Sizce Ortak Yaşam Alanlarının Korunmaması Ne Gibi Sorunlara Yol Açabilir? Söyleyiniz.

 

Sizce Ortak Yaşam Alanlarının Korunmaması Ne Gibi Sorunlara Yol Açabilir? Söyleyiniz.


 Parklar, alışveriş merkezleri, evler, konferansa salonu, iş merkezleri, sinemalar, bankalar, askeri kışlalar, devlet yurtları,  doğal alanlar, spor merkezleri vb gibi yerle ortak yaşam alanları arasında yer alır. Ortak yaşam alanlarında uyulması gereken kurallar vardır ve kurallara uyulması şarttır. Ortak yaşam alanları korunmalı ve insanlar tarafından zarar görmemelidir.

 

 Eğer ki ortak yaşam alanlarımıza zarar verirsek birlikte bir şeyler yapacağımız yerlerimizi de yok etmiş oluruz ve böylece en büyük kötülüğü insanoğlu kendine yapmış olur. Örneğin; Parklara gidildiği zaman, deniz kenarlarına gidildiği zaman insanla oraları pislik içinde bırakmamalı tertemiz bir şekilde bırakmalıdır ama ne yazık ki millet olarak bu konuda eksik kalıyoruz. Deniz kenarlarında çekirdek çöpleri, şişeler, parklarda her türlü çöpler bulunuyor ve buralara biz insanlar kendi ellerimizle zarar veriyoruz. Bu da ortak yaşam alanlarının zarar görmesine neden oluyor. Bir başka örnek ise şöyle verebilirim. Mesela bir sinemaya gittiğimiz zaman o sinema salonunu temiz bırakmalıyız, yüksek sesle konuşmamalıyız.


Ortak yaşam alanları herkesindir. Onun için oraları temiz tutmalıyız. Çünkü bizden sonra oraya gelen insanların da orada hakkı vardır. Salgın hastalıkların olmaması için, çevre kirliliğinin olmaması için ortak yaşam alanları tertemiz bırakılmalıdır. Ortak yaşam alanları gelecek nesillere güzel bir şekilde bırakılmalıdır. Çünkü bizden sonraki çocuklarımızın da temiz bir ortak yaşam alanı bulması çok önemlidir. 

Ailenizle Ev Dışında Yaptığınız Etkinlikleri Söyleyiniz. Bu Etkinlikleri Yapmaktan Hoşlanıyor Musunuz? Niçin?

 

Ailenizle Ev Dışında Yaptığınız Etkinlikleri Söyleyiniz. Bu Etkinlikleri Yapmaktan Hoşlanıyor Musunuz? Niçin?


İnsan ailesi ile olduğu zaman çok mutlu olur. Çünkü aile demek yuva sıcaklığı demek, yardımlaşma ve dayanışma, koşulsuz sevgi, birlikte eğlenme, vakit geçirme demektir. Ailemle ev dışında yaptığımız etkinlikler şunlardır. Birlikte maç izlemeye gidiyoruz ve maç izlerken büyük keyif alıyoruz. Hafta sonları geldiği zaman annem evden bir şeyler hazırlıyor ve bize yakın  mesire alanlarına piknik yapmaya gidiyoruz. Piknikte babam ve annemle top oynuyoruz, voleybol oynuyoruz. Kardeşlerim ve abimle  birbirimizi kovalıyoruz ve top ile çeşitli oyunlar oynuyoruz. 


Yaz tatili geldiği zaman tatile çıkıp farklı şehirleri geziyoruz. Gittiğimiz şehirlerin yöresel yemeklerini mutlaka yiyoruz ve böylece bir güzel eğleniyoruz. Gittiğimiz şehirlerin kütüphanesine gidiyoruz. Oralarda müze varsa müzeyi geziyoruz. Birlikte hem geziyor, hem eğleniyor hem de öğreniyoruz. Doğal ve tarihi alanları geziyoruz. Belli zamanlarda komşu ziyaretleri yapıyoruz. Hafta sonları sabah erken saatlerde yarım saat kadar doğa yürüyüşüne çıkıyoruz. Bisiklet sürüyoruz ve ara sıra bisiklet yarışı yapıyoruz. Sinemaya gidiyoruz. Kimi zaman kahvaltıyı dışarıda yapıyoruz ve bu da bize ödül gibi geliyor. Birlikte alışveriş merkezlerini dolaşıyoruz ve sevdiğimiz ve ihtiyaç duyduğumuz şeyleri alıyoruz. Bahçemize gidip bir günlüğüne oraya çadır kurup kamp yapıyoruz. 


Hafta sonları hayvan barınaklarına gidiyoruz, sığınma evlerine gidiyoruz  ve gönüllük gerektiren işlerde insanlara yardım ediyoruz.  Bu etkinlikleri yapmaktan hoşlanıyorum. Çünkü ailemle olan her şey daha güzel ve daha eğlenceli oluyor. Hem kendime, hem aileme, hem de başka insanlara yardımcı olmak beni mutlu ediyor. Özellikle de hayvanlara yaptığımız çalışmalar beni daha da mutlu ediyor.

Aşağıda Verilen Olayda Aslı’nın Davranışının Ne Gibi Olumsuz Sonuçları Olabilir?

 

Aşağıda Verilen Olayda Aslı’nın Davranışının Ne Gibi Olumsuz Sonuçları Olabilir?


"Aslı, arkadaşlarıyla ip çevirme oyunu oynarken ailesiyle ilgili bazı bilgileri paylaşmaya başladı. O, heyecanla anlatırken ailesinin yaşadığı yer, babasının işi ve ailedeki bazı alışkanlıklar hakkında da bilgiler verdi. Ancak bu sırada birkaç çocuk dikkatlice onu dinliyordu ve bu bilgileri başkalarıyla paylaşabilirlerdi."


Bu verilen olayda Aslı ailesi ile ilgili özel bilgileri herkesle paylaşmamalıdır. Çünkü ailedeki her şey başkalarına anlatılmaz. Onu dinleyen Aslı'nın arkadaşı olmayan o çocuklar  çocuklar Aslı ile ilgili özel bilgileri öğrendiği için bunu Aslı’ya karşı kötü niyetle kullanabilirler ve Aslı’ya ve ailesine kötülük edebilirler. Onlar da Aslı ile ilgili bu özel bilgileri başkalarına anlatabilirler. Bundan dolayı  olur olmaz her yerde ailemiz ile ilgili, kendimizi ile ilgili özel bilgilerimizi  sesli bir şekilde anlatmamalıyız.


 Hiç tanımadığımız insanlar bizi dinleyebilir ve başımıza büyük sıkıntılar  gelebilir. Akıllı olmalıyız ve her şeyimizi herkesin içinde anlatmamaya özen göstermeliyiz. İşte bunun için Aslı dikkatli olmalı, herkes güvenmemeli ve tanımadığı yabancı çocukların duyacağı şekilde her şeyini anlatmamalıdır.

Okuduğumuzu Anlamada Noktalama İşaretlerinin Katkısı Var Mıdır Neden?

 

Okuduğumuzu Anlamada Noktalama İşaretlerinin Katkısı Var Mıdır Neden?


Duygu ve düşünceleri daha açık ifade etmek, cümlenin yapısını ve duraklama noktalarını belirlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, sözün vurgu ve ton gibi özelliklerini belirtmek üzere noktalama işaretleri kullanılır. Nasıl ki çorbaya ya da pilava gereken malzemeleri katmadığımız zaman o çorba ya da pilav lezzetsiz olursa bir cümlede de noktalama işaretlerini kullanmamak o cümlenin anlaşılmamasına, yanlış anlaşılmasına neden olur. 


Bunun için okuduğumuzu anlamada noktalamada işaretlerinin katkısı vardır ve noktalama işaretleri kullanılmadığı zaman her şey birbirine girer ve karmakarışık olur. Noktalama işaretlerini kullanarak yazıyı canlı, anlamı aydınlık duruma getirebiliriz. İşaretler, yazının anlamına açıklık kazandırır, anlam karışıklığını önler, okuyuşa gerekli ahengi vermemize yardım eder. Noktalama işaretleri olmadığı zaman, noktalama işaretleri yerinde kullanılmadığı zaman kendimizi ifade etmede sıkıntılar yaşayabiliriz. Daha bir iletişim kurabilmek için, cümleleri doğru ve yerinde kullanmak için noktalama işaretlerini kullanmalıyız ve karmaşıklığı ortadan kaldırmalıyız.  Unutulmamalıdır ki dilin doğru anlaşılması ve etkili iletişim kurulması için sadece kelimelerin değil, aynı zamanda noktalama işaretlerinin de doğru kullanılması gerekmektedir. 


Noktalama işaretleri, bir cümlenin anlamını belirleyen, vurgulayan ve düzenleyen önemli araçlardır. Okuduğumuzu daha iyi anlamak, kendimizi daha iyi ifade edebilmek için noktalama işaretlerini yerinde ve doğru bir şekilde kullanmak gerekir.

Arkadaşlarınızla Oynadığınız Sokak Oyunlarından Hiç Unutamadığınız Bir Tanesini Seçip Anlatınız

 

Arkadaşlarınızla Oynadığınız Sokak Oyunlarından Hiç Unutamadığınız Bir Tanesini Seçip Anlatınız


Arkadaşlarımla oyun oynamak ve yüz yüze gelmek benim için çok güzel oluyor. Çünkü sokak oyunlarında özgürlük var, heyecan var, gerçeklik ve öğrenme var. Arkadaşlarımla oynadığım sokak oyunlarından bir anım şu şekildeydi. Bir gün Harun, Hamza, Kemal, Eymen ve Berat ile saklambaç oynuyorduk. Oyun çok zevkli başlamıştı.

 Kemal ebe olmuştu ve birden elliye kadar saymaya başlamıştı. Herkes kendine gizli bir yer arıyordu. Benim de aklıma komşumuz Yeter Teyzemin kümesi geldi. Koşarak gizlice kümese girdim ve Kemal'in beni bulmasını beklemeye başladım. Herkes ortaya çıkmıştı ama beni bir türlü bulamıyorlardı. Çok mutlu olmuştum ama ta ki Horozun beni kovalamasına kadar… Bir anda kümeste arkamdan beni kovalamaya başlayan horoz çok korkuttu. Bana saldırıyor ve ben de korkudan bağırmaya başlamıştım ki Kemal: “Gördüm Mustafa seni söbe” diye bağırdı. 


Ben korkudan kaçmaya devam ederken arkadaşlarım da horozu benden uzaklaştırmaya çalışıyordu. O günüm hem heyecan dolu, hem korku dolu geçmişti ama çok zevkli ve mutlu bir gündü benim için. O günden sonra bir daha kümese girmedim ve bu bana güzel bir der oldu ama sokak oyunlarımıza zevkle devam ettik.

Arkadaşlarınızla Sokak Oyunları Oynarken Neler Hissettiğinizi Bu Oyunları Neden Sevdiğinizi Düşünüp Defterinize Küçük Notlar Alınız.

 

Arkadaşlarınızla Sokak Oyunları Oynarken Neler Hissettiğinizi, Bu Oyunları Neden Sevdiğinizi Düşünüp Defterinize Küçük Notlar Alınız.


Sokak oyunları benim için özgürlük demek, mutluluk demek, yüz yüze iletişim halinde olmak demek, sevincimizi paylaşmak,  üzüntümüzü paylaşmak, empati kurabilmek, takım olabilmek ve yeni bir şeyler öğrenmek ve gerçek yaşama daha iyi hazırlanmak demektir. Arkadaşlarımla sokak oyunları oynarken çok ama çok mutlu oluyorum. Heyecanlı oluyorum, içim kıpır kıpır oluyor. Arkadaşlarımla konuşmak, onlara duygu ve düşüncelerimi ifade edebilmek, oyun kurallarını birlikte belirlemek ve kurallara uymadığımız zaman ne gibi yaptırımlarla karşı karşıya kalmak beni mutlu ediyor. Çünkü insan insana bir iletişim kuruluyor sokak oyunlarında. Karşınızdaki kişi ya  da kişiler hayali karakter değil. Canlı insan var karşında.


 Duyguları olan, düşünceleri olan, mimikleri olan, kimi zaman ağlayan, kimi zaman gülen ve kimi zaman da öfkelen ve daha sonra geri sarılmaların, barışmaların olduğu canlı duygular yaşanıyor sokak oyunlarında. Sokak oyunlarını çok seviyorum. Çünkü bunlar gerçek oyunlardır. Bu oyunlar sonunda rahatlama var, stres atma var. gerçek anlamda beden yorgunluğu var ama zihin yorgunluğu yok. Yani gece yatağa yorgun gidiyordun, başın ağrımıyor ve yatar yatmaz da uyuyorsun. Bu da kişiyi daha mutlu ediyor ve ertesi sabaha daha zinde kalkıyorsun. Sokak oyunlarında yaratıcılık var, üreticilik var. Hayata hazırlık var. Kimi zaman hırs, kimi zaman öfke var ama bunlar da olması gereken normal şeylerdir zaten. 


Sokak oyunları yaşamın kendisi, tadı, güzel anıların biriktiği muhteşem oyunlardır. Takım ruhu halinde bir iş yapma, ortak duyguları paylaşma, birlikte olma, paylaşma ve dayanışma vardır vardır sokak oyunlarında. Bunun için yaşasın sokak oyunları ve yaşasın çocukluğumuz ve mutluluğumuz diyorum.

Dijital Oyunlara Mı Sokak Oyunlarına Mı Daha Fazla Vakit Ayırıyorsunuz? Neden?

 

Dijital Oyunlara Mı Sokak Oyunlarına Mı Daha Fazla  Vakit Ayırıyorsunuz? Neden?


Oyun oynamak çocukların en büyük zevklerinden ve mutluluklarından biridir. Çünkü çocuklar oyunlar sayesinde gelişir, büyür, öğrenir. Oyunlar çocuğu gerçek yaşama hazırlar. Dijital oyunlar mı sokak oyunları mı sorusuna gelecek olursak ben genel olarak sokak oyunlarına daha fazla vakit ayırıyorum. Çünkü sokakta arkadaşlarımızla oynamak, yüz yüze iletişim kurmak, kimi zaman öfkelenip arkadaşımızla aramızın bozulması kimi zaman ise sarılarak barışmak, birlikte sorumluluk almak, kimi, zaman bireysel sorumluluk almak gibi güzel duygular yaşatır sokak oyunları.


 Ailem asosyal biri olmamam için beni dijital oyunlardan uzak tutmaktadır. Önceleri günde bir saat  dijital oyunları oynuyordum fakat  zaman la bu bir saat beni tatmin etmemeye başladı. Yani artık bağımlı olmaya başlamıştım. Her geçen gün daha fazla dijital oyunları Oynamak istedim. Bu defa da ailem buna izin vermedi ve ben artık daha öfkeli biri haline ve daha bağımlı biri haline geldim. Herkese bağırıyor, çağırıyordum ve öfkeme yenik düşüyordum. Bunun sonunda da ailemle bir akşam oturup konuştuk ve dijital oyunların bende ne gibi sorunlara yol açtığı konuşuldu. Dijital oyunları ne kadar fazla oynarsan oyna sürekli fazla puan kazanmak gerekiyor ve bunun da sonu gelmiyor. Çünkü beni esiri etmişti  bu oyunlar ve ben de bundan kurtuldum ve bir daha dijital oyunları oynamadım. Sokak oyunlarına başladım arkadaşlarımla. Açık havada oyunlar oynamak, arkadaşlarımla birlikte vakit geçirmek, birbirimize yeri geldiği zaman yardım etmek daha eğlenceli oluyor. Çünkü sokak oyunları daha gerçekçi ve bizi hayata daha güzel hazırlayan oyunlardır. 


Sokak oyunları beni daha sosyal ve daha üretken , mutlu ve verimli bir insan yaptı. Kazanmak, kaybetmek gibi duygular sokak oyunlarında daha gerçekçidir. Yorulduğumuz zaman herkes evine gidiyor ve güzelce dinlenebiliyor. Oysa dijital oyunların sonu gelmiyor ve bir de üstüne sağlık sorunları başlıyor kişide. Sokakta oynamak, doğanın içinde olmak, temiz hava almak insana daha iyi geliyor. Bunun için sokak oyunları benim en büyük zevkimdir ve sokak oyunlarına daha fazla vakit ayırıyorum.

Oyun Kelimesinin Size Çağrıştırdıklarını Söyleyiniz

 

Oyun Kelimesinin Size Çağrıştırdıklarını Söyleyiniz


Oyun; genellikle iyi vakit geçirmeye yarayan, eğlendirici ve bu sebeple bazen bir eğitim aracı olarak da kullanılabilen etkinliğe verilen addır. Oyun kelimesinin bana çağrıştırdıkları şunlardır: Arkadaşlarımla birlikte eğlenceli ve üretken bir vakit geçirmek, yenme ve yenilme duygusunu yaşayarak olaylara nasıl tepki verebileceğimizi gözlemlemek, gülmek, birlikte sorumluluk almak, bireysel sorumluluk almak, paylaşmak, empati kurabilmek, dolu dolu güzel anlar geçirmek ve bu anların yaşamının kalan zamanlarında insan için güzel etkiler bırakmasıdır.


 Her çocuk oyun oynamayı çok sever ve oyun oynayalım mı denildiği zaman çocukların yüzünde tebessüm, heyecan ve sevinç görebilirsiniz. Çünkü oyun demek mutluluk demek kimi zaman arkadaşlar arasında tatlı tatlı atışmalar demektir. Oyun birlikteliktir. Birlikte yapılandan zevk alabilmektir. Kimi zaman endişe etmek kimi zaman mutluluktan havaya uçmak kimi zaman da ağlamaktır. Çünkü çocuklar oyunda başarılı olmadığı zamanlarda rakibe öfkelenir ve hırsını kendinden ya da arkadaşından çıkarmaya çalışarak ağlayabilir. Tüm bunlara rağmen oyun sosyallik demek,  takım olmak, başarmak, kazanmak, kurallara uymak ya da yeri geldiği zaman kuralları esnetebilmek, zekanın daha iyi bir yere gelmesini sağlamak,  çocukların saflığı, temiz kalbi, kendini iyi ifade edebilmek, farklı rollere girebilmek, kendin olabilmek, gülmek,  yeni şeyle öğrenmek, kendini geliştirmek, hayata farklı pencereden bakabilmek, acımak, paylaşmak, tebrik edebilmektir. 


Oyunun;  bana çağrıştırdıkları bunlardır. Oyun çeşitlerinden bazıları ise şunlardır: Saklambaç, körebe, çelikçomak, futbol topu, basketbol vb gibi çok sayıda oyunlar vardır.

Karacaoğlan Şiirleri

 

Karacaoğlan Şiirleri


Karacaoğlan, şiirlerine 17. yüzyılda yazılmış mecmualardan beri rastlanan ünlü saz şairidir. Aşık edebiyatının en önemli şairlerindendir. Hayatı hakkında kesin bilgi bulunmaz ancak 17. yüzyılda Çukurova-Toroslar'da doğup, yörenin Türkmen aşiretleri arasında yaşadığı anlaşılmaktadır. 


Bir Ayrılık, Bir Yoksulluk

Vara vara vardım ol kara taşa
Hasret ettin beni kavim kardaşa
Sebep ne gözden akan kanlı yaşa
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Nice sultanları tahttan indirdi
Nicesinin gül benzini soldurdu
Nicelerin gelmez yola gönderdi
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Karacoğlan der ki kondum göçülmez
Acıdır ecel şerbeti içilmez
Üç derdim var birbirinden seçilmez
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm.

 

Elif

İncecikten bir kar yağar,
Tozar Elif, Elif deyi...
Deli gönül abdal olmuş,
Gezer Elif, Elif deyi...

Elif’in uğru nakışlı,
Yavrı balaban bakışlı,
Yayla çiçeği kokuşlu,
Kokar Elif, Elif deyi...

Elif kaşlarını çatar,
Gamzesi sineme batar.
Ak elleri kalem tutar,
Yazar Elif, Elif deyi...

Evlerinin önü çardak,
Elif'in elinde bardak,
Sanki yeşil başlı ördek
Yüzer Elif, Elif deyi...

Karac'oğlan eğmelerin,
Gönül sevmez değmelerin,
İliklemiş düğmelerin,
Çözer Elif, Elif deyi...

 

Evel Allah, Ahir Allah

Evvel Allah, ahir Allah
Andan ulu gelmemiştir
Hak Muhammed'den sevgili
Hakk'ın kulu gelmemiştir

Sah-ı merdan idi adı
Cömert sofrasın kim kodu
Ali'ye aslanım dedi
Uyruk Ali gelmemiştir

Pir olmayan aşka gelmez
Koç olmayan kurban olmaz
Ecel gelse derman olmaz
Hakk'tan rıza gelmemiştir

Od düştüğü yeri yakar
Değme dalda gül mü biter
Ko dört dilin, çok kuş öter
Bülbül ünü gelmemiştir

Karac'oglan Hakk'a yalvar
Verdiğine günah ol dar
Sol alemde eksiksiz yar
Kimse bulup gelmemiştir

 

Bana Kara Diyen Dilber

Bana kara diyen dilber
Kaşların kara değil mi
Yüzümü güldüren gelin
Gözlerin kara değil mi

Güzel ben seni isterim
Seni koynumda beslerim
Yüzünü güzel göreyim
Zülüfün kara değil mi

Boyun uzun belin ince
Yanakların olmuş gonca
Salıversin kulunca
Beliğin kara değil mi

Utanırsın akar terin
Güzellikde yok benzerin
En sevgili makbul yerin
Saçların kara değil mi

Beni kara diye yerme
Mevlam yaratmış hor görme
Ela göze siyah sürme
Çekilir kara değil mi

Hint'den Yemen'den çekilir
İner Bağdat'a dökülür
Türlü taama ekilir
Biber de kara değil mi

Göllerde kuğular olur
Göğsü ak kara benlidir
Mısır'da çok zengin vardır
Kölesi kara değil mi

Pınara konan kuğunun
Kanadı beyaz çoğunun
Çöldeki Arap Beyinin
Çadırı kara değil mi

Her yoldan gelir geçerler
Aktan karayı seçerler
Ağalar beyler içerler
Kahve de kara değil mi

Evlerinde sular akar
Güzelleri göze bakar
Hublar yanağına sokar
Sümbül de kara değil mi

Karac'oğlan der maşallah
Birgün görünür inşallah
Kara donludur Beytullah
Örtüsü kara değil mi

 

Nasihat

Dinle sana bir nasihat edeyim
Hatırdan gönülden geçici olma
Yiğidin başına bir iş gelince
Onu yad ellere açıcı olma

Mecliste arif ol kelamı dinle
El iki söylerse sen birin söyle
Elinden geldikçe sen eylik eyle
Hatıra dokunup yıkıcı olma

Dokunur hatıra kendisin bilmez
Asilzadelerden hiç kemlik olmaz
Sen iylik etde ozayi olmaz
Darılıpta başa kakıcı olma

El arifdir yoklar senin bendini
Dağıtırlar tuzağını fendini
Alçaklarda otur gözet kendini
Katı yükseklerden uçucuolma

Muradım nasihat bunda söylemek
Size layık olan onu dinlemek
Sev seni seveni zay etme emek
Sevenin sözünden geçici olma

Karacaoğlan söyler sözün başarır
Aşkın deryasını boydan aşırır
Seni bir mecliste hacil düşürür
Kötülere konup göçücü olma

 

Benden Selam Eylen

Benden selâm eylen şol nazlı yara
Her beni gördükçe gülüp durmasın
Aldırdım aklımı oldum divâne
Aklımı başımdan alıp durmasın

Kız seninle böyle miydi pazarım
Kara kaşlarında kaldı nazarım
Yol üstünde kazmasınlar mezarım
Yar gelip geçtikçe yanıp durmasın

Kız seninle bir bahçecik dikelim
Ayvasından turuncundan satalım
Gel sarılıp bir gececik yatalım
Ahu zarım sende kalıp durmasın

Karacaoğlan der ki Hakk'a bakadur
Yollar çamur belki çöker bükedur
Çekemem kahrını bağrım yufkadur
Arada haberin gelip durmasın.

Gün Doğmadan Neler Doğar Atasözü İle İlgili Konuşma

 

Gün Doğmadan Neler Doğar Atasözü İle İlgili Konuşma

 

Gelecek, birçok değişikliklere gebedir. Beklenmedik bir sırada çok güzel durumlarla karşılaşma imkânı her zaman vardır. Her zaman ümitli olmak gerekir. Bunun için de atalarımız “Gün doğmadan neler doğar.” sözünü söylemiştir.

 

Sevgili Öğretmenim, değerli sınıf arkadaşlarım

 

Hayatta her zaman mutluluk, mutsuzluk sonsuz olmayacaktır. Yeri geldiği zaman acı kayıplarımız ve acı zamanlarımız da olacaktır. Yeri geldiği zaman mutlu ve güzel anılarımız da olacaktır. Hayatın ne getireceğini de hiçbir zaman bilemeyiz. Başımıza ne gelirse gelsin hayata olan tutkumuzu asla kaybetmemeliyiz.  Umudumuzu  hiçbir zaman yitirmemeliyiz. Çünkü gün doğmadan neler doğar. Yani hiç beklemediğimiz anda güneşli ve güzel günler bizimle olabilir. Yaşar Kemal’in İnce Memed adlı eserinde de yazar  “Hangi gün vardır, akşam olmamış, Kaç geceyi gördün sabaha varmamış.” diyerek umutlu olmamız gerektiği mesajı verilmiştir. Umut varsa hayat vardır. Umut varsa eski güzel günler elbet bir gün gelecektir. Onun için var gücümüzle umuda ve hayata bağlanmalıyız.

 

 Bu atasözü ile ilgili şu örneği vermek isterim. Bir gecede tüm servetini kaybeden zengin bir iş adamı olabilir. O iş adamı için hayat bitmiş olabilir ve adamın tüm hayat sevinci yok olabilir. Böyle durumlarda o kişi umudunu asla kaybetmemelidir. Belki yeni günler için onun için farklı olacaktır. Çünkü Allah kimseye taşımayacağı kadar yük vermez. Bundan dolayı umut asla yok edilmemelidir, umuda kelepçe vurulmamalıdır. Atasözünden anladıklarım ve anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum.