Hayvanların Neslinin Tükenmesi Konulu Konuşma

 

Hayvanların Neslinin Tükenmesi Konulu Konuşma


Doğa hepimize yetecek kadar nimetler vermiştir ama insanoğlunun gözü doymadığı için hep daha fazlasını istemiş, istemeye de devam etmektedir. Hayvanların nesli tükenmeye başlamış ve hayvan türleri azalmaya başlamıştır.

Sevgili öğretmenim.

Hayvan neslinin tükenmesinin üç tane nedeni vardır. Bunlar;

İklim değişikliği, çevre kirliliği ve habitat kaybıdır. Bunların nedeni insanlardır. İnsanların doymak bilmeyen gözleri, mal hırslarıdır. Hayvanların ve diğer canlıların yaşadığı bölgeye habitat denilir. Hayvanın habitatı kendi özel bölgesi olduğu için orada hayvan gereksinim duyacağı her şeye sahiptir. Eş bulmak, avlanmak, yiyecek bulmak gibi. İşte bu habitat alanlarına insanların girmesi ile, insanların ormanları, yeşil alanları yok etmesi, ağaçları kesmesi, daha çok bina dikmek için daha çok doğal alanların yok edilmesi canlıların habitat alanları tehlikeye sokmuştur. 


Hayvan neslinin tükenmesine neden olan bir diğer faktör ise insanların çevre kirliliğine neden olmasıdır. Sanayileşmenin gelişmesi ile çevreye yayılan kimyasallar çevre kirliliğini artırmış bu da hayvanların temiz bir ortamda yaşamasını tehlikeye atmıştır. Fabrikadan çıkan atıklar havayı, suyu, toprağı zehirlemeye başladı ve bunun zararlarını da hayvanlar çekmeye başladı. Temiz hava, temiz su, temiz toprak olmazsa hayvanlarda ölür ve hayvan nesli yok olmaya başlar.

 

Sevgili öğretmenim,

Hayvan neslinin tükenmesinin bir nedeni ise yine insandan kaynaklanan bir nedendir. O da iklim değişiklikleridir. Küresel ısınma yüzünden iklimlerin dengesi bozulmaya başladı. İnsanlar  kendi eli ile neden olduğu bu değişikliklerden olumsuz etkilenirken hayvanlar haliyle daha olumsuz etkilenmeye başlamıştır. Dünyanın hızla ısınmaya başlaması ile buzullar eriyor ve bu da orada yaşayan hayvanların neslinin tükenmesine neden oluyordur. 


Hayvan neslinin tükenmesi için doğanın ekolojik dengesinin bozulması demek. Bunun zararından etkilenecek olanı yine buna neden olacak insandır. Doğamızın yok olmaması için, hayvanların yok olmaması için birlik, beraberlik ve dayanışma içinde doğaya sahip çıkmalı, bilinçli insanlar olarak doğamızı sevmeli ve yeniden eski haline kavuşturmak için bir an önce çalışmalara başlamalıyız. Benim anlatacaklarım bu kadardı. Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim öğretmenim.

 

Gözden Düşmek Deyimi İle İlgili Konuşma

 

Gözden Düşmek Deyimi İle İlgili Konuşma


Gözden düşmek deyiminin anlamı şudur: Kendisine değer verenlerin sevgilerini ve güvenlerini yitirmek, eskisi gibi sevilmemek ya da değerli bulunmamaktır.

Sevgili öğretmenim,

İnsanın ailesi içinde, okul okul içinde, toplum içinde yaptıkları davranışlar onun nasıl bir karakterde insan olduğunu ortaya koyar. Yani insan kendi eli ile kendini rezil eder de  vezir  de eder. Bizler öğrenci olarak davranışlarımıza dikkat etmediğimiz zaman, sorumluklarımızı yerine getirmediğimiz zaman, öğretmenimize saygısızlık yaptığımız zaman, arkadaşlarımızla kaba konuştuğumuz zaman onların gözünden düşeriz ve değerimizi kaybederiz. 


Gözden, gönülden düşen insana artık eskisi kadar  aynı sevgi verilmez, aynı saygı duyulmaz. Gözden düşmemek için her zaman dürüst, güvenilir ve ahlaklı insanlar olmalıyız. Ailemize, öğretmenlerimize, sınıf arkadaşlarımıza saygıda kusur etmemeliyiz Her zaman nezaket sahibi insanlar olmalıyız. Örneğin; bize sırrını veren insanın o sırrını herkesle paylaşırsak o insanın gözünde zerre kadar değerimiz kalmaz, aile içindeki özel bilgileri başkaları paylaşırsak ailemizin gözünden düşeriz, öğretmenimiz ders anlatırken onu dinlemeyip gevşek hareketler yaparsak öğretmenimizin gözünden düşeriz, kibirli olursak, merhametli olmazsak, yalan söylersek insanların gözünden düşeriz ve bize artık eskisi kadar samimi davranan yakınlarımız olmaz ve bizde yalnızlaşmaya başlarız.

 Gözden düşmemek için hareketlerimize çeki düzen vermeli, olgun, kendini bilen akıllı bir insan olmalıyız. Yani nerede nasıl davranacağımızı bilmeliyiz. İnsanın gözden düşmesi aslında gönülden düşmesi ile aynı anlamı içerir. Gözden düşmek ile ilgili şu sözde çok önemlidir: "Ağaçtan düşen yaprak nasıl ki kurumaya mahkumsa, gönülden düşen de unutulmaya mahkumdur." der Necip Fazıl Kısakürek. Gerçekten de durumun özeti budur. Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.

Kusur Bulmak İçin Bakma Birine Bulmak İçin Bakarsan Bulursun; Kusurunu Örtmeye Marifet Edin Kendini İşte O Zaman Kusursuz Olursun Kompozisyon

 

Kusur Bulmak İçin Bakma Birine Bulmak İçin Bakarsan Bulursun; Kusurunu Örtmeye Marifet Edin Kendini İşte O Zaman Kusursuz Olursun Kompozisyon

 

İnsanoğlu kusurları ile bir  bütündür. Hiçbir insan dört dörtlük değildir. Niyeti açık aramak olan insanlar içlerindeki sinsiliği , kötülüğü, kokuşmuşluğu ortaya çıkarmak için herkeste bir kusur arama çabası içine girerler. Birinde kusur aramak istersek o kusuru her türlü bulabiliriz. Çünkü kusursuz insan yoktur, henüz doğmamıştır.

 

Hani bir söz vardır kusursuz insan henüz doğmamış olan ya da ölmüş olandır diye. İşte gerçekten de olay bundan ibarettir. Yaşayan her insanın kusurları olmaya devam edecektir. Kusur bulmak için bakma birine bulmak istersen gerçekten bulursun. Önemli olan o kusurları kapatmayı bilmektir. Yani kusur gören gözlerini kör et diyor Mevlana bu anlamlı sözünde. Kusur gören gözler kör olduğu zaman kimseyi kusurlu görmeyiz ve aciz olduğumuzun farkına varırız. Bilge insanlar kusur aramak yerine kusuru kapatırlar. Çünkü bilge insanlar insan-ı kamil yani olgun insan olmuşlardır. İnsanların fiziksel görünümleri ile dalga geçmek, konuşmaları ile, dalga geçmek, evi ile, arabası ile dalga geçmek, yoksulluğu ile dalga geçmek büyük ayıptır.

 

 Oysa insana yakışan kusur aramak değil kusurları yok etmek, kusur kapatmada gece gibi olmaktır. Başka insanların kusurunu kapattığımız sürece daha iyi bir insan olma yolunda ilerleriz ve işte o zaman kusurlarımız yok olmaya başlar. Kusur arayan insan kibirli insandır, kibirli insan da Allah'ın en sevmediğidir. İblis de kibri yüzünden kovulmuştu zaten. İşte bunun için kusur aramak yerine her insanda bir anlam aramalı, her insanı kusurları ile kabul etmelidir gerçekten iyi olan insan.

Kibirli Davranmak İnsanları Yalnızlaştırır, Böyle Davranarak Neler Kaybederiz Bu Tip İnsanlara Karşı Nasıl Yaklaşmalıyız?

 

Kibirli Davranmak İnsanları Yalnızlaştırır,  Böyle Davranarak Neler Kaybederiz Bu Tip İnsanlara Karşı Nasıl Yaklaşmalıyız?


Kibirli davranmak insanın kendine olan güven eksikliğinden , kendi içindeki aşağılık duygusu psikolojisinden kaynaklanan bir durumdur. Kibir sarımsak kokusu gibidir, saklayamazsınız, ses tonunuzdan bile anlaşılır. Akıllı insan, kendini bilen insan kimseyi hor görmez ve herkese hoşgörü ve merhametle yaklaşır. Kibirli insanların yanına kimse gelmek istemez ve herkes bu tip insanlardan uzak durur, sevilip sayılmazlar. Toplum tarafından yalnızlığa itilirler. 


Çünkü yalnız kalmayı kendi davranışları ile, kendi şımarıklıkları ile tercih etmiş insanlardır böyle insanlar. Kibirli davranmamalıyız. Kibirli davranarak sevdiklerimizi, bizi sevenleri kaybederiz ve onların gözünden düşeriz. Bizimle kimse muhatap olmak istemez ve bizden kaçarlar. Kibirli insanlara karşı biz de kendi değerimizi bilmeli onların karşısında kendimiz ezdirmemeliyiz. Kendi değerimizi bilmeliyiz ve istenmediğimiz yerde kesinlikle durmamalıyız. Kendimize haddini bilen, iyi insanlar, iyi arkadaşlar bulmalıyız ve onların değerini bilmeli, onlara gereken sevgi ve saygı göstermeliyiz. Kibrin ne kadar kötü bir şey olduğunu şu sözle de anlayabiliriz:


“ Kibir, kendinden habersiz, kendini bilmeyen insanın durumudur. Tıpkı güneşten haberi olmayan buzun kendini bir şey zannetmesi gibi…”  Mevlana. İşte kibir bu kadar boş bir şeydir. Yalnız kalmak istemiyorsak, mutlu bir yaşam sürmek istiyorsak kibirli olmamalıyız, insan olmalıyız ve her insanın biricik ve değerli olduğunu kabul etmeliyiz.

Bilinçli Tüketicilik Konulu Konuşma

 

Bilinçli Tüketici Konulu Konuşma


Bilinçli tüketici  her istediğini, her beğendiği şeyi almayan, aklını kullanabilen, görgüsüz olmayan kişidir.

Sevgili öğretmenim,

Çevre ve sosyal bilinci ile nereden alışveriş yapacağını iyi bilen tüketicilerdir. Bilinçli tüketici ne kadar zengin olursa olsun sırf millete gösteriş olsun diye abartılı davranışlarda bulunmayan, abartılı alışverişler yapmayan, kendini bilen, haddini bilen kimsedir. Savurgan olmayan kişidir. Tasarruf sahibi olduğu için kendine yetebilen ve kimseye muhtaç olmayan kişidir. Mal ve hizmet satın alırken temel gereksinimini ön planda tutar ve  yaptığı her alışverişte fiş ve faturasını ister. Genelde çevreye karşı duyarlı kimselerdir.

 

Yurdunu ve dünyanın her köşesini kendi evi gibi düşünür ve ondan dolayı israftan kaçınır ve zevk kaynakları boş yere kullanmaz. Televizyonda çıkan, telefonda çıkan reklamlara kanmaz ve insanları kandıran bu reklamların karşısında olur ve insanlara gerçeği anlatır. Kaliteli yer mal alır ve kendi ülkesinin ekonomisine katkı sağlar. Hakkını bilir, hakkını arar ve haklarını savunur. Yani sorgulama becerisine sahip akıllı kimselerdir.

 

Alışveriş yaparken ailesinin bütçesine göre hareket eder ve ailesini zor duruma sokma. Özenti bir tip değildir. Firmaların güvenilir ve tüketici haklarına saygılı olmasına dikkat eder. Önüne çıkan her firmadan alışveriş yapmaz. Kaliteli olanı arar bulur. Böylece bilinçli tüketici olarak yaşamını daha güzel idame ettirmiş olur. Konuşmam bu kadardı. Beni dineldiğiniz için çok teşekkür ederim.

Öfkeyle Kalkan Zararlar Oturur Konulu Konuşma

 

Öfkeyle Kalkan Zararlar Oturur Konulu Konuşma


Öfke insanın mantığını alıp insana mantıkdışı hareketler yaptıran yanlış bir davranış şeklidir. Öfkeli insan önce kendine sonra da sevdiklerine, çevresindekilere zarar verir.


Sevgili öğretmenim, değerli sınıf arkadaşlarım,

Öfkeli olduğumuz anda bir anda gözümüz dönmeye başlar ve sağa sola sataşmaya, ağza alınmayacak sözler söylemeye başlarız. Öfkeliyken söylediğimiz sözler ise aslında sakinken  düşündüğümüz kötü duygulardır. Oysa insan öfkeli anında bile diline hakim olmalı, dili insanları zehirlememelidir. Çünkü dil yarası kolay kolay geçecek bir yara değildir.


 

Sevgili arkadaşlarım,

Öfkeyle kalkan zararla oturur çünkü öfkeli insan önce kendi bedenine ve ruhuna büyük zarar veriri. Bedenine zarar veriri çünkü gerginleşir başı ağrımaya başlar, boynu ağrımaya başlar ve stres seviyesi yükselir. Öfkelenen insanda tansiyon hastalığı varsa tansiyonu yükselir, kalbi rahatsız olur ve daha birçok olumsuz değişimler gözlenir. Ruhen yorulur çünkü öfkeli anında ne dediğini bilmediği için sakinleştiği zaman pişmanlık başlayabilir ve kendini kötü hisseder, vicdanı rahatsız olmaya başlar ve üzüldüğü için yine bir rahatsızlık başlar. İşte bunun için öfke anında kendimize hakim olmalıyız, insanlara fiziksel ve psikolojik olarak zararlar vermemeliyiz. Öfkeli olabiliriz ama öfkeli anda bile konuşmasını, iletişim dili kullanmasını bilirsek bu işten daha kârlı çıkabiliriz.

 

Sevgili öğretmenim!


Öfkeli anlarda sakince beklemesini bilmeliyiz ve pişman olacağımız şeyler yapmamalıyız. Öfkeli anda yaptıkları insanın başına bit sürü olumsuz olaylar açabilir. İşte bunun için irademize hakim olmalı, mantığımız kaybetmeden sorunlarımızı konuşarak çözmeye çalışmalıyız. Öfkenin zararı ile ilgili şu sözü de unutmamalıyız:

“ Öfkenin sonuçları sebeplerinden daha ağırdır.” İşte bundan dolayı öfke ile kalkmamak gerekir. Beni dinlediğiniz için sağ olun.

Sigaranın Zararları Konulu Konuşma

 

Sigaranın Zararları Konulu Konuşma 


Kötü alışkanlıklar insan yaşamını olumsuz etkiler. Kötü alışkanlıklara bir kere bağımlı olmaya başladığınız zaman ondan geri kopması zaman alacaktır ve zor olacaktır. Bunun için kötü alışkanlıklara ( içki, kumar, uyuşturucu, ekran bağımlılığı vb) hiç başlamamak daha iyi olacaktır.

Sevgili öğretmenim,

 Kimi insanların kötü alışkanlıklarından biri de sigara bağımlısı olmalarıdır. Sigaraya bağımlı olmak kimi zaman arkadaş çevresinden kaynaklanır, kimi zaman ailede iyi örnek olmayan kişiler yüzünden gerçekleşir, kimi zaman da kişinin zora düştüğünde bir arayış içine girmesinden kaynaklanır. Ama en iyisi ne olursa olsun hiçbir kötü alışkanlığa sahip olmamak, kendi beden ve ruh sağlığını korumaktır.

Sevgili öğretmenim ve sevgili arkadaşlarım!


Sigara en başta onu içen kişinin sağlığına zarar verir. Beden ve ruh sağlığına zarar veriri. Beden sağlığına zarar verir çünkü en önemli organlarımızdan olan akciğerimiz büyük bir darbe alır sigara yüzünden. Dişlerimize zarar verir, cildimiz mahvolur, bedenimizi daha yorgun hissederiz ve hastalıklara daha açık hale geliriz. Çünkü sigara bağışıklık sistemimizi de düşürür. Bu bağımlık olduğu için ruh sağlığımız da bu durumdan kötü etkilenir. Örneğin sürekli sigara içen biri bir gün içmemek zorunda klasa gergin olmaya başlar ve öfkelenir. Bunun sonucunda çevresindekilere bağırabilir ve onların kalbini kırıp onları incitebilir.

 

Sevgili öğretmenim,


Sigara kalbimize zarar verir ve kalp damar hastalıklarına neden olur,  solunum yolu hastalıklarına neden olur, akciğer kanserine neden olur, böbreklerimizde hasar olmasına neden olur, depresyona neden olur, şeker hastalığına neden olur. Kişinin hayatını kaybetmesine neden olur ve ne yazık ki sevenler sevdiği kimselerden ayrılmak zorunda kalır. Sevdiklerimizi kaybetmek istemiyorsak onlara sigara içmemeleri gerektiğini sürekli söylemeliyiz. Herke sigarayı bıraksın ve sağlıklı dolu yıllarımız olsun. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Düzenli Kitap Okumanın Önemi İle İlgili Konuşma

 

Düzenli Kitap Okumanın Önemi İle İlgili Konuşma


Kitap okumak insana birçok fayda sağlar. Hafızanız gelişir ve unutkan olmazsınız, muhakeme günüz gelişir, toplum için de kendinizi daha iyi ifade edersiniz ve ana dilinizi daha güzel kullanmayı öğrenirsiniz. Düzenli kitap okuyan insanlar kitap aşığı insanlardır.

Sevgili öğretmenim,

Düzenli kitap okunduğu zaman bu bireyde yaşam alışkanlığı haline gelir ve kişi bir gün bile kitap okumazsa kendini aç ve susuz gibi hisseder. Çünkü bende öyle oluyor. Mesela kitap okumadığım gün zihnim boş gibi oluyor ve o gün verimli hiçbir iş yapmamış gibi oluyorum. Güne kitap okuyarak başladığımda daha zinde oluyorum. Tıpkı spor yapmak gibi kitap okumak da düzen ister. Düzenli kitap okuyarak kendimin kişisel gelişimine katkı sağlıyorum ve toplum içinde daha özgüvenli oluyorum. 


Çünkü bilgili bir insan oluyorum ve herhangi bir konu hakkında söz sahibi olabiliyorum. Kelime dağarcığım gelişiyor ve düzenli cümleler kurabiliyorum. Düzenli okuduğum zaman sorgulama becerim gelişiyor, daha üretken ve daha yaratıcı fikirlerim oluyor. Yani daha işlevsel düşünebiliyorum. Psikolojik olarak büyük doyun sağlıyorum. Kitaplar sayesinde genel kültürüm de daha iyi oluyor. Kendimi başka insanların yerine koyabiliyor ve olaylara onların bakış açısı ile bakabiliyorum yani empati kurma becerim gelişiyor. 


Daha dikkatli bir insan oluyorum. Sorunlar karşısında çözüm yollarını daha kısa zamanda bulabiliyorum. Diğer insanlarla iletişimim daha iyi oluyor ve kendimi okuyarak her açıdan mutlu edebiliyorum. Bunun için mutlaka düzenli kitap okumalı ve kitap aşığı nesiller olmalıyız. Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.

Nezaket İle İlgili Konuşma

 

Nezaket İle İlgili Konuşma


Başka insanlara karşı nazik davranan, incelik gösteren insanlar nezaket sahibi insanlardır.

Sevgili öğretmenim, kıymetli arkadaşlarım

İnsan nezaket sahibi olunca bir başka güzel olur görünür gözlere. Çünkü nezaket sahibi insanlar kendini bilen, haddini bilen, nerede nasıl davranacağını dikkat eden hassas yürekli kimselerdir. Böyle kimseler bir karıncayı bile incitmemek için elinden geleni yapan, insana  güven veren, yüreği sevgi ve merhamet dolu insanlardır. Kolay kolay küsmezler, kırılmazlar ve hep iyi insan olmaya her şeye rağmen devam ederler. Çünkü böyle insanlar gerçek anlamda olgun insanlar, gerçek anlamda güzel insanlardır. Küçük konuların hırsına kapılmazlar. İçlerinde dünya malına tapma hırsı yoktur. Mütevazi ve alçakgönüllü kimselerdir.

 

 Hiçbir zaman doğruluktan ayrılmazlar ve her zaman adaletten yana olurlar. Olayları büyütmezler genelde yatıştıran taraf olurlar. Kötülüğe karşı iyilik yapanlardır. İki yüzlü değillerdir, her zaman candan olan kimselerdir. Her olay karşısında dengeli davranmaya çalışanlardır. Basit ruhlu kimseler değillerdir. Verdiği sözü tutanlardır, Sadece kendi aklına göre değil, başkalarına danışarak hareket etmeye özen gösteren kimselerdir. Kendi ihtiyaçlarını değil, karşı tarafın ihtiyaçlarını ön planda tutandır. Toplumdaki insanlar nezaket sahibi böyle insanlara daha güzel yaklaşır ve böyle insanları yukarılara çıkarırlar. Çünkü nezaketli kimseler her türlü sevgiye ve saygıya layık olan, hatırı sayılır, dürüst ve adam gibi adam olan insanlardır.

 

 Onun için böyle mütevazi ve nazik insanlara sahip çıkmak ve onları çok sevmek gerekir. Böyle insanlar her türlü iyiliği, sevgiyi, saygıyı fazlası ile hak eden kimselerdir. Böyle insanlar örnek alınır ve başka insanlarda  nezaketli insanlar gibi olmak ister . Çünkü nezaket de bulaşıcıdır.  Sözde değil özde nazik olan böyle insanlar   her zaman, her koşulda zarif ve düşünceli davranır; kendi çıkarına aykırı durumlarda bile nezaketi elden bırakmaz. Çünkü insan kavramını tam anlamı ile hak eden kimselerdir böyleleri. Böyle yüreği temiz olan ince ruhlu kimselere selam olsun. Beni dinleyen herkes herkese teşekkür ediyorum.

Hayalindeki Bir Ev Nasıl Bir Yerde Olurdu Hangi Özelliklere Sahip Olurdu Konulu Konuşma

 

Hayalindeki Bir Ev Nasıl Bir Yerde Olurdu Hangi Özelliklere Sahip Olurdu Konulu Konuşma

 

İnsanların geleceği ile ilgili hayalleri vardır. Benim de gelecek ile ilgili hedeflerimden biri de geniş bir evimin olmasıdır. İleride iyi bir meslek sahibi olduğum zaman kocaman bir evim olmasını istiyorum. Hayalimdeki ev deniz kıyısına yakın olsun isterdim.

Sevgili öğretmenim,

İlk olarak sabah uyandığımda martı seslerinin o cıvıl sesi ile uyanmak ve denizi seyretmek isterdim. Denizin o engin masmavi sularını seyretmek,  denize bakarak güzel düşünceler içinde olurdum. Evimin denize bakan yamaçlarında giden vapurları izlerdim. Evimin başka bir yönü ile yemyeşil bir bahçeye bakıyor olsun isterdim. Bahçem  kocaman olsun ve bahçemin her yerinde rengarenk güller olsun, papatyalar olsun, nergisler  olsun isterdim.

 

Zeytin ağaçları, incir ağaçları evimin penceresine kadar uzasın ve pencereden uzandığımda mor incirler, yeşil incirler toplayayım isterdim. Evim beş oda bir salon olsun isterdim. Misafirlerim için iki tuvalet iki banyo olsun, içindeki eşyalar da genelde beyaz renkte olsun ve arkadaşlarım, ailem  evime gelince içi açılsın isterdim.  Evimde  gereksinim duyduğum her türlü teknolojik aletler olsun, her türlü mutfak eşyaları olsun isterdim.

 

Evimin dolabında sevdiğim yiyecekler olsun ve istediğim zaman istediğim şeyi dolabımdan çıkarıp yemek isterdim. Evimin bir başka yönü ise şehrin içine baksın isterdim. Gelen arabaları, otobüsleri, insan kalabalığını arada seyretmek isterdim. Evimin garajı olsun ve arabamı garajıma koyum isterdim. Çok güzel ve renkli bir ev olsun isterdim. İnsanların rahat edeceği, huzur bulacağı bir ev olsun isterdim. Benim hayalimdeki ev bunlardır. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim öğretmenim.