23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının Çocuklarda Etkisi Konulu Bir Kompozisyon Yazınız.

 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının Çocuklarda Etkisi Konulu Bir Kompozisyon Yazınız.

 

Mustafa Kemal Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı günü hem egemenliğin kutlanması hem de bu özel ve anlamlı günün çocuklara armağan edilmesi gerektiğini düşünmüş ve ondan dolayı 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı ilan edilmiştir. Mustafa Kemal bir milletinin geleceğini aydınlatan ve parlatan tek şeyin çocuklar olduğuna inanmıştır. Çocuklara verilen değer, onlara gösterilen ilgi ve sevgi onların ileride aydın, bilimsel düşünen, ilim ve irfan yolunda ilerleyen kimseler olmasını sağlar. Onun için milletin en değerli varlıkları çocuklardır ve çocuklar olmaya da devam edecektir. Onlar hayatın neşesi, umudu, cesareti, tebessümü, bilgesi kısacası her şeyidir. 


23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı sadece bizim çocuklarımızın için ilan edilmiş  olmasına rağmen dünyanın en ücra köşelerinden bu bayramı kutlamak için gelen binlerce çocuk ülkemize misafir olarak  gelir ve bizim çocuklarımız ile birlikte kaynaşırlar, bir olurlar ve rengarenk görüntüler ve sevgi çiçekleri  ortaya çıkar.   Bu anlamlı ve güzel bayram için veliler çocuklarının mutlu olması için, öğretmenler geleceğin mimarı olan öğrencileri için günler öncesinden hazırlıklara başlar.  Rengarenk kıyafetler alınır, pantolonlar alınır, süsler alınır ve Türk bayrakları eşliğinde o anlamlı güne hazırlanılır.

Çocukların duyguları nasıl diye soracaksınız çocuklar o günden bir  gün önce daha da heyecan içinde olurlar ve kimileri heyecandan gece geç saatlere kadar uyuyamazlar. Çünkü onların bayramı vardır sabah. Bayram demek onların mutluluğunu doyasıya yaşanmak, coşku içinde anlamlı bir gün geçirmektir. 

Sabah olduğunda kahvaltılar yapılır, kıyafetler ütülenmiş olarak giyilir, dişler fırçalanır ve tören alanına varılır. Başlar 23 Nisan etkinlikleri coşku ile. Şiirler okunur, kompozisyonlar okunur, Gazi Mustafa Kemal’e minnet duyar çocuklar o gün. Kendilerine böyle bir bayramı hediye eden büyük lidere olan sevgi bir kat daha artar o gün. Çocuklar oynar, şarkılar söylenir,  danslar edilir, yöresel gösteriler sunulur izleyicilere. Farklı ülkelerin çocukları kendi ana dillerinde şarkılar söyler.  Bizim kıymetli ana dilimiz olan Türkçe  dilinde şarkılar okurlar, şiirler okurlar. Böylece bir kültür kaynaşması, kültür alışverişi de yaşanmış olur  o anlamlı ve özel günde. 

Çocuklar bir başka mutlu olur o gün. Daha bir sevgi dolu, ilgi bekleyen, sevgi bekleyen canlar olurlar. Bu bayramda onların mutlu olmasını sağlamalıyız ve onları o gün sinemaya, değişik gösterilere,  farklı etkinliklere katmalıyız ve çocukların kendi bayramlarını kendi istedikleri gibi yaşamasını sağlamalıyız ve büyüdükleri zaman akıllarında güzel anılar bırakmalıyız. Şimdiden tüm yavrularımızın bayramı kutlu ve mutlu olsun. Hepinizin gözlerinden öperim kıymetli çocuklar.

Şiddet İle İlgili Özlü Sözler

 Şiddet İle İlgili Özlü Sözler

 


Şiddet gösteren kişi korkak ve aciz olan kişidir. Kendisini insan gibi ifade edemeyen ve bunun için de zorbalığa başvuran kötü niyetli kimseler ne yazık ki suçu günahı olmayan , kendilerinden güçsüz kişilere şiddet uygular. Şiddeti uygulayan kişi insanlıktan bir nokta nasibini almamış kişidir. Şiddete uğrayan mağdur tarafta ise korku, endişe, psikolojik problemler ortaya çıkar. Şiddetin her türlüsüne hayır denmeli ve şiddet asla kabul edilmemelidir. Çocuğa, kadına, yaşlıya ve insan her kimseye şiddet uygulanmamalı ve şiddet uygulayan cani kimselere de gerekli olan cezalar verilmelidir.


Şiddet ile ilgili sözler şunlardır:


”Bir kaç küçük tecrübe sonunda anladım ki, amaç hiç bir zaman kullanılan araçlardan farklı olmuyor. Şiddet ancak şiddeti doğuruyor.” (John Steinbeck)

 “Sevgi insanlığın şiddet hayvanlığın kanunudur. “Mahatma Gandhi

“İlk yumruğu atan fikirlerinin yetersizliğini kabul etmiştir. “ Çin Atasözü

“Biz kendimizi sevgi ile maskelenmiş şiddetle yok ediyoruz.”  R. D. Laing

“Şiddet göstermeme inancımın birinci maddesidir. Aynı zamanda o benim itikatımın da son maddesidir. Mahatma Gandhi


“Şiddet karşıtlığının ürettiği güç kesinlikle insan yeteneğinin icat ettiği tüm silahların gücünden üstündür.”  Mahatma Gandhi

“Canavarlarla kavga eden dikkatli olmalıdır. Çünkü kendisi bir canavar olacaktır.“ Friedrich Nietzsche

”Şiddet sadece nefreti arttırır.” (Luanne Rice)

“Şiddet yetersiz kimsenin son barınağıdır. lsaac Asimov


“Şiddet otoritaryanizmin bitin özünü oluşturur tıpkı reddinin anarşizmin bütün özünü oluşturması gibi.”  Errico Malatesta

“Şiddet gören bugünkü mazlum çocuk, yarının şiddet gösteren zalimi olur.” (Adem Güneş)

“”Şiddetle geçen yaşamlar şiddetle son bulur.” (Watchmen Filmi)

“”Düşünmenin eşlik etmediği her yer inanç, şiddet yüklüdür.” (Dücane Cündioğlu)

“Dünyada sadece iki kuvvet vardır. Biri kılıç, diğeri düşünce. Uzun vade de kıIıç her zaman düşünce tarafından fethedilecektir.” Napoleon Bonapart


”En büyük hastalığımız şiddete bağlı strestir, buda öfkeye sebep olur.” (Dr. Said Sözühikmet)

”Çok yapılan tenkit ve çıkışlar şiddetini kaybeder. Tıpkı bir tanesi insanın ayağını acıtan çakıl taşının, pek çoğunun üzerinde yüründüğünde tesirini kaybetmesi gibi.” (Andre Gide)

Afgan Atasözleri

 Afgan Atasözleri



İnsanlara mesaj vermek amacı ile yazılmış atasözleri her millet de vardır. Çünkü her milletin yaşanmışlıkları, başarılar ve yenilgiler vardır. Bizlere öğüt vermek amacı ile yazılmış olan atasözleri hepimiz geliştirir ve çeşitli konularda da dikkatli olmamız gerektiğini söyler.


Afgan atasözleri de şunlardır:

En büyük ordu bile iyi bir komutan yoksa hiçbir şeydir.

“Açık ağız aç kalmaz.”

“ Akıllı adam önden giderse ardına da bakar.”

 

 Başkası hakkında kötü konuşmak, kendisi hakkında kötü konuşmaktır.

Allah her şeye kadirdir ama açık havada yağmur yağdırmaz.

 Akan su geri gelmez.

Güneşin gölgesi bile uzayıp kısaldığına göre dünyada süreğen bir şey yoktur.

Bir avuç su, karınca için denizdir.


Kaplan öldürür, çakal yararlanır.

Kötü asla iyi olmaz, karayı yıkasan da ak olmaz.

 Bir soğan dahi verirken  dahi gönül alıcı ol.

 Çölde her su iyidir.

Önce günahı işler, sonra şeytanı suçlarsın.

Ha yalan söylemişsin ha geceleyin damdan atlamışsın.

Varlık malda değil, gönüldedir.


Bir köpek bir gölgeye havlar, bin köpek o köpeğin sesine  havlar.

İçteki ağrıyı  dilim dilim  dilmek olmaz.

Kötü kadın dar ayakkabı gibidir.

Yabanın ateşi, kardan soğuktur.

Söylenen söz geri alınmaz.


Zeki insan, bir taşa iki kez dokunmaz.

Kendi sokağında, pis köpek bile  kaplandır.

O denli tatlı olma ki seni yemesinler.

Kötü şeylere yavaşa, iyi şeylere hızlı davran.

 

“Sizi Mutsuz Eden Kişileri Göz Ardı Etmedikçe Asıl Mutluluğa Ulaşmayı Beklemeyin.” Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Sizi Mutsuz Eden Kişileri Göz Ardı Etmedikçe Asıl Mutluluğa  Ulaşmayı Beklemeyin.” Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.



Mutluluk ya da mutsuzluk sonsuz değildir.  İnsanın mutlu olduğu zaman, mutsuz olduğu zaman, bazen ne mutlu ne de mutsuz olduğu zamanlar olabilir. Kimi zaman  hayata hiçbir duygu ve anlam yüklemeyebiliriz ama bu  geçici bir durumdur. Çünkü insan her an çok mutlu her  an  çok mutsuz olabilecek bir durumda olmaz, olmamalıdır da.  İnsan olduğumuz için kimi zaman içimizden hiçbir şey yapmak istemeyiz ve boş boş bakabiliriz. Bunlar gayet normal şeylerdir ama önemli olan her zaman bir duruşumuzun olması  gerektiğidir.


 Her ne kadar bazen hiçbir duygu hissetmesek de bunu başkalarına aktarmaya çalışmamalıyız kendi içimizde yaşamalıyız. Yani bizi önemseyen, bizi  verdiği değer  onurlandıran  ve bizimle iletişim halinde olmak isteyen kişilerle anlaşılır ve etkili bir şekilde iletişimimizi de devam ettirmeliyiz. Yoksa kimse bizimle olmak istemez ve o zaman da yalnız kalırız. Bizi mutsuz eden kişiler de olacaktır hayatımızda. Bazen bizi kıskanan, bizi çekemeyen ve her yaptığımız şeyi kötü ve olumsuz şekilde eleştiren, mimikleri ile bizi küçük düşürmeye çalışan ve hayat enerjimizi yok etmeye çalışan kötü ruhlu insanlar vardır hayatta ve böyle insanlar hayat devam ettikçe de olmaya devam edecektir ne yazık ki.


 İşte bu durumda aklımızı etkin ve akıllı bir şekilde kullanmalıyız. Bizi mutlu eden insanlar  bir yakınımız olur, çevremizdeki arkadaşlarımız olur, akrabalarımız olur vb. Bunlar olabilir ama bizim de kendimize göre yöntemimiz olmalıdır ve beni yani seni, onu, öbürünü mutsuz eden kişileri göz ardı etmeliyiz onları görmezden gelmeliyiz.


Görmezden geldiğimiz zaman ve onların söylediklerini  ruhumuza geçirmediğimiz zaman, kendimizi sevdiğimiz ve kendimize değer verdiğimiz zaman bizi kimse üzemez ve psikolojimizi de olumsuz yönde etkileyemez. Yeter ki öyle kimseleri görmeyelim ve gerçekten de bizi üzen ve bize değer vermeyen insanları kalbimizden çıkaralım. Onu zihnimizden ve kalbimizden tamamen yok ettiğimiz zaman işte o zaman gerçek mutluluğa ulaşmış oluruz. Bunu ilk başta hemen yapamayabiliriz ama bunun için sabır ve zaman gerekir. 


Sabır ve zaman her şeyin ilacıdır aslında. İşte bunlara göre hareket ettiğimiz  zaman o kişi ya da kişiler  kendiliğinden de bizim için bitmiş olacak ve onun dediği hiçbir şeye de kulak asmayacağız ve kendimize olan sevgimizi, inancımızı ve saygımızı da sonsuz kadar devam ettirmiş olacağız. Yeter ki önce kendimizi sevelim ve kendi ruhumuzu kötü kişilerden korumaya çalışalım. Bunu yaptığımız zaman mutluluk da kendinden gelecektir zaten.

Yunus Emre Sözleri

 Yunus  Emre Sözleri


Yunus Emre bir hak şairi ve tasavvuf şairidir. İnsana, insanlığa verdiği anlamlı mesajlarla hepimizin gönlünde taht kurmuştur. İnsanlara iyi davranmayı, kalp kırmamayı ve sevginin  dünyaya egemen olmasını  arzulamıştır her zaman.  Anadolu’nun her bir yanında ünü yayılmış olan büyük bir halk ozanıdır kendisidir. Kendi ana dilini çok iyi şekilde kullanan Yunus Emre aynı zamanda Arapça ve Farça da bilmektedir. Hoş görülü olmamızı gerektiğini söylemiştir her zaman. Yunus Emre'yi rahmet ve minnetle anıyoruz.


 Yunus Emre sözleri şunlardır: 


“İncitme dostun kalbini; tamir edecek usta yok. Soldurma gönül gülünü; sulamaya ibrik yok.”

“Benlik davasını bırak muhabbetten olma ırak sevgi ile dolsun yürek hoşgörülü olmaya bak.

“Bu dünyaya inanma, vefasın bulam sanma.”

“Mazlumun ahı indirir şâhı.

“Aşk ile yola çıkmak ise niyetin, Bela ile imtihan edilirsin. Zü’l Celali ve’l ikram; önce kahır sonra ikram.”

 

“Olsun be aldırma Yaradan yardır. Sanma ki zalimin ettiği kârdır. Mazlumun ahı indirir şâhı. Her şeyin bir vakti vardır.

“Gönlünde aşk ateşi olan kişi yandıkça mum gibi yumuşar. Taş gönüller ise kararmış sert katı kış gibidir.

Biz gelmedik dava için, bizim işimiz sevda için, dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik.

“Ey dostunu düşman sayan, gıybet etme, yalan konuşma. Bu dünyada fitneye düşen, iftira edenin öbür dünyada yeri dar olur.”

 

“Ey aciz Yunus kimseye kibirlenme, toprak gibi alçakgönüllü ol. Gül bahçelerinin tümü toprakta biter.”

“Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan yüküdür.”

“İnsan iyiliği kadar taşlanır, merhameti kadar dışlanır, kulluğu kadar da sınanır.”

“Zulüm ile abad olanın akıbeti berbad olur.

“Dünya yalan kardeşim, dünya yalan! Var mı yalan dünyada bakî kalan. Mal da yalan, mülk de yalan. Var biraz da sen oyalan.”

“Hakk’ı gerçek sevenlere cümle alem kardeş gelir.”

 

“Gönlü taş olanın dilinden zehir tüter. Ne kadar yumuşak konuşsa da onun sözleri “Savaş” gibidir.

“Neyi çok bekler ve umursan senden uzaklaşır. Hem ne demiştik “İstenileni almak değil razı olmaktır imtihan.”

“Bir garibin duasına gir. Kurtarırsa o kurtarır.”

“Söz binlerce mücevher ve altın parayı kara toprak eder.”

 

“Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır.”

“Kendimi bir nokta olarak gördüğümde, bir bakmışım ki anlamlı bir cümlenin sonundayım.”

“Açlığın sonunda tokluk vardır, tokluğun sonu ise yokluktur. Bu yollar korkuludur. Bu yollarda Allah neyler sabredip görelim.”

“Dervişlik olsaydı tâç ile hırka, biz dahi alırdık otuza kırka.

“En büyük ibadet sevebilmektir.”

“Yaratılanı hoş gör, Yaradan’dan ötürü.

Yüz Yüze Eğitim Daha Faydalıdır Konulu Münazara Örneği

 Yüz Yüze Eğitim Daha Faydalıdır Konulu Münazara Örneği

 


Eğitim insanları geliştirir  ve onların   daha iyi bir insan olması yönünde kişiye çok sayıda katkı sağlar. Eğitimin uzaktan mı yoksa yüz yüze mi eğitim olması gerektiği konusu da yıllardır tartışılmaktadır. Eğitimin her türlüsü çocuklar için elbette faydalıdır ama çocuklar için en etkili eğitim yüz yüze yapılan eğitimdir. Çocukların gençlerin ruh sağlığı için, mutlu olmaları için, sosyalleşmeleri için hiç kuşkusuz ki yüz yüze eğitim uzaktan eğitimden her zaman daha etkili sonuçlar vermiştir.


Mesela şöyle düşünelim: Uzaktan eğitimde çocuk  her konuyu öğrenebilir, zamandan, mekandan tasarruf sağlar ve amaçladığı bilgilere de ulaşır .Buraya kadar her şey iyi  fakat çocuk için bunlar yeterli olan bir şey değildir. Çocuklar,  gençler  hatta yetişkinler bile yüz yüze eğitimle daha mutlu olur ve işler daha  bir gayret ve azimle yapılmış olur.  Duyguların paylaşılması, aynı ortamda bulunmanın kişiye verdiği mutluluk ve sosyalleşme sevinci  vb insanları  daha mutlu eder. Yüz yüze eğitimde çocuk sınıf arkadaşları ile iletişim içinde olur. Onlarla oynar, güler,  sarılır ve daha birçok güzel etkinlikler yapılır.


 Çocuğun akranları ile kurduğu bu etkileşim onun benlik algısının gelişimine , özgüven gelişimine  katkı sağlar. Öğretmenin çocukla, çocuğun öğretmeni ile, öğretmenlerin kendi meslektaşları ile bile yüz yüze iletişim kurması onların ruhsal anlamda daha mutlu olmalarını sağlar ve kişi sosyal anlamda bir doyum sağlamış olur. Yüz yüze eğitimde insan olduğumuzu hissederiz ve robotlaşmaktan kurtuluruz. Yüz yüze eğitimin daha çok sayıda güzel ve etkili sonuçları vardır. Bunun için yüz yüze eğitim her zaman daha etkili sonuçlar verir.

Uzaktan Eğitim Daha Avantajlıdır Konulu Münazara Yazınız.

Uzaktan Eğitim Daha Avantajlıdır Konulu Münazara Yazınız.

 



Uzaktan eğitim; geleneksel öğrenme-öğretme yöntemlerindeki sınırlılıklar nedeniyle sınıf içi etkinliklerin yapılamadığı  durumlarda eğitim çalışmalarını planlayanlar ve uygulayanlar ile öğrenenler arasında iletişim ve etkileşimin özel olarak hazırlanmış öğretim üniteleri ve çeşitli ortamlar yoluyla belli bir merkezden sağlandığı bir öğretim yöntemidir. Yüz yüze eğitimin gerçekleşmediği zamanlarda uzaktan eğitim yapılmaktadır ama uzaktan eğitim yüzü yüze eğitimden daha etkilidir. Çünkü  uzaktan eğitimde zaman kaybı olmaz, gereksiz bilgiler öğrenilmez. 


Yüz yüze eğitimde çok zaman kaybı olurken uzaktan eğitimde doğrudan hedefe odaklanılır ve kişi sadece yapacağı işleri yapar ve böylece boş yere zaman kaybı da yaşanmamış olur. ( Ulaşım, barınma,  beslenme, konaklama vb gibi)  Uzaktan eğitimin çok sayıda faydaları vardır. Yaşam boyu öğrenmeyi sağlar, uzaktan eğitim sayesinde çok geniş kitlelere bilgiler aktarılır. Her öğrenci kendi hızında ilerler. Kişinin bilgi ve becerisinin artmasını sağlar. Kişi teknolojiyi ve teknolojik gelişmeleri daha yakından takip eder. Uzaktan eğitim daha öğrenci merkezlidir ve daha eşitlikçidir. Fiziksel engeli olan kişiler için de uzaktan eğitim son derece fayda sağlar ve kişi öğrenmeden mahrum kalmamış olur.


Coğrafi ve bölgesel engeller de ortadan kalkmış olur. Maddi olarak kişiye katkı sağlar ve kişi boşu boşuna fazladan para, zaman, emek harcamamış olur. Uzaktan eğitim etkili ve hedefine odaklı bir şekilde yapıldığı zaman büyük kazanımlar sağlar ve kişiye çok katkı sağlar. Bunun için uzaktan eğitim yüz yüze eğitimden daha avantajlıdır. Çocuklar için iyi bir öğrenme ortamı oluşturulduğu zaman, belirli bir plan ve program dahilinde çocuklar çalıştığı zaman, yeri geldiği zaman mola verilerek çocuğun sıkılmaması sağlandığı zaman uzaktan eğitim daha faydalıdır ve çocukların gelişmesine daha çok sayıda faydaları vardır.

Ramazan Ayında Yardımlaşma ve Dayanışma (Oruç) İle İlgili Bir Hikâye Yazınız. Hikâyenizi Sınıfta Arkadaşlarınıza Okuyunuz.

 Ramazan Ayında Yardımlaşma ve Dayanışma  (Oruç) İle İlgili Bir Hikâye Yazınız. Hikâyenizi Sınıfta Arkadaşlarınıza Okuyunuz.


Annem günler öncesinden başlamıştı Ramazan hazırlıklarına. Ne de  olsa yarın oruç başlıyordu. Ben de artık son iki yıldır orucun tamamını tutamasam da çoğunu tutuyordum. Çok zayıf olduğum için oruç tutmayı bazen bünyem kaldırmıyor ve hasta oluyordum. Yaşım  13 olmasına rağmen kilo olarak yeterli kiloda olmadığım için oruçta bazen zorlanıyordum ama inşallah gelecek yıl hepsini tutmaya çalışacağım. Ben  Yağmur  bu arada. Ortaokula gidiyorum. Üç çocuklu bir ailenin üçüncü kızıyım. Bir abim bir de ablam var. Abim  öğretmen, ablam ise lise üçe gidiyor. Annem ev hanımı, babam  ise mühendis.  Yaşadığımız şehir Sivas. Maddi durumumuzu soracak olursanız babamın mesleği olduğu için çok şükür sıkıntı çekmiyoruz. Orta halli bir yaşamımız var kendimizi idame ettirebiliyoruz. Neyse konuma devam edeyim: Yarın oruç başlayacağı için annem komşuları ile birlikte bir ay önceden hazırlık yapıldı.

 

 Mantılar yapıldı, dolmalar yapıldı, yapraklar sarıldı, ekmekler yapılıp buzluğa konuldu. Ramazan Boyunca bunları tüketmek için hazırlık yaptı annem ve arkadaşları. Bu gece ilk sahurumuz. Onun için çok heyecanlıyım. Hemen ödevlerimi yapıp yatağıma yattım. Yatar yatmaz uyuduğum için gece mahalledeki Mehmet Amcanın davulunun sesi ile uyandım. Davulun sesi ilk başta içimi ürpertti. Korktum ama sonra bu gece sahur olduğunu hatırladım ve korkum geçti ve hemen mutlu oldum. Pencereden dışarı baktığımda Melike Teyzelerin, Abdullah amcaların, arkadaşım Şule ve Aydınların  da ışığı yanmıştı.  Gece yarısı herkesin ışığı yanıyordu ve bunu izlemek beni çok mutlu etmişti. Ne güzel bu ay. Hem huzur ayı hem sabır ayı hem de birlik ayıydı. Tam perdeyi kapatmak üzereyken sınıf arkadaşım Metinlerin ışığının yanmadığını fark ettim. Hemen anneme koşarak anne Metinler kalkmadı herhalde dedim. Annem de  biz kaldıralım o zaman dedi ve Metin’in annesini aradı ama telefonu açan olmadı.

 

 Sahurumuzu yapmaya başladık ama benim aklım hala arkadaşımın  evindeydi. Şimdi kalkmışlardır diye pencereye yöneldim ama ne ışıkları yanıyordu, ne de perdelerinde bir oynama vardı. Geri yemeğime oturduğum yerden devam ettim. Annem sahurda yemek yapmaz. Bizi sahurda kahvaltılık tüketiriz. Yemek  çok ağır geldiği için annem de yapmaz. Annem çok güzel ıspanaklı ve peynirli börek yapmıştı. Sobada yaptığı böreklerin tadı harika olmuştu. Yanına da çay, zeytin, yeşillik koymuş ve çok güzelce karnımızı doyurmuştuk. Metin ve ailesi ne yemişti acaba  diye merak ediyordum acaba uyuya mı kalmışlardı diye düşünüyordum. O arada annem üzüm hoşaflarını getirdi ve bir güzel içtik. Daha sonra sularımızı içip dişlerimizi de fırçaladıktan sonra  niyetlendik oruca. 


Sabah ezanı ile birlikte namazları kılıp bir güzel sıcacık yatağımıza uyumaya gidip devam ettik. Sabah ilk iş aklımda Metin’e neden gece kalkmadıklarını soracaktım. Okula vardığımda Metin de oradaydı. Hemen günaydın diye asıl konuya geldim. Metin de bizim gibi oruç tutuyordu bugün. Ona neden gece ışığınız yanmadı Metin dedim. O da biz akşamdan yiyip yattık diye lafı geçiştirdi. Altıncı dersin sonuna doğru Metin oturduğu yerde bir anda yere bayılmıştı. Öğretmenimiz hemen onu kucağına alıp çocuklara su  getirmesini rica etti. Ben onlardan önce  koşarak kantinde arkadaşım için su aldım. Öğretmenim Metin’e neden bayıldığını sorunca oruca dayanamadığını söyledi. Daha sonra eve vardığımda annem bu konuyu sordum.






Annem de onların Metin’in ailesinin  durumlarının çok kötü olduğunu ve sahurda yiyecek bir kuru ekmek ve sudan başka bir şey olmadığını duymuş. Yani  canım kardeşim, arkadaşım açlıktan bayılmıştı. Çok üzülmüştüm. Kendi halinde, kimseye zararı dokunmayan bir çocuktu Metin. Dürüst saygılı ve efendi bir çocuktu. Ayrıca derslerine de son derece başarılı ve zeki bir çocuktu. Bazen bilemediğim soruları ona sorardım o da bana yardım ederdi. Şimdiki durumu ise çok üzücü bir durumdu. Hemen ailemle birlikte Metin’in ailesi için bir şeyler yapmaya karar kıldık. Babam ve annem markete gidip onlara bir ay boyunca yetecek gıda ve temizlik malzemeleri aldı. Öğretmenim benim canım öğretmenim de okulda öğretmenler arasında para toplamış ve Metin’in ailesine vermişti.

 

Hepimiz el birliği içinde, yardımlaşma ve dayanışma içinde olup Metin ve ailesini bu zorluk süreçten kurtarmıştık. Onun için de çok mutlu ve huzurlu olmuştuk. Artık  sahurda onların da ışığı yanıyordu ve onların da yiyecek her şeyi vardı. Ayrıca babam ona aylık olarak burs da vermeye başladı ve böyle zeki çocukların kıymetinin bilinmesi gerekir dedi. Babasına da iş bulma konusunda ailem onlara yardım etti. Ne güzel bir duyguydu bu aylarda yardımlaşma ve dayanışmanın zirveye çıkması. Ne güzel geleneklerimiz vardı, ne güzel güzel  bir millettik biz. Yardımlaşmayı bilen, açgözlülüğe ve bencilliğe karşı olan insan gibi insan olan millettik biz. Çünkü biz Türkiye gibi güzel bir ülkenin  merhamet ve sevgi ile büyüyen , içinde insanı değerleri sonsuza kadar taşıyan duygu dolu evlatlarıydık.

 

 

Sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in Oruç Tutmanın Faziletleri İle İlgili Özlü Sözleri

 Sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in Oruç Tutmanın Faziletleri İle İlgili Özlü Sözleri

 

Alemlere rahmet olarak gönderilmiş olan ve hayatı boyunca Müslümanlığı yaymak için çalışmış olan, güvenilir insan, doğru ve dürüst insan sevgili Peygamber Efendimizin  her sözde  insanlığa bir mesajı vardır. Alın terini, helal lokmayı, doğru ve güvenilir olmamızı isteyen efendimiz oruç tutmanın da insan sağlığına, insan ruhuna çok iyi geldiğini söylemiştir.

 

 Efendimizin oruç tutmak ile ilgili sözleri şunlardır:

“Oruç tutunuz ki,  sıhhat bulasınız!”

"Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır."

““Oruç, oruçluya yakışmayan şeylerle zedelenmedikçe (tutan için) bir kalkandır.” 

“"Cennet’te reyyân denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. Oruçlular nerede? diye çağrılır. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse girmez.”

 

“Hiçbiriniz, oruçlu olduğu gün çirkin söz söylemesin ve kimse ile çekişmesin. Eğer biri kendisine söver veya çatarsa, ‘ben oruçluyum desin”

 “"Sizden biriniz unutarak bir şey yer veya içerse, orucunu tamamlasın. Çünkü onu Allah yedirmiş ve içirmiştir." 

“Ramazan hilâlini görünce oruç tutunuz. Şevval hilâlini görünce de oruca son veriniz. Ramazan’ın başlangıcı bulutlu bir güne rastlarsa, Şâban’ı otuza tamamlayınız."

“Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan kendisine kuru bir açlıktan başka bir şey kalmaz! Geceleri nice namaz (terâvih ve teheccüd) kılanlar vardır ki, namazlarından kendilerine kalan yalnız uykusuzluktur.” 

 



“Mü’min öldüğü zaman, namazı baş ucunda, zekâtı sağında, orucu solunda bulur.” 

“"Allah rızâsı için bir gün oruç tutan kimseyi Allah Teâlâ, bu bir günlük oruç sebebiyle Cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar." 

“İslâm beş temel üzerine bina kılınmıştır: Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şahitlik etmek. Namazı dosdoğru kılmak, zekâtı hakkıyla vermek, Allah’ın evi Kâbe’yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.”

“Ramazan Ayı Yardımlaşma ve Dayanışma Ayıdır." Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Ramazan Ayı Yardımlaşma ve Dayanışma  Ayıdır.” Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 

Yardımlaşmanın olduğu yerde insanların birbirine olan sevgisi ve merhameti de bulunur. İçinde şefkat olmayan, iyi niyet olmayan kimselerde yardımlaşmayı değil bencilliği görürüz. Yardımlaşma sadece Ramazan Ayına yönelik bir durum değildir. Her  zaman yardımlaşma olmalı , kişi  kendini  zor durumda olan bir başkasının yerine koyabilmeli ve empati kurabilmelidir. Elbette bunlar önemlidir ama Ramazan Ayında yardımlaşmanın önemi bizim kültürümüzde, gelenek ve göreneklerimizde biraz daha ön plana çıkar. Çünkü bu ayda, bu kültürde Alemlerin  Rabbi olan, Rahman ve Rahim olan Yüce Allah için oruç tutmak vardır. 


Oruç tutmak sadece dini anlamda kişiye sevap yazmaz. İslam dini öyle kuvvetli, öyle mükemmel bir dindir ki oruç tutmanın insan sağlığına faydaları da bitmek bilmez. Bu faydaları çoğunuz az çok bilirsiniz. Vücut dinlenir,  bağışıklık sistemi güçlenir, cildimiz daha da parlak olur, karaciğer dinlenir, mide rahatlar, kişi daha dinç ve daha sağlıklı olur vb. Akşama kadar aç olan mümin biri bu açlıkta sabırlı olmayı öğrenir. Nefsine hakim olmayı öğrenir. Her gün düzenli öğünleri olan, maddi durumu iyi olan ve hiçbir maddi sıkıntı çekmeyen kişi bu ayda aç kalarak kendini maddi durumu iyi olmayan kişilerin yerine koyarak onların da durumunu anlamış olur. 


Yoksul olan kişilerin duygu ve düşünceleri bu ayda daha iyi anlaşıldığı için varsıl kimseler yoksul  olanlara elinden gelen yardımı bu ayda daha da çok yapar. Bu ayın insanın duygularına, eylemlerine bile  etkisi vardır. İnsan daha bir merhametli olur, daha anlayışlı olur ve yoksul olanlara yardım etmek için elinden gelen her türlü iyiliği ve fedakarlığı onlar için yapmaya çalışır.


 Ülke olarak zor zamanlar geçirdiğimiz şu günlerde yine Ramazan Ayı yaklaşmakta ve yine yoksul kardeşlerimizin sıkıntıları olmaya devam edecektir. İşte bu durumda onlara karşı el birliği içinde yardım etmeliyiz. Yardımlaşma ve dayanışma sayesinde onların bu ayı sağlıklı beslenerek, huzurlu bir şekilde geçirmelerini sağlamalıyız. Oruç bittikten sonra da onlara olan yardımları kesmemeliyiz. Ömrümüz yettiği sürece, nefes aldığımız sürece ve maddi imkanlarımız yerinde olduğu sürece yoksul kimselere her zaman destek olmalıyız. Destek olduğumuz her yoksul kimse bizim daha mutlu olmamızı sağlayacak ve vicdanımız da rahat bir şekilde hayatımıza devam etmiş olacağız. Bu ayın anlamına uygun şekilde güzel işler yapmalıyız ve yardımlaşma ve dayanışmayı hayatımızın tümüne yaymalıyız.