“Ben Bilmediğimi Bildiğim İçin Öteki İnsanlardan Akıllıyım.” Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Ben Bilmediği Bildiğim İçin Öteki İnsanlardan Akıllıyım.” Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Bir insan bir konu hakkında bilgi sahibi olmadığını söylüyorsa ve o konu hakkında da yorum yapmıyorsa bu insan kendini bilen insandır. Bilmediğimiz zaman susmasını bilmeliyiz. Özellikle de bir topluluk içine girdiğimiz zaman her şeyi biliyormuş gibi bilgiç tavırlara girmeye çalışmamalıyız.

 

 Ben bilmediğimi bildiğim için öteki insanlardan akıllıyım der Sokrates. Çünkü bilmediğini bildiği için öğrenmeye merak salar ve öğrendikçe daha çok bilgi sahibi olur ve aslında öğrenilecek ne kadar çok konunun olduğunun farkına varır. Dünyada bilmediğimiz o kadar çok konu vardır ki. Bunlar ancak okuyarak araştırarak öğrenilebilir ama buna da ömür yetmez. Tüm bunlara rağmen bilmediğimiz şeyleri öğrenmek için çaba göstermeliyiz ve bilmediğimiz konular hakkında da yorum yapmamalıyız. Yani haddimizi bilmeliyiz. Bunu yaptığımız zaman daha çok öğrenmeye açık oluruz ve daha çok öğrenmeye başlarız. Boş konuşmadığımız için kendimiz topluluk önünde rezil de etmemiş oluruz ve böylece diğer insanlardan akıllıca davranmış oluruz.

 

 Kendimizi hem boş yere yormamış oluruz hem de daha çok çalışmaya, okumaya, üretmeye devam ederek gerçek anlamda kendini bilen insan olma yolunda ilerleriz. Bu da bizi diğer insanlardan daha akıllı yapar ve böylece boş yapmamış oluruz.

Akraba Ziyaretlerinin Önemi Hakkındaki Duygu ve Düşüncelerinizi Anlatacağınız Bir Konuşma Yapınız.

 Akraba Ziyaretlerinin Önemi Hakkındaki Duygu ve Düşüncelerinizi Anlatacağınız Bir Konuşma Yapınız.

 

İnsanlar güzel ve kötü günlerinde en yakınlarına ihtiyaç duyarlar. Bu en yakınlarımız önce ailemiz daha sonra ise akrabalarımızdır. Hala, teyze, dayı , amca, yenge, kuzen, dede, büyük anne vb akraba olan kimselerdir. Şimdi sizlere akraba ziyaretlerinin önemi hakkındaki duygu ve düşüncelerimi aktarmaya çalışacağım.

 

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım!

 

Akrabalarımız bizler için değerli insanlardır. Onlarla ağlar onlarla güleriz ve onlar olunca yaşam daha bir güzel olur. İyi akraban varsa iyi bir çevren vardır demektir. Bize değer veren, iyi ve kötü günlerimizde bizden desteğini esirgemeyen akrabalarımıza bizler de yakınlık göstermeliyiz ve belli aralıklarla bizden yaşça büyük olan akrabalarımızı ziyaret etmeliyiz. Onların ellerini öpmeliyiz, onlara bir hediye alarak gönüllerini almalıyız ve saygıda kusur etmemeliyiz.

 

Akrabalar ziyaret edildiği zaman insanlar arasındaki sevgi ve muhabbet bağı artmaya başlar. Akrabalar birbirlerini daha iyi tanımaya başlar ve aradaki soğukluklar bile zamanla yok olmaya başlar. Akraba ziyaretlerine devam ettiğimiz sürece kendimizi daha iyi hissederiz ve bize destek olacak kişilerin var olması insana güven verir.

 

Akrabalarımız ile aramızı soğutmamalıyız. Araya bir soğukluk girince bir daha eskisi gibi güzel anılar yaşanmaz ve yalnızlaşmaya başlarız. Yalnızlık da insanda can sıkıntısı yaratan bir durumdur. Ne kadar varlıklı olursanız olun yanınızda, arkanızda iyi bir akrabanız yoksa hayattan da zevk alamazsınız ve kendinizi çok kötü hissederseniz. Oysa akrabalar ile birlikte olunduğu zaman hayat daha neşeli geçer. Günler daha kısa kalır ve kendinizi de boş yere yalnızlığa mahkum etmemiş olursunuz.

 

Sevgili arkadaşlarım!

Hepimiz bizi seven, bize değer veren iyi insanların, kanımızdan, canımızdan olan akrabalarımızın kıymetini bilmeliyiz ve onlarla güzel günler geçirmeliyiz. Onlar zor duruma düştüğü zaman yanlarında olmalıyız. Hasta olduğu zaman ziyaret etmeli ve ihtiyaçları olan şeyleri onlara almalıyız ve onları mutlu etmeliyiz. Böylece biz de mutlu oluruz. Özellikle de büyüklerimizi ziyaret etmek onları çok mutlu etmektedir ve kendilerini ziyaret edenleri asla unutmamaktadırlar.

İyilik İle İlgili Özlü Sözler

 İyilik İle İlgili Özlü Sözler


İyilik yapan kişi yaptığı iyilikten hemen karşılık beklenmemelidir. Karşılık bekliyorsa bunun adına tefecilik denilir. Yapılan iyilik unutulmalıdır ve iyi bir insan olmaya devam edilmelidir.


İyilik ile ilgili özlü sözler şunlardır:

“Dünyada yapılacak en büyük iyilik, korku içinde yaşayan bir insanın güvenliğini sağlamaktır." Beydeba

 "Her türlü kötülüğü yapmaya muktedir iken kötü bir şey yapmamak, işte budur iyilik." Andre Gide.

 "İyilik zamanında herkes hoştur. Fakat derin sıkıntılar zamanı geldiğinde anlarsın ki Allahtan başka dost yoktur." Mevlana

“İyilik düşünmek, bizi cesaretle yaşatır." Wolfgang Van Goethe

 "İyilik karakterle ilgilidir. Bütünlük, dürüstlük, nezaket, cömertlik, ahlaki cesaret vb. Her şeyden çok, diğer insanlara nasıl davrandığımızla ilgili." Dennis Prager

"Küçük bir düşünce ve biraz iyilik, çoğu zaman çok fazla paradan daha değerlidir." John Ruskin.


iliğin kötülüğe zaferi, kötü insanların iyi insan olması demektir. Bu karanlığı aydınlığa çevirmekte, çarpık şeyleri düzeltmektedir." Erskine of Ellon

Birinden iyilik gören kimse bu iyiliği hiç unutmamalıdır, birisine iyilik yapan ise yaptığı iyiliği hiç hatırlamamalıdır." Charron

"İyi insan olacağınıza, öyle bir yere götürün ki dünyayı iyilik beklenmesin." Bertolt Brecht

"İyilik, insanın emniyet kemeridir." Lokman Hekim

"Güneş, ışık ve sıcağından yarar sağlamak için kendisine yalvarılmasını beklemez. Sen de güneş gibi ol, beklenilen iyiliği senden istenilmeden yap." Epictetos



"İyiliğin ilmine sahip olmayana, bütün diğer ilimler zarar verir." Montaigne

"Acıları kısa sürüp daha az duyulması için kötülükler toptan bir defada yapılmalı, iyilikler ise aksine daha uzun süre tadılabilmeleri için birbirini ağır ağır izlemelidir." Nicola Machiavelli.

"Bir iyiliği hiçbir zaman çok erken yapamazsın çünkü hiçbir zaman, ne vakit çok geç olduğunu bilemezsin."  Ralph Waldo Emerson.

"Yalnız iyilik yapmak yetmez, iyiliği zarafetle yapmak da lazımdır." Denis Diderot

Sahip Olduklarınız Mı Yoksa Sahip Olduklarınızla Yaptıklarınız Mı Önemlidir? Neden?

 Sahip Olduklarınız Mı Yoksa Sahip Olduklarınızla Yaptıklarınız Mı Önemlidir? Neden?


İnsan çalışarak bir yerlere gelir ve kendine bir iş edinir. Yaptığı işin sonucunda ise kazandığı gelir oranında neye sahip olmak istiyorsa onu alır. Bir şeye sahip olmak güzel bir şeydir ama önemli olan sahip olunan şeyin nasıl kullanıldığıdır. Yani sahip olduğumuz şeyin işlevidir önemli olan. Örneğin insan olarak diğer canlılardan akıl olarak farklı ve üstünüz. Bize verilmiş olan bu aklı yerinde kullanmadığımız zaman bir işe yaramayan, kendisine ve içinde yaşadığı çevreye faydası olmayan boş kimseler oluruz.


Oysa Allah tarafından bize verilmiş olan aklı yerinde kullanırsak, çalışırsak ve bir yerlere gelirsek insanlığa fayda sağlayan işler yaparız. İşte burada da sahip olunan şeyi yani aklı iyi kullanarak çok iyi iş çıkarmış oluruz. O zaman sahip olduklarımızla yaptıklarımızdır önemli olan. Başka örnek verecek olursak şunu verebiliriz: Çok varlıklı bir insan olabiliriz. O kadar varlık içinde bencil bir yaşam sürüyorsak ve kimseye faydalı olamıyorsak sahip olduğumuz varlığın da kıymeti olmaz. Oysa sahip olduğumuz  şeylerden başka insanlara da veriyorsak, maddi durumu olmayan çocuklara, yaşlılara yardım ediyorsak, evine ekmek götürmeyen bir babanın elinden tutup ona gönlümüzden geldiği kadar yardım ediyorsak işte burada da sahip olduklarımızla yaptığımız hayırdır önemli olan.


 Ya da çok zenginiz diye her şeyi yiyor ve sağlığımız düşünmüyorsak bunun sonunda çeşitli hastalıklar ile karşı karşıya kalabiliriz. Ne de olsa zenginim her istediğimi yerim dediğimizde o zenginliğin kıymeti kalmaz. Oysa zenginim ama sağlığımda dikkat etmeliyim ve sağlıklı yiyecekler yiyerek bedenimi ve ruhumu her zaman korumalıyım düşüncesi ile hareket edersek sahip olduklarımızın değerini biliriz ve ona göre uygulamaya geçeriz.

Yeni Yıl İle İlgili Hikaye Yazınız.

 Yeni Yıl İle İlgili Hikaye Yazınız.


Her yıl gibi bu yıla da veda ediyorduk. Her yeni yıl ile birlikte bir yıl daha büyüyorduk. Çocuk olmaktan çıkıp ergenliğe doğru adımlar da başlıyordu artık. Bir yıl iyi ve kötü günleri ile akıp gitti ve artık yeni yıla girme zamanı geldi. Yeni yıl geliyordu bunun içinde çok muyluydum. Çünkü yeni yıla ailemle birlikte girecektik. Ailem dediysem sadece annem ve babam değil anneannem, babaannem ve dedelerimde yeni yılda bizde olacaktı. Bu yıla böyle girelim dedik. Bundan dolayı da annem ve yengelerim büyük bir hazırlığa başladılar. Çünkü geniş aile güzel bir yeni yıl geçirmeyi planlıyorduk.



 Onun için hazırlıklar başladı. Önce evimiz bir güzel temizlendi. Evin her yeri pırıl pırıl oldu. Büyüklerimiz ise yaşadığımız şehir olan Malatya’nın bir köyünden geleceklerdi. Onlar geleceği için çok mutlu olmuştum.  Büyüklerimiz akşama doğru geldi. Dedelerim bize kayısı kurusu, üzüm kurusu, ceviz, elma, köy yumurtası, köy yoğurdu, köy sütü, ev yapımı sucuk ve daha çok sayıda güzel ve organik yiyecekler getirdi. O yiyecekleri görünce gözlerim parlamıştı sevinçten. Daha sonra akşam oldu ve yeni yıla girildi. Yeni yıla dedemin o güzel sesi ile girdik. Dedem çok güzel bir kuran okudu. Dedemin o kadar güzel sesi vardır ki onu dinleyenin gözünden bir iki damla yaş gelir. Biz yeni yıla kendi kültürümüz nasılsa o şekilde girmeyi istedik. Batıya özenip onların yaşam şekline özenmek ve onlar gibi şeyler yapmak bizim kültürümüzde yoktu. 


Bunun içinde yeni yılda kuranlar okundu, ilahiler söylendi. Büyük annem çok güzel sıcak bir helva yaptı. Yemekten sonra o güzel helvaları yedik, çayımızı içtik. Vefat edenleri andık ve onların ruhuna güzel dileklerde bulunduk. Daha sonra aramızda koyu bir sohbet başladı ve konu konuyu açarak zaman geçti. Artık yeni yıla girmiştik. Yeni yılın tüm İslam alemine ve insanlığa mutluluk, huzur ve esenlik getirmesini umut ediyorum. Benim için unutulmaz bir gece olmuştu bu yıl. Çünkü ailem gelmişti benim canım geniş ailem.

Vatan Sevgisi Konulu Hikaye Yazınız.

 Vatan Sevgisi Konulu Hikaye Yazınız.


Ülkemizin doğu ve güney bölgelerinde yaşanan terörle çatışmada altı askerimiz hayatını kaybetmişti. O gün okuldan geldiğimde bu haberi duyunca çok üzüldüm. O kahraman şehit abilerimizin de eşleri, çocukları vardı. Onları bekleyen ana ve babaları şimdi büyük acı yaşıyorlardı. Bunları düşündükçe daha çok içim yandı ve ağlamaya başladım. Annem ve babam benim ağladığımı gördüğü zaman çok duygulandılar ve onlar da benim gibi ağladılar. Evde bir sessizlik oldu. Daha sonra herkes odasına çekildi. Benim ise gözüme bir türlü uyku girmiyordu. O kahraman vatan sevdalılarının aileleri için, askerlerimiz için bir şey yapmayı düşünüyordum. Bir kaç saat düşündükten sonra ne yapacağımı buldum ve daha sonra uykuya dalmışım.

 

Sabah uyandığımda gözlerim şişmişti. Hemen elimi yüzümü yıkadım ve kahvaltı canım istemediği için okula koşar adımlarla gittim. Okula vardığımda zil çalmıştı. Hemen sınıfıma girdim. Öğretmen henüz gelmemişti. Ben ise askerlerimiz ile, askerlerimizin aileleri ile ilgili düşüncemi sınıftaki arkadaşlarıma açıkladım. Onlar da bu önerimi kabul ettiler. Öğretmen sınıfa girince ona da anlatmaya başladım düşüncemi: Öğretmenim biz sınıf olarak şehit ailelerinin çocukları için her ay kumbaramızdaki paraların yarısını onlara bırakacağız. Diğer kalan yarısını ise Türk Silahlı Kuvvetlerinde askerlik yapan kahraman askerlerimiz için bağışlayacağız dedim. Öğretmen bu önerimizi duyunca göz yaşlarına boğuldu ve bize bakarak “İşte sizin gibi güzel yürekli vatan evlatları olduğu sürece bu vatanı kimse yıkamaz.” dedi ve hepimize sarıldı. Okuldan çıktıktan sonra annem ve babamın da bana bir sürprizi vardı. Onlar da iş yerlerinde çalışan arkadaşları ile karar vermiş, şehit çocukları için aylık belli bir miktar Türk Silahlı Kuvvetlerine yardım edeceklermiş.

 

 Ayrıca annemin iş yerindeki teyzeler  görevini yapmakta olan kahraman askerlerimiz için kalın çoraplar örecek, yelekler örecek ve onlara en kaliteli kıyafetlerden alarak nöbet tutarken üşümemesini sağlayacaklardı. Bunu duyunca çok mutlu oldum. Daha sonra hepimiz askerlerimiz için, kahraman şehitlerimizin emanetleri için üzerimize düşeni yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Bu vatan var olduğu sürece, askerlerimiz var olduğu sürece içimizdeki  bu vatan sevgisi  asla bitmeyecektir. Bizler yeter ki vatana aşk ile bağlı olalım, onu koruyalım, ona sahip çıkalım. Kahraman şehitlerin emanetini ise vatan sevgisi  gibi sevelim ve onların her zaman yanında olalım.

Süleyman Nazif’in “Vatan Sıhhate Benzer Değeri Kaybedilince Anlaşılır” Sözü İle İlgili Bilgilendirici Metin Yazınız.

 Süleyman Nazif’in “Vatan Sıhhate Benzer Değeri Kaybedilince Anlaşılır” Sözü İle İlgili Bilgilendirici Metin Yazınız.

 

Vatan topraklarını kazanmak nasıl bir zorlu süreci gerektiriyorsa vatan topraklarını kaybetmek de büyük bir acıyı doğurur. Bu vatan toprakları, vatan kahramanlarının her türlü fedakarlığı sayesinde kazanılmıştır. Gencecik körpe kuzular bu vatan uğruna canlarını feda etmişlerdir. Kadınlarımız, erkeklerimiz bir olmuşlar bu güzel toprakları düşmana asla vermemişlerdir. Vatan sıhhate benzer, değeri kaybedilince anlaşılır sözü ile anlatılmak istenen de şudur: Her insan için sağlığı çok önemlidir.

 

Sağlığımızı kaybettiğimiz zaman hayattan zevk almayız ve gözümüz ne para görür, ne pul. İster yatımız katımız olsun, ister saraylarımız olsun. Bunların sağlık olmadığı sürece zerre kadar değeri olmaz. İşte içinde doğup büyüdüğümüz vatanımız da sağlığımız kadar hassas ve önemli bir konudur. Vatanı da kaybedince anlarız nasıl bir hata yaptığımız ve ve başımıza ne gibi kötülüklerin geleceğini. Çünkü vatan kaybedilince onurumuz kırılır ve onurumuzu da kaybederiz. Vatan kaybedilince dilimizi kaybederiz, dinimizi istediğimiz şekilde yaşayamayız.

 

Başka bir ülkenin esiri oluruz ve özgürlüğümüzden alı konarız. Her türlü zorbalığa sessiz kalırız ve güç bir gücümüz kalmadığı için de yaşayan ölülere dönüşürüz. Kültürümüzü unutmaya başlarız zamanla, gelenek ve göreneklerimiz yok olmaya başlar. Egemenliği altında olduğumuz milletin her türlü kötülüğüne maruz kalırız ve her türlü özgürlükten yoksun kalırız. Bunların olmaması için vatana en başta sahip çıkmak gerekir. Baştan işleri sıkı tuttuğumu zaman, vatan için çalışıp, emek ettiğimiz zaman o vatan başka toprakların egemenliği altına girmeyecek ve kimse bizi tutsak edemeyecektir. Bizler yeter ki birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu içinde bu vatana sahip çıkalım.

 

 Bu vatanı her türlü alanda geliştirelim ve örnek bir vatan ortaya çıkaralım. Mehmet Akif Ersoy’un vatan ile ilgili şu sözü de vatanın ne değerli önemli olduğunu gösterir: “ Sahipsiz vatanın batması haktır. Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır.” Anlayana en güzel sözdür aslında bu anlamlı söz. İş işten geçtikten sonra çok ahlar ederiz ama vatan gitmiştir bir kere. İşte bunun olmaması için vatan için her türlü fedakarlığı yapalım ve çok çalışalım.

Beyaz Gemi Kitabı İle İlgili Test Soruları

 Beyaz Gemi Kitabı İle İlgili Test Soruları


1) Kitapta geçen çocuk kaç ailenin tek erkek çocuğudur?

A) 1

B) 2

C) 3

D) 4

 

2) Dedesi ona gezgin bir satıcıdan (maşin- mağaza) ne almıştır?

A) Çanta

B) Önlük

C) Kağıt Helva

D) Siyah pantolon

 

3) Aşağıdakilerden hangisi çocuğun isim koyduğu kayalardan biri değildir?

A) Eyer

B)Kurt

C) Tank

D) Ulu

 

4) Sabah güneşini en iyi karşılayan çiçekler hangisiydi?

A) Deve dikeni

B) Kır sarmaşıkları

C) Mor çiçekler

D) Şıralcınlar

 

5) Aşağıda  hangisi kitapta geçen kişi adlarından biri değildir?

A) Bekey

B) Orozkul

C) Seydahmet

D) Gülsarı

 

6) Çocuğu olmadığı için dünyanın en mutsuz kadını olan kimdir

A) Çocuğun teyzesi

B) Çocuğun halası

C) Çocuğun yengesi

D) Çocuğun komşusu

 

7)  Çocuğu olmadığı için her defasında eşini döven, çocuğun dedesine her türlü kötülükleri yapan, ormandaki tomrukları birilerine peşkeş çekerek onlardan rüşvet alan, kendine muıhtaç olan insanlara her türlü zalimliği yapan kişinin adı nedir?

A) Orozkul

B) Seydahmet

C) Ahmet

D) Mahmut

 

8) Aşağıdakilerden hangisi çocuğun fiziksel özelliklerinden biri değildir?

A) Yaba gibi kulaklara sahiptir.

B) Başı kocamandır.

C) Boynu inceciktir.

D) Gözleri masmavidir.

 

9) Çocuğun köpeğinin adı nedir?

 

A) Baltek

B) Tekbal

C) Delikurt

D) Bozo

 

10)  Çocuğun dedesi olan Kıvrak Mümin ile ilgili hangi bilgi yanlıştır?

A) Aşırı iyi niyetli olduğu için kimse onu adam yerine koymamaktadır.

B) Herkesin en zor anında yanında olan, merhametli bir kişidir.

C) En zor işlerde bile yaşlı olmasına rağmen çalışmakta ve bundan şikayetçi olmamaktadır.

D)  Damadının işkencelerine dayanamayıp en sonunda  sinirlenip damadını vurmuştur.

 

11) Kıvrak Mümin dede gibilerine eskiler ne söylermiş?

A) Hep iyi, iyi olmayı asla elden bırakma.

B) İyi olma, kötü ol. Dişlerini göster! Bak sana bu da azdır! Kötü ol, kötü!

C) İnsanların hayatını kabusa çevir.

D) İyilikten ne gördük ki onu yapmaya devam edelim.

 

12)  Mümin Dedenin tek üstünlüğü neydi?

A) Dilbaz olması

B) Üstün zekalı olması

C) Becerikli olması

D) Çok kitap okuması

 

13) “Yok’un yüzü kararsın.” demektir?

A) Her zaman zenginlik iyidir.

B)Zenginler her zaman iyidir.

C) Yokluğun yüzü kararsın anlamına gelir.

D) Vermeyince Mabud neylesin Sultan Mahmut


 

14) Çocuğun en sevdiği oyuncak aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kalem

B) Çanta

C)Boya

D)Resim defteri

 

15) Çocuğun babasının mesleği neymiş?

A) Gemicilik

B) Öğretmen

C) Duvar ustası

D)İnşaat mühendisi

 

16) Çocuğun annesi nerde çalışıyormuş?

A) Ev temizliği işinde

B) Büyük bir dokuma fabrikasında

C) Bir mağazada

D) Bir markette

 

17) Çocuğun anne ve babası çocuğu bırakıp gitmiş ve çocuk anne ve babasını hatırlamaktadır. Anne ve babası ayrıldığı için başka kişiler evlenmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu duruma düşen çocuğun hissettiği duygulardan biri değildir?

A) İçine kapanık olmuştur.

B)Ailesini sorduklarında dedem var, dedemi çok seviyorum demiştir.

C) Umurunda bile olmamıştır.

D) Bazı zanlar hıçkırarak ağlamıştır.

 

18) Çocuğun en çok olmak istediği hayvan nedir?

A) Balık

B) Aslan

C) Martı

D) Ceylan

 

19) Çocuğun yaşadığı yerdeki gölün adı nedir?

A) Issık Gölü

B) Çatır Gölü

C) Alagöl

D) Sarı-Çelek Gölü

 

20) Çocuğun en sevdiği masal hangisidir?

A) Altınkuş Masalı

B) Maral Ana Masalı

C) Şahmaran Masalı

D)  Çiçekli Kız Masalı

 

21) Çocuğun yüksek bir yamaca çıkıp dürbünü ile izlediği şey nedir?

A) Çok güzel bir okul

B) Çok güzel bir ev

C) Beyaz bir gemi

D) Mavi bir kamyon

 

22) Enesay Nehrinin bugünkü adı nedir?

A) Yenisey

B) Kızılırmak

C) Yeşilırmak

D) Hazar Denizi

 

23) Aşağıdakilerden hangisi çocuğun yaşadığı ülkenin iklimi hakkında doğru bir bilgi değildir?

A) Yazları sıcak ve kuraktır.

B) Kışları ılık ve yağışlıdır.

C) Kışları soğuk ve kar yağışlıdır.

D) Yazları serin ve yağışlıdır.


 

24) Kendi ayıbını örtmek isteyen  başkalarının yüzüne ……….. çalar?

Yukarıda kitapta geçen sözün devamı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yoğurt çalar

B) Peynir çalar.

C) Ak çalar.

D) Kara çalar.

 

25) Çocuğun gittiği okulun adı nedir?

A) Cüce Okul

B) Dev Okul

C) Aynalı Okul

D) Martılar Okulu

 

26)  Çocuğun dedesi ilk defa ne için gerçek anlamda sinirlenmiştir?

A) Damadının torununu  okuldan almasına izin vermediği zaman

B) Damadı parasını çaldığı zaman

C) Damadı evden gittiği zaman

D) Damadı  dedenin eşini terslediği zaman

 

27)  Dedenin çocuğu almak için bindiği atın adı nedir?

A) Karadut

B) Karamel

C) Sancak

D) Alabaş

 

28) ” Maaşı kesilen adam, adam değildir, insan değildir.” diyen kişi kimdir?

A) Dedenin ikinci karısı

B) Dedenin damadı

C) Dedenin torunu

D) Dedenin yeğeni

 

29) Kitapta geçen “Çağrılan yere ar eyleme, çağrılmayan yeri dar eyleme.” atasözü ile anlatılmak istenen nedir?

A) Her yere gitmek iyidir.

B) Çağrılan yere de git, çağrılmayan yere de git kıymetin olur.

C) Çağrılan yere nezaket gösterip git, çağrılmayan yere de adımını atma yani  insanları daraltma

D) İstediğin yere git ama en çok da çağrılmayan git ki insanların rahatını kaçırasın

 

30)  Maral Ana adındaki ceylanı kime zorla öldürtmüşlerdir?

A) Çocuk

B) Çocuğun dedesi

C) Çocuğun ninesi

D) Çocuğun babası

 

31)  Kulubeg kimdir?

A)  Çocuğun evlerine misafir gelen bir genç bir delikanlı

B) Çocuğun dayısı

C) Çocuğun amcası

D) Çocuğun kuzeni

 

32) Çocuk çok sevdiği hayvanın öldürülmesinden sonra ne yapmıştır?

A) Kendini suya atıp ölmüştür.

B) Kötü insanlardan intikam almıştır.

C) Beyaz Geminin yanına gitmiştir ve babasına kavuşmuştur.

D) Hayvanın intikamını alarak dedesi ile mutlu bir yaşam sürmüş ve genç bir delikanlı olmuştur.

 

33)  “İnsandaki çocuk vicdanı tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenmez, gelişmez. Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insan yaşadıkça  ……… ve ………  denen şey de var olacaktır.

Yukarıda boş bırakılan ifadelere aşağıdaki sözcüklerden hangisi gelirse cümle kitapta yazıldığı gibi olur?

A) Yalan ve riya

B)İyilik ve kötülük

C) Kudret ve zayıflık

D) Hak ve doğruluk

 

34. Beyaz Gemi adlı kitabın yazarı kimdir?

A) Ayşe Kulin

B) Doğan Cüceloğlu

C) Emile Zola

D)Cengiz Aytmatov

 

35) Aşağıdakilerden hangisi kitap hakkında yanlış bir bilgidir?

A) Çocuğu olmayacak bir kadına yapılan şiddet cahilliğin ta kendisidir.

B) İyi niyetli insanlara yapılan zalimlik insan onuruna yakışmayan bir davranıştır.

C) Çocuk kalbi, çocuk masumiyeti her şeyden daha değerlidir.

D) Çocuklar hiçbir şeyden anlamayan masum yavrulardır.

 

 

 

 

 

CEVAPLAR:

1. c  2. a  3. d  4. b  5. d  6. b 7. a  8. d  9. a  10.  d   11. b   12. c  13.c  14. b  15. a  16. b  17.c   18. a  19. a  20.  b   21. c  22. a  23.d  24. d  25. a   26. a   27. d  28. a  29. c   30. b  31. a  32. a   33. d   34. d  35.d

İnsan Yüreğinin Bir Kapısı Olsaydı Siz O Kapıyı Nasıl Açardınız?

 İnsan Yüreğinin Bir Kapısı Olsaydı Siz O Kapıyı Nasıl Açardınız?

 

İnsan farklı duygulara sahip olan akıllı bir varlıktır. Yeri gelir mutlu olur, yeri gelir acı çeker, yeri gelir şaşkınlık içinde olur vb. İnsan sevme ve sevilme gibi sosyal ihtiyaçları olan değerli bir canlıdır. İnsan ilişkilerinde önemli olan değerler vardır. Sevmek, yardım etmek, vicdanlı olmak, empati kurabilmek vb. İnsan ilişkilerinde en önemli dil ise  sevgi dilidir. 


Sevgi dilinin olduğu her şey her zaman olmasa da çoğu zaman kapıları açar ve insanlar arasındaki sevgi, saygı ve muhabbet bağları da güçlendir. İnsan yüreğinin bir kapısı olsaydı o kapıyı tatlı söz ile, sevgi ile  açardım. Bunu gerçek ve içten yapardım. O insanın beni sevmesi için ona gerekli olan her türlü iyiliği ve fedakarlığı yapardım. Yaptığım iyilikleri ise asla yüzüne vurmaz ve onu incitmeden yapmaya çalışırdım. Elimden geldiği kadar gülümser, tebessüm ederdim. Suratı asık olmazdım. İtici davranışlarda bulunmazdım. İnsan yüreğinin kapısını ona güven vererek, ona güvenerek açmaya çalışırdım. Mümkün olduğu kadar bağırmadan  tane tane konuşurdum. 


Onun duygu ve düşüncelerini saygı ile dinler sonra kendi duygu ve düşüncelerimi anlatmaya başlardım. Ona yalan söylemezdim, verdiği emanete asla hıyanet etmezdim. Hırsızlık yapmazdım. Güzel ahlaklı, kendisine ve çevresindeki kimselere saygılı olan biri olarak insan yüreğinin kapısını açmaya çalışırdım ve bunun için de her zaman sevmek ile ama gönülden sevmek ile başlardım o kapıyı açmaya.

Kış, Rüya, Soba, Kavanoz, Battaniye, Tatil Kelimeleri İle İlgili Hikaye Yazınız.

 Kış, Rüya, Soba, Kavanoz, Battaniye, Tatil Kelimeleri İle İlgili Hikaye Yazınız.


Sabah uyandığımda dışarısı buz kesiyordu. Dışarıda göz gözü görmüyordu. Her yer sisle kaplıydı. Babam arabayı çalıştırmaya çalışıyor, annem beslenmemizi hazırlayarak kardeşim ve benim bir an önce okula yetişmesi  için canla başla çalışıyordu. Sobadan çıkardığı böreklerden hem Kemal’e hem de bana iki dilim koydu. Kemal peynirli börek sevmezdi onun için ona kıymalı olanından yapmıştı. Bana ise peynirli olanından. Ben altıncı sınıfa gidiyorum. Adım Erdem. Kardeşim ise dördüncü sınıfa gidiyor. İkimiz de birbirimizi çok severiz ama bazı zamanlar anlaşamayız. İkimiz hem yaramaz hem de tatlı çocuklarız. Çünkü ailem böyle diyor.

 

 O arada annem küçük kavanozların içine karışık kuru yemiş koyarak öğle arası okulda kalmamızı söyledi. Çünkü bugün onunda çarşıda işleri vardı. Babam öğretmen olduğu için okulda çok yoruluyor market alışverişi, diğer alışverişler anneme kalıyordu. Babam arabayı çalıştırdıktan sonra hemen arabaya bindik ve okula gittik. Babam ile aynı okulda değildik. Bizi kendi mahallemizin okulunda okuyor babam ise yaşadığım şehir olan Sivas merkezde görev alıyordu. Babam bizi okula bıraktı. Kardeşimle dersimize girdik ve son der öğretmenler ve öğrenciler kar topu oynamaya başladı. Dışarıdaki sis dağılmış, lapa lapa kar yağmıştı biz dersteyken. O gün muhteşem bir gündü. Doya doya kar yağmıştı. Günlerden Cuma olduğu için ertesi gün de tatil olacaktı.

 

Tatilde de doya doya kardeşimle, arkadaşım Muhammed, Hamza, Eymen ve Arda ile oynamaya devam edecektik. O gün okul çıkışı eve geldim ve sobanın karşısına geçip ısındım. Annem sobada mis gibi patates ve kestane yapmıştı. Yemeği yedik ve çayla birlikte onları yedik. Daha sonra sıcacık yatağıma gittim ve uyumuşum. Rüyamda denizde yüzüyordum. Hava sıcacıktı ve dışarı yaz mevsimi havasıydı.


Tam suyun içinde yüzerken karşıma büyük bir köpek balığı çıktı. Korku ile uyandım yatağımdan. Pencereden dışarı baktım. Hava karanlıktı ve dışarıda kar ar gücü ile yağmaya devam ediyordu. Oh be dedim gördüklerim rüyaydı. Hemen sıcacık yatağıma sokuldum ve uykuya devam ettim. Ne de olsa bugün geç  kalkabilirdim. Çünkü günlerden cumartesiydi. Yaşasın tatil, yaşasın kış mevsimi dedim kendi kendime.