Etkili Konuşma Nasıl Olmalıdır Konulu Kompozisyon

 

Etkili Konuşma Nasıl Olmalıdır Konulu Kompozisyon


Etkili konuşmak için ilk olarak ana dilini güzel konuşmak ve kendini karşıya güzel ifade edebilmek çok önemlidir. Konuşmalarında nerede duracağını, nerede bekleyeceğini bilmek gerekir. İnsanların sizi dinlemesi için jest ve mimiklerinize de dikkat etmeniz gerekir. İnsan konuşmaya başlayacağı günler öncesinden iyi bir plan ve program yaparak kendisini hazır hale getirmelidir. 

Dinleyicilerle göz teması kurmak gerekir. Bu göz teması ne çok uzun ne de çok kısa olmalıdır. Orta düzeyde bir göz teması gerçekleşmelidir. Beden dilini doğru kullanmak gerekir. Kendi duygu ve düşüncelerimizi beden dili etkili bir şekilde ifade etmek gerekir. Daha sonra ses tonumuza dikkat etmeliyiz. Ne çok bağırmalı ne de çok sessiz konuşmalıyız. İnsanların duyabileceği şekilde, kibarca konuşmalı ve duruma göre ses tonunu da ayarlamalıyız. Konuşmamıza devam ederken ana konudan, vermek istediğimiz mesajdan uzaklaşmamalıyız.

Dinleyicilerin dikkatini çekmeliyiz. Bunu şu şekilde yapabiliriz. Mizahi yönümüz güçlüyse ara  ara bu yönümüzden faydalanmalıyız. Az ve öz konuşmalıyız çok konuşmak dinleyici bir süre sonra sıkmaya başlar ve dinleyici konudan uzaklaşır ve kendi dünyasına dalar. Bunun için konuşmalarımızda fazla ayrıntıdan kaçınmak gerekir.

Dedemin Bakkalı Çırak Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları

 

Dedemin Bakkalı Çırak Kitabı İle İlgili Test Soruları ve

 Cevapları


1) Aşağıdakilerden hangisi kahramanımızın özelliklerinden biri değildir?

A) Sivri zekalıdır.

B) Yardımseverdir.

C) Girişimcidir.

D) Sadece kendini düşünen biridir.

 

2) Kitaba göre tüm yetişkinlerin neyde gözü vardır?

A) Ev

B) Araba

C) Çocukların hayalleri

D) Arsa

 

3) Aşağıdakilerden hangisi bakkal kurallarından biri değildir?

A) Bakkal  arada süpürülür.

B) İçeriye giren sinek çıkartılır.

C) Gelen herkese hoş geldiniz denilir.

D) Her gelene para bozulmaz

 

4) Sevdiğine kavuşamayan Şükran’ın babasının adı nedir?

A) Fatih

B) Cihat

C) Hasan

D) Talip

 

5)  Çocuk bakkalcı dedesine çok kızdığı zamanlarda kime gidiyor?

A) Kahveci dedesine

B) Şükran ablaya

C) Arkadaşlarına

D) Eve

 

6) Aşağıdakilerden hangisi kahramanımızın hayallerinden biri değildir?

A) Ödülünü almak

B) İstediği kadar dondurma yemek

C) Hazırladığı projenin beğenilmesi

D) Nasa’da ilk Türk çocuk astronot olarak bir toplantıya katılması


 

7) Çocuk bakkala gelen hangi ikilinin arasını bozmuştur?

A) Ferit- Mürüvvet

B) Hasan- Şükran

C) Melisa- Ayşe

D) Fatma- Hatice

 

8) Çocuk neden kendi arkadaşlarına bir şey satmak istemiyor?

A) Arkadaşlarına gıcık olduğu için

B) Arkadaşları zengin olduğu için

C) Arkadaşlara bir şey satılmaz paylaşmak gerektiği için

D) Arkadaşlarını bir daha görmek istediği için

 

9) Bakkalın önünde bekleyen köpeğin adı  nedir?

A) Saddam

B) Kafadar

C) Aslan

D) Yurt

 

10)Bakkalın önünde bekleyen köpek kimin peynirlerini yemiştir?

A) Bedriye Teyze

B) Halime Teyze

C) Fatma Teyze

D) Şükran Abla

 

11)  Kahramanımızın dedesi emzik emmeyi ne zaman bırakmış?

A) İlkokul dört

B) İlkokul üç

C) İlkokul iki

D) ilkokul bir

 

12) Anlaşılabilmek için ne gerekiyor?

A) Dinlemek

B) Konuşmak

C) Anlayabilmek

D) Susmak

 

13) Çocuğun bakkalda temel görevlerinden biri neydi?

A) Külah yapmak

B) Resim yapmak

C) Kitap okumak

D) Müşterileri kandırmak


 

14) Aşağıdakilerden hangisi kitapta geçen sözlerden biri değildir

A) Kitap ruhun gıdasıdır ama sen  çikolata da al.

B) Amma çok konuşuyorsun, çenen hiç durmuyor.

C) Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi başkalarına yapma

D) Çok sessiz ve safsın kızım

 

 

15) Aşağıdakilerden hangisi kahramanımızın yetişkinlerde gördüğü yalan yanlış davranışlardan biri değildir?

A) Yalan söylemenin yanlış olduğunu söylerler ama kendileri yalan söylerler.

B) Asla yalan söylemezler

C) İnsanların arkasından konuşmamak gerektiğini söylerler ama kendileri arkadan konuşmaya bayılırlar.

D) Beş dakikaya geliyorum derler ama bir saat sonra gelirler.

 

16)  Kahramanımız hangi davranışını büyük hata olarak görmüştü?

A) Çok konuşmasını

B) Yalan söylemesini

C) Pikniğe giderken bakkalın anahtarını da yanında götürmesini

D) Şükran ablaya jeton vermesini

 

17) Aşağıdakilerden hangisi çocuğun  öğrendiği bilgilerden doğru bir bilgi değildir?

A) Tavuklar yirmi dört saate bir yumurtlar.

B) Erken yatan insanlara horoz derler.

C) Erken yatan insanlara tavuk gibi erken yatıyorsun derler.

D) Tavuklar güneşi kullanarak yönlerini bulabilirler.

 

18)  Çocuğa göre dünyanın en titiz kadını kimdir?

A) Gırgır Şükriye

B) Nevriye Teyze

C) Bedriye Teyze

D) Annesi

 

19) Çocuğa göre dünyanın en uzun  boylu insanı kimdir?

A) Uzun Murat

B) Uzun Ahmet

C) Uzun Hilmi

D) Uzun Yaşar

 

20) Çocuğa göre dünyanın en sevimli bakkal çırağı kimdir?

A) Çocğun kendisi

B) Arkadaşı

C) Kuzeni

D) Yeğeni

 

21)  Çocuk doğum yapan kedinin yavrularına isimler vermiştir. Kaçıncı sıradaki isim yanlıştırtır?1. yavru:

A) 1.Veresiye

B) 2. Yavru: Külah

C) 3. Yavru Gofret

D) 5. Yavru: Müdür


 

22) Aşağıdaki atasözünün devam nasıldır?

A) Söz uçar yazı kalır

B) Söz uçar, kağıt kalır.

C) Söz uçar kalem kalır

D) Söz uçar akıl gider

 

23) Kitaba göre çocuklar hatalarını düzeltmek yerine neyi tercih ederler?

A) Ağlamayı

B) Gülmeyi

C) Kızmayı

D) Şımarmayı

 

24) Aşağıdakilerden hangisi çocuğun yetişkin olduğunda yapmayacağı şeylerden biri değildir?

A) Çocuklar lafa karıştığında sen bir sus bakalım demeyeceğim.

B) Çocuklar bir şey istediğinde yapamam, çok yorgunum, işten yeni geldim demeyeceğim.

C) Çocukların her isteğine hayır diyeceğim.

D) Çocuklara sürekli hadi sen odana git biraz oyna demeyeceğim.

 

25) Meyveli sodayı ilk bulan kişi kahramanımıza göre kimdir?

A) Kahramanımız

B) Dede

C) Şükran

D) Nevriye

 

 

Cevaplar:

1. d   2. c   3.a  4.c  5.a  6.b   7.a  8.c  9.a   10.a   11.c   12. c   13. a   14. d   15. b   16.c   17.b  18.a  19.a   20. a   21.b   22.a   23.b   24.c   25.a

Zahmetsiz Rahmet Olmaz Sözü İle Konuşma

 

Zahmetsiz Rahmet Olmaz Sözü İle Konuşma


Her işin bir zorluğu vardır. Bu zorluğu göze alamayan başarılı olamaz. Önce sıkıntı çekilir, sonra kazanç elde edilir.

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

Hiçbir başarı rastlantı sonucu gerçekleşmez. Onun için önce emek etmek gerekir. Yaptığımız işin zorluklarına sabır ile katlanmak gerekir. Elimizden geleni yaptıktan sonra başarı da bizimle olur. Örneğin; Yazılı haftası geldiğinde çok rahat davranırsak derslerimize çalışmazsak, konuları tekrar edip pekiştirmezsek sınav zamanı geldiğinde de çok düşük notlar alırız ve aldığımız düşük notlardan dolayı da üzülürüz.  


Çalıştığımı zaman, zorluklara katlandığımız zaman da iyi notlar alırız ve zahmetimizin karşılığı rahmet olarak bize döner. Yani zahmetsiz rahmet olmaz. Önce alın teri dökmek gerekir. Başka bir örnek verecek olursak  bir çiftçiyi düşünün bahar mevsimi geldiğinde ekinleri ekip daha sonra da tarlasına bakımını yapıp, ilacını sıktıktan sonra ürünleri olmaya başlar ve verim alır. Eğer ki çiftçi tarlayı sürmezse, ilacını sıkıp diğer bakımlarını da yapmazsa tarladan hiçbir verim alamaz. Yani zahmet olmadan oturduğumuz yerde ekmek kapımıza gelmez. 


Önce sabırla çalışıp sonra emeklerimizin karşılığını almanın sevincini yaşamalıyız. Ne olursa olsun insan üzerine düşen görevleri yapmalı, çok çalışmalı, çok üretmeli sonra da Allah'ın da izni ile karşılığını almalıdır. Beni dineldiğiniz için çok teşekkür ederim.

Dedemin Bakkalı Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları

 

Dedemin Bakkalı Kitabı İle İlgili Test Soruları ve Cevapları


1) Aşağıdakilerden hangisi kahramanımızın özelliklerinden biri değildir?

A) Yenilikçi biridir.

B) Geleneksel biridir.

C) Yaramazlıkları vardır.

D) Cin fikirlidir.

 

2) Çocuk nerede dedesine yardım etmektedir?

A) Okulda

B) Evde

C) Bakkalda

D) İnşaatta

 

3) Aşağıdakilerden hangisi kitapta  çocukların yetişkinlerle iletişimde dikkat etmesi gereken konulardan biri değildir?

A) Yetişkinlerin çocuklara yaptıkları hataları görsen de görmezden gel.

B) Yetişkinlere fikir verme, onların her şeyin iyisini bilir.

C) Yetişkinlere paylaşmayı öğretme

D) Yetişkinlere paylaşmayı öğret.

 

4)  Çocuğun kahveci dedesi çocuğa genelde hangi içeceği ısmarlamaktadır?

A) Yedi gün

B) Meyve suyu

C) Oralet

D) Gazoz

 

5) Kahramanımıza göre asıl hata nedir?

A) Yaramaz olması

B) Sorumsuz olması

C) Sürekli uyuması

D) İnsanları bu kadar düşünüyor olması

 

6) Aşağıdakilerden hangisi kahramanımızın bakkalda yaptıklarından biri değildir?

A) Kolonyayı üstüne başına sürmesi

B) Zenginlerden fazla para alıp gıdaları yoksullara daha ucuza satması

C) Yoksul olanlara gerçek fiyatın altında satışlar yapması

D) Zengin olanlara da daha düşük ücretle gıdalar satması

 

7) Aşağıdakilerden hangisi kahramanımızın özelliklerinden biri  değildir?

A) Yardımseverdir.

B) Bazen işten kaytarmaktadır.

C) Bencil değildir.

D) Merhametsizdir.


 

8)  Bakkala bazı günler kimse gelmediği için zaman kahramanımız o günlere ne ad vermiştir?

A) Herkesin Tok Günü

B) Herkesin Mutlu Günü

C) Herkesin  Dinlenme Günü

D)Herkesin Eşref Saati

 

9) Kahramanımız bakkaldaki kolonya dolum şişesine ne ad vermiştir?

A) Bakan

B) Başkan

C) Müdür

D) Adam

 

10) Salik Amca maden suyuna ne diyordu?

A) Madde suyu

B) Midem suyu

C) Rahatlatan su

D) Midye suyu

 

11) Yaşlı bir teyzenin en sevdiği çamaşır suyunun  marka adı nedir?

A) Güldal

B) Ace

C) Akif suyu

D) Zehir suyu

 

12) Kahramanımızın bakkalcı dedesinden en çok duyduğu söz nedir?

A) Sen bir şımarıksın.

B) Sen niye böylesin, kime çektin yav

C) Akıllı kızım bana

D) Benim cin fikirli kızım

 

13) Kahramanımız not defterinde en çok kimden bahsetmiştir?

A) Yetişkinlerin davranışlarından

B) Kitaplardan

C) Eğlenceden

D) Tembellikten

 

14) Kahramanımız en çok hangi günler satış yapıyor

A) Kandil günleri

B) Hafta içi

C) Hafta sonu

D) Asker uğurlamaları


 

15) Kitabın yazarı kimdir?

A) Şermin Yaşar

B) Miyase Sertbarut

C) Tarık Uslu

D) John Boyne

 

16) Kahramanımız mahallede kimin sevdiği ile rahat konuşması için fazladan jeton veriyor?

A) Hanife

B) Ayşe

C) Meliha

D) Şükran

 

17) Kahramanımıza göre bütün yetişkinler nasıldır?

A) Gıcık

B) Çok iyi

C) Çocukları anlayan

D) Çok ince düşünceli

 

18) Aşağıdakilerden hangisi çocuğun yaptıı yaramazlıklardan birid eğildir?

A) Tansiyon hastası yaşlıların tansiyonu ölçmeye başlıyor

B) Romatizması olanlara babaannesinin ilacından veriyor

C) Dükkana iyi bak dükkan sana emanet diyen dedesinin sözünü bazı günler tutmuyor

D) Büyüklerin her dediğini yapıyor

 

19) Kahramanımızın en gıcık olduğu soru nedir?

A) Nasılsın

B) Bir şeyler anlatmak ister misin

C) Büyüyünce ne olacaksın

D) Seni anlıyorum

 

20) Vişneli gazozu kim akıl etmiştir?

A) Kahramanımız

B) Kahramanımızın dedesi

C) Kahramanımızın annesi

D) Kahramanımızın ninesi

 

Cevaplar:

1. b  2.c   3.d   4.  c   5. d  6. d  7. d  8. d.   9. c   10.b   11. c   12. b   13. a  14. a  15.a   16.d   17. a  18.d  19.c   20.a

Kusur İle İlgili Özdeyişler

 

Kusur İle İlgili Özdeyişler

 

İnsan kusursuz olamaz. İnsanları kusurları ile kabul etmek ve  aşırı eleştirmemek gerekir. Birbirimiz hoş görmeliyiz ve olgun bir insansak kusur aramayı bırakmalıyız.

Kusur ile ilgili özdeyişler

“En boş insanlar kendilerine çok önem verirler, mükemmeller güvensizdir, kusurlu insan küstahdır, iyi adamsa ürkektir.” Goethe

“Çok kimse kendindeki kusurun farkındadır, fakat açığa vurmaktan çekinir. Kendindeki kusurları görebilmek bir özelliktir, bu kusurları söyleyebilmek ikinci özellik, hele kendisiyle alay edebilmek bir zekadır.” Orhan Kemal.

“Emek ver, kulak ver, bilgi ver, borç ver; ama boş verme. İyiyi ara, güzeli ara, doğruyu ara; ama kusur arama.” La Edri

“Kusur bulmak için bakma birine, bulmak için bakarsan bulursun. Kusuru örtmeyi marifet edin kendine, işte o zaman kusursuz olursun.”Denis Diderot.

 

 

“Hayattaki en güzel şey; tüm kusurlarınızı bilmesine rağmen sizin hala muhteşem olduğunuzu düşünen birisinin olmasıdır. ”Ernest Hemingway.

“Seveceksen öylece sev. Ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur.”Elif Şafak.

“Kusursuz bir insan ararsan, dört dörtlük bir yalnızlık yaşarsın.”Aldous Huxley

“Eğer biri çıkar da, bir kimsenin senin hakkında fena söz söylediğini iddia ederse, ona şu cevabı ver; “Hakkımda bunu söyleyen hiç şüphesiz başka kusurlarımı bilmiyormuş. Zira bilseydi, bunu söylemekle kalmazdı”.Epiktetos

“Biz insanlar bir şeyi sevdik mi severiz. Mantığın burada yeri yoktur. Hatta mantıksız sevgi pek çok açıdan gerçek sevgidir. Sevmek için sebep oldu mu herkes sevebilir. Böyle bir şey cebinize bir peni koymanız kadar doğaldır. Ama bir sebep olmadan sevmek… Kusurları bilip onları da sevmek. İşte bu nadir saf ve mükemmel bir şeydir.”Patrick Rothfuss.

“Kusur arıyorsan, tüm aynalar senin.” Mevlana.

“Başkalarının kusuru gözümüz önündedir, kendimizinkilere ise sırtımızı çeviririz.” Seneca.

“Daha ne olsun. Sen bir defa kendini kusursuz görüyorsun. Bu, başlı başına bir kusur.” Beydeba.

“Başkalarının kusurlarını görmek hususunda kartallara ve kendi hatalarımızı görmemek bakımından da köstebeklere benzeriz.” François de Sales

“Kırıcı olmak, kusur aramak, bulmak ve ilan etmek…Bunlar İslami ve insani özellikler midir?” İbrahim Tenekeci.

“Eğer İnsan kendini suçlu hissetmiyorsa o zaman büyük bir ihtimalle kusurunun bu olduğunu düşünüyordur.” Mark Allen Smith.

 

 

“Kıskanç zeka, bütün güzelliklerin arasından kusurları bulup çıkartır.” Benjamin Franklin.

“Deli dediğimiz kişilerin kusurları, bizim büyütülmüş kusurlarımızdan başka bir şey değildir.”Alain.

“Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız. O hatayı işleyene hatasını, başka birini misal göstererek anlatınız. ”Hz. Ali(ra).

“Dünyada kusursuz iki insan vardır: biri ölmüştür, diğeri de doğmamıştır.” Çin Atasözü.

“Kusursuz insan nerede? Sen Allah Teâlâ’ya karşı kusur içindeyken, başkasının sana karşı kusurunu çok görme. ”İmam Gazali.

“İnsanın kendinden, işinden, hayatından gurur duyması gerek. Kusurlar olması normaldir, hatta gereklidir, kusurlarımız bizi insan yapar, alçakgönüllü yapar.” Nora Roberts.

10 Kasım Mustafa Kemal’in Aramızdan Ayrılışı İle İlgili Duygu ve Düşüncelerini Yazınız.

 

10 Kasım Mustafa Kemal’in Aramızdan Ayrılışı İle İlgili Duygu ve Düşüncelerini Yazınız.


Ülkemiz 10 Kasım 1938 sabahı, saat dokuzu beş geçe büyük bir acı haber ile sarsıldı. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk o gün aramızdan ayrıldı. Rahatsızlığı nedeni ile vefat eden Mustafa Kemal Atatürk milletini derin bir yadsa boğmuştur. Mustafa Kemal bu ülke için yapılamaz denilen yenilikler yapmış, aklını ve bilim yolunu tercih ederek ülkesini her alanda geliştirmeye çalışmıştır. Onun bizim üzerimizde çok hakkı vardır. Çünkü o bir milletin kurtuluşunu başlatan liderdir, çünkü o fedakardır, vatanseverdir. 


Kendi çıkarlarını düşünmeyen her zaman milletinin çıkarlarını düşünene bir lider olmuştur. Çalışkan, sorumluluk sahibi, ileri görüşlü, çok yönlü olan bu lider hayatı boyunca milletine hizmet etmiş ve bunu da hiçbir zaman şikayet etmemiştir. Onun şimdi yaşamasını çok isterdim. Onu bir kere görmek, o mavi gözlerine bakarak geleceğe dair ışıltılı bakışlarından feyz almak isterdim. Onunla sohbet etmek, ona minnet borumu dile getirmek isterdim ama ne yazık ki Mustafa Kemal yaşamıyor artık. Bir daha çıkıp gelse Samsun'dan, bir daha bu vatana liderlik yapsa ne kadar güzel olurdu ama her insan ölümlüdür. O kendisinin ölümlü olduğunu bildiği için Benim naçiz vücudum elbet bir toprak olacak fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır demiştir. 


İşte onun eseri olan cumhuriyete sahip çıkmalıyız gençler olarak. Onun ardından yas tutmak yerine ona olan sevgimizi vatana hizmet ederek göstermeliyiz, çalışkan ve başarılı çocuklar, gençler olmalıyız. Ona olan sevgim sonsuz olacak ve onu daima hatırlayacağım. Çünkü o benim büyük kahramanım sarı saçlı mavi gözlü devdir. O büyük insanın mekanı cennet olsun, nurlar içinde uyusun inşallah.

Eski Alışkanlıklarımızı, Geleneklerimizi Yaşatmak Bizi Mutlu Erder Konulu Kompozisyon

 

Eski Alışkanlıklarımızı, Geleneklerimizi Yaşatmak Bizi Mutlu Erder Konulu Kompozisyon

 

Eskiden insan ilişkileri daha samimi ve daha candandı. İnsanlar birlik, beraberlik ve dayanışma içinde hareket ederler,  komşular birbirine yardım eder ve güvenirdi. Bir kişi zor duruma düştüğü zaman diğer komşuların bundan hemen haberi olur, mahalle kültürü güzel bir şekilde yaşatılmaya devam ederdi. Eski alışkanlıklarımızı, geleneklerimiz yaşatmak bizi mutlu eder. Çünkü o alışkanlıklarda insana değer verme vardı, insanı sevme ve olduğu gibi kabul etme vardı. Misafirperverlik vardı eskiden. Şimdi kimse ne misafir kabul etmek istiyor, ne de misafirliğe gitme. Her şey para olarak, çıkar olarak düşünülüyor. Sevgi, paylaşma, samimiyet gibi duygular eskide kaldı. Oysa bunlar olduğu zaman hayat daha güzel olur bunlar olmadığı zaman hayat çekilme hale geldi ve insanlar sıradan bir hayat sürmeye başladı.

 

 İnsan gelenekleri ile bir bütündür, milli benliğine sahip çıkan, geleneklerine sahip çıkan gençlerin ülkemizde artması gerekir. Şimdi büyüklere saygı fazla kalmadı, gencecik çocuklar ağzı küfürden geçilmiyor, yolda çocuğu ile yürüyen bir anne küfür seslerini duyunca çocuğunun o küfrü duymaması için şekilden şekle giriyor. Oysa eskiden ortada bu kadar fazla küfürler edilmezdi ve adap denen bir şey vardı. İşte bu adabın geri gelmesi gerekiyor. Bunlar geri gelip yaşatılmalı ki toplum eski düzenine eski ahlaki yapısına kavuşsun. Yine hasta ziyaretleri yapılırdı, nişan törenleri yapılırdı, asker uğurlama yapılırdı  ve insanlar bugünlerde bir araya gelir ve güzel vakit geçirilirdi. Şimdi bunlar çok az yapılıyor ve insanlar artık daha bireysel bir yaşama dönmüş vaziyette. Ben değil biz anlayışı ile yaşamak lazım oysa. Bir başka örnek ise aileler çocuklarını sokağa gönderir ve çocuklar akşama kadar toprakla, çamurla kumla oynadı ve insanlar arasında güven vardı. Şimdi kimse çocuğunun başından ayrılmıyor ki başına bir şey gelmesin.

 

Çünkü ahlaki yapıda bozulmalar başladı ne yazık ki. Bunların bir an önce düzelmesi gerekir ve eski o güzel ve samimi geleneklerin gelmesi insanları da bir araya getirip mutlu eder. Çok özledik o yılları. Belki o zamanlarda bir tane şekerimiz olurdu ama o şekerin tadı bir başka olurdu. Şimdi çok şeker ve şeker türleri var ama eski tadı yok ne yazık ki. Çünkü paylaşma kalmadı fazla, sevgiyi paylaşma, duyguları paylaşma, düşünceleri paylaşma azaldı. Doğallık bozuldu git gide. İşte bunları yaşatırsak mutlu oluruz ve eski biz oluruz. 

“Sadece Şefkat iyileştiricidir. Çünkü İnsanın İçindeki Tüm Hastalıklar Sevginin Eksikliğinden Kaynaklanır. “ Sözü İle Kompozisyon

 

“Sadece Şefkat iyileştiricidir. Çünkü İnsanın İçindeki Tüm Hastalıklar Sevginin Eksikliğinden Kaynaklanır. “ Sözü İle Kompozisyon

 

Şefkat ve merhametin olduğu yerde, affetmenin olduğu yerde, koşulsuz sevmenin olduğu yerde kişi kendini güvende hisseder ve hayatta daha az yanlış yapmayı öğrenir, daha çok sevmeyi, saygı duymayı öğrenir. Sevgi eksikliği yaşayan, hayatında hiç aile sevgisi olmayan insanlara baktığınız zaman onların hep bir arayış içinde olduğunu görürsünüz. Sevgiyi alamadıkları için başkalarına da sevgi gösteremezler. Oysa şefkat insan ruhuna şifa gibi gelir. Çünkü insanın içindeki tüm hastalıklar sevginin eksikliğinden kaynaklanır. İşte burada da aileye büyük önem düşer.

 

 Anne ve babalar çocuk dünyaya getirmeden önce o çocuğa iyi bir anne, baba olabilecek miyim, ona sevgimi verebilecek miyim diye düşünerek çocuk dünyaya getirmelidir. Sevmeyeceğiniz, saygı göstermeyeceğiniz, bakmayacağınız çocuğu dünyaya getirip bir de onun psikolojisi ile oynamak bana göre bir cinayettir. Çünkü tüm çocuklar sevgiye ihtiyaç duyar. Sevgiye doymuş çocukları gözlemlediğimde kendine güvenen çocukları görüyorum. Bu çocuklar hem kendilerine güveniyorlar, hem sevmeyi öğreniyorlar hem de seviliyorlar ama kimseden sevgi dilenmiyorlar, kimse için aşırı fedakarlıklara girip kendi kişiliklerini ezdirmiyorlar. Çünkü o çocuğa sevgi zamanında verilmiştir. Oysa sevgiyi alamayan çocuklar hep birilerinin gözüne girme peşinde koşuyorlar, kendilerine çok az bir sevgi gösterisi sunanlara hemen inanıp daha sonrada hayal kırıklığı yaşıyorlar.

 

 Bu hayal kırıklığının olmaması için önce aile çocuğuna şefkat göstermeli, onu sevmeli ve korumalıdır. Hastalıkların asıl nedeni sevgisizliktir, ilgisizlik ve  sevgiye olan susuzluktur. Sevgisizlik insanı hem bedenen kötü etkiler hem de ruhen. Sevgi ile ilgili şu söz çok anlamlıdır: “Sevgi ektiğimiz yerde mutluluk büyür.” der Shakespeare. Gerçekten de öyledir sevgi olduğu zaman mutluluk olur, huzur olur ve hastalıklar da yok olmaya başlar.

Savaşa Hayır İle İlgili Özlü Sözler

 

Savaşa Hayır İle İlgili Özlü Sözler

Savaşta olanlar ne yazık ki masum insanlara oluyor. Ölen çocuklara oluyor, kadınlar oluyor ve en ağır darbeyi de onlar alıyor. Ne olursa olsun savaş için değil barış içi birlik olunmalı ve savaşa hayır denmelidir. Savaşa hayır ile ilgili sözler şunlardır:

“Dünyaya bir daha gelsem; ne kadar tank, tüfek ve silah varsa hepsini eritip saz, cümbüş ve zurna yapacağım.” Aram Tigran

“Niçin hep birlikte barış ve uyum içinde yaşamayalım? Hepimiz aynı yıldızlara bakıyoruz, aynı gezegenin üzerindeki yol arkadaşlarıyız ve aynı gökyüzünün altında yaşıyoruz.” Auinus Aurelius Simachus


"Voltaire,  bütün savaşların tek amacının hırsızlık olduğunu söylerken tamamıyla haklıydı. "Arthur Schopenhauer

“Savaşı sonlandırmazsak, o bizi sonlandıracak.” Herbert George Wells

“Tüm savaşlar iç savaştır, çünkü tüm insanlar kardeştir.” François Fénelon

“Savaş zorunlu ve kaçınılmaz olmalıdır, milletin hayatı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça, harp bir cinayettir.” Mustafa KemaI Atatürk

“Barışta oğullar babalarını, savaşta babalar oğullarını gömer.” Krezus – Croesus.

“Savaş, ne işe yarar? Kesinlikle hiçbir işe.” Edwin Star.

“Kötü bir barış, savaştan daha iyidir.” Gaius Cornelius Tacitus

“Savaş; korku ve sefaletten başka bir şey veremez. Yakar, yıkar, öldürür, yok eder. “Nazım Hikmet

“İnsan savaş gibi inanmadığı bir şey için acı çekeceğine, barış gibi inandığı bir dava uğruna ölse daha iyi değil mi.” Albert Einstein


“Savaş, hiledir, hileden ibarettir.” Hz. Muhammed

“Bu dünya silah tüccarlarına kalacak çünkü herkes birbirini öldürmekle meşgul. Bu hayatta kalmanın sırrıdır: Asla savaşa girme. Özellikle de kendinle. “Lord of War. 

"Bir çok insan savaştaki başarıların, barıştaki başarılardan daha önemli olduğunu düşünür ancak bu bu düşüncenin kırpılması gerekir. Zira birçokları şöhret arzusuyla savaş peşinden koşar."M.T.Cicero

”Propagandayla zehirlenmedikleri sürece kitleler asla savaş düşkünü değildirler.” (Albert Einstein)

"Barış bir hayal değildir; barış bir seçenektir! Ya barışı seçer, akıllı ve meleksi olduğunu ispat edersin ya da savaşı seçer, aptal ve şeytani olduğunu kanıtlarsın! Haruki Murakami.

Kardeşlik İle İlgili Konuşma

 

Kardeşlik İle İlgili  Konuşma

Kardeşlik duygusu insana Yüce Allah tarafından verilmiş çok özel ve çok güzel bir duygudur. İnsan nasıl annesi ya da babası için acı çekerse kardeşine bir şey olduğu zamanda kalbinde acı olur. Çünkü kardeş demek kan bağı demek, aile demek, yuva içinde bir olduğun can yoldaşın, demektir.

Sevgili öğretmenim,

İnsan kardeşi olduğu zaman çok mutlu oluyor. Mesela ben akşam eve gittiğim zaman kardeşimle oyunlar oynuyorum ve onuna çok güzel vakit geçiriyorum. Bazen anlaşamıyoruz ve hemen kavga etmeye başlıyoruz. Birbirimizden o kadar nefret ediyoruz ki en sonunda tutuşuyoruz kavgaya, başlıyoruz bağırmaya tıpkı iki inatçı kesi masalındaki gibi. Annem, babam araya girmese belki birbirimizi yiyeceğiz. Beş dakika geçiyor ya da geçmiyor geri kedi köpek gibi oluyoruz ve bir de bakmışız ki yine yan yanayız. Çünkü bizim birbirimizden başka kimsemiz yok. Çünkü biz hem oyun arkadaşıyız, hem derslerini birlikte yapan, birbirine yardım eden, birimiz hasta olduğu zaman diğerimiz çok üzülen iki can yoldaşı, iki arkadaşız.

 

Kardeş demek arkandaki dağ demek, kardeş demek yürüdüğün yol, aldığın nefes demektir. Kardeşlik başarında ve kötü zamanlarında bir olmak demektir. İşte benim kardeşim de benim her anımda yanımda olandır. Onunla akşam odamıza çekildiğimiz zaman kitap okuyoruz ve kitaplarımız hakkında birbirimize bilgi veriyoruz. Sonra gün içinde okulda neler yaptığımızı konuşuyoruz ve gülmeye başlıyoruz. Sonra annemin sesi ile irkiliyor “Hani dişler fırçalanmadı mı daha”. diyen annemizden korkup hemen birlikte dişleri fırçalamaya ve o arada bile yaramazlıklar yapmaya devam ediyoruz.

 

Çünkü kardeşimle her şey güzel oluyor. O evde bir saat bile olmasa hayat çok sıkıcı oluyor. Benim kardeşimle aramdaki yaş farkı az olduğu için o benim arkadaşım, en iyi dostum aynı zamanda. Babam kardeşime kızdığı zaman bazen içten içe seviniyorum bazen de babama kızıyorum. Eminim o da bana seviniyordur ve bazen de üzülüyordu. Sonunda ne olursa olsun iki can oluyoruz ve kopamıyoruz işte birbirimizden. İşte kardeşlik böyle karmakarışık duygulara sahip olmadır bana göre ama her şeye rağmen kardeşim benim canım, benim her şeyimdir.