Sevdiğiniz sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
Sevdiğiniz sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

Gülü Seven Dikenine Katlanır Atasözü İle İlgili Kompozisyon

Gülü Seven Dikenine Katlanır Atasözü İle İlgili Kompozisyon

Bir şeye sahip olmak isteniyorsa o  sevdiği şey için emek gösterilmesi gerekir . Yani zorluklara katlanacaksın ki sevdiğine kavuşabilesin . Bu sevdiğiniz bir insan olabilir , bir meslek dalı olabilir , bir araba , bir ev ya da bir  arazi sahibi olmak gibi . Bunları elde etenin yolu çalışıp zorluklara katlanabilmekten geçer .

Her şeye kolay bir şekilde sahip olamazsınız . Bunun için belli kriterler vardır . Örneğin ;  zengin ve yardımsever bir insan olmak istiyorsanız sıfırdan başlayıp karşınıza çıkan bütün dikenli yollardan geçmek zorundasınız . Bu güçlükleri aştıktan sonra aklınızı da kullanırsanız varlıklı bir kimse olabilirsiniz . Yani zenginliği seviyorsanız bu uğurda yolunuza çıkacak olan problemleri de aşmak zorundasınız .


Bunun için sevdiğiniz ve elde etmek istediğiniz şeyler için emek gösterin , karşınıza çıkan güçlüklerle baş etmeyi bilin . Çünkü hiçbir şey hemen elde edilemez .  İstediğiniz  her ne ise onun için mücadele etmekten asla yorulmayın . Unutmayın bu mücadelenin sonu mutlaka olumlu bir dönüt sağlayacaktır size . Sevdiğiniz kişilerin de zor yanlarını kabul etmeniz dileği ile .

Arkadaşınıza En Sevdiğiniz Yazarın Bir Kitabını Tavsiye Edecek Olsaydınız Hangi Kitabını Tavsiye Ederdiniz? Nedenleriyle Yazınız.

 

Arkadaşınıza En  Sevdiğiniz Yazarın Bir Kitabını Tavsiye Edecek Olsaydınız Hangi Kitabını Tavsiye Ederdiniz? Nedenleriyle Yazınız.


Arkadaşıma en sevdiğim yazar olan Şermin Yaşar ve İlber Ortaylı'nın birlikte kaleme aldığı  Cumhuriyet’in İlk Sabahı  adlı kitabı okumasını tavsiye ederdim. Bu kitabı okuduğum zaman çok duygulanmış ve çok etkilenmiştim. Çünkü kitaptaki ana karakter olan çocuğun babası savaşta şehit düşüyor ve vatanı için canını feda ediyordu. Çocuk her gün babam gelecek umudu ile bekliyor ve en sonunda abasının şehit olduğu duyuluyor. 


Çocuk Atatürk'ü gördüğü zaman ona soruyor benim babam nerede, babamı gördünüz mü paşam diyor. Atatürk de çocuğa  oradaki tüm babaları gördüm ben, senin baban artık cumhuriyettir çocuk diyerek ona anlamlı bir söz söylüyor. Yani senin baban ülkesi için, cumhuriyet için şehit düştü demek istiyor Mustafa KemalMustafa Kemal’in bu sözü beni çok etkiledi ve gözlerimden bir iki damla yaş gelmişti. Çünkü o yetim kalan çocuğun sahibi artık devleti, milleti olmuştur. Onu koruyacak olan artık cumhuriyettir, vatanının fedakar insanlardır.


  Kısacası bu muhteşem kitap bizlere  bu vatanın kolay kurulmadığını, ne zorluklardan geçtiğini bir şerbetçi çocuğunun gözünden bize Kurtuluş Savaşı dönemini anlatmaktadır. Mutlaka her çocuğun kendi tarihini ,geçmişini öğrenmesi için okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.  Onun için önereceğim en güzel kitap Cumhuriyet’in İlk Sabahı adlı kitaptır. Mutlaka ama mutlaka okuyun derim.

En Sevdiğiniz Etkinlik Hakkında Konuşma Hazırlayınız.

 

En Sevdiğiniz Etkinlik Hakkında Konuşma Hazırlayınız.

 

En sevdiğim etkinlik ülkemin farklı şehirlerini görmek ve şehir şehir gezerek seyahat etmektir. Seyahat sırasında gittiğim yerleri de gün gün not tutarak günlük yazıyorum. Gezdiğim yerleri not almak, tattığım lezzetleri, tarihi ve doğal yerleri günlüğüme yazmak beni çok mutlu ediyor ve kendimi kültürel açıdan daha zengin ve daha bilgili hissediyorum. Sadece yaşadığım şehirde kalmak beni bir zaman sonra sıkmaya başlıyor. Oysa seyahate çıkmak insanın ruhunu açıyor, onu daha aktif kılıyor ve daha mutlu ediyor.

 

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım

 

Seyahat etmenin bana çok faydası oldu. Eskiden insanlarla fazla konuşmazken  şimdi daha sosyal ve daha açık bir  insan oldum. Gittiğim yerler hakkında bilgi  edindim, müzeler   gezdim, doğal ve tarihi yerler gezdim ve oraların ilgi çekici ve yöresel yemeklerini, tatlılarını yedim. Bu sayede hem mutlu oldum, hem de genel kültürüm arttı. Seyahat etmenin  çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Seyahat ederek stresimizi atıyoruz ve kendimizi daha neşeli ve daha mutlu hissediyoruz. Hayata dört elle bağlanıyoruz ve farklı yerleri gezmenin mutluluğunu anı anına yaşayabiliyoruz. Daha hareketli oluyoruz, hem yiyor, hem geziyor hem de öğreniyoruz.

 

 Yaratıcılığımız artıyor, daha çalışkan ve daha farklı düşünmeye başlıyoruz. En sevdiğim etkinlik seyahat etmek, şehir şehir gezmektir. Bir gün okuyup maddi durumum iyi olursa da ülke ülke gezeceğim ve hayatın tadını çıkarıp anı yaşayacağım. Anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum.

Kendinizde Sevdiğiniz ve Sevmediğiniz Özellikleriniz Nelerdir?

 

Kendinizde Sevdiğiniz ve Sevmediğiniz Özellikleriniz Nelerdir?


Her insanın kendisine ait özellikleri vardır. Bu özelliklerin kimisi huydur değiştirilmesi güçtür, kimisi ise eğitim yolu ile değiştirilebilen özelliklerdir.

Kendimde sevdiğim özelliklerim şunlardır: Bir kere insanlara kolay kolay kötülük düşünmeyen, ön yargılı olmayan biriyimdir. İnsanlara tebessüm etmeyi seven, selamlaşmaya önem veren, konuşmayı seven , dinlemeyi de çok seven biriyim. İnsanlara insan olduğu için değer veren, zengin yoksul ayrımı yapmayan, özellikle de yoksul insanlara elimden geldiğince yardım etmeyi seven biriyimdir. İçimdeki merhamet duygusu beni çok başka bir insana dönüştürebilmektedir. 


Örneğin; bazen kendi yakınlarım için yapmadığım bir şeyi muhtaç olan biri için hemen yapabilirim ve elimde ne kadar para varsa o muhtaç olanlara yardım ederim ve bundan da asla pişman olmam. Çünkü o yardıma muhtaç olan kişiyi Allah bana gönderdi diye düşünürüm. Hoşgörülü olduğum için, yardımsever ve samimi olduğum için kendimi seviyorum.


Sokak hayvanlarına karşı şefkatli bir insanımdır. Yolda aç bir sokak hayvanı görsem hemen annemden rica ederim ve annemin hazırladığı yemeklerden onlara da koyarım. Hayvanlara eziyet edenleri sevmem ve onların insani özelliklere sahip olmadığını bilirim. Paylaşmayı seven cömert biriyimdir. Empati kurabilirim ve insanları anlayabilirim. İletişime açık bir insanımdır. İnsanlara yeri geldiğinde hayır demesini bilirim ve kendimi de değerli bulurum. Küçük şeylerden mutlu olmasını ve şükretmesini bilen biri olduğum için seviyorum kendimi. Sesim güzeldir ve şarkı söylerim. Güzel bağlama çalarım. Bu yönümü çok seviyorum.


 Resim yeteneğim vardır ve kendimce güzel resimler çizerek sevdiğim insanları mutlu etmek kendimi daha da çok  sevmemi sağlar. Özel günleri asla unutmam. Bana değer veren insanlara değer veririm ama vefasız insanlardan uzak dururum. Kendimde sevmediğim özellikler ise yaşadığım olaylara ve ilişkilere fazla anlam yüklüyorum. Aşırı alıngan bir insanım. Aşırı hassas olduğum için başka insanlardan da aynı nezaketi bekliyorum ve bunu göremeyince büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum. Bazı zamanlar aşırı fedakarlıklar yapabiliyorum ve bundan geri pişman oluyorum. Çabuk karar alıp çabuk değiştiren biriyim. Fazla sabırlı ve tutarlı olmadığım anlarda kendimi sevmiyorum. Bir işi sonuna kadar götüremediğim anlarda oluyor. 


Bazen risk almasını bilmiyorum ve hemen başarısız olacağımı düşünerek kendime ön yargılı oluyorum. Her şeye kafayı çok takıyorum ve bu da benim kendimde sevmediğim özelliklerdir. İnsanlara çok fazla anlam yüklememek ve kimseden beklenti içine girmemek gerektiğini düşünüyorum. Böyle olursam kendimi daha çok seveceğimi düşünüyorum.

Çok Sevdiğiniz Bir Arkadaşınız Sizi İncitecek Bir Şeyler Yaptı. Bu Durumda Tepkiniz Nasıl Olurdu Konulu Konuşma

 

Çok Sevdiğiniz Bir Arkadaşınız Sizi İncitecek  Bir Şeyler Yaptı. Bu Durumda  Tepkiniz Nasıl Olurdu Konulu Konuşma

 

İnsan sosyal bir yapıda olduğu için arkadaşları ve dostları olur, yakın çevresi olur. Çünkü insan ancak insanla birlikte olunca, konuşunca, dertlerini anlatınca, mutluluklarını paylaşınca daha mutlu ve daha iyi hisseder kendini.

Sevgili öğretmenim,

En çok sevdiğim arkadaşım beni incitecek bir davranış sergilediği zaman ya da arkamdan olur olmadık sözler etiği zaman ilk olarak büyük bir hayal kırıklığı yaşardım ve o anda dünyam başıma yıkılırdı. Çünkü insan en yakın dostum dediği kişiden asla kötülük beklemez ve bunu kalbinden bile geçiremez. Beni incittiği için önce oturur ve ağlardım. Ben duygusal bir insan olduğum için bu durumu kafaya takardım ve canım yanardı. Kendime gelmem uzun sürerdi ama kendime gelirdim ve bir daha asla eski ben olmazdım.

 

Sevgili Öğretmenim,

Beni inciten arkadaşıma karşı kesinlikle eski samimiyetimle davranmazdım ve ona aşırı anlamlar yüklemeyi bırakırdım. Gerçekten seven insan arkadaşını davranışları ve dili ile kırmaz. Onu incitirim diye çok korkar. Beni gerçekten inciten çok sevdiğim arkadaşımın gerçek bir arkadaş, gerçek bir dost olmadığını anlamış olurum. Bundan sonraki arkadaşlık ilişkilerimde insanlara fazla güvenmemeye başlarım ve kendimi onlara kaptıracak boyutlarda samimiyet kurmam.

 

Hani bir söz vardır ya; “İnsanlarla münasebetiniz ateşle münasebetiniz gibi olsun, çok yaklaşma yanarsın, çok uzaklaşma donarsın diye.” diye artık bu söz doğrultusunda hareket ederdim. Hemen affetmesem bile o arkadaş dediğim, canım bildiğim, kardeşim, dostum bildiğim kişiyi zaman içinde affederdim ama ona karşı bir daha asla aynı olmazdım ve uzak dururdum. Merhaba merhaba demekten ileriye gitmezdi ilişkim.

Çok Sevdiğiniz , Adeta Hayran Olduğunuz Birisini Anlatan Kompozisyon Yazınız .


Çok Sevdiğiniz , Adeta Hayran Olduğunuz   Birisini Anlatan Kompozisyon Yazınız .

Geçmişimize baktığımızda atalarımızla gurur duymalıyız . Bizim asil milletin o kadar çok kahraman evlatları olmuştur ki bunları saymakla bitiremeyiz . Benim en çok sevdiğim  , hayran olduğum, keşke  bir defa tanışma imkanım olsaydı diyebileceğim kişi  Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran  Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür . Daha küçücük yaşlarda okumaya çok önem veren bu asil lider her zaman vatan ve millet sevdalısı olmuştur .  Kimi çocuklar kendisine verilen harçlıklara şeker alır, top alır  o ise  çoğunlukla kitap almıştır . Çünkü o  her zaman çok çalışan , çalışmaktan büyük zevk  alan kişi  olmuştur . 

Osmanlı Devleti'nin  son zamanları çok kötü gidiyordu . Ülkemiz yok olma ile karşı karşıya kalmıştı . İşte böyle bir zor zamanlarda ülkemizin imdadına Gazi Mustafa Kemal yetişmiştir . Mustafa Kemal , milletin içinde  bulunduğu  bu zor  vaziyetten rahatsız olmuş ve bir an önce  ülkemizin bağımsızlığına kavuşmasını arzulamıştır . Bunun için de boş durmamış ve hemen hareket geçmiştir . Silah arkadaşları  ve Mehmetçiklerimiz ile birlik olup bu vatanı düşmandan kurtarmışlardır . O hep milleti için büyük mücadeleler vermiş , büyük zorluklar çekmiştir . O  ve Mehmetçiklerimiz olmasaydı şu anda yaşamıyor olabilirdik ya da başka bir milletin  mandası altında köle olarak yaşamaya devam ediyorduk .  Çanakkale Savaşı'nda '' Ben size taarruzu değil; ölmeyi emrediyorum, Sakarya'da Bölgesel mücadele yoktur, ulusal mücadele vardır''  diyerek her zaman vatanı için canını vermeye hazır olmuştur . Onun  idealist oluşu, zeki oluşu, ileri görüşlü olması, eğitimci olması, asker olması, vatansever olması ve daha birçok özelliği beni kendisine hayran bırakmıştır . Hatay sorununda bile hasta yatağından kalkıp ülke sorunları ile uğraşacak kadar  karakterli , asil bir milletin evladıdır .  Mustafa Kemal hiçbir zaman vatanını ve milletini satmamış  , her zaman ülkesinin her alanda gelişmesi için çalışmıştır . O kadar çok malı ve mülkü olmasına rağmen bunları hiç önemsememiştir ve şunu söylemiştir : '' Mal ve mülk bana ağırlık veriyor, asıl zenginlik kişinin manevi şahsiyetindedir '' diyerek  sağlam kişiliğini bir kez daha ön plana çıkarmıştır . Bunun için onu asla unutmamalıyız . 

Bunun için onun ilke ve inkılaplarına sahip çıkmalıyız . Onu her zaman kalbimizde yaşatmalıyız.  Nurlar içinde uyu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ışıklar  içinde uyuyun milletimin kahraman  kadınları, kahraman askerleri . Sizlere minnettarız ve sizleri asla unutmayacağız .

Dedemin Kırmızı Kamyonu Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları

 Dedemin Kırmızı Kamyonu Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları


1) Güneş her akşam ne kadar internette takılacaktır?

 A) 30 dakika

 B) 40 dakika

 C) 45 dakika

D)  50 dakika

 

2) Güneş’in kız kardeşinin adı nedir?

A) Deniz

B) Yağmur

C) Gökçe

D) Derya

 

3) Güneş’in dedesi kaç yıldır  onlardan uzak kalıyormuş?

A) 5

B) 4

C) 3

 D)2

 

4) Güneş , dedesinin hangi  fiziksel özelliğine  dikkat  çektiğini söylemiştir?

A) Gür kaşları

B) Pos bıyıkları

C) Uzun saçları

D) Koca burnu

 

5) Güneş’in en çok sevdiği oyuncağı nedir?

 A)Uzaktan kumandalı araba

B) Drone

C) Kırmızı kamyon

D) Oyuncak helikopter

 

6) Güneş’in  kuşunun adı nedir?

 A) Saksağan

B)  Yelkovan

C) Mavi gerdan

D) Pırpır

 

7) Güneş ve kız kardeşi babasının  söylediği hangi söze ağlamışlardır?

 A)Buradan başka bir şehre taşınacağız.

B) Size artık bilgisayar kullandırmayacağım.

 C)Sevdiğiniz meyveleri bu hafta alamayacağım

 D)En sevdiğiniz oyuncağı yanlışlıkla kırdım.

 

8) Güneş’in dedesinin bağı neredeymiş?

 A)İç Anadolu’da

 B)Ege Bölgesi’nde

C) Akdeniz Bölgesi’nde

D) Marmara Bölgesi’nde

 

9) Güneş ve ailesinin dikkatini çeken televizyon haberi neydi?

 A)Dünyayı sarsan bilimsel bir buluşun olması

B) Deprem sırasında enkazda kalan küçük Ayşe’nin kurtulması

 C)Bir kedinin yavrularını korumak için bir adama saldırması

 D)Uzay’a ülkemizden de birinin çıkacak olması

 

10) Güneş’in  babasının mesleği nedir?

A) Doktorluk

B) Mimarlık

 C)Mühendislik

D) Avukatlık

 

11) Güneş’in  Fen Kulübündeki öğretmeninin adı nedir?

 A)Aliye

 B)Gamze

C) Fatma

 D)Giz

 

12) Aşağıdakilerden hangisi Güneş’in rüyasında gördüğü olaylardan biri değildir?

A) Takım elbiseli, parlak turuncu kravatlı, yuvarlak gözlüklü bir adam görmüştür.

 B)Güneş’in öğretmeninin evlilik alyansının kocaman olması

C) Kurma anahtarının yeri

D) Dedesinin hayatını kaybetmesi

 

13) Güneş’e rüyasında   öğretmeni ne söylemiştir?

A) En büyük erdem güzel ahlaklı olmaktır.

 B)İnsanın ancak çok sevdiği, değer verdiği şeyler gözünde kalbinde büyüyebilir.

 C)Empati kurmak dünyanın en güzel duygularından biridir.

D) Yardımseverlik ve merhametten yoksun bir kalp henüz insan olma vasfına ulaşamamıştır.

 

14) Güneş’in sevdiği kızın adı nedir?

 A)Melis

 B)Züleyha

 C)Alım

D) Asya

 

15) Aşağıdakilerden  hangisi Güneş’in hoşlandığı kızın göz rengidir?

A) Yeşil gözleri vardır.

 B)Ela gözleri vardır.

C) Mavi gözleri vardır.

 D)Kahverengi gözleri vardır.

 

16) Güneş’in dedesi  Güneş’in babası ile telefonda görüştükten kaç gün sonra çıkıp gelmiştir?

A) 5

 B)7

C) 4

D) 2

 

17) Güneş’in dedesi yakın bir zamanda nasıl bir rahatsızlık yaşamıştı?

 A) Kanser hastalığını yakın bir zamanda atlatmıştı.

B) Şeker komasından yeni çıkmıştı.

C) Kalp rahatsızlığı yaşamıştı.

 D)Zatürre geçirmişti.

 

18) Aşağıdakilerden hangisi dedenin  fiziksel özelliklerinden biri değildir?

A) Kır saçlıdır.

B) Tombuldur.

 C)Kısa boyludur.

D) Kitap okumayı çok sever.

 

 

19) Güneş’in babasının  başka bir şehre tayinin çıkarılmasının nedeni nedir?

A) İş yerindeki bir adamın Güneş’in babasının projesini ele geçirmek için, çeşitli oyunlar oynayıp evraklar hazırlayarak babasının işinden ayrılmasını sağlamak ve onun tayinin çıkmasına neden olması

B) Devletin doğudaki hizmet bekleyen kişilere ihtiyaç duyması

C) Annesinin kendi şehri olan Antalya’ da yaşamak istemesi

 D)Babasının kariyerini yükseltmek için başka bir şehre tayin istemesi

 

20) Kız kardeşi Güneş’e en sevdiği kuşu ne zaman almıştır?

 A)Güneş ateşli hastalık geçirdiği zaman

 B)Güneş’in doğum gününde

C) Güneş okuldan eve geldiğinde

D) Güneş zor bir sınavdan 100 aldığı zaman

 

21) Güneş’in babasının bulduğu formül aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kötülük ve nefret geçmişe götürür, iyilik ve sevgi geleceği getirir.

 B)İyiliği düşünmek bizi cesaretle yaşatır.

C) Bilgi insanı şüpheden, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak korkudan kurtarır.

D) Kendimizi üst seviyeye çıkarmanın yolu, bir başkasının üst seviyeye çıkmasına yardımcı olmaktan geçer.

 

22) “ Dünyayı çocukların hayalleri kurtaracaktır”  diyerek Güneş’i öven kişi kimdir?

 A)Güneş’in dedesi

B) Güneş’in babası

C) Güneş’in öğretmeni

D) Güneş’in annesi

 

23) Güneş’in dedesinin kırmızı kamyonun sırrı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kırmızı kamyonun kendiliğinden çalışıyor olması

B) Kırmızı kamyonun içinde bir küp altın olması

C) Kırmızı kamyondan sadece dedesinde bulunması

 D)Kırmızı kamyonda Güneş’in babaannesinin bir gezinti sırasında yaşamını kaybetmesi

 

24) Kırmızı kamyon  yıllarca nerede saklıymış?

A) Dedesinin üzüm bağında üstü sarmaşıklarla kapalı bir halde yıllarca oracıkta durmuş kırmızı kamyon

B) Güneşlerin yaşadığı binanın alt katında saklıymış

C) Dedesinin yaşadığı yer olan Mersin’deki evinde saklıymış.

D) Güneş’in babasının iş yerindeki bir bölümde saklıymış.

 

25) Güneş’in en sevdiği oyuncağın hikayesi nedir?

A) Güneş en sevdiği oyuncağı bir tatil köyündeyken görmüş ve çok beğenip almıştır.

 B)Güneş’in en sevdiği oyuncak o doğmadan önce alınmış olup dedesinin kamyonunun küçük modeli şeklindedir.

C) Oyuncağı bir hayırsever ona getirmiştir.

D) Oyuncağı yolda bir kenara atılmış halde bulup onu sahiplenip çok sevmiştir.

 

26) Güneş ailesi ile birlikte  kamyonda giderken , dedesinin yaşadığı küçük kazada dedesine bir şey olmamıştır. Bunun üzerine dedesi onlara aşağıdakilerden hangi sözü söylemiştir?

A) Sakla samanı gelir zamanı

 B)Acı patlıcanı kırağı çalmaz.

C) Damlaya damlaya göl olur

D) İşleyen demir pas tutmaz

 

27) Güneş ve ailesi üzüm bağlarına gittiklerinde neden çok şaşırmışlardır?

 A)Bağda kocaman bir yılan gördükleri için

 B)Bağda tonlarca üzümün ilaçlanmadan ve sulanmadan çok güzel bir şekilde yetiştiği için

 C)Bağın etrafının apartmanlarla çevrili olması ve bağın ortada görünmeyecek kadar küçük kalması

D) Bağlarının ortadan yok olması yerine başka bir yerinin ev yapmış olması

 

28) Dedemin Kırmızı Kamyonu adlı kitabın yazarı kimdir?

A) Uğur Dündar

B) Mehmet Ali Birand

C) Reha Muhtar

D) Ali Kırca

 

29) Güneş günlüğünde aşağıdaki kişilerden hangisine yer almamaktadır?

A) Babası

B) Dedesi

C) En sevdiği kız arkadaşı

D) Komşuları Ayşe Hanım

 

30) Bu hikayeye aşağıdaki başlıklardan hangisi verilemez?

A) Güneş’in hayalleri

B) Güneş’in bisiklet macerası

C) Güneş’in dedesinin kamyonunun sırrı

 D)Güneş’in rüyasında yaşadığı olaylar

 

Cevaplar:

1.a   2. b  3.c   4.b   5.c   6.d   7.a   8.b   9.a  10.c   11.d   12.d   13.b   14.c   15.b   16.d   17.c   18.d   19.a   20.b   21.a   22.b   23.d   24.a   25.b   26.b   27.c   28.d   29.d   30.b

Sevdiğiniz Bir Türkünün Oluşum Hikayesini Anlatıp Seçtiğiniz Türküyü Sınıfta Okuyunuz

 

Sevdiğiniz Bir Türkünün Oluşum Hikayesini Anlatıp Seçtiğiniz Türküyü Sınıfta Okuyunuz

Ülkemizin başkenti olan Ankara’nın meşhur bir elması vardır. Bu elmaya misket adı verilir. Küçücük bir elmadır bu elma türü. Ganizade ailesinin Huriye adında şirin mi şirin güzel mi güzel bir kızı vardır. Huriye evlerinin bahçesinde olan elma ağacına çıkar ve aşık olduğu, canından çok sevdiği Osman Efe’yi bekler orada. Osman Efe de  Ankara’nın sayılı efelerinden biridir. Yakışıklı, genç, geniş omuzlu,  yiğit bir delikanlıdır.  Osman Efe Huriyelerin evinin önünden geçtiği zaman Huriye hemen elma ağacına çıkıyor ve Osman Efe de onu görüyor. İkisinin de yüreğinde  heyecan, aşk  duygusu başlıyor. Osman Efe Huriye’ye Misket diye hitap ediyor.

 

O yörenin  bir de meşhur ağası vardır. Adı Kır Ağa’dır. Kır Ağa  günlerden bir gün Huriye’yi su doldururken görüyor ve Huriye’yi çok beğeniyor. Kır Ağa, Huriye’ye görücü gönderiyor. Huriye’nin babası ise Kır Ağa zengin diye buna mutlu oluyor ve Annesi, Huriye’nin ağzını arıyor, fakat Huriye ”Ölsem DE  Kır Ağa’ya varmam” diyor. Huriye, akşamı zor ediyor ve olanları bir an önce sevdiğine anlatmak istiyor. Bahçeye çıkıp, Osman Efe’nin yolunu gözlemeye başlıyor. Uzaktan atını görünce, tırmanıp çıkıyor elma ağacına. Başına gelenleri anlatıyor sevdiğine,  Osman Efe’sine. Osman Efe bunları duyunca çılgına dönüyor ve  Kır Ağa’ya haber gönderiyor , ”Kendini sever, sayarım. Yiğit kişi bellerim. Yolumdan çekilsin. Sonu iyi olmaz” diyor.. Haberi Osman Efe’den Kır Ağa’ya götürenler, bire bin katarak anlatıyorlar Kır Ağa’ya . Şunu diyorlar:  ”Osman diyor ki, Kır Ağa kim oluyor da benim yavuklumu alacak. Leşini sararım”  falan diyerek yalan yanlış abartmalarla dolduruyorlar Kır Ağa’yı.

 

Kır Ağa, ”Demek dünkü çocuk bize meydan okuyor. Kendine güveniyorsa karşıma çıksın” diye Osman Efe’ye haber gönderiyor.  Tabii haberi götürenler Osman Efe’ye de olayı  abartarak anlatıyorlar. Osman Efe Kır Ağa’ya, Kır Ağa Osman Efe’ye  öfkeleniyor ve kinleniyorlar. Sonunda  kıran kırana kavga ediyorlar ve kazanan Huriye’yi alsın diyorlar. Belirlenen gün ve yerde karşılaşıyorlar. Bıçaklar çekiliyor. Huriye ise durumu merakla bekliyor. Çıkmış elma ağacı üstüne, olanları gözlüyor. Bir yandan da Osman Efe için dua ediyor. Osman Efe ise Kır Ağa karşısında aslanlar gibi dövüşüyor. Kır Ağa birden duruyor. ”Benimle böylesine boy ölçüşen yiğide, ben kıyamam. Koç olacak kuzuya bıçak çekemem. Vur bıçağını bağrıma. Misket senin olsun” diyor. Osman Efe önce şaşırıyor, sonra oda bıçağını yere atıyor ve koşup ellerine sarılıyor Kır Ağa’nın ve her ikisi barışıyorlar. 


 Huriye olayları ağaçtan izliyor ve ne olduğunu tam anlayamıyor. Derken kalabalık yaklaşır, önde Kır Ağa, arkasında kalabalık.  Huriye’nin  gözleri Osman Efe’yi arıyor ama Osman Efe görünmüyor o sırada Huriye’nin gözüne.  Daha sonra ağaçta  Huriye’nin aniden başı dönüyor, gözleri kararıyor, tepe üstü ağaçtan aşağı düşerek cansız bir şekilde yere yığılıyor. Çok geçmeden kalabalık elma ağacına ulaşınca, bir feryattır kopuyor. Osman Efe, sığmıyor oralara. Kadınlar kızlar perişan. Misket kızın yani Huriye’nin hikayesi dilden dile dolaşıp türkü oluyor.

 

Güvercin Uçuverdi (Misket) Türküsünün Sözleri ise şunlardır:

Güvercin uçuverdi
Kanadın açıverdi
Elin oğlu değil mi
Sevdi de kaçıverdi

A benim aslan yarim
Duvara yaslan yarim
Duvar cefa götürmez
Sineme yaslan yarim

Güvercinim uyur mu
Çağırsam uyanır mı
Yar orada ben burda
Buna can dayanır mı

A benim hacı yarim
Başımın tacı yarim
Eller bana acımaz
Sen bari acı yarim

Caminin müezzini yok
İçinin düzeni yok
Çok memleketler gezdim
Misget’ten güzeli yok

Daracık daracık sokaklar
Misget şeker topaklar
Pul pul olsun dökülsün
Seni öpen dudaklar

Caminin ezan vakti
İçinin düzen vakti
Ben Misget’i yitirdim
Sonbahar gazel vakti

Gökte yıldız sayılmaz
Çiğ yumurta soyulmaz
Üçer avrat almayan
Hiç erkekten sayılmaz

 

 

En Sevdiğiniz Mevsimi Tanıtınız

 

En Sevdiğiniz Mevsimi Tanıtınız


Mevsimlerin kendine göre güzellikleri vardır. Her mevsim içimizde farklı hisler uyandırır. Mesela ilkbaharda canlanır ve çevreye daha meraklı oluruz. Yaz mevsiminde rahatlama başlar ve uzun günler bizi mutlu eder. Sonbaharla yaprakların dökülmesi içimizde hüzün duygusunu barındırır. Kış ise kapalı ev ortamı ama sıcacık sobanın yanında mis gibi kestane kokuları içinde ve patateslerin enfes tatlarında kaybolur gideriz.


Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

En sevdiğim mevsim kış mevsimidir. Bazıları kış mevsimini çok sevmeyebilir ama ben en çok kışı seviyorum. Çünkü kış mevsimi geldiği zaman evimizin içinde daha uzun sohbetler yapılıyor, geceler uzun olduğu için kış akşamları misafirliğe gidiyoruz ve zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorum. Çünkü aşırı mutlu oluyorum. Komşularımızın çocukları ile minik legolarımızdan türlü şekiller yapıp saatlerce bıkmadan usanmadan oynayabiliyoruz. Soba yanarken pişen ekmekler, kavrulan kabak çekirdekleri,  sobanın fırınında yapılan balıklar harika bir tat veriyor bana. Bunları bir de akraba ile komşu ile yemek daha da güzel oluyor.

 

Sevgili öğretmenim,

Sabah uyandığımda annemin dışarı bak demesi ile günüm aydınlanıyor. Çünkü he yer kar ile kaplanmış oluyor. Hele bir de benim gibi Sivaslı olanlar karın tadına doyuyor be harika bir kış geçiriyoruz. Zorlukları da oluyor ama  yine de her şeye rağmen kışı çok ama çok seviyorum. Dışarıda arkadaşlarla kar topu oynamak, akşamlara kadar kaymak beni çok mutlu ediyor. Kış yemekleri de çok güzel oluyor. Annemin yaptığı pırasa, kereviz ve ıspanak yemeklerinin tadını çok seviyorum. Her şeyi ile kışı seviyorum.  Anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

En Sevdiğiniz Kitap Hakkında Konuşun

 

En Sevdiğiniz Kitap Hakkında Konuşun


Kitap okumayı çok severim ve okuduğum kitaplar bana  her zaman yol göstermiştir. Kitap okumak insanın hayal dünyasını geliştirir ve kendimizi okuyarak daha iyi hissederiz ve daha iyi geliştiririz.

En sevdiğim kitap ise Zülfü Livaneli’nin yazdığı Son Adanın Çocukları adlı kitaptır. Kitabı okurken zamanın nasıl geçtiğini bile anlamadım. Kitapta şunlar anlatılıyordu:

Son Adanın Çocukları ( Yazarı: Ömer Zülfü Livaneli)



Sevgili Öğretmenim, 

Son Adanın Çocukları adlı kitap  huzur ve mutlulukla bir araya gelmiş insanların yaşadığı, cennet gibi bir adada geçer. Bu adada toplam kırk aile yaşamaktadır. Toplam kırk aile yaşadığı için her ailenin ev numarası belirlenmiştir. Mesela bir komşudan bahsedilirken 7 numaralı komşu diye bahsedilir. Adada yaşayan insanlar sade bir yaşam sürmektedirler. Adada yaşayan insanlar birbirine karşı nazik davranan, kendilerini geliştirmiş, kibar kimselerdir. Kimsenin kimseye şiddet uygulamadığı çok güzel bir adadır burası. Paraya bile fazla ihtiyaç duyulmamaktadır burada.  Günlerden bir gün adaya  emekliye ayrılmış bir başkan gelir.  Başkanın gelmesi ile adadaki insanların huzuru kaçar.  Her gün yeni ve kötü gelişmeler yaşanır. Gelen başkan kötü niyetli, adanın doğal halini yok etmeye karar vermiş diktatör bir kimsedir. Emeklilik yıllarını bu adada geçirmek ister.



Adadaki olağanüstü düzen ve dostluk anlayışı,  başkanın gelişiyle birlikte bir anda değişiverir. Başkanın iki tane de torunu vardır yanında. Başkan ilk olarak yol buyunca insanlara gölge olan, onları güneşin aşırı sıcağından koruyan ağaçlara zarar vererek  başlar. Yani doğa katliamını  ilk ağaçları budayarak başlatır şiddet meyillisi bu art niyetli başkan. Bu durum ada halkı tarafından pek önemsenmez ve kimse de  bu duruma itiraz etmez. fakat sonrasında  başkanın isteği doğrultusunda yönetim kurulu oluşturulur. Başkan, ada halkını, adaya medeniyet getireceğim, burası daha iyi bir yer, daha modern bir yer olacak diye kandırmaya devam eder ve ada halkı da onun bu düşüncesinden etkilenir. Başkan ilk olarak adaya zarar veren şeyin martılar olduğunu söyler.  Oysa adanın asıl sahipleri, adanın asıl dostları orada yaşayan  martılardır. Ada onların yuvası, onların geçmişi, onların her şeyidir. Bu korkak ve acımasız başkan martılara düşman olur ve elinden gelen  her türlü kötülüğü yapmaya başlar. Kurul kararı ile martıların öldürülmesi kararı alınır. Böylelikle martıların el koyduğu adanın en güzel koylarına beş yıldızlı oteller yaptırılabilecektir. Bu duruma itiraz edenler olsa da başkanın gücü karşısında kimse bir şey yapamaz. Martılar yok edilmeye başlanır.


 Martıların katliamıyla artık adada hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Martıları yok etmesi için aday ilk olarak  tilkiler getirilmiştir. Tilkilerin gelmesi ile adanın doğal hali bozulur. Bu yöntemle martılar yok olur ama bu defa da adada  yılanlar çoğalmaya başlar. Adanın dengesi bozulmuştur bir kere.  Yılanlar ada halkına zarar vermeye başlar. Evlere girer, yatakların altından çıkar ve insanlar bir türlü rahat uyuyamaz.  Yılanlar ada halkına zarar verince bir uzmana danışılır. 


Uzman adanın her yerine direkler diktirerek leyleklerin adaya yerleşmesini sağlamak ister. Leyleklerin yılan sayısını azaltacağını düşünür. Fakat leylekler adaya uğramazlar. Uzman ada halkını dolandırarak kaçar. Ada halkı son bir çare olarak başkanın yönlendirmesiyle ormanı kontrollüce yakıp sorunlarından böylelikle kurtulmak isterler. Ama yangın tüm adayı küle çevirir, yakar, yıkar, yok eder.  Yangından geriye kıyıdaki tekne, bakkal ve en kıyıdaki iki ev kalır. Başkanın iki torununun dışında adada yaşayan iki çocuk vardır. Bunlardan biri romanı anlatan kişidir. diğeri ise bakkalın dilsiz oğludur. Anlatıcının ve ailesinin mücadelesi, bakkalın oğlunun martıları yaşatma savaşı anlatılır kitapta.  Tüm adayı yaktıktan sonra ada halkı tüm gerçeği görürü ve ama iş işten geçmiştir. 


Daha sonra başkan adadan gider ve adada kalan kimseler  birer fidan dikerek  kaybettikleri adalarını tekrardan bulurlar ve artık daha akıllı, daha bilinçli olurlar. Kitap bu şekilde sona erer. Kitabı okuduğumda çok etkilenmiştim. Kötü niyetli insanların nasıl bu kadar doğa düşmanı olduğuna bir kez daha şahit oldum. Kitaptan anladıklarım bunlardı . Doğa dostu Zülfü Livaneli yine güzel bir konuya değinmiş ve doğamıza sahip çıkmamızı gerektiğini anlatmış ve hepimizi güzel mesajlar vermiştir.  Dinlediğiniz için teşekkür ederim öğretmenim.

Çok Sevdiğiniz Bir Filmi Veya Diziyi Anlatınız.

 

Çok Sevdiğiniz Bir Filmi Veya Diziyi (Arka Sokaklar)Anlatınız. 


Yıllardan beri takip ettiğim ve çok sevdiğim bir dizi vardır. Bu dizinin adı da Arka Sokaklar adlı dizidir. Dizide,  İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'nde özel bir ekipte görev yapan  polislerin aile yaşantılarını y ve İstanbul sokaklarındaki maceraları anlatılmaktadır. Ekip, görevleri sırasında değişik ve çeşitli insan hikâyeleriyle sürekli karşılaşmaktadır. Bazen gülümseten, bazen de  iç burkan bu hikâyelere, meslek yıllarının deneyimi ve babalığıyla yaklaşan, ekibin diğer genç üyelerine de yol gösteren kişi  İstanbul Emniyet Müdürü Rıza Soylu  olur. 


Rıza Baba herkese babalık etmeye çalışır ve kötü insanların peşinde olur. Adaletsizliğe karşı olan Rıza Komser ve ekibi zalimleri, canileri yakalar ve onlara gereken dersleri verir. Diziyi izlerken kimi zaman duygulandığımız anlar kimi zamanda sevinçten havaya uçtuğumuz anlar olur. Dizede en çok sevdiğim karakterlerden biri de Mesut Komserdir. Mesut Komser içinden geldiği gibi konuşan ve yapmacık olmayan biridir. Hak eden kişilere hak ettiği cezayı vermesi benim çok hoşuma gidiyor. Hüsnü Çoban ve ailesi de ayrı bir macera tabi. Onların aile yaşantıları kimi zaman güldürüyor kimi zaman da ağlatıyor. Dize doğru ve dürüst insan olmak gerektiği, kötü işlere bulaşırsan başına ne gibi belalar geleceği, kötü alışkanlıklara sahip olmamak gerektiğine vurgu yapılıyor ve insanlara güzel ve anlamlı mesajlar veriliyor. 


Rıza, Hüsnü, Mesut, Engin, Aylin, Hakan adında komserler var ve bunlar ülkede asayişi sağlamak için var güçleri ile mücadeleye devam ediyor ve toplumda güven ve huzuru sağlamaya çalışıyorlar. Dizi izlenmesi gereken güzel bir dizidir. Haksızlıklar karşısında susmamak gerekir, suç işleyen herkes hak ettiği cezayı almalı ve masumlar her zaman koruma altına alınmalıdır. Her hafta izliyorum.

En Sevdiğiniz Şarkıcı Hakkında Konuşun

 

En Sevdiğiniz Şarkıcı Hakkında Konuşun


En sevdiğim şarkıcı Barış Manço’dur.  Barış Manço hayatını kaybedeli yıllar olmuş ve ama yazdığı eserler yediden yetmişe herkesin dilinde olan eserlerdir. Çocukların dilinden çok iyi anlayan, çocuk sevgisi ile tanınan, yardımsever ve güzel yürekli bir adammış Barış Manço. Onun eserlerini okurken çok mutlu oluyorum ve iyi ki de böyle biri dünyadan gelip geçmiş diyorum. Arkadaşım Eşek, Bal Böceğim, Yaz Dostum ve daha çok sayıdaki şarkısını dinlerken  kendimi çok iyi hissediyorum. Çünkü yazdığı eserlerde insanlara güzel mesajlar da vermiştir. Çocuklar için çeşitli yarışmalar düzenlemiş ve onlara çok değer vermiştir. Ülke ülke gezen Barış Manço kültürlü bir insandır. Japonlar onun şarkısına hayran bir millettir.

 

Sevgili Öğretmenim, değerli dinleyiciler!

Çünkü o hoşgörülü, geniş bilgi birikimine sahip gerçek bir sanatçı olarak hayat sürmüştür. Barış Manço ülkemizin büyük bir gururdur. Onun hakkında bildiklerim ve araştırdıklarım  diğer bilgiler ise şunlardır: Mehmet Barış Manço, 2 Ocak 1943 tarihinde  İstanbul Üskürdardaki  Zeynep Kâmil Hastanesi'nde doğdu. Manço ikinci dünya savaşı yıllarında doğduğu için barışa olan hasretten dolayı adını Barış koymuşlardır. Türk sanatçı, televizyon programı yapımcısı ve sunucusu, aranjör, şarkıcı, besteci, söz yazarı ve kültür elçisidir. Yani çok yönlü bir sanatçıdır.

 

Türkiye’de rock müziğinin öncülerinden olan Barış Manço Anadolu  rock türünün kurucuları arasında yer alır. İki yüzün üstünde bestelediği seri vardır.  Bu başarılarından dolayı Barış  Manço’ya on iki altın ve bir platin albüm ve kaset ödülü  verilmiştir. Çünkü bunu kendi emeği ile hak etmiş, eşsiz bir sanatçıdır Manço. Şarkılarının bir bölümü daha  sonra Almanca, İngilizce, İspanyolca, Arapça, İbranice, Yunanca, Bulgarca ve Flekemenkçe olarak yorumlanmıştır. Televizyon programları sayesinde dünyanın farklı ülkelerine gitmiş ve bu nedenle kendisine “Barış Çelebi” denilmiştir. Hazırladığı televizyon programları sayesinde dünyanın pek çok ülkesine gitmiş, bu nedenle "Barış Çelebi" olarak adlandırılmıştır. 1991 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı unvanı verilmiştir. Anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür etmeden önce Barış Manço'ya ait sözler ile konuşmamı noktalamak istiyorum:

“Ben ne çağdaş Türk ozanı ne çağdaş Dede Korkut ne de günümüzün Nasrettin Hoca’sıyım. Sadece 20. yüzyılda yaşamış ve o yüz yıla damgasını vurmaya çalışan bir Türk’üm. 20.yüzyılın Türk müziğini yapıyorum.”

En Sevdiğiniz Mevsim Hakkında Konuşun

 

En Sevdiğiniz Mevsim Hakkında Konuşun

 

İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış mevsimleri ülkemde belirgin olarak yaşanmaktadır. Benim en çok sevdiğim mevsim ise toprak ananın yavaş yavaş uyanmaya başladığı, çiçeklerin açtığı, böceklerin uçtuğu, dağların yeşermeye başladığı ilkbahar mevsimidir. İlkbahar mevsimi benim için yeniliği, hayata yeniden yeni umutlarla bakmayı ifade eder. Umutlu olmayı ve amaçlarımı hayata geçirmem için çalışmaya başlamamam gerektiğini ifade eder. Bunun için ilkbahar mevsimini çok seviyorum.

 

Sevgili Öğretmenim,

Yağmurların yağması ve yağan yağmurun altında ıslanarak özgürlük diyerek gökyüzüne bakmak ve baharın o mis kokusunu içime çekmek beni mest eder. Kışın o soğuk yüzü artık yoktur ve yüreğimizdeki sıkıntılar da karamsarlıklar da ilkbaharın gelmesi ile ortadan kalkar. İlkbahar mevsimi benim için  mutluluktur, heyecandır. Güneş ile yavaş yavaş iç içe olmaya başlamaktır. Annesinden yeni doğan kuzuların meleme seslerinin kulağımda yankılanışıdır. Yaylaların bir başka güzel olması, ormanların bir başka güzel olması demektir. Bunun için ilkbahar mevsimini çok seviyorum.

 

Bereket, bolluk, yeniden doğma, yenilenme gibi kavramları zihnimde çağrıştırmaktadır. Anneler için detaylı bir ev temizliğine başlama, çocuklar için dışarıda doya doya oynama, yaşlılar için dışarı çıkıp güneşlenme ve yürüyüş yapma, gençler için sevdiği kişi ile kırlarda gezme vb gibi güzelliklerin yaşanmasıdır ilkbahar mevsimi. İlkbahar ile anlatacaklarım ve hissettiklerim bunlardı. Dinlediğiniz için teşekkür ederim öğretmenim.

En Sevdiğiniz Hayvanı Özellikleri İle Birlikte Anlatınız

 

En Sevdiğiniz Hayvanı Özellikleri İle Birlikte Anlatınız.


Hayvanlar insanların dostu olan, insanların bakımına muhtaç olan, eziyet edilmek için değil sevilmek için dünyamızı paylaştığımız masum canlılardır. Bunun hayvanlara iyi davranmalıyız ve vicdansızlık yapmamalıyız.

 

Sevgili  Öğretmenim,

Benim en sevdiğim hayvan attır. Atların o görkemli duruşu, gücü, asaleti bende farklı izlenimler bırakır. Ata bindiğim zaman kendimi çok mutlu ve güçlü hissediyorum. Kültürümüzde de atın ayrı bir önemi vardır. Çünkü at; At, Türk kültür ve inancında gücün, kuvvetin, asaletin, zarafetin, zenginliğin, zaferin, dostluğun, yoldaşlığın, güvenin, özgürlüğün, sadakatin, yaşamın, ölümün, muradın simgesidir. Atların özellikleri şunlardır:  Atın erkek olanına aygır, dişi olanına ise kısrak denir. Genç olan atlara ise tay denilir. Yetiştirme, bakım ve çevreye bağlı olarak modern  atların ömrü ortalama 25 ila 30 yıl  arasındadır. 


İstisna olarak kırk yaşına kadar yaşayan atlar da vardır. Atlar otçul ve tek mideli hayvanlardır. Geviş getirmezler.  Kendilerine özgü kişneme sesleri vardır. Atlarda vücut üzerindeki renkler ya da renk karışımları “don” denilir. Atın insan ile arasındaki en büyük fark, insanlarda köprücük kemiği olarak adlandırılan kemiğin atlarda olmamasıdır. Atlarda toplam 36 diş bulunur. At fazla zeki bir hayvan değildir.

 

Sevgili Öğretmenim,

   Atlar çok hassas hayvanlardır ve iyi bir hafızası vardır. Ata binen  binici atın bu özelliklerinden bütün eğitim ve çalışma süresince yararlanmayı bilmelidir. Bir hareketi başardığında okşanır ve sevilirse bunu hiç unutmaz. Verilen cezayı da hatırından çıkarmaz. Bu sebeple ata ceza vermekten mümkün olduğundan kaçınılmalıdır. Yoksa at sizin ile ilgili deneyimi kötü sonuçlanabilir ve sırtından bir anda yere attığında şaşırır kalırsınız. 


At zeki değildir ama öğrendiğini asla unutmaz. Kaldığı yer çok uzaklarda da olsa yerini eninde sonunda bulur. Yetişkin atlar bir günde yaklaşık üç saat uyurlar. Yeni doğan bir tay sık sık kestirmek için uzanır ve yaklaşık üç aylık olana kadar günün yaklaşık yarısını uykuda geçirir. Çok sevdiğim hayvan olan atlarla ilgili anlatacaklarım bunlardı. Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.

Sevdiğiniz Bir Şairi Tanıtınız

 

Sevdiğiniz Bir Şairi Tanıtınız

 

Milli marşımızın şairi değerli insan üstat Mehmet Akif Ersoy2u tanıtmak isterim. Çünkü Mehmet Akif Ersoy bu milletin marşını yazmış, imanlı ve vatansever bir şairdir.

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım

Mehmet Akif Ersoy, Mehmet Âkif Ersoy, 1873 yılının Aralık ayında İstanbul’da  Fatih  ilçesinin Karagümrük semtinde Sarıgüzel Mahallesi'nde doğmuştur. Nüfusa kaydı doğumundan sonra babasının imamlık yaptığı ve ilk çocukluk yıllarını geçirdiği  Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde yapıldığı için nüfus cüzdanında Mehmet Âkif'in doğum yeri Bayramiç yazılmıştır. Annesi  Buhara’dan Anadolu'ya göç etmiş bir  Özbek bir ailenin kızı olan Emine Şerife Hanım (1836-1926); babası ise  Arnavut kökenli Kosova’nın İpek  kentinde dünyaya gelmiş olan Fatih Camii medresesi hocalarından İpekli Tahir Efendi’dir. 

 

Sevgili öğretmenim,

Mehmet Akif Ersoy, Kaynağı İslam dini olan, imani şiirleri ve manzum hikayeleri ile tanınmıştır. Türk şiirine gerçek realizmi getiren kişidir. Eserlerinde canlı tablolar çizmiştir. Epik ve didaktik şiirler yazmıştır. Şiirinin konularını günlük olaylardan alan yazar ve şairi Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşını yazmış, bu milli marşım halkına armağan etmiştir. İstiklal Marşını halkına hediye ettiği için kitabına almamıştır. Mehmet Akif Ersoy’un şiirlerinde de birkaç örnek vermek isterim: Asım, Çanakkale Şehitlerine, Bülbül, Seyfi Baba, Küfe, Süleymaniye Kürsüsünde adlı şiirleri onun en önemli şiirleridir. Veteriner olarak göreve başladığı ilk yıllar bile daha çok şairliği ile tanınmıştır. 1906 yılında Halkalı Baytar Mektebi’nde, 1908 yılından sonra ise Edebiyat Fakültesinde öğretmenlik yapmıştır.

 

1920 yılına gelindiğinde ise Mehmet Akif Ersoy Burdur milletvekili olarak meclise girdi. 1921 yılında para ödülü almamak şartı ile milli marş yarışmasına katılmayı kabul eder. Milli marşımızı kahraman ordumuza ithaf etmiştir. 12 Mart 1921 günü ise şiiri milli marşımız olarak kabul edilir. Ödül olarak verilen 500 lirayı ise Hilal-i Ahmet ve Darül- Mesai Vakfına bağışlamıştır. Gerçek bir halk kahramanı, gerçek bir vatanseverdir. Mehmet Akif Ersoy'un bir kaç sözü ile konuşmama son vermek isterim: "Sahipsiz bir vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatana batmayacaktır."  "Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek, sözün odun gibi olsun hakikat tek." Mehmet Akif Ersoy. Anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.

Sevdiğiniz Bir Hayvanı Kişileştirerek Aşağıya Onun Duygularını Anlatan Hikaye Edici Metin Yazınız

 

Sevdiğiniz Bir Hayvanı Kişileştirerek Aşağıya Onun Duygularını Anlatan Hikaye Edici Metin Yazınız


Hava kararmış, yağmurlar başlamış ve tavuklar kümese girmişti. Tavukların başı olan Anne Tavuk Şirin küçük tavuğun yuvaya girmediğini görünce endişelendi ve diğer tavuk arkadaşlarına dönerek Minnak nerede diye sordu. Tavuklar hep bir ağızdan arkamızdan geliyordu ama galiba bize yetişemedi dediler. Anne Tavuk Şirin hemen hava iyice kararmadan koşarak dışarı çıktı. Koştu koştu ve yolun kenarında Minnak'ı gördü. 


Minnak yerde yatıyor ve karnı ağrıyordu. Anne Tavuk Şirin’e dönerek iyi ki geldin, iyi ki beni buldun canım anneciğim dedi. Sen olmasan burada hasta olup kalacaktım. Sen geldin kendime geldim. Birlik, beraberlik ve dayanışma içinde olmak, bir yere ait olmak ve sevildiğini hissetmek ne güzel bir duyguymuş dedi. Anne Tavuk da ona sarıldı ve onu kucağına alarak yuvaya götürdü. 


Diğerleri de hep bir ağızdan Minnak’a hoş geldin güzel kardeşimiz dediler ve başladılar gık gık gıdak demeye. Sonra hepsi güven içinde, sevgi içinde uykuya daldı. Sabah güneşi ile Horoz Baba’nın sesi tavukları uyandırdı ve yine güzel bir güne hep bir ağızdan merhaba diyerek yaşamaya devam ettiler.

En Sevdiğiniz Yazar Hakkında Konuşun.

 

En Sevdiğiniz Yazar Hakkında Konuşun.


Yazarlar yazdıkları eserler ile bizlere doğru yolu gösteren, bizlere ön ayak olan bilgili kimselerdir. En sevdiğim yazar;  çocuk kitapları yazan ve yetişkinlerin yanlış hareketlerini eleştiren, onların nasıl yetişkinler olması gerektiğini anlatan kişi olduğu Şermin Yaşar’ı çok seviyorum. Şermin Yaşar çocukların dilinden anlayan, onların seviyelerine inen, ön yargılardan uzak duran ve çocukları sadece çocuk olduğu çok seven kaliteli bir yazardır. Şermin Yaşar’ın kitaplarını büyük keyifle okudum.

 

Sevgili Öğretmenim,

Okurken hem güldüm, hem duygulandım ve hem de çok şey öğrendim. Şermin Yaşar 1982 yılında Almanya’nın başkenti Berlin’de dünyaya gelmiştir. Aslen Bilecikli olan yazar göçmen bir ailenin kızıdır.. Çocukluk yıllarında ailesi ile birlikte Türkiye’ye dönen yazar memleketi Bilecik’in Kınık ilçesine yerleşmiştir. Lisans eğitimini Isparta’da bulunan Süleyman Demirel Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamlamıştır. Lisansüstü eğitimini Gazi Üniversitesi’nde tamamlayan yazar bir süre reklam metin yazarlığı yapmıştır. 

 

Sevgili Öğretmenim,

Bana göre Şermin Yaşar çocukların ortak duygu ve düşüncelerini, dertlerini yazan ve biz çocukları çok iyi anlayan bir yazardır. Onunla tanışmayı, onunla konuşmayı çok isterim. Şermin Yaşar kitap piyasasında çocuklar için oyun önerisinin az olduğunu fark ederek çocukların hayal dünyasının gelişmesini sağlayan, onlarla diyalog kurulabilen, el becerilerini geliştiren ve kişisel gelişimine katkıda bulunan aktiviteler yazmaya başlayarak yazın hayatına adım atmıştır.


 İyi ki yazar olmuştur. Çünkü onun eserlerini yetişkinler de okumakta ve çocuk eğitimi ile ilgili çok güzel bilgiler öğrenmektedirler. Eserlerinde yetişkinleri mizahi bir şekilde eleştiren Şermin Yaşar çok iyi bir anne, çok iyi bir yazar ve çok iyi bir eğitimcidir. Anlatacaklarım bunlardı. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Sevgi İle İlgili Özlü Sözler

 Sevgi İle İlgili Özlü Sözler


İnsanları hayata bağlayan ve hayatta mucizelerin olmasını sağlayan en değerli şey sevgidir. Sevginin olduğu yerde aydınlık vardır, umut vardır. İnsan sevgi ile bir bütündür. Sevgi en sert insanı bile yumuşatabilir ve yapılamaz denen şeyleri yaptırabilir. Onun için sevgiye tutunmalıyız ve sevgi ile hayata bağlanmalıyız. Koşulsuz sevmesini bilmeliyiz ve içimizdeki sevgi baharını öldürmemeliyiz.


Sevgi sözleri şunlardır:

“Sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor.” Özdemir Asaf.

“Karşılığında sevgi uyandırmadan seviyorsanız, yani sevgi olarak sevginiz karşılıklı sevgi yaratmıyorsa; seven bir kişi olarak dışa vurumunuzla kendinizi sevilen bir kişi yapamıyorsanız, sevginiz güçsüzdür, bu bir talihsizliktir. Karl Marx

“Her şeyden önce birbirinizi candan sevin. Çünkü birçok kötülüğü örter.” Petrus

“Öyle uzaktan seyretme adına hayran olduğum yar. Buyur gel ömrüme, ömrüm, ömrün olsun”. Mevlana

"Yumuşak, sertten güçlüdür; su kayadan güçlü, sevgi, zorbalıktan güçlüdür." - Hermann Hesse

 

“Şehrime gel sevgili. Yarın çık gel. Bırak her şeyi bir bekleyenim var de gel. Gel ki bu şehir adımlarınla anlamlansın. Gel ki bu şehir nefretim olmaktan çıksın. Gel ki nefes alayım. Gel.” Nazım Hikmet.

Sadece sevgi dolu bir bakış, bir insanın hayatını değiştirebilir. Osho

“Seni anlatabilsem seni. Yokluğun cehennemin diğer adıdır. Üşüyorum kapama gözlerini.” Ahmet Arif.

“Sevgi insanı birliğe, egoizm ise yalnızlığa götürür.” Friedrich Schiller

“Sevgi, karşılıklı verilen mutluluktur.” Sabina

“Sevginin bulunmadığı yerde, aklı da arama.” Mihayloviç Dostoyevski

“Hayatının geri kalanını birisiyle geçirmek istediğini anladığın zaman, hayatının geri kalanının bir an önce başlamasını istersin.”  When Harry Met Sally.

“"Mükemmel olduğunu gördüm ve bu yüzden seni çok sevdim. Sonra mükemmel olmadığını anladım ve seni daha çok sevdim."  Angelita Lim

“Sevmek inanmak demektir.” Van Goethe.

“Sevgi, doğanın ikinci güneşidir”. G. Chapman

“Sadece sevgiyi tut içinde, diğerlerini bırak gitsin.” Tayfun Topaloğlu

“İnsan, yalnızca sevdiği zaman kötülük etmez.” Anatole France.

“Hangi acı, sevginin verdiği acıdan daha soylu daha değerlidir.” George Sand

“İçinde sevgi barınan için, bütün dünya tek bir ailedir.” Budha.

“Sevmekten sonra en büyük mutluluk, sevgiyi itiraf etmektir.” Andre Gide

“Kendine karşı sevgi, başkalarını sevebilme yetisine sahip olanlarda görülür.” Erich Fromm.

“Bazen sevgi sayesinde her şey birbiriyle birleşir, başka bir zamanda ise nefret yüzünden, hepsi birbirinden ayrılır gider.” Empedocles

“Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.” Mevlana.

“Sen kalbini taşıdığını sanırsın. Oysa kalbin seni taşımaktadır, sevgi ve umutla. Tayfun Topaloğlu


“Yağmuru sevdiğini söylüyorsun; ama yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun. Güneşi sevdiğini söylüyorsun; ama güneş açınca gölgeye kaçıyorsun. Rüzgârı sevdiğini söylüyorsun, rüzgar çıkınca, pencereni örtüyorsun. İşte bundan korkuyorum; çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun.” William Shakespeare

“Sevginin gücü, güce olan sevgiye üstün geldiğinde, dünya barışı tanıyacaktır. Jimi Hendrix

“Sevdiğin kimseyi ölçülü sev, olabilir ki günün birinde düşmanın olur, düşmanına karşı da aşırı gitme, olabilir ki günün birinde dostun olur.” Hz. Muhammed (sav.)

“Sevgi, bilgi ve çalışmanın; ne vatanı olur, ne gümrük duvarları, ne de üniforması.” Sigmund Freud.

“Başka bir insanın mutluluğu, güvenliği ve gelişimi bizim için kendi mutluluğumuz, güvenliğimiz ve gelişimimiz kadar, önemli hale geldiğinde sevgi vardır.” Harry Stack Sullivan

“Kimyacı; kalbinden şefkat, saygı, özlem, sabır, pişmanlık, sürpriz ve affedicilik elementlerini çıkarabilir ve bunları birleştirerek sevgi adı verilen tek bir atom haline dönüştürebilir.” Halil Cibran

“Sevgiyle bakılan her şey güzeldir aslında, kim dünyayı daha çok severse, o daha güzel bulacaktır.” Christian Morgenstern.

“Yaşamlarımızın değişik aşamalarındaki sevgi işaretleri farklılık gösterir, bağımlılık, ilgi, hoşnutluk, kaygı, sadakat, keder; ancak yürekteki sevgi hiç değişmez. Her şeye karşın, insanların birbirleriyle bağ kurma kapasiteleri vardır.” Michael Dorris

“Karanlık karanlığı defedemez; bunu sadece ışık yapabilir. Nefret nefreti defedemez; bunu sadece sevgi yapabilir.” Martin Luther King.


“Gençliğimizde, düşüncelerimizi oluşturan bütün konular sevgi ile ilgilidir, sonraları ise bütün sevgilerimiz, düşüncelerimiz olur.” Albert Einstein.

“Verdikleri sevgiyi tam ölçüsünde geri almak isteyenler, ciddi düş kırıklığına uğrayacaklardır, sevgi, eşit miktarlarda ölçülüp dağıtılamaz. “ Leo Buscaglia.

“Sevginin varlık nedeni, bizi mutlu kılmak değildir. Benim inancıma göre sevgi, acı çekmelerde, çilelere katlanmalarda ne kadar güçlü olduğumuzu bize göstermek için vardır.” Herman Hesse.

“Duyguları en iyi şekilde sevgi sayesinde harekete geçirmek mümkündür; daha doğrusu, duygular başka şekilde harekete geçmez. Kalp, kalbe etki etmelidir, gönlü sevgiyle dolu kişinin tüm ilişkilerinde karşısındakini etkilediği görülmüştür.” Samuel Smiles

“Anladım ki Allah insanların birbirinden ayrı ayn değil, tek vücut halinde yaşamalarını istediğinden, her birine kendi ihtiyaçlarını değil; hepsi pekguzelsozler.com için gerekli olan şeyleri ilham ediyor. Anladım ki insanlar, kendilerini düşünerek yaşıyor gibi görünse de gerçekte onları yaşatan tek şey sevgidir. Kim severse, Allah’a yaklaşır; Allah da ona yaklaşır, çünkü o, sevgiyi yaratandır.” Lev Tolstoy

Fazla iktidar hırsı yüzünden düşen melekler oldu, fazla bilgi arzusu da insanları düşürdü; fakat sevecenliğin fazlası yüzünden tehlikeye giren ne bir melek, ne de bir insan olmuştur. Francis Bacon

 

“Kızgınlık, kırgınlık ya da acıya tutunmayın. Enerjinizi çalarlar ve sizi sevmekten alıkoyarlar.” Leo Buscaglia.

“Gerçekten sevenler, karşılık beklemeden sevenlerdir.” Ahmet Hamdi Tanpınar.

“Herkes temel bir şeyi unutuyor; insanlar sizi, siz onları sevmeden sevmeyecekler”. Pat Carroll.

“Sevip de kaybetmek, sevmemiş olmaktan daha iyidir.” Seneca

“Kötü adamlar korkudan itaat eder, iyi adamlar sevgiden.” Aristotie


“Bir şeyi kaybedeceğimizi anlayınca, sevmeye başlarız.”  K. G. Chesterton

“Seni kim olduğun için değil, seninle birlikteyken benimkim olduğum için seviyorum. Roy Croft

“Sevgiyle düşünün, sevgiyle konuşun, sevgiyle davranın. Her ihtiyaç karşılanacaktır.” James Ailen.

“Birisini seviyorsanız, gitmelerine izin verin. Geri dönerlerse, her zaman sizindiler ve eğer geri gelmezlerse, hiçbir zaman sizin değillerdir”. Kahlil Gibran.

“Sevgi ruhun güzelliğidir.” Augustinus.

“Sevmeye başlayınca, eskisinden çok farklı bir insan olduğumuzu anlarız.”  Blaise Pascal

“Sevgiyle, bulanık ve tortulu sular, arı ve duru hale gelir.” Mevlana

 “Sevdiğinin kusurlarını hoş görmeyen, sevmiyor demektir.” Goethe

“Sevgi, insanı birliğe, bencillik ise yalnızlığa götürür”. Schiller.

“Sevgi ektiğimiz yerde mutluluk büyür.” Shakespeare

 

“Sevgi, dünyadaki yaşamın aktığı nehirdir.” Henry Beecher.

“Sevmek, sevilmeyeni de sevmektir, yoksa bir erdem değildir.” Gilbert Chesterton

“Birbirinizi sevin, mutlu olursunuz. Bu o kadar basit ve o kadar zordur.” Michael Leunig.

“İnsanları sevmeyi öğrenmek, gerçek bir mutluluktur.” Platen Hallermund.

“Geriye dönüp hayatınıza baktığınızda, gerçekten yaşadığınız anlar, sevgiyi ruhunuzda hissettiğiniz anlardır.” Henry Drummond.

“Büyük sevginin olduğu yerde her zaman mucizeler vardır.” Willa Cather.

“Ölçülebilen sevgi, zavallı bir sevgidir. Shakespeare

“Sevginin en güzel ispatı, güvendir.” Joyce Brothers.

“Sevgi, ruhun güzelliğidir.” St. Augustine


“Biz bаşkа severdik, o yüzden bаşkа sevemedik.”  Nаzım Hikmet RAN

“Unutma, sır gibi seversen eğer muradın gerçekleşir. Çünkü tohum toprağa gizlenirse yeşerir.” Mevlana

“Bir kere sevmesini öğrendiğinde, yaşamayı da öğrenmiş olursun.” Anonim.

“Sevginin en güzel ispatı, güvendir.” Joyce Brothers.

“Sevgi, her yaştaki insana çılgınlık yaptırır”. Felhc Carpio

Sevgi, almak değil, vermektir.”  Henry Van Dyke

Sevgi, çiçek açmayan yere uğramaz.”  Eflatun

Neşeli bir kalp, sevgiyle yanan bir kalbin kaçınılmaz bir sonucudur. “ Mother Teresa

“Sevdiğiniz insanların daha iyi olmalarını bekleyin; daha iyi  olmalarına yardımcı olursunuz. Ama başarısız olduklarında da üzülmeyin; bu denemeye devam etmelerine yardımcı olur.” Anonim.

“Tolerans ve kişisel farklılıklara saygı, sevginin devam etmesini sağlayan yakıtlardı."  Tom Hannah