Kompozisyon Örnekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kompozisyon Örnekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Komşularımıza Ve Fakir Ailelere Yardım Etmeliyiz Konulu Kompozisyon Yazınız


Komşularımıza Ve Fakir Ailelere Yardım Etmeliyiz Konulu Kompozisyon Yazınız.

Yaşadığımız çevrede herkesin maddi durumu iyi olmayabilir. Çünkü herkesin   iyi bir işi olmayabilir, herkes varlıklı olmayabilir. Bunun için de  maddi durumu olmayan komşularımıza, çevremizde gördüğümüz diğer yoksul insanlara maddi ve manevi olarak yardımcı olmalıyız. İnsanları bu zor durumdan kurtarmalıyız ve düşenin dostu olmalıyız.

Elimizden geldiği kadar yardımsever ve paylaşımcı olmalıyız.  Sadece kendi nefsimizi düşünmemeliyiz. Ben anlayışı ile değil biz anlayışı ile hareket etmeliyiz.  Kendimizi fakir kimselerin yerine koymalıyız ve onların yaşadıkları acıları, maddi ve manevi sıkıntıları anlayabilmeliyiz. Bunu yapmanın yolu da empati kurabilme becerisinden geçer.  Empati kurarak insanları daha iyi anlarız ve daha duyarlı ve daha iyi bir insan oluruz. Çevremizde gördüğümüz, yardıma muhtaç kim olursa olsun ona yardım etmeliyiz ve her zaman yardımsever olmalıyız. Yardım etmenin önemi ile ilgili şu özlü sözleri de unutmamalıyız:
- “Eller çok olunca yük hafifleşir. ‘’ İngiliz Atasözü.
- ‘’ Bir başkasının yaşamasına yardım etmeyen yaşadığını iddia edemez. ‘’ Merry Brown

İşte tüm bu sözlerden de anlaşılacağı gibi her zaman  iyimser ve yardımsever olmalıyız. Düşenin elinden tutup kaldırmasını bilmeliyiz.

Ben Şanslıyım Çünkü… İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Ben Şanslıyım Çünkü…  İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

Hayat herkese farklı  alternatifler sunar.  Herkesin yaşamdan zevk  alma düşüncesi farklıdır. Çünkü her  insan tektir ve her insan farklı görüşlere ve özelliklere sahiptir. Ben de kendime göre bir insanım ve kendimin şanslı olduğunu düşünüyorum. Ben şanlıyım çünkü beni yetiştiren annem ve babamı çok seviyorum. Ben şanslıyım çünkü yaşamak için sebebim var. Ben şanslıyım çünkü nefes alıyorum ve sağlıklıyım. Ben şanslıyım çünkü ailem bana sevgiyi hissettirdi. Saygılı olmayı öğretti İnsanlara şefkatli ve merhametli olmam gerektiğini öğretti.

Empati kurma becerisini ve sorgulama becerisini kazandırdı. Ben şanslıyım çünkü çevremde beni anlayan, bana değer veren ve beni olduğu gibi kabul eden ailem, arkadaşlarım var. Ben şanlıyım çünkü yaşamın tadını çıkarmayı biliyorum ve yaşadığım için hala şükredebiliyorum. İnsanlara yardım edebiliyorum.  Her yıl bir ağaç dikebiliyorum. Yoldan geçen sokak hayvanlarına bir kap su ve yemek verebiliyorum ve bu çok güzel bir duygu. Ben şanslıyım çünkü beni çok seven iki tane güzel kız kardeşe sahibim ve onların abisiyim. Onlarla olduğum için çok mutluyum ve çok şanlıyım.  Ben şanslıyım çünkü insanları karşılıksız sevebiliyorum ve kimse ile menfaat için arkadaşlık kurmuyorum. Herkesi karşılıksız seviyorum . Yaşlılara yardım edebiliyorum, yürüyebiliyorum, koşabiliyorum, görebiliyorum, bir çiçeği koklayabiliyorum ve sevdiklerime onları çok sevdiğimi söyleyebiliyorum.

Ben şanlıyım çünkü okuyabiliyorum, okuyarak, araştırarak farklı dünyaları gezmiş, görmüş gibi olabiliyorum. Ben şanlıyım çünkü ülkemde savaş yok ve çocukluğumu doya  doya yaşayabiliyorum. Ben  şanlıyım çünkü yaşıyorum, özgürüm ve hiçbir ülkenin manda ve himayesi altında yaşamıyorum.

Sizce Yapmak Mı, Yoksa Yıkmak Mı Daha Kolay? Neden? Arkadaşlarınızla Tartışınız.


Sizce Yapmak Mı,  Yoksa Yıkmak Mı Daha Kolay? Neden? Arkadaşlarınızla Tartışınız.

Yapılan her eser, her iş bir emek ve  mücadele ister. Hiçbir iş boş durularak yapılmaz. Her şey çalışma ile gerçekleşir ve her şey emek ile ortaya çıkar. Örneğin; bir evi yapmak çok zordur. Evi yapmak için önce arsa olması gerekir. Arsayı aldıktan sonra evin  temeli atılır, daha sonra ev yapılmaya başlanır ve bir ürü ince işler  yapılır. Bir evin yapımında birçok kişinin emeği  olur. İşte olaya böyle baktığımızda bir işi yapmak zor yıkmak kolaydır.

Yapmak zaman ister, süre ister, sermaye ister, azim ister vb. Oysa  yıkmak çok kolaydır ve çok kısa sürede  bunu yapabiliriz. İnsan ilişkilerinde de bu durum böyledir. Kimi insanlar kötü niyetlidir  iyi olan şeyleri yok etmek yıkmak  isterler. İşte böyle insanlar hep yıkımdan yana olurlar. Kalp kırmayı, kötü olmayı severler ve bunu da hüner sayarlar.  Kalbi kırmak kolaydır fakat o kırılan kalbi  geri kazanmak kolay olmaz. Oysa kalp kazanmak, insanlara kendini sevdirmek, emeğe saygı duymak daha güzeldir ve  insana daha çok mutluluk verir. Bunun için her zaman yapmak zor yıkmak kolaydır.

Bundan dolayı da her zaman yapmaktan yana olmalıyız, yıkmaktan, yok etmekten, kötülükten yana olmamalıyız. Yapıcı  insanlar   ile iç içe olmalıyız, yıkıcı insanlardan uzak durmalıyız.

Ulusal Bağımsızlık İle İlgili İçinde ‘’ Lakin, Fakat, Buna Rağmen, Ancak’’ Kelimeleri Geçen Bilgilendirici Bir Metin Yazınız.


Ulusal Bağımsızlık İle İlgili İçinde  ‘’ Lakin,  Fakat, Buna Rağmen, Ancak’’ Kelimeleri Geçen Bilgilendirici Bir Metin Yazınız.

Kurtuluş Savaşı yıllarında  vatanımız  işgal altındaydı. Düşmanlar el birliği içinde vatan topraklarını yok  etmek için var gücüyle her yerden bizi yok etmeye çalışıyordu lakin Anadolu halkı boş durur muydu hiç? Elbette durmazdı. Çünkü vatanın kurtarılması gerekiyordu. Vatan elden giderse her şeyimiz giderdi fakat vatanımıza sahip çıkmak için de birlik, beraberlik ve dayanışma gerekliydi.

İşte Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk çıktı ortaya.  Mustafa Kemal halkını, milletini yanına alarak bu zulme son vermek istiyordu. Ya İstiklal Ya ölüm diyordu da başka bir şey demiyordu. Buna rağmen düşman hala gizli planlarına devam ediyor, Anadolu köylerini yağmalıyor, bebekleri, çocukları katlediyordu ancak onların bu hain zulümlerinin bir sonu gelmeliydi artık. Çünkü vatanımız için, asil milletimiz için en önemli şey vatanın birliği ve bütünlüğü, ulusal bağımsızlığıydı. Bunun için milleti ile kol kola olan Atatürk milletinin  iman gücü ile, Türk’ün gücü ile ezdi o düşmanın  hain planlarını. Ulusal bağımsızlığımızdan asla ödün vermedik, vermeyeceğiz de bundan sonra.

Çünkü bu topraklar şehitlerin kanı ile sulanmış ve sulanmaya da devam etmektedir. Onun için bu toprakların kıymetini bilelim ve ülkemizi her alanda geliştirmek için hiç durmadan çalışmaya devam edelim.

‘’Heykeltıraş Mermere Ne İse Öğretmen de Çocuğa Odur.’’ Sözünden Hareketle Aşağıya Bir Yazı Yazınız

‘’Heykeltıraş Mermere Ne İse  Öğretmen de Çocuğa  Odur.’’ Sözünden Hareketle Aşağıya Bir Yazı Yazınız.

Heykeltıraşın görevi  mermere şekil vermek ve ondan çeşitli sanat eserleri ortaya çıkarmaktır. Boş ve şekli olmayan bir mermerin hiç kıymeti yoktur. Çünkü o mermerin  bir kullanım alanı ve amacı olmayacaktır. Heykeltıraşın elinde ise o işe yarayacak ve çeşitli şekiller ortaya çıkacak,  mermerin talibi de çok olacaktır. İşte öğretmen ile öğrenci arasındaki ilişki de böyledir. 

Öğretmenler insan yetiştirmeyi, insanı eğitmeyi ve onu geleceğe hazırlamayı çok sever. Öğrencilerini aydınlatmayı, toplumu cahil kalmaktan kurtarmayı çok sever. Öğrenci de öğretmenin elinde hayat bulur.  Bunu şu şekilde örneklendirebiliriz:  Okumayı yazmayı bilmeyen öğrenciye öğretmen okuma- yazma öğretir. Ona sadece eğitim vermez, aynı zamanda öğretim verir, güzel  ahlaklı olmayı öğretir, sevgiyi öğretir, saygı duymayı öğretir, şefkatli ve merhametli olmayı öğretir. Yani öğretmenler öğrencilerin yontulmasını sağlar ve geleceğe iyi bir şekilde hazırlar. Yani her şey eğitimle, nitelikli ve değerli öğretmenlerimizin elinde hayat bulur. Öğretmen öğrencilerine yaptığı bunca fedakarlığın karşılığını onların okuduklarını görünce, onların iyi bir insan olduklarını görünce anlar ve bundan hem öğretmen karlı çıkar hem öğrenci karlı çıkar ve hem de toplum karlı çıkar. Böyle olunca da nitelikli ve başarılı öğrenciler ülkesinin  bilim ve fen alanında ilerlemesi için  çalışırlar, üretirler ve güçlü bir toplum ortaya çıkmış olur. Bunda da en büyük pay öğretmenlerimizin, o elleri öpülesi değerlerimizdir.

Bize bunca emeği  geçen, bize şekil veren ve bizi yetiştiren, geliştiren ve bizi aydınlığa götüren tüm öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun, onlar hep mutlu olsun, toplumlar hep  gelişsin, insanlık var olsun, insanca yaşansın.

‘’ Umudunu Kaybeden İnsanın Başka Kaybedecek Bir Şeyi Yoktur.’’ Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

‘’Umudunu  Kaybeden İnsanın Başka Kaybedecek  Bir Şeyi Yoktur.’’ Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

İnsanı yaşama  bağlayan, insanın yaşamdan zevk almasını sağlayan şey onun hayat ile ilgili planları, amaçlarıdır. Yani insanı yaşama bağlayan şey umuttur.  İnsan umutla yola çıkar ve umutla bir şeyler yapar. Umudu olan insan , çalışarak bir yerlere gelir ve hem kendini mutlu eder, hem de içinde yaşadığı topluma faydalı olur.

Hayatla ilgili umudunu kaybeden, hayattan zevk alamayan, yan gelip yatan insanlar ise umut kavramının hiçbir anlamı olmaz. Çünkü onlar umudunu öldürmüştür. Umudunu kaybeden insanın da kaybedecek bir şeyi kalmamıştır. Çünkü umudunu kaybeden  her şeyini kaybetmiştir. Çünkü umudunu kaybeden emek  harcamaz, çalışmaz, üretmez, yeni bir şeylere girişmek için mücadele etmez . Bunun için  umudunu kaybeden insanlara ne kadar  yol gösterilirse gösterilsin bu işe yaramaz.  insanlara önce umudunu yitirmemeyi öğretmek gerekir. Hayatla ilgili hiçbir zaman umudumuzu kaybetmemeliyiz. Belki hayat bize bazen zorluklar getirmiştir, belki en sevdiğimiz kaybetmişizdir fakat yaşam her şeye rağmen devam ediyor ve  umut her şeye rağmen olması gerekiyor.

Bunun için yaşama umutla bağlanmaya devam edelim. Çalışalım, alın teri dökelim ve umudumuz her ne olursa olsun kaybetmeyelim ve inadına yaşama dört kolla sarılalım.

‘’Türk Dili, Türk Ulusunun Yüreğidir, Beynidir.’’ Sözünden Anladığınız Bir Metin Yazınız.


‘’Türk Dili, Türk Ulusunun  Yüreğidir, Beynidir.’’  Sözünden Anladığınız Bir Metin Yazınız.

Bir  milletin  konuştuğu dil o milletin aynı zamanda  kültürüdür, benliğidir. O milleti millet yapan en  önemli unsurlardan biri de dildir. Çünkü aynı dili konuşan, aynı coğrafyada yaşayan insanlar  dili ile bir olur, birlik olur. Çünkü konuştuğumuz dil bizim her şeyimizdir. Çünkü  bizi anlayan insanlar vardır, bize  derdini anlatan insanlar vardır. İşte tüm bunlar da dil sayesinde  olur.

Dil insanları bir araya getiren, duyguları bir araya getiren, birlik , beraberlik ve dayanışmayı sağlayan en önemli unsurlardan biridir. Dil milletimizin kalbidir, beynidir. Çünkü bizler  Türk dili ile gönlümüzden geçenleri dile getiririz.  Örneğin  dilini bilmediğimiz bir ülkeye gitsek ve orada yaşamak zorunda kalsak ne kadar zorluklar çekeceğimizi tahmin dahi edemiyorum. Tamam zamanda içinde o yabancı ülkenin dilini öğrenebiliriz fakat bu yeterli olabilir mi? Elbette olmaz. Çünkü dil aynı zamanda kültürü yansıtır. Kültürünü bilmediğimiz, kültürünü benimsemediğimiz bir yerde yaşamak ve oranın dilini konuşmak bizi ne kadar mutlu eder  ya da bizi ne kadar hayata bağlar  işte bu tartışılır. Oysa kendi ülkemizde sadece kendi dilimizi konuşmuyoruz. Aynı zamanda dil aracılığı ile kültürümüzü  yaşıyoruz, acılarımızı paylaşıyoruz, dertlerimizi paylaşıyoruz. Bizi anlayan, bize değer veren ailemiz, sevdiklerimiz oluyor yanımızda .  Dil ile geleneklerimizi yaşıyoruz, hatıralarımızı anımsıyoruz ve daha neler neler… İşte tüm bunları sağlayan da dildir. Türk dili de milletimizin kalbi, ruhu, beyni kısacası her şeyidir diyebiliriz.

Dilimizin milletimiz için ne kadar önemli olduğunu Mustafa Kemal Atatürk’de şu şekilde dile getirmiştir: ‘’ Milliyetin çok belirgin niteliklerinden biri de dildir. Türk milletindenim diyen insan, her şeyden evvel mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne, topluluğuna bağlılığını iddia ederse buna inanmak doğru olmaz.’’

Atatürk’ü Anlamak İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Atatürk’ü Anlamak İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin  büyük lideri ve kahramanıdır.  Mustafa Kemal  ve   vatan evlatlarımız vatanımız işgal altında olduğu zaman , vatanı düşman ele teslim etmemiştir.  Ellerinden gelen her türlü fedakarlığı vatan için yapmışlar ve vatan yolunda çok çalışmaktan asla vazgeçmemişlerdir. Mustafa Kemal’i  anlamak demek onun yaptıklarını bilmek ve uygulamak demektir.

Onun ilke ve inkılaplarına sahip çıkmak demektir. Onun gençlere emanet ettiği cumhuriyete, demokrasiye sahip çıkmak demektir. Mustafa Kemal’i anlamak demek çok çalışmak demek, ilim ve fen yolunda ilerlemek demektir.  İnsan haklarına saygılı olmak, adaletli olmak, eşitliğe önem vermek demektir. Mustafa Kemal’i anlamak demek kahvehanelerde değil laboratuvarlarda  sabahlamak demektir. Onu  gerçekten anlayan kişi vatanı ve milleti için elinden gelen her türlü fedakarlığı yapar ve her türlü zorluğa göğüs gerer.  Onu anlayan kişi vatan sevgisine ve millet sevgisine sahip olur. Onu anlayan kişi vatanına sahip çıkar, bağımsızlığına sahip çıkar, halkın iradesine, halkın egemenliğine önem verir. Onu anlayan kişi  eğitime ve öğretime çok önem verir. Ülkesinin tüm çocuklarının okuması için gerekli çabayı gösterir. Onu anlayan kişi  barışa, kardeşliğe, sevgiye önem verir.

Onu anlayan kişi  sanata, spora, edebiyata ve daha diğer  derslere önem verir. Onu anlamak demek onun  yaptıklarını yaşatmak ve onun  emanetlerine sahip çıkabilmek demektir.

Cumhuriyet Meşalesini Elimde Tutuyorum Çünkü… İle Başlayan Bir Metin Yazınız.


Cumhuriyet Meşalesini Elimde Tutuyorum Çünkü… İle Başlayan Bir Metin Yazınız.

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Mehmetçiklerimiz, kadın kahramanlarımız vb.  birlik, beraberlik ve dayanışma içinde hareket ederek ülkemizi düşman ülkelerden korumuş ve bağımsızlığımız elden gitmemiştir. Cumhuriyet meşalesini elimde tutuyorum çünkü cumhuriyetin olduğu yerde tek kişinin egemenliği yoktur, krallık yoktur, padişahlık yoktur.  Cumhuriyet meşalesini elimde tutuyorum çünkü cumhuriyetin olduğu yerde milletin egemenliği, ulusun egemenliği vardır. Halkın iradesi vardır, belli aralıklarla başa getirilen liderler vardır. 

Görevini  iyi yapmayan liderlerin tekrar baştan gitmesi vardır. Cumhuriyetin olduğu yerde insan hakları vardır, adalet vardır,  özgürlük vardır. Kişilerin  başka insanların hayatlarına müdahale etmeden özgürce yaşaması, nefes alması vardır. Cumhuriyetin olduğu yerde  baskı yoktur, zorlama yoktur. Gönüllük vardır, halk iradesi ön plandadır. Bunun için ve daha nice  sahip olduğumuz  haklarımız için Cumhuriyet meşalesini her zaman elimde tutacağım ve tutmaya da devam edeceğim. Mustafa Kemal’in cumhuriyetin önemi ile ilgili şu sözlerini de hiç unutmayacağım ve sonsuza kadar cumhuriyete sahip çıkacağım.


*‘’ Cumhuriyet, fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz.’’
* ‘’ Bugünkü hükûmetimiz, devlet teşkilâtımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet teşkilâtı ve hükûmettir ki, onun ismi Cumhuriyettir. Artık hükûmet ile millet arasında mazideki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millettir ve millet hükûmettir. Artık hükûmet ve hükûmet mensupları  kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır.’’


Kurtuluş Savaşı’ndaki Kadınlarımızın Fedakarlıklarını Ve Sorumluluklarını Anlatan Bir Konuşma Yazınız.


Kurtuluş Savaşı’ndaki  Kadınlarımızın  Fedakarlıklarını Ve  Sorumluluklarını Anlatan Bir Konuşma Yazınız.

Kurtuluş Savaşı yıllarında  vatanımız, milletimiz çok zorlu bir süreçten geçmeye devam ediyordu. İşte bu zorlu süreçte erkeğinin yanında dimdik duran, korkusuz duran kişiler de elbette kahraman kadınlarımızdır. Kara Fatma, Tayyar Rahime ,  Şerife Bacı, Ayşe Hanım, Hatice Hanım , Kara Fatma Şimşek, Gördesli Makbule Hanım vb.  daha niceleri…

Kadınlarımız savaşa katılmış ve savaştan asla korkmamışlardır. Kimisi cephaneye mermi taşımış, kimisi cephane ıslanmasın diye üstündeki hırkayı  cephanenin  üstüne kapatmış ve donarak yaşamını kaybetmiş, kimisi  savaş sırasında yaralanan askerlere yardım etmiş, onların yaralarını sarmış , kimisi evdeki bebeklerini bırakıp vatan uğrunda , millet uğrunda şehit olmayı göze almıştır. Bizim kahraman kadınlarımız işte böyle asil ve büyüktür. O kadınlarımız ki erkeğini savaş esnasında asla yalnız bırakmamış ve milletini zor duruma düşürmemiştir. Bu kadınlarımız, bu elleri öpülesi kahraman kadınlarımız bu millet için büyük bir değerdir, büyük bir hazinedir. Onların yaptığı bunca fedakarlıklar tarihe yazılmıştır ve asla da unutulmayacaktır.  Onlar evde oturmamışlardır, nasıl olsa eşlerimiz savaşıyor diye  biz de evde yatalım uyuyalım dememişlerdir. Onlar vatanı için, milleti için  çalışmış ve bu yolda şehit olmayı tercih etmişlerdir. Onlar büyük, kahraman  , asil varlıklarımız, analarımız, bacılarımızdır.

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk de kadınlarımız ile ilgili şu sözü söylemiştir:
*’’Dünyada hiçbir milletin kadını, milletini kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım diyemez.’’ Mustafa  Kemal Atatürk
İşte bizler de milletimizin, topraklarımızın kıymetini bilmeliyiz.  Onca zorluklarla kazanılan bu toprakları düşmanlara teslim etmemeliyiz. Bilim ve fen yolunda  ilerlemeli, bize  emanet edilen bu vatanı  en iyi yere, hak ettiği yere çıkarmalıyız. Biz Türkiye Cumhuriyeti fertlerine yakışan   da budur.

Siz Okul Müdürü Olsanız Cumhuriyet Bayramı İle İlgili Nasıl Bir Konuşma Yapardınız?


Siz Okul Müdürü Olsanız Cumhuriyet Bayramı İle İlgili Nasıl Bir Konuşma Yapardınız?

Ben okul müdürü olsam Cumhuriyet Bayramı ile ilgili şu şekilde bir konuşma yapardım:
29 Ekim 1923 sabahı  ülkemiz Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk  ve yüce milletimiz sayesinde hepinizin de bildiği gibi çok büyük başarıya imza atmıştır. Çünkü bu günde Cumhuriyet ilan edilmiştir. Savaşlardan çıkan Türk Milleti yorulmuştu ve maddi sıkıntılar çekiyordu.  Salgın hastalıklar bir yandan, yoksulluk bir yandan  vuruyordu milletimizi. Çoğu yerde elektrik yoktu, su yoktu. Kadın insan yerine konulmuyordu. 

Kadın hakları yoktu, eşitlik yoktu. Kadının boşanma hakkı, velayet hakkı yoktu, kızlık soy adını kullanma hakkı yoktu  vb. Müzik yok, tiyatro yok, spor yok, resim yok vb. Okuma yazma  yok. Yok da yok. Kısacası ülkemiz çok zor durumdaydı. Geriye kalan borçlu ve hastalıklı bir vatandı. Ama bunca yokluğa rağmen, hastalığa rağmen milletimiz Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal ve askerlerimiz tarafından çok iyi yerlere getirilmiş ve  ülkemizin özgür olması için, çağdaş olması için her türlü çaba harcanmıştır. Özgür bir millet olarak başka milletlere örnek olmuşuz ve hiç kimsenin esiri olmamışızdır. Cumhuriyet demek halkın egemenliği demek, demokrasinin anlam bulduğu  yönetim şekli demektir.  Cumhuriyet  demek insan hakları demek, özgürlük demek, eşitlik demek, çağdaşlık demektir. Halkın egemenliği, liyakatli kişilerin başa geçmesi demektir.  Başa geçen kişi görevini adil bir şekilde yapmazsa yine halk tarafından o kişinin baştan indirilmesi demektir.

Cumhuriyet demek yaşamak demek, hayatın anlamı, coşkusu demektir. Onun için Cumhuriyet’in, demokrasinin kıymetini bilmeliyiz ve ülkemize, vatanımıza her zaman sahip çıkmalıyız. Cumhuriyet’in mucize olduğunun farkında olmalıyız ve ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak için var gücümüzle ilim ve fen  yolunda ilerlemeliyiz.

Hayvanları Korumak İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

Hayvanları Korumak İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

Yüce Allah’ın yarattığı tüm canlılar  değerlidir ve sevmeye değerdir. Bu canlıların içinde en çok korunmaya, bakıma muhtaç olanlar da elbette hayvanlardır. Hayvanlar arkadaş canlısı, dost canlısıdır.  Hayvanların  aklı olmayabilir  fakat onların da duyguları vardır, onların sevme, sevilme ihtiyaçları vardır. Onun için hayvanlara her zaman iyi davranmalıyız. Onların canını yakacak fiziksel  eylemlerden uzak durmalıyız.

Onlara eziyet eden her kim olursa olsun  buna dur demeliyiz ve tüm hayvanları çok sevmeliyiz ve onları korumalıyız.   Sahibi olmayan, kimsesiz sokak hayvanlarını yolda gördüğümüz zaman onlara bir kap yemek vermeliyiz,  önlerine su koymalıyız. Onların özellikle de kış aylarında açlıktan ölmemesi için kampanyalar başlatmalıyız ve bu konuda hayvan koruma derneklerinin yanında olmalıyız. Evimizde besleyemesek bile  evimizin çevresinde onlara küçük bir kulübe yapmalıyız ve  onların  yaşama hakkının olduğunu asla unutmamalıyız.  Gözlerimize umutla bakan, bizden sevgi ve merhamet isteyen o masumlara asla eziyet etmemeliyiz. Eziyet eden kendini bilmezleri de uyarmalıyız ve onlara gereken cezanın verilmesini sağlamalıyız.

Hayvanları korumak ile ilgili şu sözün de önemi kavramalıyız: ‘’Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir.’’ Mahatma  Gandhi

Gelecek Biziz Konulu Kompozisyon

Gelecek Biziz Konulu Kompozisyon

 Bir toplumda geleceğin iyi olması için , o toplumdaki insanların nesillerinin daha mutlu ve daha huzurlu bir hayat yaşaması için  gençlerin eğitilmesi gerekir . Yani gelecek genç insanlardır .  Gençler ülkesi için  , vatanı için , bayrağı için , ülkesinin bölünmemesi için  toplum içinde üzerine düşen sorumlulukları  en iyi bir şekilde yerine getirmeye çalışmalıdır . 

Öğrenci isen  iyi bir öğrenci , öğretmen isen iyi bir öğretmen , doktor isen iyi bir doktor olmalı ve gelecek kuşaklara gelişmiş bir ülke bırakılmalıdır .  Türkiye'de biz gençler iyi bir eğitim  almalı , şu anda ithal ettiğimiz teknolojik ürünleri kendimiz  icat ve buluşlar geliştirerek üretmeli Türkiye olarak biz başka ülkeler bu ürünleri ihraç etmeliyiz . 


Gelecek gerçekten biz gençlerin elindedir . Çağdaş uygarlıklar seviyesine çıkmak için ve aydın bir ülke olmak için o ülkedeki gençler zamanlarını ilim ve bilim yolunda harcamalı , sabahlara kadar araştırmalar yapmalı , deneyler yapmalı , hipotezler geliştirmeli ve daha birçok yeni işler yaparak ülkesinin gelişmesini sağlamalıdır . Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal de gençlerin çok çalışması gerektiğini ve sabahlara kadar labaratuvarda olmalarını istemiştir . Bizler de gençler olarak paslanmak yerine çalışarak yıpranmalı ve her zaman hiç durmadan çalışmaya ve ülkemizi kalkındırmaya devam etmeliyiz .  Gelecek gençlere , gençler ise bilime  ve ilime emanettir .

Çocukluk Hakkında Kompozisyon Yazınız.


Çocukluk Hakkında Kompozisyon Yazınız.

İnsanın en masum yılları, saf ve temiz yılları çocukluk yıllarıdır. Doğruluğun, güvenin ve temiz bir kalbin bozulmadığı yıllardır çocukluk yılları. İnsan geriye dönüp şöyle baktığında keşke hep çocuk kalsaydım diyor bazen. Çünkü çocukluk dönemi kadar aydınlık ve  güzel  günler olmuyor her zaman.  Çocuklar her zaman çocukluğunu doya doya yaşamalıdır ve onların yaşama özgürlüğü,  eğlenme, barınma ihtiyacı, sevme, sevilme, ilgi görme gereksinimleri ellerinden alınmamalıdır.

Tüm çocuklar savaştan uzak olmalı ve hiçbir çocuk acı içinde büyümemelidir. Çocuklar mutlu ailelerde büyümeli, çocuğuna iyi bakamayacak anne ve babalar da kesinlikle çocuk yapmamalıdır. Çünkü yapılan hataların bedelini, onların  o masum  bakışları, o masum yürekleri ödememelidir. Bunun için çocukluk yılları güzel geçirilmelidir. Onlar sevgi ile büyümeli, saygıyı öğrenmeli ve yaşamalıdır.  Gelecek nesillerin temeli çocuklukta atılır. Gelecek nesillerin erdemli, ahlaklı ve bilgili olunması isteniyorsa çocuklar çok iyi yetiştirilmeli ve onlara çok güzel erdemler çocukken öğretilmelidir. Bu konuda aileler onlara model olmalı, güzel ahlakı onlara yaşatmalı ve onların  mutlu olmasını sağlamalıdır. Çocukların yaşama hakkı ellerinden alınmamalıdır. Onlara paylaşma öğretilmeli, birlik ve beraberlik öğretilmelidir.

Bencil,  kibirli, insanlara yüksekten bakan çocuklar yetiştirilmemelidir. Çocuklara merhamet edilmeli ve onların da ilerde merhametli olması için onlar çok iyi yetiştirilmelidir. Çünkü onlara küçük yaşta ne verirlerse hemen alırlar, çünkü onlar müthiş bir anlama ve algılama kapasitesine sahip küçük meleklerdir.

‘’İnsan Yalnız Kendisi İçin Değil, Kendisinden Sonra Gelecek İçin de Çalışmalıdır.’’ Bu Sözden Ne Anladığını Kompozisyon Halinde Yazınız.


‘’İnsan Yalnız Kendisi İçin  Değil, Kendisinden Sonra Gelecek İçin de  Çalışmalıdır.’’ Bu Sözden Ne Anladığını Kompozisyon Halinde Yazınız.

Çalışmak insanı yaşama katar ve insanı  geliştirir. İnsanoğlu çalışmayı bıraktığı zaman hayattan da soğur. Çünkü çalışınca mutluluk olur, çalışınca yaşamın anlamı olur. İnsan elbette çalışmalı , çabalamalı fakat sadece kendisini mutlu etmek için, kendi maddi durumunu iyileştirmek için çalışmamalıdır.

İnsan  öyle bir  şekilde çalışmalıdır ki  çalıştığı işler geleceğe de fayda sağlamalıdır. Yani gelecek için de çalışmalıdır. Ancak böyle yapıldığı zaman kişi hem kendisine hem de gelecektekilere fayda sağlamış olur. Geleceğimiz için çalıştığımız zaman , gelecek kuşaklar da bizim yaptığımız güzel çalışmalardan faydalanmış olur. Örnek verecek olursak şunu diyebiliriz:  Bilim insanları  hem kendi merakları için  birçok başarıya imza atmakta hem de geleceğe iyi şeyler bırakmak için  çalışmaktadır. Örneğin Edison elektriği bulduğunda hem kendi merakını gidermiş ve büyük bir başarı sağlamış  hem de insanlığa çok ama çok faydalı bir miras bırakmıştır. Bugün elektrik, ampul olmasaydı hayatımız ne kadar da zor olur kim bilirdi.

İşte bir çalışma yaparken tüm insanlığa, tüm geleceğe fayda sağlayacak şekilde çalışmalar, bilimsel araştırmalar yapılmalıdır. İşte böyle olduğu zaman  yaşar ve yaşatılırsınız ve hep anılırsınız.

‘’Durmadan Devam Ettiğin Sürece, Ne Kadar Yavaş Gittiğinin Önemi Yoktur.’’ Sözü İle İlgili Giriş, Gelişme, Sonuç Bölümü Olacak Şeklinde Kompozisyon Yazınız.


‘’Durmadan Devam Ettiğin Sürece, Ne  Kadar Yavaş Gittiğinin  Önemi Yoktur.’’ Sözü İle İlgili Giriş, Gelişme, Sonuç Bölümü Olacak Şeklinde Kompozisyon Yazınız.

Hayatta herkesin kendine göre idealleri vardır. Kimileri bu ideallere hemen ulaşmak ister ve bunun için  çok çalışır  ve hemen işin başarı ile  sonuçlanmasını ister. Kimileri ise hedefleri doğrultusunda hareket etmeye devam  ederken  başarmak isteyeceği işin hemen sonuçlanması için  sabırsızlanmaz ve sadece sürece bakarak ilerler. Adım adım  gider ve  bu uğurda mücadelesinden de asla vazgeçmez.

Öbür taraftan diğer bir kimse ise hemen  başarı istediği için  kendini çok zorlar ve bir anda her şeyi yapmak ister. Böyle kimseler uzun süreli mücadeleyi sevmez ve bunun için de başarıya  ulaşamayabilir. Bunun için yapılması gereken  başarıya ulaşmak için adım adım ilerlemektir. Yani  durmadan  devam eden, bıkmadan amacından  vazgeçmeyen kimseler ne kadar yavaş giderlerse gitsin istediği başarıyı eninde sonunda yakalayacaklardır. Bundan dolayı az da olsa her gün işimizi yapmalıyız. Dinde bile bu böyledir.  Bunu şu  örnekle açıklayabilirim: Örneğin; yatsı namazını kılan bir kimse hiç uyumadan  sabaha kadar  ibadet ettiği zaman ertesi güne ibadet edecek hali kalmaz. Çünkü bütün enerjini bir gecede harcamıştır. Oysa ibadeti az da olsa devamlı yapmak iyidir.

İşte böyle olduğu zaman hem ibadetler aksatılmamış olur  hem kişi kendini daha huzurlu ve daha mutlu hisseder.   Bunun için  az da olsa her zaman  işlerimizi yapmalıyız ve işleri bir güne bırakmamalıyız. Her şeyde ölçülü olmak her zaman daha iyidir.

Saygı Kavramı İle İlgili Bilgilendirici Bir Metin Yazınız.

Saygı  Kavramı İle İlgili Bilgilendirici  Bir Metin Yazınız.

İnsanların yaşadığı bir yerde, iletişimin sağlık kurulması gerektiği bir yerde saygı olmazsa olmazlardandır. Saygı o kadar anlamlı ve güzel bir kavramdır ki saygının olduğu yerde anlayış vardır, güzel iletişim vardır,  hoşgörü vardır.

İnsan Yüce Allah’ın yarattığı her şeye saygılı olmalıdır. Yolda yürürken taşların  altından çıkmış bir çiçeğe, hayvanlara, ağaçlara, ormanlara her şeye saygı göstermeliyiz. İnsanlar birbirine saygı gösterdiği zaman sevgi iklimi de ortaya çıkar. Sevginin olduğu yerde de muhabbet olur, içtenlik olur. Bunun için her zaman hayatımızda saygı kavramını temel ilke edinmeliyiz.  Başka insanların  özel yaşamına girmeye çalışmamalıyız.  Bir arkadaşımız bizimle bir sırrını paylaşmak istemediği zaman onu bu konuda zorlamamalıyız ve ona karşı, onun duygu ve düşüncelerine karşı saygılı olmalıyız. Çevremizdeki büyüklerimize karşı her zaman nazik olmalıyız ve saygıda kusur etmemeliyiz. Şu kısacık hayatta saygı ve sevgi ile yaşamak varken, yaşatmak varken kötülüğün hiçbir anlamı olmaz.

Kin, hoşgörüsüzlük, anlayışsızlık kişi ya da kişilere hiçbir şey kazandırmaz. Saygı varsa insanlık olur, hoşgörü olur, yardımlaşma ve dayanışma  olur. Bunun için her zaman saygıdan yana olmalıyız ve saygı ile yaşamalıyız.

Çalışan, Gayret Eden Kişiye Duyulan Hayranlık Konulu Kompozisyon Yazınız.

Çalışan, Gayret Eden Kişiye Duyulan Hayranlık Konulu Kompozisyon Yazınız.

Hayatta  mutlu olmak için,  psikolojik olarak rahat etmek için, maddi ve  manevi açıdan  mutlu olmak için  çalışmaya mecburuz.  Bu hayatta hepimizin kendimize, ailemize ve içinde yaşadığımız ülkemize karşı sorumluluklarımız vardır. Bu sorumlulukları yerine getirmek için de çalışkan ve üretken  bir insan olmak gerekir. 

Çalışan insana,  ekmeğini alın teri ile kazanan insana  her yerde saygı gösterilir ve bu insan el üstünde tutulur. Çalışan insan hem kendi mutlu olur, hem de çevresini mutlu eder. Böyle insanlara  da hayranlık duyulur ve saygı gösterilir.  Çalışmak Yüce Allah’ın bize verdiği çok anlamlı bir görevdir. İnsan sabahtan akşama kadar evde boş boş otursa kafayı yer. Oysa çalıştığımız zaman hem fiziğimiz hareket halinde olur hem ruh halimiz iyi olur hem de kimseye  muhtaç olmayız. Bu kişinin kendini daha güçlü ve daha mutlu hissetmesini sağlar.  Mesela  engelli olmak da kişinin çalışmasını engellemez. Çevremize baktığımızda çalışan engelli kimseleri gördüğümüz zaman  o  özel insanlara, o değerli insanlara daha fazla  hayranlık duyarız ve o kimseleri daha çok takdir ederiz. Çünkü  hazıra  alışmamışlardır ve çalışmışlardır.

Böyle çalışkan insanlar  da olduğu zaman ülkemiz daha çok gelişir  ve ilerler. Çalışan insanın  o masum yüzünü görmek, o saflığını görmek ve yüzündeki  insanlığı görmek de insana ayrı bir huzur verir ve insanda ayrı bir hayranlık uyandırır.

‘’Bir Ulusun Büyüklüğü Nüfusun Çokluğu Değil Akıllı Ve Erdemli Kişilerin Sayısıyla Ölçülür.’’ Sözü İle İlgili Kompozisyon


‘’Bir Ulusun Büyüklüğü  Nüfusun Çokluğu Değil Akıllı Ve Erdemli Kişilerin  Sayısıyla Ölçülür.’’ Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

Ulusların büyüklüğünü ve  gelişmişliğini  nüfusun çok fazla olması tek başına etkili olmaz. Çünkü dünyada nüfusu çok fazla olan ülkeler vardır fakat dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında yer almaz. Bir milleti büyüklüğünü o milletin fertlerinin  bilim ve fen yönünden, eğitim yönünden, sosyal ve ekonomik yönden gelişmişliği belli eder. 

Ulusların büyüklüğünü o ülkede yer alan akıllı , çalışkan ve güzel ahlaklı insanların olması belli eder. Dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında yer almak için milletimizin her bir ferdinin eğitime, bilime ve ilime çok önem vermesi  gerekir. Bir ülkede nüfus çok fazla da olabilir. Nüfus fazla olduğu halde akıllı ve erdemli kişiler de o ülkede çoksa işte böyle uluslar daha güçlü ve daha da gelişmiş olurlar. Bizler de ülkemizin her alanda gelişmesi için çok çalışmalıyız ve  erdemli, eğitimli, bilinçli insanlar olmalıyız. Ülkemizin dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri haline getirmek için çaba göstermeliyiz ve ilim ve fen yolunda ilerlemeliyiz.

Akıllı ve erdemli insanların çok olduğu  ülkede gerileme diye bir durum söz konusu olamaz. Nüfusu fazla olduğu halde akıllı ve erdemli kimselerin az olduğu ülkede ise gelişme bir durum olamaz.

‘’Yarının Doğası Bugünden Yaratılır.’’ Cümlesi İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

‘’Yarının  Doğası  Bugünden Yaratılır.’’ Cümlesi İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

Bizlere sayısız nimet  sunan doğa, tüm canlılar için hayati öneme sahiptir. Havanın, suyun, toprağın temiz olması, yeşil alanların korunması gerekir.  Doğaya sahip çıkılmadığı zaman, doğa yok edilmeye  başlandığı zaman bunun olumsuz sonuçlarını  dünyadaki tüm canlılar  canı ile öder. Bunun için bugünden doğamıza sahip çıkmalıyız  ve doğamızı korumalıyız. 

Çocuklarımız küçük yaşta bilinçli yetiştirmeliyiz ve içlerine doğa bilincini yerleştirmeliyiz. Çevreyi kirletmemeliyiz. Yerlere çöplerimizi  atmamalıyız.  Herkes evinin önünü, çevresini temiz tutmalıdır.  Kozmetik ürünler daha az kullanılmalı ve doğaya zarar verilmemelidir. Yeşil alanlar yok edilmemelidir. Ormanlar yakılıp yıkılmamalıdır. Doğamızı her zaman korumalıyız. Yarının doğasını bugünden yaptıklarımız belirler. Bunun için bugünden işe koyulmalı ve el birliği ile doğaya katkı sağlanmalıdır.  Her yıl ağaç dikme  törenleri olmalıdır, ağaç dikme bayramı olmalıdır ve her insan yılda en az bir kere ağaç dikmelidir. Devlet orman  yangınları konusunda gerekli tedbirleri almalıdır, sanayiden çıkan zehirli gazların doğaya fazla karışmaması için gerekli teknolojik ürünler  yapılmalıdır.

Kimyasal ürünler  fazla kullanılmamalı, toprak kirletilmemelidir. Doğanın önemi ile ilgili şu söz de unutulmamalıdır: ‘’ Doğa insan olmadan da yaşar  ama insan doğa yok olduktan sonra yaşayamaz.’’ Paul Ehrlich