

B) İnsanların hayatına neden olan yalanlar söylememli, kimseye iftira atmamalıyız.

C) İftira atsak  bunu kafaya takmamalıyız.

D) Çocuk olduğumuz için iftira atabiliriz.

 

12) Kaşağı adlı kitap kimin eseridir?

A)  Ömer Seyfettin

B) Ahmet Mithat Efendi

C)  Ziya Gökalp

D) Recaizade Mahmut Ekrem

 

 Cevaplar:

1.a   2. b  3.b  4.b  5.d  6.c  7.c  8.c  9.b  10.d  11.b  12.a

Sergüzeşt Romanı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları

 

Sergüzeşt Romanı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları

 

1) Dilber kaç yaşındayken Kafkasya’dan çalınarak İstanbul’a getirilmiştir?

A) 5

B) 7

C) 9

D) 3

 

2) Dilber kime para ile satılmıştır?

A) Mustafa

B) Mehmet

C) Hasan

D) Ali

 

3) Satıldığı evde kim Dilber’e eziyet çektirmiş ve onun hayatını zor hale sokmuştur?

A) Evin kızı

B) Evin oğlu

C) Evin hanımı

D) Evin babası

 

4)  Dilber ikinci olarak başka bir eve satılmıştır. O evde daha rahat bir hayata kavuşmuştur. Dilber o eve geçtikten sonra hangi dili öğrenmiştir?

A) Rusça

B) Fransızca

C) İngilizce

D) Azerice

 

5) Dilber ne ile dövülüyordu?

A) Kemer

B) Kırbaç

C) Sopa

D) Kürek

 

6) Dilber’in farklı resimlerini yapan kişi kimdir?

A) Mustafa Efendi

B) Asaf Paşa

C)  Celal Bey

D) Dilber’in bir yakını

 

7)  Dilber Mısır’da kime satılmıştır?

A) Terzi

B) Çiftçi

C) Tüccar

D) Mühendis

 

8) Dilber esir olmaktan kurtulmak için ne yapmıştır?

A) Okuyup kendi ayakları üzerinde durmaya başlamıştır

B) Esir olduğu yerden kaçmış ve özgür olmuştur.

C) Ailesine ulaşmak için her türlü yola başvurmuş ve sonunda başarmıştır.

D) Kendini Nil Nehri’ne atarak esirlikten kurtulmuştur.

 

9) Sergüzeşt adlı eser kime aittir?

Namık Kemal

Ahmet Mithat Efendi

Abdulhak Hamit Tarhan

Sami Paşazade Sezayi

 

soru:  Dilber’i seven ama ailesinin onayını almayan kişi kimdir?

cevap: Celal Bey


 Cevaplar:

1.c  2. a   3.c  4.b  5.b   6.c   7.c  8.d   9.d

İnsan Ne İle Yaşar İle İlgili Kompozisyon

 

İnsan Ne İle Yaşar İle İlgili Kompozisyon

 

 İnsan Ne İle Yaşar kitabı; şeytan ve meleği temsil eden karakterleri öykülerinde kullanarak, insanın er ya da geç iyiliğin peşinden gidebileceğini anlatmak ister. Tolstoy 1885'te yayımlanan bu esere adını veren "İnsan Ne İle Yaşar" adlı öyküde, insanların özünde iyilik olduğunu ve durum her ne olursa olsun iyilik yapması gerektiğini anlatır.

 

İnsan Ne ile Yaşar kitabı, insanın yalnız yaşayamayacağı ve yaşadığı hayatta sevmeyi öğrenmesi gerektiğini konu edinir. İnsan Ne ile Yaşar kitabının konusu sevgi, merhamet, yalnızlık, ahlaki değerler gibi temaları içerir. İnsan Ne İle Yaşar denildiğinde insanın iyilik ile, sevgi ile , merhamet ile yaşadığını görebiliriz. Kişi her zaman kendini düşünmeli, kendini de başkalarının yerine koyarak empati kurabilmeli ve iyilikten, güzel niyetten, temiz kalpten yana olmalıdır. İnsanı yaşatan şey yardımsever olmaktır, almaktan çok vermek, nefret etmekten çok sevmek, değer vermektir. Açgözlü olmamak gerekir, paylaşmak gerekir, iyilik etmek gerekir, sevgiyi yüreğinde her daim taşımak gerekir.

 

 Sevgi ve merhametin özü aslında Yüce Allah’a duyduğumuz sevgiden ileri gelir. Yüce Allah’ı seven kimseler iyilikten yana olurlar, ruhlarında her zaman iyilik ve yardımseverlik barındırırlar.

Babadan Oğluna Mektup

 

Babadan Oğluna Mektup

 İki gözümün çiçeği, bana aile olmanın duygusunu hissettiren, ilk göz ağrım canım Cemal’im, güzel evladım!

Sen gideli tam altı ay oldu. Çok özlemeye başladık seni. Nasılsın evlat, iyi misin? Nasıl gidiyor askerlik. Komutanlarınla aran nasıl, arkadaşlarınla aran nasıl. Komutanına saygılı ol olur mu oğlum. Asla kaba davranma onlara. Arkadaşlarınla da aranı iyi tut. Hepiniz emanetsiniz orada. Vatanı korumak için gittiniz ve vatan nöbetine başladınız. Seninle gurur duyuyorum evladım.

 

Sen şimdi asker oldun da gittin gurbet ellere. Sınır boyunda nöbet tutuyorsun biliyorum. Soğuk kış gecelerinde hele bir de Ağrı’da görev yapmak çok zordur bilirim oğul. Biz de geçtik o yollardan. Özlemişsindir anacığının sıcacık pide ekmeğini, böreklerini, yaprak sarmalarını. Ama ne yaparsın ki vatan sevgisi yiyeceklerden daha iyidir öyle değil mi oğlum. Hele görevini yap  da bak neler yapıyor sana anacığın ve ben. Bizi soracak olursak biz de idare ediyoruz anacığınla. Ben koyunları dağa götürüyorum, anan da ev işleri işleri ile ilgileniyor, koyunlara bakıyor kimi zaman, yoğurt yapıyor, süt yapıyor, peynir yapıyor. Öyle geçip gidiyor günlerimiz

 

 Esat’ım canım yavrum!

Kendine çok dikkat et, yemeklerini iyi ye, güçlü ol ki vatanı iyi koruyasın. Çünkü vatan sana ve diğer silah arkadaşlarınla emanet canım yavrum. Seni gözlerinden öper, komutanlarına selam ederim. Allah’a emanet olun. Allah sinle olsun yavrum.

Yurdumuzun Hangi İli Ya Da İllerini Görmek İsterdiniz? Niçin?

 

Yurdumuzun Hangi İli  Ya Da İllerini Görmek İsterdiniz? Niçin?


Yurdumun her bir ilinin kendine göre doğal güzellikleri ve tarihi yapıları vardır. Çünkü her ilimizin bir geçmişi, kültürü, gelenek ve görenekleri vardır. Ben en çok Çanakkale ve İstanbul'u görmek isterdim. Çanakkale’yi görmek isterdim çünkü Çanakkale Cephesi’nde askerlerimizin nerelerde savaştığını bizzat gidip görmek ve o anı orada canlandırmak isterdim. Tabi ki duygulanmamak elde olmazdı ama kahraman  askerlerimiz ile gurur duyardım. 


Çanakkale'nin tarihi yerlerini doyasıya gezerdim. Gitmek istediğim bir diğer il ise İstanbul’dur. İstanbul'a hiç gitmediğim için oraya gitmek isterdim ve gerçekten övdükleri kadar güzel bir şehir mi diye tarihi ve doğal güzelliklerini gezerdim. Topkapı Sarayı'nı, Ayasofya Camii'ni, denizini, Kız Kulesi'ni görmek isterdim. Mesela Eminönü'nde balık ekmek yemek, denizi akşama kadar doyasıya seyretmek isterdim. Martılara simit atmak isterdim. Gezmek istediğim bir başka il ise Hatay’dır. Çok zengin bir kültürel geçmişe sahip olan Hatay’ın Antakya ilçesinde konumlanan Antakya Arkeoloji Müzesi'ni gezmek isterdim. Yöresel ürünlerinden tadardım ve mutlaka Hatay künefesi yerdim. Kayseri Yahyalı’daki Kapuzbaşı Şelalelerine gitmek isterdim. Çünkü o şelale muhteşem bir güzelliğe sahiptir. Dağların içinden gelen suların berraklığı ve hızlı bir şekilde akması görsel bir şov oluşturmaktadır. 


Ege Kıyıları, Akdeniz kıyıları, Gaziantep, Diyarbakır ve Şanlıurfa da gezmek istediğim şehirlerindendir. Ayıca Karadeniz Bölgesi’ni de gezmek, dağların tepesine yapılan evleri gezmek ve görmek isterdim. Kısacası ülkemin tüm illerini gezmek ve oraların tarihini en ince ayrıntısına kadar öğrenmek isterdim.

Mevla’nın Bir Sözünden Yola Çıkarak Hikaye Yazınız

 

Mevla’nın Bir Sözünden Yola Çıkarak Hikaye Yazınız


“Ne kаdаr zengin olsаn, аncаk yiyebileceğin kаdаr yersin. Denize testiyi dаldırsаn, аlаbileceği kаdаr su аlır, gerisi kаlır.”  (Mevlana)


Açgözlülük

Sabah erkenden kalktım. Yaz güneşi evin içine girmiş ve tüm odaları aydınlatmaya başlamıştı. Evimiz güneye baktığı için kış mevsiminde güneşin sıcaklığı içimizi ısıtıyor, yaz mevsiminde her ne kadar sıcaktan bunalsak da aydınlık olması bizi mutlu ediyordu. Babam ve annem doktordu. Maddi durumumuz çok iyi olduğu için kimseye muhtaç değildik. Kocaman bir evimiz vardı. Hem de bahçesi vardı. Bahçesinde kiraz ağaçları, elma ağaçları, kayısı ve ceviz ağaçları vardı. 


Ayrıca kocaman bir yere de çilek ekiyorduk. Bunların tadı çok güzel oluyordu mevsimi geldiği zaman.  Bunun için çok mutlu oluyordum ve kendimi de daha güvende hissediyordum. Maddi durumumuzun çok iyi olmasına rağmen annemin gözü bir türlü doymak bilmiyordu. Kendisi de yüklü maaş aldığı halde hep bana olsun, başkalarına fazla bir şey vermeyelim düşüncesi ile hareket ediyor, bu durum da hem babamı hem de beni üzüyordu. Bana göre bu kadar bencil olması doğru değildi. Çünkü ne kadar yersek yiyelim belli bir yere kadar yiyebilirdik. Onun için bu kadar açgözlü olmamalıydı annem. Dedeme ve babaanneme bile babamın yardım etmesine razı olmuyordu. Bu durumu gören anneannem annemi yanına çekti ve ona sert bir şekilde şunları söyledi: Bu gidiş doğru gidiş değil Kübra. Sana hiç yakışmıyor. Bencilliği bırak ve paylaşmaya başla. Kendini geliştir, değiştir. Para amacın olmuş, oysa o sadece bir araçtır dedi. Ayrıca eşinin de babası ve annesi onu ne zor durumlarda büyüttü. Neden bu kadar düşüncesiz davranıyorsun ve hep bana diyorsun dedi. Dedem ise anneme dönüp ona Mevlana'nın şu sözünü hatırlattı: “Ne kаdаr zengin olsаn, аncаk yiyebileceğin kаdаr yersin. Denize testiyi dаldırsаn, аlаbileceği kаdаr su аlır, gerisi kаlır.”   dedi. Annem yaptığı hatayı anladı ve ağlamaya başladı. Bir daha böyle olmayacağım dedi ve o günden sonra çok değişti.


Zor durumda olanlara yardım etti, babamın annesi ve babasına asla cimri davranmadı, paylaşmayı öğrendi  ve daha iyi insan oldu. Böylece mutluluk yuvamızdan hiç eksik olmadı. Çünkü herkesin gözü toktu ve bencillik ölmüştü artık.

Cengiz Aytmatov'un Cemile Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları

 

 Cengiz Aytmatov'un Cemile Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları


1) Cemile’nin eşi nereye gitmiştir?

A) Eğlenmeye

B) Savaşmaya

C) Tatile

D) Tarlaya

 

2) Aşağıdakilerden hangisi Cemile'nin özelliklerinden biri değildir?

A) Çalışkandır

B) Güzeldir

C) Hareketlidir

D) Bencildir

 

3) Cemile’ye aşık olan kişinin adı nedir?

A) Danyar

B) Bar

C) Buga

D) Utar


 

4) Cemile ve Danyar’ın resmini yapan kimdir?

A) Cemile’nin arkadaşı

B) Danyar’ın ablası

C) Cemile’nin eski kayını

D) Cemile’nin teyzesi

 

5) Onbaşı olan ve kadınları işe çağıran kişinin adı nedir?

A) Orozmat

B) Aydarken

C)  Karabek

D) Bektur

 

6)  Cemile’nin babasının mesleği nedir?

A) Terzi

B) At bakıcılığı

C) Öğretmen

D) Mühendis


 

7) Aşağıdakilerden hangisi Danyar’ın özelliklerinden biri değildir?

A) İçine kapanıktır

B) Çekİngendir

C) Türküleri içli içli söyler

D) Çok fazla konuşur

 

8)  Cemile ve Danyar’ın sonu ne olmuştur?

A) Bulundukları yerden uzak yerlere kaçmışlardır.

B) Köyde kalmışlardır.

C) Birbirlerine kavuşamamışlardır.

D)Savaşta hayatlarını kaybetmişlerdir.

 

9) Cemile adlı kitabın yazarı kimdir?

A) Zülfü Livaneli

B) Cengiz Aytmatov

C) Yaşar Kemal

D) Kemal Tahir

 

10) Aşağıdakilerden hangisi kitapta geçen alıntılardan biri değildir?

A) İnsan her şeyi anlatmaz. Zaten kelimelerde her şeyi anlatmaya yetmez.

B) "Her karanlık bulutta bir beyaz nokta bulunur derler"

C) “Yalnız belli etme, acını içinde sakla!”

D) "Acını içine atma bir an önce dışarı çıkar!"

 

 Cevap:

1. b   2. d   3.a 4.c 5.a  6.b  7.d  8.a   9. b  10.d

Ayasofya’daBir Gece Kitabının Özeti

 

Ayasofya’daBir Gece Kitabının Özeti


 Ayasofya  Jüstünyen tarafından yapılmıştır ve Jüstinyen’in hazinelerini de  burada saklandığı söylentisi vardır. Şimdi kitabımızı anlatmaya başlayalım. Mihrimah, Ayasofya'da çalışırken bir sırrın tam ortasına düşüyor. Üstelik bu sırrın ortakları da var. İpek ve Mehmet, kendilerini bu gizemi çözüp parçaları tamamlamaya adıyorlar. Çünkü, bu sırrı aydınlığa kavuşturmak Ayasofya'yı korumak demektir. Mihrimah ve Mehmet Sanat Tarihçisi olan iki arkadaştırlar. Ayasofya’da görevli olarak çalışan bu iki genç hem çalışkan, hem sorumluluk sahibi hem de  tarihe meraklı olan kimselerdir. Ayasofya’da hem araştırmalar yapan, hem de çalışan bu gençlerden Mihrimah bir harita görüyor ve bu harita çok eski bu harita ve üzerinde yabancı yazılar yazıyor ve  Mihrimah orada yazan dili anlamadığı için ne yazıldığını anlamıyor. Bunun için ev arkadaşı olan aynı zamanda en yakın arkadaşı olan İpek’e haritayı götürüyor. Mehmet, Mihrimah ve İpek evde akşamüzeri toplantı yapıyorlar ve haritanın üzerinde yazılanlar Antik Yunanca olduğu için, Antik Yunancayı da İpek bildiği için işler yoluna girmeye başlıyor. Haritada “ Hazine”  yazıyor ve gençler buna çok seviniyor ve hemen bu işin peşine düşüyorlar. Çünkü bu haritayı kimsenin görmemesi gerekiyor. Çünkü hazineyi bulup yağmalayabililrler ve Ayasofya’nın ruhuna zarar verebilirler diye düşünüyor gençler.

 

 Başlarda Mihrimah çok korksa da , başımıza büyük iş alırız dese de Mehmet daha cevval oluyor ve işin üzerine gidiyor ama Mihrimah da korkuyu bir kenara bırakıp büyük işler başarıyor. İşin peşine düşmek ve haritanın parçalarını bulmak için herkes yardımlaşma ve dayanışma içinde hareket ediyor. İpek Diyarbakır’a gidiyor. Mehmet ve Mihrimah ,ise İtalya’ya gidiyor, Venedik’e gidiyor ve çalışmalarına devam ediyor. İpek Diyarbakır’da bir aileye misafir oluyor ve daha sonra Van’da bulunan Akdamar Kilisesi’ne gidiyor ve orada haritanın bir parçasını buluyor. Mihrimah ise San Vitale’de bir kağıt buluyor ve işler yavaş yavaş çözülmeye başlıyor. İpek’ê yardım eden bir kaptan da vardır ve bu kaptan da sanat tarihine çok meraklı olduğu için bu olayların peşine düşüyor ve gençleri gizliden takip etmeye başlıyor. Daha sonra Mihrimah ve Mehmet son şövalye kadın olan Leone Belvasti’yi ziyaret ediyor ve bildiklerini söylemesini rica ediyorlar. Kadın başta gençlere hayır dese de daha sonra bildiklerini açıklıyor. Belvasti denen kadın hazinenin yağmalanmasından korktuğu için başlarda sırrı vermiyor ama daha sonra Mihrimah ve Mehmet’in samimiyetine inanıyor. 


Daha sonra üç arkadaş ta İstanbul’a geri geliyor ve Ayasofya’da bir gece geçiriyorlar. Çinileri söküyolar ve aşağı kata iniyorlar. Girdikleri yer de Ayasofya’nın tam ortasıdır. Orada Meryem Ananın hırkasını buluyorlar ve sırrın bu hırka olduğunu anlıyorlar ve o sırada büyük bir gürültü oluyor ve deprem olduğunu zannediyorlar. Gençler gizli olarak gece yarısı burada olduğu için başlarına büyük belalar açabilirlerdi, meslekten men edilebilirlerdi rama yine de meraklarının peşinden gidiyorlar. Çalışma sırasında Kerem de onları izlediği için adamları ile gençlerin yanına geliyor ama onlara kötü davranmıyor. Hep birlikte araştırmalara devam ediyorlar ve bu sırrı kimseye söylemeyeceklerine söz veriyorlar. Böylece sır da çözülmüş oluyor ve bunu kimseye demiyorlar ve Ayasofya’nın manevi bütünlüğü de korunmuş oluyor.

Ayasofya’da Bir Gece Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları

 

Ayasofya’da Bir Gece Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları

 

1) Ayasofya’da görevli olan Mehmet ve Mihrimah’ın mesleği nedir?

A) Öğretmen

B) Güvenlik görevlisi

C) Sanat Tarihçisi

D) Biyokimyacı

 

2) Aşağıdakilerden hangisi kitaptaki kahramanların özelliklerinden biri değildir?

A) Meraklı

B) Sorumluluk sahibi

C) Çalışkan

D) Umursamaz

 

3)  Ayasofya’nın kedisinin adı nedir?

A) Gli

B) Bella

C) Lily

D) Artemis

 

4) 2. Selim Türbesi kim tarafından yaptırılmıştır?

A) Dalgıç Ahmet Paşa

B) Mimar Sinan

C) Krikor Balyan

D)  Mimar Kasım Ağa

 

5)  Mehmet ve Mihrimah Ayasofya'nın 2. Selim Türbesi’nde ne bulmuştur?

A) Altın para

B) Gümüş zincir

C) Altın saat

D) Harita

 

6) Mehmet’in iyi akşamlar dediği güvenlik görevlisinin adı nedir?

A) Kasım

B) Mustafa

C) Cihat

D) Erdem

 

7)  Antik Yunancayı  çok iyi bilen kişi kimdir?

A) İpek

B) Kerem

C) Mustafa

D) Mihrimah

 

8) Ayasofya kaç yaşındadır?

A) 1300

B) 1100

C) 1500

D) 4500


 

9) Araştırmaları devam ettirmek için Diyarbakır’da çalışmalarına devam eden kişi kimdir?

A) Mehmet

B) Mustafa

C) Mihrimah

D) İpek

 

10)  Mehmet ve Mihrimah hangi ülkeye gitmiştir?

A) Amerika Birleşik Devletleri

B) Cezayir

C) İspanya

D) İtalya

 

11) Gençlerin bulduğu haritanın üzerinde ne yazıyordu?

A) Katil

B) Gizemli

C) Hazine

D) Milli şuur

 

12)  Ayasofya’yı kim yaptırmıştır?

A) 2. Mehmet

B) Kanuni Sultan Süleyman

C) Jüstinyen

D) Atilla

 

13) El Muktedir Billah kimdir?

A) Emevi hükümdarı

B) Abbasi hükümdarı

C) Anadolu Selçuklu hükümdarı

D) Büyük Selçuklu hükümdarı

 

14) Ravenna Müzesi nerededir?

A) Türkiye

B) İtalya

C) Avusturya

D) İngiltere

 

15) Trivio ne anlama gelir?

A) Üç sokağın kesişimi

B) Kasabaların yönü

C) Şehirlerin ayrılması

D) Ülkelerin durumu

 

16) Ayasofya’da Bir Gece kitabına göre dünyanın en romantik şehirlerden birisi de neresiymiş?

A) Berlin

B) Pekin

C) Venedik

D) Ankara

 

17) Mihrimah ve Mehmet’in ziyaret ettiği son Şövalye olan kadının adı nedir?

A) Karyalı

B) Nakano

C) Artemisia

D) Leone Belvasti


 

18) Kadın Şövalye,  Mehmet ve Mihrimah’a neden aradıkları şeyi asla vermeyeceğini söylemiştir?

A) Kendi kuzenini daha güvenilir bulduğu için

B) Hazinenin bulunup yağmalanmaması için

C) Hazineye kendi sahip olmak istediği için

D) Çünkü yerini bilmediği için

 

19) Mehmet, Mihrimah ve İpek Ayasofya’da bir gece geçirirken ve çalışmalarına hızla devam ederken onları basan  ve daha sonra onlarla birlikte ekibe katılan ve onları şikayet etmeyen kişi kimdir?

A) Diyarbakır’daki yaşlı teyze

B) Diyarbakır’daki yaşlı amca

C) Ayasofya güvenlik görevlisi

D) Kerem


 

20)  Arkadaşlar Ayasofya’da neyi bulmuşlardır?

A) Altın bir kapıyı

B) Meryem Ana hırkasını

C) Karun’un hazinesini

D) Osmanlı’dan kalma tarihi kitapları

 

 

21) San Vitale’deki kağıdı bulan, Şövalye olan kadının kilise arşivine giren kişi kimdir?

A) Mihrimah

B) İpek

C) Mustafa

C) Mehmet

 

22)Akdamar Kilisesi’ne giden kişi kimdir?

A) Mihrimah

B) Mustafa

C) İpek

D) Mehmet

 

23) Ayasofya'da Bir Gece Kitabı ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Gençler Ayasofya’nın manevi ruhuna zarar vermemek için yaşadıkları olayları kimseye anlatmamaya karar vermişlerdir.

B) Ayasofya geçmiş yıllarda da  hükümdarlar, mimarlar tarafından korunmaya devam etmiş ve oranın manevi güzelliği bozulmamıştır.

C) Gençler  hazineyi bulup başka ülkeye kaçmış, orada zengin bir hayat sürmüşlerdir.

D) Son Şövalye olan kadın gençlere istediği bilgileri vermiş ve onlara en sonunda güvenmiştir.

 

24) Ekip ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Sabırlı olmuşlar ve meraklarının peşinden gitmişlerdir.

B) Kimi zaman korkmuşlar, kimi zaman da korkusuzca işlerine devam etmişlerdir ve yılmamışlardır.

C) Polisler tarafından yakalanıp 50 yıl hapis cezasına çarptırılmışlardır.

D) İşbirliği ve dayanışma ile çalışmalarına büyük bir heyecanla devam etmişlerdir.

 

25) Ayasofya'da Bir Gece kitabı aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?

A) Muzaffer İzgü

B) Rana Demiriz

C) Sara Şahinkanat

D) Behiç Ak

 

 

 

Cevaplar:

1. c   2.d   3.a  4.b  5.d   6.b   7.a   8.c   9.d   10.d   11. c  12.c   13. b  14.b   15.a   16.c   17.d   18.b  19.d   20.b   21.a   22.c  23.c   24.c  25.b

Şimdiki Çocuklar Harika Kitabında Geçen Özlü Sözler

 

 Şimdiki Çocuklar Harika Kitabında Geçen Özlü Sözler


Bu romanda, çocuklar ana babalarını, öğretmenlerini ve büyüklerini eleştiriyor. Bu roman, çocuk eğitiminde gerekli sanılan, günümüzde geçerli birtakım değer yargılarının yanlışlığını anlatıyor. Bu roman, çocukların büyüklerine karşı haklarını ve kendilerini savunmalarıdır.


Kitapta geçen özlü sözler:

"Çocuklara daha iyi bir dünya bırakmak yerine, dünyaya daha iyi çocuklar bıraksanız, sorun kendiliğinden çözülecek aslında."

“Fakat bir çocuğun annesini sevmesi, hiçbir zaman onu bütün vasıflarıyla beğendiği anlamına gelmez.”

“Yaşlarınız küçük diye hiçbir gerçeğin sizlerden saklı kalmasından yana değilim. Çocukların anlayamayacakları sorun yoktur. Olsa olsa, dinleyenlerin yaşlarına göre, konuların anlatılış biçimi değişebilir.”


 “Her çocukta bir kabiliyet vardır ama bu ruhunda gizli bir tohumdur. Bu tohumu keşfedip filizlendirmeli, çocuğun kabiliyetini ortaya çıkarmalı.”

“Kazanmamak kaybetmek demek değildir.”

“Oğlum, her şeyi yap, yalnız yalan söyleme! Çünkü, dünyada en çok doğuran şey yalandır. İnsan bir küçücük yalan söyledi mi, o yalanını gizlemek için biraz daha büyük yalan söylemek zorunda kalır.”

“Ben anladım bu vicdan azabı denilen şeyi. Hiç kimse kendininkini hatırlamıyor. Herkes başkalarının çekmesi gereken vicdan azabını biliyor.”

“Mizah, dünyamızı gülünç olmaktan kurtarır.”

“Ben terbiyeyi, terbiyesizlerden öğrendim.”

“Oğlum, her şeyi yap, yalnız yalan söyleme! Çünkü dünyada en çok doğuran şey yalandır. İnsan bir küçücük yalan söyledi mi, o yalanını gizlemek için biraz daha büyük yalan söylemek zorunda kalır. Sonra o yalanı ortaya çıkmasın diye daha büyük yalan söyler. Her yalan, daha çok, daha büyük yalan doğurur. Onun için yalan söyleme!”

“İster kadın ister erkek olalım kendi kendimizden memnunsak şanslıyız demektir.”


“Sence de fedakarlıkla gösteriş başka şeyler değil mi?”

“Onun bir çocuk olarak eğlenmek hakkına sahip olduğunu unutmadan, aşırı ciddiyetinizle küçücük yaşlarda yaşama zevkini kaybetmesine sebep olmayınız.”

“İnsan ancak kadın ve erkek olarak bütünlenir.”

“Kendi kendimizden memnunsak, şanslıyız demektir.”

“Büyümüş insanlarla kendi çocuklukları arasında, belki bin, belki iki bin yıllık bir zaman vardır. Onun için biz büyümüşler, kendi çocukluğumuzu unuturuz.”

“Yalnız kendi öz çocuklarımı değil, yalnız Türk çocuklarını değil, Amerikan, Rus, Alman, Ermeni, Çin, Çingene bütün çocukları seviyorum.”

“Bir davranış fedakârlık olsun, bunu herkes bilsin, duysun diye yapıldı mı, o davranış fedakârlık olmaktan çıkıyor."

"Yani, dedim, çocuk çocuk olursa normaldir, büyük olursa değil.”

“Çocuk ne yapsa harika oluyor. Konuşsa harika... Çocuk bu, konuşur elbet, havlayacak değil ya...”