Aklını Kullanmak Üzere Konulu Deneme

 Aklını Kullanmak Üzere Konulu Deneme




İnsanoğlunu diğer canlılardan farklı kılan en önemli ve en üstün özelliği akıldır. İnsan aklı sayesinde neyin doğru neyin yanlış olduğun  bilir. Aklını kullanmak, iradene hakim olmak, akıl ile iradeyi birleştirip bir sentez yapmak kişinin aklını daha iyi kullanmasını sağlar. İnsan aklını iyi bir şekilde kullandığı zaman bu dünyanın gelip geçici bir yer olduğunu fark eder. Onun için insan kendine yettiği kadarı ile yetinmeli, fazlasını almak için boşa çaba sarf etmemeli ve kendinden aşağı durumda olanları düşünmelidir. Böyle yaptığımız zaman, bir gün öleceğimizi de düşünerek hareket etmeliyiz. Bu dünyaya geldik bir kere.

 Onun için diğer canlılardan bir farkımız olmalıdır. Yeme içme gibi , barınma, korunma gibi temel ihtiyaçlar aynı zamanda hayvanların da ihtiyaçlarıdır. Bizim onlardan bir farkımız olmalıdır. O fark da aklını iyi kullanarak, bilinçli seçimler yaparak gerçekleşir. İnsan kendini daima geliştirmelidir. Bunun için yatkın olduğu alanda iyi ilerlemeli ve sürekli okumalı, çalışmalı, araştırmalara devam etmelidir. Tek doymadığımız şey bilgiyi aramak olmalıdır. Okumaya doymamalıyız, öğrenmeye doymamalıyız. İnsan öğrendiği her yeni bilgiyi aklı sayesinde başkaları ile paylaşarak dünyayı daha güzel bir ortama çevirmelidir. Aklını iyi kullanan insan boşa zaman harcamaz ve dolu dolu bir hayat geçirir. 

Belirli bir yaşa geldiğinde bile bir insan okumaya, araştırmaya devam ediyorsa ve işini aşk ile yapıyorsa, yaptığı işe ise aşk ile bakıyorsa  aklını da iyi kullanıyor demektir. Birileri bize aklını kullan dediği zaman o kişilere de hemen alınganlık göstermemeliyiz. Oturup şöyle bir beş dakika etrafımızda dikkatimizi çeken hiçbir uyarıcı olmadan düşünmeliyiz. Akıllıca, bilgiye dayalı önerileri de kabul etmeliyiz. Aklımızın nasıl doğru kullanılacağını bularak hayatımıza yön vermeli ve bilim yolunda ilerlemeliyiz.

 

“İnsan Acı Duyabiliyorsa Canlıdır Başkasının Acısını Duyabiliyorsa İnsandır.” Sözü Konulu Kompozisyon

 “İnsan Acı Duyabiliyorsa  Canlıdır Başkasının Acısını Duyabiliyorsa İnsandır.”  Sözü Konulu Kompozisyon 




İnsan yaşadığı bir olay karşısında acı duyabiliyorsa bu onun canlı bir varlık olduğunu gösterir. Çünkü canlılar istenmedik durumlar karşısında ya da istenmedik kötü muameleler sonucunda acı çeken varlıklardır. İnsanın acı duyması son derece doğaldır. Çünkü canımız yandığında acı duyarız. İnsanı insan yapan asıl nitelik ise onun bir başkasının acısını duyabilmesidir. Bir başkasının acısını yüreğimizde hissedebiliyorsak, onun yaşadığı olaylar üzerinden empati kurup kendimizi o insanın yerine koyabiliyorsak işte o zaman insan olma niteliğini kazanmış oluruz.

 İnsanı insan yapan vicdandır, bir başkasının acısına duyduğu  üzüntüdür, endişedir. Bu duyduğumuz üzüntü yalandan olan üzüntü olmamalıdır. Acı çeken insan için ne yapabilirim, onun acısını nasıl hafifletebilirim diye kafa yoran, bir uğraş içine giren kişi gerçekten insan olmuştur .  Bu konu ile ilgili şu örneği verebiliriz. Beş çocuklu bir aile babasını ele alalım. Okullar açıldığı için her bir çocuğunun gereksinimi ortaya çıkacaktır ama babanın aldığı maaş çok azdır ve bu beş çocuğun ihtiyaçlarını almaya yetmeyecektir. İşte bu durumda o baba acı çeker ve çocukları için bir şey yapamadığı için kahrolur ve kendini yer bitirir. 

Burada  o babanın tanıdıkları olarak, bir komşusu, bir akrabası olarak bizler devreye girmeliyiz. O babanın yaşadığı acıyı en iyi şekilde anlamalı ve duyarlı olmalıyız. O çocuklar için elimizden gelen ne varsa yapmalı ve bir kişinin acısını paylaşarak o acıyı hafifletmeli ve aile babasını da büyük bir yükten kurtarmalıyız. İşte bunları yaptığımız zaman iyi bir insan oluruz, merhametli bir insan oluruz ve elbette insan oluruz. Bir başkasının acısına ortak olmaya, o acıyı paylaşmaya gönüllü olmalıyız ki insan olarak kalmaya devam edelim.

İnsanı İnsan Yapan Nitelikleri Açıklayınız.

 İnsanı İnsan Yapan Nitelikleri Açıklayınız.




İnsanı insan yapan belli başlı özellikler vardır. İnsan bu özelliklere sahip olduğu zaman daha yapıcı, daha güzel ve daha anlayışlı biri olur. İnsanı yapan belli başlı erdemler ya da özellikler şunlardır:

* İnsan aklı olan bir varlıktır. Aklı sayesinde diğer canlılardan daha üstün ve daha bilgilidir. Aklı sayesinde  başına gelebilecek tehlikeleri önleyebilir ya da bu bunlarla baş edebilir. Aklını iyi kullanmadığı zaman ise başına her türlü olumsuz olaylar da gelebilir.

* Mutlu ya da mutsuz olmak: İnsan yaşadığı olayların sonucunda mutlu ya da mutsuz olur.

* İnsan iradesi olan bir varlıktır. İradesi sayesinde doğru ve yanlışın ne olduğunun bilincindedir. Bunun için de iradesi ile kendini doğru yola da götürebilir. Yanlış bir düşünce  ve yanlış bir irade ile de başına olmadık dertler açabilir.

*İnsanı insan yapan bir diğer özellik ise vicdandır. Vicdanı olan insan her türlü haksızlığa dur demeyi bilir ve doğru ve adil olanın yanında yer alır.

* İnsan ahlak çerçevesinde belli şeyleri yapan bir varlık olmalıdır. Her ülkenin kendine göre ahlaki değerleri vardır bu durum ülkeden ülkeye değişir ama ortak olan bazı şeyler de vardırki onlar şunlardır: Mesala her ülkede yalan söylemek, hırsızlık yapmak, adil olmamak, canlılara zarar vermek yanlıştır ve bunlarda genel bir ahlak anlayışının insanlarda var olduğunun göstergesidir.

* İnsan empati kurabilen bir canlıdır. Empati kurmak insana zamanla öğretilir. Empati kurmayı öğrenmiş ve bunu yaşamına dökmüş insanlar toplumdaki olaylara daha duyarlı olan kimselerdir.

* Eleştirel düşünme, sorgulama yetisine sahip bir canlıdır.

* Acı duyan, acıyı hissedebilen bir canlıdır.

* Ön yargılı olmamak insanı insan yapar.

*Ben değil biz anlayışı içinde hareket etmek insanı insan yapan özelliktir.

* Kendisine yapılan kötülüklere karşı kin duymadan affetmeyi bien kişi insanı insan yapar.

* Evrensel düşünmek kişiyi insan yapar.

*Hoşgörülü olmak insanı insan yapan özelliktir.

*Okuyan, araştıran, içinde yaşadığı doğaya zarar vermeyen kişi tam bir insandır.

*Farklı düşüncelere saygı duymak insanı insan yapar.

* Yurtta barış dünyada barışı savunmak insanı insan yapan özelliklerdir.

“Beden Eğitimi Vücut İçin Ne İse Okumak Da Beyin İçin Odur.” Sözü İle İlgili Kompozisyon

 “Beden Eğitimi Vücut İçin Ne İse Okumak Da Beyin İçin Odur.” Sözü İle İlgili Kompozisyon


Beden eğitimi nasıl ki sağlığımız açısından önemliyse okumak da beynimiz açısından önemlidir. İnsan beden sağlığına ve ruh sağlığına dikkat ettiği zaman hasta olmaz ve hayatı daha bir mutlulukla yaşar ve kişi kendini daha iyi hisseder. Yürümek, egzersiz yapmak insanın rahatlamasını sağlar ve kişiyi hastalıklardan da korur. Okumak da beyni güçlendirir. Okumayan, araştırmayan insanın beyni bir süre sonra körelmeye başlar ve bildiği bilgileri bile bilmemeye başlar insan.

 Okuyan insan ise bilgilerini devamlı yenilediği için hafızası genç kalır ve kolay kolay hiçbir şeyi unutmaz. Okumak, beyni dinamik tutar ve insan okuduğu zaman öğrenmeye devam eder. Bu sayede hem yeni bilgiler öğrenmiş olur hem de kendini sürekli geliştirmiş olur. Onun için küçük yaşlarda okuma alışkanlığı edinmeliyiz ve bu konuda çocuklarımıza örnek bir veli olmalıyız. Beynimizin gerilemesi için, hep ileriye doğru bakabilmemiz için, gündemde ve dünyada yaşanan gelişmelerden haberdar olmak için okumalıyız ve okumayı hayat alışkanlığı haline getirmeliyiz. 

Nasıl ki her gün yemek yiyor, her gün su içiyorsak her gün de okumalı ve ruhumuzu okumakla doyurmalıyız. Bunu yaptığımız zaman hem mutlu oluruz hem kendimize faydalı bireyler oluruz, hem de insanlığa faydalı bireyler oluruz. Okumanın önemi ile ilgili şu sözü de unutmamalıyız:

“Okumayı hiçbir hazineye değişmem. “Edward Gibbon. Bu sözden de anlaşılacağı gibi en büyük hazine okumaktır.

“Ağanın Alnı Terlemedikçe Irgatın Burnu Kanamaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Örneği

 “Ağanın Alnı Terlemedikçe Irgatın Burnu Kanamaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Örneği





 Bir yerde yönetici işini düzenli bir şekilde yapmadığı zaman, iyi bir şekilde çalışmadığı zaman o yöneticinin yanındaki elemanı da yöneticisini örnek alır ve o da çalışmaz, tembel olur. Böyle olduğu zaman çalışmayan yönetici de fayda sağlamaz, elemanı da o işten bir verim alamaz. 

Yanımızdaki kişiyi çalışmaya yöneltmek ve ondan iş isteyebilmek için biz de çalışmalı ve ona iyi örnek olmalıyız. Bu atasözü ile ilgili şu örnek de güzeldir:  Ev hanımı olan anne çocuğuna kitap okuma alışkanlığı konusunda iyi bir örnek olmadığı zaman o ev hanımının yanında olan evladı da kitap okuma alışkanlığı kazanmaz ve bu durumda hem anne hem de çocuk kendini geliştirmemiş olur. İşte buradan da çıkarılacak sonuç şudur: Başta olan kişi her kim olursa olsun o kişi çalışkan olmalı, üretken olmalı ve yanında çalıştırdığı kişilere, ailesine örnek olmalıdır.

 Böyle yapıldığı zaman herkes kazanç sağlar ve tembel olan kimse kalmaz. Ağanın da alnı terlemelidir ki ırgatın burnu kanasın. Yani herkes işine baksın ve işini en iyi şekilde yapsın ve iyi örnekler ortaya çıksın.

Notre Dame’ın Kamburu Test Soruları

Notre Dame’ın  Kamburu Test Soruları

 

1)      Aşağıdakilerden hangisi  Quasimodo’nun fiziksel özelliklerinden biri değildir?

a) Kambur biridir.

b) Tek gözlüdür.

c) Dış görünüşü insanların ürkmesine neden olmaktadır.

d) Uzun boylu ve mavi gözlüdür.

 

 

2)      Aşağıdakilerden hangisi  Esmeralda’nın fiziksel özelliklerinden biri değildir?

 

a) Uzun boylu  ve zayıf bir kızdır.

b) Güzelliği herkesin diline destan olmuştur.

c) Yakut gibi siyah gözlere sahiptir.

d) Deniz gibi mavi gözlere sahiptir.

 

3)      Quasimodo’nun  kulakları neden sağır olmuştur?

 

a) Küçükken geçirdiği bir trafik kazası sebebiyle.

b) Babasının kulağına hızlı bir şekilde tokat atmasından dolayı.

c) Kilisenin çanlarının sesinden dolayı.

d) Yüksek sesle müzik dinlediği için.

 


4)      Kitabın yazıldığı dönemde aşağıdakilerden hangisi Paris halkının özelliklerinden biridir?

a) Halkın tamamı eğitimli ve bilinçli insanlardır.

b) Halk eğitime ve öğretime çok önem vermektedir.

c) Halk her türlü kışkırtmaya çabuk gelebilen ve bunun sonucunda da nice olumsuzlukların oluşmasına neden olan bir kalabalık yığınıdır.

d) Halkın tamamı dindar ve tutucudur.

 

 

5)       Esmeralda’nın keçisinin adı nedir?

a) Cali

b) Püsküllü

c) Süslü

d) Hünerli

 

6)      Esmeralda’yı küçükken ailesinden kaçıran  kimlerdir?

a) Bir aşiret ailesi

 b) Denizciler

c) Vikingler

d) Çingeneler

 

7)      Quasimodo’yu küçükken bir kişiye evlatlık olarak vermişlerdir. O kişi de Quasimodoyu beğenmemiş ve onu bir kiliseye bırakmıştır. Quasimoda’yı kim sahiplenip ona babalık etmiştir?

a) Kilisenin baş rahibi

b) Oradan geçen bir hayırsever kadın.

c) Jehan Frollo

d) 11. Luis

 

8)      Esmeralda’nın annesi aslında kimdir?

 

a) Hemşire Gudule

b) Bir rahibe

c) Hemşire Gudule’nin teyzesi.

d) Asker bir annenin

 

9)      Quasimodo’nun  önce delibaşı seçilip daha sonra da kışkırtılıp dayak yemesine neden olan kişiler de yine halkın  kendisidir. Bu zavallı adam bir sürü eziyet görmüş, sırtından kan damlayana kadar kırbaçla acımasızca işkenceye maruz bırakılmıştır. Artık dayanamayan zavallı Quasimodo su diye inlemeye ve yalvarmaya başlamıştır. Ona suyu veren kişi  kim olmuştur?

a) Jehan Frollo

b) Esmeralda

c) Başrahip

d) Kral 11. Luis

 

10)   Kendisine iftira atılan ve ona kötü gözle bakılan çingene kızı olarak bilinen Esmeralda çok zorluklar yaşamış ve haksız yere idam edilmiştir. Oysa o kendi halinde olan, dans etmeyi çok seven bir genç kızdı. Henüz on beş yaşlarında olan bu kıza Qasimodo çok aşık olmuştur. Kıza aşık olan bir kişi daha vardır ama kız ondan çok nefret etmiş ve o kişiyi bir türlü sevmemiştir. O kişi de Esmeralda kendisini sevmediği için onun göz göre göre idam edilmesine göz yummuştur. Esmeralda’yı çok seven  ama aşkının karşılığını bulamayınca ona her türlü kötülüğü yapmaktan da vazgeçmeyen bu gizemli kişi aşağıdakilerden hangisidir?

a) Yüzbaşı Phoebus

b) Claude Frollo

c) Pierre Gringoire

d) Jehan Frollo

 

11)   Esmeralda’yı  başlarda idamdan kurtaran  ve daha sonra “Kiliseye sığındı, kiliseye sığındı .” diyerek onu kucağına alıp kaçıran ve kiliseye sokan kişi kimdir?

a) Baş rahip

b) Esmeralda’nın öz annesi

c) Qausimodo

d) Yüzbaşı Phoebus

 

12)   Esmeralda birinci idamdan kurtulmasına rağmen ikinci defada da idamdan kurtulamamıştır. Tam da annesine yeni kavuştuğu sırada idam edilen Esmaralda ne yazık ki körü körüne ölüme gitmiş ve hiçbir suçu bile olmamıştır insan olmaktan başka. Onun ölümüne seyirci kalan kişiyi kilisenin balkonundan atan kişi kim olmuştur?

a) Qausimodo

b) Jehan Frollo

c) Hemşire Gudule

d) Kralın yardımcı

 

13)   Hukukun , demokrasinin gerçek anlamda işlemediği toplumlarda aşağıdakilerden hangisi görülmez?

a) Kaos ve karmaşa olur.

b) Güçlü olan güçsüzü ezer.

c) Zalim olan mazlumun hakkını yer.

d) İnsancıl bir hayat felsefesi içinde herkes  yaşamına  devam eder.

 

 

14)   Esmeralda idam edildikten sonra onun mezarında kim de Esmeralda’nın cesedine sarılıp ölümü beklemiş ve orada ölmüştür. Esmeralda’yı gerçek anlamda canından bile çok seven bu yiğit yürekli kişi kimdir?

a) Qausimado

b) Jehan Frollo

c) Yüzbaşı Phoebus

d) Baş rahip

 

15)   “Hem sevdiğimi hem de beni büyüten babamı kaybettim.” deyip ağlayan kişi kimdir?

a) Jehan Frollo

b) Qausimodo

c) Yüzbaşı

d) Kralın en yakın yardımcısı.

 

 

 

 

 

 

 

Cevaplar:

d  2. d   3. c   4. c    5.  A  6. d    7. A   8. A   9. b   10. B   11. C  12. A   13. D   14. A   15. B

“Bir Başkasının Ağzından Ne Denli İyi Olduğunu Duymayı Beklemek Çıkmaz Sokağa Girip Çıkışı Aramaya Benzer” Sözü İle İlgili Kompozisyon

 “Bir Başkasının Ağzından Ne Denli İyi Olduğunu Duymayı Beklemek Çıkmaz Sokağa Girip Çıkışı Aramaya Benzer.” Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.



Hayat öyle zorlu yolların olduğu bir süreçtir ki sürekli bir iniş çıkış halinde yaşarız onu. Bazı günler iyi günlerimiz olur, bazı günler kötü günlerimiz. İyisi ile kötüsü ile bir bütündür hayat. Önemli olan bu hayat macerasında önümüze çıkan engelleri aşmaya çalışmak ve kendimize tüm gücümüzle inanmaktır. Her şeyin başlangıcıdır aslında kendine güvenmek, kendi başarına inanmak ve dışarıya kulak asmadan azimle yoluna devam edebilmek. 

İnsan bir başkasının ağzından ne denli iyi olduğunu duymayı beklerse bu durum  çıkmaz sokağa girip çıkışı aramaya benzer der Michael Pitt. Çıkmaz sokağa girilince çıkılacak yolu beklemenin bir anlamı yoktur ki çünkü zaten  kaybolmuşsundur o çıkmaz sokak içinde. İşte bu söz de anlatılmak istenen de şudur: Kişi başkalarından övgü beklememelidir, başkasının kendisinin başarılı olacağına inanmasını beklememelidir. Kişi kendi kendine inanmalı, kendine güvenmeli ve birilerine gerek kalmadan kendine olan özgüvenini ve özsaygısını koruyarak başaracağına inanmalıdır. Yani ilk olarak biz kendimize inanmalıyız. Biz kendimizi sevmeliyiz ki başkasının bize akıl vermesine gerek kalmasın. Ya da başkaları  bizi kendi düşünceleri doğrultusunda eğitmeye çalışmasın. Biz kendi baş mimarımız olalım ve onun için de önce kendi içimizdeki gizil güce inanalım ve sonra da çalışmaya başlayalım.




 Böylece başarı bizimle olur ve kimseden kendimizin başarılı olduğunu duymamıza gerek kalmaz. Çünkü biz başarıyı kendi gözümüzde, kendi kalbimizde ve kendi inancımızda yakalamışızdır zaten. Yeter ki önce kendimize inanalım, kendimize güvenelim. Bırakın başkaları bizim için başarısız desin, ya da çok başarılı, mükemmel desin. Bunlara kulak asmamak gerekir. Kişi kendine kulak vermelidir, kendi içindeki inanca olan tutkusunu hayat boyu devam ettirmelidir.

Kendine İnanma ve Güven İle İlgili Özlü Sözler Bulunuz.

 Kendine İnanma ve Güven İle İlgili Özlü Sözler Bulunuz.


Bir işi başarmanın yolu ilk olarak o işi başarmaya inanmaktan geçer. İnsan kendine inanmadığı zaman başka çıkar yolları aramaya başlar ama en en önemli yol kişinin kendine olan inancı ve güvenidir. Kendine inanan ve güvenen insan çalıştığı zaman istediği amaçlara da ulaşır ve kendini birilerine inandırmak için de yormamış olur.

 Kendine inanma ve güven ile ilgili sözler aşağıda olduğu gibi verilmiştir.

“Eğer kanatların yokken uçabilirsen, sana inanmayabilirim.
Eğer ayakların yokken yürüyebilirsen, yine sana inanmayabilirim.
Eğer dilinle tuttuğun kuş seni havaya kaldırırsa, ben buna inanmayabilirim.
Ama eğer kendine inanırsan sevgili dostum, işte o zaman sana yürekten inanırım.”
Tayfun Topaloğlu

“Her zaman kendin ol ve kendine inan. Başarılı bir kişi arayışına girip onu taklit etmeye çalışma. ”  Bruce Lee

“Bundan yirmi yıl sonra yaptığınız şeylerden çok yapamadığınız şeyler için hayal kırıklığına uğramış olacaksınız. O halde bırakın ok yaydan çıksın. Güvenli limanınızdan uzaklaşın. Rüzgar sizi nereye sürüklerse oraya gidin. Hayal kurun. Keşfedin.” Mark Twain

“Doğru bir zihinsel tutum veya mantıkla gerçekleşen hiçbir şey bir insanın kafasına koyduğunu gerçekleştirmesine ya da hedefine ulaşmasına engel olamaz; aynı şekilde, dünya üzerinde hatalı bir mantığa sarılmış bir insana yardımcı olabilecek en ufak bir şey yoktur.” Thomas Jefferson

“Kendinize güvenebildiğiniz sürece nasıl yaşayacağınızı da bileceksiniz.” Johann Wolfgang von Goethe


“İnsanların düşündüklerini değiştirmeye çalışmak uğruna boş yere enerji harcamayın, işinizi yapın ve başkaları yaptığınız işi beğenmese dahi asla umursamayın.” Tina Fey

“Bizim en derin korkumuz yetersiz olmak değildir. En büyük korkumuz ölçülenin de ötesinde güçlü olduğumuzu bilmektir. Bu bizim ışığımızdır, karanlığımız değil ve maalesef ki bizi en çok bu korkutur. Kendimize şunu sormalıyız: ‘Ben kim olmak istiyorum: Parlak, muhteşem, yetenekli, müthiş biri mi? ‘ Asıl soru şu “Kim olmayacaksınız? ”

““Her şeyin yolunda gitmesini beklemeyin. Mükemmel bir zaman yoktur. Her daim zorluklar, engeller ve mükemmellikten uzak durumlar yaşanacaktır. Peki, ne yapacağız? Haydi, hemen şimdi harekete geçin. Attığınız her adımda daha güçlü, daha yetenekli, daha kendine güvenli ve daha da başarılı hissedeceksiniz.”  Mark Victor Hansen.

“Özgüven geliştirmenin en iyi yollarından biri de korktuğun şeyi yapmak ve arkanda başarılı deneyimlerin bir kaydını bırakmaktır.” William Jennings Bryan.

“Güven her zaman haklılıktan doğmaz, bazen yanlış yapmaktan korkmamaktan ileri gelir.” Peter T. McIntyre.




“Yüksek benlik algısına sahip kişiler, kendilerini diğerlerinden üstün kılma hevesinde olmazlar, başkaları ile kendilerini kıyaslayarak değerlerini kanıtlamaya da çalışmazlar. Onların neşesi başkalarından daha iyi olmalarından değil, kendileri olabilmelerinden kaynaklanır.” Nathaniel Branden.

Senin dışında kimse sana inanmıyorsa sakın üzülme, çok şanslısın. En azından sana bu düşünde en yararlı olacak kişiyi ikna etmişsin demektir. Tayfun Topaloğlu

“Bir başkasının ağzından ne denli iyi olduğunu duymayı beklemek çıkmaz sokağa girip çıkışı aramaya benzer.” Michael Pitt.

“Uçabildiğinizden şüphe duyduğunuz an, bunu gerçekleştirebilme şansını sonsuza dek kaçırırsınız.” J.M. Barrie.

“Siz ne düşünüyorsanız dünya odur. Sınırlar zihninizdedir. Dikkatiniz nereye odaklanıyorsa enerji oraya akar. Şimdi anın gücünü yansıtır. Sevgi onunla mutlu olmaktır. Tüm güç insanın içinden gelir.” Mehmet Yıldırım Özel.

“Toprağın neresini kazarsan kaz, bir define bulacaksın. Ancak bir çiftçinin inancıyla kazmalısın.” Halil Cibran.

“Eğer bir insan onu rüyasında görmeseydi,
başka bir insan onun yapılabileceğine inanmasaydı
ve başka biri de onun yapılmasını istemeseydi
göklere değecek hiçbir şey yapılamazdı. ”Charles F. Kettering

“‎Serüvene koşmak için bekliyorsan, güneşini yakalayıp gözlerine yerleştirmek için beyaz yelkenlerin gelip seni almalarını bekliyorsan. Yarına inanmak için gün batımına, iyi kalpli görünmek için zayıflığa ve güçlü görünmek için öfkeye ihtiyacın varsa, demek ki hiçbir şey anlamadın.” Bertolt Brecht.

“İnanan kişinin bir açıklamaya ihtiyacı yoktur. Euripides

 

“Yere Düşen Ekmeğin Üstüne Basan İnsan Görmedim Ama Yere Düşen İnsanı Tekmeleyen Çok Kişi Gördüm.” Sözü İle İlgili Bir Kompozisyon

  “Yere Düşen Ekmeğin Üstüne Basan İnsan Görmedim Ama Yere Düşen İnsanı Tekmeleyen Çok Kişi Gördüm.” (Üstün Dökmen.) Sözü İle İlgili Bir Kompozisyon Yazınız.


Bizim kültürümüzde ekmeğin ayrı bir önemi vardır. Ekmek nimet demektir, bereket demektir. Onun için de yere düşen bir ekmek  parçası gördüğümüz zaman kalbimiz cız eder ve hemen o ekmeği alır bir yere koyarız ve onun ayaklar altında ezilmesine izin vermeyiz. Elbette nimete önem vermeliyiz ve elbette yere düşen ekmeği ayağımızla ezmemeliyiz. Peki ekmek bizim için bu kadar önemliyken neden kendimizle aynı olan insana değer vermeyiz.




 Birbirimizin düşmanı oluruz ve birimiz düştüğü zaman ona bir tekme atan da yine biz oluruz. İnsan Yüce Allah’ın yarattığı, ona akıl verdiği ve onu diğerlerinden farklı kıldığı değerli bir canlı değil midir? Onun için düşen insan gördüğümüz zaman o insanın ayağa kalkması için elinden tutmalıyız, ona elimizden geldiği kadar destek olmalıyız ve düşen insana bir darbe de biz vurup onu hayal kırıklığına uğratmamalıyız. Düşen kişi ister yakınımız olsun, ister komşumuz, isterse hiç tanımadığımız biri. Yeter ki insan olsun.

 Dünya ne yazık ki çok acımasızdır ve düşen insana bir de diğer insan tekme vurur ve o insanın canını yakar. Oysa insan olmak bu değildir. İnsan olmak merhametli olmak demektir, yardım etmek demektir, zor zamanlarda dayanışma ve yardımlaşma içinde olmak demektir. İşte böyle yaptığımız zaman insan oluruz.

 

Okul İle İlgili Anlamlı Sözler

 Okul İle İlgili Anlamlı Sözler


Okullar çocukların hem arkadaşları ile birlikte olduğu hem de eğitim gördüğü yuvalardır. Çocuklarımıza küçük yaşlarda okul sevgisi aşılamalıyız ve onların nitelikli öğretmenler ve iyi okullarda okuması için elimizden gelen her türlü fedakarlığı yapmalıyız.


Okul ile ilgili sözler şunlardır:

“Çocuklarımızın ayaklarına gösterdiğimiz özen ve bakımı kafalarına göstermiyoruz. Ayaklarına uygun olsun diye pabuçlarını ısmarlama yaptırıyoruz acaba kafalarına uygun okulları ne zaman yaptıracağız?”  Claparade.

“Bence okullarda yapılan en büyük yanlış, çocukları korkuyla motive ederek bir şey öğretmeye çalışmaktır. Not alma korkusu, sınıfta kalma korkusu gibi. Bir konuyu ilgi duyarak öğrenmek ile, korku ile bir şeyi öğrenmek arasında, nükleer bir patlama ile bir kıvılcım kadar fark vardır.” Stanley Kubrick.

“Okulun amacı; her zaman delikanlıyı okuldan bir uzman olarak değil, uyumlu bir kişilik olarak çıkarmaktır.” Albert  Einstein.

“Okulların asıl amacı çocuklara hayal edebilmeyi, sorgulamayı ve anlamayı öğretmek olmalıdır. Ezberlemek ve korkutmak değil.” Sebuhi Quluzade

“Bir okul fazla yapın, bir hapishane eksiltmiş olursunuz.”  Victor Hugo





“Halkı eğitmenin üç yolu vardır: Okul, okul ve yine okul.” Lev Tolstoy

“Disiplin olmadan okul susuz bir değirmen gibidir.” Jan Amos Comenius

“Okul hayata hazırlanış değil, hayatın kendisidir.” F.Chatelain

“Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadiyyatı, Türk şiir ve edebiyatı bu güzelliklerle gelişir.” Atatürk

“Okulları olan bir milletin istikbali emniyettedir.”  Otto von Bismarck.

“Ekmekten sonra eğitim, bir milletin en büyük ihtiyacı.”  Paul Richer.

“Okul için her şey yapabilirsiniz eğer okulun bir kitaplığı yoksa hiç bir şey yapmamış olursunuz.” Juley Ferry