“Benim Naçiz Vücudum Elbet Bir Gün Toprak Olacaktır Fakat Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalacaktır.” Kompozisyon

 

“Benim Naçiz Vücudum Elbet Bir Gün Toprak Olacaktır Fakat Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalacaktır.” Kompozisyon

Her insan zamanı gelince bu dünyadan ayrılacaktır. Çünkü her insanın kaderi Yüce Allah tarafından farklı yazılmıştır. Ölüm kimseye ayrıcalık tanımaz. Çünkü her insan ölümü tadacaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük kurucusu Mustafa Kemal Atatürk de insan olduğu için, bir gün öleceğini bildiği için kendisinin de geçici olduğunu, kimsenin sonsuza kadar yaşamayacağını ama cumhuriyetin sonsuza kadar yaşatılabileceğini söylemek istemiştir. 


Çünkü fikirler ölmez, çünkü eserler ölmez. Mustafa Kemal de bunu bilerek bu anlamlı sözü söylemiş ve geride güzel eserler bırakarak milletinin kalbinde yıllarca kalmaya devam etmiş ve devam edecektir de… Cumhuriyet akıldır, cumhuriyet bilimdir, insan haklarıdır, kadına verilen değerdir, özgürlüktür, dik duruştur, halkın egemenliği, halkın eseridir. İşte bu dev sere sahip çıkmak ve onu sonsuza kadar yaşatmak da biz gençlerin görevidir. Gelecek nesillere de cumhuriyet sevgisini aşılamak ve ona sonsuza kadar sahip çıkmak gerekir. 


Çünkü cumhuriyet bu ülke için büyük fedakarlıklar, büyük emekler verilerek kazanılmış bir eserdir. Bu eserin kıymeti ancak o yaşatılarak  bilinir. Bunun için de Türkiye Cumhuriyeti cumhuriyet ile yönetilmeye devam edecek, dünya var oldukça cumhuriyet de var olacaktır inşallah. Akıl yolunda, bilim yolunda gençler yetişecek ülkesini daha iyi yerlere getirecektir.

Akıl İle İlgili Özdeyişler

 

Akıl İle İlgili Özdeyişler


Akıl insana verilmiş büyük bir armağandır. İnsan aklını kullanırsa insan-ı kamil olur. Aklını iyi kullanmazsa ve hata üstüne hata yaparsa hayatını boş geçirmiş olur ve hiçbir iş başarmamış olur.

 

Akıl ile ilgili özdeyişler şunlardır:

Konuşma , insanın aklını kullanma sanatıdır. Eflatun

Aklın buyruğuna girmeden, yaşamın kötülüklerine karşı başarı kazanılamaz. Arthur Schopenhauer

Akıl ve dirayetin ak saçlılarınki gibi; ama yüreğin masum çocukluk yüreği olsun. Friedrich Schiller

Akıl ve mantık, ilim ve marifetle doğru orantılı olarak gelişir. Thomas Mann

 

İnsanın akıllıca hareket edebilmesi için üç yolu vardır; birincisi, yapacağı şey üzerine düşünmektir ki bu en asil yoldur. İkincisi, önceden yapılmış iyi bir şeyi tenkit etmekle olur, bu en kolay yoldur. Üçüncüsüne gelince bu en acı yoldur, deneyerek ve uğraşarak bulduğun yoldur. Konfüçyus

İslam’ın temeli ahlâk, ahlâkın özü bilgi, bilginin özü de akıldır. Hacı Bektaş-ı Veli

Yüksek ruhlar, her zaman sıradan akılların şiddetli muhalefetleriyle karşılaşırlar.

Albert Einstein.

 

Başkalarının bilgisi ile bilgin olsak bile ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz.

Montaigne

Akıl; birbirinden farklı olan şeylerin birbirlerine benzeyen yanlarını ve birbirine benzeyen şeylerin, birbirlerinden farklı yanlarını bilmektir. Goethe

Aklın en büyük günahı, yeteri kadar dikkat göstermemek hatasıdır. Jon Ciardi

Akıllı kimsenin lisanı kalbindedir. Düşünerek söyler. Hz Ali

Akıl yaşta değil baştadır; ama aklı başa yaş getirir. Cenap Şehabettin

Akıllılar, zayıf taraflarını bildiklerinden, yanılmayacaklarını ileri sürmezler. Thomas Jefferson

Akıl İle İlgili Konuşma Örneği

 

Akıl İle İlgili Konuşma Örneği


İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli fark aklının olmasıdır Akıl Yüce Allah tarafından insana verilmiş büyük bir armağandır. İnsan normalde diğer canlılar gibi bir damla kandır ama aklı sayesinde bin bir endişedir. Çünkü aklı olduğu için endişeli olur, hayata dair sorunları olur umutları olur, hayalleri olur.

Sevgili öğretmenim ve  değerli sınıf arkadaşlarım,

Bizler insan olarak aklımızı iyi önde kullanırsak hayat bizim için daha kolay olur. Aklımızı iyi kullanmadığımız zaman, sorumluluklarımızı yerine getirmediğimiz zaman kendi hayatımız kendi elimiz ile mahvetmiş oluruz. Aklını kullanan insanlar her şeye körü körüne inanmayan, sorgulama becerisine sahip olan insanlardır. Mustafa Kemal Atatürk de akla ve bilime çok önem vermiştir. Kendinize aklı ve bilimi rehber edinin demiştir. Çünkü insan aklı ile ya doğru yolu seçer ya da yanlış yola gider. İşte burada da  irade çok çok önemlidir. İradesine hakim olan insanlar, planlı ve programlı bir hayat yaşayarak hayatını çalışmaya odaklandırırlar.

 

Böyle  insanlar her zaman bir meşguliyeti olduğu için sıkılmaya vakit bulamazlar ve boş bir amaç peşinde koşmazlar. Bunun için her zaman aklımızı iyi kullanmalıyız ve bize Allah tarafından verilen bu aklın kıymetini bilmeliyiz. Tembellik etmek yerine aklımızı kullanarak zor olanı başarmaya çalışmalıyız ve akıl sayesinde güzel başarılar edinmeliyiz. Çünkü insan aklını kullanarak bilgi sahibi olur. Büyük işler başarmış insanların diğer insanlardan bir farkı yoktur. Sadece aklını iyi kullanmışlardır ve hedefleri peşinde koşmuşlardır. Yüce kitabımız Kuran’da da “Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu.” derken insanın aklını kullanarak ilim peşinde, bilim peşinde koşması gerektiği söylenmiştir. Aklın önemi ile ilgili şu söz çok önemlidir:


İnsanın akıllıca hareket edebilmesi için üç yolu vardır; birincisi, yapacağı şey üzerine düşünmektir ki bu en asil yoldur. İkincisi, önceden yapılmış iyi bir şeyi tenkit etmekle olur, bu en kolay yoldur. Üçüncüsüne gelince bu en acı yoldur, deneyerek ve uğraşarak bulduğun yoldur. Konfüçyus. 

Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi

 

Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi


İletişim kurmak insan için sosyal bir ihtiyaçtır. İnsanlar iletişim kurarak hem kendilerini ifade ederler, hem mutlu olurlar hem de gün içindeki konuşma ihtiyaçlarını gidermiş olurlar. Çocuklar sosyal medyadan çok aile ile iletişim halinde olmalı, arkadaşları ile sanal ortamda değil gerçek yaşamda bir olmalıdır.


 Sosyal medyayı sınırsız kullanan çocuklarda bağımlılık olur. Bu bağımlılığın sonucu sosyal medyadan kopmak istemeyen çocuklarda saldırganlık ve şiddete eğilim olur. Ders başarısında gerileme olur, sosyal yaşamında gerileme olur vb. Uzun süreli ekrana bakma; depresyon, uyku sorunları, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, sosyal kaygı bozukluğu, davranış bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu cinsel ve fiziksel istismara bağlı olarak ve madde kullanımı gibi önemli ruhsal sorunlara yol açabilir. Çocuklar gerçek yaşamdan kopar ve sanal bir ortamda yaşamaya başlar. İnsan ilişkileri bozulur, kötü örnekler çocuğun ahlaki gelişimine zarar verir. Çocuklar üzerinden sosyal medya hesabı açmak ve çocuk üzerinden para kazanmak ise ayrı bir tehlikedir. Çocuklarımızı tehlikeye atmamalıyız. 


Onların güvenli bir internet ortamında sosyal medyada ölçülü olarak vakit geçirmesine izin vermeliyiz. Neleri izleyip izlemediğini kontrol etmeliyiz. Bunları yapmadığımız zaman ileride büyük sorunlar yaşayabiliriz ve çocuklarımız elimizden göz göre göre kayıp gider. Bilinçli anne, bilinçli baba olmalıyız. Web kameralarının gerekmedikçe kapalı olduğundan ve gizlilik ayarlarının açık olduğundan emin olmalıyız.

2. Bir Dil Öğrenmek Neden Önemlidir?

 

2. Bir Dil Öğrenmek Neden Önemlidir?


İnsan ne kadar çok dil bilirse o kadar çok bilgili, kültürlü olur. Farklı diller sayesinde farklı kavramlar öğrenir ve bu da hafızasını daha da güçlendirir. İkinci dili öğrenen insan üçüncü dili de daha çabuk öğrenir. İnsan küçük yaşlarda ne kadar çok dil öğrenirse öğrencilik hayatı da o kadar kolay geçer. 


Hayat bakış açın değişir, olaylara bakış açın değişir. İnsan iş piyasasında diğer dil bilmeyenlere nazaran daha kolay iş bulur. İş bulma sıkıntısı yaşamadığın için kendi gelirini kazanıp kimseye muhtaç olmadan kendi ayakların üzerinde durabilirsin. Kişinin kendine olan güveni artar ve daha farklı dilleri öğrenme yolculuğu başlar. Farklı kültürleri daha yakından tanıma fırsatı yakalamış olursun. Yeni arkadaşlıklar, yeni dostluklar ve yeni ortamların olur.


 İkinci bir idil öğrenen insanın yaratıcılığı da gelişir, analitik düşünme becerisi gelişir, sorgulama becerisi gelişir. Yurt dışı deneyimi kazanmanızı sağlar. İnsan birden fazla dil bilince kariyerinden de ilerleme sağlar ve bu da ona kolaylıklar sağlar. Ne olursa olsun birden fazla dil öğrenmeli ve hayat boyu öğrenme olmalıdır. Böyle olduğu zaman kişi hem başarılı olur, hem mutlu olur hem de toplum içinde saygın biri olur.

Adalet ve Sorumluluk İle İlgili Konuşma

 Adalet ve Sorumluluk İle İlgili Konuşma


Adaletin yerine gelmesi için her insanın, her yöneticinin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekir.

 

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlar!

 

Bir toplumda adalet olmadığı zaman insan hakları olmadığı zaman, haksızlık karşısında susulduğu zaman o toplum çürümeye başlar ve toplumun birimlerinde de bozulmalar başlar. Bunun en büyük zararını yine toplumun kendisi çeker. Çünkü adaletin olmadığı yerde kaos oluşur ve herkes kendi adaletini aramaya başladığı zaman da devletin düzeni bozulur ve düzeni tekrar sağlamak zor olur. Düzenin hiç bozulmaması için adaletin tam anlamı ile uygulanması her bir kişinin sorumluluklarını yerine getirmesi, hak edene hakkının verilmesi, liyakatın her iş yerinde olması gerekir.

 

Adalet en çok da devlet yöneticilerine yakışır. Eğer ki devletin en başındaki kurum adaleti sağlamazsa devletin diğer kurumları da büyük olan kurumu örnek alır ve bu da devlet işlerinde aksamalara, haksızlıklara ve can yakmalara neden olabilir.


Sevgili öğretmenim!


Adaletsizliğe uğramış insanı bir düşünün. Yok yere iftira atılmış, hapse girmiş bir insanı düşünün. Hiçbir suçu olmadığı halde sadece iftira yüzünden suça mahkum edilmiş bir insanın hakkını arayamayan, haksız kişiyi değil de haktan yana olanı hapse atan, doğrunun yanında değil yanlışın yanında olan hakimlere, savcılara güven olmaz. İşte bunun içindir ki her hakim, savcı, avukat olan kişiler adaleti hakkı ile yerine getirmeli ve tarafsız olmalıdır. Adalet konusunda suçlu olan babanızın oğlu bile olsa affedilmemelidir.

 

Çünkü adalet bir kez sekteye uğradı mı bir daha onu toparlamak zor olur. Bunun için herkes sorumluluğunu yerine getirmeli ve adaletin peşinden koşmalıdır. Adaletin önemi ile ilgili şu söz de bize hakkın ne kadar değerli olduğunu, doğruluğun ve dürüstlüğün ne kadar önemli olduğunu anlatır: "Haksızlık karşısında eğilmeyiniz, çünkü hakkınızla birlikte şerefinizi de kaybedersiniz." İşte adaletli olmak onurlu olmak, şerefli olmaktır. Adaletli olan herkese selam olsun. Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum. Adaletle kalmamız umudu ile…

Barış İle İlgili 2. Metin Örneği

 

Barış İle İlgili Metin Yazınız.


Dünyada barışın olması insanlığı yaşatır. Dünyada savaş olduğu zaman kan, gözyaşı ve ayrılıklar ortaya çıkar. İnsanın insana güveni olmaz. Savaş insanlığa hiçbir zaman fayda sağlamamıştır. Nice çocukları anasız, babasız, nice anne babaları evlatsız, vatansız bırakmıştır. Bunun için her yere barışın hakim olması gerekir. İnsanların barış içinde yaşamaları için birlik, beraberlik ve dayanışmaya ihtiyacı vardır. 


Bir devlet başka bir devletin sınırlarına göz dikmemelidir. Savaşlarda olan masum insanlara oluyor ve barış yok oluyor. İşte bunların olmaması için barış içinde olunmalı, barışa evet, savaşa hayır denmelidir. Barışın olduğu yerde huzur ve güven ortamı vardır. Barışın olmadığı yerde korku vardır, endişe vardır, öfke vardır, ön yargı vardır. Ne güzel demiş Yunus Emre

“Gelin danış olalım,

İşi kolay kılalım,

Sevelim sevilelim,

Bu dünya kimseye kalmaz.”


Gerçekten de bu dünya kimseye kalmayacaktır. Onun için insanların kanı akmasın, kimse vatanından ayrı kalmasın, herkes birbirine sevgi ile saygı ile yaklaşsın ve yaşayan insanlık olsun, yaşayan insan olsun. Barışın ne kadar değerli bir şey olduğunu şu söz de çok güzel ifade eder: “"Barış bir hayal değildir; barış bir seçenektir! Ya barışı seçer, akıllı ve meleksi olduğunu ispat edersin ya da savaşı seçer, aptal ve şeytani olduğunu kanıtlarsın." 

Paylaşmak İle İlgili Özdeyişler

 

Paylaşmak İle İlgili Özdeyişler


Paylaşmak olunca sevgi olur, paylaşmak olunca birlik ve dayanışma olur. İnsana yakışan en güzel yardımsever özellik paylaşımcı olmaktır.


Paylaşmak ile ilgili özdeyişler şunlardır:

Birlik ruhunu kaybeden toplumlar her şeyini kaybederler. (Muhammed Saki Erol)

Bir başkasının yaşamasına yardım etmeyen yaşadığını bilemez. Jackson Brown

Bir mum diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez. Mevlana

Paylaşılan bir sevinç iki kat olur, paylaşılan bir acı yarıya iner. (Cicero)


Yalnız yiyen felaket gününde de yalnızdır. Rig Veda

Bir dert atlatıldıktan sonra, insana bir kazanç olur. Goethe

Mutluluk fedakârlıktı, paylaşmaktı ve en önemlisi karşısındakini mutlu etmek adına bir ömrü hiçe saymaktı. Ümmiye Yılmaz Erçevik


Mutluluk, bir dostla paylaşılmadıkça yarımdır. Francis Bacon

İnsanların bizim için harekete geçmesin den çok, duygularımızı paylaşmasını isteriz. George Eliot

Hayata tahammül edebilmek için, onu mutlaka bir kadınla paylaşmak gerekir. F. Kölcsey

Paylaşılan bir sevinç iki kat olur, paylaşılan acı da yarıya iner. Alman Atasözü

Mesut olmak istiyorsak başkalarına da saadet vermeye mecburuz, zira saadeti verirken biz de alırız. Moore

Sevgi gönlümüzde tutsak olsun diye yaratılmamıştır, sevgi insanlarla paylaştığımız sürece değerlidir. Murat Ertan

Mutluluğu tatmanın yegane çaresi onu paylaşmaktır; çünkü mutluluk ikiz doğar. Lord Byron

Paylaşılacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki de yoktur. Seneca


Paylaşmanın asaletini, bencilliğin çirkinliğine değişmem. Ernest Renan

Onunla her şeyi paylaşmak zevkinden yoksun kalınca, hiçbir zevki tatmamaya karar verdim. Montaigne

Ön Yargılarımızdan Nasıl Kurtulabiliriz? Açıklayınız.

 

Ön Yargılarımızdan Nasıl Kurtulabiliriz? Açıklayınız.

 Ön yargı; bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı, peşin yargı, peşin hüküm, peşin fikre ön yargı denilir. Hiç tanımadığımız insanlar hakkında hemen yorum yapmak, onun kişilik analizini iki dakikada ortaya koymak, onun hakkında yorum yapmak bir ön yargıdır. Aslında ön yargı insanı, insani değerlerinden uzaklaştıran peşin fikirdir.


Ön yargılarımızdan şu şekilde kurtulabiliriz:


*Ön yargılarımızdan kurtulmak için öncelikle güzel ahlaklı bir insan olmak, kimsenin arkasından konuşmamak, tanımadığımız bir kimseyi hemen yargılamak gerekir

* Aileden kalma kimi ön yargılı konuşmaları bırakmalıyız ve in yargılı olmama bilinci içinde hareket etmeliyiz.

* Hiç tanımadığımız insanlar hakkında hemen yorum yapmamalıyız.

* Hiç denemediğimiz bir şeyi başaramayacağım diye kestirip atmamalıyız ve önce denemeliyiz ve sonra yorum yapmalıyız.


* Birey kendini eğitmelidir ve bununla ilgili çok sayıda kitap okumalıdır.

* Açık fikirli olmak gerekir. Başka bireylerin yaşam içinde yaptığı farklı davranışlara açık olmak gerekir ve onları anlamak gerekir. Yani hoşgörülü olmak gerekir.

* Empati kurabilme yetisine sahip olmak gerekir.

*Yeri geldiği zaman kendi düşüncelerimizde yanlışlar olabileceğini düşünmeliyiz ve kendi düşüncelerimiz de sorgulamalıyız.

*Kendini olumlu düşünmeye yönlendirmek gerekir.

*Kişi kendi içindeki önyargılara neden olan durumları net bir şekilde görmelidir.


*Kişinin kendisine inanarak önyargılardan kurtulma için mücadele etmelidir.

*Yeri geldiği uzmanlardan yardım alınmalıdır.

*Önyargılı insanlar için en başarılı yöntemlerden biri de bilişsel davranışçı terapi yöntemidir. Bu yöntem ile  hastaların önyargılarının nedenlerini anlayarak durumu kontrol altına alabilmeyi öğrenmekte ve daha sağlıklı bir hayat sürdürebilmektedir.

Başınızdan Geçen Bir Anınızı Anlatınız.

 

Başınızdan Geçen Bir Anınızı Anlatınız.


Sabah erkenden kalmıştık. Annem, kardeşlerim ve ben bugün ormana gidecektik. Annem hepimize birer tane yumurta kaynattı, peynir, domates, salatalık, yeşil soğan ve ekmek koydu. Termosa da güzel bir çay demledi, şekeri de aldık ve çıktık orman yoluna doğru yürüyüşe. Ormana vardığımızda her yer yemyeşildi ve orman mis gibi kokuyordu. Sessiz ve doğal bir ortam insanın içine huzur veriyordu. Çeşitli kuş sesleri, rengarenk çiçekler, farklı ağaç türleri ormanı daha da güzelleştiriyordu. Ormandan badem toplamaya başlamıştık.. Sonbahara doğru bademler kurumaya başlıyor ve bizde ormandaki bademler topluyorduk. Hemen ağaca çıktık ve ağaçlardan badem toplamaya başladık. Bir çok bademimiz olmuştu. Hemen birkaç tane kırıp tadına baktık ve harika bir tadı vardı.


 Daha sonra annem hadi çocuklar yoruldunuz yemek vakti dedi  kurt gibi acıkmıştım. Annemin  getirdiği yiyecekleri çok güzel bir şekilde yedik. Daha sonra annem şimdi de ormandan adaçayı ve dağ çayı toplama vakti çocuklar dedi. Kimse yanımdan uzaklaşmasın ve birbirimize yakın olalım dedi. Ben de tamam anne deyip hemen çay aramaya başladık ve ama ben git gide uzaklaşıyordum. Bir şey olmaz hemen onları bulurum diye daha da uzaklaşmıştım. Bir de baktım ki annemler görünmüyordu. Büyük hata etmiştim. Annem bana uzaklaşma demişti ve ben onu dinlememiştim. Hemen bağırdım, ağladım ama sesimi duyan yoktu. Az sonra ormandan köpek sesleri duyulmaya başladı. Köpekler beş taneydi ve bana doğru geliyordu. O anda herhalde artık sonum geldi öleceğim dedim ve kafayı yemiş gibiydim. Bağırmaya başladım ama nasıl bağırma…


Neyse ki sesimi kardeşlerim duymuş ve koşarak gelerek köpekleri kovalamaya başlamışlardı. Annem de yetişmişti ve köpeklerin sahibi olan çoban da arkadan köpeklerini alıp gitmişti. Çok korkmuştum. Hayatımda unutamayacağım bir gün olmuştu. Bir daha kalabalıktan asla ayrılmayacaktım. Eee...  Atalarımız boşuna dememişti sürüden ayrılanı kurt kapar ama Neyse ki kurda değil de köpeklere yem olmamıştım şükürler olsun. Bu bana büyük bir ders oldu ama unutamayacağım da bir anım oldu.