Algernon’a Çiçekler Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları (Test 1)

 Algernon’a Çiçekler Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları


Kitap hakkında kısa bir bilgilendirme:

Çok düşük bir zeka ile dünyaya gelen Charlie’nin yaşam öyküsüne tanık olacaksınız.

 

Kitap ile ilgili Test Soruları ve Cevapları


1) Charlie düşük bir zeka ile dünyaya geldiği için kim onun evden gitmesi gerektiğini söylemiş ve Charlie çocuk bakımevine verilmiştir?

A) Babası

B) Annesi

C) Ablası

D) Kız kardeşi

 

2) Aşağıdakilerden hangisi Charlie yardım eden  insanlarından biri değildir?

A) Alice

B) Nemur

C) Straus

D)Norma

 

3) Charlie kaç yaşındadır?

A) 32

B) 24

C) 18

D) 7

 

4)  Bundan böyle yaşadığım her bir şeyi, neler düşündüğünü, neler hatırladığını Charlie’ye deftere yazması gerektiğini söyleyen doktorun adı nedir?

A) Alice

B) Straus

C) Nemur

D) Alice

 

5) Yapılan ameliyattan sonra Charlie’nin zekası diğer insanlardan daha üstün düzeye gelmiştir ama Charlie yine mutlu olmamıştır. Bunun nedeni nedir?

A) Çevresindeki insanlar dağılmış, onu kıskanmaya başlamış ve o da yalnız kalmıştır.

B) Çok parası kalmamıştır.

C) Anne ve babasını kazada kaybetmiştir.

D) Sevdiği kadın onu bırakıp gitmiştir.


 

6) Algernon adlı fare  bilim toplantısında kafesinden kaçmıştır. Onun kapısını açıp kaçmasına neden olan kişi kimdir?

A) Charlie

B) Alice

C) Frank

D) Gimp

 

7) Charlie çok zeki olunca nelerin farkına varıyor?

A) İnsanların mükemmel olduğunun

B) İnsanların onunla dalga geçmediğinin

C) İyi zannettiği kimi insanların sahtekâr olduğu ve dürüst olmadığının

D) Çok zengin olmanın en güzel duygu olduğunun.


 

8) Başlarda yüksek zekaya kavuştuğu için mutlu olup daha sonra bundan vazgeçip gerilemeye başlayan Charlie neden böyle yapıyor?

A) Çünkü hayattan zevk almıyor  ve insanları samimi bulmuyor.

B) Çok parasız kalıyor

C) Babası ölüyor

D) Arkadaşları onu çok şımartıyor ve bundan bıkıyor.

 

9)  Charlie’nin çok sevdiği ve aşık olduğu kadının adı nedir?

A) Fay

B) Alice

C) Maria

D) Ursula

 

 

10) Kitabın yazarı kimdir?

A) Daniel Keyes

B) Albert Camus

C) Franz Kafka

D)  Forrest Carther

 

11) Aşağıdakilerden hangisi kitapta verilmek istenen mesajlardan biri değildir?

A) İnsanı insan yapan en büyük erdemler sevgi ve şefkat

B) Aileler çocukları hangi zeka seviyesi ile doğarsa doğsun onları koşulsuz sevmeli ve asla bırakmamalıdır.

C) Hiçbir çocuk anne sevgisi kadar başka bir sevgiye aç olamaz.

D) Yüksek zekalı olmak bizi dünyanın en mutlu ve huzurlu insanı yapar.

 

12) Charlie ameliyattan önce nerede çalışmaktaydı?

A) Fırın

B) Bakkal

C) İnşaat

D) Fabrika


 

13)  Sadece hayvanlara yönelik bir deney için gönüllü olan ve ameliyatı kabul eden kişi kimdir?

A) Alice

B) Norma

C) Charlie

D) Matt

 

14) Başlarda yazım hataları olan çok Charlie’nin daha sonra kusursuz bir yazı yazması onun nasıl bir özelliğe sahip olduğunu gösteriyor?

A) Planlı

B) Azimli

C) İdealist

D) Çok yönlü

 

 

15) Charlie’nin tek dileği nedir?

A) Zengin olmak

B) Aç kalmamak

C) Algernon’un mezarına çiçek bırakmak

D) Annesinin mezarına çiçek bırakmak


16) Charlie'nin en çok üzüldüğü şey neydi?

A)Onu deney yaptıkları hayvan gibi görmeleri ve insan gibi görmemeleri

B) Sevdiğinin onu terk etmesi

C)Annesinin ondan para istemesi

D)Babasının aklını kaybetmiş olması

 

Cevaplar:

1. b   2. d   3.a   4. b  5. a   6. a   7.c   8.a  9. b   10 a  11. d   12. a   13. c   14.b   15. c   16.a


Aşağıdaki 5 Atasözü ve 5 Deyimin Anlamını Yazınız.

 Aşağıdaki 5 Atasözü ve 5 Deyimin Anlamını Yazınız.


Her akıl bir olsa deveyi yeden, koyunu güden bulunmaz:  Her insanın aklı, düşüncesi farklıdır. Bu farklılık, çeşitli zorluk derecesine sahip işlerin yapılmasını kolaylaştırır.

Etek öpmekle saygılı olunmaz: İnsanı toplumda saygın konuma getiren, değerli kılan çevresindeki kimselere karşı tutumu, konuşma vaatlerini yerine getirip getirmemesidir. Yoksa karşısındakine saygılı hareketler yapmak ve o kişiye karşı saygı duyulmasını ve saygı gösterilmesini sağlamaz.

Dağ başından duman eksik olmaz:  Yöneticililerin sorumluluklarının fazla olması gibi sorunları da çoktur.


Buğday ekmeğin yoksa barı tatlı dilin olsun: Bir kişinin herhangi bir yakınını, arkadaşını veya dostunu evinde ağırlayacak imkanı, gücü olmayabilir. Önemli olan o kişilerin arasında geçecek güzel sohbet ve misafirleri karşılayan kişinin tatlı dilidir. Tatlı dil misafirler için en iyi ikramdır.

Anlayanla taş taşı, anlamayanla bal yeme: Anlaşabileceğin bir kimse ile zor ve çetin işlere girişebilirsin fakat anlaşamayacağın veya söz anlatamayacağın kişilerle güler yüz gösterseler bile bir arada bulunma.


5 Tane deyim ve anlamları:

Maskeyi atmak: Gerçek kimliğini ortaya çıkarmak, sergilemek

Burun kıvırmak: Beğenmeyip, küçümsemek.

Soluk soluğa: Koşa koşa.

Ad almak: Ünlenmek.

Karşıdan bakma: Bir işe karışmayarak uzaktan izlemek.

İleride Yapmak İstediğiniz Meslek İle İlgili Güvenilir Kaynaklardan Araştırma Yapınız.

İleride Yapmak İstediğiniz Meslek İle İlgili Güvenilir Kaynaklardan Araştırma Yapınız.

 

Her insanın ileride yapmak istediği bir meslek vardır. Benim ileride yapmak istediğim meslek ise avukatlıktır. Avukat olmak istiyorum çünkü haksızlığa uğrayan, mağdur insanların hakkını aramak istiyorum. Adaletli olmayı sevdiğim için, hak edene hakkını vermek için ileride iyi bir avukat olmak istiyorum.


Avukatlık mesleği hakkında edindiğim bilgiler şunlardır:

Avukat hukuk fakültesi mezunu, avukatlık stajı yapmış, avukatlık mesleğini serbest veya bir kuruma bağlı olarak icra eden kişiye denir. Avukatlar, bir hukuk diplomasına ve avukatlık ruhsatına sahiptirler. İnsanlar yasa ile ilgili bir sorun yaşarlarsa ilgili avukatlara danışırlar. Kişi, başkasına dava açmak için bir avukattan yardım alabilir. Avukatların çalışabilmeleri için baroya kayıt olmaları gerekir.  Avukat, uyuşmazlıkların doğumundan başlayarak, mahkeme aşaması ve hakkın teslimine kadar olan süreçte kişileri temsil eder.

 

Avukat sadece iş ve dava takibi yapmaz, aynı zamanda hukuki konularda hukuk danışmanı, zabit katibi, hakemlik, mübaşir, halk noteri, arabuluculuk, arzuhalci gibi görevleri de yerine getirebilirler. Avukatlar farklı ortamlarda çalışabilir. Örneğin devlet kurumlarında memur olarak, özel şirketler bünyesinde işçi olarak, başka bir avukata bağlı olarak çalışabilirler veya başka avukatlarla bir araya gelerek avukatlık ortaklığı kurabilirler. Avukatlar müvekkilinin hakkını aramak için çalışırlar ve hakkını alana kadar mücadelelerine devam ederler.


Avukatın görevleri şunlardır:

Davaların takibine ilişkin işlemleri yürütmek ve sonuçlandırmak,

İlgili hukuki konularda istenildiği takdirde hukuki görüş beyan etmek,

*Kurumun menfaatlerini koruyucu, anlaşmazlıkları önleyici hukuki önlemleri almak, anlaşma ve sözleşmelerin bu esaslara uygun olarak yapılmasını sağlamak,

*Hukuki süreçlere ilişkin iş ve işlemleri yürütmek

*Sözleşme ve şartname taslaklarını, kurum ile üçüncü kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin işleri inceleyip hukuki mütalaa bildirilmek,

Not: İleride iyi  bir avukat olmak ve ülkeme faydalı olmak istiyorum.

Büyük Lokma Ye, Büyük Söz Söyleme Atasözü İle İlgili 2. Kompozisyon Örneği

 

Büyük Lokma Ye, Büyük Söz Söyleme Atasözü İle İlgili 2. Kompozisyon Örneği

 

İnsan kendini pek çok konuda ön plana çıkartmak, ne kadar becerikli ve ahlaklı olduğunu başkalarına da kanıtlamak ister. Bu durum onun kibirlenmesine ve” ben olsaydım öyle değil, böyle yapardım, şunu yapsaydı kötü duruma düşmezdi, ben asla onun yaptığı gibi kötü bir şey yapmam” büyük laflar etmesine neden olur.

 

Böyle bir tavır sergilemesi de onun zararına olur. Çünkü insan kimi kınıyorsa, kime karşı kibirleniyorsa kendi de zamanı gelince aynı duruma düşebilir ve o kınadığı kişiden daha da kötü şeyler yapabilir. Öyle bir gün gelir ki kınadığımız kişinin yaptıklarını yapmakla kalmayıp pişkince yaptığımızla övünmeye bile başlayabiliriz. Bundan dolayı insan olan, olgun olan, erdemli olan kimse ağzından çıkan her bir söz dikkat etmeli ve büyük söz etmekten kaçınmalıdır. Büyük söz konuşmamak gerekir. Büyük lokma yutulur ama büyük söz yutulmaz, Allah korusun boğazımızda kalır. Çünkü başka birini kınamışız ve kınadığımız şey de başımıza gelmeden bu dünyadan ayrılmayız.

 

 Onun için dikkatli olmak, kimseyi kırmamak ve hor görmemek gerekir. İnsanların neler yaşayıp da sizin o kınadığınız şeyi yaptıklarının nedenini belki de siz anlayamazsınız. Çünkü onların yaşadığı şey siz henüz yaşamamış olabilirsiniz. Allah herkesi büyük söz konuşmaktan uzak tutsun.

Azıcık Aşım, Ağrısız Başım Atasözü İle İlgili Kompozisyon

 Azıcık Aşım, Ağrısız Başım Atasözü İle İlgili Kompozisyon


 Her ailede kişi sayısı fazladır.  Azıcık aşım, ağrısız başım atasözü ile anlatılmak istenen; Kalabalık olmayan bir evde iş az olur ve didişme, tartışma yaşanmaz. Didişme ve tartışmanın görülmediği kendi halinde olan bir yaşam tartışmalarla, sürtüşmelerle, kavgayla olan bir yaşamdan daha iyidir. Kalabalık olan geniş ailelerde genellikle didişme de çok yaşanır. 


Düşünce farklılıkları ortaya çıkar. O der benim dediğim olacak, öbürü der senin bu dediğin olmaz benimkisi daha mantıklı diye bu sözler uzar gider ve tartışmalar da hiç bitmez. Böyle olacağına az kişi olsa tartışma daha az yaşanır ve huzur daha çok olur. Bu durum sadece geniş aile değil aynı zamanda bir aile içinde kardeş sayısı çok fazla olduğunda bile didişmeler yaşanabilir. Böyle olduğu zaman da aile içinde sıkıntılar ortaya çıkar. Ne kadar çok kalabalık olunursa o kadar çok sorumluluklar artar, o kadar çok maddi külfet artar ve bu da çeşitli sıkıntılara neden olur. 


Ondan dolayı da atalarımız azıcık aşım, ağrısız başım diyerek bir evde kişi sayısının az olmasının o aileye mutluluk getireceğini, daha az sorunların olacağını anlatmak istemiştir. O halde ne diyelim azıcık aşım ağrızı başım, kaygısız yaşamım olsun.

“Aslan Açlığa Katlanır Da Köpeklerin Etrafında Dolaştığı Leşe Tenezzül Etmez.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon

 “Aslan Açlığa Katlanır Da Köpeklerin Etrafında Dolaştığı Leşe Tenezzül Etmez.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon


Doğruluktan, dürüstlükten şaşmayan insanlar vardır. Bu insanlar  maddi olarak çok kötü günler geçirseler dahi sağlam karakterlerinden ödün vermeyen insan gibi insanlardır. Böyle iyi ahlaklı kimseler gün gelip de gücünü ve varlığını yitirse bile yine de kötü yolu tercih etmez, kötü yola düşmez ve kötülüğe umut bağlamaz. Çünkü böyle kimselerin niyeti temizdir. 


Ar damarı çatlamamış olan bu insanlar asil insanlardır. Çıkarları için her türlü pisliğe bulaşan kimselerden değildir. Böyle oldukları için de hayatları boyunca onurlu bir yaşam sürerler ve bu hayattan gitme vakti geldiğinde de onurlu bir şekilde bu dünyaya veda ederler. Çünkü onlar aslan gibi insanlardır. Çünkü onlar üçe beşe meyil etmeyen kimselerdir. Bizler de başımıza her ne gelirse gelsin güzel ahlakımızı asla kaybetmeyelim ve onurlu kimselerden olalım. 


Ne duruma düşersek düşelim yine de onurumuzu kaybetmeyelim ve kendimize olan sevgi ve saygımızdan dolayı asil insan olarak bir hayat yaşamış olalım. Böyle olduğumuz zaman arkamızdan iyi laf eden de, bizi hiç unutmayacak olan kişiler de mutlaka olacaktır. Yeter ki aslan gibi olalım.

Akarsu Pislik Tutmaz Atasözünü Açıklayınız.

 Akarsu Pislik Tutmaz Atasözünü Açıklayınız.


Tembel tembel oturan insan bir zaman sonra hantallaşmaya başlar ve iş yapma yeteneğini kaybeder. Çalışmak ise maddi yönden gelir sağladığı gibi insanı meşgul ederek kötü düşüncelerden alıkoyar ve ruh sağlığını sağlam tutar. Atasözümüzün diğer bir anlamı ise şudur: Devamlı çalışan bir araç işlevini yitirmez.


İnsanı hayatta meşgul eden bir işi olmalıdır. İşimiz olmadığı zaman kafamızı bizi yoran boş işlere takarız. Böylece hem bedenen kendimizi hasta ederiz, hem de ruhen. Çalışan insan ise boş işler ile ilgilenmeye vakit dahi bulamaz. Çünkü böyle kimselerin en önemli sevdası, en önemli arzusu işleridir. Bu hayatta herkesin bir şeye yeteneği vardır. O yeteneği bulup dışarı çıkarmak e o alanda çok çalıp kendini bir işe adamak gerekir. Yani devamlı olarak çalışmak, yorulmak gerekir. Böyle yaptığımız zaman bedenimiz de zihnimiz de aktif kalır ve körelmez.


 Çalışmayan insanlar ise rahatlığın verdiği gevşeklik ise tembelleşir ve yan gelip yatarak ömrünü boş yere heba eder. Böylece de ne kendisine ne de içinde yaşadığı topluma bir kuruşluk fayda sağlamaz. Akarsu gibi aktif olmalıyız ve çalışarak hayata tutunup kendimizi geliştirmeliyiz.

10 Tane Atasözü ve Anlamları

 10 Tane Atasözü ve Anlamları


Devenin yemediği ot başını ağrıtır: Bir insanın yapması gereken ama yapmadığı iş kendisini sıkıntı içinde bırakır.

* Bir başa bir göz yeter: Ne kadar çok malı olsa da insan yine bir şeyler elde etmek ister, geleni geri çevirmek istemez. Oysa insan hayatta ihtiraslı olmamalı, ihtiyacından fazlasını istememelidir.

* Ağlamak para etmez: Bir iş olup bittikten sonra üzülmenin yararı olmaz.

* Çok gezen tavuk ayağında pislik getirir: İnsan kötü insanlarla bir arada olup, yanlış işler yaparsa ömrü boyunca bu kötülüklerin içinde kalır. Bu ortamdan kolay kurtulamaz ve hep aksiliklerle karşılaşır.


* Ekmek yemek istiyorsan saman yığının üstüne yatma: İnsan hayatta bir şeyleri başarmak istiyorsa, kazancının fazla olmasını istiyorsa muhakkak çok emek edip çok çalışmalıdır.

* Geçer ama deler geçer: Hiçbir şey kalıcı değildir. İyi günler de, kötü günler de  önünde sonunda biter. Ancak yaşanan dertler, üzüntüler ve çekilen çileler büyük izler bırakır.

* Gazap gelince akıl gider:  Öfkeli bir kişi mantıklı ve doğru düşünemez ve tutarlı hareket edemez.

* Hayırsız evlat, dermansız dertten beterdir: İyi yetiştirilmemiş ve malın değerini bilmeyen çocuk, kendi emeği ve alın teri ile kazanmadığı için ailenin malını kolayca elden çıkarabilir ve har vurup harman savurabilir. Ailenin başına türlü belalar açabilir.


* İlim dost kazandırır, mal düşman: Sahip olduğu bilgi insanın arkadaş edinmesine, saygı görmesine neden olur. Sahip olduğu mal ise çevresindekilerin onu kıskanmasına neden olur. O kişiler o malları elde etmek için kötülük yapmayı göze alırlar..

* Kurttan çoban olmaz: Çok önemli ve değerli olan bir mal veya eşya zarar görmemesi veya tamamen yok olmaması için ona zarar vereceği önceden belli olan kişilere teslim edilmemelidir.

* Kurt dumanlı gün arar: Kötü niyetli kimseler ortalıktaki karışıklıklardan yararlanırlar.

Mutluluk Size Ne Hissettirir? Açıklayınız

 Mutluluk Size Ne Hissettirir? Açıklayınız.


Mutluluk, genellikle, olumsuz duygulardan çok olumlu duygular yaşamakla ilgilidir. Kendini genelde mutlu hisseden insanlar da, zaman zaman üzülme, kaygılanma, kızma, sıkılma ve kendini yalnız hissetme gibi duygular yaşayabilirler. Kimin neye mutlu olacağını, kimin neyden mutsuz olacağını fazla bilemeyiz ama genel olarak baktığımızda insanlar maddi açıdan rahatsa, aileleri ile ilişkileri sağlamsa mutlu olmaktadırlar. 


Mutluluk bana güven duygusunu verir. Sevdiğim insanlar ile yaşıyorsam, onlar ile güzel vakit geçirip güzel şeyler yapıyorsam mutlu olurum. Mutluluk kalbimin huzur bulmasını sağlar. Rahat olurum ve endişeye kapılmam. Mutlu olunca stres seviyem düşer. Daha olumlu düşünürüm, kendimi daha iyi ifade ederim, kızgın olduğum kişilere mutlu olduğum zamanlarda kızgınlığım azalır ve içimdeki merhamet duygusu artar. Mutlu olunca mutsuz olan insanları mutlu etmeye çalışırım ve onlara küçük hediyeler alıp onların tebessüm etmesini sağlarım.


 Sadece kendimi değil  yakın çevremden başka insanların da mutlu olmasını sağlamaya çalışırım. Bir işi birlik, beraberlik ve dayanışma içinde yaptığım zaman mutlu olurum ve mutluluğum artınca da kendimi daha güçlü ve daha öz güvenli hissederim. Mutluluk bende sevgi, saygı ve hoşgörüyü artırır. Daha birçok güzel ve anlamlı duygulara sahip olurum.

Küçük Ağacın Eğitimi Adlı Kitaptan Alıntılar

 

Küçük Ağacın Eğitimi Adlı Kitaptan Alıntılar

 

Kitap;  Çerokilerin düşünüş şeklini ve onların yaşam tarzını anlatıyor. Bunu yaparken kendi Çeroki eğitimini anlatıyor. Okunması ve içinde öğrenilmesi gereken nice güzel anlamlı bilgiler barındırmaktadır. Kitabın yazarı  olan Forrest Carter Keseri çok güzel yazmıştır. Oradaki okuduğumuz bilgiler kişiye geçmektedir.


Kitapta geçen özlü sözler şunlardır:


“Büyükbaba dedi ki verdiğin bir şeyi nasıl yaptığını ona anlatmak, yalnızca “bir şey” vermekten daha iyiymiş. Dedi ki “Bir adama kendi başına yapmasını öğretirsen, o zaman o adam iyi olur.. Oysa yalnızca bir şey verip hiçbir şey öğretmezsen, o zaman adama geri kalan yaşamı boyunca  sürekli veriyor olursun.” O adama yanlış hizmet etmiş olursun, çünkü sana bağımlı olursa, o zaman onun kişiliğini alır ve çalarsın. Bazı insanlar sürekli vermeyi severmiş, çünkü bu onları kibirli, verdiği kişiden daha kılarmış.” Yapmaları gereken tek şeyin, kişiye kendisine bağımlı olmamasını sağlayacak küçük bir şey öğretmek olduğu halde.

 

“ Büyükbaba “Politikacılar… dedi” Araştırırsanız tarihteki bütün cinayetlerden onlar sorumludur.”

“Büyükbaba dedi ki, ‘Kahrolası aptal sözcük oyunu adamları aptallaştırır. Bir kişinin başka birine karşı sözcükleri kullandığını işitirsen, onu tanımak için sözcüklerden yola çıkma. Kahrolası sözcüklerin hiçbir anlamı yoktur çünkü. Sesinin tonuna dikkat et. Dürüst olup olmadığını yalan söyleyip söylemediğini anlarsın.”

"Yalnızca arılar, ihtiyaçlarından fazlasını depolar ve bu yüzden ayılar tarafından soyulur. Paylarından fazlasını depolayan insanlar için de durum böyledir. Bu yüzden savaşlar çıkar ve herkes kendi payını arttırmak için söz oyunlarına başvurur."

"Büyükbaba dedi ki, daha az sözcük olsaydı, dünyada bu kadar sorun olmazmış. Bana, özel olarak, sorun yaratmaktan başka bir işe yaramayan bir sözcük oluşturmanın her zaman çok aptalca olduğunu söyledi. Ki bu da mantıklıydı. Büyükbaba sesten ya da bir sözcüğün söyleniş biçiminden, anlamından yanaydı. Farklı sözcükler konuşan insanların müziğin sesini dinleyerek aynı şeyi hissedebileceğini söyledi."


“Annenin kollarında, annesi yürürken kapanmayacak gözlerle sarsılarak gökyüzüne bakan katılaşmış bebek hakkında şiir yazamazsınız. Karısının ölü bedenini yere koyarak geceleri birlikte yatan ve sabah yeniden omzuna alan ve en büyük oğluna, en küçüğün bedenini taşımasını söyleyen babanın şarkısını söyleyemezsiniz…. Ve bakamazsınız… Sözünü edemezsiniz… Ağlayamazsınız… Dağları hatırlatamazsınız… Bu güzel bir şarkı olmazdı.”

“Bütün insanlar gevşek davranırsa, o zaman politikacılar kontrolü alabileceklerini görürler. Gevşek insanlar üzerinde kontrol kurarlar ve çok geçmeden bir diktatörün olur.”

“Büyükbaba, sert kışların zaman zaman gerekli olduğunu söyledi. Bu, doğanın işleri temizleme ve daha iyi büyümesini sağlama yoluydu. Buz, ağaçların zayıf dallarını kırıyor, böylece yalnız güçlüler gelişiyordu. Zayıf meşe palamudunu, ceviz ve kestaneleri temizliyor ve dağlarda daha iyi bir ürün için hazırlık yapıyordu.”

“Büyükbaba “Yalnızca gereksinim duyduklarını al. Geyik alıyorsan, en iyisini alma. En küçük ve en yavaş olanını seç, o zaman geyik daha güçlü olur ve her zaman sana et verir. “

Büyükanne ölü insanı kolayca tanıyabileceğini söyledi. “Ölü insanlar….” Dedi. “Bir kötü insana baktığın zaman pislikten başka bir şey görmezsin. Onlar öteki insanlara baktıkları zaman kötüden başka bir şey görmezler., hiçbir zaman güzellik görmezler. İşte onlar yürüyen ölü insanlardır.”